Ana Sayfa Ana Sayfa
  Favorilerim Favorilerim   Cevapsız Konular Cevapsız Konular   Favori Forumlardaki Aktif Konular Favori Forumlarım
Yönetime Mesaj  Yardım Yardım  Bilgi Agaci Bilgi Ağacı
  Aktif Konular Aktif Konular  Arama   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
 Akvaryum.com Forum : Akvaryum Kurulum Teknikleri ve Sistemleri : Akvaryum Bilimi
Zeolit Kanser Ilişkisi
Bu Forumdaki: Önceki Konu - Sonraki Konu
  Yanıt Yaz Yanıt YazSayfa  123 5>
Yazar
Mesaj
  Konuda Arama
Apostata
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 14 Ekim 2008
Konum: Antalya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Apostata Alıntıbullet Konu: Zeolit Kanser Ilişkisi
    Gönderim Zamanı: 03 Kasım 2008 23:47 IP
Arkadaşlar pek çok yerde eriyonit içerenlerin kanserojen olduğu yazıyor malum aldıklarımız da çin işi.Hiç merak edip konuyu araştıranınız oldu mu? Forum da bir kaç arkadaş bunu sormuş fakat ciddiye alıp cevap veren olmamış.
Ömer
Ahli Snow s.p. ve ?
 
Yukarı Dön
Akvaryum.Com
Reklam
Simge

Alıntı MiSoSiKiaNbullet Akvaryum.Com Reklam
    Gönderim Zamanı: 01/11/2014 05:11:33
Akvaryum.Com Reklam
Reklamı Kaldır
 
Yukarı Dön
hacilar
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 13 Kasım 2007
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı hacilar Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 04 Kasım 2008 00:26 IP
Orjinalini yazan: Apostata
Arkadaşlar pek çok yerde eriyonit içerenlerin kanserojen olduğu yazıyor malum aldıklarımız da çin işi.Hiç merak edip konuyu araştıranınız oldu mu? Forum da bir kaç arkadaş bunu sormuş fakat ciddiye alıp cevap veren olmamış.
 
Size bilimsel bir yazı göndereceğim.Kesinlikle uzak durulmalıdır.Makale ile ilgili sorularınızı cevaplayabilirim.
 

TÜRKİYE'DE ASBEST VE FİBRÖZ ZEOLİT (ERİYONİT) İLE İLGİLİ AKCİĞER HASTALIKLARI

Y. İzzettin Barış
Güven Hastanesi, Ankara

Türkiye, fibrojenik ve karsinojenik iki fibröz mineral olan asbest ve fibröz zeolite (erionite) ile iç içe yaşadığı için çok talihsiz bir ülke konumundadır.

Bir doğal silikat minerali olan asbestin ısıyı iletmemesi yüzünden insanlar ile birlikteliği eski çağlarda başlamıştır. On dokuzuncu yüz yılın ikinci yarısından sonraki endüstri devriminde, ısı, elektrik, sürtünme ve asitlere dayanıklı olması yüzünden bir çok işyerlerinde kullanıldığı için "sihirli mineral" olarak anılırken, yirminci yüz yılın ikinci yarısından sonra karsinojenik olması ortaya çıkınca, ismi "öldürücü toz" olmuştur.

Asbest fizik yapı olarak düz (amphibol) ve eğri lifli (chrysotile) iki türü vardır. Amphibol asbestin, kimyasal yapısına göre, crocidolite (mavi asbest), amosite (kahverengi asbest), tremolite, anthophollite ve actinolite çeşitleri vardır. Endüstride en çok kullanılan chrysotile , crocidolite ve amosite cinsleriydi. Bunlardan sağlık için en tehlikelileri olan crocidolite ve amosite'nin kullanılışı bir çok ülkelerde yasaklanmıştır. Endüstride kullanılan asbestin % 90'inı kapsayan chrysotile de bir çok ülkelerde yasaklanmış olmasına karşın daha az karsinojenisitesi tartışmalı olduğu için bazı ülkelerde sıkı kontrol altında kullanılmaktadır.

