Merhabalar kırmızı yanaklı su kaplumbağası edindim ve bilgilerim doğrultusunda kan kurdu, normal kaplumbağa yemi,su mercimeği çok arada havuç marulla besliyorum ve bir gün aç bırakıyorum fakat kuru alanda sadece ısınması için bir ampul var ne uvb ne de uva'm var evet uvb edinicem ama bir kaç ay sonra edinenilirim bu süreçte herhangi bir sıkıntı çıkarmı merak ediyorum çünkü ilk defa bu gereksinimlere sahip balık haricinde bir hayvan besliyorum bu da aklımda soru işaretleri bırakıyor ve hayvanımın kabuğunun tam ortasındaki bir pul diye tabir edecim o desenli beyazlık var bu bir hastalık filan mı yoksa kabuk değişimimi yaklaşık 1,5 ay oldu iki adetti biri düştü diğeri haala duruyor kabuğuna gerekli losyonu düzenli sürüyorum ve sıvı vitamin katkısı yapıyorum bilenlerden destek beklerim
Üstteki üyemiz hacim ve sıcaklık konularında çok doğru noktalara değinmiş. 20 litre ne yazık ki bir su kaplumbağası için su değerlerinin stabil tutulamayacağı, amonyak birikiminin hızla artacağı ve canlının fiziksel gelişiminin yanık kalacağı kadar dar bir hacim. Kısa sürede uygun hacimli bir sisteme geçmeniz hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra mesajınızda gözden kaçan birkaç kritik detayı düzeltmekte fayda var. İlk olarak, kullandığınız kabuk losyonunu acilen bırakmanızı öneririm. Piyasada satılan bu tür kozmetik ürünler kabuğun üzerindeki mikro gözenekleri tıkayarak hava almasını engeller. Bu durum zamanla kabuk altında mantar ve anaerobik bakteri üremesine yol açabilir. Sağlıklı bir kabuk için temiz su, iyi filtrasyon ve doğru aydınlatma dışında hiçbir dış müdahaleye veya kimyasala gerek yoktur.
Aydınlatma konusuna gelirsek, UVB lambayı birkaç ay ertelemek çok büyük bir risk. Su kaplumbağaları yedikleri besinlerdeki kalsiyumu vücutlarında işleyebilmek için D3 vitaminine, bunu sentezleyebilmek için de doğrudan UVB ışınına muhtaçtır. Bu eksiklik kısa sürede metabolik kemik hastalığına (MBD) yani kabuk yumuşamasına ve geri dönüşü olmayan iskelet deformasyonlarına yol açar. Diğer mesajda belirtilenin aksine UVA da gereksiz değildir; ısıtma amacıyla kuru alanda kullandığınız standart halojen veya spot ampuller zaten ısı ile birlikte UVA da yayar. Bu da canlının iştahını açar ve metabolizmasını düzenler. Ancak UVB tamamen ayrı bir ihtiyaçtır ve ertelenmemelidir.
Beslenme rutininizde de ufak bir düzeltmeye ihtiyaç var. Kan kurdu, su mercimeği, havuç ve marul harika ek besinlerdir fakat tek başlarına ana öğün olamazlar. Canlının büyüme çağında ihtiyaç duyduğu rasyonel kalsiyum, fosfor ve protein dengesini sağlamak için mutlaka Tetra Reptomin veya Sera Raffy P gibi kaliteli bir temel pelet yemi ana diyetinize eklemelisiniz.
Son olarak, kabuktaki beyazlık için yakından ve net bir fotoğraf eklerseniz daha kesin bir şey söyleyebiliriz. Bu durum doğal bir süreç yani kabuk değişimi, sudaki kirecin kabukta bıraktığı tortu veya bir mantar başlangıcı olabilir. Görmeden teşhis koymak sizi yanlış yönlendirebilir. Fotoğraf eklerseniz o konuda da yardımcı oluruz.
