Herkese merhabalar, Elimde 80 30 40h ölçülerinde ön tarafı dışa doğru bombeli bir akvaryumum var.Bu mevcut akvaryumu yeniden dizayn etmek istiyorum.Bu konu için siz değerli üstatlarımın yardımına ve fikirlerine ihtiyacım var. İlk olarak tabana 2.5 3 cm kalınlığında lav kırığı ve üstüne 3-4 cm siyah bazalt kum koyacağım.Akvaryumun sağ köşesinde sobo sf 550f modeli ve içinde seramik halka+lav kırığı+bio ring mevcut.Armatür olarak 1 wattlık 30 adet(3 royal blue+6 deep red+2 uv+19 6500 beyaz) kendim yapacağım power led armatür kullanacağım ve bu armatür akvaryumun 10 cm üzerinden aydınlatma verecek.bitki olarak akvaryum içinde sesliflora-tütün bitkisi-limon-eledoa-tilki kuyruğu ve rizomları taşa bağlı anubias ve java fern, kökleri akvaryum içinde yaprakları dışarıda kalacak şekilde 4 kök cam güzeli-1 bambu-1 salon sarmaşığı ve 1 kırmızı gövdeli malabar ıspanağı Riparyum saksılarına takılı olacak.Balık olarakda 7 neon tetra+6 transgenetik tetra+ 4 elma salyangozu +4 kuhli olacak.co2 yok tabi ki.Sıvı gübre veya kapsül gübre mi kullanmalıyım, müdahale etmem gereken bir yer var mı acaba? Şimdiden herkese keyifli forumlar iyi günler dilerim.
[QUOTE=Shadowzen]Herkese merhabalar, Elimde 80 30 40h ölçülerinde ön tarafı dışa doğru bombeli bir akvaryumum var.Bu mevcut akvaryumu yeniden dizayn etmek istiyorum.Bu konu için siz değerli üstatlarımın yardımına ve fikirlerine ihtiyacım var. İlk olarak tabana 2.5 3 cm kalınlığında lav kırığı ve üstüne 3-4 cm siyah bazalt kum koyacağım.Akvaryumun sağ köşesinde sobo sf 550f modeli ve içinde seramik halka+lav kırığı+bio ring mevcut.Armatür olarak 1 wattlık 30 adet(3 royal blue+6 deep red+2 uv+19 6500 beyaz) kendim yapacağım power led armatür kullanacağım ve bu armatür akvaryumun 10 cm üzerinden aydınlatma verecek.bitki olarak akvaryum içinde sesliflora-tütün bitkisi-limon-eledoa-tilki kuyruğu ve rizomları taşa bağlı anubias ve java fern, kökleri akvaryum içinde yaprakları dışarıda kalacak şekilde 4 kök cam güzeli-1 bambu-1 salon sarmaşığı ve 1 kırmızı gövdeli malabar ıspanağı Riparyum saksılarına takılı olacak.Balık olarakda 7 neon tetra+6 transgenetik tetra+ 4 elma salyangozu +4 kuhli olacak.co2 yok tabi ki.Sıvı gübre veya kapsül gübre mi kullanmalıyım, müdahale etmem gereken bir yer var mı acaba? Şimdiden herkese keyifli forumlar iyi günler dilerim.[/QUOTE] Merhabalar kurulumun şimdiden hayırlı olsun. Gayet güzel ve detaylı bir planlama yapmışsın. Sorularına ve gözüme çarpan birkaç noktaya değineyim, gübreleme olarak tabanda kullanacağın bazalt kum besinsiz (nötr) olduğu için tütün, limon ve sessiliflora gibi kökten beslenen bitkilerin altına kesinlikle kapsül gübre desteği yapmalısın yoksa ölürler. Eledoa, tilki kuyruğu, anubias ve riparyum bitkilerin için de suya haftalık eser miktarda mikro element ve potasyum içerikli sıvı gübre eklemen çok iyi olur. Yani ikisini kombine etmelisin. ışığa gelirsek 30W power led CO2 olmayan bir tank için biraz kuvvetli gelebilir. Yosun patlaması yaşamamak için armatürü ilk etapta günlük 5-6 saatle sınırlı tutup, bitki gelişimine göre süreyi yavaş yavaş artırmanı öneririm. Ayrıca kuhliler eşelemeyi seven canlılar bu nedenle bazalt kumun keskin köşeli olmamasına dikkat et derilerine zarar gelmesin. Keyifli Hobiler dilerim. [:)))]
Foruma ilk defa konu açıyorum. Amacım, kurulum sürecimi sizlerle paylaşmak, eksiklerimi tecrübeli akvaristlerden öğrenmek ve hem kendime hem de benzer bir kurulum yapmak isteyenlere faydalı olabilecek bir konu oluşturmak.