Asbest sadece solunum yoluyla vücuda girdiğinde hastalık yapabilmektedir. Sebep olduğu hastalıklar, beniğn veya maliğn olabilmektedir. Birinci grubun içinde, plevrada fibrosis, kalsifikasyon, effüzyon; akciğer parankimasında fibrosis (asbestosis) yer alır. İkinci grupta ise, plevra ve peritonun maliğn mezotelyomaları, akciğer kanserleri ve az da olsa larenks ve sindirim organı kanserleri bulunur. Hiç sigara içmeyen ve endüstriyel ilişkisi olmayan kişilerde akciğer kanser riski 1 kabul edilirse, bu oran günde 20 sigara içenlerde 45'e, hem sigara içen ve hem de asbest tozu soluyanlarda ise 92 katına çıkmaktadır. Kanserojen olan sigara ve asbest birlikte olduğu zaman insan sağlığı için çok tehlikeli bir mineral olabilmektedir. Türkiye'de kırsal bölge erkeklerinin sigara içme oranı %70'leri bulduğunu ve bununla birlikte asbest lifi soluduğunu var sayarsak halkımızın ne kadar yüksek kansere yakalanma şansı olduğunu anlarız.

Asbestin beniğn veya maliğn hastalık yapabilmesi için, solunduktan 20-40 yıl bir sürenin geçmesi gerekmektedir. İnsanlar asbesti, iş ortamında (mesleksel veya occupational) veya çevresel (environmental veya domestik) yolla soluyabilir. Az da olsa, asbest işçisinin giysisine takılmış olan tozu evdeki yakınları indirek olarak soluyabilmektedir ki buna in direk ya da paraoccupational yolla asbest solunması denilmektedir.

Türkiye'de Orta Anadolu'da yaklaşık olarak 16 milyon kişinin kırsal bölgede yaşadığı kabul edilmektedir. Bunların yirmi yaşın üstündekilerin yaklaşık % 25'inde asbeste bağlı beniğn plevral hastalıklar bulunmaktadır. Bu oran yaş ilerledikçe lineer olarak artmakta ve % 80'lere ulaşabilmektedir. Asbest denilince aklamMaliğn mezotelyoma gelmektedir. Batı dünyasında maliğn mezotelyoma insidansı 1-2.2 / 1.000.000 / yıl iken Türkiye'de yılda en az 500 kişide bu hastalık görülmektedir. Batı ülkelerinde emekli asbest işçisi hastalığı olan maliğn mezotelyoma, ülkemizde orta yaş hastalığı durumundadır. Bizim kırsal bölgemizin insanları asbesti çevresel- domestik yolla solumaktadır. Yukarıda bildirilen yıllık sayının en fazla onu mesleksel asbest solunmasıyla meydana gelebilmiştir. Yani, batı dünyasının mesleksel hastalığı, bizim çevresel hastalığımızdır. Aslen Orta Anadolu kökenli olup ta Avrupada çalışırken mezotelyomaya yakalanmış işçilerimiz tazminat almak için baş vurduğunda bu kabul edilmemekte ve akciğerindeki asbestin Anadolu toprağında bulunan tremolit olduğu gösterilerek istekleri kabul edilmemektedir. Avrupa'daki işçilerimizdeki asbestle ilgili hastalıklar, "Imported asbestos" diye yayınlanması komik olduğu kadar yüz kızartıcı bir durumdur.

Türkiye'de çalışan isçilerde de aynı karışıklık söz konusudur. Asbest işlenen bir fabrikada çalışanda bununla ilgili bir hastalık ortaya çıktığında işveren- işçi arasında sorun ortaya çıkmaktadır. İşçiyi hasta eden asbest onun köyünden mi gelmiştir, yoksa iş yerinden mi ?

Türkiye'de asbest liflerinin solunması, içinde asbest bulunan beyaz toprağın, "Ak toprak", "Gök toprak", "Ceren toprağı" "Çelpek" gibi çeşitli isimlerle, kireç, sıva, çatı ve zemin toprağı olarak kullanılmasından gelmektedir. İç Anadolu köylerinde bu amaçla kullanılan toprağın çoğunun içinde hiçbir endüstriyel değeri olmayan tremolite asbest bulunmaktadır. Bu tür asbestin lifleri tıpkı mavi ve kahverengi asbest gibi ince uzun veya kalın olabilmektedir.

