Bu konuda otorite olduğumu iddia etmek gibi bir niyetim de isteğim de yok.
Sadece, uzun yıllardır bu metod ile iç içeyim ve uzun soluklu birçok başarılı kurulumu deneyimledim. Halihazırda hayatına sorunsuz devam etmekte olan tanklarım da mevcut.
Hatta uzun yıllar evvel kurduğum büyüklü küçüklü kavanozları, beğenip isteyen eşe dosta dağıtmıştım. Onların da neredeyse tamamının hayatını sorunsuz sürdürüyor olduğunu biliyorum.
Bu durumda, iki çift laf etme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. (Sağ olsun, @Yas400 öneride bulunmasaydı, belki de bu düşüncemi eyleme geçirmezdim. Başıma iş açtınız Yasin Bey[:)))])
Birkaç yıldır bu foruma üyeyim ve önceleri, walstad metodu denilen her konuda gördüğüm yanlışları düzeltmek için yazar dururdum. Gerek açılan ilgili konulara, gerekse fikrimi soran özel mesajlara yazdım durdum usanmadan...
Fakat gördüm ki anlattıklarım, önerdiklerim "X kişi böyle yapmış olmuş, Y kişi bu kadar beklemeye gerek yok diyor, Z kişi toprağı öylece sermiş, W kişi filtre kullanıyor, you tube videolarında şöyle şöyle diyorlar" gibi gerekçelere sığınılarak umursanmıyor.
Ben de vazgeçtim.
"Bana ne, istediklerini yapsınlar" dedim ve kenara çekildim.
Sonra gördüm ki "Walstad kısa vadede iyi ama uzun süre dayanmıyor, benim X vakitte kurduğum tankta yosunla başedemez oldum" ya da "Walstad metodu kurdum ama bitkilerim eridi, bozuldu, balıklarım hastalanıyor/ölüyor" gibi şikayetler yağmaya başladı.
Güzel kardeşim, metodu doğru uygulasaydın bunlar olmayacaktı ki...
Yorum yazsam yine söylediklerim boşa gidecek, yazmadıkça da walstad metodunun adı kötüye çıkıyor.
Hee "Şimdi yazdıklarının boşa gitmeyeceğini nereden biliyorsun?" derseniz, cevabım: "Bilmiyorum."
Sadece, şurada derli toplu iki satır yazıp anlatayım da bilmek isteyen gelip baksın. Ben de açılan konulara yorum yazmamamın suçluluğunu üstümden atayım istiyorum.
Önce "Walstad metodu ne değildir?" sorusunun cevabı ile başlamak isterim. Çünkü forumda -birkaç istisna dışında- walstad metodu adı altında kurulmuş tankların hepsi başarısızlıkla sonuçlanmış durumda ve henüz yeni olan kurulumlar da maalesef bu yolda ilerlemekteler.
*Bir avuç toprak kullanılan her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Biraz toprak ve biraz kum kullanılan her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Bitkili her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Torf (çiçek toprağı diye satılan, poşet ürünler) ile, gübreli toprak ile, kimyasal bulaşmış toprak ile, ayıklanıp yıkanarak işlenmemiş toprak ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Filtre kullanılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Tek tür bitki ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Tek tip bitki (mesela birkaç farklı tür ama hepsi gövdeli bitki ya da yine birkaç farklı tür ama hepsi köklü bitki) ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
Gelelim, "Neymiş bu Walstad metodunun olayı?" sorusunun cevabına...
Walstad metodu, en anlaşılır tanımıyla "Göl ekosistemi taklidi"dir. Yani tanklarımızda küçük göletler kurmaya çalışıyoruz, hedefimiz bu.
*Göl tabanından başlıyoruz: -En dipteki su geçirmez kil tabakası=Akvaryumun alt camı -Su geçirmez tabakanın üstündeki toprak tabakası -Toprak tabakasını örten kum tabakası -Göl tabanının olmazsa olmazı: Küçük omurgasızlar.
Tabii ki doğada, bu tabakaların kalınlıkları ve yoğunlukları değişkenlik gösteriyor ama bize gereken, doğadaki işlevi elde edebileceğimiz minimum ölçüler.
İşte Diana da bu ideal ölçüleri bulabilmek için ince ince çalışarak, en iyi verim alınabilecek kriterleri belirlemiş ve ne şanslıyız ki elde ettiği sonuçları kendine saklamayı değil, paylaşmayı tercih etmiş.
Koskoca çalışmayı birkaç cümle ile özetlemekte sakınca görmüyorum.
Metodun en önemli kısmı taban. Bu nedenle bütün eforumuzu, taban kurulumuna harcayacağız.
**TOPRAK: -ASLA TORF KULLANMAYACAĞIZ. Torf, toprak değildir. Torf, bitki parçalarının kısmen çürümüş halidir ve karasal bitki yetiştirmede bile yardımcı malzeme olarak kullanılır. Yani torf, saksıda bitki yetiştirmek için de uygun değildir. Yüksek su tutma kapasitesi nedeniyle, tohum çimlendirme ve bitki köklendirme işlemlerinde, saksı bitkilerinde toprağa belli oranlarda eklenerek, toprağın gevşekliğini arttırmak gibi işlerde kullanılır.
Akvaryumunuzda torf kullanırsanız, yosun sorunundan kaçışınız yoktur ve zaman içinde çökerek içindeki boşluklarda biriken gazları kusar, akvaryumunuzdaki balıkların ani ölümlerine sebep olabilir.
Yapı marketlerde, zincir marketlerde, çiçekçilerde, pazarda falan "çiçek toprağı" adı altında satılan paketlerin tamamı torftur. Bazılarının içine perlit, çam kabuğu, yosun, NPK gibi ekstralar eklenmiş haldedir ama hepsinin ana malzemesi torftur ve bunların hiçbiri bizim için uygun değildir.
-Doğadan alınmış/doğal toprak kullanacağız.
-Koyu renkli toprak tercih edeceğiz, kara toprak olacak.
-Toprağı aldığımız arazide gübre ve/veya kimyasal maddeler kullanılmamış olacak. Bu nedenle en iyisi, üstünde tarım yapılmayan, dağ bayır gibi boş bir araziden toprak çıkarmak. Yüzeyden 20cm kadar kazıp, derindeki toprağı çıkaracağız.