Uzun süredir bitkili akvaryum kurmuyordum. Yeniden bu deneyimi yaşamak için bir süredir araştırma yapıyordum. Taşınma sürecinden sonra karma Afrika ciklet akvaryumumu bozmuştum. Bu kez farklı bir şey denemek ve bitkili bir akvaryum kurmak istedim.
Nasıl bir tasarım istediğime karar vermek için acele etmeden araştırmaya başladım. İlk başta Iwagumi tarzına odaklanmıştım. Ancak süreç ilerledikçe kafamda canlandırdığım tasarımın klasik bir Iwagumi olmayacağını fark ettim. Sonunda, dağ yamaçlarını ve kayalık bir araziyi andıran, patika hissi veren bir tasarımın bana daha uygun olduğuna karar verdim.
Birçok forumda ve YouTube kanalında araştırma yaptıktan sonra gerekli malzemeleri temin ettim. Doğrudan CO₂ destekli kuruluma başlayabilecek ekipmanlara sahip olmama rağmen bu kez farklı bir deneyim yaşamak ve bitkilerin su altına geçiş sürecini gözlemlemek için Dry Start (kuru başlangıç) yöntemini denemek istedim.
1. Akvaryum Ölçüleri ve Zemin Hazırlığı
Akvaryum ölçülerim:
140 × 55 × 50 cm
Tasarımımda belirgin bir yükselti oluşturmak istediğim için zemin hazırlığına özellikle önem verdim. Önceki ciklet akvaryumumdan kalan yaklaşık 25–30 kg kayayı dolgu malzemesi olarak değerlendirmeyi düşündüm. Böylece hem mevcut malzemelerimi yeniden kullanabilecek hem de istediğim yüksekliği oluşturabilecektim.
İlerleyen süreçte zeminde çökme yaşanmasını önlemek ve yükseltiyi desteklemek amacıyla katmanlı bir yapı oluşturdum.
Kullandığım malzemeler:
• 25–30 kg: Dolgu kayası • 20 kg: Lav kırığı • 20 kg: Aquasoil bitki toprağı • Dragonstone: Ana tasarımı oluşturmak için kullandığım dekoratif kayalar
Dolgu kayalarının üzerine lav kırığını, onun üzerine de aquasoil toprağı yerleştirdim. Son olarak Dragonstone kayalarla tasarımı şekillendirdim.
Buradaki amacım, dağ görünümünü oluştururken hem doğal bir perspektif yakalamak hem de bitkiler için uygun bir zemin hazırlamaktı.
2. Kullandığım Bitkiler
Bitkilerin büyük bölümünü Akvared’in in vitro ürünlerinden tercih ettim. Kuru başlangıç yönteminde in vitro bitkilerle çalışmanın, bitkilerin yeni ortama adaptasyon sürecini yönetmek açısından avantaj sağlayabileceğini düşündüm.
Ayrıca bitkilerin köklenmesini ve gelişimini kuru başlangıç aşamasında destekleyerek akvaryuma su doldurduğumda daha güçlü bir geçiş elde etmeyi hedefliyorum.
Zemin bitkileri
• Micranthemum tweediei ‘Monte Carlo’ – In vitro • Riccia fluitans – In vitro • Eleocharis parvula – In vitro
Kayalar üzerinde kullanacağım bitkiler
• Vesicularia montagnei ‘Christmas Moss’ – In vitro • Birden fazla türde Bucephalandra • Anubias nana ‘Petite’ – Ex vitro
Anubiaslarla ilgili küçük bir değişiklik yapmayı planlıyorum. Mevcut bitkiler istediğim ölçekte olmadığı için birkaç gün içerisinde daha küçük yapılı Anubias türleriyle değiştireceğim.