30x14x24 akvaryumuma ışık yapmaya çalıştım içinde Micra ağırlıklı rotola green ve ludwigia mini süper red ve straguyne repens var ışık nasıl yeterlimi ne gibi bir değişiklik yapabilirim [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/289310/240920261935401.jpg[/IMG]
Selamlar. Herkese keyifli hobiler dilerim. Arkadaşlar görselini eklediğim balık konusunda yardımcı olabilir misiniz? Kribensis diye almıştım lakin karın çizgisinin ve kuyruk deseninin olmaması kafamı karıştırdı. Bilgisi olan var mıdır? Görsel ekliyorum çok teşekkür ederim. [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/268785/240920261434061.jpg[/IMG][EDIT]eyidasss,2026-09-24 14:34:11[/EDIT]
[QUOTE][/QUOTE][QUOTE=oguzozt] Merhaba, Balığınız erkek bir kribensis erkekler genellikle dişilerine nazaran renksiz olurlar, dişisi daha güzel olan türlerdir kribensisler. Akvaryuma yeni eklendiği içinde adapte olamamış o yüzden rengi daha da soluk zamanla rengini alacaktır.[/QUOTE] Tamamdır öyleyse🙏🏻 İlginiz için çok teşekkür ediyorum. Keyifli hobiler.
100x45x45 ölçülerinde bitkili akvaryum kurmayı planlıyorum. Bir çift apistogramma cacatuoides ve kardinal tetra balıkları düşünüyorum canlı olarak. Hardscape olarak U shape yani kanyon tasarımı istiyorum. Şuanki tasarımımı paylaşıyorum. Sizce güzel mi? Neler değiştirebilirim? Görüşlerinizi almak isterim. Teşekkür ederim. Bitkiler i sonradan alıcam. [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/291232/210920262150051.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/291232/210920262150461.jpg[/IMG]
Bence gayet güzel görünüyor. Zaten tasarımı güzelleştirecek olan bitkiler. Eğer bitki tür ve yerleşimi için size göre en uygun planı yaparsanız, seyrine doyum olmayacak bir akvaryumunuz olur. Şu andaki görüntü üzerinde sanırım köklü bir değişiklik yapamazsınız ama benim aklıma ilk gelen, akvaryumun sol tarafı kapalı olduğu için, dalların/köklerin sağ arkadan sol öne doğru uzanıp üzerine Moss ve bitkiler ile ortada mağara, sol arkada geniş yapraklı bitkiler ile orman görüntüsü. Siz kendi göz zevkinize göre bir tasarım yapın yoksa fikir bitmez [:)]
Merhaba herkese, İlk defa akvaryum kuruyorum ve akvaryumda ortadan arkaya doğru açılan bir patika ve iki yanda yükselen tepeyle derinlikli bir tasarım denedim ancak ortaya pek güzel bir tasarım çıkartamadım. Sol köşede gördüğünüz yaklaşık 20 adet taşı nasıl dizeceğime karar veremediğim için şimdilik geçici olarak oraya öylece yığdım. Fazla bir bütçe harcamadan tankı çok daha doğal ve estetik bir hale getirmek istiyorum ancak tank kurulu olduğundab kumun tasarımıyla oynayamam. Nasıl bir dokunuş yaparsam bu görüntü toparlanır? Tasarım konusunda tecrübeli arkadaşların tavsiyelerini bekliyorum, şimdiden teşekkürler.
Taşlar bence de nereye koyarsam koyayım güzel durmayacak gibi, sanırım çıkartacağım ya da bazalt ile silisin arasına küçük olanları kumların karışmaması için set gibi sıkıştıracağım. Akvaryumum 80x40x40, filtre olarak Sobo SF-550F, ısıtıcı olarak Tetra Tec HT 100 var. Tabanda da lav kırığı üstüne bazalt kum kullandım. Yazdığım canlılar bu boyuttaki bir akvaryumda fazla yük oluşturmaz gibi gelmişti ama yine de tecrübeli arkadaşların yorumlarını öğrenmek isterim.
