Bitkili tanklarda led aydınlatma üzerine uzundur çalışmaktayım ve oldukça da başarılı sonuçlar alıyorum. Bu yazıda bu konudaki tecrübelerimi ve araştırmalarım sonucu oluşan bilgi birikimini aktaracam. Amacım diğer hobici arkadaşlarında bu verimli aydınlatmadan faydalanması ve bu konudaki tecrübeyi daha ileri noktalara taşımaları.
İlk ve en önemli cevap tabiyki enerji tasarrufu. Bir led kurulum muadili floresanlı sisteme nazaran yarı yarıya daha az enerji harcıyor. Akvaryumunuza gereken led gücü hesaplarken de bunu kullanabilirsiniz. Tankınızın ihtiyacı olan floresan miktarını hesaplayıp, led için yarısını alabilirsiniz.
İkinci avantaj ise uzun ömür. Gene para tasarrufu sağlayan bir durum. Ortalama bir T5 floresanı 1 sene sonunda değiştirmek zorundasınız. Yoksa renk tayfı kayar ve yosun yapmaya başlar. Özellikle pahalı bitki floresanların her sene değişim yapmak ciddi bir masrafa neden olmakda. Şu anki fiyatlardan hesapladığımızda sadece 3-4 senelik floresan değişiminin maliyeti led sistemin kurulum maliyetine denk gelmektedir. Öte yandan ortalama bir led lambanın ömrü 50bin saat ile 100bin saat arasında değişir. Buda günde 8 saat kullanımla 10larca yıl, hatta 30yıla varan bir ömür demektir. Tabi iyi soğutulması şartıyla. En güzeliyse ledin tayfı uzun ömrü sürecince kaymaz. Ömrünü tamamladığında bile tayfı aynı kalır sadece ışık çıkış gücü düşmeye başlar.
Başka bir önemli avantajıysa fazla ısınmaması. Ledde her elektrikli alet gibi ısınmaktadır ama floresanla karşılaştırıldığında çevreye saçtığı ısı çok daha azdır. Bu özellikle sıcaklığın problem olduğu yaz ayları için ciddi bir avantajdır. Basit bir fan soğutmayla bitkiye yazında devam etmek mümkün olabilir.
Son avantaj olarak derin su penetrasyonundan bahsedebiliriz. Derin tankda zemin bitkisi olmaz derler. Ama aslında bu su ışığı bloke ettiği için değildir. Klasik floresan aydınlatma ışığını 360 derece yayar. Işığın çoğunun kullanılamayacağı yönlere 360 derece saçılması bir yana, bu geniş açı ışığın mesafe ile hızla dağılmasına neden olur. Basit hesapla derinliği 2 kat artırırsanız, zemine ulaşacak ışık 4de 1in altına düşer. Bu yüzden derin tanklarda zemin bitkileri zordur. Leddeyse durum farklıdır. Standart power ledlerden ışık 120 derece açıyla çıkar. Belli bir yöne odaklandıklarından çok daha az dağılırlar. Eğer tank çok derinse ucuz plastik lensler takılarak ışık 5 dereceye kadarda odaklanabilir. Kısaca bir projektör kullanır gibi ışığı zemine çok az kayıpla indirmek mümkündür, 60-70cm derinlikde cuba yetiştirmek imkan dışı değil.
[b]Gelelim diğer soruya, bunca avantajına rağmen bitkili tanklarda led kullanımı neden yaygın değil?[/b]
İlk neden tabiyki maliyet. Ucuz şerit ledler bitkide hiçbir işe yaramaz. Bitki yetiştirmeye uygun power ledlerde yakın zamana kadar çok pahalıydılar. Ama artık daha makul fiyatlardan led armatür hazırlamak mümkün.
İkinci ve en önemli nedense ledlerin dar renk spektrumu ki, şimdiye kadarki tüm araştırmalarım ve bu yazının amacı da bu sorunu aşıp ledle verimli fotosentez elde etmek üzerine. Dar renk spektrumu neden sorun olmakta. Fotosentez kullandığımız güneş panelleri kadar basit bir hadise değil çünkü. Bitki her renk ışığı aynı verimlilikte kullanamıyor. İş su altı bitkilerine geldiğinde bitkinin kullandığı renkler dışında kuvvetli bir ışık, mutlak şekilde yosunları besliyor.
