Suyun altında sabunla süngerle yıkamıştım ısıtıcıyı balık pisliği var diye 2 hafta bekledikten sonra fişe taktım çalışmıyor ışık yanmıyor Atlantik 100w ısıtıcı neden olabilir sizce nasıl çözerim[EDIT]Arifbagci,2026-01-22 12:49:22[/EDIT]
Bitki Türleri: Nelumbonaceae (Nilüfer), Eichhornia crassipes (Su sümbülü), Pistia stratiotes (Su marulu), Salvinia natans, Lemna minor (Su mercimeği), Ceratopteris cornuta, Hemianthus micranthemoides (Micra), Limnophila sessiflora, Myriophyllum mattogrossense, Moss, Cymbalaria muralis (Nakkaş sarmaşığı), Crassula lycopodioides/muscosa, Commelina communis, Hedera helix, Fallopia baldschuanica (Rus asması) ve yabani otlar
Tankın Yaşı: 10 (on) gün-15 Eylül 2020
Filtrasyon ve Işıklandırma: Filtre, ısıtıcı, aydınlatma yok. Tank açık balkonda.
Tasarım ve Dekorasyon: Zeminde dişli dere kumu mevcut. Yine zeminde kuru çınar ve meşe yaprakları kullandım. Karasal alan ve saksılarda toprak, dere kumu, lav taşı, orkide harcı ve kurutulmuş kara yosunları kullanıldı.
Uzun zamandır hayal ettiğim, heves ettiğim, planladığım ama bazı engeller nedeniyle ertelemek zorunda kaldığım kurulumumu sonunda tamamladım[:3]
Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın tarifi zor hazzını yaşıyorum çok şükür[:3]
Medakalar inanılmaz balıklar! Bakımlarının kolaylık seviyesi, akvaristlerin hayal edebileceklerinin çok üstünde. Isıtıcı, filtre, büyük hacim, seyrek nüfus, düzenli su değişimi ve bakım istemezler.
İnanılır gibi değil, değil mi?
Az sayıda balık-geniş alanda bakıldığında inanılmaz ürkek, sürekli korku/tedirginlik içinde yaşayan medakalar, kalabalık oldukları sürece çok daha sakin ve huzurlu oluyorlar.
Bahar ve yaz boyunca bol bol yumurtluyorlar, kış döneminde ise yumurtlama duruyor, metabolizmaları yavaşlıyor. Böylece soğuktan etkilenmiyor, buzun altında dahi hayatlarını sürdürüyorlar.
Beslenme gereksinimleri çok düşük, haliyle tankı da neredeyse hiç kirletmiyorlar.
Çok güzel ve çeşitlenmeye çok açık renkleriyle, seyir zevki de yüksek bir tür.
Bu canlıların keyfini en üst noktaya çeken ise işte böyle minik pondlar, havuzlar[:3]
Uzakdoğuda bu tarz, büyüklü-küçüklü kurulumlar çok yaygın. Ben de internetten, tabiri caizse "ciğerci kedisi gibi" takip edip duruyordum. Tabii ki iklim şartlarımız ve türlere erişme zorlukları nedeniyle bitki tercihlerim onlara göre farklılıklar gösteriyor.
Özellikle karasal alanda, bana çok estetik gelen ve soğuğa da dayanıklı olan yabani bitkileri kullanmayı tercih ettim. Zamanla eklemeler yapılabilir ama şimdilik kurulumumun son durumu bu şekilde.
Okudum zaten.. Size itiraz ettiğim nokta ; https://tropica.com/en/plants/plantdetails/4432/4432 linkindeki bitkiyi , "Nymphaea stellata" yani "Cüce nilüfer" olarak adlandırmış olmanız..
Hiç kalkışmadığım fakat forumda güzel örneklerini sergileyen arkadaşlarıma özendiğim bir biyotop tankı kurmaya heves ettim geçenlerde.
Önce haritadan yurdumuzda şöyle ılıman güney yörelerinden erişimi kolay bir akarsu, bir göl bakınayım dedim. İnternet kaynakları ya yetersiz ya da canlılar pek bulunası değildi. Köyceğiz gölü- Dalyan'ı gözüme kestirmiştim ki, tuzlu su olduğunu görünce çark ettim.
