Tanışma başlığından sonra ilk defa konu açıyorum ve anlayamadığım bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. En son lise yıllarında çok amatör akvaryuma sahiptim. Çocuğum olunca ona balıkları öğretmek ve sevdiğim hobiye geri dönmek istedim.
Önce ithal 10mm cam kalınlığına sahip ikinci el 210 lt lik bir akvaryum aldım. Ancak o zaman ki düşüncem; camları ultra clear olmadığı ve camlar 10 mm kalınlığında olduğu için akvaryuma su doldurunca büyüteç etkisi yaptığını sanarak akvaryumu sattım.
Tabi ki akvaryumcularda ultra clear camı görünce de çok hoşuma gitti ve forumda okuduğum kadarıyla herkesin önerdiği ve memnun kaldığı Bursa'daki Emin Camda "Ultra Clear" olarak akvaryum yaptırdım ve teslim aldım. Dün akvaryumu yavaş yavaş hazır hale getirmeye çalıştım. Kumları ve dekorları yerleştirerek suyunu doldurdum ancak "[U]Aynı Byüteç Etkisi[/U]" nin bu camda da olduğunu gördüm.
Yaptırmış olduğum akvaryum bilgileri şu şekildedir: 75x45x40 ölçülerinde 8mm ve ultra clear cam.
Acaba su doldurduktan sonra büyüteç etkisi normal mi ben mi çok amatörüm, cam kalınlığı 8mm olunca bu durumdan kaçış yok mu, üstten bakınca akvaryum çok geniş ancak yanlardan bakınca yakınlaşmış ve dar gözüküyor, akvaryumculardaki camlarda sanki bu olay yokmuş gibi geliyor bana ben mi yanlış değerlendiriyorum ve en son olarak aklıma şu geliyor yaptırdığım cam "[U]Ultra clear[/U]" değil mi ki akvaryumculardaki camların birleşme noktasındaki köşelerde yer alan ve gözüken camlar şeffaf iken benimki yeşil gözüküyor.
Yeni akvaryumumun fotoğrafları ışık olmadığı ve gece olduğu için çok iyi çekemedim. Bu konuda beni aydınlatırsanız ve beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Herkese Merhabalar , yaklaşık 15 yıl sonra tekrardan bir akvaryum kuracağım o zamanlar şuanki teknolojinin çeyreği bile yoktu tabi basit tanklar yapıyorduk [:)] . Şimdi hayırlısıyla işyerime bir akvaryum kuracağım. 60x40x40 ultraclear 45kesim , altı mobilyalı bir sistem düşünüyorum. Dışarda çok ekipman kirliliği istemiyorum çünkü eczanede orta kısımda duracak insanların erişebileceği bir yerde. Tüm önerilerinize eleştirilerinize açığım lütfen fikirlerinizi belirtin ki sonradan düzeltilemeyecek yanlışlar yapmayalım [^_^]
Black Flame kütük , bir kaç tane moon stone. Kütük üstüne christmas mosslar , zemine montecarlo , arka kısımlara rotala tarzı bitkiler düşünüyorum. Zemine lav kırığı + soil + üzerine dekoratif kum düşünüyorum. Filtre olarak OASE FİLTO SMART THERMO 200W Aydınlatma olarak Orionled veya Creaqua 60cm modellere bakıyorum aydınlatma konusunda yardıma ihtiyacım var. Filtre kendinden ısıtıcılı olduğu için ekstra bir ısıtıcıya ihtiyacım yok ?