Dar spektrumun kaynağını anlamak için önce ledin ne olduğuna bakmak gerek. Led aslında bilgisayarlarımızdaki mikro işlemciler gibi bir yarı iletken malzemedir. Zaten isminin açılımı ne olduğunu söylüyor. Light Emiting Diode, yani ışık yayan diyot. Teknik detayına çok girmeden, yarı iletken doğasının sonucu olarak bir led sadece tek ve dar bir renk alanında ışık saçar. Peki bu durumda birden fazla rengin karışımı olan beyaz renkli led nasıl mümkün oluyor. Farklı renklerde ışıyan led katmanları fosfor ile desteklenerek beyaz renk elde ediliyor. Bizim sorunumuzda burda başlıyor. Beyaz olsa bile hala dar bir renk spektrumunda oluyor ve en önemlisi bu renk dağılımı bitkinin fotosentez ihtiyacına göre değil, insan gözünün en verimli göreceği tayfda hazırlanıyor. Bitkilerin tersine insan gözüde en iyi yeşil ve sarı renklerde, fotosenteze katkısı en zayıf olan renklerde görür. Bu yüzden sadece beyaz led kullanmak yosuna davetiye çıkarır, fotosentezde tam verim vermez.
Beyaz ledlerin renk dağılımlarına genel olarak bakarsak bolca mavi ve yeşil içerdiklerini ama çok az kırmızı olduğunu görürüz. (Diğerlerinden farklı olarak sıcak beyaz bolca sarı ihtiva eder.)
Bizim için önemli olan bitkinin hangi renklerde fotosentez yaptığı.
Bu grafikde bitkinin farklı renklerdeki ışıklara göre fotosentez performası görülmekde. Bitkinin fotosentezde sarı ve yeşil rengi neredeyse hiç kullanmadığını görüyoruz. Fotosentezde en etkili olan bölge kırmızı ve mavi alan. Bitkinin yeşil olmasıda aynı nedenden. Mavi ve kırmızıyı emip kullanırken, kullanmadığı yeşil ışığı geri yansıtıyor.
Nasıl bir led kullanacağımıza karar vermek için iki grafiği üst üste koyalım:
Grafikte görüldüğü üzere beyaz ledlerin bitkilerin az kullandığı yeşil ve sarı bölgede kuvvetli ışımaları var. Bu grafiğe göre nispeten en iyi sonucu veren 6000k soğuk beyaz led. Ama sorun sadece yeşil ve sarının fazlalığı değil. Aynı zamanda kırmızı eksik. Bu eksiklik yüzünden bazı bitkiler led ışığına olumlu cevap vermezler. Bu durum bitkiden bitkiye değişir. Her bitki türü farklı ışıkları tercih ettiğinden bazı türlerde bu eksiklik sorun olmamaktadır. Ama fazla sarı ile yeşil genede yosun yapacaktır.
Şimdi beyaz ledleri yeşil ve sarı renklerde bu kadar gereksiz ışıkları varken neden kullanacaz. Düz mantıkdan giderek sadece en çok kullanılan dalga boylarında mavi ve kırmızı ledler takabiliriz. Ne yazıkki fotosentez bu kadar basit değil. Kırmızı ve mavide en çok fotosentezin gerçekleşmesi klorofil a ve klorofil b pigmentlerinin bu ışıkları soğurmasından. Ama fotosentezde tek rol oynayan pigment klorofil değil. Karatenoid gibi fotosentezde işlevi bulunan ve bu işlev için farklı dalga boylarında ışıklar kullanan daha pek çok pigment mevcut. Klorofil ışık enerjisiyle sudan elektron kopardıktan sonra, bu elektron net enerjiye dönüştürülene kadar pek çok pigment ve ets (elektron taşıma sistemi) proteini tarafından sırayla taşınmakta. Bu taşıma işlemi sırasındada pek çok farklı dalga boyunda ışıklar kullanılmakta. İşte bu yüzden diğer renklerde ışıklarada ihtiyacımız var. Net enerjiye katkıları az olsada bazı kritik renkler sağlanmadığında ets zinciri kırılmakda ve verimlilik ciddi biçimde düşmekde. Bu olay emerson etkisi olarak adlandırılmaktadır.