Tasarımda kayalarımın dağ görünümünü ve perspektifini korumak istiyorum. Bu nedenle Anubiasların kayaların üzerinde fazla büyük görünmesini istemiyorum. Daha minyatür türlerin tasarıma daha iyi uyum sağlayacağını düşünüyorum.
3. Dry Start Uygulaması ve Nem Kontrolü
Bitkileri yerleştirdikten sonra aquasoil toprağı nemlendirdim. Bunun için pompalı, ayarlanabilir ve ince püskürtme yapabilen basit bir yağmurlama pompası kullanıyorum.
Bu aşamada en çok dikkat ettiğim konu, zeminin nemini korurken gereğinden fazla su kullanmamak.
Toprak nemli ve ıslak kalmalı ancak zeminde su birikintisi oluşmasını istemiyorum. Bu nedenle nem durumunu düzenli olarak kontrol ederek ihtiyaç duydukça yağmurlama yapıyorum.
Akvaryumun farklı bölgelerindeki nem ihtiyacının aynı olmadığını düşünüyorum. Zemindeki bitkilerle dağ yamacında ve kayaların üzerinde bulunan bitkilerin maruz kaldığı koşullar farklı.
Şimdilik uyguladığım yöntem şu şekilde:
• Zemin: Günde bir kez kontrol ederek ihtiyaç duyulursa nemlendirme. • Dağ eteklerindeki bitkiler ve yosunlar: Günde 2–3 kez, az miktarda yağmurlama. • Genel kontrol: Toprağın nemini, bitkilerin görünümünü ve akvaryum içerisindeki nem durumunu düzenli olarak gözlemleme.
Buradaki amacım, her bölgeye aynı miktarda su vermek yerine ihtiyaçlarına göre hareket etmek. Özellikle aşırı sulamadan kaçınarak küf ve çürüme riskini mümkün olduğunca azaltmak istiyorum.Buhar camını yağmurlama yaptığım zamanlarda 15 dk açıp havalandırıyorum. (Buhar camı olmayıp streç ile yapacak olanlar 5x5 bir kaç delik açsınlar)
Elbette kuru başlangıç sürecinde nem dengesinin nasıl olması gerektiğini zamanla gözlemleyerek daha iyi anlayacağım. Bu konuda deneyimli arkadaşların tavsiyelerini de merak ediyorum.
4. Christmas Moss ve Moss Slurry Yöntemi
Christmas Moss’ları kayalara tutundurmak için Moss Slurry yöntemini deniyorum.
Bu yöntemde yosunlar küçük parçalara ayrılarak kayaların yüzeyine uygulanıyor. Bazı uygulamalarda yosunlar yoğurtla birlikte rondodan geçirilerek püre hâline getiriliyor. Ancak ben, organik madde kullanımının küf oluşumuna katkıda bulunabileceğini düşünerek bu yöntemi tercih etmedim.
Bunun yerine Christmas Moss’ları bıçakla ince ince doğradım, az miktarda suyla karıştırdım ve bir fırça yardımıyla kayaların üzerine uyguladım.
Şimdilik yöntemin sonuçlarını gözlemliyorum. Yosunların gelişimini, kayalara tutunma durumunu ve herhangi bir küflenme belirtisi olup olmadığını takip edeceğim.
Bu uygulamanın zaman içerisinde nasıl sonuç vereceğini görmek benim için de ayrı bir deneyim olacak.
5. Aydınlatma Süresi
Aydınlatmaya başlangıçta günde 6 saat ile başladım.
İlerleyen günlerde bitkilerin gelişimini ve akvaryum içerisindeki koşulları gözlemleyerek aydınlatma süresini kademeli olarak 8–10 saate çıkarmayı düşünüyorum.
Doğrudan uzun süreli aydınlatmayla başlamak yerine kontrollü ilerlemenin daha doğru olacağını düşündüm.
Sonuçta bu kurulum için emek ve zaman harcıyoruz. Her şeyin bir an önce gelişmesini beklemek yerine süreci gözlemleyerek ilerlemek istiyorum. Acele edip olası sorunları erkenden ortaya çıkarmaktansa, bitkilere ve sisteme alışmaları için zaman tanımayı tercih ediyorum.
