Bende yeni akvaryum hevesine başladım. Aldığım hazır akvaryumda altta olan taş lav kırığı taşı imiş. ben birkaç tane rotala, sessilis , octobus vs. gibi bitkiler beğendim ancak bu taşa ekim yapılabiliyor mu, yoksa saksılar satılıyor o saksıların içine normal kum koyarak o şekilde mi yerleştirmem gerekiyor, yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Zeminin tamamen lav kırığı olması pek iyi bir seçim değil; Lav kırığı yapısı gereği gözenekli ve boşluklu olduğu için zamanla biriken organik atıklar aerobik-anaerobik bakterileri besleyecek ve zararlı gazlar orataya çıkacaktır, tabi ki kesin olur büyük bir zarar verir demiyorum sadece olma ihtimali var diyebiliriz. Aldığınız seti iade edin akvaryumu bozun anlamına gelmez sadece yemlemenize dikkat edin, dip çekimlerinizi aksatmayın ki bu ihtimali düşürün. Tank yeniyse henüz ortada oturmuş döngü yoksa canlı vs eklemediyseniz imkanınız da varsa zemini değiştirmeniz tavsiyemdir. Bitki yetiştirebilirsiniz yapan çok gördüm. Bitkilerin adaptasyon süreci biraz sancılı olabilir kökleri iyice sarana kadar bitkiler zeminden çıkabilir bu yüzden güzelce dikmeniz gerekli
2-3 yaş civarı orando 45 litre 22 derece 2 orando (diğeri daha ufak) 2 vatoz duruyorlardı Şahsi durumlardan ötürü haftalık su değişimi harici evde bulunamadım (yemlemesi üç gün öncesine kadar aksatılmadan yapılmış) bugünse bu halde buldum
İştahsız, kuyrukları parçalı, rengi beyazlamış, karnı ekstra şiş olmamasına rağmen pulları kabarık.
Şu an 22 derece 10litre bir hasta tankına aldım elimde ilaç olarak Baktopur Mycopur Ectopur Kaya tuzu Metilen mavisi Biraz oksijenli su Baktotabs (eskiler, özelliğini kaybetmiş olabilir) bulunuyor Henüz hiçbir ilaç uygulamasında bulunmadım.
Fotoğraflara ve anlattıklarınıza göre burada tek bir hastalık yok. Su değişimi uzun süre aksayınca balık yorulmuş, üstüne fırsatçı bakteriler binmiş. Kuyruk kenarları erimiş, renk solmuş. Bu klasik yüzgeç çürümesidir. Sudan gelen aeromonas türü bakteriler zayıf düşmüş balığa yapışınca ortaya çıkar. Pulların kabarması ise ayrı ve daha ciddi bir durum. Bu kendi başına bir hastalık adı değildir. Balık vücudundaki suyu atamayınca pul diplerine sıvı dolar ve pullar kalkar. Çoğu zaman içeride böbrekleri zorlayan bakteriyel bir enfeksiyon vardır. Fotoğrafta karın balon gibi şiş değil, gözler de fırlamamış. Yani tablo henüz son evre dropsy tablosuna dönmemiş ama gidişat o yönde. İştahın da kesilmiş olması durumu ciddileştiriyor, hafife almayın.
Asıl sebep akvaryum hacmi ve su şartlarıdır. 45 litrede 2 oranda ve 2 vatoz maalesef çok fazla. Tek bir oranda için bile bu hacim dar kalır. Su değişimi aksayınca biriken amonyak ve nitrit balığın solungacını ve derisini yakar, gerisi çorap söküğü gibi gelir. 320 litreye geçirecek olmanız doğru plan. Bu tablo da o geçiş gecikince, yem sürerken su değişiminin aksamasından çıkmış. Önce balığı ayırıp suyu ve ilacı düzeltin, taşıma işi sonra.