Ölçüler:80x35xh50 Canlı Türleri: Kırmızı burun tetra - Hemigrammus bleheri (20 Adet) Mikrogeophagus ramirezi (2 adet german 1 adet electric blue) Otocinclus affinis (2 Adet) Nerite varyeteleri 8 adet 4 adet geçici erkek lepistes (2 red lace - 1 ıvory purple mozaik - 1 Lazuli blue tail) Bitki Türleri: Anubias broad leaf, Cryptonite, subulata, tuberculatum, red roat su üstü 2-3 tane daha lowtech bitki isimlere pek hakim değilim yeni öğreniyorum. Tankın Yaşı: 23 Ağustos - 31 Gün Filtrasyon ve Işıklandırma: Sump motorlu tepe filtreleme - 4 sıra el yapımı smd led ( Kırmızı - mavi - yeşil çok az) Tasarım ve Dekorasyon: Dragonstone taşları Black wood Hindistan Cevizi Kabuğu Zemin Eurostar Aquaclay - Lav taşları [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432511.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432521.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432581.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432531.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432491.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261432481.jpg[/IMG]
Merhabalar en son çocukken ilgilendiğim bu hobiye iş yerinde arkadaşımın 20 cm bi akvaryuma beta almasıyla geri dönüş yaptım. Akvaryumu iş yerinde görünce sanki içimde bir kıvılcım alev aldı. Çocukken isteyipte alamadığım veya istediğimi yapamadığım için bu hobi içimde hep ukte kalmıştı. Petshoplara girer bakıp çıkardım. Akvaryumumuz vardı fakat sadece izlemekle yetiniyorduk. Neden şimdi olmasın deyip bu forumu buldum ve türleri araştırdım. Ciklet ile lepistes arasında kalıp seçimimi akvaryum boyutundan dolayı cüce cikletlerden yaptım. Daha sonra tetraları keşfettim. Birazda biotop tarzı birbirleriyle aynı sularda yaşayanları seçmeye çalıştım. (Daha sonra dayanamayıp 2. lepistes akvaryumu kurdum onun konusunuda açarım orda fazla erkeklerimi şimdilik buraya aldım.)
Kurulum: Bütçeyi yormayıp 0 yerine 2. el tercih ederek o paraya yeni akvaryum kurarım mantığıyla bolbol letgo-marketplace- sahibinden- forum ilanları dörtgeninde sık nakış dokudum. Yeni kuracaklara yardım olmak maksatıyla fiyatlarınıda yazmaya çalışacağım veya nerden aldıklarımı hatırladığım kadarıyla. İlk iş 20 yıllık akvaryumu bodrumdan çıkarıp yıkamak oldu. Yıkadıktan sonra su koyduğumda köşede çatlak farkettim. Moral bozukken letgoya girdiğimde bu akvaryumu gördüm ve 650tlye aldım. (Büyük hata) Köşesinde çapak atmıştı ve sürekli kafamı bulandırdı. Daha sonrada ışığı takınca bol çizikler çıkacaktı. İleriden habersiz en önemli malzemeyi en ucuza alıp hata yapmış oldum. Yeni aldığım 2. el akvaryum çapak atması [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261507561.jpg[/IMG] Eski akvaryumumun çatlağı [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261507571.jpg[/IMG]
Kara kara düşünürken yama yapmaya karar verdim 10x5 cam kestirip akvaryum silikonuyla silikonladım. Bu tankta sıkıntı yok ama kendi çatlak olan tankım az az kaçırdı. Diğer konuda değinirim. Daha sonra filtreleri araştırırken tepe filtre mantığı hoşuma gitti hop bu sefer sahibindende venusaqua 602-t 400tlye buldum. Onu alıp kurdum 1-2 malzemesi eksikti uydurdum bir şeyler. Kafa motoru 1800L/h çıktı. Onu 2 hafta denedim dalgalandırmasını bayağı kırdım ama yinede hoşuma gitmedi Boyu markasının 600 tlye sump motorunu aldım çok memnunum ondan. Zemin kurulumunda yine hata yaptım. Lav kırığı üstü aquaclay seçtim fakat lav taşları hem beklediğimden büyüktü hemde araya file koymadım üstüne üstlük aquaclayi göz yanılmasından dolayı olması gerekenden yarı yarıya az koymuşum. Bu beni hala uğraştırıyor bitkiler sürekli yerinden çıkıyor. Aquaclayi benim gibi yeni kimseye önermiyorum çok zahmetli ve salınım yapıyor tdsyi 200den 500'e fırlattı 2-3 haftada. Düşürene kadar çok uğraştım şuan 180 civarı. Başta bol bitkiliydi şimdi az bitkili devam ediyoruz. Led işini kendim yapacaktım sonra bi arkadaş buldum oda bu forumdan- 4sıra 80cm ledi 1100tlye hallettik. Ortalarında Kırmızı biraz mavi çok azda yeşil var. Onuda bu forumdan öğrendim. Kökleri taşları ve zemin kumlarını cikletist sitesinden aldım. ısıtıcıyı ozelyem'in yerine giderek aldım. Aquael platinium 150w. Bitkileri başta akvaryumbitkicim.com'dan aldım porsiyonları çok az buldum çoğu çürüdü ordan bir şey kalmadı sanırım. Bakteri kültürü olarak Seachem Stability ve Tropical Bacto Active kullandım.