-Toprağın çer-çöpünü el yordamıyla ayıklayıp eleyeceğiz ve bir kovaya koyup üstüne su doldurarak güzelce karıştırıp bırakacağız. Birkaç saat toprağın iyice çökmesini bekledikten sonra, kovayı yavaşça eğerek suyu dökeceğiz ve yeniden su doldurarak bu işlemi "berrak ve çer-çöpsüz su alıncaya kadar" birkaç kez tekrarlayacağız. (Yıkama işlemi bir-iki gün sürebilir)
-Yıkayıp suyunu akıttığımız, çamur halindeki toprağı geniş bir yüzeye yayarak, birkaç gün kurumaya bırakacağız.
-Çamur cıvıklığı geçip, "nemli" kıvama gelen toprağı artık kullanabiliriz. Toprağı akvaryum tabanına elimizle iyice bastırarak, TOPRAK KALINLIĞI TAM OLARAK 2,5cm OLACAK ŞEKİLDE yerleştireceğiz.
**KUM: Sırada KUM tabakasını hazırlamak var. Kum seçiminde keskin sınırlar olmasa da en iyi sonucu alacağınız kum, dişli dere kumudur.
Silis kum gibi ince taneli olmamak şartıyla, istediğiniz kumu kullanabilirsiniz.
Kumu da kullanmadan önce yıkamanız iyi olur.
Kumu toprak tabakasının üstüne, KUM TABAKASININ KALINLIĞI TAM OLARAK 2,5 cm OLACAK ŞEKİLDE elimizle hafifçe bastırarak yerleştireceğiz.
*Bu aşamada iki seçeneğimiz var. İsterseniz önce bitkileri dikip, suyu sonra doldurabilirsiniz ya da önce suyu doldurup, bitkileri sonra dikebilirsiniz.
Hangi yöntem size daha kullanışlı geliyorsa onu tercih edin.
Suyu doldurup bitkilerimizi diktikten sonra, -tabii ki tercih ettiğimiz aydınlatma yöntemimizi uygulayarak- en azından 2-3 gün öylece bekleyeceğiz.
**KÜÇÜK OMURGASIZLAR: Göl tabanının olmazsa olmazı, küçük kabuklulardır. Akvaryum ortamında faydalanabileceğimiz, tabandaki ihtiyacımıza en uygun omurgasızlar ise salyangozlardır.
Melanoides tuberculata (Malezya trompet salyangozu, bizdeki ismiyle "Minare salyangozu") gibi küçük cüsseli, kum karıştırıcı türlerden biri yeterli olur.
Bitkileri dikilen, suyu doldurulan ve üstüne böylece birkaç gün bekleyen tankımıza, seçtiğimiz salyangozları ekleyebiliriz.
**BİTKİLER: Beslenme şekline göre farklılıklar gösteren, üç bitki grubundan da tankımızda bulundurmalıyız.
-Gövdeli bitkiler: Zemine dikilmesi gerekmeyen, suya serbest bırakılabilen ya da herhangi bir şekilde akvaryumun içine sabitlenebilen, gövdesiyle ve gövdeden çıkardığı kök yapılarıyla direkt sudan beslenen bitkiler. Örnek: Bacopa monnieri, Myriophyllum mattogrossense
-Su üstü bitkileri: Su yüzeyinde serbest duran, suya uzattıkları kökleriyle beslenen, hızlı nitrat tüketme özelliğine sahip olan bitkiler. Örnek: Lemna minor (Su mercimeği), Pistia stratiodes (Su marulu)
*Mümkün olduğunca düşük ihtiyaçları olan ve hızlı gelişen bitki türlerini tercih etmemizde fayda var. Çünkü gübre/besin takviyesi, CO2 verme gibi müdahaleler yapmayacağız. Tankta oluşacak döngünün sağladığı besinlerle yaşayacaklar.
*Köklü bitkilerimiz kalıcı bitkilerimiz olacak, buna göre, hoşunuza gidecek türlerden seçmelisiniz.
*Gövdeli bitkiler ve su üstü bitkilerini, sistem tamamen oturduktan sonra tanktan çıkarabilirsiniz ama sistemde kalmaları çok daha iyi olur.
*Her tip bitkiden en az birer adet bulunmalıdır ama tabii ki tankın büyüklüğüne göre, bitki miktarı ne kadar çok olursa o kadar iyi olacaktır.
**AYDINLATMA: 6500k beyaz ışık veren bir aydınlatma aracı ile gündüzleri kesintisiz 6-8 saat aydınlatma yeterli ve uygundur.
Dilerseniz "4 saat aydınlatma açık-4 saat kapalı-4 saat açık" gibi siesta verilen bir aydınlatma yöntemi de tercih edebilirsiniz fakat ben en iyi sonucu kesintisiz aydınlatma ile aldığım, siesta uygulamalarından memnun kalmadığım için siesta önermiyorum.
Eğer güneş ışığı ile aydınlatmayı planlıyorsanız, tankınızın gün içinde 1 (bir) saat direkt/yoğun güneş ışığı alması yeterlidir. Fazlası yosunlanmaya, haliyle denge topuzunun kaymasına neden olabilir.
**DÖNGÜNÜN OTURMA SÜRESİ: Geldik, sabır sınırlarını en çok zorlayan kısmına...
Burası çokomelli arkadaşlar![:D] Tankı kurduktan sonra EN AZ 8 (sekiz) HAFTA karides ve balık gibi canlıları eklemiyoruz. Bu 8 hafta, "en az" beklenmesi gereken süre. Olabildiğince fazla beklemekte fayda var.
En az 8 hafta geçtikten sonra: Bitkilerimizde gözle görülür gelişmeler varsa (yeni filiz sürme, dallanma, büyüme gibi) ve daha fazla sabredemiyorsak, kademeli olarak balık ve/veya karides ekleyebiliriz. (Kademeli derken; bir karides ya da balığı alıştırarak tanka ekledikten sonra en azından 1-2 gün gözlemliyoruz. Davranışlarında, renginde, hareketliliğinde falan bir gariplik yoksa 1-2 karides ya da balık daha ekleyip gözlemliyoruz, her şey yolundaysa tamamını ekleyebiliriz.)
*Bu uzun bekleme süresi boyunca, haftada bir kez tanktaki suyun dörtte birini değiştirmek yeterli olacaktır.
*Asla dip çekimi yapmayacağız, zemine müdahale etmeyeceğiz/zemindeki kumu kurcalamayacağız. Su değişimlerini akvaryumun üstünden ya da orta kısımlarından su alarak yapacağız.
*ilk doldurduğumuz su dahil, her aşamada, tanktaki suyla aynı sıcaklıkta dinlenmiş musluk suyu kullanabiliriz.
