• 60x40x40 Walstad Akvaryum Ve Kurulum Süreci


    Profil resmi
    syerli
    12:40
    14 beğeni
    Ölçüler: 60x40x40

    Canlı Türleri: Chili Rasbora (Boraras brigittae), Kubotai Rasbora (Microdevario kubotai), Nerite, Ramshorn ve adi salyangozlar ile su pireleri

    Bitki Türleri: Ludwigia repens ‘Rubin’
    Limnophila sessiliflora
    Hygrophila polysperma ‘Ceylon’
    Rotala rotundifolia ‘Blood Red’
    Rotala ‘Orange Juice’
    Bacopa monnieri
    Hygrophila difformis (Yeşil Çınar)
    Hygrophila difformis ‘Red’ (Bakır)
    Hygrophila corymbosa ‘Limon’
    Elodea densa
    Cryptocoryne wendtii
    Narrow Leaf Java Fern
    Christmas Moss
    Pilo Moss
    Pelia Moss
    Marsilea hirsuta
    Phyllanthus fluitans
    Salvinia natans

    Tankın Yaşı: 3 gün

    Filtrasyon: Yok

    Işıklandırma: Aqualed metaplant

    Tasarım: Walstad

    Isıtıcı: Yok

    Dekorasyon: Yok. Doğal akvaryum

    Yıllardır walstad yöntemi ile kurulum yapmayı istiyordum. Nasip bugüne imiş.

    Çok araştırma yaptım, çok yazı okudum ve video izledim. Özellikle yapılan hataları tespit etmeye çalıştım.

    Kurulum süreci çok uzun sürdü. Bir yıldan uzun bir süre önce planlama yapmaya başladım.

    Önce 30x30x30 ölçülerinde yapmayı düşündüm, küçük olacağını düşünerek bir ay önce 60x40x40 akvaryum aldım. Tabi kurulumdan sonra 80 veya 100cm uzunluğunda mı alsaydım diye düşünmeden edemedim [:)))]

    Kahverengi orman toprağını önce eledim, sonra yaklaşık 48 saat boyunca, aralıklarla suyunu boşaltıp tekrar su koyarak karıştırıp bekledim. Çürüntülerden arındığını düşündüğümde ise, olası zararlılara önlem amacı ile 100℃ sıcaklıkta 15 dakika kadar fırınladım. Zeminin oldukça sağlam olduğunu düşünüyorum, çünkü hem ince elek kullandım hem de hafif, su yüzeyine çıkabilecek maddelerden arındırdım.
    Alt toprak katmanı yaklaşık 3cm kalınlığında.

    Not: Daha walstad ile ilgili hiç bilgim yokken bile, torf kullanan ve tavsiye edenleri gördükçe şaşırıyordum. Sakın böyle bir hata yapmayın [:cik:]

    Üst katman için siyah bazalt kum kullandım. İki farklı boyut gördüm ve toprağın üstüne biraz daha ince yapılı olanı, üste daha iri taneli olanlardan koydum. Tabi kumu aldığım arkadaş, yıkamadan kullanmamam gerektiğini söylese de, bu kadar da toz çıkacağını tahmin etmemiştim. İçime sinmedi, ikinci defa bol su ile yıkadım [:D] Aralarında boyut olarak çok fark yok ama gözle farkedilir boyut farkı var yine de.
    Tabanın üst katmanı da yaklaşık 3cm kalınlığında oldu.

    Zemini hazırladıktan sonra, akvaryumu yarıya kadar doldurup bir süre bekledikten sonra suyu boşaltıp tekrar bir miktar su ile doldurup bitki dikim işine geçtim.

    Su konusunda içim rahat, çünkü evde kullandığım içme suyu filtresine güveniyorum. Buna rağmen suyu bir süre dinlendirmeden ve havalandırmadan akvaryuma koymuyorum.

    Bitki seçimi konusunda da çok zorlandım. Tavsiyeler, yetiştirip başarılı olanların tecrübeleri, videolar derken iyice kafam karıştı. Çünkü sonuç olarak bir orman görüntüsü oluşturmak ancak aynı zamanda renk cümbüşü istiyordum. Bunun için yapay zekadan destek alayım dedim ama onun da kafasını karıştırdım [:D]

    Meşhur 3 yapay zekadan sürekli fikir aldım. Birinin tavsiyesini diğerine yazdım, aralarında çeliştikleri durumlardan kaçınmaya çalıştım. En sonunda hem bitki seçimi hem de dikim planı hususunda, hepsinin de olumlu karşıladığı bir tasarım yapmayı başardık.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/174365/140220261352161.jpg[/IMG]

    Tabi dikim sırasında bu planı tam olarak uygulayamadım sanırım. Özellikle üzerinde durduğum konu, renk geçişleri ve derinlik kazandırmaktı. Başarılı olup olmadığımı artık zaman gösterecek, tabi bitkilerimizi yaşatabilirsek [:O]

    Bugün itibariyle bazı bitkilerin yapraklarında gözle görünür bozulmalar var. Bana verilen tavsiyelerde, yapraklardaki bozulmaların sorun olmayacağı, gövdede bozulma olmadığı sürece müdahale etmem gerektiği söylendi. Umarım doğrudur [:?]

