Çok uzun zamandır arı goby bakmak istiyorum ama hiç acı su deneyimim yok.
İşin aslı akvaryumcuda da tatlı suda bakılıp satılıyor bu hayvanlar. Kurulacak tankı kurup yavaş yavaş acı suya çevirmek lazım. Tatlı suda bakabilirim evet, ama balık acı su balığı ise acı suda bakmak bence daha makul. Hem işin keyfi de burada.
Deniz tuzu kullanmam gerektiğini öğrendim. Bitki olarak neler dayanıklıdır tuzlu suya? Kh ph tamponlayıcılar gibi tuzu elimine eden şeyler var mı? Püf noktalar neler, deneyimi olan var mıdır?
Yıllar önce 20 litrelik bir akvaryum ile giriş yapmıştım. sonra evi taşırken satmak durumunda kalmıştım. ama içimde kaldı.
şimdi yeniden kurmak istiyorum ama tabi önceki kurulumlardan aklımda kalan ders var.
20 litrede suyu tutturmak zor, full bitkili bir tanktı harika görünüyordu ama yatay değil dikine derin olduğu için bakımı zorlaşıyordu. bu sefer yatay bir tank kurmak istiyorum.
eski tankımın son halleri böyleydi, Betta ve 8-10 tane karides besliyordum. ama karidesler bettadan değil su değişimlerinden ölüyordu yani 20 litrede karidesleri sağlıklı yaşatamadım. su değiştirmediğim sürece karidesler bitkilerde geziniyordu ama ne zaman su değiştirsem hazır su da kullansam çeşme suyunu da bekletsem bir türlü ayar tutturamadım.
Balık olarak betta düşünüyorum çok seviyorum bu türleri.
Kısa bir gezinme sonrası bu arkadaşın tank hoşuma gitti biçim olarak ama bu tank benim için büyük aynı yapıda ama 30 litre gibi bir tank düşünüyorum.
Evet biraz da bu durum var ev sahibi değilim taşınırken bitkili tank bozulabilir sıfırdan kurmak gerekebilir. 30x30x30 küp değil de 40x30 , 50x30 daha hoş olur sanki . aslında benim de elimden her iş gelir kendimde yapabilirim eğer uygun bir şey bulamazsam camcıya kestirir kendim yaparım.
üretim çiftleştirme işine hiç girmedim ya girmeyi de düşünmüyorum o biraz emekli işi. uğraş titizlik gerektiriyor
Mevcutta kurulu bir takım vardı, buradaki balıklarımı başka bir akvaryuma aldım ve ekteki haliyle yeni tankı kurdum, fakat kurulum bittikten sonra 3 4 gün son dallarda ve köklerde bu şekilde şeffaf saç gibi yosun tarzı bir şeyler çıkmaya başladı, kaygan bir hissi var ve çoğalmaya başladı. kurulduğundan itibaren sürekli filtre açık, yine belli saatlerde co2 ve ışıkta açıyorum. filtrenin biyolojik malzemelerini de hiç yıkamadım bakteri kültürü oluşsun diye, hatta akvaryumu bozmadan önce de yaklaşık 10 15 lt suyu alıp tekrar bu tankın içine doldurup kalan suyu ekledim. görselde görünen yosun tarzı şey nedir? bunlar zamanla gider mi? balıkları henüz eklemedim, bunlar nasıl gider fikri olan arkadaşlar yazabilir mi?