Elinizdeki listede Baktopur Direct yok. O, sıvı Baktopur değil. Nifurpirinollü su tableti ve Türkiye'de yıllardır normal satışta değil. Tarihi belli olmayan açık tablet de aramayın. Balık yemediği için eski Baktotabs'a da bel bağlamayın. Şu an kullanabileceğiniz sıvı Baktopur. Kuyruk erimesine yarar, pul kalkmasına tek başına yetmeyebilir. Prospektüsteki gibi sadece 1. ve 3. gün uygulayın, her gün basmayın. Mycopur bu iş için değil. Oksijenli suyu tanka dökmeyin. Metilen mavisini de ayrıca katmayın. Sıvı Baktopur'un içinde benzer boyar madde zaten var. Hepsini aynı anda karıştırmayın. Elinizde tarihi geçmemiş kapalı Direct kutusu varsa durum değişir. Dozu 50 litreye 1 tablettir. 10 litrede tableti bir bardak suda eritip sadece beşte birini koyun, kalanını dökün. En az 7 gün ara vermeden sürdürün. Gün aşırı kısmi su değiştirin, sadece değişen suyun payını yeniden ekleyin. Direct kullanırken sıvı Baktopur ve metilen mavisini katmayın.
Tedavi için karantina kabını acilen büyütün. 10 litre bu boydaki bir balığa çok küçük; içine ilaç girdiğinde su anında bozulur. 20–30 litrelik çıplak bir kap bulmanız çok daha iyi olur. Bulamıyorsanız 10 litrelik kapta her gün en az yarı yarıya, aynı ısıda ve klorsuz suyla değişim yapın. Aktif karbon kullanmayın. Vatozları da kesinlikle bu ilaçlı ve tuzlu suya koymayın, tuza ve ilaca toleransları yoktur. Suyu gereksiz yere ısıtmayın, 20–22°C'de kalsın. İlaç sudaki oksijeni tüketeceği için hava motorunu 7/24 sürekli çalıştırın.
Tuza gelecek olursak, Ectopur tuzlu bir karışım ve biraz oksijen salar ama kutu dozu burada işe yarayacak tuz miktarına yetmez. Onun yerine 10 litreye 1 silme tatlı kaşığı iyotsuz kaya tuzu kullanın. Tuzu doğrudan kaba atmayın, dışarıda eritip yavaş ekleyin. Ectopur ile kaya tuzunu birden kullanmayın. İlaç olarak sıvı Baktopur, yanında sürekli hava ve kaya tuzu yeter. Direct varsa onun yanına sıvı Baktopur katmayın; tuz ve hava aynı kalır.
Ana tankta da bugün hemen %50 su değişimi yapın ve birkaç gün daha sık su değişimlerine devam edin. 45 litrede bu canlı yükü kalıcı değildir. Suyu düzeltmezseniz, balık iyileşip ana tanka döndüğünde aynı tabloyu tekrar yaşarsınız. Kuyruktaki erime temiz suda durur, eski formuna dönmesi ise haftalar sürer. Sizin asıl takip edeceğiniz yer pullardaki kabarmadır. Kabarma iner ve balık yeniden yemeye başlarsa şansı olur. Ancak gözler fırlar, balık yan yatar ve hiç yemezse organ hasarı geri dönülmez noktaya gelmiş demektir.
