ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Orhan76
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
4140
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrimiçi
Üyelik Tarihi:
15 Ağustos 2023 11:26
Son Ziyaret:
41 saniye önce
Toplam Mesaj:
2849 [2.89 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
220 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Orhan Barbol
Doğum Tarihi:
09 Haziran 1976
Yaş:
49
İl:
Denizli
Meslek:
Maden Yüksek Mühendisi
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

40lt Bitkili Lepistes Cüce Vatoz Komando Cory 140lt Bitkisiz Orta-Güney Amerika Ciklet Leopar Vatoz 25lt Bitkili Neolamprologus Leleupi 25lt Bitkili Galaxy-Harlequin Rasbora 25lt Bitkili Kardinal Neon Tetra 25lt Bitkili Pseudomugil Gertrudae

SON 10 MESAJI

Çöpçü Ölümleri
[QUOTE=Huzeyfe.ylc]
Herşey yolunda giden 300 lt yoğun bitkili akvaryum da çöpçü ölümleri başladı. Dün burtane bronz çöpçüm oldü. Bu july her an gidebilir. Venuzealla oranglar sağlam. Hayvan yumurlayamama proplemi olabilir mi?
Ayrıca akvaryum da cüce vatoz yavruları var yeni dogdular hiçbir sıkıntıları yok. İmparator tetralarda bugün yumurtluyorlardı.
[/QUOTE]

Arkadaşımızın dediği gibi çöpçüler dropsy olmuşlar. Onları acilen ayırın başka bir kapta veya tankta Sera Baktopur ilacını belirtilen dozunda kullanın, bu arada bir hava motoruna bağladığınız hava taşını bu kabın/tankın içine atıp 7/24 çalıştırarak güzel bir şekilde havalandırın. Bildiğim kadarıyla 3 günlük bir tedavi, 1. gün ilaç dozlama 2. gün dinlenme 3. gün tekrar ilaç dozlama şeklinde. Normalde ana tankta kullanmanızı tavsiye ederdim ama yavrularınız ve yumurtalarınıza ilacın nasıl etki edeceğinden emin olamadığım için ayrı bir karantinada yapmanızı tavsiye ettim. Şimdiden geçmiş olsun.
Salihscaping Natural :] 60x40x40
Güzel bir kurulum olmuş, emeğinize sağlık. High-tech diyebileceğimiz bu tank için canlı eklemeden önce en az 4 hafta gibi bir süre beklemeniz yerinde olacaktır, zira aktif toprak ilk zamanlarda kesinlikle amonyak seviyesine pik yaptırabilir. Bu nedenle amonyak, nitrit ve nitrat ölçümlerini yapacağınız zamanlarda (kabaca ilk 4 haftada) bakteri kültürü eklemek ve ilk iki değerin (amonyak ve nitrit) sıfırlandığı, nitratın ise kabul edilebilir (max. 20-30ppm) seviyelere geldiğinde, az veya orta canlı yükü olacak şekilde bir akvaryum oluşturmanız genel tank sürdürülebilirliği açısından faydalı olacaktır. Bu tankta 15-20 adet tetra türlerinden sürüler çok güzel durabilir, belki daha küçük karidina türlerden kristal kırmızı karides gibi temizlik ekibi canlılarla daya uyumlu yaşayabilecek sivrisinek (mosquito) rasboralar düşünülebilir. 3-4 adet boynuzlu nerite de ince yosun temizlik işlerini yapabilirler. İlk etapta 4 hafta sonunda temizlik ekibi dediğimiz karides ve salyangozları tanka şarj ettikten 1-2 hafta sonra sürü balıkları da tanka eklenebilir. Alternatifler çoktur, eminim gönlünüze göre bir şeyler vardır. Şimdiden keyifli hobiler dilerim.[EDIT]Orhan76,2026-04-24 09:40:17[/EDIT]
Father Fish Yöntemiyle 50x30x30
Sezer Bey size yanıt olarak yazmadığım için sizi alıntılamadım. Bu konuyu (ve benzerlerini) daha önce de takip eden bir arkadaşınız olarak kendi fikirlerimi beyan etmek isterim. Bazı arkadaşlarımız konuya estetik kaygılarla bakmışlar velakin o şekilde bir yaklaşımla konuya baktıklarında evet haklıdır arkadaşlarımız. Yalnız göz ardı ettiğimiz bir konu daha var, o da halihazırda yapmış olduğumuz hobinin multi-disipliner bir yanı var. Şöyle ki orta seviyede bilgili hobici arkadaşlarımızın hemen hemen tamamına yakını elektrik, mekanik, akışkanlar mekaniği, su kimyası, biyoloji, biyokimya ve şimdi aklıma gelmeyen bir çok konuda bir şekilde öğrenen ve araştıran insanlar, ki bu da hobimizin en sevdiğim yanlarından biri. Konuyu biraz daha kısa tutmak adına, bazı temel konularda tecrübe edinmek isteyen arkadaşlarımız bu tarz çalışmalar yapıyorlar (walstad-father fish-aquaponics sistemler vs. gibi) öyle ki günümüzde de su ve enerji kaynaklarının hızla azalması bilim insanlarını da tabi daha profesyonel olarak benzer araştırmalara sevk ediyor. Az veya hiç su değişimi yapılmaması, gübre dahil çoğu kimyasala gerek duymadan kendine kendine idare edebilecek sistemler (ki aquaponics bunun en bilimsel ileri versiyonlarından biri), doğal bakteri süreçlerinin oluşturulması şu an dahi deneysel aşamalarda yapılıyor. Kaldı ki bu tarz kendi çapında deneysel (ampirik-deneme/yanılma yöntemiyle) bir şeyler yapmaya çalışan arkadaşlarımız da bence hobimize ayrı bir renk katıyor. Umarım forumda bu tarz denemeler devam eder, tecrübeli arkadaşlarımız yazıp çizerler, yorumlarını yapıp tecrübelerini paylaşırlar, ilgi duyan arkadaşlarımız da zevkle takip ederler.