Balık konusundaysa hala kararsızım . Bir yandan shrimp + tetra tarzı küçük cinsler mi yapsam diyorum ya da lepistes tank mı yapsam diyorum. Ama yavru patlaması yaşayıp akvaryumun çok dolmasını da istemiyorum neyse
Co2 kullanımı konusunda bilgisizim , mayalı co2 tankları var mesela Aquario Neo Co2 . sürekli 7/24 açık kalıp co2 salınımı yapıyor böyle bir şey mi alsam yoksa normal co2 sistemi mi alsam ya da hiç co2'ye ihtiyacım yok mu ? Bitkilerin hızlı gelişmesine ihtiyacım yok sabırla zamanla bekleyedebilirim. Mayalı co2 sistemerli daha ekonomik oluyor fakat 7/24 açık olmasının bir zararı olur mu ? Bitkilerin hızlı büyümesini beklemiyorum o yüzden bu işi hiç co2'ye girmeden de yapabilir miyim
Eczanenin ortasında yosun dolu bir tankla başbaşa kalmak da istemiyorum bunun önüne geçebilmek için baştan almam gereken önlemler neler var mesela ? chihiros doctor diye bir ürün gördüm oluşumunu önlediğini söylüyorlar ama pr çalışması da olabilir [:)))]
[QUOTE=mtzworks]Herkese Merhabalar , yaklaşık 15 yıl sonra tekrardan bir akvaryum kuracağım o zamanlar şuanki teknolojinin çeyreği bile yoktu tabi basit tanklar yapıyorduk [:)] . Şimdi hayırlısıyla işyerime bir akvaryum kuracağım. 60x40x40 ultraclear 45kesim , altı mobilyalı bir sistem düşünüyorum. Dışarda çok ekipman kirliliği istemiyorum çünkü eczanede orta kısımda duracak insanların erişebileceği bir yerde. Tüm önerilerinize eleştirilerinize açığım lütfen fikirlerinizi belirtin ki sonradan düzeltilemeyecek yanlışlar yapmayalım [^_^]
Black Flame kütük , bir kaç tane moon stone. Kütük üstüne christmas mosslar , zemine montecarlo , arka kısımlara rotala tarzı bitkiler düşünüyorum. Zemine lav kırığı + soil + üzerine dekoratif kum düşünüyorum. Filtre olarak OASE FİLTO SMART THERMO 200W Aydınlatma olarak Orionled veya Creaqua 60cm modellere bakıyorum aydınlatma konusunda yardıma ihtiyacım var. Filtre kendinden ısıtıcılı olduğu için ekstra bir ısıtıcıya ihtiyacım yok ?
Balık konusundaysa hala kararsızım . Bir yandan shrimp + tetra tarzı küçük cinsler mi yapsam diyorum ya da lepistes tank mı yapsam diyorum. Ama yavru patlaması yaşayıp akvaryumun çok dolmasını da istemiyorum neyse
Co2 kullanımı konusunda bilgisizim , mayalı co2 tankları var mesela Aquario Neo Co2 . sürekli 7/24 açık kalıp co2 salınımı yapıyor böyle bir şey mi alsam yoksa normal co2 sistemi mi alsam ya da hiç co2'ye ihtiyacım yok mu ? Bitkilerin hızlı gelişmesine ihtiyacım yok sabırla zamanla bekleyedebilirim. Mayalı co2 sistemerli daha ekonomik oluyor fakat 7/24 açık olmasının bir zararı olur mu ? Bitkilerin hızlı büyümesini beklemiyorum o yüzden bu işi hiç co2'ye girmeden de yapabilir miyim
Eczanenin ortasında yosun dolu bir tankla başbaşa kalmak da istemiyorum bunun önüne geçebilmek için baştan almam gereken önlemler neler var mesela ? chihiros doctor diye bir ürün gördüm oluşumunu önlediğini söylüyorlar ama pr çalışması da olabilir [:)))]
Fikirlerinizi bekliyorum[/QUOTE] Uv'li dış filtre kullanabilirseniz alglerden yana avantajlı olursunuz.
Ölçüler: Canlı Türleri: Neon Sarı Karides, Nerite Salyangozu, L144 Mavi Göz Vatoz Bitki Türleri: Su Sümbülü, Gül, Moss Topları Tankın Yaşı: 1 Ay Filtrasyon ve Işıklandırma: Pipo Filtre [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/83209/270220261459191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/83209/270220261459231.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/83209/270220261459291.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/83209/270220261459351.jpg[/IMG]
Merhabalar, uzun zamandım okuldaki odama bir tank kurmak istiyordum. Bu zamana kısmet oldu. İçerisindeki canlı türlerinin klasik balık türlerinden ziyade omurgasızlardan seçmeye çalıştım. Ders aralarında bu türleri ilk defa gören öğrencilerin tepkileri ve ilk fırsatta incelemeye gelmeleri akvaryumu izlemekten daha çok keyif veriyor açıkcası.