*Walstad metodu ile kurulan tankımızda, tatlı suda ve bitkili ortamlarda yaşayan her balığı besleyebiliriz ama mesela besleyeceğimiz balık 28°C üstünde bir sıcaklığa gereksinim duyuyorsa, yüksek sıcaklığı bitkilerimiz tolere edemeyeceği için, o balığı bu tankta besleyemeyiz.
Yani, öncelik bitkilerimizin. Çünkü bu metodun hayat sigortası bitkiler. Bitkilerimizin keyfini bozmayacak her canlı bu kurulumda beslenebilir.
**NEDEN FİLTRE KULLANMIYORUZ? Yararlı bakterilerimizin taban malzememizde kolonileşmesini hedefliyoruz. Eğer filtre kullanırsak, bu bakteriler filtre materyalinde kolonileşecekler ve mecburen filtreye bağımlı hale geleceğiz. Çünkü bu durumda filtreyi kapatır ya da çıkarırsak bakteri döngümüz çökecektir.
"Yüzey yağlanması için filtre kullanabilirmişiz ama" diyorsanız, öyle bir durumla karşılaşırsanız, sadece su yüzeyini hareketlendirmek için, filtre malzemesi (sünger, elyaf gibi) olmadan filtre kullanabilirsiniz ki bunun yerine düşük ayarda hava taşı kullanmak çok daha kolay bir yöntem olacaktır.
*Doğru kurulan bir walstad tankının ömrü en az 10 yıldır. Kurulum aşaması zorlu gelse de sonrasında, yıllarca kendi kendine yeten bir ekosisteminiz olacak.
*Kök, dal, kaya gibi dekorlar kullanmak istiyorsanız, bunları döngü oturduktan sonra (zemini kurcalamadan) ekleyebilirsiniz.
*Döngü oturduktan sonra, zemini fazla karıştırmamaya özen göstererek yeni köklü bitki ekleyebilir, mevcut köklü bitkilerinizi nazikçe sökerek seyreltebilirsiniz.
*Yine döngü oturduktan sonra, bitkilerinizi istediğiniz sıklıkta budayabilirsiniz. Canlı ekleyip çıkarabilirsiniz.
***WALSTAD METODU ÖZETLE: 2,5cm toprak+2,5cm kum+köklü bitki+gövdeli bitki+su üstü bitkisi+en az 8 hafta sabır[:devil:]
Sistemimizin içindeki canlıların atıkları (dışkılar, bozulan bitki parçaları, ölen canlılar, artık yemler, vs.) salyangozlar ve bakteriler tarafından tüketilerek bitkilere besin olacak. Bitkiler ışığı ve bu besinleri kullanarak beslenecek. Zemindeki bakteriler ve bitkiler suyu filtre edecek. Bu işbirliği böyle devam edip gidecek.[;)]
Dilimin yettiğince bildiklerimi, deneyimlerimden edindiğim sonuçları aktarmaya çalıştım. Umarım yeterli olmuştur. Eksik kalan yerler olduysa da iletildiği takdirde -yine elimden geldiğince- açıklamasını eklerim.
Kurulumunuz hayırlı olsun [:)]
Yasin Bey "vur" dediniz, "öldürdüm"[:D][:D] [EDIT]ternapi,2022-03-03 04:58:57[/EDIT]
[QUOTE=Erdka]Merhaba bilgilendirme için çok teşekkür ederim. Merak ettiğim şey aktif toprak ve lav taşı kırıklarıyla da bu sistem çalışır mı? Ya da nasıl bir avantajı ve dezavantajı olur[/QUOTE]
Merhaba
Paketli tüm topraklar ya da toprak olarak adlandırılan ürünler işlem görür, içine eklemeler (gübre, leonardit gibi) yapılır. İçeriğindeki maddeler, hızı ve yoğunluğu değişmekle birlikte mutlaka suya salınım yaparlar ve bu salınım(lar) canlılar için toksik olabilir.
Kontrol altına almak elbette mümkündür fakat bunun için harcanacak çaba, bu sistemin müdahalesizlik mantığına uymaz. Yüksek destekli bir kuruluma dönüşür/dönüşmek zorunda kalır.
Öncelikle Selamlar.. İsmim Erkan 46 Yaşında ve İstanbul Avrupa Yakasındayım :) Kurduğum Sistemle İlgili Bilgileri Aktarmak İstiyorum.. Akvaryum Boyutları ve Özellikleri : 40*40*40 (Ön Cam Clear, Yan Camlar Normal) Cam Kalınlığı 8mm, Arkaplan Siyah Düz Fon Aydınlatma : Aqualed 40cm 5 Sıra Smd Samsung Ledli Armatür Filtre : Sobo wp638h Şelale Filtre Isıtıcı : Kullanılmıyor Difüzör : Aquario Neo S Difüzör Zemin : %100 Organik Bitki Toprağı (8 lt), Bazalt kum 1-1,5 mm Bitkiler : Eloacharis Parvula Mini In Vitro (2 cup), Micranthemum Micranthemoides In Vitro (1 cup)
İlk defa bitkili akvaryum kurma deneyimim. Daha Önce Malavi ve Tanganyika Akvaryumlarım Olmuştu. Evde yer problemim olduğu için 40-40-40 mobilyali küp bir akvaryum edindim. Bu arada bitkili akvaryumları ve bitkileri oldukça video, görsel ve makalelerle inceledim. Akvaryumu almadan önce karar vermem ve bilgi sahibi olmam gerekiyordu. Bu esnada Walstad Kurulum videolarına denk geldiğim. İlk gördüğüm ve ilham kaynağı olan video kendi kendine yetebilen, ısıtıcı filtre gerektirmeyen bir lowtech di. İlgimi Çeken video sonrasında sistemi anlamak adına birçok video izledim. Walstadda, organik toprak, aktif toprak, pasif toprak, hagen, bazalt, lav kırıgı, dere kumu vb bir sürü çeşitte zemin materyalinin kullanılabildiğini gördüm. Bazı kullanıcılar aktif toprak üzeri kurulum yaparken bazıları lav kırıgı üzerine hagen bazıları ise organik toprak üzeri bazalt kullanıyorlardı.
Kurulumumda 8 litre kadar organik toprak kullandım, Toprağı önce eleyerek içindeki yabancı cisim ve olası suyu bozacak materyalleri temizledim. Ardından akvaryum zeminine yayarak bolca ıslatarak çamur kıvamına kadar karıştırdım. Suyu fazla verdim ve su üzerinde çok ince bir katman halinde kaldı. Sonra bolca yıkadığım fakat tozundan arındıramadığım bazalt kum ile toprağın üzerini kapladım. Toprağı kumla iyi mühürlemek gerekli. Ortalama toprak 4cm bazalt kum 4 cm olacak şekilde.