Canlılar: Başta Bolivyan ramirezi ararken electric blue ramireziler beni etkiledi ve bi çift aldım. Ben o zamanlar boyları bu kadar sanıyodum cüce ciklet isminden dolayı oysa nerdeyse 2 katı oluyolarmış aldıklarımın. Bir tanesini 2 hafta sonra kaybettim kabız oldu 3 gün yemlemedim ama kurtaramadım. O gidince bi hobiciden erkek damızlık german ramirezi aldım ama o boyutlarda dişi bulamadım tüm Ankara'yı gezdim. Anlık bi kararla belki eş olurlar diye daha küçük aldım ama aralarında 2 kat fark var oda bi yanılsamadan dolayı bi hatam oldu. Ben aldıktan sonra büyük dişiler piyasa çıktı [:D]. Kırmızı burunlara bayılıyorum canavar gibiler. İzlemek çok zevkli tam bir çeteler. Otocinclus başta 3 adet aldım ama tank yeniliğinden olsa sanırım birini kaybettim arttırmam gerek biliyorum.
Yemlerim: Tetra pro algea, Tetra multi crisp color mix, Tropical Pro defence S size, Tropical gran ciklet, Grindal kültürü ve microfex kültürü ve artemia
Bu akvaryumda birçok yanlışım oldu ve öğrenmeye devam ediyorum. Görüş ve önerileriniz benim için önemli. İyi forumlar herkese [:iyi:] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261526471.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261526481.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261526491.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/288741/240920261526501.jpg[/IMG][EDIT]doufo361,2026-09-24 15:38:42[/EDIT]
Balıklarımda çıkan bu problemden sonra araştırma yaptım, iç parazit olduğu kanısına vardım. 2 balığı kaybettim. Şimdi ikisinde bu problemim var.
Önce Guppy Granul Food Lepistes Yemi ile sarımsak karıştırıp verdim. Sonrasında Seachem Kanaplex, Seachem Focus ve Seachem Garlic Guard karışımı için en iyi çözüm bu dediler. Şuan uyguluyorum. Umarım balıkları ve akvaryumdaki iç parazit problemini çözerim.
Aslında çok az ölüm yaşıyordum (ayda 1-2 belki). yavrular çoğalınca artemia çıkarma kiti ile artemia vermeye başladım. baktım biraz pahalı olacak, su piresi alıp balkonda onları yetiştirerek (hala yetiştiriyorum) vermeye başladım. sanırım problem de onları vermemden sonra çıktı. her hafta 2 günde bir su piresi veriyordum, yeniliyordu ama balık kayıplarımda azalma hiç olmadı. son 2 haftadır artık o akvaryuma vermiyorum (dereden bulup getirdiğim balıklara veriyorum ayrı akvaryumda) ve hastalanmaya yakın olan balığım kotardı, yeni karın düzleşmesi vs gibi belirtisi olanda kalmadı. herhalde onlardan bakteri gibi bir şey bulaştı. tek aklıma gelen bu. çok şey denedim çünkü ama toparlayamadım.
Her türlü karışım, varyasyon denedim. balıklara yedirdim ama yok, düzelmedi.
Sonra Flagyl denedim, erittim, döktüm, su değişimleri yaptım ama yine yok, düzelmedi.