O zaman yurtdışına gözümü çevirdim. Zaten cüce kerevit besliyorum, öyleyse zahmetsizce Meksika'dan bir yer bulurum herhalde dedim. Dünyanın en yüksek göllerinden olan Titicaca gölüne bakınırken oradaki tek endemik canlının soyu tükenmekte olan bir killifish olduğunu görerek vazgeçtim. Güneydeki chiapas eyaletinde Lacandon cangılındaki sulak alanları bir süre inceledim. Fakat buralar da meşhur bir uyuşturucu karteliyle EZLN-Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu arasında parsellenmiş durumdaydı.
Mecburen gözümü Amazon havzasına çevirdim. Zaten son zamanlarda bu bölgeyle ilgili çok sayıda biyotop çalışması var. Bölgenin tarihçesi ve Amazonun kolları arasındaki geçişler eskiden beridir ilgimi çekiyordu zaten. Peru dağlarından doğan Amazon birçok akarsuyla birleşerek güçleniyordu. Kuzeyden gelen Rio Negro bu önemli kollardan biriydi. Rio Negro bir yandan Amazon'a bağlanırken bir yandan da kuzeyde Venezuella topraklarından Atlas okyanusuna dökülen Orinoco nehriyle birleşiyordu. Bu su yolu tarihsel bir hikaye nedeniyle her zaman ilgimi çekmişti. Hikayeye daha sonra geleceğim umarım.
Neyse işte, bu geçişkenliği gözlerimle görmek için uydu haritasından takip etmeye karar verdim. Rio Negro'nun Amazon'la buluştuğu noktadan itibaren milim milim haritadan yukarı çıktım. Kuzeybatıya giderken yönüm kuzeye çevrildi, bir de baktım doğuya gidiyorum. Sonra tekrar kuzeye giderek sonunda Brezilya topraklarından çıkmayı başardım. Rio Negro uzunca bir süre Kolombiya-Venezuella arasındaki sınırı oluşturarak akmaya devam etti. Bu arada sürekli yön değiştiriyordu. Bir ara Kolombiya içlerinde güneye doğru epey yol katettim. Batıya da gittiğim oldu. Bir noktadan sonra ise Rio Chamasiqueni adıyla devam etti. Sonra hoop! Kolombiya içlerinde ormanlık alanda ortadan kayboldu. Daha doğrusu ben kaybolmuş oldum.
Fakat yılmadım, bu kez Orinoco Nehri deltasından yola çıkıp yolu tersten izleyip Rio Casiquare aracılığıyla Rio Negro'ya ulaşmayı başardım. Niye bu kadar uğraştığımın hikayesini sonra anlatıcam umarım.
Suyun yolculuğu doğada da, insan vücudunda da benzer şekilde gerçekleşiyor. Bir dokuyu besleyen birden fazla damar yolu olabiliyor. Ya da yapay olarak açılabiliyor.
....... Altın ve gümüşten binalar bulmayı bekledikleri Omagua'da derme çatma sazdan kulübeler ve saldırgan, yoksul yerliler bulduklarında isyan duyguları iyice kabarmıştı. Orada yağmur mevsiminin bitimini beklemek için kamp kurdular. Kampta 1561 yılının ilk günü beklenen isyan başladı. Ursua kulübesinde öldürüldü. İlerleyen saatlerde onun sadık yardımcılarının çoğu da ölmüş bulunuyordu. İsyancılar "Yaşasın Kral! Zorbaya ölüm!" diye bağırarak Aristokrat Fernando de Guzman'ı yeni vali olarak seçtiler. Görgü tanıklarının ifadesiyle Guzman aslında kukla yöneticiydi, isyanı esas Aguirre tezgâhlamıştı. Bu yüzden terfi etti ve maestro de campo(ordu komutanı) ünvanını aldı.