Canlıları da yeni tadığım ama kısa zamanda samimiyet kurduğum çalışma arkadaşım vasıtasıyla hediye olarak geldi. Kendisine tekrar çok teşekkür ederim.[EDIT]assuwa,2026-02-27 15:07:25[/EDIT]
Arkadaşlar fazla uzatmayayım. 7 farklı tür bitkinin olduğu akvaryumum var. Bitkilerin hepsi şuan sorunsuz gelişiyor sistem oturdu. Fakat sessifloralari budadiktan sonra bitkide yaprak çürümesi başladı. Budayip yeniden ektiğim kısımlar sağlıklı şekilde büyüyor. Eski kısımlar tuhaf şekilde hastalıklı bir hal aldı
[QUOTE=altankanat]Arkadaşlar fazla uzatmayayım. 7 farklı tür bitkinin olduğu akvaryumum var. Bitkilerin hepsi şuan sorunsuz gelişiyor sistem oturdu. Fakat sessifloralari budadiktan sonra bitkide yaprak çürümesi başladı. Budayip yeniden ektiğim kısımlar sağlıklı şekilde büyüyor. Eski kısımlar tuhaf şekilde hastalıklı bir hal aldı [/QUOTE]
Merhaba
Sessifloraların normal süreci böyle, sizinle ilgili bir şey değil...
Merhabalar yaklaşık 1.5 yıllık bir karma tankım var. İçine yaklaşık 1 ay önce şehir dışından balon molly getirdim 1 dişi 1 erkek. Bu tankta başka canlı doğuranlarda var ve ben lepistes ile kılıçkuyruktan yavru alabildim. En sevdiğim canlı doğuran balon molly olduğu için yavru almak istiyorum. Bu 2 balon molly nin hangisi dişi hangisi erkek ve dişi olan hamile mi ne zaman doğurur ne yapmalıyım söyler misiniz. Teşekkürler.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274301/270220261006251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274301/270220261006331.jpg[/IMG]
Herkeze merhabalar,dün akşam sunsun 603byi kurdum lakin,motorun en altındaki contadan,çok değil,az şekilde su damlatıyor,contası sağlam şekilde sıkılı,problem nedir acaba,var mıdır tecrübe edinip çözebilen..
Musluğun ve motorun bağlantı yerlerine teflon bant sarın sonra bağlayın deneyin. Sunsun 603b benimkinde de olmuştu ilk başta sızıntı teflon bantla sarıp bağlayınca sızıntılar kesildi.
6 aydan uzun süredir karides akvaryumum planarya istilası altında. Yavru karidesleri ve kırmızı ramshornları hallettiler. Aklıma gelen her yolu denedim, olmadı. Su değişimini artırdım, yemlemeyi kestim, elle topladım, lepistes yavruları attım, jbl kapan aldım nafile. Medeka denedim, biraz etkili oldu fakat yine var, yine var... Piyasadaki kimyasalları salyangozlara yan etkilerinden dolayı kullanmak istemedim.
Sonra şu ürünü internette buldum: https://atakanpetshop.com/chem-vital-rid-planarya-onleyici-damla Tek kullanımda 10 gün sonra 1 ya da 2 planarya görüyorum. Tekrar deneyip kökünü kurutmayı düşünüyorum. Karides ve salyangozlar olumsuz etkilenmedi. Başka deneyen oldu mu? Düşünceleriniz neler?
İçeriğini araştırdığımda çok basit bileşenleri olduğunu gördüm, inanamadım: "[B]mint, thyme, garlic extracs, propylene glychol[/B]" Bildiğin nane, kekik, sarmısak ve çözücü olarak alkol. Şaka gibi.