6. Kurulumun İlk Günleri
Bugün kurulumun ikinci günü.
Şu ana kadar yaptıklarımı ve uyguladığım yöntemleri paylaşmak istedim. Bundan sonraki süreçte karşılaştığım sorunları, yaptığım değişiklikleri, bitkilerin gelişimini ve Dry Start yönteminin sonuçlarını bu konu altında güncellemeyi planlıyorum.
Özellikle şu konulardaki gelişmeleri takip edeceğim:
• Monte Carlo ve diğer zemin bitkilerinin gelişimi • Christmas Moss’ların kayalara tutunması • Bucephalandra ve Anubiasların durumu • Nem dengesinin korunması • Küf ve çürüme oluşumunun gözlemlenmesi • Su dolumu sonrasında bitkilerin adaptasyonu
Henüz yolun başındayım. Kurulumun nasıl ilerleyeceğini hep birlikte göreceğiz.
Tecrübeli arkadaşların önerilerine, eleştirilerine ve deneyimlerini paylaşmalarına açığım. Gözden kaçırdığım bir nokta varsa öğrenmek ve gerektiğinde düzeltmek isterim.
Umarım bu konu zamanla hem benim için faydalı bir kurulum günlüğüne dönüşür hem de benzer bir akvaryum kurmak isteyen arkadaşlara yardımcı olur.
Merhabalar 40 Litre akvaryumum var ama dekorasyonlar ve kumdan dolayı su hacmi 30 litreye düşüyor ben 10 Lepistes, 1 cüce vatoz 10 karides bakmak istiyorum olur mu?[EDIT]RafaSilva27,2026-10-10 23:10:50[/EDIT]
[QUOTE=RafaSilva27]Merhabalar 40 Litre akvaryumum var ama dekorasyonlar ve kumdan dolayı su hacmi 30 litreye düşüyor ben 10 Lepistes, 1 cüce vatoz 10 karides bakmak istiyorum olur mu?[/QUOTE] Merhabalar. Cüce vatoz en az 60 litre ister ve 10 lepistes ve 10 karides için en az 50 - 60 litre hacme sahip bir akvaryum gerekir. Ayrıca lepistesler sürekli yavru yapacağından tankınızın uzun ömürlü olması pek beklenmez tavsiyem 4 adet lepistes ile 6 karides bakmanız hem hacimi yormaz hemde daha sağlıklı olur ancak karides ve lepisteslerin hızla çoğalabileceğini unutmamalısınız. İyi Hobiler dilerim.[:)]
Hastalık Belirtileri: Akvaryum Kapasitesi (litre): Akvaryumdaki Diğer Canlılar: Bilinen Tüm Su Değerleri (pH, sıcaklık, amonyak, nitrat): Filitrasyon: İlaç Kullandıysanız İsimleri ve Miktarları: Diğer Genel Bilgiler (Su değişim sıklığı, akvaryumda en son yaptığınız değişiklikler vb.):
Selamlar Japon balığımın nesi var yardımcı olur musunuz ?[EDIT]hoppala,2026-10-08 17:19:23[/EDIT]
İki Japon balığı için 15 litre maalesef çok yetersiz bir hacimdir. Yüzgeçlerdeki kanlanmanın ana sebebi kötü su koşulları, yani dar hacimde hızla biriken amonyak ve nitrittir; balıklarınız kendi atıklarıyla yanıyor.
Haftada bir %30–40 su değişimi bu hacimde kesinlikle yeterli olmaz. Şimdilik her gün dip çekimiyle %40–50 su değişimi yapın. Değerler normale dönene ve kızarıklık geçene kadar günlük su değişimine devam edin. Yeni suya mutlaka uygun bir su düzenleyici ekleyin ve eklenecek suyun sıcaklığının akvaryum suyuna eşit olmasına çok dikkat edin.
Şu aşamada kesinlikle ilaç kullanmayın. Kızarıklığın yayılması, yüzgeçlerde erime/pamuklaşma oluşması veya iştahsızlık görülmesi durumunda ilaç tedavisi ancak ayrı bir karantina kabında düşünülür.