Sonrasında Yol Kenarında Bulduğum Bazalt kayalardan birkaç adet alıp iyice kirinden arındırdıktan sonra akvaryumun orta alanına ekledim. Ön Kısım İçin Mini Parvula, Arka Alan İçin Mikra Tercihim Oldu. Ön Alana 2 cup mini parvulayı ayırarak cımbız ile ekledim. Arka Alana ise 1 cup Mikrayı aynı şekilde ekledim. Burada karar vereceğim bir seçenek vardı. Ya kuru başlangıç yapacaktım ya da suyu ekleyip devam edecektim. Normal su eklemesi yapmaktan çekindim. Bitki toprağına yabancı olduğum için beni yanıltabilir, bitki dikerken beceremeyebilir ve tüm toprağı kumun üzerine çıkarabilirdim. Ve Sistem Oturana kadar sürekli yüksek ışık vereceğim için sistem oturmadan alg patlamasına yolacabilirdim. Bu yüzden kuru başlangıçta yosun derdim olmayacaktı fakat bitkilerin zemine tutunabilmesi için o nemli ortamı yaratmalıydım. Her gün, günde 2 kez bol miktarda zemini ve camları spreyleyerek ıslattım. Bu arada sulamayı fazla yaptığımı farkettiğimde 4. gündeydim. Bitkilerim sararmaya ve ön alanda su birikmeye başlamıştı. Biraz araştırma yaptım. Bitkilerin toprağa tutunma sürecinde formunu kaybedebileceğinden bahsediyordu. Fakat okuduğum tüm yazılar zemini örtecek kadar su olmaması konusunda birleşiyordu. Ve benim suyum zemini kaplamıştı (ortalama 0,5cm) Suyu bitkilere zarar vermeden çıkarabilmek için ön sağ köşeye bir drenaj çukuru oluşturdum. Elimle toprağa iyice bastırarak o bölgedeki toprak ve kumu aşağıya doğru sündürdüm. Orada yapay bir çukur oluştu. Ortalama 3-4 cm kadardı. Oradan Hava hortumu ile fazla suyu çekerek tahliye ettim. Ve drenaj çukuru tüm akvaryumdaki suyu o noktada topladı. Bu Şekilde 13-14 gün kadar devam ettim. Özellikle mikralarda çok fazla sararma ve deforme olma oluştu. Bu arada Google AI ile sürekli istişare ederek ilerledim. Mikra ve Parvula eklemesi yapmayı düşündüğümde 10, gündeydim. Google beni ikna etti ve bir iki gün içerisinde bitkilerin tepki vermeye başlayacağını yeni yaprak ve sürgünler oluşacağını söyledi. Cidden drystartta 11-12. günden itibaren bitkileriniz toprağa tutunmayı tamamlayıp artık gövde tamirine başlıyor.. ve Nitekim 14. günde suyu ekledim. Bu Arada Bir Kaç Figür Ekledim Akvaryuma Bunlar, 3 adet MossBall, 1 adet Moss Kaplı Kütük Figürü, 1 adet Moss Ağaç Figürü 1. gün : %30 Su değişimi 2. gün : %10 Su değişimi 4. gün : %15 Su değişimi 6. gün : %50 Su değişimi Yaptım. Her gün suya yem ufalayarak karıştırdım. Kesinlikle; sıvı gübre, kapsül gübre veya herhangi bir kimsayal akvaryuma eklemedim. Bakteri kültürü dahil. Bu arada Aydınlatmamı Günlük 12 saat civarında aralıksız kullandım. Suyu Ekledikten 1 Gün Sonra DIY co2 yaparak sisteme dahil ettim. Ve canlı yükü olmadığı için kesintisiz sisteme co2 veriyorum. Su da yosunlaşma başlayacak sanırım. Şelale filtre ile arada co2 yi akvaryuma dağıyorum :) Sisteme Canlı Yükü Olarak Bir Grup Nerite ile Başlamayı ardından Karides Kolonisi Eklemeyi Düşünüyorum. Zemin üzerinde yüzen canlı grubunda Neon veya Enber tetra yapabilirim..
Birkaç Resim Eklemeye Çalışacağım. Resimler Karışık Gelirse ve Anlatımdaki bozukluklarım için Şimdiden Özür Dilerim :)
Herkese selamlar, keyifli hobiler. Uzun süredir planladığım hobiye nihayet tekrardan adım atıyorum. Henüz hiçbir malzemeyi almadım, planlama aşamasındayım. 40x40x40 cm (64 Litre) ölçülerinde bir küp akvaryum alıp içine 10-12 tane Neon Tetra ve tabana 15-20 tane Kiraz/Mavi Rüya karides koymak istiyorum. Akvaryum yatak odamda olacağı için gece uyurken kafamı şişirmeyecek sessiz bir filtreye ihtiyacım var. Bir de akvaryumun kapağı olmayacak; şu aşamada kapak, buhar camı veya pleksi ile de uğraşmak istemiyorum. Bütçeme göre araştırıp şu iki F/P seçenek arasında kaldım: 1. Sobo WP-628H gibi bir Şelale Filtre: Akvaryumun dışına asarım, içeride kalabalık yapmaz. Su sesini kesmek için de suyu ağzına kadar doldururum diyorum. Ama bu sefer kapak olmadığı için ürkek olan neonların dışarı atlamasından korkuyorum. 2. Xinyou XY-2008 Köşe Pipo + Sunsun/Sobo Nano Hava Motoru: Pipo filtrede su sesi derdi olmadığı için akvaryum suyunu üstten 4 parmak boş bırakabilirim. Böylece kapak olmasa bile neonlar dışarı zıplayamaz. Karides yavruları için de çok güvenli olur. Ama akvaryumun içinde çok kaba ve çirkin durur mu, emin olamadım. Tabana siyah hagen veya dere kumu serip, içine suyu yumuşatması için küçük bir Yati veya Mangrow kökü ve bolca moss bitkisi ekleyeceğim. Henüz hiçbir şeyi satın almamışken, sizce odada uyuyan biri ve kapaksız tank için hangisi daha mantıklı bir çözüm olur? Ya da "Şunu yaparsan kafan çok daha rahat eder" dediğiniz başka bir yöntem var mıdır? Tecrübeli arkadaşlardan tavsiye bekliyorum, şimdiden çok teşekkürler [:)]