Çok uzattım ama gerçekten yavruyken yetişkin boya gelen yavruların teker teker ölmesi baya canımı sıktı. son artık aklıma gelen su piresini kesmekti, sanki düzeldi gibi, umarım düzelmiştir.
Yıllardır walstad yöntemi ile kurulum yapmayı istiyordum. Nasip bugüne imiş.
Çok araştırma yaptım, çok yazı okudum ve video izledim. Özellikle yapılan hataları tespit etmeye çalıştım.
Kurulum süreci çok uzun sürdü. Bir yıldan uzun bir süre önce planlama yapmaya başladım.
Önce 30x30x30 ölçülerinde yapmayı düşündüm, küçük olacağını düşünerek bir ay önce 60x40x40 akvaryum aldım. Tabi kurulumdan sonra 80 veya 100cm uzunluğunda mı alsaydım diye düşünmeden edemedim [:)))]
Kahverengi orman toprağını önce eledim, sonra yaklaşık 48 saat boyunca, aralıklarla suyunu boşaltıp tekrar su koyarak karıştırıp bekledim. Çürüntülerden arındığını düşündüğümde ise, olası zararlılara önlem amacı ile 100℃ sıcaklıkta 15 dakika kadar fırınladım. Zeminin oldukça sağlam olduğunu düşünüyorum, çünkü hem ince elek kullandım hem de hafif, su yüzeyine çıkabilecek maddelerden arındırdım. Alt toprak katmanı yaklaşık 3cm kalınlığında.
Not: Daha walstad ile ilgili hiç bilgim yokken bile, torf kullanan ve tavsiye edenleri gördükçe şaşırıyordum. Sakın böyle bir hata yapmayın [:cik:]
Üst katman için siyah bazalt kum kullandım. İki farklı boyut gördüm ve toprağın üstüne biraz daha ince yapılı olanı, üste daha iri taneli olanlardan koydum. Tabi kumu aldığım arkadaş, yıkamadan kullanmamam gerektiğini söylese de, bu kadar da toz çıkacağını tahmin etmemiştim. İçime sinmedi, ikinci defa bol su ile yıkadım [:D] Aralarında boyut olarak çok fark yok ama gözle farkedilir boyut farkı var yine de. Tabanın üst katmanı da yaklaşık 3cm kalınlığında oldu.
Zemini hazırladıktan sonra, akvaryumu yarıya kadar doldurup bir süre bekledikten sonra suyu boşaltıp tekrar bir miktar su ile doldurup bitki dikim işine geçtim.
Su konusunda içim rahat, çünkü evde kullandığım içme suyu filtresine güveniyorum. Buna rağmen suyu bir süre dinlendirmeden ve havalandırmadan akvaryuma koymuyorum.
Bitki seçimi konusunda da çok zorlandım. Tavsiyeler, yetiştirip başarılı olanların tecrübeleri, videolar derken iyice kafam karıştı. Çünkü sonuç olarak bir orman görüntüsü oluşturmak ancak aynı zamanda renk cümbüşü istiyordum. Bunun için yapay zekadan destek alayım dedim ama onun da kafasını karıştırdım [:D]
Meşhur 3 yapay zekadan sürekli fikir aldım. Birinin tavsiyesini diğerine yazdım, aralarında çeliştikleri durumlardan kaçınmaya çalıştım. En sonunda hem bitki seçimi hem de dikim planı hususunda, hepsinin de olumlu karşıladığı bir tasarım yapmayı başardık.
Tabi dikim sırasında bu planı tam olarak uygulayamadım sanırım. Özellikle üzerinde durduğum konu, renk geçişleri ve derinlik kazandırmaktı. Başarılı olup olmadığımı artık zaman gösterecek, tabi bitkilerimizi yaşatabilirsek [:O]
Bugün itibariyle bazı bitkilerin yapraklarında gözle görünür bozulmalar var. Bana verilen tavsiyelerde, yapraklardaki bozulmaların sorun olmayacağı, gövdede bozulma olmadığı sürece müdahale etmem gerektiği söylendi. Umarım doğrudur [:?]