    Filtre, ısıtıcı, dekor, taş, CO₂vb. kullanmadım, kullanmayı da düşünmüyorum. Belki ilerleyen zamanda doğal görünümlü bir kök ve üzerine bitki olabilir. Evim her daim sıcak. Suyun sıcaklığını sürekli takip ediyorum, 24 - 26 ℃ aralığında. Evin sıcaklığı sabit olduğu için su sıcaklığı da değişmez sanırım.

    Akvaryumda doğal olmayan hiçbir şey görmek istemiyorum. Bu nedenle içerisine, kum, bitki ve canlılar haricinde dahil edeceğim bir şey yok. Elimden gelse aydınlatmayı bile askı şeklinde yapardım ama ortam pek uygun değil.

    Akvaryum salonumda bulunuyor. Evim doğrudan güney cepheye baktığı için, pencerelerden ve evdeki çocuklardan [:D] en uzak köşeye konumlandırdım.

    Şimdilik her gün bir kova, yaklaşık 25 litre, bu da akvaryumun alabileceği toplam su miktarını düşünürsek 1/3'ten daha az bir oran yapıyor, su değişimi yapıyorum.

    Yalnızca ilk doldurduğum suda az miktar bulanıklık olmuştu. Ne bitkileri dikerken, ne de sonrasında bulanıklık yaşamadım.

    İkinci gün, su değişiminin ardından nerite salyangozlarını korkarak ekledim. Sabah iki tanesini akvaryum dışında buldum. İki tanesi sürekli camlarda, birisi bitkilerin arasında gezip miskinlik yapıyor. Sonuncusu beni korkutuyor, çok hareket etmiyor, sık sık ters döndüğünü görüyorum. Bir de bunlar kendi başına düz dönmekte sıkıntı yapıyorlarmış, bu nedenle sürekli gözüm üzerlerinde. Acaba diyorum salyangoz eklemek için erken mi davrandım. Sanırım şu birkaç günü sağlam atlatabilirsek rahatlayacağım.

    Her ne kadar çok araştırma yapsam da, tecrübe sahibi olmadığım için her türlü öneri ve tavsiyeye açığım.

    Bu başlık altında, akvaryumun gelişimini paylaşmayı düşünüyorum.

    [VID]null[/VID][VID]https://youtu.be/4KLFid5U-BA?si=_A72Xp4s-4M5OjDy[/VID]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/174365/080620260045181.jpg[/IMG][EDIT]syerli,2026-08-21 00:50:21[/EDIT]

    Profil resmi
    syerli

    1 beğeni
    [QUOTE=JuqLax]

    Maşallah hocam Sizin konuya Denk gelince her aşamasını heyecanla okuyup her görsele hayranlıkta takip etmekten Walstad Metodu akvaryum kurasım geldi :( 40x40x40 Sump sistem low tech akvaryumum var akvaryum içinde bir heves amazon havası alayım diye eklediğim bir dünya bitki var sizinki kadar boylanma renklenme olmadı 3 aydır bodur çam gibi duruyorlar low tech sıvı gübre eklememe rağmen :([/QUOTE]

    İlk kurulumda amacım bu görüntüyü elde etmek olduğu için nispeten başarılı oldu diyebilirim. Sadece balık veya karides akvaryumu kurup sonradan bunu yapmaya çalışsam olmazdı sanırım. Zemini çok güçlü kurduğumu düşünüyorum. Potasyum haricinde hiçbir destek vermiyorum. Eğer sağlıklı döngü oluşursa yıllarca bu şekilde devam edecek inşallah.

    (76) (37224)

    Yakışıklıdan Pozlar :)


    Profil resmi
    MERT16
    01:06
    10 beğeni
    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106141.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106171.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/227739/240920260106221.jpg[/IMG]

    Profil resmi
    Şahinöztürk

    Maşaallah

    (1) (231)

    Ternapi Medaka Pondları


    Profil resmi
    ternapi
    18:08
    124 beğeni
    Ölçüler: 60 litre net su hacmi olan dikdörtgen saksı

    Canlı Türleri: Medaka (Oryzias latipes/Japon pirinç balığı), Planorbis rubrum (Ramshorn salyangoz), Physa acuta, Melanoides tuberculata (Minare salyangozu), Lymnaea stagnalis (Yarasakulak salyangoz)

    Bitki Türleri: Nelumbonaceae (Nilüfer), Eichhornia crassipes (Su sümbülü), Pistia stratiotes (Su marulu), Salvinia natans, Lemna minor (Su mercimeği), Ceratopteris cornuta, Hemianthus micranthemoides (Micra), Limnophila sessiflora, Myriophyllum mattogrossense, Moss, Cymbalaria muralis (Nakkaş sarmaşığı), Crassula lycopodioides/muscosa, Commelina communis, Hedera helix, Fallopia baldschuanica (Rus asması) ve yabani otlar

    Tankın Yaşı: 10 (on) gün-15 Eylül 2020

    Filtrasyon ve Işıklandırma: Filtre, ısıtıcı, aydınlatma yok. Tank açık balkonda.