Bu yatak odası akvaryum işi için eğer benim gibi kahverengi sessiz uyuyamayan biri için 5 adet 70 lt kurulum , çalışan 6 pipo , 1 jingye 355 şelale filtre, 1 sobo çift katlı tepe sumpı , resun air 3000 son olarak sobo aq-19 4×6lt/dk olan hem yatak odası hem çalışma alanım için reklamsız uğultu deneyimi mükemmel [:)))]
[b]Bu sene çektiğim en güzel resimlerden bir tanesi bu. [/b] [b]Tam resmi çekerken yumurta çatladı (en üstteki) kuyruğu çıktı [:)][/b] [b][/b] [b] [/b][b][img]http://foto.akvaryum.com/fotolar/24552/Yumurtalar.JPG[/img] [/b][b] [/b][b]Sizinde böyle anlık resimleriniz varsa paylaşalım[/b] [b]BALIK-SEVER DOSTLARIM[/b][EDIT]Hoppala,2026-02-09 00:52:55[/EDIT]
Ölçüler: 160x60x60 Canlı Türleri: Tiger astronot, leopar vatoz Bitki Türleri: anubias, java moss Tankın Yaşı: 11.09.2025 Filtrasyon ve Işıklandırma: dophin c1600, dophin 970F Tasarım ve Dekorasyon: kütükler, taşlar ve biraz bitki. El yapımı 10000K samsung soğuk beyaz ledle döşenmiş 2 armatür.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/011120251938091.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/011120251938071.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/011120252136311.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/011120252136361.jpg[/IMG] [VID]https://youtu.be/fKIz3PGvsfM[/VID] Tasarımı hala tam oturtamadım, canlı türleri, tasarım vs. Her konuda tavsiye bekliyorum[:)][EDIT]Tata,2026-01-21 15:09:43[/EDIT]
[QUOTE=Tata] [:D] yanlış yazmışım diyorum zaten, japonun üzerinden 7-8 ay geçti[/QUOTE] Öldüğünü zaten söylemiştiniz ama benim dangalaklığıma geldi.[:/]
Elimde 4 ember tetra (aşırı küçükler) 4 tane de neon tetram var. Ben bu balıkları arkadaşıma vereceğim ama şuanda kendi akvaryumumdan onları ayırmam gerekiyor. Onları bir kavanoza alsam olur mu? Cuma günü de balıkları arkadaşıma vereceğim fakat şöyle de bir durum var ki cuma dışarı çıkacağız ve balıklar da benim yanımda olmak zorunda. Kavanozda ve çantamda dursa bir şey olur mu? Lütfen yardımcı olursanız çok sevinirim. ve bugünden itibaren (21 ekim çarşamba) cuma günün (23 ekim cuma) akşamına kadar kalabilirler mi kavanozda?[:((]
Fotoğraf: Akvaryumun genel durumu: [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250804451.jpg[/IMG] Balığın şimdiki hali: [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250806021.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250806381.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250808001.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250808481.jpg[/IMG] Eski hali: (karşılaştırmak için 2 hafta önce) [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250810141.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250810541.jpg[/IMG] [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/253994/130320250812311.jpg[/IMG]
Hastalık Belirtileri: yeme iştahsızlık, bir süreliğine benden saklanma (şuan saklanmıyor) yemi ağzına alıp tükürüp tükürüp yememek. Aynaya geç tepki vermek (ama sonuç olarak verdi bir süre sonra)
Akvaryum Kapasitesi (litre): 16 litre
Akvaryumdaki Diğer Canlılar:betta ve bir sürü adi salyangoz
Bilinen Tüm Su Değerleri (pH, sıcaklık, amonyak, nitrat): su 25 derece, test kitim yok
Filtrasyon: pipo filtre (vanayla çok kısılmış)
İlaç Kullandıysanız İsimleri ve Miktarları: ilaç yok sadece akvaryumu ilk kurarken tropical bakto active atmıştım
Diğer Genel Bilgiler (Su değişim sıklığı, akvaryumda en son yaptığınız değişiklikler vb.):haftada 1 kez %30 su değişimi. dün 1 kez denemek için krill chips yem atmıştım yarım parça birkaç kez tükürüp yemişti. Yemim tropical betta granulat ve ara sıra tetra pro algae veriyorum asla ahm gibi yemler vermedim. Tetra pro algae yi haftada 4-5 kez veriyorum.[EDIT]Tataaa4325,2025-03-13 08:14:39[/EDIT]
[QUOTE=Tata] Araştırıcam, su değişimlerini aksatmıyorum. daha önce dropsyden japon balığımı kaybetmiştim.[/QUOTE] Su değişimlerini aksatmamanız güzel, ayrıca tankta keskin bir dekor varsa kesinlikle çıkarınız. ayrıca japon balığına da Allah rahmet eylesin.[:((]
Selamlar. 2 adet yaklaşık 45 lt karides akvaryumu kurmayı düşünüyorum, akvaryumların ikisi de aynı ölçüde (38x30x40). Bu akvaryumlara pipo filtre almak istiyorum, elimde venusaqua apw350 çift çıkışlı hava motoru var. İnternette araştırırken bir köşe filtreye denk geldim. Bu filtreyi görünce akvaryumumda kocaman silindir pipo filtre istemediğime karar kıldım. filtrenin linki https://atakanpetshop.com/boyu-sf-03-biyolojik-sungerli-uretim-filtresi . Başka pipo filtre önerilerine de açığım.