1950lerle fotosentez üzerine çalışmalarda bulunan Robert Emerson’un deneylerinde ortaya koyduğu üzere, fotosenteze katkısı zayıf olan dalga boylarında ışıklar, katkısı yüksek ışıklarla beraber kullanıldığında verimliliği ciddi biçimde artırmaktadır. Kısaca 4+1=5 değil, 8 etmektedir. Bu sebeplerden izleyeceğimiz strateji soğuk beyaz ledi, fotosentezin kuvvetli gerçekleştiği noktalarda kırmızı ve mavi ledlerle desteklemek olacak.
[B]Güncelleme (29.08.2016): [/B] Yukarı yeni akvaryumun videsunu ekledim. Led sayılarında son tecrübe ile bir iki değişiklik yaptım.
Oncelikle renk dagilimi icin tavsiyem: %20-25 660nm deep red, %10 royalblue mavi, %5 420-430nm uv mor, %60 biraz üzerinde 6000-7000 kelvin soguk beyaz. Eger led sayiniz fazlaysa, homojen renk dagilimi yapabilcekseniz 30-40 tanede birer adet 630nm normal kirmizi ve 530nm yesil konabilir. 630 kirmizi fotosentezde renk cesitliligini artirmak icin. Olmazsa olmaz degil, fazlası tanka suluboya tadında bir pembelik verir. Yeşilin fotosenteze hicbir katkisi yok, amac yesil bitkileri daha parlak gosterip tankin canliligini artirmasi. Sakin 20ledde 1 tane kullanmayin cok baskin gelir, kotu gozukur, bir noktaya odaklanirsa orda yosun yapabilir. Önceden emerson etkisi için 730nm infra red de tavsiye ediyordum ama son tecrübelerle gerek olmadığını, aksine su ortamında garip yosunlara neden olabildiğini gördük.
Guc noktasi cok onemli. Genelde en cok yapilan hata ac gozlulukle olabildigince guclu aydinlatma kurmak. Bunu yaptiginizda genelde sonucu biolojik dengesizlik oluyor. Led isigi gercekden cok, cok etkili. Fazla verdiginizde isikla supercharge olan bitkiler fotosentez patlamasi yapip, hizla sudaki herseyi tuketiyor. Sadece npk degil, kalsiyum, magnezyum gibi suyla gelen mineralleride hizla tuketiyorlar. Basta cilgin oksijen cikisi goruyorsunuz ama sonrasinda sudaki mineraller tukeniyor, gelisim duruyor, asiri yosunlanma basliyor. Bu sekilde surdurulebilir gelisim icin 1-2 gunde bir su degisimi yapmaniz gerekirki denge bozulmadan devam etsin. Bu sebeble iyi tasarlanmis yuksek destekli tankda litrede 0.3w yi gecmemenizi onerecem. Tank cok derinse 0.4w ye yaklasilabilir. Dusuk destekli tanklarda ise 0,1-0,15w uygundur. Ayrica isigi kuvvetli verdiginizde, hizli gelisen bitkiler bir o kadarda metabolik atik olusturuyorlar. Yuksek gelisim hizinda dengesizlik olmamasi icin bunu karsilayabilcek saglam bir filtrasyonunuzun, biolojik donusum yapabilcek iyi bir tabaninizin olmasi gerek.[EDIT]darkaura,2017-04-19 13:13:33[/EDIT]
Arkadaslar merhaba. Bir konuda size danışmak istiyorum. Soz konusu filtrem elektrik gidip geldiginde tekrar kendi kendine calismiyor. Daha dogrusu su pompalamiyor. Elektrikler tekrar gelince haril hurul motor calisiyor, bilye sesi gurultulu sekilde duyuluyor fakat su basmiyor.Benim yeniden hava pompasini yukari cikarip su ekleyerek pompalamam gerekiyor. Pompa bayagi bir sert iceriden cekic vb ile ittirerek yukari cikarmam gerekiyor. Ayni filtreyi kullanan arkadaslarda da ayni sorun var mi. Bazen bir iki gun evde olmuyorum. Esim bu durumu duzeltemedigi icin mecburen ben yokken akvaryum filtresiz kaliyor. Yeni bir filtre alacak butcem yok. Sorun neden olabilir nasil cozulur yardimci olursaniz gercekten sevinirim.