Ülkemizde çevresel yolla asbest solunmasına bağlı hastalıkların en yoğun olduğu bölgeler: Eskişehir'in Mihallıççik ilçe ve köyleri, Konya Ereğli'sinin Halkapınar ve Ayrancı köyleri, Çankırı'nın Ilgaz ve Şabanözü köyleri ve Yozgat'ın Sorgun ilçesi ve köyleri, Sivas'ın Yıldızeli ve Şarkışla köyleri, Güney Doğu Anadolu bölgesinde Diyarbakır'ın batısındaki Ergani ve köyleri, Elazığ'ın Maden ve Polu köyleri, Malatya, Adıyaman ve Urfa'nın Siverek ilçesi yer almaktadır. Karadeniz'in sahil bölgeleri ve Doğu Anadolu yerleşim yerlerinde asbestle ilgili hastalık bulunmamaktadır. Trakya'nın birkaç köyünde asbest solunmasına bağlı beniğn plevral değişikliklere rastlanmıştır. Ege bölgesinde sadece Denizli'in Tavas ilçesi köylerinde, Burdur'un Yeşilova bölgesi, Kütahya'nın Aslanapa ve Gediz ilçesi, Afyon'un Elmadağ ilçesi köylerinde sporadik asbestle ilgi hastalıklar bulunmuştur. Akdeniz bölgesinde, Toros dağları yamaçlarındaki köyler ve Hatay'ın Kırıkhan ve Reyhanlı köylerinin bazılarında tremolit asbest içiren toprağın yukarıda bahsedilen yolla kullanılması sonunda iç ortam havanının solunmasıyla asbesle ilgili hastalıklar gelişmektedir.

Bir kristalize aluminosilikat olan zeolit'lerin doğal 30 türünün içinde sadece erionite ve mordenite lifsel yapıdadır. Bunlardan yalnız kristal yapısi lifsel olan erionite'in epidemiyolojik, in vivo ve in vitro olarak karsinojenik ve fibrojenik olduğu gösterilmiştir. Erionite'nin şimdiye kadar bilinen en potent kanser yapıcı bir mineral olduğu Dünya Sağlık Teşkilatına bağlı, Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (International Agency Research on Cancer) tarafından kabul edilmiştir.

Binlerce yıl önce Erciyes, Hasandağ ve hemen yakınındaki Melendiz dağlarının volkanik lavlarının örttüğü, yabancıların Cappadocia, bizlerin Göreme dediği bölgede eşsiz doğa harikası olan jeolojik bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu yörenin sadece üç yerinde, su ve tuz ile reaksiyona giren volkanik lavlar chabazite, clinopitololite ve kristalize olarak lifsel yapıda erionite'nin oluştuğu yerlerde Karain, Tuzköy ve Sarıhıdır köyleri yerleşmiştir. Erionite'nin asbestin yaptığı hastalıkların tümüne sebep olduğu Göreme bölgesindeki çalışmalarla gün yüzüne çıkmıştır. Bu bölgedeki üç köyden ayrı olarak diğer köylerde seyrek de olsa maliğn plevral ve peritoneal mezotelyoma endemisi olduğu tarafımızdan gösterilmiştir. Bölgeden gelen mezotelyomalı hastaların ortalama yaşı 50 olup en genci 26, en yaşlısı ise 75 bulunmuştur. Hastalık hem kadınlarda ve hem de erkeklerde görülüyordu. İşin ilginç yanı, hastalığın bazı ailelerde daha yoğun bir şekilde görülmesiydi. Bir aile içinde plevral ve peritoneal mezotelyoma ile birlikte lenfoma, karaciğer kanseri, kemik sarkomu gibi mezotelyoma dışı tümörler de görülmekteydi. Bu gözlemler kanserin oluşmasında esas etken erionite olmakla beraber genetik yatkınlığın da ek faktör olarak etkili olabileceğini işaret etmektedir.

Göremenin Karain, Tuzköy ve Sarıhıdır köylerinde yapılan proportional mortalite çalışmalarında, ilk iki köyde ölenlerin % 70'inin maliğn hastalıktan öldüğü gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Buna karşın Kızırmağın güneyindeki eski yerleşim yerini nehrin taşkınları ve arkadaki kayaların düşerek insan ve hayvan zayiatına sebep olması nedeniyle zamanın hükümeti 1958 yılında köyün nehrin kuzey yakasındaki tuğla, briket gibi malzeme ile yapılmış yeni evlere taşınmasını sağlamıştır. Sarıhıdır'daki mortalite oranının % 50'nin altında olması buna bağlı olsa gerek. Bu köydeki hastaların birisi hariç tümü eski köyde doğmuş bireylerdi. Bu olay Göreme'deki kanser sorununun ancak, köy yerlerinin değiştirilmesiyle çözülebileceğini göstermektedir.

