Üçü Bir Arada / Yeniden


HoperÇevrimiçi

Kayıt: 17/01/2021
İl: Izmir
Mesaj: 1
HoperÇevrimiçi
Gönderim Zamanı: 6 Saat 10 Dakika önce
Herkese merhaba,

Foruma 2021 yılı Ocak ayından beri üyeyim, bu arada o kadar çok faydalandım, o kadar çok bilgi edindim ama herhangi bir şey paylaşmak için fırsat olmamıştı. Uzun bir yazı olacak ama biraz da kendime not olsun diye paylaşıyorum.

Her şey 2020 yılında kızımın ( o zaman 8 yaşındaydı ) baba ben evcil hayvan istiyorum demesiyle başladı. Annemizin tüylü hayvan alerjisi, benim uğraşmak istememem bir araya gelince kızımın bu isteği rafa kalkar gibi oldu. Sonrasında baba galiba ben balık beslemek istiyorum dediğinde eyvah dedim 😊 49 yaşındayım, tam 30 yıl olmuş ben akvaryum kurmayalı. Lise son ve üniversite ilk yılları derken ben akvaryumları ( çoğul yazıyorum bakın 😊 ) kaldıralı, eşe dosta vereli çok zaman olmuş. Eski GAP markalı yeşil iç filtreler, arada ısıtan, bazen cozutan ısıtıcılar, çirkin hava taşları, her türlü soruna metilen mavisi, lepistesler, molyler, zebralar derken bir dünya güzel anı, bolca yorgunluk, ama hep eğlenceli zamanları hatırlıyorum. Fakat bugünden bakınca ben hiç bir şey bilmiyormuşum. Sürekli bir sis bulutu, sürekli kirli olduğunu düşündüğüm için akvaryumu, kumu, kayayı, dekoru çeşme suyuyla temizleme, tekrar çeşme suyuyla 3 haftada bir sil baştan kurulum. 120 litrelik bir tanktan bahsediyorum bu arada, sürekli bir telaş olduğu için yorgunluk o yüzden 😊

İlginçtir bu olumsuz koşullara rağmen çok az balık kaybı yaşadım, belki de o zaman akvaryum balıkları daha sağlıklı veya daha dayanıklıydı. Tüm bunları düşününce aman kızım dedim beni hiç sokma o işlere.

2020 yılının son günü annem ve kızım alışverişe çıkıyorlar, kızımın isteği gerçekleşiyor ve bir tane adını Portakal koyduğu japon balığı alıp geliyorlar eve. Kızım mutlu, annem ve eşim kızım mutlu olduğu için sevinçli. Evde bir tek ben mutsuzum çünkü olmaz böyle diye diye dolaşıyorum evin içinde. 15 litrelik bir tank vermiş akvaryumcu, bir tane iç filtre, insaflı davranıp bir tane de balık. Dandik bir kum, dandik yapay bitkiler, uyumsuz iç filtre yüzünden fırıl fırıl dönen bir balık falan derken hiç içime sinmedi ve bir anda kendimi ne yapabilirim diye düşünürken buldum ama 31 Aralık olduğu için ertesi gün her yer kapalı ve ben bilemedim ne yapacağımı. Araya hafta sonu girdi, balığa her türlü özen gösteriliyor ama yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu ben biliyorum. 4 Ocak günü işteyken kızım aradı, sesi üzgün balığım çok kötü, yavaş yüzüyor, yavaş nefes alıyor diye diye iç çekmeye başladı. Korktuğum başıma geliyor ve ben ne kadar istemesem de tekrar o dipsiz kuyuya çekiliyordum 😊 Hemen iş çıkışı aynı zamanda müşterim olan İzmir’in en büyük petshoplarından birine uğradım. Durumu anlattım ve durumu kurtarmak adına o gün için ellerinde bulunan bana göre en estetik ve evimizde koyabileceğim yere en rahat sığacak büyüklükteki akvaryumu aldım. 48 litrelik, kendinden ışığı olan, kapaklı bir tanktı aldığım. Eve geldim, hemen yeni aldığım yıkanmış dere kumunu bir tur daha yıkayıp serdim tankın tabanına, damacana suyu ekledim ve müşterimin anlattığı şekilde o güne kadar hiç bilmediğim bakteri kültürünü ekledim. Elimizdeki iç filtrenin bu akvaryuma yetecek gibi olduğuna karar verdiğimiz için filtreyi de tanka koyup balığımızı ekledik. Portakal bir anda kendine geldi, garibim yetersiz oksijen, daracık alan derken neler yaşamış kimbilir 😊

Ve böylece ben yeniden başlamış oldum eski hobime. Bu arada akvaryum.com’u keşfettim, üye oldum ve başladım bilgilenmeye. Burada yazdıklarını okuduğum, bende fikir uyandıran, ufkumu açan herkese teşekkürler.