Merhaba arkadaşlar ilk defa cüce vatozum yavruları oldu küpün içinde geziyorlar ortalama 1 cm boyları var araştırmalarıma göre baba vatoz küpten çıkınca alıp yavruluğa koyuyorlar ama benim erkek küpten hiç çıkmıyor , yavruların küpten çıkıp diğer balıklara yem olmasından korkuyorum, küpten almam lazım babasını nasıl çıkarabilirim yardımlarınızı rica ediyorum
Herkese merhabalar, Elimde 80 30 40h ölçülerinde ön tarafı dışa doğru bombeli bir akvaryumum var.Bu mevcut akvaryumu yeniden dizayn etmek istiyorum.Bu konu için siz değerli üstatlarımın yardımına ve fikirlerine ihtiyacım var. İlk olarak tabana 2.5 3 cm kalınlığında lav kırığı ve üstüne 3-4 cm siyah bazalt kum koyacağım.Akvaryumun sağ köşesinde sobo sf 550f modeli ve içinde seramik halka+lav kırığı+bio ring mevcut.Armatür olarak 1 wattlık 30 adet(3 royal blue+6 deep red+2 uv+19 6500 beyaz) kendim yapacağım power led armatür kullanacağım ve bu armatür akvaryumun 10 cm üzerinden aydınlatma verecek.bitki olarak akvaryum içinde sesliflora-tütün bitkisi-limon-eledoa-tilki kuyruğu ve rizomları taşa bağlı anubias ve java fern, kökleri akvaryum içinde yaprakları dışarıda kalacak şekilde 4 kök cam güzeli-1 bambu-1 salon sarmaşığı ve 1 kırmızı gövdeli malabar ıspanağı Riparyum saksılarına takılı olacak.Balık olarakda 7 neon tetra+6 transgenetik tetra+ 4 elma salyangozu +4 kuhli olacak.co2 yok tabi ki.Sıvı gübre veya kapsül gübre mi kullanmalıyım, müdahale etmem gereken bir yer var mı acaba? Şimdiden herkese keyifli forumlar iyi günler dilerim.
Akvaryum 40x40x40 1 çift melek besliyorum eş tuttular bir ara 4 tanelerdi ve o giden 2 si tür değişikliğine giderken birkaç lepistesle beraber kaldı yüksek ihtimal ordan iç parazit kaptılar ve şuanki çiftimden bir tanesine bulaştırdılar sizce ne yapmalıyım tedavi için 3 gündür sarımsaklı yem atıyorum ama bir fayda görmedim açıkçası tabi 3 günde ne görebilirsin en fazla oda şey. İnternette bu tedavinin 10 gün falan ard arda uygunlanması söyleniyor yapay zeka ard arda atma diyor eşlerimi kaybetmek istemiyorum her gün dip çekimi yapıyorum diğerinede geçmesin diye acil birşey söylerseniz evde yapılabilecek ilaç vb çok iyi olur
Sadece evde yapılabilecek değil ilaç da söyleyebilirseniz iyi olur araştırdım ama iç parazite doğrudan etki eden ilaç bulamadım yada araştıramadım
Akvaryumunuz çok küçük bir çift melek için en az 120 lt önerilir. Akvaryumun yüksekliği ise en az 50 cm olmalı. Bu şartlar yerine getirilmezse zaten ilaçların hepsi nafile.
Merhabalar ben çok uzun zamandır balık bakmak istiyorum tam olarak doğru koşulları sağlamadan almak istemediğim için şu an balığım yok. 30 litrelik akvaryum içinde melek balığı bakılır mı? Tek kalırsa yalnız hisseder mi? Dış ve iç filtre olarak ne kullanabilirim ya da akvaryum bitkisi mi kullanmalıyım? Her türlü bilgi için şimdiden teşekkür ederim 🙏🏻
30 litrede melek olmaz bir çift melek için minimum 120 litre lazım. Yani düşünürsek bir tanesi için bile 30 litre çok küçük. 30 litrelik akvaryumda hangi balık olursa olsun iç filtre kullanılmaz şelale ya da pipo önerilir. Akvaryum bitkisi doğallık, görsellik ve balığın refahı açısından şart değil ama önemlidir. Isıtıcı da lazım üst kısmında termostatı olur ona göre ısıyı ayarlarsınız. 24-29 derecelik sularda yaşarlar. Dikey bir balık olduğu için akvaryumun yüksekliği en az 50 cm olmalıdır. Tek yaşabileceklerini düşünüyorum zaten pek sosyal balıklar değillerdir agresiflerdir. Sanırım ilk kez akvaryum kuracaksınız şunu bilinki akvaryum kurulduktan 3-5 hafta sonra balığı eklemeniz lazım çünkü akvaryumda yararlı bakterilerin oluşması lazım bu bakteriler hayatı önem taşır. Filtre süngerini sakın muslukta yıkamayın süngerdeki yararlı bakteriler ölür. Onun yerine akvaryum suyuyla yıkayın. 30 litrede betta, endler, ember tetra, chili rasbora ya da karides çeşitleri beslenebilir.