    Tasarım ve Dekorasyon: Zeminde dişli dere kumu mevcut. Yine zeminde kuru çınar ve meşe yaprakları kullandım. Karasal alan ve saksılarda toprak, dere kumu, lav taşı, orkide harcı ve kurutulmuş kara yosunları kullanıldı.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201733231.jpg[/IMG]

    Uzun zamandır hayal ettiğim, heves ettiğim, planladığım ama bazı engeller nedeniyle ertelemek zorunda kaldığım kurulumumu sonunda tamamladım[:3]

    Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın tarifi zor hazzını yaşıyorum çok şükür[:3]

    Medakalar inanılmaz balıklar! Bakımlarının kolaylık seviyesi, akvaristlerin hayal edebileceklerinin çok üstünde. Isıtıcı, filtre, büyük hacim, seyrek nüfus, düzenli su değişimi ve bakım istemezler.

    İnanılır gibi değil, değil mi?

    Az sayıda balık-geniş alanda bakıldığında inanılmaz ürkek, sürekli korku/tedirginlik içinde yaşayan medakalar, kalabalık oldukları sürece çok daha sakin ve huzurlu oluyorlar.

    Bahar ve yaz boyunca bol bol yumurtluyorlar, kış döneminde ise yumurtlama duruyor, metabolizmaları yavaşlıyor. Böylece soğuktan etkilenmiyor, buzun altında dahi hayatlarını sürdürüyorlar.

    Beslenme gereksinimleri çok düşük, haliyle tankı da neredeyse hiç kirletmiyorlar.

    Çok güzel ve çeşitlenmeye çok açık renkleriyle, seyir zevki de yüksek bir tür.

    Bu canlıların keyfini en üst noktaya çeken ise işte böyle minik pondlar, havuzlar[:3]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201750281.jpg[/IMG]

    Uzakdoğuda bu tarz, büyüklü-küçüklü kurulumlar çok yaygın. Ben de internetten, tabiri caizse "ciğerci kedisi gibi" takip edip duruyordum. Tabii ki iklim şartlarımız ve türlere erişme zorlukları nedeniyle bitki tercihlerim onlara göre farklılıklar gösteriyor.

    Özellikle karasal alanda, bana çok estetik gelen ve soğuğa da dayanıklı olan yabani bitkileri kullanmayı tercih ettim. Zamanla eklemeler yapılabilir ama şimdilik kurulumumun son durumu bu şekilde.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201759281.jpg[/IMG]

    Bir de genel görünüm ile tanıtımımı tamamlayayım[:3]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/213398/250920201802011.jpg[/IMG]

    [EDIT]ternapi,2022-10-18 15:43:15[/EDIT]

    Profil resmi
    ternapi
    01:19
    2 beğeni
    [QUOTE=Munzevi]

    Biraz geç görmüşüm ancak benim de dikkatimi çektiği için yazma gereği duydum. Gerçekten ponda herhangi bir şey için elimi soksam dibimde geziyorlar, o ki kimisini sevebiliyorum. Ancak "Hele bi dokunayım yakalamaya çalışayım bakalım" desem pondda dört dönüyorlar. :D Hisli hayvanlar resmen. Bundan sonra kutsal üçlüm at, kurt, Medaka. :D [/QUOTE]

    [:D]

    Şakası bir yana, balıkları bu konuda hafife alıyor olabiliriz. Bir kere gayet uzun süreli hafızaları olduğunu düşünüyorum.

    Mesela medakalarım ve gambusyalarım 10-15 gün yalnız kalıyorlar. Sonrasında ben ya da eşim ponda yaklaştığımız anda hepsi resmen koşa koşa yanımıza geliyor. Normalde içgüdüsel olarak üstten kuş gölgesi geçse dibe kaçıp saklanan canlılar bunlar.