Filtre, ısıtıcı, dekor, taş, CO₂vb. kullanmadım, kullanmayı da düşünmüyorum. Belki ilerleyen zamanda doğal görünümlü bir kök ve üzerine bitki olabilir. Evim her daim sıcak. Suyun sıcaklığını sürekli takip ediyorum, 24 - 26 ℃ aralığında. Evin sıcaklığı sabit olduğu için su sıcaklığı da değişmez sanırım.
Akvaryumda doğal olmayan hiçbir şey görmek istemiyorum. Bu nedenle içerisine, kum, bitki ve canlılar haricinde dahil edeceğim bir şey yok. Elimden gelse aydınlatmayı bile askı şeklinde yapardım ama ortam pek uygun değil.
Akvaryum salonumda bulunuyor. Evim doğrudan güney cepheye baktığı için, pencerelerden ve evdeki çocuklardan [:D] en uzak köşeye konumlandırdım.
Şimdilik her gün bir kova, yaklaşık 25 litre, bu da akvaryumun alabileceği toplam su miktarını düşünürsek 1/3'ten daha az bir oran yapıyor, su değişimi yapıyorum.
Yalnızca ilk doldurduğum suda az miktar bulanıklık olmuştu. Ne bitkileri dikerken, ne de sonrasında bulanıklık yaşamadım.
İkinci gün, su değişiminin ardından nerite salyangozlarını korkarak ekledim. Sabah iki tanesini akvaryum dışında buldum. İki tanesi sürekli camlarda, birisi bitkilerin arasında gezip miskinlik yapıyor. Sonuncusu beni korkutuyor, çok hareket etmiyor, sık sık ters döndüğünü görüyorum. Bir de bunlar kendi başına düz dönmekte sıkıntı yapıyorlarmış, bu nedenle sürekli gözüm üzerlerinde. Acaba diyorum salyangoz eklemek için erken mi davrandım. Sanırım şu birkaç günü sağlam atlatabilirsek rahatlayacağım.
Her ne kadar çok araştırma yapsam da, tecrübe sahibi olmadığım için her türlü öneri ve tavsiyeye açığım.
Bu başlık altında, akvaryumun gelişimini paylaşmayı düşünüyorum.
Maşallah hocam Sizin konuya Denk gelince her aşamasını heyecanla okuyup her görsele hayranlıkta takip etmekten Walstad Metodu akvaryum kurasım geldi :( 40x40x40 Sump sistem low tech akvaryumum var akvaryum içinde bir heves amazon havası alayım diye eklediğim bir dünya bitki var sizinki kadar boylanma renklenme olmadı 3 aydır bodur çam gibi duruyorlar low tech sıvı gübre eklememe rağmen :([/QUOTE]
İlk kurulumda amacım bu görüntüyü elde etmek olduğu için nispeten başarılı oldu diyebilirim. Sadece balık veya karides akvaryumu kurup sonradan bunu yapmaya çalışsam olmazdı sanırım. Zemini çok güçlü kurduğumu düşünüyorum. Potasyum haricinde hiçbir destek vermiyorum. Eğer sağlıklı döngü oluşursa yıllarca bu şekilde devam edecek inşallah.
Bitki Türleri: Nelumbonaceae (Nilüfer), Eichhornia crassipes (Su sümbülü), Pistia stratiotes (Su marulu), Salvinia natans, Lemna minor (Su mercimeği), Ceratopteris cornuta, Hemianthus micranthemoides (Micra), Limnophila sessiflora, Myriophyllum mattogrossense, Moss, Cymbalaria muralis (Nakkaş sarmaşığı), Crassula lycopodioides/muscosa, Commelina communis, Hedera helix, Fallopia baldschuanica (Rus asması) ve yabani otlar
Tankın Yaşı: 10 (on) gün-15 Eylül 2020
Filtrasyon ve Işıklandırma: Filtre, ısıtıcı, aydınlatma yok. Tank açık balkonda.
Tasarım ve Dekorasyon: Zeminde dişli dere kumu mevcut. Yine zeminde kuru çınar ve meşe yaprakları kullandım. Karasal alan ve saksılarda toprak, dere kumu, lav taşı, orkide harcı ve kurutulmuş kara yosunları kullanıldı.