Not: Sadece bir ilave yapmak istedim, bugün çok beğenerek hobimizde takip edilen Biyotop akvaryum kurulumları estetik kaygıların yanı sıra en asgari düzeyde bir su kimyası bilgisi gerektiriyor, dolayısıyla benzer çalışmalar bu tarz güzel projelere de ilham kaynağı olabiliyor.
🧿 En Güzel Fotoğraflarınızı Gösterin
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/220420261039301.jpg[/IMG]
L144 Yavru Kuyruk Erimesi
[QUOTE=mareq]Fotoğraf
Hastalık Belirtileri: Kuyruk erimesi
Akvaryum Kapasitesi (litre): 50
Akvaryumdaki Diğer Canlılar: Lepistes yavrusu
Bilinen Tüm Su Değerleri (pH, sıcaklık, amonyak, nitrat): ph: 6.9 , sıcaklık:27
Filitrasyon: köşe hamburg filtre
İlaç Kullandıysanız İsimleri ve Miktarları: yok
Diğer Genel Bilgiler (Su değişim sıklığı, akvaryumda en son yaptığınız değişiklikler vb.): 2 günde bir % 10 su değişimi.

Yavrular 2-3 cm arası metilen mavisi öneriliyor ama akvaryum dışına alamam küçükler.
Tedavi tavsiyesi olanlara şimdiden teşekkürler.[/QUOTE]

Öncelikle geçmiş olsun diyeyim. Kuyruk erimesine kuvvetli bir ilaç Sera Baktopur kullanmanızı tavsiye ederim. Yalnız balıklar daha yavru olduklarından kanımca önerilen dozun 3'te 2'sini kullansanız onlara kafi gelecektir. İlacı kuyruk erimesine karşı evvelce kullandım ve memnun kaldım o yüzden tavsiye ediyorum. Ana tankınıza ilacı dozladıktan sonra filtrenizde aktif karbon varsa çıkarın tankı çok iyi bir şekilde havalandırın (varsa hava taşı kullanın) 24 saatlik dinlenmenin ardından bir 3'te 2 doz daha yapın, zaten kullanım miktarı ilacın talimatlarında yazar. Umarım yavrular bir an evvel toparlanıp sağlıklarına kavuşurlar.
Aqua Led Mi Orion Led Mi?
Son güncellemeden 1,5 ay sonra adaptör arızası yaşadım. Hafta sonu elektrikçi arkadaşım sağolsun arızalı kondansatörün yenisini lehimledi. Gerçi elinde yeni adaptörler vardı ama, kendi tavsiyesi üzerine hiçbiri orijinali gibi 16v 4A olmadığından tamir seçeneği bana da daha mantıklı geldi. Şimdilik ledler ve bağlantıları sağlam görünüyor, günlük 4 saatlik aydınlatmayla yolumuza devam ediyoruz.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/200420261211031.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/200420261211451.jpg[/IMG]
Denizli İli, Dalaman Çayı Havzası Ve Çay Balıkları
[QUOTE=HarunYILDIRIM]Tebrik ederim Orhan Abi , gerçekten zevkle okudum [:iyi:][/QUOTE]