    Betta yetiştirdiğim zamanlar ben tanka yaklaştığımda yem verirdim, eşim ise sadece bettayla oyun oynamak için yaklaşırdı. Ben tanka yaklaşınca balık hemen fıtı fıtı gelir, bir süre yem bekler ve yem yoksa totosunu dönüp toz olurdu[:)))] ama tanka yaklaşan eşimse hiç yem beklemeden parmak takip etmece oynamaya başlar ve dakikalarca oynarlardı, kıskanır sinir olurdum[:devil:][:D]

    Niyet okumada da çok başarılılar. Elimde kepçeyle ponda yaklaşmalarımın neredeyse tamamı su piresi ya da larva falan vermek için oluyor ve bu şekilde her yaklaşmamda hepsi koşa koşa gelip toplaşırlar ama kırk yılda bir, elimde aynı kepçe, balıklardan birini yakalama niyetiyle yaklaştığımda resmen ışık hızıyla kayboluverir şapşikler[:devil:]

    Bu durumu, zihin okuma dışında bir şeyle açıklamak bence çok zor[:cik:]

    (1302) (865852)

    Green Terror Gold Saum Cinsiyet Ayrımı


    Profil resmi
    Ramazan Güleç
    22:37
    1 beğeni
    [IMG]null[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/252645/230920262235591.jpg[/IMG]


    Merhabalar, bu balığın cinsiyeti hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Şimdiden teşekkürler.

    (0) (126)

    Planarya İçin İlginç Bir İlaç


    Profil resmi
    GhostKoi
    16:07
    13 beğeni
    6 aydan uzun süredir karides akvaryumum planarya istilası altında. Yavru karidesleri ve kırmızı ramshornları hallettiler. Aklıma gelen her yolu denedim, olmadı. Su değişimini artırdım, yemlemeyi kestim, elle topladım, lepistes yavruları attım, jbl kapan aldım nafile. Medeka denedim, biraz etkili oldu fakat yine var, yine var... Piyasadaki kimyasalları salyangozlara yan etkilerinden dolayı kullanmak istemedim.

    Sonra şu ürünü internette buldum: https://atakanpetshop.com/chem-vital-rid-planarya-onleyici-damla
    Tek kullanımda 10 gün sonra 1 ya da 2 planarya görüyorum. Tekrar deneyip kökünü kurutmayı düşünüyorum. Karides ve salyangozlar olumsuz etkilenmedi.
    Başka deneyen oldu mu? Düşünceleriniz neler?

    İçeriğini araştırdığımda çok basit bileşenleri olduğunu gördüm, inanamadım: "[B]mint, thyme, garlic extracs, propylene glychol[/B]" Bildiğin nane, kekik, sarmısak ve çözücü olarak alkol. Şaka gibi.

    Profil resmi
    GhostKoi
    22:07
    [QUOTE=MasterChiefHakan]
    Konunun sahibi sensin üstad, sil (kapat) gitsin.[/QUOTE]
    Bu sayfada uzun uzadıya gereksiz münakaşalar olmuşsa da ilacın etkinliği tartışma götürmez bir gerçek. Merak edip konuyu açmış kişi olarak ben buldum mu alıyorum. Ve reklamı oluyormuş diye de hiç gocunmuyorum.
    En son atakan petshoptan 6 ay önce almıştım. Tahmin ediyorum ki bahçeden toplayıp eklediğim yapraklar yüzünden birden planarya sürüleri başgösterdi. 3er gün arayla 2 uygulama yaptım hala da biraç tane görüyorum. Çoğalırsa bir tur daha yapacağım. karidesler ve salyangozlar önerilen dozlarda sağlam.

    Neden piyasada bir görünüp bir kayboluyor? Bunu doğrudan üreticisine sormak lazım. Belki de üretim kapasitesi ve talep yoğunluğundan piyasaya yetiştiremiyorlardır.

    (84) (48961)

    DIY Fon Kaplamasında Çimento, Önemli Püf Noktaları


    Profil resmi
    Oguz SAGLAM
    12:11
    3 beğeni

    Forumlarda bu malzemelerle ilgili sıklıkla soru sorulduğu için, teknik olarak çok derine inmeden düzlemsel bazı fon/çimento bilgileri vermek istedim.

    Fon kaplama işlerinde öncelikle "çimento", çok geçerli bir nedeniniz ve güvenilir bilginiz var ise "çimento bazlı malzemeler" (DERZ DOLGU GİBİ) kullanılmalıdır. Çimento bazlı deyince, bu kapsama giren malzemelerde ana malzeme çimento olmakla birlikte bazı renk pigmentleri ya da asıl kullanım alanına uygun olarak diğer kimyasal katkılar kullanılmış olabilir (Örneğin ve belki yeşil renk için bakır bileşikleri ya da erken dayanım için naftalin/melamin esaslı süperplastikleştirici, hatta küf ve mantar oluşumuna karşı toksik maddeler).
     