Teşekkür ederim. Biraz geç oluyo fark etmedim mesajlarınızı.O filtreyi de gördüm bu dediğimi araştırırken alma fikri aklıma geldi ama ortasındaki borudan dolayı pek hoşuma gitmedi.[/QUOTE] Rica ederim bende,alıp almamanız sorun değil zaten sizin kararınız. Keyifli hobiler dilerim dostum.[:)]
Merhaba, Bu forumda bu forum dışında sürekli araştırdım okudum. Kimisi övdüğünü yere vurmuş kimisi vurulanı kaldırılmış. Kimisinin çok sessiz dediğine kimisi sesli demiş. Herkes bir şekilde birbirinin tersi olmuş. Bütün bunların tamamen değişkenlik göstermesi bence gayet normal. Bende bütün bunların sonunda bir karar verip Eheim pro4 350 dış filtre aldım. Kendileri bir aylık. Bu arada emektar atmanımıda çalışma sesinden dolayı emekli ettim. Yeni filtrem evimde gündüz vakti tamamen sessiz kulağını dayamadan duyulmaz kıvamında denilebilecekken gece ise balkondan atılacak kıvama gelmesi acaip can sıkıcı. Galiba beklentiler büyük olup emekli edilen filtrenin yerinede geçemez olunca memnuniyet yerlerde. Bu filtre ve başka filtreler için önerilerilen yani şimdiye kadar burda ve başka forumlarda filtreler hakkında yazılan deneyimleride denedim. Servisine elden götürdüm ve götürmeden servisinin tavsiyelerinide yerine harfiyen getirdim. Bir problemi olmadığı ve çalışma sesi olduğu servis tarafından onaylandı. Sonuç olarak bunun bir çalışma sesi olduğunu kendi iş tecrübelerimden fark etmiştim. Ama yinede daha iyi olmasını bekledim. Çünkü öyle olma ihtimali çok yüksekti. Ama olmuyor 😁 Yani dolabı açınca dadan dan da dan EHEİM vay be gibi birşey. Burdan üye isimleri ekleyerek yazılanları irdelemek iyi olurdu. Sadece bir kişi ekliyorum. kdeniz ( Rahman Keskin) bey 2010 yılında aradığım cevabı verdiği ben görmediğim için. Filtre seçimi zor 😁 https://www.akvaryum.com/Forum/mesaja_git.asp?PID=1917064
Selamlar konuyu hortlatıyorum ama Eheim experience 350, professional4-350 ve 4+ 350 modelleri arasında kararsız kaldım. Ses muhtemel debi kaynaklı ve küçük hacimde kullanıldığından olabilir vakumlama etkisi gibi. Bu filtreleri tecrübe etmiş arkadaşlardan yorum beklerim.[8)] [:?]
Merhaba, video eklemeye çalıştım ama eklenmedi sanırım. Beta balığım yüzmüyo yem yemiyo ya dinlenme yatağında sürekli ya da dipte yatıyo, az önce de yüzmeye çalıştı ama kafası kumda kuyruğu havada bir şekilde durdu ve öylece kaldı. Suyunu çeşme suyundan koyuyordum koymamam lazımmış yeni suyunu betta aqua conditioner ekleyerek değiştirdim. Yemi dinlenme yatağında dururken attığımda sadece ağzının dibine düşerse yiyo biraz uzağa düşerse sürünür gibi gidiyor ya da hiç gitmiyor sorun ne ve napcam aşırı panik oldum lütfen yardım edin, bu arada su seviyesi ısıtıcı açık olmasına rağmen 24 derece ama ısıtıcı 28 dereceye ayarlı çalışıyo
30 lt akvaryum, şelale filtre kullanıyorum, yemin markasını bilmiyorum paketini atmıştım ama küçük kırmızı yemlerden günde iki defa veriyorum tuz tanesi kadar boyutu olanlardan bir seferde 6 7 tane veriyorum, napcam peki
03 Mart 2022 04:23
136 beğeni
Bu konuda otorite olduğumu iddia etmek gibi bir niyetim de isteğim de yok.
Sadece, uzun yıllardır bu metod ile iç içeyim ve uzun soluklu birçok başarılı kurulumu deneyimledim. Halihazırda hayatına sorunsuz devam etmekte olan tanklarım da mevcut.
Hatta uzun yıllar evvel kurduğum büyüklü küçüklü kavanozları, beğenip isteyen eşe dosta dağıtmıştım. Onların da neredeyse tamamının hayatını sorunsuz sürdürüyor olduğunu biliyorum.
Bu durumda, iki çift laf etme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum.
(Sağ olsun, @Yas400 öneride bulunmasaydı, belki de bu düşüncemi eyleme geçirmezdim. Başıma iş açtınız Yasin Bey[:)))])
Birkaç yıldır bu foruma üyeyim ve önceleri, walstad metodu denilen her konuda gördüğüm yanlışları düzeltmek için yazar dururdum. Gerek açılan ilgili konulara, gerekse fikrimi soran özel mesajlara yazdım durdum usanmadan...
Fakat gördüm ki anlattıklarım, önerdiklerim "X kişi böyle yapmış olmuş, Y kişi bu kadar beklemeye gerek yok diyor, Z kişi toprağı öylece sermiş, W kişi filtre kullanıyor, you tube videolarında şöyle şöyle diyorlar" gibi gerekçelere sığınılarak umursanmıyor.
Ben de vazgeçtim.
"Bana ne, istediklerini yapsınlar" dedim ve kenara çekildim.
Sonra gördüm ki "Walstad kısa vadede iyi ama uzun süre dayanmıyor, benim X vakitte kurduğum tankta yosunla başedemez oldum" ya da "Walstad metodu kurdum ama bitkilerim eridi, bozuldu, balıklarım hastalanıyor/ölüyor" gibi şikayetler yağmaya başladı.
Güzel kardeşim, metodu doğru uygulasaydın bunlar olmayacaktı ki...
Yorum yazsam yine söylediklerim boşa gidecek, yazmadıkça da walstad metodunun adı kötüye çıkıyor.
Hee "Şimdi yazdıklarının boşa gitmeyeceğini nereden biliyorsun?" derseniz, cevabım: "Bilmiyorum."
Sadece, şurada derli toplu iki satır yazıp anlatayım da bilmek isteyen gelip baksın. Ben de açılan konulara yorum yazmamamın suçluluğunu üstümden atayım istiyorum.
Önce "Walstad metodu ne değildir?" sorusunun cevabı ile başlamak isterim. Çünkü forumda -birkaç istisna dışında- walstad metodu adı altında kurulmuş tankların hepsi başarısızlıkla sonuçlanmış durumda ve henüz yeni olan kurulumlar da maalesef bu yolda ilerlemekteler.
*Bir avuç toprak kullanılan her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Biraz toprak ve biraz kum kullanılan her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Bitkili her kurulum walstad DEĞİLDİR.
*Torf (çiçek toprağı diye satılan, poşet ürünler) ile, gübreli toprak ile, kimyasal bulaşmış toprak ile, ayıklanıp yıkanarak işlenmemiş toprak ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Filtre kullanılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Tek tür bitki ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
*Tek tip bitki (mesela birkaç farklı tür ama hepsi gövdeli bitki ya da yine birkaç farklı tür ama hepsi köklü bitki) ile yapılan kurulumlar walstad DEĞİLDİR.
Gelelim, "Neymiş bu Walstad metodunun olayı?" sorusunun cevabına...
Walstad metodu, en anlaşılır tanımıyla "Göl ekosistemi taklidi"dir. Yani tanklarımızda küçük göletler kurmaya çalışıyoruz, hedefimiz bu.