Isıtıcı konusuna gelirsek; Japon balıkları evet soğuk su balıklarıdır, ancak ani sıcaklık değişimlerine karşı hassastırlar. 15 litre gibi çok küçük bir su kütlesi, gece ile gündüz arasındaki oda sıcaklığı farkından anında etkilenir. Su sıcaklığının sürekli düşüp yükselmesi balıkların bağışıklığını çökertir ve beyaz benek gibi hastalıklara kapı aralar. Bu yüzden öncelikle bir termometreyle gece ve gündüz su sıcaklığını kontrol edin. Sıcaklık uygun aralıkta kararlı kalıyorsa ısıtıcı şart değildir. Ancak oda çok soğuyorsa veya su sıcaklığı belirgin biçimde dalgalanıyorsa, termostatlı bir ısıtıcıyla suyu 22-23 derecelerde sabit tutmanız şarttır. Ayrıca akvaryumu doğrudan güneş ışığından, kalorifer peteklerinden vs uzak tutun.
Deniz kabuklarını çıkarmanız çok isabetli olur; hem kısıtlı olan yüzme alanı artar hem de dip temizliği kolaylaşır. Filtre süngerini asla çeşme suyunda yıkamayın, sadece akvaryumdan çektiğiniz atık suyla hafifçe sıkarak temizleyin. Suyu dinlendirmek kloru uçursa da kloramin ve ağır metaller için uygun su düzenleyici (Seachem Prime / Sera Aquatan gibi) kullanmayı ihmal etmeyin.
Yemlemeyi birkaç gün azaltın ve artan yemleri mutlaka sudan alın. Kızarıklığın azalması sorunun tamamen çözüldüğünü göstermez. İki balık için 15 litre sürdürülebilir değildir. Kalıcı çözüm için en kısa sürede çok daha büyük ve yeterli filtrasyona sahip bir akvaryuma geçmenizi tavsiye ederim.
Merhaba internetten veya Ankarada uyguna dolaplı akvaryum almak yada yaptırmak istiyorum. Ortalama 80x40x40 civarı bir boyut. Nerden satın alabilirim yada yaptırabilirim ?
Merhabalar ben çok uzun zamandır balık bakmak istiyorum tam olarak doğru koşulları sağlamadan almak istemediğim için şu an balığım yok. 30 litrelik akvaryum içinde melek balığı bakılır mı? Tek kalırsa yalnız hisseder mi? Dış ve iç filtre olarak ne kullanabilirim ya da akvaryum bitkisi mi kullanmalıyım? Her türlü bilgi için şimdiden teşekkür ederim 🙏🏻
[QUOTE=Betta_King]Tek yaşabileceklerini düşünüyorum zaten pek sosyal balıklar değillerdir agresiflerdir. . [/QUOTE]
Melek balığı doğada sürü halinde sosyal olarak yaşayan nadir balıklardandır. Sadece karma ve dar akvaryumlarda eş tutma alanı olmadığından uyumsuz gözükürler. Yapay olmayan varyasyonlar akvaryumda da sürü olarak gezer.
Arkadaşlar aşağıda çizdiğim sistemde sadece vana açıp kapatarak ve priz açıp kapatarak su değişimi mümkün olur mu? Ve dış fltreler sağlıklı çalışır mı?
İki akvaryum ayrı ayrı değişim olacak. İkisinin de prosedürü aynı. Birinci filtrenin bağlı olduğu akvaryumun suyunu değiştirmek istiyoruz diyelim; (alttaki 2. filtre ve vana numaralarını yok sayın)
Akvaryum normal çalışma durumunda; dış filtre çalışır durumda ve 1-2 nolu vanalar kapalı 3-4 nolu vanalar açık.
Su değişimi yaparken sırasıyla;
Dış filtrenin gücünü kes kapa 3-4 nolu vanaları kapa 1 nolu vanayı açıp sifonlama ile değişim miktarı kadar suyu boşalt ve tekrar kapat kafa motorunu çalıştır 2 nolu vanayı aç.
yeni su dolduğunda 2 nolu vanayı kapat kafa motorunu kapat 3 ve 4 noldu vanaları aç Dış filtreye güç ver çalıştır.
Yani tam tersi işlemleri uygulamış olduk. Aynı şeyi ikinci filtrenin olduğu akvaryuma uygulayarak onunda suyunu değiştirilebilir.