akvaryumda yeni olan yati kökü var bunda da bu yosunlaşma var ama black flame wood daha önceki akvaryumdan söküp tekrar ekledim. bazı yerlerde yeni kurulunda ağaçlar ve kökler bu şekilde salınım yapabilir yazıyor, yeni olan köktede var eski olanda da var anlamadım
eklenecek balıklar: otocinclus platy pigme ve panda çöpçü vatoz kızıl burun kiraz neon tetra sae karides nerite salyangoz
Mevcutta kurulu bir takım vardı, buradaki balıklarımı başka bir akvaryuma aldım ve ekteki haliyle yeni tankı kurdum, fakat kurulum bittikten sonra 3 4 gün son dallarda ve köklerde bu şekilde şeffaf saç gibi yosun tarzı bir şeyler çıkmaya başladı, kaygan bir hissi var ve çoğalmaya başladı. kurulduğundan itibaren sürekli filtre açık, yine belli saatlerde co2 ve ışıkta açıyorum. filtrenin biyolojik malzemelerini de hiç yıkamadım bakteri kültürü oluşsun diye, hatta akvaryumu bozmadan önce de yaklaşık 10 15 lt suyu alıp tekrar bu tankın içine doldurup kalan suyu ekledim. görselde görünen yosun tarzı şey nedir? bunlar zamanla gider mi? balıkları henüz eklemedim, bunlar nasıl gider fikri olan arkadaşlar yazabilir mi?
akvaryumda yeni olan yati kökü var bunda da bu yosunlaşma var ama black flame wood daha önceki akvaryumdan söküp tekrar ekledim. bazı yerlerde yeni kurulunda ağaçlar ve kökler bu şekilde salınım yapabilir yazıyor, yeni olan köktede var eski olanda da var anlamadım
eklenecek balıklar: otocinclus platy pigme ve panda çöpçü vatoz kızıl burun kiraz neon tetra sae karides nerite salyangoz
hocam konudan bağımsız saeler saldırgan bir tür olabilir karideslere rahat bırakmayabilir haberiniz olsun yosun tarafından çok güzel temizleyici balıklar ama
üstadım gözlemlediğim kadarıyla karideslere saldırmadılar hiç kendi halinde köşelerde geziyor ama anlayamadığım bir şekilde 3 tanesi önce halsizleşti sonra baktım karidesler yiyordu. bir de son zamanlarda akvaryumdan dışarı atlayan balıklar oldu özellikle de gece atlıyorlar.
Yaklaşık 1 sene önce aldığım Barclaya Longifolia bitkisi aşırı yozunlanmadan dolayı maalesef yapraklarını döktü. Soğanı kalmış. İçi boş değil. Başka bir akvaryuma aldım tekrar yapraklanmasını nasıl sağlayabilirim? [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/44449/140420201732531.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/44449/140420201733121.jpg[/IMG]
Taşa falan bağlamayın. Kuma 3te1ini gömün. Barclaya arada tüm yapraklarını döküp dinlenmeye geçer. Size biraz zaman lazım gerisini soğan halledecek.[;)]
Resimde görmüş olduğunuz toplam 3 tane siyah beyaz lepistesim var cinsiyet ayrımı yapamıyorum ama ilk resimdeki küçük olan erkek 2.resimdeki 2 tanesininde kız olması lazım akvaryumcunun dediğine göre ve damızlık demişti 2ayı geçkin süredir doğurmadı birisi ölümden döndü niye hastalandı bilmiyorum ve karnı geldiğinden beri şiş olmasına rağmen doğurmadı nedendir bilen varmı ?[EDIT]vanvanspor,2026-03-30 19:48:48[/EDIT]
Farklı konular altında başlayan muhabbetler bazen o başlığa tam uymayan ama paylaşımcıların keyif aldığı değişik noktalara gidebiliyor. Öyle durumlarda orijinal konuyu bölmemek adına tartışma bu başlık altında devam ettirilebilir, her türlü sohbet, şakalaşma, tartışma burada yapılabilir, biraz keyiflenmeye ve tabiri caiz ise geyik yapmaya zaman zaman ihtiyaç duyuyoruz.
Kişileri hedef alan, hakaret içeren, niyeti belirsiz mesajlar silinecektir.
Yönetim ne düşünür onu da merak ediyorum, forum mantığına ters bir girişim ise geri bildirim almak isterim.
Başlık tüm üyelere açıktır, benim konuya dahil olup olmamam önemli değil, tek ricam sohbet konuları dostça olsun ve mümkün olduğunca kavga içermesin, bu başlığı bir tür kafe ortamı gibi düşünelim..