Hocam selam, benimde en büyük çekincelerimden biri budur. Filtreniz neden yandı. Kendisi sigortaları attırmadı mı. Evimizde olmadığımızda başımıza böyle bir şey gelmesin diye ne yapabiliriz.
teşekkürler [:)][/QUOTE]
Böyle ucuz markalar yerine kaliteli filtreler tercih edebilirsiniz. Tank büyükse ve bütçeniz buna uygun filtreye yetmiyorsa düşük bir filtre alıp düzenli bakım yapın daha iyi.
Ölçüler:120x35x25 Canlı Türleri: İvanacara Bimaculata, Ember Tetra, Boraras Maculata, Pigme Cory, Nerite Bitki Türleri: Aponogeton Crispus, Echinodorus Red Hadi Pearl Tankın Yaşı: 0 Filtrasyon ve Işıklandırma: Ray Spot Led. Sunsun 603b, Tetra 100w Tasarım ve Dekorasyon: Flame wood, Keita Stone, kurumuş yapraklar.
Görseller kısa süre içerisinde [8)] İlk görseller [:D]
Erkeğin karnı bu şekilde şiş sebebi ne olabilir. Bilgisi ya da tecrübesi olan var mı bu konuda. Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Eğer rahatsızlıksa tedavisini bilen var mı ?
Herkese selamlar 80x40x50h hightech bitkili akvaryum malzemeleri tamamlanmak üzere yakın zamanda kuruluma başlayacağım armatür eksik şuan forumda powerled armatür yapan arkadaş var mı acaba
Merhaba. Yeni yeni bu hobiye giren bir kadın olarak başıma gelen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Yorumu size bırakıyorum. bhaquarium olarak bilinen kişinin paylaşımlarında gördüğüm grup linkine tıklayarak erkek arkadaşımla birlikte gruplarına katıldık. Gruba hiçbir şey yazmadım alım satımları takip ediyordum ihtiyacım olan bir şey çıkar diye. Bir süre sonra bir baktım gruptan hiç tanımadığım bir şahıs beni ve 4 kadını gruptan atmış. Grup sahibine sorduğumda "eşi gizlice çıkarmış" dedi ben de bu nasıl saçmalık ne alaka diyip gruba tekrar katıldım. Bugün bu sefer grubun sahibi beni gecenin köründe gruptan atmış. Erkek arkadaşım gruba yazdı bilmediğimiz bir kural mı var diye sordu ve grup sahibi bu sefer "küfür ediliyor kadınları korumak için grup oturana kadar kadın almayacağız" gibi bir açıklama yaptı gerçeği çarpıtarak. Çünkü yapılan işin saçmalığını kimsenin bilmesini istemedi. Bir kere sen eğer eşine güvenmiyorsan eşin o grupta olmayacak o zaman kardeşim. Ne hakla beni ne gibi bir şeyle itham ediyorsun da nasıl bir zihniyetin var da beni atıyorsun gruptan mesela? Sonrasında yaptıkları açıklama daha da beter. Küfür ediliyor diyeymiş. Hiçbir küfür de yoktu baktım. Ki olsa da ben yetişkin bir insan olarak nerede bulunacağımı kendim seçerim. Ayrıca bu şey gibi bi restoranda bir kadını rahatsız eden erkekler varsa kadını mı atarsın restorandan? Bıktık artık bu zihniyetten her yerde karşımıza çıkan bu muameleden. En ufak bir hobide bile bunlarla mı uğraşacağız. İnanın grupta olup olmamak umrumda değil. Benim sadece haksızlığa ve bu zihniyete tahammülüm yok.
Bu ve benzeri hususlarda bizim forumumuz en başından beri kaliteli ve seviyeli kalmış, davranmışızdır. Kadın üyelerimizden moderatörler seçmişizdir, onların bilgilerinden faydalanmışızdır ve bu böyle olmalıdır da.[:iyi:]
Çok saçma sapan bir güruha denk gelmişsiniz Aybeniz Hanım. Ve maalesef bu tip/tarz insanlar mevcutlar.
Siz bizim forumumuzda zaman geçirin, böylece stresten uzak kalın [:)]
75 litre akvaryumum var bitkili ilk kurulum yaptigimda leopar vatoz eklemistim büyüdü 10 cm oldu bu eleman çok agresif tepkiler verdiği ve kocaman oldugu için ortaligi dagitiyor önerebileceğiniz başka yosun yiyici varmıdır.