    Bu noktada eski bir çimento uzmanı olarak (ki asistanlık yıllarında çimento kimyası ile derinden uğraştım ve işim gereği çimento kimyasına her zaman vakıf olmak durumunda kaldım) yalnız çimento kullanmaya dikkat ettim/ederim. Çimentonun kimyasal bileşenleri bellidir. Yıllardır denenmiştir. Beyaz ve bildiğiniz normal gri renkli çimento rahatlıkla kullanılabilir. Özellikle katkısız PÇ 32,5, PÇ 42,5 vs. Zaman zaman bazı başlıklarda özellikle çok zor bulunan bir malzemeymiş gibi Portland Çimentosu arayan/değerlendiren mesajlar görülüyor. Bu bahsedilen PORTLAND ÇİMENTOSU bildiğiniz, yaygın kullanımı olan çimentodur. Onun için çimento torbalarında PÇ yazar Portland Çimentosu. Bunun dışında ana bileşeni Portland Çimentosu olan ancak belli oranlarda tras, cüruf, uçucu kül vs gibi katkılar içeren portland çimentoları da vardır ancak siz normal PÇ ve beyaz PÇ kullanın işi sağlama alın.
     
    Derz malzemelerini kullanmaya hiç bir zaman cesaret edemedim zira renk pigmenti olarak ne katılıyor (farklı renkler farklı kimyasallar kullanılarak elde edilir - kilimlerdeki eski masum kök boyalalar ki o bile sorgulanır kullanılmadığı kesin), plastikleştirici olarak katkı kullanılıyor mu, kullanılıyorsa zehir etkisi olabilir mi emin değiliz. 
     
    Emin olduğunuz çimentoları kullanın.
     
    Diğer bir konu su/çimento oranı. Bu oran ne kadar düşük olursa dayanım o kadar yüksek olur. Yani ne kadar koyu kıvam o kadar iyi dayanım. Ancak bu konuda salt çimento ve su kullanmayın. içine organik madde içermeyen iyi yıkanmış kum katın ki bunun hem görünüme hem dayanıma faydalı etkisi olur. Oranını soracak olursanız ben en az 1/3 hacimce kum kullanırım. Beyaz çimento ve farklı renkli kumlarla oluşturacağınız güzel kombinasyonları düşünün.
     
    Ayrıca çimento karışımını sürdükten sonra yüzeye kum serperek de farklı gölge efektleri yaratabilirsiniz.
     
    Bir üçüncü kullanılması çok faydalı olan malzeme ise sürekli kullandığım ancak benzer uygulamayı yapana henüz rastlamadığım "polipropilen fiber"dir. Polipropilen fiber çok ince sentetik liflerdir. Bu malzemeyi karışıma belli oranda katıp yüzeye bir kaç kat halinde sürerseniz, yüzey gerilmelerinden dolayı sonradan oluşabilecek çatlakları engeller. Eğer ilk katı sağdan sola fırça darbeleriyle yaparsanız, ertesi gün ikinci katı yukarıdan aşağıya doğru yapın ki kabuk içinde uzanan lifler birbirine dik konumlansın ve esnemeden dolayı oluşacak çatlamalar engellesin.
     
     
    Çimento kullanılarak yapılan fon kaplamaları, hatta harç kullanarak köpüksüz yapılan fonlar tatlısu sistemlerinde daha uzun ömürlü daha dayanıklıdır. Acısu ve Tuzlusu sistemlerinde, suda bulunan sülfat çimento bazlı malzemelere zarar verebilir. Bunun için yapabiliyorsanız bir güzel önerim var (olmasa ne olur paragraf sonunda). Kıyı/Liman inşaatlarında, ya da deniz yapılarında su altında dökülen, deniz suyuna maaruz kalacak betonlarda SDÇ (Sülfata Dayanıklı Çimento) Kullanılır. Bu çimentoya torbalı halde ulaşabileceğinizi sanmam. Deniz yapıları için beton üreten hazır beton tesislerinde, eğer silolarında mevcut ise, bir tanıdık vasıtasıyla gittiğiniz zaman istemediğiniz kadarını hediye edebilirler. Beyaz çimento daha ziyade dekoratif amaçlı kullanım için üretildiğinden dolayı SDÇnin beyaz olanını (Daha doğrusu SDBÇyi) bulmak ne yazık ki mümkün değil. Ancak Deniz yapılarının karşı karşıya kaldığı dış koşullar, sıcaklık farkları, yükler, donma çözülme etkileri çok zorlu olduğu için ve bu yapıların kullanım ömrünün akvaryum dekorlarının kullanım ömrüne nazaran çok çok uzun olmasından dolayı (aslına bakarsanız) normal ve beyaz çimento bu sistemlerde de kullanılabilir.
     
    Sağlam ve düzgün bir fon için yüzeye sürülen tabakanın kurumamasına özellikle ve özellikle dikkat edin. Sürme işlemini mümkünse banyo gibi nemkli bir ortamda yapın. Yüzey yeterince kendini tutunca da sık sık pulverizatörle (çiçeklerin yapraklarını nemlendirirken kullanılan fıs fıs) nemlendirin. İyice sertleşene kadar yüzey asla kurumamalıdır. Yoksa sonradan nemlendirseniz de artık ölmüştür sertleşmez. Ancak çöpe atılır. Bu konuda benden size pratik bir öneri; yüzeyini çimentoyla kapladığınız fonu büyük (jumbo çöp torbası gibi) bir torbaya koyup torbanın ağzını kapatın. Torba gölge/haranlık bir yerde kalsın). Mevcut nem torbadan kaçamayacağı için kuruma tehlikesi en aza iner. Malzemeyi sürdükten 8-10 saat sonra da fıs fısla ıslatma işlemine başlayın. Mümkünse gene torbada kalsın. Ya da torbadan çıkarıp üzerine eski bir plaj havlusu serin ve havluyu sık sık ıslatın. Bu da işe yarar.
     
    Yüzeye sürülen malzemenin ıslatılmasına asla erken başlamayın. Yeterince sertleşmeyen yüzeye sıktığınız su yüzeydeki çimentoyu yıkar ve tabakayı rezil eder.
     
    Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Fazlası geldikçe eklenir.
     
    Saygılarımla,
    Oguz SAGLAM2009-10-28 12:12:40

    Profil resmi
    Ysm_glt
    19:55
    [QUOTE=Oguz SAGLAM]Mükremin Bey,
    DIV /DIV
    DIVEn güvenilir malzemeler bildiğimiz normal çimento ve beyaz çimento./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak belirttiğiniz ince işlenmiş detayların kapanması sorununun önüne fırça, püskürtme vb. yöntemlerle geçmek mümkün değil. Eğer bu şekilde fon yapılacaksa çok ince doku/desen çalışılamaz./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak alternatif ve çok daha zahmetli bir yöntem kullanarak istediğiniz dokuyu da elde edebilirsiniz. "Ters kalıp metodu". Bu amaçla EPS (strafor) yerine ahşaba daha çok benzeyen XPS (sert köpük denilen malzeme) kullanmak lazım. Üzerine istenilen doku işlendikten sonra yüzeyi ince bir kalıp yağı ile yağlayın. yanlarını 2-3 cm çıta dönüp üstüne akıcı kıvamda hazırladığınız alçıyı dökün. Alçı sertleştikten sonra köpükten ayırın. İstediğiniz dokunun negatifi elinizde olacaktır. Beğenmediğiniz kısımları (yağ kalıntılarını temizledikten sonra) alçı ile noktasal olarak düzeltin ve negatifiniz 1-2 gün iyice kendini çeksin. Daha sonra negatif alçı kalıbınızı tekrar iyice yağlayarak üzerine çimento ile hazırladığınız malzemeyi dökün ve 1-2 gün sertleşmesini bekleyin. Kendini toplayınca de kalıptan alın./DIV
    DIV /DIV
    DIVEğer DIY ve çimento bazlı bir fonda ince doku istiyorsanız bu zahmetli yöntem işe yarar./DIV
    DIV /DIV
    DIVYalnız bu yöntemde köpük kullanılmadığı için fon biraz agır olacaktır. Bu ağırlığı azaltmak için ise şöyle yapabilirsiniz. ince şerbeti dokulu yüzeye yeterli kalınlıkta döktükten sonra arka kısma dökeceğiniz dolgu malzemesinin içine kum yerine strafor granülleri kullanabilirsiniz. Strafor granülü (tanecikleri) yerine hafif agrega (bims/ponza/vs kumu gibi) da kullanılabilir./DIV
    DIV /DIV
    DIVBir ara kum yerine iri kristalli kaya tuzu kullanıldığını gördüm. Şerbet hazırlandıktan sonra ve uygulamadan hemen önce içine iri kristalli kaya tuzu atıp, hızla karıştırıp bazı kısımlara biraz kalınca bir kaplama yapılınca tuz kristalleri eriyene kadar çimento karışımı kendini çekiyor ve daha sonra uzun vadede fonu suya yatırınca, eriyen kristallerin yeri boşluk kalıyor ve oldukça gözenekli bir doku elde edilebiliyor. Suni resif çalışmaları için ilginç bir yöntem. /DIV
    DIV /DIV
    DIVKullanılabilecek bir de silikon var. Şekilli yüzeye bir yöntemle sıvadıktan sonra üzerini ince kumla vb malzemelerl kaplarsanız o da bir yere kadar iş görüyor./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak ben çimentodan başka malzeme kullanmam. Sertleştikten sonra ve içindeki reaksiyon maddelerini de (serbest kireç vs) saldıktan sonra (ki bu da kaplama 28 günlük olduktan sonra sıfırlanmıştır diye düşünülebilir) doğal taştan farksız bir malzeme oluyor. /DIV
    DIV /DIV
    DIVSaygılar,/DIV[/QUOTE][QUOTE=Oguz SAGLAM]Mükremin Bey,
    DIV /DIV
    DIVEn güvenilir malzemeler bildiğimiz normal çimento ve beyaz çimento./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak belirttiğiniz ince işlenmiş detayların kapanması sorununun önüne fırça, püskürtme vb. yöntemlerle geçmek mümkün değil. Eğer bu şekilde fon yapılacaksa çok ince doku/desen çalışılamaz./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak alternatif ve çok daha zahmetli bir yöntem kullanarak istediğiniz dokuyu da elde edebilirsiniz. "Ters kalıp metodu". Bu amaçla EPS (strafor) yerine ahşaba daha çok benzeyen XPS (sert köpük denilen malzeme) kullanmak lazım. Üzerine istenilen doku işlendikten sonra yüzeyi ince bir kalıp yağı ile yağlayın. yanlarını 2-3 cm çıta dönüp üstüne akıcı kıvamda hazırladığınız alçıyı dökün. Alçı sertleştikten sonra köpükten ayırın. İstediğiniz dokunun negatifi elinizde olacaktır. Beğenmediğiniz kısımları (yağ kalıntılarını temizledikten sonra) alçı ile noktasal olarak düzeltin ve negatifiniz 1-2 gün iyice kendini çeksin. Daha sonra negatif alçı kalıbınızı tekrar iyice yağlayarak üzerine çimento ile hazırladığınız malzemeyi dökün ve 1-2 gün sertleşmesini bekleyin. Kendini toplayınca de kalıptan alın./DIV
    DIV /DIV
    DIVEğer DIY ve çimento bazlı bir fonda ince doku istiyorsanız bu zahmetli yöntem işe yarar./DIV
    DIV /DIV
    DIVYalnız bu yöntemde köpük kullanılmadığı için fon biraz agır olacaktır. Bu ağırlığı azaltmak için ise şöyle yapabilirsiniz. ince şerbeti dokulu yüzeye yeterli kalınlıkta döktükten sonra arka kısma dökeceğiniz dolgu malzemesinin içine kum yerine strafor granülleri kullanabilirsiniz. Strafor granülü (tanecikleri) yerine hafif agrega (bims/ponza/vs kumu gibi) da kullanılabilir./DIV
    DIV /DIV
    DIVBir ara kum yerine iri kristalli kaya tuzu kullanıldığını gördüm. Şerbet hazırlandıktan sonra ve uygulamadan hemen önce içine iri kristalli kaya tuzu atıp, hızla karıştırıp bazı kısımlara biraz kalınca bir kaplama yapılınca tuz kristalleri eriyene kadar çimento karışımı kendini çekiyor ve daha sonra uzun vadede fonu suya yatırınca, eriyen kristallerin yeri boşluk kalıyor ve oldukça gözenekli bir doku elde edilebiliyor. Suni resif çalışmaları için ilginç bir yöntem. /DIV
    DIV /DIV
    DIVKullanılabilecek bir de silikon var. Şekilli yüzeye bir yöntemle sıvadıktan sonra üzerini ince kumla vb malzemelerl kaplarsanız o da bir yere kadar iş görüyor./DIV
    DIV /DIV
    DIVAncak ben çimentodan başka malzeme kullanmam. Sertleştikten sonra ve içindeki reaksiyon maddelerini de (serbest kireç vs) saldıktan sonra (ki bu da kaplama 28 günlük olduktan sonra sıfırlanmıştır diye düşünülebilir) doğal taştan farksız bir malzeme oluyor. /DIV
    DIV /DIV
    DIVSaygılar,/DIV[/QUOTE]. Bende çok fazla obje kalıbı var , o zaman onlar ile döküm yapabilirim, beyaz çimento ile teşekkürler, salınım yapar diye cesaret edemiyordum