Harun Bey kardeşim beğenmene çok memnun oldum, güzel desteğin için de çok teşekkür ederim. Zaman zaman kendimce ilginç konularla karşılaşınca, forumda senin gibi kıymetli hobici arkadaşlarımla paylaşmaya çalışıyorum. Şimdiden iyi hafta sonları dilerim [:iyi:]
Denizli İli, Dalaman Çayı Havzası Ve Çay Balıkları
Bu ayki yazımda Tatlısu kefalinden (Leuciscus cephalus) bahsetmek istiyorum. Tatlısu kefali ülkemizde (daha evvelki yazılarda Dalaman Çayı’nda varlığından da bahsedilmişti) ve dünyada birçok akarsu-göl sistemlerinde bulunmakla beraber onun belirgin bir özelliğine değinmek isterim. O da bu canlının içinde yaşadığı habitatlardaki ağır metalleri (dolayısıyla su kirliliğini) gösteren canlı bir indikatör olarak çeşitli araştırmalarda kullanılması. İnternet ortamında rastladığım birçok araştırma yazılarında çeşitli nehirlerde bu balık yaşadıkları suyun temiz ya da kirli olduğunu anlamak için bir temel teşkil etmiş. Literatürde çokça rastladığım yazılardan kısa kısa birkaç tanesine sadece örnek olması amacıyla değineceğim,

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/160420261308591.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240492/160420261309081.jpg[/IMG]
Tatlısu kefali (Leuciscus cephalus) Kaynak: İBB Tarım ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü

[B]Civa2Klorür’ün Tatlısu Kefali Leuciscus cephalus (L., 1758) Üzerindeki Akut Toksik Etkilerinin Araştırılması [/B]
Ali GÜL, Mehmet YILMAZ, Mahmut SELVİ
Gazi University, Gazi Faculty of Education, Department of Biology Education, Teknikokullar, 06500 Ankara, TURKEY

Civa birçok su ortamında bulunan en zararlı ağır metallerden biridir. Bu çalışma, civa-II-klorür’ün tatlısu kefali (Leuciscus cephalus) bireylerindeki akut toksisitesi ve davranış değişimlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Denemelerde kullanılmak üzere tatlısu kefali balıkları seçilmiş ve Sakarya nehri Kirmir Çayı’ndan yakalanmıştır. Her bir civa-II-klorür konsantrasyonundaki davranış değişimleri kaydedilmiştir. Deneyler 3 defa tekrarlanmıştır. Denemeler süresince su sıcaklığı 22±1o C’de sabit tutulmuştur. Civa-II-klorür’ün 96 saatlik LC50 değeri (LC50, bir toksisite testinde organizmaların %50'si için ölümcül olan madde konsantrasyonudur) Leuciscus cephalus bireylerinde probit analiz yöntemine (bağımlı değişkenin yalnızca iki değer aldığı (örneğin; evet/hayır, başarılı/başarısız, hasta/sağlıklı) durumlarda, bir olayın gerçekleşme olasılığını tahmin etmek için kullanılan, kümülatif standart normal dağılıma dayalı bir regresyon türüdür) göre 0,55 mg/L (0,53-0,57) bulunmuştur. Toksik maddenin konsantrasyonu arttıkça balıkların davranışlarında önemli değişimler olduğu gözlemlenmiştir.