25 Nisan 2014 15:22
914 beğeni
sonuçlar alıyorum. Bu yazıda bu konudaki tecrübelerimi ve araştırmalarım sonucu
oluşan bilgi birikimini aktaracam. Amacım diğer hobici arkadaşlarında bu
verimli aydınlatmadan faydalanması ve bu konudaki tecrübeyi daha ileri
noktalara taşımaları.
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/gazoz.jpg[/img]
[VID]https://www.youtube.com/watch?v=x_7u1aNot2w[/VID]
[VID]http://www.youtube.com/watch?v=l1aL9ipzwGk#t=74[/VID]
[VID]https://www.youtube.com/watch?v=TvBv9-z-m20[/VID]
[b]Her şeyden önce neden LED? [/b]
İlk ve en önemli cevap tabiyki enerji tasarrufu. Bir led kurulum muadili floresanlı
sisteme nazaran yarı yarıya daha az enerji harcıyor. Akvaryumunuza gereken led
gücü hesaplarken de bunu kullanabilirsiniz. Tankınızın ihtiyacı olan floresan
miktarını hesaplayıp, led için yarısını alabilirsiniz.
İkinci avantaj ise uzun ömür. Gene para tasarrufu sağlayan bir durum. Ortalama bir T5
floresanı 1 sene sonunda değiştirmek zorundasınız. Yoksa renk tayfı kayar ve
yosun yapmaya başlar. Özellikle pahalı bitki floresanların her sene değişim
yapmak ciddi bir masrafa neden olmakda. Şu anki fiyatlardan hesapladığımızda sadece 3-4 senelik floresan değişiminin maliyeti led sistemin kurulum
maliyetine denk gelmektedir. Öte yandan ortalama bir led lambanın ömrü 50bin
saat ile 100bin saat arasında değişir. Buda günde 8 saat kullanımla 10larca
yıl, hatta 30yıla varan bir ömür demektir. Tabi iyi soğutulması şartıyla. En
güzeliyse ledin tayfı uzun ömrü sürecince kaymaz. Ömrünü tamamladığında bile
tayfı aynı kalır sadece ışık çıkış gücü düşmeye başlar.
Başka bir önemli avantajıysa fazla ısınmaması. Ledde her elektrikli alet gibi ısınmaktadır
ama floresanla karşılaştırıldığında çevreye saçtığı ısı çok daha azdır. Bu
özellikle sıcaklığın problem olduğu yaz ayları için ciddi bir avantajdır. Basit
bir fan soğutmayla bitkiye yazında devam etmek mümkün olabilir.
Son avantaj olarak derin su penetrasyonundan bahsedebiliriz. Derin tankda zemin bitkisi
olmaz derler. Ama aslında bu su ışığı bloke ettiği için değildir. Klasik
floresan aydınlatma ışığını 360 derece yayar. Işığın çoğunun kullanılamayacağı
yönlere 360 derece saçılması bir yana, bu geniş açı ışığın mesafe ile hızla dağılmasına
neden olur. Basit hesapla derinliği 2 kat artırırsanız, zemine ulaşacak ışık
4de 1in altına düşer. Bu yüzden derin tanklarda zemin bitkileri zordur.
Leddeyse durum farklıdır. Standart power ledlerden ışık 120 derece açıyla
çıkar. Belli bir yöne odaklandıklarından çok daha az dağılırlar. Eğer tank çok
derinse ucuz plastik lensler takılarak ışık 5 dereceye kadarda odaklanabilir. Kısaca
bir projektör kullanır gibi ışığı zemine çok az kayıpla indirmek mümkündür, 60-70cm derinlikde cuba yetiştirmek imkan dışı değil.
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101724/f1.JPG[/img]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/190420171312421.jpg[/IMG]
[b]Gelelim diğer soruya, bunca avantajına rağmen bitkili tanklarda led kullanımı neden yaygın değil?[/b]
İlk neden tabiyki maliyet. Ucuz şerit ledler bitkide hiçbir işe yaramaz. Bitki
yetiştirmeye uygun power ledlerde yakın zamana kadar çok pahalıydılar. Ama
artık daha makul fiyatlardan led armatür hazırlamak mümkün.
İkinci ve en önemli nedense ledlerin dar renk spektrumu ki, şimdiye kadarki tüm
araştırmalarım ve bu yazının amacı da bu sorunu aşıp ledle verimli fotosentez
elde etmek üzerine. Dar renk spektrumu neden sorun olmakta. Fotosentez
kullandığımız güneş panelleri kadar basit bir hadise değil çünkü. Bitki her
renk ışığı aynı verimlilikte kullanamıyor. İş su altı bitkilerine geldiğinde bitkinin
kullandığı renkler dışında kuvvetli bir ışık, mutlak şekilde yosunları
besliyor.
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/renk.jpg[/img]
Dar spektrumun kaynağını anlamak için önce ledin ne olduğuna bakmak gerek. Led
aslında bilgisayarlarımızdaki mikro işlemciler gibi bir yarı iletken malzemedir.
Zaten isminin açılımı ne olduğunu söylüyor. Light Emiting Diode, yani ışık
yayan diyot. Teknik detayına çok girmeden, yarı iletken doğasının sonucu olarak
bir led sadece tek ve dar bir renk alanında ışık saçar. Peki bu durumda birden fazla rengin karışımı
olan beyaz renkli led nasıl mümkün oluyor. Farklı renklerde ışıyan led
katmanları fosfor ile desteklenerek beyaz renk elde ediliyor. Bizim sorunumuzda
burda başlıyor. Beyaz olsa bile hala dar bir renk spektrumunda oluyor ve en
önemlisi bu renk dağılımı bitkinin fotosentez ihtiyacına göre değil, insan
gözünün en verimli göreceği tayfda hazırlanıyor. Bitkilerin tersine insan gözüde
en iyi yeşil ve sarı renklerde, fotosenteze katkısı en zayıf olan renklerde
görür. Bu yüzden sadece beyaz led kullanmak yosuna davetiye çıkarır,
fotosentezde tam verim vermez.
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/power%20led%20beyaz.jpg[/img]
Beyaz ledlerin renk dağılımlarına genel olarak bakarsak bolca mavi ve yeşil
içerdiklerini ama çok az kırmızı olduğunu görürüz. (Diğerlerinden farklı olarak
sıcak beyaz bolca sarı ihtiva eder.)
Bizim için önemli olan bitkinin hangi renklerde fotosentez yaptığı.
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/fotosentez2.jpg[/img]
Bu grafikde bitkinin farklı renklerdeki ışıklara göre fotosentez performası görülmekde. Bitkinin
fotosentezde sarı ve yeşil rengi neredeyse hiç kullanmadığını görüyoruz.
Fotosentezde en etkili olan bölge kırmızı ve mavi alan. Bitkinin yeşil olmasıda
aynı nedenden. Mavi ve kırmızıyı emip kullanırken, kullanmadığı yeşil ışığı
geri yansıtıyor.
Nasıl bir led kullanacağımıza karar vermek için iki grafiği üst üste koyalım:
[img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/fotosentez%20led%20egrisi.jpg[/img]
Grafikte görüldüğü üzere beyaz ledlerin bitkilerin az kullandığı yeşil ve sarı bölgede
kuvvetli ışımaları var. Bu grafiğe göre nispeten en iyi sonucu veren 6000k
soğuk beyaz led. Ama sorun sadece yeşil
ve sarının fazlalığı değil. Aynı zamanda kırmızı eksik. Bu eksiklik yüzünden
bazı bitkiler led ışığına olumlu cevap vermezler. Bu durum bitkiden bitkiye
değişir. Her bitki türü farklı ışıkları tercih ettiğinden bazı türlerde bu eksiklik
sorun olmamaktadır. Ama fazla sarı ile yeşil genede yosun yapacaktır.
Şimdi beyaz ledleri yeşil ve sarı renklerde bu kadar gereksiz ışıkları varken neden kullanacaz.