    (41) (61927)

    Su Değişimi İçin Otomasyon Planım


    Profil resmi
    pianoƒish
    12:36
    3 beğeni
    Arkadaşlar aşağıda çizdiğim sistemde sadece vana açıp kapatarak ve priz açıp kapatarak su değişimi mümkün olur mu? Ve dış fltreler sağlıklı çalışır mı?

    İki akvaryum ayrı ayrı değişim olacak. İkisinin de prosedürü aynı. Birinci filtrenin bağlı olduğu akvaryumun suyunu değiştirmek istiyoruz diyelim; (alttaki 2. filtre ve vana numaralarını yok sayın)

    Akvaryum normal çalışma durumunda;
    dış filtre çalışır durumda ve 1-2 nolu vanalar kapalı 3-4 nolu vanalar açık.

    Su değişimi yaparken sırasıyla;

    Dış filtrenin gücünü kes kapa
    3-4 nolu vanaları kapa
    1 nolu vanayı açıp sifonlama ile değişim miktarı kadar suyu boşalt ve tekrar kapat
    kafa motorunu çalıştır
    2 nolu vanayı aç.

    yeni su dolduğunda
    2 nolu vanayı kapat
    kafa motorunu kapat
    3 ve 4 noldu vanaları aç
    Dış filtreye güç ver çalıştır.

    Yani tam tersi işlemleri uygulamış olduk. Aynı şeyi ikinci filtrenin olduğu akvaryuma uygulayarak onunda suyunu değiştirilebilir.