Göreme'deki kanserli köylerdeki insanlar, ev ve bahçe duvarlarının yapı taşları olan su kayasının içindeki erionit'ten solumaktadır. Hasta ve sağlamların bronş sekresyonunda, soludukları evin havasında ve akciğerlerinde hem erionite lifleri ve asbest cisimciğine benzeyen zeolite cisimcikleri gösterilmiştir. Bugün sadece 35 haneli bir köy haline gelen Karainliler'ın büyük bir kısmı, çeşitli nedenlerle, yurt içi ve yurt dışı yerlerde yaşamlarını sürdürmektedirler. Köyden ilkokulu bitirdikten sonra ayrılanların bile dünyanın neresine giderse gitsin mezotelyoma riskini taşımaktadır.

Kaynaklar

  1. Barış YI. Asbestos and erionite related chest diseases. Ankara, Turkey. Semih Ofset Mat. Lmd Co, 1987; 62-109.
  2. Barış YI, Bilir N, Artvinli M. Et al : An epidemiological study on an Anatolian village environmentally exposed to tremolite asbestos. Br J Indust Med, 1988: 45: 838-40.
  3. Yazıcıoğlu S, Ilcayto R, Balcı K. Et al. Pleural calcification,pleural mesotheliomas and bronchial cancers caused by tremolite dust.Thorax, 1980;35: 564-569.
  4. Barış YI, Simonato L, Artvinli M. Et al. Epidemiological and environmental evidence of health effects of exposure to erionite fibers: a four year study in the Cappadocian region of Turkey. Int J Cancer 1987; 39:10-17.
  5. Selcuk ZT,, Çöplü, L, Emri S, et al: Malignant pleurall mesothelioma due to environmental mineral fiber oxposure in Turkey : analysis of 135 cases. Chest 1992;102:790-796.

 

60*40*40 bitkili
Tansel Erkin
 
Yukarı Dön
Apostata
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 14 Ekim 2008
Konum: Antalya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Apostata Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 04 Kasım 2008 11:53 IP
İlginize teşekkür ederim.Bukonu çok ciddi birileri üç beş kuruş kazanacak diye insanların hayatıyla mı oynanıyor sorusu takılıyor insanın aklına İNŞALLAH mantıklı bir açıklaması vardır.
 Ben yeni aldığım paketi açmadan attım.Elinde paket olan arkadaş varsa üzerinde ISO 9000 logosu görmüştüm nosunu verirseniz kontrol edelim doğru mu?


Düzenleyen Apostata - 04 Kasım 2008 12:59
Ömer
Ahli Snow s.p. ve ?
 
Yukarı Dön
hacilar
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 13 Kasım 2007
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı hacilar Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 04 Kasım 2008 19:27 IP
Bence kimse kullanmasın, evlerinize zeolit sokmayın.Sizin açtığınız başlığı okuyana kadar zeolitin,asbest türevi olduğunu bende bilmiyordum.
60*40*40 bitkili
Tansel Erkin
 
Yukarı Dön
Apostata
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 14 Ekim 2008
Konum: Antalya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Apostata Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Kasım 2008 19:05 IP
Valla ne olduğunu bende bilmiyorumbelki sadece bir tür zeolitte eriyonit vardır ama kullandıklarımız ne belli değil ben aldığım firmaya mail attım onlarda ithalatçı firmaya sormuş ama ithalatçı da bilmiyo anlaşılan işi bilenler biliyordur bu meseleyi bir açıklasalar 
Ömer
Ahli Snow s.p. ve ?
 
Yukarı Dön
GRAFTT
Forum Özel Üyesi
Simge
Benim Sitem Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 14 Aralık 2006
Konum: Istanbul
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı GRAFTT Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 24 Kasım 2008 01:28 IP
Merhabalar.

Akvaryum ortamındada kullanılan farklı markalar altındaki zeolitlerde aynı konumdamıdır ?

Azoo, prodac gibi markaların zeolitleri.
 
Yukarı Dön
betta13
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 19 Ocak 2007
Konum: Giresun
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı betta13 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 24 Kasım 2008 01:43 IP
zeolit  konusunu   bir  açıklığa   kavuşturmalıyız...
hayat gerçekten çok güzel, herşeye rağmen...
 
Yukarı Dön
hacilar
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 13 Kasım 2007
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı hacilar Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 24 Kasım 2008 02:44 IP

Yukarıda gönderdim,bilimsel bir makale var...

60*40*40 bitkili
Tansel Erkin
 
Yukarı Dön
Apostata
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 14 Ekim 2008
Konum: Antalya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Apostata Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 07 Aralık 2008 15:28 IP
Bu konuya önem verilmemesinin sebebi ne acaba. Düşünüyorum da 40*40*40 ta 8 calvus 2 japon diye başlık açsaydım insancıllar üşüşürdü.
Ömer
Ahli Snow s.p. ve ?
 