Düz mantıkdan giderek sadece en çok kullanılan dalga boylarında mavi ve kırmızı
ledler takabiliriz. Ne yazıkki fotosentez bu kadar basit değil. Kırmızı ve
mavide en çok fotosentezin gerçekleşmesi klorofil a ve klorofil b
pigmentlerinin bu ışıkları soğurmasından. Ama fotosentezde tek rol oynayan
pigment klorofil değil. Karatenoid gibi fotosentezde işlevi bulunan ve bu işlev
için farklı dalga boylarında ışıklar kullanan daha pek çok pigment mevcut. Klorofil
ışık enerjisiyle sudan elektron kopardıktan sonra, bu elektron net enerjiye
dönüştürülene kadar pek çok pigment ve ets (elektron taşıma sistemi) proteini
tarafından sırayla taşınmakta. Bu taşıma işlemi sırasındada pek çok farklı
dalga boyunda ışıklar kullanılmakta. İşte bu yüzden diğer renklerde ışıklarada
ihtiyacımız var. Net enerjiye katkıları az olsada bazı kritik renkler
sağlanmadığında ets zinciri kırılmakda ve verimlilik ciddi biçimde düşmekde. Bu
olay emerson etkisi olarak adlandırılmaktadır.
1950lerle fotosentez üzerine çalışmalarda bulunan Robert Emerson’un deneylerinde ortaya koyduğu üzere, fotosenteze katkısı zayıf olan dalga boylarında ışıklar, katkısı yüksek ışıklarla beraber kullanıldığında verimliliği ciddi biçimde artırmaktadır. Kısaca 4+1=5 değil, 8 etmektedir. Bu sebeplerden izleyeceğimiz strateji soğuk beyaz ledi, fotosentezin kuvvetli gerçekleştiği noktalarda kırmızı ve mavi ledlerle desteklemek olacak.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/101090/Image_from_mkalin.jpg[/IMG]
[B]Güncelleme (29.08.2016): [/B] Yukarı yeni akvaryumun videsunu ekledim. Led sayılarında son tecrübe ile bir iki değişiklik yaptım.
Oncelikle renk dagilimi icin tavsiyem: %20-25 660nm deep red, %10 royalblue mavi, %5 420-430nm uv mor, %60 biraz üzerinde 6000-7000 kelvin soguk beyaz. Eger led sayiniz fazlaysa, homojen renk dagilimi yapabilcekseniz 30-40 tanede birer adet 630nm normal kirmizi ve 530nm yesil konabilir. 630 kirmizi fotosentezde renk cesitliligini artirmak icin. Olmazsa olmaz degil, fazlası tanka suluboya tadında bir pembelik verir. Yeşilin fotosenteze hicbir katkisi yok, amac yesil bitkileri daha parlak gosterip tankin canliligini artirmasi. Sakin 20ledde 1 tane kullanmayin cok baskin gelir, kotu gozukur, bir noktaya odaklanirsa orda yosun yapabilir. Önceden emerson etkisi için 730nm infra red de tavsiye ediyordum ama son tecrübelerle gerek olmadığını, aksine su ortamında garip yosunlara neden olabildiğini gördük.
Guc noktasi cok onemli. Genelde en cok yapilan hata ac gozlulukle olabildigince guclu aydinlatma kurmak. Bunu yaptiginizda genelde sonucu biolojik dengesizlik oluyor. Led isigi gercekden cok, cok etkili. Fazla verdiginizde isikla supercharge olan bitkiler fotosentez patlamasi yapip, hizla sudaki herseyi tuketiyor. Sadece npk degil, kalsiyum, magnezyum gibi suyla gelen mineralleride hizla tuketiyorlar. Basta cilgin oksijen cikisi goruyorsunuz ama sonrasinda sudaki mineraller tukeniyor, gelisim duruyor, asiri yosunlanma basliyor. Bu sekilde surdurulebilir gelisim icin 1-2 gunde bir su degisimi yapmaniz gerekirki denge bozulmadan devam etsin. Bu sebeble iyi tasarlanmis yuksek destekli tankda litrede 0.3w yi gecmemenizi onerecem. Tank cok derinse 0.4w ye yaklasilabilir. Dusuk destekli tanklarda ise 0,1-0,15w uygundur. Ayrica isigi kuvvetli verdiginizde, hizli gelisen bitkiler bir o kadarda metabolik atik olusturuyorlar. Yuksek gelisim hizinda dengesizlik olmamasi icin bunu karsilayabilcek saglam bir filtrasyonunuzun, biolojik donusum yapabilcek iyi bir tabaninizin olmasi gerek.[EDIT]darkaura,2017-04-19 13:13:33[/EDIT]