    Bu yöntemde değişim konusunda problem olacağını sanmıyorum ama dış filtreden gelen giden hortumların çatallı olması filtrenin çalışmasını etkiler mi? Bu şekilde yapmak yerine dış filtreden tamamen bağımsız, ayrı hortumlarla da benzer sistemi yapabilirim çünkü.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/70376/220520261219551.jpg[/IMG]

    Profil resmi
    pianoƒish
    18:16
    1 beğeni
    Proje devam ediyor. Filtreleri balkona taşıdım. Kalörifer altından geçtiği için hortumları yalıttım. Ayrıca balkon soğuk / sıcak olduğu için hem hortumları yalıttım hem de filtreleri izocama sarıcam.

    Kalöriferin hortuma verdiği ısı bir şekilde kontrol edilebilseydi ısıtıcıya gerek kalmadan sıcaklıkta sağlanabilirdi aslında. Örneğin kalöriferin altında izocamlı bir kapak selenoid valfe bağlı, o da termostata. Sıcaklığa göre açılır kapanır, hortumla kalörifer arasına girer veya çıkardı. Hortumlarda ısı yalıtımlı değil tam tersi açık olarak dururdu. Ama uğraşamam zaten çok yordu bu iş beni.[:D]

    Not: Debi kaybı %10-12 civarı oldu sadece. [EDIT]pianoƒish,2026-09-23 18:18:47[/EDIT]

    (33) (7948)

    Akvaryum Da Sebze


    Profil resmi
    Esk2626
    01:24
    Akvaryumda vatozlara sebze verirken kaç saat kalmalı teşekkürler

    Profil resmi
    hvostr
    17:05
    Konuya geç dahil oldum ama 5-6 saat iyidir, tavsiyem üst kısmını da atmayın vatozlar orasını da yiyor ayrıca salatalığı kaynatarak vermeniz pestisit ve balıkların yememe derdinden de kurtarır iyi hobiler dilerim.[:)]

    (4) (341)

    1 Metrelik Tankda Hangi Ciklet Gider?


    Profil resmi
    hvostr
    18:18
    Arkadaşlar Merhaba elimde 1 metre uzunluğunda bombesi ile 45 cm genişlik 30 de yükseklik olan 120 135 litre arası olduğunu düşündüğüm bir tankım var içi boş buna hangi cikletleri önerirsiniz bakım açısından çok zor olmasını istemiyorum [:?]

    Profil resmi
    Betta_King
    16:48
    1 beğeni
    [QUOTE=hvostr]Açıkcası afrika özellikle tropheus ve sarı prenses seviyorum ancak tropheus benimkinden büyük akvaryum isiyor birde ağızdan doğuran düz yumurta döken farketmez ama yavrusuna bakanları iyi olur çünkkü yavru bakımıyla uğraşmak istemiyorum.[/QUOTE]
    Sizin için kribensis öneririm.

    (5) (739)

    Su Kaplumbağası - Kabukta Beyazlık ve UVB Lamba Gerekli Mi?


    Profil resmi
    Fin World
    20:59
    Merhabalar kırmızı yanaklı su kaplumbağası edindim ve bilgilerim doğrultusunda kan kurdu, normal kaplumbağa yemi,su mercimeği çok arada havuç marulla besliyorum ve bir gün aç bırakıyorum fakat kuru alanda sadece ısınması için bir ampul var ne uvb ne de uva'm var evet uvb edinicem ama bir kaç ay sonra edinenilirim bu süreçte herhangi bir sıkıntı çıkarmı merak ediyorum çünkü ilk defa bu gereksinimlere sahip balık haricinde bir hayvan besliyorum bu da aklımda soru işaretleri bırakıyor ve hayvanımın kabuğunun tam ortasındaki bir pul diye tabir edecim o desenli beyazlık var bu bir hastalık filan mı yoksa kabuk değişimimi yaklaşık 1,5 ay oldu iki adetti biri düştü diğeri haala duruyor kabuğuna gerekli losyonu düzenli sürüyorum ve sıvı vitamin katkısı yapıyorum bilenlerden destek beklerim

    Profil resmi
    Betta_King
    16:44
    [QUOTE=Fin World]

    Akvaryum küçük yaklaşık 20 litre kuru alanda 10 cm filan uzunluk 7 cm de genişlik[/QUOTE]
    20 litre yavru kırmızı yanaklı su kaplumbağalar için bile çok küçük. Yavrular için en az 80-100 litre lazım yetişkin kaplumbağalar için ise en az 150-200 litre lazım tabiiki de bunlar minimum hacimler daha büyüğü daha iyi olur. Kuru alan mutlaka kuru olmasına dikkat edin. Kuru alan 29-32 derecelerde olsun su ısısı ise 25-29 derecelerde olsun. [EDIT]Betta_King,2026-09-23 16:44:52[/EDIT]

    (3) (411)