Uzun zamandır hayal ettiğim, heves ettiğim, planladığım ama bazı engeller nedeniyle ertelemek zorunda kaldığım kurulumumu sonunda tamamladım[:3]
Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın tarifi zor hazzını yaşıyorum çok şükür[:3]
Medakalar inanılmaz balıklar! Bakımlarının kolaylık seviyesi, akvaristlerin hayal edebileceklerinin çok üstünde. Isıtıcı, filtre, büyük hacim, seyrek nüfus, düzenli su değişimi ve bakım istemezler.
İnanılır gibi değil, değil mi?
Az sayıda balık-geniş alanda bakıldığında inanılmaz ürkek, sürekli korku/tedirginlik içinde yaşayan medakalar, kalabalık oldukları sürece çok daha sakin ve huzurlu oluyorlar.
Bahar ve yaz boyunca bol bol yumurtluyorlar, kış döneminde ise yumurtlama duruyor, metabolizmaları yavaşlıyor. Böylece soğuktan etkilenmiyor, buzun altında dahi hayatlarını sürdürüyorlar.
Beslenme gereksinimleri çok düşük, haliyle tankı da neredeyse hiç kirletmiyorlar.
Çok güzel ve çeşitlenmeye çok açık renkleriyle, seyir zevki de yüksek bir tür.
Bu canlıların keyfini en üst noktaya çeken ise işte böyle minik pondlar, havuzlar[:3]
Uzakdoğuda bu tarz, büyüklü-küçüklü kurulumlar çok yaygın. Ben de internetten, tabiri caizse "ciğerci kedisi gibi" takip edip duruyordum. Tabii ki iklim şartlarımız ve türlere erişme zorlukları nedeniyle bitki tercihlerim onlara göre farklılıklar gösteriyor.
Özellikle karasal alanda, bana çok estetik gelen ve soğuğa da dayanıklı olan yabani bitkileri kullanmayı tercih ettim. Zamanla eklemeler yapılabilir ama şimdilik kurulumumun son durumu bu şekilde.
Biraz geç görmüşüm ancak benim de dikkatimi çektiği için yazma gereği duydum. Gerçekten ponda herhangi bir şey için elimi soksam dibimde geziyorlar, o ki kimisini sevebiliyorum. Ancak "Hele bi dokunayım yakalamaya çalışayım bakalım" desem pondda dört dönüyorlar. :D Hisli hayvanlar resmen. Bundan sonra kutsal üçlüm at, kurt, Medaka. :D [/QUOTE]
[:D]
Şakası bir yana, balıkları bu konuda hafife alıyor olabiliriz. Bir kere gayet uzun süreli hafızaları olduğunu düşünüyorum.
Mesela medakalarım ve gambusyalarım 10-15 gün yalnız kalıyorlar. Sonrasında ben ya da eşim ponda yaklaştığımız anda hepsi resmen koşa koşa yanımıza geliyor. Normalde içgüdüsel olarak üstten kuş gölgesi geçse dibe kaçıp saklanan canlılar bunlar.
Betta yetiştirdiğim zamanlar ben tanka yaklaştığımda yem verirdim, eşim ise sadece bettayla oyun oynamak için yaklaşırdı. Ben tanka yaklaşınca balık hemen fıtı fıtı gelir, bir süre yem bekler ve yem yoksa totosunu dönüp toz olurdu[:)))] ama tanka yaklaşan eşimse hiç yem beklemeden parmak takip etmece oynamaya başlar ve dakikalarca oynarlardı, kıskanır sinir olurdum[:devil:][:D]
Niyet okumada da çok başarılılar. Elimde kepçeyle ponda yaklaşmalarımın neredeyse tamamı su piresi ya da larva falan vermek için oluyor ve bu şekilde her yaklaşmamda hepsi koşa koşa gelip toplaşırlar ama kırk yılda bir, elimde aynı kepçe, balıklardan birini yakalama niyetiyle yaklaştığımda resmen ışık hızıyla kayboluverir şapşikler[:devil:]
Bu durumu, zihin okuma dışında bir şeyle açıklamak bence çok zor[:cik:]
21 Eylül 2026 20:59