Ternapi'nin nereden geldi bu balık başlığı, Şeyda Hanım'ın pro algae'ye burun kıvıran black tetraları ilham verdi. Kendilerine de bildirim yapıyorum.
İlk tepki sizden oldu ternapi, ama size nasıl hitap edeceğim bilemiyorum, imzanızda isminiz yok.[EDIT]ceyh,2019-08-30 01:04:03[/EDIT]
Sırt yüzgecindeki kırmızılımı diyorsunuz? Kuyrukta bişey görünmüyor eğer yüzgeçteki kırmızılığı diyorsanız sanki biryere sıkışmışta kan toplamış gibi duruyor. Geçenlerde eve geldiğimde dişi balon moli balığımın ısıtıcıyla camın arasına sıkışmış kalmış şekilde gördüm kurtulmak çırpınıyordu bayağı, ısıtıcıyı çekip kurtardım yanakta solungacında kan toplamış kırmızı olmuştu bir kaç hafta sonra düzeldi geçti
6 aydan uzun süredir karides akvaryumum planarya istilası altında. Yavru karidesleri ve kırmızı ramshornları hallettiler. Aklıma gelen her yolu denedim, olmadı. Su değişimini artırdım, yemlemeyi kestim, elle topladım, lepistes yavruları attım, jbl kapan aldım nafile. Medeka denedim, biraz etkili oldu fakat yine var, yine var... Piyasadaki kimyasalları salyangozlara yan etkilerinden dolayı kullanmak istemedim.
Sonra şu ürünü internette buldum: https://atakanpetshop.com/chem-vital-rid-planarya-onleyici-damla Tek kullanımda 10 gün sonra 1 ya da 2 planarya görüyorum. Tekrar deneyip kökünü kurutmayı düşünüyorum. Karides ve salyangozlar olumsuz etkilenmedi. Başka deneyen oldu mu? Düşünceleriniz neler?
İçeriğini araştırdığımda çok basit bileşenleri olduğunu gördüm, inanamadım: "[B]mint, thyme, garlic extracs, propylene glychol[/B]" Bildiğin nane, kekik, sarmısak ve çözücü olarak alkol. Şaka gibi.
1 ay önce yaptığım son uygulamadan sonra ramshornların rahatsız olup yukarı çıktıklarını ve 1 tanesinin öldüğünü , karideslere zarar gelmediğini belirtmiştim.
Bugün yaptığım değerlendirmede ilaçtan 1 ay geçmesine rağmen 7-8 boş ramshorn kabuğu var. Haftalık su değişimleri de yapıyorum. Demek ki ölümler ilaca bağlı gerçekleşmemiş. Planaryalardan ise eser yok.
[B]Balıklarda Sürü Davranışları (Yapay Zeka Verimli Kullanımına Bir Örnek):[/B]
Merhaba, yıllardır hep şu sorunun yanıtını merak etmişimdir: "Niçin beslediğimiz sürü balıkları için en az 6 sayısı öneriliyor?" Bu sihirli 6 rakamı kafamı çok kurcaladı. Neden 5 değil, 7 değil, en az 6? Belki de bu soruyu forumda da sormuşumdur fakat tatmin edici bir yanıta ulaşamadım. Web taramaları yaptım, doğadaki çeşitli canlıların sürü davranışları hakkında bilgi topladım, kendi kendime varsayımlar geliştirdim, fakat neden 6 sorusu boşlukta kaldı.
Aslında yapay zekaya karşı bizim kuşak biraz mesafeli ve önyargılı yaklaşmakta. Ben de öyleyim. Geçenlerde burda yayınladığım bir yazının (bitkili japon akvaryumuyla ilgili olan) çevirisini google translate'a yaptırmıştım ve bunun %95 (bence) doğru olduğunu görünce şaşırmıştım. 2 dakikada elime geçen yazıyı kendi orta düzey ingilizcemle çevirmeye kalksam sözlük karıştırmaktan 2 günde tamamlayamazdım.
Bir de şansımı son dönemde çok popüler olan yapay zekada deneyeyim dedim. Telefonumda "Gemini" vardı. Sorduğum 2 kısa fakat kritik soruya tatmin edici yanıtlar aldım. Paylaşmak isterim:
[U][B]Balıklar neden en az 6'lı sürü halinde beslenmelidir? [/B][/U] Akvaryum hobisinde birçok balık türü (özellikle tetra, rasbora, çöpçü balıkları ve barblar) için "en az 6 adet" kuralı rastgele seçilmiş bir sayı değildir. Bu, balıkların biyolojik ihtiyaçlarından ziyade psikolojik sağlıklarını ve doğal davranışlarını korumayı amaçlayan bir standarttır. İşte balıkları sürü halinde beslemenin temel nedenleri:
1. Güvenlik ve Stres Yönetimi Doğada bu balıklar av konumundadır. Bir sürü içinde olmak, "yüzlerce gözün" tehlikeyi kollaması demektir. A)-Yalnızlık Korkusu: Tek başına veya az sayıda kalan grup balıkları, sürekli bir avcı saldırısı beklentisiyle yaşar. Bu kronik stres, bağışıklık sistemlerini zayıflatır ve hastalıklara davetiye çıkarır. B)-Güvende Hissetme: Sayı arttıkça balıklar kendilerini daha cesur hisseder, saklanmak yerine akvaryumun açık alanlarında daha fazla vakit geçirirler.
2. Agresifliğin Dağıtılması Sürü balıklarının kendi aralarında bir hiyerarşisi vardır. Özellikle "barb" türleri gibi hafif sert mizaçlı balıklarda: Hedef Şaşırtma: Eğer sadece 2-3 balık varsa, baskın olan balık sürekli aynı zayıf bireyi kovalayarak onun ölümüne neden olabilir. Enerji Paylaşımı: Grup kalabalık olduğunda, kovalamaca ve oyunlar tüm gruba yayılır; böylece hiçbir balık aşırı yorulmaz veya hırpalanmaz.
3. Doğal Davranış Sergileme Balıkların gerçek renklerini ve karakteristik yüzme biçimlerini görmek istiyorsanız, onlara doğal ortamlarını taklit etmelisiniz. Renk Canlılığı: Mutlu ve güvende hisseden balıklar, çiftleşme veya gövde gösterisi zamanlarında en parlak renklerini sergiler. Sürü Formasyonu: O etkileyici, hep birlikte senkronize dönüşleri izlemek ancak yeterli sayıya ulaşıldığında mümkün olur.
4. Beslenme Rekabeti Bazı utangaç türler, tek başınayken yeme çıkmaya korkabilirler. Sürüdeki diğer balıkların iştahla yem yediğini görmek, çekingen bireyleri de harekete geçirerek sağlıklı beslenmelerini sağlar. ________________________________________ [B][U]Neden en az 6 balık?[/U][/B]
Aslında "6" sayısı, doğadaki devasa sürülerin akvaryum ortamındaki minimum güven sınırı olarak kabul edilir. Bu sayının altına düşüldüğünde balığın dünyasında işler biraz karışıyor. Neden 3 veya 4 değil de 6 olduğunu şu üç kritik dinamikle açıklayabiliriz:
1. İstatistiksel Güvenlik (Seyreltme Etkisi) Doğada bir avcı saldırdığında, sürünün içindeki bir balığın yakalanma ihtimali 1/n (balık sayısı) kadardır. • 3 balıkta: Bir balığın hedef olma ihtimali %33'tür.6 balıkta: Bu oran %16'ya düşer. Balıklar bu matematiği içgüdüsel olarak bilirler. Sayı 6'nın altına indiğinde "hayatta kalma stres seviyesi" geometrik olarak artar.
2. Hiyerarşik "Tampon" Bölge Birçok sürü balığında (örneğin Tetralar veya Barblar) bir "alfa" yani baskın lider vardır. Sayı azsa: Alfa balık, sadece 1-2 arkadaşını sürekli kovalayarak onları bitkin düşürür ve stresten öldürür. Sayı 6 ve üzeriyse: Alfanın dikkati dağılır. Baskı grup içinde bölündüğü için hiçbir birey "zorbalığın" tek hedefi haline gelmez.
3. Kritik Kütle ve İletişim Sürü balıkları birbirlerinin yanal çizgilerindeki titreşimleri ve görsel işaretleri takip ederler. 4 balık ve altı: Genelde "dağınık bireyler" gibi davranırlar; gerçek bir sürü formasyonu (shoaling) oluşturamazlar. 6 balık ve üstü: Balıklar bir "karar mekanizması" oluşturmaya başlar. Birinin yem bulması veya birinin tehlike sezmesi, grubun geri kalanına anında bir zincirleme tepkiyle aktarılır. ________________________________________ Özetle: 6 sayısı, akvaryumun kısıtlı hacminde hem alanı daraltmamak hem de balığa "yalnız değilim" sinyalini verecek en küçük sosyal birimdir. Eğer akvaryum hacminiz uygunsa, bu sayıyı 10 veya 12'ye çıkarmak balıkların çok daha doğal ve huzurlu davranmasını sağlar.
[QUOTE=Hobimus]Daha önceden muhabet kuşu beslemiş biri olarak hep tek erkek kuşun yanına dişi kuş alıp neden yavrulamadiklarini sorarlardi, ben yanlarina ayrı kafeste bir kaç çift daha ekledigimde yavru almayı başarmıştım. Sürü psikolojisi denen olay, yalnız burda atlanmamasi gereken detay da şu; sürü balıklarında 6 sayısı bir kriter ise o balığın yaşadığı biyotopu yansitabilmek de bir başka kriter. Tamam 6 tane balığınız vardır ama mesela cama cam akvaryumda tıpkı tek kalmışlar gibi stres belirtisi gösterirler çünkü saklanacak yer yok vs. bu yüzden akvaryum dizaynı hobicinin keyfine göre değil, beslenen canlının isteklerine göre olmalı. Şöyle bir algı oluştuğunu düşünüyorum; işte lowtech high tech blackwater vs vs. böyle bir kisitlama ile kaldiginizda biyotop akvaryumlari da sanki bunlar arasinda bir secenekmiş gibi görünüyor, oysa işin aslı orjinali biyotop akvaryumdur. Biyotopta sınırlar bellidir kurallar vardır, bu kurallar dışına çıktığınızda biyotop olmaktan çıkılıyor zaten. Ben de biyotop akvaryumlarini bir seçim gibi görürken zaruriyet olduğunu deneyimleyenlerdenim. Sürüdeki sayı meselesi de eğer bu biyotopun gerekliliklerini sagladiysaniz iki fazla iki eksik olabilir yeter ki evlerinde ve tehditsiz hissetsinler. Minimum sürü sayısının altında ama toplamda bir duzineden fazla birbirine uyumlu balık, dengeli dişi erkek dağılımı ile daha stressiz olur ve böyle bir ortamda yavru da alınabilir[/QUOTE]
Konuyu dağıtmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Sürü davranışlarından söz etmekteyiz. Elbette doğada bazı kuşlarda da sürü davranışı gözlenmektedir. Bunlar çoğunlukla uzun mesafeler kat ederek göç eden kuşlardır.
Sürü davranışı gösteren balıkların hangileri olduğu bellidir. Minimum güvenli sürü sayısının 6 olduğunun nedenleri yukardaki yazılarda net bir şekilde ortaya konmuştur. Dolayısıyla üç ondan beş ondan, iki fazla iki eksik nasıl olsa ortamı sağladık, tür uyumunu sağladık gibi yaklaşımlar pek doğru değil. [B]"altı sayısı bir hedef değil, kesinlikle bir asgari sınır yani minimum olmalıdır. " ""6" sayısı, doğadaki devasa sürülerin akvaryum ortamındaki minimum güven sınırı olarak kabul edilir. Bu sayının altına düşüldüğünde balığın dünyasında işler biraz karışıyor."[/B] Bu cümleler bize olması gerekeni göstermekte. Yazılanları baştan okumanız belki fikrinizi değiştirmenizi sağlayabilir.
Dün 10:38