Bu ilaç hakkında bu başlık altında kötü koku hakkında bir kaç yakınma var. Alınan kokunun niteliği ve şiddeti tamamıyla subjektif(öznel) ve hafızaya bağlı olabilir. Yine uzun süre bir kokuya maruz kalmak duyarsızlaşma yaratır, o kokuyu aynı keskinlikte alamayabilirsiniz. Koku duyumuzun ne menem bir şey olduğuyla ilgili eski bir yazımı eklemek istiyorum:
[B]KOKU DUYUSU VE RUH HALİMİZ [/B] Koku duyusu üzerine düşünmeye anatomi ve fizyoloji derslerinden sonra değil, okuduğum iki romandan sonra başladım. Bulbus Olfaktoryus, koku siniri, beyinden doğrudan çıkan kafa çiftleri arasında görsel olarak ayrıcalıklı bir yere sahip, yumru şeklinde minik bir fallustu sanki. Hapşırma, orgazmı andıran bir duyu patlaması… Ve modern yaşamda körelen duyularımız…
Kokuların duygulanımlarımız üzerinde şaşırtıcı etkileri var. Örneğin taze biçilmiş ot kokusu, örneğin güllerle dolu bir bahçenin kokusu, örneğin metrelerce öteden bizi çağıran yasemin çiçeği, bahar aylarında kırlarda tekrarlanan koku cümbüşü… Arılar kadar olmasa da günlük hayatımızda kokuların cazibesine kapılıyoruz. Ve kesinlikle hala çok güçlü bir koku belleğimiz var. Sadece güzel kokular değil, kötü kokular da bizim için önemlidir. Kaçınmamız gereken şeyleri hatırlatır.
Benim için özel kokular iğde çiçeği, tütün, turunç… Tütün kokusu, tütün tarlalarında halalarım sıcağın altında kan ter içinde çalışırken tozlar arasında oynadığım çocukluğumu anımsatır. Turunçsa yol kenarında dizili ağaçlardan yayılan Akdeniz ferahlığıyla ilk gençliğimi. İğde çiçeğiyse bir rivayet: Derler ki iğde çiçek açtığında ağaçların altında bir erkek bir kıza aşkını söylerse, kız asla hayır diyemez ve aşık olurmuş. Ne kötü, hiç deneme fırsatım olmadı. İğde olduğunda kız olmadı, kız olduğunda iğde…
Ve yapay kokular yani parfümler. Karmaşık, gizemli, baştan çıkarıcı… Yıllarca severek kullandığım parfümün çiğ erik kokusu olduğunu öğrendim geçenlerde bir satıcıdan. En temel gereksinimimiz olan suyun ne rengi vardır ne kokusu. Ve böyle olmalıdır…
Şimdi kitaplara dönelim tekrar… Birincisi Patrik Suskind ’in KOKU adlı romanı. Doğuştan kendi kokusu olmayan, dolayısıyla kimliği de olmayan ve bu eksikliği fark edince parfüm yapım işine yönelen genç bir adam. Sonra işi abartıp genç kızları öldürerek onların doğal kokularından kendine parfüm yapıp bu parfümlerle insanları etkisi altına alıyor. Filmi de var, ama romanı daha detaylı.
Diğeriyse Tom Robbins’in PANCARIN (Parfümün) DANSI (Jitterburg Perfume) adlı kitabı. Çok daha fazla mizah içeriyor. Antik çağın neşe kaynağı haşarı kır tanrısı keçi ayaklı PAN, günümüzde giderek unutulmaya yüz tutmuştur. Unutulmak bir tanrı için ölüm anlamına gelmektedir. Bunun önüne geçecek bir yol aramak için insanların arasına karışmaya karar verir. Fakat o iğrenç teke kokusu buna engel olmaktadır. Ölümsüzlüğü arayan ALOBAR ve KUDRA –iki sevgili- Pan’a yardımcı olmaya karar verirler ve parfüm işine girerler. İcat ettikleri parfüm işe yaramış gibidir ve bu arada ölümsüzlüğün sırrını da keşfetmiş gibilerdir. Ancak formül kaybolur ve günümüzde elde kalan tek şişedeki birkaç damlayla onu yeniden yaratmak için parfüm üstatlarının kıyasıya yarışı başlar. Ve ortalarda bir pancar meyvesi dönüp durmaktadır fakat kimse bunun parfümün temel notası olduğunu fark etmemektedir. Bu arada dünyanın her yerinde garip olaylar olmaktadır. Bu iki kitap parfüm işine girmek isteyenlere yeterli temel bilgiyi veriyor.
Kokular sinir sistemi üzerindeki yatıştırıcı ya da uyarıcı etkileriyle bazı durumların tedavisinde de kullanılabilmektedir. Aromaterapi: Bitkilerde bulunan uçucu yağlarla yapılan tedavi sistemidir. Uçucu yağlar oda sıcaklığında buharlaştıkları için “eterik yağ” ya da “esans” olarak da adlandırılırlar.( Fitoterapi ve Aromaterapi-Ecz. Nimet Özata-2009-Doğan Kitap ) Kullanım şekilleri: Masaj, kompres, soluma, banyo Uçucu yağlar kullanılırken sabit yağlarla (buğday, fındık, susam, jojoba, üzüm çekirdeği, tatlı badem gibi…) seyreltilirler.
Desmond Morris’in ÇIPLAK ADAM adlı kitabından: “Karanlıkta çok az şeyin konuşulduğu ya da görüldüğü, sessiz ve mahrem anlarda burnumuz eşimizin vücut rayihalarına olağanüstü duyarlı hale gelir. Tepkilerin bazen çok ilkel olması nedeniyle bazen farkına bile varamasak da burnumuzun aldığı rayihalar güçlü bir uyarım yaratır…. Gözümüz ters giden hiçbir şeyi görmediği ve kulağımızın tehdit edici hiçbir şey saptayamadığı daha az zevkli anlarda, burnumuz işlerin yolunda olmadığı yolunda bir uyarı sinyali gönderebilir. Sözgelimi, yanık kokusu aldığımız, ama henüz bir ateş görmediğimiz ya da daha kaynağını bile görmeden önce berbat bir koku karşısında dehşetle soluğumuzu tuttuğumuz zaman böyle olur. İkinci durumda bizi böyle iğrenç bir kokuya maruz bıraktığı için burnumuza gıcık olabiliriz ve yüzümüzü elimizle ya da bir bezle kapatabiliriz ama aslında burnumuza minnettar olmamız gerekir. Zira kimyasal maddelerden ve çürüyen etten gelen pis kokular potansiyel olarak son derece zararlı şeylere karşı uyarılardır.
Burun gücümüzü küçümseyişimizin sebebi işleyişini gittikçe ihmal etmemiz ve aksatmamızdır. Doğal rayihaların yumuşadığı kasaba ve kentlerde yaşıyoruz; sağlıklı doğal vücut kokularımızı bozan ve tiksindirici hale getiren elbiseler giyiyoruz; dünyamızı serptiğimiz koku gidericilerle ve koku örtücülerle dolduruyoruz. Hatta “koklama “ duyusunu bir bakıma kaba ve ilkel buluyoruz, yani en iyisi unutulup geride bırakılması gereken köhne bir beceri gibi görüyoruz. Sadece şarap tadıcılığı ve parfümcülük gibi belli uzmanlık alanlarında modern burnu eğitme ve olağanüstü potansiyelini tam geliştirme yönünde bir çaba var.”
Akvaryumu kuralı 2 gün oluyor armatürü almak kaldı bir tek ancak malum fiyatları biraz pahalı o yüzden size bir sorum olacak.
Resimdeki gibi bitkileri dere kumuna ekiyorum silis kuma ekleme yapmayı düşünmüyorum akvaryum 60x40x40 armatürü 30cm alıp dere kumuna bakan tarafa yanlamasına koysam görüntü çirkin olur mu,siz ne önerirsiniz?
Bir de 30cm armatürün fiyatı 1350 Tl fiyat sizce nasıl.
30cm çubuk armatürü diklemesine koymak istiyorsunuz, doğru anladım sanırım. O garip görünebilir ama onun yerine kıskaçlı masa lambası gibi bir şeyi tek tarafa verirseniz estetik gözükecektir.
Bu tip bir şey bile olabilir. 7ila 10watt arası güç uygun olur, soğuk beyaz olması gerek. Aslında 10bin kelvin soğuk beyaz daha uygun ama hazır bir şeyde bulmanız zor. Bakımı kolay bitkiler olacaksa 6000-7000kelvin soğuk beyazda iş görecektir.
Aydınlatma açısından bitki ışığı emer, diğer tarafta ise açık alan silis kum ışığı yansıtacağı içinde daha aydınlık olur. Yani ışığı tek taraflı vermeniz estetik açısından büyük dengesizlik yaratmıyacaktır. [EDIT]darkaura,2026-02-27 10:36:21[/EDIT]
Betta balığımda böyle beyaz lekeler gördüm beyaz beneği biliyorum beyaz benege benzemiyor sizce ne olabilir?[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274567/260220262005321.jpg[/IMG]
Balığınızda odinium var. Isı farkı fazlalığında olur. Seachem Cuprimine ve tuz (%3) ile 14 gün tedavi gerektirir. Resminizin rengini açmaya çalıştım. Dediğim gibi siz doğru şekilde resimlemelisiniz ki görselden teşhis yapılabilir olsun.
Akvaryum 36 litre bitkileri java fern ve anubias iç filtre mevcut su oturmuş durumda bu tanka ısıtıcı gerektirmeyen hangi balık türünü yada türlerini önerirsiniz.
Ortam oturma odası oda sıcak ama su sıcaklığı sürekli değişiyor sabah ve akşamları ben beyaz benek sorunu çekmeyecegim göz dolduracak eminonunde bulabileceğim türler istiyorum [/QUOTE]
Beyaz benek bir dış parazit. İlaçlı karantina yaparsanız ve suyunuzda bulunmaz ise beyaz benek oluşamaz... [:)] 10 yıldır Eminönü Süs Balıkları satıcılarına gitmediğimden mevcuttaki türleri bilmiyorum.. Ama zamanında çok nadir balıklar bulunuyordu.. Isı farkı yüksek olduğunda çoğu süs balığı özellikle sizin ölçü ve imkanlarınızda çok çok kısıtlı.. Barbus konkinyus 6 adet sizin tanka fazla gelebilir ama en uygun türlerdendir. Diğer Barbuslardan Barbus Titteyada olur. [:)] Eminönü'nde mutlaka vardır.. Eminönü'ne gidebiliyordanız tramvay ile Beşiktaş Merkez Çarşı Pasajı alt kattaki asırlık akvaryumcuyada uğrayın.. Ansiklopedilerde - belgesellerde olmayan balıkları görürsünüz.
18 Saat 22 Dakika önce
1 beğeni
Tanışma başlığından sonra ilk defa konu açıyorum ve anlayamadığım bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. En son lise yıllarında çok amatör akvaryuma sahiptim. Çocuğum olunca ona balıkları öğretmek ve sevdiğim hobiye geri dönmek istedim.
Önce ithal 10mm cam kalınlığına sahip ikinci el 210 lt lik bir akvaryum aldım. Ancak o zaman ki düşüncem; camları ultra clear olmadığı ve camlar 10 mm kalınlığında olduğu için akvaryuma su doldurunca büyüteç etkisi yaptığını sanarak akvaryumu sattım.
Tabi ki akvaryumcularda ultra clear camı görünce de çok hoşuma gitti ve forumda okuduğum kadarıyla herkesin önerdiği ve memnun kaldığı Bursa'daki Emin Camda "Ultra Clear" olarak akvaryum yaptırdım ve teslim aldım. Dün akvaryumu yavaş yavaş hazır hale getirmeye çalıştım. Kumları ve dekorları yerleştirerek suyunu doldurdum ancak "[U]Aynı Byüteç Etkisi[/U]" nin bu camda da olduğunu gördüm.
Yaptırmış olduğum akvaryum bilgileri şu şekildedir: 75x45x40 ölçülerinde 8mm ve ultra clear cam.
Acaba su doldurduktan sonra büyüteç etkisi normal mi ben mi çok amatörüm, cam kalınlığı 8mm olunca bu durumdan kaçış yok mu, üstten bakınca akvaryum çok geniş ancak yanlardan bakınca yakınlaşmış ve dar gözüküyor, akvaryumculardaki camlarda sanki bu olay yokmuş gibi geliyor bana ben mi yanlış değerlendiriyorum ve en son olarak aklıma şu geliyor yaptırdığım cam "[U]Ultra clear[/U]" değil mi ki akvaryumculardaki camların birleşme noktasındaki köşelerde yer alan ve gözüken camlar şeffaf iken benimki yeşil gözüküyor.
Yeni akvaryumumun fotoğrafları ışık olmadığı ve gece olduğu için çok iyi çekemedim. Bu konuda beni aydınlatırsanız ve beni bilgilendirirseniz çok sevinirim.
Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkürler [:)]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936181.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936201.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936211.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936221.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/274111/270220260936231.jpg[/IMG][EDIT]esucsuz,2026-02-27 09:46:53[/EDIT]