[B]Nişava Nehri'nden (Sırbistan) Alınan Kefal Karaciğerinde (Cyprinidae – Leuciscus cephalus) Ağır Metal Yükünün Değerlendirilmesi[/B]
Boris Jovanović1, Željko Mihaljev2, Stevan Maletin3, Dušan Palić4
1Interdepartmental Toxicology Program and Fisheries Biology Program, Departments of Biomedical Sciences and Natural Resource Ecology and Management, Iowa State University, IA, USA
2Scientific insitute „Novi Sad“ for veterinary medicine, Novi Sad, Serbia
3Faculty of Agriculture, University of Novi Sad, Serbia
4Department of Biomedical Sciences, The College of Veterinary Medicine, Iowa State University, IA, USA

Nişava Nehri, güneydoğu Sırbistan bölgesinin en büyük nehri olması nedeniyle hidrolojik ve jeomorfolojik özellikleri bakımından hem içme suyu hem de tarımsal sulama kaynağı olarak önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, nehir boyunca ağır metal birikiminin biyolojik izlenmesi için bir araç olarak kefal (Leiciscus cephalus) karaciğeri kullanılmıştır. Kefal örnekleri iki yerden (biri Bulgaristan sınırında, diğeri Niş şehrinde) alınmıştır. Kefal karaciğerinde altı ağır metalin (demir, kadmiyum, bakır, çinko, kurşun ve manganez) konsantrasyonları hesap edilmiştir. Metallerin çoğu için düşük biyokonsantrasyon seviyesi gözlemlenmiş ve konsantrasyonlar, metalce kirlenmemiş akarsu ve nehirlerde yaşayan balıkların karaciğerlerindeki nominal konsantrasyona karşılık gelmiştir. Ancak, kefal karaciğerindeki kadmiyum konsantrasyonu 0,5 mg kg-1'i aşarak, nominal konsantrasyondan birkaç yüz kat artış göstermiş ve bu da balığın ve akarsu ekosisteminin bu ağır metale potansiyel toksik maruziyetini işaret etmiştir. Hepatosomatik indeksler (özellikle balıkçılık ve su ürünleri çalışmalarında, karaciğer ağırlığının toplam vücut ağırlığına oranını (yüzdesini) ifade eden biyolojik bir göstergedir) hesaplanmış ve metal konsantrasyonlarının karaciğer büyüklüğü üzerindeki etkisi test edilmiştir. Daha yüksek kadmiyum konsantrasyonuna sahip balıklarda hepatik indekste bir azalma gözlemlenmiş; bu da Nişava Nehri'ndeki kefal popülasyonunun sağlığı üzerinde olası bir etkiye işaret etmiştir.

[B]Dağlık Bir Nehirden Elde Edilen Kefal (LEUCISCUS CEPHALUS) Balığındaki Metal Konsantrasyonları[/B]
Marek KRYWULT 1, Mariusz KLICH 2, Ewa SZAREK-GWIAZDA 3
1 Provincial Sanitary-Epidemiological Station, ul. Prądnicka 76, 31-202 Kraków, Poland
2 Higher Vocational School in Tarnow, ul. Mickiewicza 8, 33-100 Tarnów, Poland
3 Institute of Nature Conservation, Polish Academy of Sciences, Cracow, Poland

Balıklar genellikle su ortamlarındaki kirlilik seviyelerinin göstergesi olarak kullanılır. Avrupa nehirlerinde, özellikle daha kirli kısımlarında yaşayan omnivor kefal potansiyel olarak uygun bir göstergedir. Bununla birlikte, değişken derecede kirli sularda (hem kirli hem de kirlenmemiş ortamlarda) yaşayan kefallerin dokularında metal birikimi hakkında yayınlanan bilgiler azdır. Bu çalışma, doğal bir dağ eteği nehrinde yaşayan kefallerin seçilmiş dokularındaki metal konsantrasyonlarını incelemek amacıyla yapılmıştır.