Kızımla başka başka şeyler denedik ve sonunda içimize sinen, baktıkça keyfimizi katladığımız akvaryumlarımız oldu. Tabi beraber bilinçlendik ve öğrendik, o küçük çocuk şu anda 14 yaşında ve iyi bir akvarist oldu, abuk subuk videolarla, sosyal medyayla zaman geçirmek yerine canlılarıyla mutlu. Portakalı beş yıllık bir beraberlikten sonra ne yazık ki kaybettik, gözyaşları içinde törenle bahçemize gömdük ve o tankımızı elden çıkardık. Onun üzerine başka japon bakmak istemedik.

Bitki hiç yetiştirmemiştim ama hep merak ediyordum. Basit bitkilerle başladım, ki hala onlarla devam ediyorum. Karidese merak saldım ve en önemlisi hep istediğim bir beta beslemeye niyetlendim. Bu arada bir tane betanın ölümüne sebep oldum. Bir tane daha edindim ve onunla mutlu mesut devam ediyoruz şimdilik. Bir hayli küçüktü aldığımızda şimdi heybetli bir balık oldu.

Üç tane tankımız, bir kaç çeşit canlımız var. Üçü de Birol abinin elinden çıkma, kesinlikle tavsiye ederim. ( kendisine selam olsun )


[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261428341.jpg[/IMG]


Aşağıda akvaryumlarımı detaylandırıyorum, umarım beğenirsiniz 😊


35 x 35 x 35 ölçülerinde 8 mm ultra clear cam

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261429371.jpg[/IMG]

Bu akvaryum ilk karides maceramızı içerir. Yaklaşık 4 yıllık bir tank. Kütüğü, kayası doğadan toplama ve tabanda dere kumu var, onun altında tüm zemine lav kayası serilmiş durumda. Bunu tüm tanklarımda uyguladım ve verim aldığımı düşünüyorum. Tabi tamamen placebo etkisi de olabilir 😊 Bu tankta bir tane kendinden motorlu pipo filtre var, ayrıca Haqos Expro 500 Askı Dış Filtre kullanıyorum. Bu tank biçin biraz büyük ama akışı kısabildiğim için çok fazla gelmediğini düşünüyorum. Zaten çıkışı yan ve arka camın köşesine vurdurduğum ve pipo filtrenin çıkışı ile ayarladığım için içeride fırtınalar kopmuyor. İçinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Tankta ısıtıcı yok, evimiz sürekli güneş ışığı alıyor ve merkezi sistem kaloriferli olduğu için 24 derecede sabit evin içindeki sıcaklık. Su ısısı da 23 – 24 arası değişiyor. Aslında beslediğimiz canlılar için biraz serin belki ama biraz serin işte. Işık olarak yine İzmir’in bence en bilgili akvaryumcularından birine yaptırdığım ışığı kullanıyorum. Basit bitkilere haydi haydi yetiyor.

İlk olarak on tane kiraz karidesle başladık, şu anda tahminen 60 civarı karides var. Arada rengini çok beğendiğimiz için bir kaç tane bloody mary karides almıştık. Kirazlarla bloodyler eşleşiyorlar mı bilmiyorum ama bizim için problem değil, sağlıklı olduktan sonra kırıla kırıla devam edebilirler 😊 Altı tane ember tetra, bir tane otocinclus, üç veya dört tane boynuzlu nerite ve bir tane ramshorn salyangoz var. Esas mevcudumuz bu.

Şu anda çok sevdiğim bir arkadaşımın, evini taşıma sürecinden dolayı, beş tane cardinal tetrası bu tankta misafir ama sanırım bir iki haftaya gidecekler.

Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Microsorum Pteropus / Homalomena Sekadau bu tankın esas bitkileri. Bir de karideslere için olmazsa olmaz mosslar var. Java Fern’lerimiz biraz sağlıksız, limon bitkisinde de bazı yapraklarda delinmeler oluyor ama yukarıda bahsettiğim bilgili akvaryumcumuz sayesinde, karidesleri gözeterek hazırladığımız sıvı gübreyi ve potasyumu küçük dozlarda kullanarak aşmaya çalışıyorum bu olumsuzlukları.


30 x 30 x 30 ölçülerinde 6 mm ön ve yan camlar ultra clear

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261431411.jpg[/IMG]

Bu tank esasen çok beğendiğimiz sarı ateş karidesler için kızımın odasında kuruldu. 1 yıllık, 27 litrelik ve arkadan sumpu olan bir tank. Sump haznesi, dekoru, kayası, kumu derken tahminen 20 litre civarı net hacmi var. Sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Eski bir dış filtrenin emiş borusunu çıkışa taktım, suyu yayarak çıkartıyorum. Karideslere fazla akıntı yapmıyor. Tabanda file içinde lav kırığı, üstünde hagen mi, bazalt mı emin olmadığım bir kumum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var. Bu tankta zemine merak edip temu’dan aldığım bir taban malzemesi serdim. Çok memnun değilim aslında görüntüden ama şimdilik tankı bozmak istemediğim için duruyor. Belki tek tek ayıklarım 😊 Işık olarak Orion B serisi kullanıyorum.