Bir süre sonra Guzman isyanı haklı göstermek, Ursua'yı suçlamak ve El Dorado keşif yolculuğunun süreceğini krala bildirmek için bir belge hazırlattı. Aguirre belgeyi alaycı bir şekilde "Despot Aguirre" şeklinde imzaladı ve yoldaşlarına bu belgenin bir işe yaramayacağını söyledi. "Hepiniz artık yasa dışısınız" dedi. Kral, bir isyan başlattıkları için onları asla affetmeyecekti. Ve “Ey ahmaklar sürüsü!” dedi, “ El Dorado diye bir şey yok ve zaten hiçbir zaman da olmamıştı. Daha doğrusu, El Dorado geride bıraktığımız, altın ve gümüşten zengin, ekmek, şarap ve kadınların bol olduğu ülkedir, yani Peru’dur.” Bu terkedilmiş, yabanıl topraklarda krala sızlanıp durmaktansa Peru’yu ele geçirerek zaten geri dönülmez bir biçimde başlattıkları isyanı tamamlamaları ve bağımsızlıklarını ilan etmeleri gerektiğini söyledi. Adamların çoğunu yavaş yavaş ikna etmeyi başardı. 23 Mart’ta kukla yönetici Guzman Peru prensi ilan edildi ve Felipe’nin yetkilerini tanımayacaklarını ilan eden yeni bir belge düzenlendi.
Bu arada Aguirre keşif seferini fiilen yönetmeye devam ediyordu. Artık Amazon havzasına değil kuzeye doğru yönelmişlerdi. Atlas okyanusuna kestirme bir yol arayışıyla şans eseri bir keşifle Amazon’un bir kolu olan Rio Negro’dan Casiquiari nehri yoluyla Orinoco nehri havzasına girdiler. Bu arada “devrim kendi evlatlarını yer” sözü daha söylenmemişti gerçi ama görüş ayrılıklarından dolayı önce Guzman ve adamları, muhtemelen adamların disiplinini bozduğu için Dona İnez ve çok sayıda asker yol boyunca öldürüldü. Bazı açılardan bunun bir sınıfsal bir nitelik taşıdığı iddia edilebilir. Bir tarihçiye göre : “Aguirre, centilmen soylu kişilerin artık kendisiyle birlikte olamayacaklarına karar verdi ve bu tanıma uyan herkesi katlettirdi, yanına yalnızca sıradan askerleri aldı, kadın ve hastaları geride bıraktı.
Aguirre keşfettikleri su yoluyla Venezuella kıyılarına ulaştı ve burada karşısına çıkan Margarita adasını işgal etti. Yöneticilerini öldürttü ve 40 gün boyunca burada kaldı. Sonra Panama üzerinden Peru’ya dönmeyi planlamışken karar değiştirip Venezuella’daki Valencia şehrini ele geçirdi. Buradan Felipe’ye bir mektup gönderdi. Valencia’dan Barquisimeto’ya yöneldi. Af söylentilerinin çekiciliğine kapılan adamları yavaş yavaş dağılmaya başladılar. Sonunda yerel İspanyol birlikleri tarafından kuşatıldı. Kala kala yanında bir tek sadık adamı kaldı. İddiaya göre yakalanmadan önce düşmanın eline geçmemesi için kendi öz kızını öldürdü. Sağ olarak yakalandı ve mahkemeye çıkarılmadan yakalandığı yerde apar topar kurşuna dizildi. Kurşuna dizenlerin arasında olaylardaki paylarının açığa çıkmasından korkan kendi adamlarının da olduğu söylenir.
Yaptığı başkaldırının Amerika'nın ilk bağımsızlık hareketi, İspanya kralına gönderdiği mektubun da ilk bağımsızlık bildirgesi olduğunu iddia edenler de var. Tabi kralın büyük olasılıkla okumamış olduğu bir mektup. Nedense birçok gerçeği ortaya koyan bu mektubu bazıları onun deliliğinin kesin kanıtı olarak kabul ettiler.
Şimdi bu çarpıcı ve tarihsel açıdan önemli mektubu da yayınlayarak sözlerime son vereyim.
Bugün evimi klima kaynaklı olarak su bastı. Akvaryum dolabımın da alt ayakları suya maruz kaldığı için şişti. Bu dolabın ayaklarının tamiri gerekecek. Akvaryum 200 litre (camla beraber 250kilogram) ve bunu indirmek gerekecek. 200 litre suyu tahliye etmek ve ardından tekrar doldurmam gerekecek. Bu noktada dikkat etmem gerekenler var mıdır? Sonuçta %100'lük su değişimi yapmış olacağım.
Herkese merhaba, Aranıza yeni katıldım. İkinci el bir akvaryum aldım daha alalı 1 ay olmuş (söylediklerine göre) taşınma sebepliymiş tam set hazır aldım. 60*40*26 ölçülerinde ultra Clear camlı, kendimce tasarım yapmaya çalıştım, içine rotala çeşitleri, anubia, elodea, monte carlo, dragon stone, driftwood, yati kökü, 0 numara kum ve siyah kum kullandım. Şelale motoru, ledim ve ısıtıcım variçinde grlmişti. CO2 sistemi kendim kurdum. ilk hafta boş geçirdim sonraki hafta biraz bitki eklemesi yaptım, 3. hafta mosslarımı ve bucephalandra deep blue, rotala bonsai ve rotala macandra ve rotala wallichii ekledim. yavaş yavaş salyangoz, rasbora galaxy, cardinal tetra ve cüce vatoz eklemeyi düşünüyorum. Forumda hobici arkadaşlar eğer ellerinde bu balıklardan paylaşmak isterse almak isterim. Akvaryumbitkicimden almıştım bitkileri ama bu siteyi görünce buradan alsaymışım keşke dedim :) Ankara Etimesgut'ta ikamet ediyorum. yakın yerlere yada merkezi yerlere yolum düştükçe oralardan alışveriş yapma imkanım olabilir. İlk kez bu hobiyle ilgilendiğim için bitkilerim ve canlılarım konusunda tavsiyelerinize açığım. Bitki ve canlılarım çoğalırlarsa paylaşmaya açık olacağım. Yem, otomatik yemleyici vb. Eksikliklerim var. Filtrede sünger ve elyaf var altına seramik biyodiltre eklemeyi düşünüyorum. Dediğim gibi tavsiyelere açığım işk kurulumda sabırla gitrmek istiyorum acelem yok balıklar ölmesin istiyorum. Bunaralar en büyük yardımcım gemini, herşeyi tasarlatıyorum ama gerçek kullanıcı tecrübelerini geçemez tabiki. Herkese iyi hobiler. Bazı resimlerim, hergğn çekmeye çalışıyorum. Şimdilik beni en zorlayan kısım bitki dikimi, dikiyourm uçuyor havaya, çok zorluyorlar ekipmanım yolda temudan aldım şimdilik cımbızla yapmaya çalışıyorum ama anlamadım bu kadar zor mu, ekipmansız oldupu için mi zor zamanla göreceğiz. [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/273627/220120261105131.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/273627/220120261105461.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/273627/220120261106291.jpg[/IMG][EDIT]iori86,2026-01-22 11:12:42[/EDIT]
Balık ta olacağı için standart karideslerden besleyebilirsin, mavi kadife, kiraz, sarı ateş vb falan. Crs tipi karidesler nitrata tahammül edemeyeceği için (daha evvel beslemiştim denize geçmeden önce) çok çabuk ölüyorlar. İmkanın olur da ayrı bir 20-30lt bi akvaryum bulursan ista'nın ph 5.5 toprağı var çok güzel, crs ler çok hızlı çoğalıyor. Biraz moss ve pipo filtre ile gayet güzel yaşıyorlar.
Merhabar arkadaşlar herkese iyi hobiler. Aranıza yeni katıldım. Uzun zamandır kaçak olarak forumlarda dolaşıyordum ama üye olmak bugüne kısmetmiş. Günlerce yaptığım incelemeler araştırmalar sonucunda 80*40*35 bir akvaryum yaptırdım teslim alma aşamasındayım ve bakımı zor olmayacan co2 istemeyen bitkili low tech bir akvaryum kurmak arefesindeyim. 1 adet 100w ısıtıcı, sunsun 603b dış filtre ve akvaryum led armatür almayı düşünüyorum. Bir internet sitesinde gördüğüm şu bitki paketini almak istiyorum akvaryumun arka tarafına ekmeyi planlıyorum sizce uygun mudur? [IMG]null[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/273541/200120261024281.jpg[/IMG]
Balık olarak da 1 çift Kakadu, 10 adet neon tetra, 4 adet corydoras ve 1 adet cüce vatoz düşünüyorum. Eğer bu balıklar kuruluma uygunsa kakadular için hindistan cevizinden 2 adet mağara da eklemeyi düşünüyorum. 1-2 dekor ile birlikte. suyun ph seviyesini ayarlamak için veya düzenlemek için gerektiği takdirde catappa yaprağı ve kozalak koymayı düşünüyorum. Kum olarak ise silis kum yeterli olur mu?
Değerli bilgileriniz benim için çok önemli. Şimdiden teşekkür ederim.
[QUOTE=capodicapii]1 Çift kakadu ve 8-10 tetra sürüsü yeterli. Yeni bir bitkili tanka vatoz ve cory eklemeyin. Vatoz yeni ekilmiş bitkileri rahatlıkla yerinden kaldırır , coryler de bölge tutan kakaduları strese sokar. Eşleşme durumunda yavruları ve/veya dişiyi ayırma gibi bir zorunluluğunuz yok siz üretici değilsiniz. Rahat ve huzurlu bir ortamda kakadu çifti yavrularını gezdirir. Bunun için dizaynda kök ve yapraklardan oluşan yerler hazırlamanız yeterli. Genelde hindistan cevizi kabuğu koyarlar ama görsel zevki bozan bi nesne olduğu için tavsiye etmem.
Tetra sürüsüne gelince , kırmızı burun, sarpae, imparator, cardinal tetra sürülerini asla tavsiye etmem, kakaduyu eş tuttuğunda yumurta dizdiğinde tahrik ederler. Daha soft sürü balıkları olarak simulans, rasbora türlerine bakın.
İlla corydoras olacaksa, 5-6 adet pigme cory olabilir. Seyir zevki yüksek ve apistoların keyfini kaçırmayan türlerdir. [/QUOTE]
Yanıtınız için teşekkür ederim. Bitkileri ekip 2-3 hafta boş çalıştıktan sonra Cam temizliği vs için l144 ve zemine bir çift katil salyangoz uygun olur mu sizce?
Ek: simulans, rasbora alcak olursam yine 8-10 tane mi alayım?[EDIT]hayalet002,2026-01-22 12:46:24[/EDIT]
Co2 gerektirmeyen bitki kurulumu için şu bitkiler nasıl olur?
Öncelikler selamlar herkese iyi sağlıklı hobiler dilerim. Birçok kez akvaryum kurulumu yapıp bir süre sonra(1sene kadar) sıkılıp hobiye veda ediyordum. 1 yaşındaki cimcime kızımı misafirlikte akvaryumdan ayıramayınca tekrar bir kurulum yapma kararı aldım. Elimde akvaryum , ısıtıcı , sump motoru vardı. Öyleyse hadi başlayalım..
[B]Ölçüler:[/B] 40 x 48(Sump dahil) x 46cm(Kapak dahil) Boyu TL 450 Tank
[B]Canlı Türleri:[/B] Şimdilik Sarı Ateş Neon Karides 2 adet / Yakında 8 x Sarı Ateş Neon Karides 5 x Albino Çöpçü - 2 x Full Red Lepistes - Belki Neon türleri [B]Bitki Türleri:[/B] Myriophyllum Sp Roraima , Eleocharis Vivipara Hairgrass , Limnophila Sessiliflora , Micranthemum Monte Carlo , Cabomba Aquatica , Marimo Moss [B]Tankın Yaşı:[/B] 2 hafta (07.01.2026) [B]Filtrasyon:[/B] Boyu TL450 Tank Sump Sistemi(1.göz gözenekli sünger,2.göz elyaf + seramik halka + elyaf , 3.göz aquaclay + ısıtıcı , 4.göz sobo wp3200 300l/h sump motoru) [B]Işıklandırma:[/B] Şimdilik Phillips E27 Duy 13w 1541lumen ampül :) İlerisi için armatür veya dıy powerled [B]Tasarım ve Dekorasyon:[/B] Taban 10kg yaklaşık 13litre Aquamins California Black Sand 3.5mm / Önden arkaya 5cmden 8cme kadar kum yüksekliği - Kum üstü su seviyem 35cm [B]Isıtıcı:[B] Smart 100watt
[B]Takviyeler : [/B] CrystalPro Aqua Conditioner ( Su değişimlerinde ) CrystalPro Aqua Clear ( İlk kurulumda ve bazen berraklık az gelirse ) CrystalPro Flora Carbon ( Hergün Işıkla birlikte 0,5-1ml)
[B]Henüz Kullanılmayanlar[/B] CrystalPro Flora Multi Npk Macro Elements Crystalpro Flora Multi Minerals CrystalPro Flora Multi Trace CrystalPro Spotex Akvaryum
[B]1.Hafta:[/B] Bitki Ekimi ve İlk canlılar 2xSarıAteşKarides [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/99612/220120260957311.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/99612/220120260957321.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/99612/220120260957281.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/99612/220120260957291.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/99612/220120260957301.jpg[/IMG]
[B]2.Hafta:[/B] Hairgrass ları beğenmeyip söktüm.Bitkiler su üstüne çıkmaya başlayınca budama yapıldı. Görseller yakında eklenecek.
Merhabalar elimde şuan hali hazırda ortalama 70 LT lik bir tank var içindeki bitkileri komple çıkardım ve bir co2 set aldım.Sizce hangi bitkileri önerirsiniz açıkçası biraz dutch stiller bu sıralar gözüme güzel geliyor ama çok abartı bir bitkiyle doldurmak istemiyorum arka kısımlar ve orta kısımları bitkiyle doldurup ön kısımları monte carlo gibi bir bitkiyle kaplamak istiyorum fakat kumum şu şekilde ortalama 7cm kalınlığında altta lav kırığım var ve onun üstünede 5 cm kadar aquamins california 1.5mm bitki kumu var şuanlık aktif toprak alıcak bir bütçem yok bu kumda yetiştirebileceğim bitkiler nelerdir sizce yada zemin bitkisi olabilirmi? Ayrıyetende elimde kadir yılmaz yapımı powerled var
[QUOTE=bora881]Merhabalar elimde şuan hali hazırda ortalama 70 LT lik bir tank var içindeki bitkileri komple çıkardım ve bir co2 set aldım.Sizce hangi bitkileri önerirsiniz açıkçası biraz dutch stiller bu sıralar gözüme güzel geliyor ama çok abartı bir bitkiyle doldurmak istemiyorum arka kısımlar ve orta kısımları bitkiyle doldurup ön kısımları monte carlo gibi bir bitkiyle kaplamak istiyorum fakat kumum şu şekilde ortalama 7cm kalınlığında altta lav kırığım var ve onun üstünede 5 cm kadar aquamins california 1.5mm bitki kumu var şuanlık aktif toprak alıcak bir bütçem yok bu kumda yetiştirebileceğim bitkiler nelerdir sizce yada zemin bitkisi olabilirmi? Ayrıyetende elimde kadir yılmaz yapımı powerled var[/QUOTE]
Zeminde bakımı kolay, düşük ışık ve CO2 ihtiyacı olan Marsilea Hirsuta veya Eleocharis Acicularis bitkisini tavsiye ederim. Biraz dutch stil havası katmak için gül bitkisi (Ludwiga Repens) yeşil bitkilerin arasında çok güzel bir kontrast yapacaktır. Bunu arka planda kullanabilirsin. Yine bu bitkinin etrafında arka ve orta planda Indica veya Rotundifilia gibi Rotala türleri oldukça hoş duracaktır. Özellikle iyi bir CO2 ve ışık desteğiyle bu iki bitki de yer yer kızarır, portakal rengine dönüşür yeşilli kırmızılı alacalı bir renk alır. Bunun haricinde Limnophila Sessiliflora orta ve arka planda hızla ve kolayca büyüyen bir bitkidir, bunda yeşil renk yoğunluğu bir miktar daha fazladır. İlk ekimden sonra 1 ay ya da biraz daha fazla süreyle adaptasyon süreci yaşanır, haftalık %20-25 su değişimleriyle beraber bu süreçten sonrasını sıvı makro ve mikro gübreler kullanarak ve hatta zemindeki köklü bitkiler için kapsül gübre (root tabs) kullanarak devam edebilirsin. Şimdiden kolay gelsin, keyifli hobiler dilerim.[EDIT]Orhan76,2026-01-22 09:23:50[/EDIT]
Tam anlamıyla net bir görsel çekememekle beraber, flowerhornumun sağ yüzgecinde beyaz bir mat nokta mevcut. Bu ne olabilir? Mantar mıdır? Videoda sanıyorum belli oluyor.
Dün 12:48