Sediment örnekleri (0–5 cm katman) ve kefal, Leuciscus cephalus (L.), 2003 yazında Biała Tarnowska Nehri'nin üst ve alt bölümlerinden toplandı. Balıkların yaşı otolitlerden belirlendi. AAS yöntemi, tortu ve kefal dokularında (dalak, karaciğer ve kas) metal konsantrasyonlarını (Cd, Pb, Cu ve Zn) belirlemek için kullanıldı.

Jeokimyasal indeks (Igeo) değerlerine göre, nehir tortuları Pb, Cu ve Zn ile kirlenmemişken, çeşitli derecelerde Cd ile kirlenmişti. Düşük metal konsantrasyonlarına rağmen, ortalama Cd ve Cu konsantrasyonları nehir üst kısmında alt kısma göre daha yüksekti (sırasıyla yaklaşık 2 kat ve 4 kat), Pb ve Zn konsantrasyonları ise iki bölgede benzerdi. Kefal en fazla Cu'yu karaciğerde biriktirirken, Cd, Pb ve Zn'nin büyük kısmı dalakta bulundu. Nehrin üst kısmında, kefalin seçilmiş dokularında eser elementlerin yüksek konsantrasyonları bulundu: Cu (dalak, kas), Cd (dalak), Zn (kas). Nehirdeki kirlilik durumu, tortudaki eser element içeriklerine dayanarak da belirlendi.

Elde edilen sonuçlar, kefalde dokuya özgü metal birikimini gösterdi. Seçilen kefal dokuları, nehir tortusundaki Cd ve Cu içeriklerine duyarlıdır.

Yukardakilere benzer daha birçok yerli ve yabancı yazıya literatürde rastlayabilirsiniz. Aslında tatlı su kefalinin çevresel kirlilik ve özellikle ağır metal varlığını tespit etmek için [B]“biyogösterge” (bioindicator)[/B] türlerden biri olarak kullanılmasının birkaç önemli nedeni vardır, bunları kısa başlıklar altında sıralayacak olursak:

[B]1. Geniş yayılım ve dayanıklılık[/B]
Tatlı su kefali, farklı nehir ve göllerde yaşayabilen oldukça dayanıklı bir türdür. Hem temiz hem de kirlenmiş sularda bulunabildiği için farklı ortamları karşılaştırmak mümkündür.

[B]2. Ağır metalleri dokularında biriktirme (biyobirikim)[/B]
Bu balık, sudaki ağır metalleri (örneğin kurşun, kadmiyum, cıva) solungaçları ve besin yoluyla alır ve zamanla kas, karaciğer ve solungaç dokularında biriktirir. Bu süreç Biyobirikim olarak adlandırılır ve kirliliğin zaman içindeki etkisini gösterir.

[B]3. Besin zincirindeki yeri[/B]
Tatlı su kefali hem bitkisel hem hayvansal besinlerle beslendiği için su ekosisteminin farklı seviyelerinden kirleticileri toplar. Bu da onu genel kirliliği yansıtan iyi bir temsilci yapar.

[B]4. Yerleşik (sedanter) yaşam[/B]
Çok uzun mesafeler göç etmez. Bu yüzden yakalandığı bölgedeki kirliliği doğrudan yansıtır. Yani analiz edilen balık, o bölgenin “yerel kirlilik geçmişini” taşır.

[B]5. Fizyolojik ve biyokimyasal tepkiler[/B]
Tatlı su kefalinde ağır metallere maruz kalındığında:
• Enzim aktiviteleri değişir
• DNA hasarı görülebilir
• Solungaç ve karaciğer dokusunda bozulmalar oluşur

Bu değişimler, yalnızca kirliliğin varlığını değil, biyolojik etkilerini de anlamayı sağlar.

Gelecek ay nasip olursa yine başka bir Sazangiller ailesi mensubu, Dalaman Çayı türlerinden Bıyıklı balıkla ilgili bir kısa yazıda daha görüşmek dileğiyle, tüm hobidaşlara keyifli hobiler dilerim.
Besleme Tavsiyesi
[QUOTE=ugurbaran]

Çok teşekkür ederim tüm sorularıma yanıt verdiğiniz için aynı türleri besliyor olmamıza da çok sevindim :) ebalar 6-8 cm e geldiğinde yumurta dizmeye başlıyor diye okudum doğru mudur acaba[/QUOTE]