*Göl tabanından başlıyoruz:
-En dipteki su geçirmez kil tabakası=Akvaryumun alt camı
-Su geçirmez tabakanın üstündeki toprak tabakası
-Toprak tabakasını örten kum tabakası
-Göl tabanının olmazsa olmazı: Küçük omurgasızlar.
Tabii ki doğada, bu tabakaların kalınlıkları ve yoğunlukları değişkenlik gösteriyor ama bize gereken, doğadaki işlevi elde edebileceğimiz minimum ölçüler.
İşte Diana da bu ideal ölçüleri bulabilmek için ince ince çalışarak, en iyi verim alınabilecek kriterleri belirlemiş ve ne şanslıyız ki elde ettiği sonuçları kendine saklamayı değil, paylaşmayı tercih etmiş.
Koskoca çalışmayı birkaç cümle ile özetlemekte sakınca görmüyorum.
Metodun en önemli kısmı taban. Bu nedenle bütün eforumuzu, taban kurulumuna harcayacağız.
**TOPRAK:
-ASLA TORF KULLANMAYACAĞIZ. Torf, toprak değildir. Torf, bitki parçalarının kısmen çürümüş halidir ve karasal bitki yetiştirmede bile yardımcı malzeme olarak kullanılır. Yani torf, saksıda bitki yetiştirmek için de uygun değildir. Yüksek su tutma kapasitesi nedeniyle, tohum çimlendirme ve bitki köklendirme işlemlerinde, saksı bitkilerinde toprağa belli oranlarda eklenerek, toprağın gevşekliğini arttırmak gibi işlerde kullanılır.
Akvaryumunuzda torf kullanırsanız, yosun sorunundan kaçışınız yoktur ve zaman içinde çökerek içindeki boşluklarda biriken gazları kusar, akvaryumunuzdaki balıkların ani ölümlerine sebep olabilir.
Yapı marketlerde, zincir marketlerde, çiçekçilerde, pazarda falan "çiçek toprağı" adı altında satılan paketlerin tamamı torftur. Bazılarının içine perlit, çam kabuğu, yosun, NPK gibi ekstralar eklenmiş haldedir ama hepsinin ana malzemesi torftur ve bunların hiçbiri bizim için uygun değildir.
-Doğadan alınmış/doğal toprak kullanacağız.
-Koyu renkli toprak tercih edeceğiz, kara toprak olacak.
-Kırmızıya, sarıya çalan renkteki toprağı kullanmayacağız.
-Toprağı aldığımız arazide gübre ve/veya kimyasal maddeler kullanılmamış olacak. Bu nedenle en iyisi, üstünde tarım yapılmayan, dağ bayır gibi boş bir araziden toprak çıkarmak. Yüzeyden 20cm kadar kazıp, derindeki toprağı çıkaracağız.
-Toprağın çer-çöpünü el yordamıyla ayıklayıp eleyeceğiz ve bir kovaya koyup üstüne su doldurarak güzelce karıştırıp bırakacağız. Birkaç saat toprağın iyice çökmesini bekledikten sonra, kovayı yavaşça eğerek suyu dökeceğiz ve yeniden su doldurarak bu işlemi "berrak ve çer-çöpsüz su alıncaya kadar" birkaç kez tekrarlayacağız.
(Yıkama işlemi bir-iki gün sürebilir)
-Yıkayıp suyunu akıttığımız, çamur halindeki toprağı geniş bir yüzeye yayarak, birkaç gün kurumaya bırakacağız.
-Çamur cıvıklığı geçip, "nemli" kıvama gelen toprağı artık kullanabiliriz. Toprağı akvaryum tabanına elimizle iyice bastırarak, TOPRAK KALINLIĞI TAM OLARAK 2,5cm OLACAK ŞEKİLDE yerleştireceğiz.
**KUM:
Sırada KUM tabakasını hazırlamak var. Kum seçiminde keskin sınırlar olmasa da en iyi sonucu alacağınız kum, dişli dere kumudur.
Silis kum gibi ince taneli olmamak şartıyla, istediğiniz kumu kullanabilirsiniz.
Kumu da kullanmadan önce yıkamanız iyi olur.
Kumu toprak tabakasının üstüne, KUM TABAKASININ KALINLIĞI TAM OLARAK 2,5 cm OLACAK ŞEKİLDE elimizle hafifçe bastırarak yerleştireceğiz.
*Bu aşamada iki seçeneğimiz var. İsterseniz önce bitkileri dikip, suyu sonra doldurabilirsiniz ya da önce suyu doldurup, bitkileri sonra dikebilirsiniz.
Hangi yöntem size daha kullanışlı geliyorsa onu tercih edin.
Suyu doldurup bitkilerimizi diktikten sonra, -tabii ki tercih ettiğimiz aydınlatma yöntemimizi uygulayarak- en azından 2-3 gün öylece bekleyeceğiz.
**KÜÇÜK OMURGASIZLAR:
Göl tabanının olmazsa olmazı, küçük kabuklulardır. Akvaryum ortamında faydalanabileceğimiz, tabandaki ihtiyacımıza en uygun omurgasızlar ise salyangozlardır.
Melanoides tuberculata (Malezya trompet salyangozu, bizdeki ismiyle "Minare salyangozu") gibi küçük cüsseli, kum karıştırıcı türlerden biri yeterli olur.
Bitkileri dikilen, suyu doldurulan ve üstüne böylece birkaç gün bekleyen tankımıza, seçtiğimiz salyangozları ekleyebiliriz.
**BİTKİLER:
Beslenme şekline göre farklılıklar gösteren, üç bitki grubundan da tankımızda bulundurmalıyız.
-Köklü bitkiler: Zemindeki kuma dikilmesi gereken, kökleriyle tabandan beslenen bitkiler.
Örnek: Saggittaria subulata, Cryptocoryne wenditii.
-Gövdeli bitkiler: Zemine dikilmesi gerekmeyen, suya serbest bırakılabilen ya da herhangi bir şekilde akvaryumun içine sabitlenebilen, gövdesiyle ve gövdeden çıkardığı kök yapılarıyla direkt sudan beslenen bitkiler.
Örnek: Bacopa monnieri, Myriophyllum mattogrossense
-Su üstü bitkileri: Su yüzeyinde serbest duran, suya uzattıkları kökleriyle beslenen, hızlı nitrat tüketme özelliğine sahip olan bitkiler.
Örnek: Lemna minor (Su mercimeği), Pistia stratiodes (Su marulu)
*Mümkün olduğunca düşük ihtiyaçları olan ve hızlı gelişen bitki türlerini tercih etmemizde fayda var. Çünkü gübre/besin takviyesi, CO2 verme gibi müdahaleler yapmayacağız. Tankta oluşacak döngünün sağladığı besinlerle yaşayacaklar.
*Köklü bitkilerimiz kalıcı bitkilerimiz olacak, buna göre, hoşunuza gidecek türlerden seçmelisiniz.
*Gövdeli bitkiler ve su üstü bitkilerini, sistem tamamen oturduktan sonra tanktan çıkarabilirsiniz ama sistemde kalmaları çok daha iyi olur.
*Her tip bitkiden en az birer adet bulunmalıdır ama tabii ki tankın büyüklüğüne göre, bitki miktarı ne kadar çok olursa o kadar iyi olacaktır.
**AYDINLATMA:
6500k beyaz ışık veren bir aydınlatma aracı ile gündüzleri kesintisiz 6-8 saat aydınlatma yeterli ve uygundur.
Dilerseniz "4 saat aydınlatma açık-4 saat kapalı-4 saat açık" gibi siesta verilen bir aydınlatma yöntemi de tercih edebilirsiniz fakat ben en iyi sonucu kesintisiz aydınlatma ile aldığım, siesta uygulamalarından memnun kalmadığım için siesta önermiyorum.
Eğer güneş ışığı ile aydınlatmayı planlıyorsanız, tankınızın gün içinde 1 (bir) saat direkt/yoğun güneş ışığı alması yeterlidir. Fazlası yosunlanmaya, haliyle denge topuzunun kaymasına neden olabilir.
**DÖNGÜNÜN OTURMA SÜRESİ:
Geldik, sabır sınırlarını en çok zorlayan kısmına...
Burası çokomelli arkadaşlar![:D] Tankı kurduktan sonra EN AZ 8 (sekiz) HAFTA karides ve balık gibi canlıları eklemiyoruz. Bu 8 hafta, "en az" beklenmesi gereken süre. Olabildiğince fazla beklemekte fayda var.
En az 8 hafta geçtikten sonra: Bitkilerimizde gözle görülür gelişmeler varsa (yeni filiz sürme, dallanma, büyüme gibi) ve daha fazla sabredemiyorsak, kademeli olarak balık ve/veya karides ekleyebiliriz.
(Kademeli derken; bir karides ya da balığı alıştırarak tanka ekledikten sonra en azından 1-2 gün gözlemliyoruz. Davranışlarında, renginde, hareketliliğinde falan bir gariplik yoksa 1-2 karides ya da balık daha ekleyip gözlemliyoruz, her şey yolundaysa tamamını ekleyebiliriz.)
*Bu uzun bekleme süresi boyunca, haftada bir kez tanktaki suyun dörtte birini değiştirmek yeterli olacaktır.
*Asla dip çekimi yapmayacağız, zemine müdahale etmeyeceğiz/zemindeki kumu kurcalamayacağız. Su değişimlerini akvaryumun üstünden ya da orta kısımlarından su alarak yapacağız.
*ilk doldurduğumuz su dahil, her aşamada, tanktaki suyla aynı sıcaklıkta dinlenmiş musluk suyu kullanabiliriz.
*Walstad metodu ile kurulan tankımızda, tatlı suda ve bitkili ortamlarda yaşayan her balığı besleyebiliriz ama mesela besleyeceğimiz balık 28°C üstünde bir sıcaklığa gereksinim duyuyorsa, yüksek sıcaklığı bitkilerimiz tolere edemeyeceği için, o balığı bu tankta besleyemeyiz.
Yani, öncelik bitkilerimizin. Çünkü bu metodun hayat sigortası bitkiler. Bitkilerimizin keyfini bozmayacak her canlı bu kurulumda beslenebilir.
**NEDEN FİLTRE KULLANMIYORUZ?
Yararlı bakterilerimizin taban malzememizde kolonileşmesini hedefliyoruz. Eğer filtre kullanırsak, bu bakteriler filtre materyalinde kolonileşecekler ve mecburen filtreye bağımlı hale geleceğiz. Çünkü bu durumda filtreyi kapatır ya da çıkarırsak bakteri döngümüz çökecektir.
"Yüzey yağlanması için filtre kullanabilirmişiz ama" diyorsanız, öyle bir durumla karşılaşırsanız, sadece su yüzeyini hareketlendirmek için, filtre malzemesi (sünger, elyaf gibi) olmadan filtre kullanabilirsiniz ki bunun yerine düşük ayarda hava taşı kullanmak çok daha kolay bir yöntem olacaktır.
*Doğru kurulan bir walstad tankının ömrü en az 10 yıldır. Kurulum aşaması zorlu gelse de sonrasında, yıllarca kendi kendine yeten bir ekosisteminiz olacak.
*Kök, dal, kaya gibi dekorlar kullanmak istiyorsanız, bunları döngü oturduktan sonra (zemini kurcalamadan) ekleyebilirsiniz.
*Döngü oturduktan sonra, zemini fazla karıştırmamaya özen göstererek yeni köklü bitki ekleyebilir, mevcut köklü bitkilerinizi nazikçe sökerek seyreltebilirsiniz.
*Yine döngü oturduktan sonra, bitkilerinizi istediğiniz sıklıkta budayabilirsiniz. Canlı ekleyip çıkarabilirsiniz.
***WALSTAD METODU ÖZETLE: 2,5cm toprak+2,5cm kum+köklü bitki+gövdeli bitki+su üstü bitkisi+en az 8 hafta sabır[:devil:]
Sistemimizin içindeki canlıların atıkları (dışkılar, bozulan bitki parçaları, ölen canlılar, artık yemler, vs.) salyangozlar ve bakteriler tarafından tüketilerek bitkilere besin olacak. Bitkiler ışığı ve bu besinleri kullanarak beslenecek. Zemindeki bakteriler ve bitkiler suyu filtre edecek. Bu işbirliği böyle devam edip gidecek.[;)]
Dilimin yettiğince bildiklerimi, deneyimlerimden edindiğim sonuçları aktarmaya çalıştım. Umarım yeterli olmuştur. Eksik kalan yerler olduysa da iletildiği takdirde -yine elimden geldiğince- açıklamasını eklerim.
Kurulumunuz hayırlı olsun [:)]
Yasin Bey "vur" dediniz, "öldürdüm"[:D][:D]
[EDIT]ternapi,2022-03-03 04:58:57[/EDIT]