Bu yöntemde değişim konusunda problem olacağını sanmıyorum ama dış filtreden gelen giden hortumların çatallı olması filtrenin çalışmasını etkiler mi? Bu şekilde yapmak yerine dış filtreden tamamen bağımsız, ayrı hortumlarla da benzer sistemi yapabilirim çünkü.
Selamlar. Elimde yaklaşık 100 lt lik bir akvaryum var ve bu akvaryumu ortadan bölmeyi ve bu bölümlerde neocaridina beslemeyi planlıyorum. Bakacağım oda küçük ve neredeyse gün doğumundan batımına kadar güneş alıyor ve sıcak oluyor. Kış vakti de peteklerin kapalı olduğu durumlarda 25-27 derecelerde seyrediyor. Benim bu akvaryuma ısıtıcı almama gerek var mı ?
Merhaba, Neocaridina karidesler 18 derece ve üstünde, sıcaklık dalgalanması yüksek olmadığı sürece yaşayabilirler, evler zaten ısıtıldığı/yalıtıldığı için ısıtıcı almanıza gerek yok[:)][/QUOTE][QUOTE=Betta_King]Gerek yok[:)][/QUOTE]
Dostlar selamlar, bugün bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Türkiyede biliyorsunuz ki akvaryumculuk genel anlamda konuşuyorum fanusta renkli taş ve japon balığı döngüsünde takılıp kalıyor. Akvaryumculuğun ülkemizde gelişememiş bir sektör olması da bu işin darısı zaten. Ülkemizde maalesef balık bakmak yaşarsa yaşar yaşamazsa yaşamaz döngüsünden çıkamıyor. Bu konuyu açmamın asıl sebebi ise Türkiyedeki bitmek bilmeyen ''fanusta balık yaşar'' sevdası, açık konuşmak gerekirse nereye gidersek gidelim genelde bu durumdan ibaret olduğu da açık yani bu konuda hemfikiriz. Bana kalırsa fanusta balığı bırak karides bile bakılmaz fanusta bakılabilecek tek canlı salyangoz açık konuşmak gerekirse. Zaten fanus bana göre aquascaping yada walstad tarzı şeyler için uygun bana kalırsa yoksa zaten çokda bir işlevi de yok. Üzüldüğüm konuda bu kadar yaygınlaşma potansiyeli olan sektörü ki ülke geneli apartmanda (ben yaşamasamda çoğu kişi) yaşıyor hani evde yapılabilecek en uygun hobilerden birisi ancak dediğim gibi fanusta japon balığı döngüsünden ileriye gidemiyoruz.
10 Ekim 2026 14:52
Elimde 80 30 40h ölçülerinde ön tarafı dışa doğru bombeli bir akvaryumum var.Bu mevcut akvaryumu yeniden dizayn etmek istiyorum.Bu konu için siz değerli üstatlarımın yardımına ve fikirlerine ihtiyacım var.
İlk olarak tabana 2.5 3 cm kalınlığında lav kırığı ve üstüne 3-4 cm siyah bazalt kum koyacağım.Akvaryumun sağ köşesinde sobo sf 550f modeli ve içinde seramik halka+lav kırığı+bio ring mevcut.Armatür olarak 1 wattlık 30 adet(3 royal blue+6 deep red+2 uv+19 6500 beyaz) kendim yapacağım power led armatür kullanacağım ve bu armatür akvaryumun 10 cm üzerinden aydınlatma verecek.bitki olarak akvaryum içinde sesliflora-tütün bitkisi-limon-eledoa-tilki kuyruğu ve rizomları taşa bağlı anubias ve java fern, kökleri akvaryum içinde yaprakları dışarıda kalacak şekilde 4 kök cam güzeli-1 bambu-1 salon sarmaşığı ve 1 kırmızı gövdeli malabar ıspanağı Riparyum saksılarına takılı olacak.Balık olarakda 7 neon tetra+6 transgenetik tetra+ 4 elma salyangozu +4 kuhli olacak.co2 yok tabi ki.Sıvı gübre veya kapsül gübre mi kullanmalıyım, müdahale etmem gereken bir yer var mı acaba?
Şimdiden herkese keyifli forumlar iyi günler dilerim.