Rica ederim, sadece kendi gözlemlerimi paylaştım. Evet doğrudur, takriben 7-8 cm civarı damızlık altı dediğimiz ilk cinsel olgunluklarına ulaşırlar. Yalnız dişi ve erkek eş tutunca ve özellikle yumurta dizmeye başladıklarında diğerlerine karşı (kendi türleri de dahil) oldukça sertleşirler. Neyse ki tank hacminiz oldukça büyük. Çok büyük kavgalar olmayacaktır velakin siz yine de yumurtlama ve yuvayı koruma durumuna geldiklerinde dal/kök parçaları, ekstra kayalar gibi dekoratif malzemeler kullanarak hem diğerlerine karşı bir paravan hem de eş tutmuş çifti strese sokmayacakları bir yuva ortamı hazırlarsanız hemen hepsi rahat edeceklerdir. Eğer ki bu önlemler yeterli olmazsa o vakit eş tutan çiftten yavru almak isterseniz onları diğerlerinden ayırmak mantıklı olacaktır.
Besleme Tavsiyesi
[QUOTE=ugurbaran]Merhabalar 620 lt lik tankımda 4 adet severum (5-7cm) 4 adette electric blue acara (3-5cm) genç oldukları için şu an
Sabah tetra discus bits
Öğlen tetra pro algea
Akşam discus bits
Olarak 3 kere besliyorum yemler daha dibe gitmeden bitiyor az mı veriyorum bilmiyorum ama hem yem tavsiyesi hemde besleme sıklığıyls ilgili tavsiyesi olan varsa dinlemek isterşm özellikle severum hakkında çok bilgi bulamıyorum. Son olarak acaralrım genelde dipte yüzüyor yem atarken severumlar yeme saldırıyor acaralar yem verdiğimi fark etmiyor bile illa yemin önlerine düşmesi lazım ki yemi fark edip yesin bu balıkları nasıl alıştırabilirim yüzeye gelip yem yemesi için

Bir de Tropical Super Spirulina Forte Tablets aldım onuda yemiyorlar tablet yemi mi anlamıyorlar yoksa beğenmiyorlar mı anlamadım [/QUOTE]

Merhabalar, benim de bir karma Amerikan tankım mevcut ve Severum, EBA (5cm kadardılar ilk aldıklarımda) dahil 2-3 tür Amerikan daha besliyorum. Kolaylık olması açısından ben kendi kullandığım yemleri en son kendi akvaryum tanıtımımdan link olarak size atacağım. İlk olarak biliyorsunuz cikletleriniz omnivor (hem protein hem bitkisel gıdayla beslenen) ve çok genç aktif dönemlerindeler. Bu nedenle ilk olarak dengeli bir besleme ve besleme sıklığı çok önemli. Gelişme döneminde olan balıklarınıza ilk etapta biraz protein ağırlıklı yemler verebilirsiniz (tabi bitkisel de her daim takviye yapılmalı). Gün içinde en az 3 defa (çok genç olduklarından tercihen 4 defa) bu canlıları beslemeniz gerekir, en son akşam da ödül mahiyetinde Tetra Pro Algae, Su Piresi, Tatlı su karidesi (Gammarus) gibi sevdikleri yemleri verebilirsiniz. Dipte olan EBA'lar zamanla rekabetten dolayı su yüzeyine geleceklerdir. Siz yemleme yaparken 2 çeşit yem kullanın, yüzen (floating) ve batan (sinking) tarz yemleri aynı anda karıştırarak verirseniz balık aynı anda iki bölgede olamayacağı için hepsi rahatlıkla beslenmiş olur.

[URL]https://www.akvaryum.com/Forum/120-140lt_akvaryum_kurulumu_icin_tavsiye_k995104_sn2.asp[/URL]

En çok sevdikleri yemler Tetra Pro Algae, Tetramin Crisps, Tropical Red Parrot Granulat, OSI Cichlid Flakes, Tetra Cichlid Sticks. Bir de granül-stick yemlerin tane büyüklüğüne dikkat edin, henüz daha küçük olduklarından tane iriliği 2-3mm'yi geçmesin. Canlılarınızı keyifle büyütmenizi temenni ederim.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.