Yukarı Dön
tiko_kj
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 15 Eylül 2008
Konum: Istanbul
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı tiko_kj Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 07 Aralık 2008 15:37 IP
Ben çok fransız kaldım kusuruma bakmayın.Zeolit nedir?


Düzenleyen tiko_kj - 07 Aralık 2008 15:38
Muhammet şentürk
 
Yukarı Dön
onuruygun
Forum Özel Üyesi
Simge
Benim Sitem Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Temmuz 2006
Konum: Kocaeli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı onuruygun Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 09 Aralık 2008 13:22 IP
Bildiğim kadarı ile ülkemizde kanserojen olan bu tip maddelerin ticareti yasaktır. Kullanılan zeolitler kanserojen olmayan türlerdir. (Çin mallarını bilemem, kullanılmasında sakınca olabilir)


Düzenleyen onuruygun - 09 Aralık 2008 13:22
Onur UYGUN
 
Yukarı Dön
E_C_N
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 26 Aralık 2007
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı E_C_N Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 16 Aralık 2008 12:49 IP
Orjinalini yazan: onuruygun
Bildiğim kadarı ile ülkemizde kanserojen olan bu tip maddelerin ticareti yasaktır. Kullanılan zeolitler kanserojen olmayan türlerdir. (Çin mallarını bilemem, kullanılmasında sakınca olabilir)
 
 
Zeolitin kanserojen türlerden olmadığına dair bir veri var mı eliniz de? Paylaşırsanız iyi olacak.
 
 
Formdan  zeolit konusunu o kadar takip ettim. Dış filtrelerimin hepsinde zeolit var. Resmen şok oldum.Aglama
 
Daha önce Konyada da uzman doktorlardan  bu şekil söyletiler duymuştum. Bilimsel bir çalışma karşısında, yapacak bir şey yok.
 
He ne olursa olsun zolite hayır diyorum..Derhal atıyorum. Kendimi ve ailemi riske atamam..

İnşaAllah derse yakaran,İnşa eder Yaradan!

 
Yukarı Dön
E_C_N
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 26 Aralık 2007
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı E_C_N Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 16 Aralık 2008 13:02 IP
Orjinalini yazan: Apostata
Bu konuya önem verilmemesinin sebebi ne acaba. Düşünüyorum da 40*40*40 ta 8 calvus 2 japon diye başlık açsaydım insancıllar üşüşürdü.
 
 
 
Bu konuda hak vermemek elde değil..

Teşekkür Edenler: Apostata,

İnşaAllah derse yakaran,İnşa eder Yaradan!

 
Yukarı Dön
flifort
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 26 Ocak 2005
Konum: Istanbul
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı flifort Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 16 Aralık 2008 16:53 IP
Arkadaşlar makaleyi ben de okudum;fakat bu konuda detaylı bilgim yok.Ayrıca bu konuda bilgili arkadaşlar bilgilerini aktarırlarsa iyi olur.Fakat bu da bana zor görünüyor.Başta şunların bilinmesi gerektiğini düşünüyorum;
1)Akvaryum için satılan zeolitlerde de zararlı kimyasallar var mı?
2)Bu işte iyi olan markalar sattıkları ürünü herşey için test ediyorlar mı?
3)Dışarıdan bir yerden alınan zeolit içinde zararlı kimyasalların olup olmadığı nasıl anlaşılabilir?(Eğer bu madde labaratuar araştırması gerektiriyorsa çok pahalıya gelecektir)
4)Bu konuda marka olan kuruluşlara bu konuda mail atılsa cevap alınabilir mi?(Ürün satılmaz kaygısıyla zararı olsa bile zararı yoktur deyip bizi yablış yönlendirirler mi?)
 
Yanlız şu yorumu da yapmak istiyorum.Ülkemizde de çoğu şeyde kanser yaptığı söylenen maddeler var ve bunları ne yazıkki kullanıyoruz.Bir zamanlar E maddeleri ve zararları açıklandı şimdi neredeyse unutuldu ve çoğu şeyin içinde de hala mevcut.O yüzden bence bunun zararı yok tarzı uyarılara da pek aldırış etmemek gerekiyor.
Ben zaten zeolit şimdiye kadar kullanamdım;fakat bu başlık altında zararsız olduğu(akvaryum için satılanların) kanısı çıkarsa kullanabilirim.
Uğur Siverek
İstanbul
 
Yukarı Dön

-   Konuyu Paylas    Sayfa  123 5>