Merhaba akvaryumdaki ucan partiküller neden oluşuyor 1 haftadır hala böyle kaldı lekeli gibi duruyor. Her gün dip temizligi %20 su degişimi yapıyorum. Balıklar beyaz benek için 3 gündür derece 28 ayarladım. Petshop metalin mavisi ile gecicek dedi ilk gün verdim bi değişiklik yok ic filtre direk cekiyor onu kapatım kullansammı? Yoksa internetten crystalpro nun ilacınımı alsam?
Ölçüler: 100x50x45 Canlı Türleri: 2 süper red vatoz, 1 green dragon, 4 hb white lepistes, 3 ember tetra, 5 kırmızı burun, 5 black neon, 7 white cloud mountain minnow Bitki Türleri: rotala h'ra, blood red, orange juice ve diğerleri ( güncellenecek) Tankın Yaşı: 7 ay Filtrasyon ve Işıklandırma: Fluval FX4 2650 lt/saat, 2 adet WeekAqua A430 Pro Tasarım ve Dekorasyon: Dutch
Merhaba arkadaşlar. Uzun bir zaman sonra paylaşım yapmaya karar verdim [:)))] Akvaryumu kuralı 7 ay oldu fakat bu süre zarfında sürekli ilgilenemedim. Yaklaşık 3 ay kendi haline bıraktım hem iş yoğunluğu nedeniyle hem de diğer özel durumlar sebebiyle ama şu an son 2 aydır düzenli olarak ilgileniyorum.
Kuruluma ilk başladığımda dıy gübreler ile gübrelemeye başladım. Sonrasında tropica gübrelerle devam ettim ve şu an nixa gold ile devam ediyorum. Test kitim olmadığı için test yapamıyorum ama şu an oranlarda bir sorun olduğunun farkındayım çünkü bir yosun problemimiz var [:geek:]
Büyük ihtimalle kendi haline bıraktığım o dönemde çürüyen bitkiler nedeniyle fosfat fazlalığı var. Ve sürekli gübre değiştirdiğim için oldu ama yakın zamanda sorunu çözeceğimi düşünüyorum. [:cool:]
Bundan sonrası için düzenli olarak paylaşım yapacağım inşaallah. Bitki türlerini daha sonra detaylandıracağım şu an bir çok türün çoğalması için karışık bir görüntü var gibi gelebilir size ama hepsinin bir amacı var. [:lol:]
Şimdilik size bir fotoğraf bırakıyorum. Yeniden görüşmek üzere. [;)]
Uzun zaman önce 100 litrelik bir tankta Japon balığıyla başlayıp sonrasında moliler falan derken adını bile unuttuğum bir sürü minik balık beslemiştim. O hevesle aralarına bir tane de "kedi balığı" aldım. Tabi o zamanlar tecrübesizlik diz boyu... Ben akvaryumda balıklar niye eksiliyor, kim yapıyor bunu diye aranırken, meğer bizim kedi balığı bütün koloniyi tek tek avlayıp içinden geçmiş :)
Sonra işi büyütüp 400 litrelik akvaryuma geçtim ve Pacu (Nattereri) bakmaya başladım. Yani piranha diye bilinen etçil türlerden. Gerçi benimkiler tam piranha değildi galiba ama görüntüleri aynıydı. Aldığımda 5 cm falandılar, sonra 30-40 cm boya geldiler. Baktım bunlar yakında akvaryumun camını kırıp dışarı çıkacak, tırsmaya başladım :D Götürüp bir arkadaşımın dükkanına bıraktık, o gün bugündür oradalar.
Ondan sonra suya biraz ara verip yavrudan bir sincap büyüttüm, onu güzelce sahiplendirdim. Hızımı alamayıp 20 çift Sultan Papağanı baktım. Yavrularını elde besleyip öyle sahiplendiriyordum :) Aslında inanılmaz keyifliydi ama zaman ve bütçe olarak beni epey zorlamaya başlayınca mecburen dağıtmak zorunda kaldım :(
Şu an 4 yaşında dünya tatlısı bir Chihuahua (Çivava) köpeğim var, 2 aylıktan beri bende ve onunla çok mutluyuz. Ama buradaki bir arkadaşımız @Neothauma öyle şahane bir konu açmış ki, okuyunca içimdeki akvaryum sevdası yeniden alevlendi :)
Eskiden bu kadar çok bilgi kaynağı yoktu tabii, o yüzden bettaların ne kadar efsane canlılar olduğunu pek fark edememişim. İnanılmaz güzellikleri var. Eğer bunlardan yavru almayı da başarırsam tam olarak amacıma ulaşmış olacağım. Umarım sorunsuz, güzel bir tecrübe yaşarım ve bu süreci de buradan sizlerle paylaşırım.
Herkese keyifli hobiler!
Koyu renkli olan disi diger acik renkli olan erkek ayrica tanklar 6 Litre
Betta üretimine niyetlendiğimde sürecin bu kadar heyecanlı, bir o kadar da sabır gerektiren zorlu bir yolculuk olacağını tahmin etmemiştim. Heyecanıma yenik düşüp henüz doğru düzgün fotoğraf veya video kaydı alamadım ama yaşadığım süreci ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
İlk Deneme: Erkenden Gelen Veda Üretim tankını hazırlayıp önce erkeği ekledim ve köpük yuva yapması için yaklaşık 24 saat bekledim. Ardından dişiyi şeffaf, delikli bir pet bardağın içine alıp erkeğin görüş alanına koydum. Yaklaşık 3-5 saat sonra bir de baktım ki dişi, stres veya aşırı doluluktan yaklaşık 300-500 yumurtayı bardağın dibine döküvermiş... Üretim gerçekleşmeden böyle bir şey yaşamak beni bayağı üzdü. Mecburen iki balığı da kendi tanklarına çekip çiftleşmeyi iptal ettim.
İkinci Deneme: Pes Etmek Yok! İlk başarısızlığın ardından balıklarıma 15 gün boyunca güzelce kondisyon yükledim (canlı yem ve kaliteli besleme ile). İkisi de formuna kavuşunca tekrar şansımızı deneyelim dedik:
Yine önce erkeği tanka salıp 24 saat yuva için vakit tanıdım.
Ardından dişiyi pet bardağa koydum ancak bu sefer hanımefendi bardaktan üstten atlayıp kaçmaya başladı! Birkaç kez yakalayıp geri koyduktan sonra bardağın üstünü kapatmak zorunda kaldım. :)
Ara ara dişiyi serbest bıraktım fakat erkek çok sert kovalayınca tekrar korumaya aldım. Bir süre sonra kavgaların ve kovalamacanın azaldığını görünce "Ne haliniz varsa görün" diyerek bardağı tamamen kaldırdım.
Ve O Muhteşem An: Sarılmalar Başladı! Çok geçmeden yuvanın altında o meşhur sarılma ritüeli başladı. İlk başlarda dişi 5-10 tane yumurta döktü ama erkek fark etmeden kendisi yedi. Yine de yılmadılar; yaklaşık 4-5 saattir kesintisiz bir şekilde sarılmaya devam ediyorlar. Dişinin hâlâ yumurta dökmesini ve erkeğin bunları fark edip köpük yuvaya taşımasını umutla takip ediyorum.
Açıkçası balıkların o sarılma anındaki baygın halleri, o kadar hırpalanmaya rağmen gösterdikleri azim ve doğanın bu muhteşem ritüeline tanıklık etmek gerçekten kelimelerle anlatılamaz bir duyguymuş!
Bakalım bu denemenin sonu nasıl olacak, gelişmeleri ve umarım yakında yumurtalardan çıkacak serbest yüzüşe geçen yavruları tekrar buradan paylaşırım.
one hour later [:nazar:]
Bir önceki paylaşımımda sürecin ne kadar zorlu geçtiğinden ve umudumu biraz kaybettiğimden bahsetmiştim ama az önce tankın karşısında inanılmaz şeylere tanıklık ettim!
Gelişmeleri sıcağı sıcağına aktarmak istedim:
Muazzam Bir İş Bölümü: Sarılmalar ilerledikçe dişi adeta açıldı! Artık her sarılmada ciddi miktarda yumurta döküyor.
En Büyüleyici An: Normalde dişilerin yumurtaları yemesi veya sersemleyip köşeye çekilmesi beklenirken, benim dişi ezber bozdu! Dökülen yumurtaları yemiyor; aksine ağzıyla tabandan toplayıp yuvanın altına, tam erkeğin önüne püskürtüyor.
Ortak Taşıma: Erkeğin yükünü hafifletmek ister gibi ikisi birlikte yumurtaları köpük yuvaya taşımaya devam ediyorlar. Sürekli bir sarılma ve ardından muazzam bir ebeveyn dayanışması var.
Doğanın bu uyumunu ve iki balığın birden yuvaya yumurta taşımasını izlemek gerçekten paha biçilemez bir duyguymuş.
Şimdilik sarılmalar tüm hızıyla sürüyor. Yumurtlama tamamen bitip dişi köşeye çekildiğinde onu yuvadan ayırıp erkeği nöbetiyle baş başa bırakacağım.
Bakalım yumurtaların gelişim süreci ve yavruların çıkışı nasıl olacak, gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim!
[QUOTE=CoryCory]@jeveux Ben bu tankta 2 3 tane hata görüyorum bunlar başınıza sorun yaratabilir. Öncelikle 40 cm de c2 rgb yeterince iyi taban ışığı veremiyor. 2. Olarak bitki çok çok az canlılar çok erken girilmiş. Bence ciddi yosun sorunu yaşayacak bu tank. Tabiki çözülür fakat gereksiz 2, 3 fazladan adım atmak zorunda kalınacak gibi duruyor. Ayrıca akıntı yönünde ölü nokta oluşuyor gibi hissediyorum siz daha iyi görüyorsunuzdur bir kontrol edilmeli. Beğendiğim hususlar ise bu tip orta bölgeden ada gibi yükselen hardscape leri çok seviyorum gerçekten çok beğendim özellikle kaya ve kök kontrastı harika seçilmiş. [:nazar:][/QUOTE]
Değerli düşünce ve önerilerin için teşekkür ederim üstad, şu an 50% ye yakın tuttum gücü ışığın, yosunlamayı engellemek için günlük 1.5ml exel giriyorum, ayrıca 2ml e yakın potasyum katkım var, yosunlanma umarım olmaz, şu anlık bir sorun görünmüyor.
Çıkışı cama çevirdim akıntı sanki daha da arttı bazı noktalarda bitkilerde hareket gözlemliyorum.
Canlıları biraz erken girdiğimin farkındayım, ama bulmuşken kaçırmak istemedim nannacara çiftimi:) keyifleri yerinde çok tatlı canlılar.
Tasarım gerçekten benim de içime çok sindi, hatta baya zorlu bir süreçten geçerek yaptım bunu:) önce sadece kaya tasarımı vardı onu bozup çamur haline gelmiş aktif toprakla baya bi uğraş verdim[:D]
9 Saat 34 Dakika önce