Canlı olarak 22 tane sarı ateş karides, bir adet otocinclus, 1 adet boynuzlu nerite, 8 veya 9 tane ramshorn salyangoz var.

Hygrophila Corymbosa / Sagittaria Subulata / Bucephlandra Phantom / Bucephalandra Biblis / türünü bilmediğim bir anubias / Moss / Pistia bu tankın bitkileri. Bu tankta da limon ve anubiasın formu biraz bozuldu, yine DIY sıvı gübre kullanıyorum.


25 x 25 x 25 ölçülerinde 4 mm ön cam ultra clear

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229160/250220261432391.jpg[/IMG]

Beta tankımız. Henüz iki haftalık bir tank, betamız daha önce Portakal’ı ilk koyduğumuz 15 litrelik tankımızdaydı. Diğeri hem eski bir tank, hem dikdörtgen olması sebebiyle izleme keyfini kaçırdığını düşündüğüm için küp formunda bir akvaryumu olsun dedik ve yeni bir tanka geçtik. Yine arkadan sump tercih ettim, sump içinde Seachem Matrix, Seachem Purigen, biyolojik sünger ve elyaf var. Çıkış bir dirsekle aşağıya kadar uzanan boru yardımıyla arka camda köşeye vuruyor, hemen hemen hiç akıntı yok. 25 derecede sabit tutan ısıtıcım var, sump motorunun olduğu haznede duruyor. Başka ısıtıcılarım vardı ama bunu daha stabil bulduğum için bunu kullanıyorum. Tabanda file içinde lav kırığı, üzerinde bazalt kum var. Dekor olarak flame wood ve seiryu olduğunu düşündüğüm taşlarla yaptığım bir adacık var ( fotoğrafları çekerken fark ettim ki ben aslında 30’luk ve 25’lik tanklarda hemen hemen aynı dekoru yapmışım 😊 )

Bir tane beta, 2 tane boynuzlu nerite, 3 tane ramshorn salyangoz var. Bir tane de eşimin yönlendirmesiyle koyduğumuz nazar boncuğu var 😊

Hygrophila Corymbosa / Bucephalandra Biblis / Homalomena Sekadau / türünü bilmediğim bir anubias / Amazon Frogbit bu tankın bitkileri. Yeni kurulduğu ve diğer tanklardan sağlıklı bitkiler seçildiği için henüz form bozukluğu yok. Ama bu tankta da sıvı gübre kullanıyorum. Işık olarak 1,5 Wattlık mercekli modüllerden kendi yaptığım bir ürün kullanıyorum. Eski tankta bir hayli memnundum. Umarım bunda da aynı verimi alırım.

Tüm akvaryumlarda 10 günde bir dinlenmiş, oda sıcaklığında çeşme suyuyla % 25 su değişimi yapıyorum. Her su değişiminde önerilen miktarda Seachem Stability kullanıyorum. Işıklar akıllı prize bağlı, sabah 8 – 10 arası, akşam 19 – 23 arası açık. Karidesler için 2, balıklar için 3, beta için 3 farklı yem kullanıyorum. Karideslere ayda bir kendi hazırladığım sebzeli yemden veriyorum. Dondurulmuş kan kurdum var, tüm canlılara ayda bir onu veriyorum. Aslında beta için daha sık canlı yem versem daha iyi ama bu düzene uyum sağladı diye düşünüyorum. Salyangozlar ise kendi başlarının çaresine bakar herhalde 😊

Limon bitkileri iki daldan sürekli sürgün veren bitkilerden budanarak bu hale geldi. Sürekli buduyorum, sürekli büyüyor, çok arsız :) Hatta suyun dışında da çıktığı zamanlar oluyor.

Akvaryumlar farklı odalardaydı, bir araya topladım. Bence böyle daha derli toplu oldu. Standı, masayı, sehpayı ( neyse işte ) burada gördüm ve sipariş verdim. 128 litreye kadar taşıma kapasitesi var. Çok hoşuma gitti, tavsiye ederim.

Kızımın ön ayak olmasıyla iyi ki yeniden başladığım ve onu da ortak ettiğim maceramız şimdilik bu şekilde devam ediyor. Ara ara yeni fotoğraf paylaşmayı düşünüyorum. Başta da dediğim gibi biraz uzun oldu belki, umarım sıkılmadan okursunuz.

Sevgiler, saygılar :)
[EDIT]Hoper,2026-02-25 14:56:04[/EDIT]

Beğenenler: [T]240492,Orhan76[/T][T]10161,a.gumrah[/T][T]260301,atakanaydin[/T][T]170493,MuratOzdemir[/T][T]273898,burayadali[/T][T]186525,mirat[/T][T]232976,ercane[/T][T]268986,Tatar10[/T][T]232050,Mirza Adar [/T][T]19769,ogurcay[/T][T]183007,Mderhan[/T][T]208569,BeyzPl[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir