Canlı Doğuranlar


SerhannÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 22/11/2009
İl: Sakarya
Mesaj: 2200
SerhannÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 23 Kasım 2009 18:25
Bu yazımda sizlere çoğu kişinin ilk beslediği familya olan canlı doğuranları tanıtacağım.Bu balıkların isminin ‘canlı doğuran’olmasının sebebi yumurtanın gelişmee evrelerini annenin karnında geçirip anne yumurtalarını bırakırken yumurtanın yırtılması ve balığın ‘anne tarafından doğurulması ’izlenimini vermesinden kaynaklanır.Yavrular doğduktan 1-2 saniye sonra yüzer bir hale gelip saklanacak yerler arayabilirler.

Çoğu kişinin bildiğinin aksine bakımı sanıldığı kadar kolay olmamakla birlikte su değerlerine ve ani ısı değişimlerine karşı duyarlı balıklardır.Kolay olarak tanımlanmasının sebebi ise çabuk ve fazla miktarda doğurabildikleri için satış fiyatlarının düşük olmasıdır.
Genellikle en popüler olanı’lepistes(Poecilia reticulata’)lerdir.Bununla birlikte birçok alt türü vardır.Genel anlamda tropikal balıklar oldukları için bitkili ve orta sertlikteki(Ph’ı 7-8 olan) sıcaklığı 26-28 dereceki akvaryumlarda bakılmalılar.Bitkisel ağırlıklı yemler tercih edilmelidir.

Cinsiyet ayrımına gelirsek tüm canlı doğuran türleri için genel bazı özellikler vardır.
Erkekle dişiye oranla daha küçük,ince ve renkli yapıdadır.Mesela lepistes erkeklerinin büyük ve gösterişli kuyrukları vardır.Erkeklerde anüs bölgesinde dişilerden rahatça ayrım yapılabilecek bir gonopod(genopodium’) vardır.Bu ince ve uzun bir tüpçük şeklindedir.Dişilerde ise bu bölgede yarım ay biçiminde bir yüzgeç vardır.Dişiler genel anlamda daha iri yapılı ve renksizlerdir.



Üstteki bir lepistes dişisi ve alttaki ise erkeğidir.)


Şimdi üreme ve yavrulamaya geçelim.Canlı doğuranlara uygun ortam ve dişi-erkek oranı doğru sağlandığında sürekli olarak üreyebilirler.Erkek balık bu dönemde dişileri kovalar ve dişi hazır olduğu zaman çiftleşme gerçekleşir.Bununla birlikte dişide buluna sperm kesesi adındaki bölüm sayesinde dişi çiftleşince aldığı spermlerin bir kısmını burada saklar ve ilk doğumdan sonra hiç çiftleşmeden bu kesedeki spermleri kullanarak 3-6 kere daha yavrulayabilir.

Hamile olan balıkta doğuma yakın bazı belirtiler olur.Balığın karın kısmı çok fazla şişer ve siyahlaşır.Bununla birlikte durgunlaşarak genelde dibe çöker.Doğumlar bazen bir seferde bitmez ve dişi yavruları saatlerce veya günlerce azar azar doğurabilir..Yavruların akvaryumdaki diğer balıklar tarafından yenilmemesi için bazı yöntemlerle doğum gerçekleştirilmektedir.



1-Akvaryumu bitkilendirmek: Bu yöntem uzman hobiciler tarafından en çok tercih edilen yöntem olmasıyla birlikte en sağlıklı yöntemdir.Akvaryuma bol miktarda bitki dikilerek ve çeşitli malzemelerle saklanma alanları yapılarak yavrular büyük ölçüde kurtarılabilir.Asıl akvaryumdaki doğumlar herzaman daha sağlıklıdır.Büyük balıklar her ihtimale karşı iyi bir şekilde doyurulmalıdır.Yavrular ısı değişiminden ve su değerlerinden çabuk etkilenebileceğinden hemen yavru akvaryumuna alınmamalıdır.Yavruluklar küçük olduğundan yavrular burda rahat gelişemezler.Bu yüzden bolca saklanma yeri yaparak ana tankta yapılan doğum daha sağlıklı olur.(Saklanabilme alanları: akvaryuma kıvrılmış rafya koymak,bitkilendirmek,saklanabilecekleri delikli taşlar koymak)


2-Yavruluklar: Yavrulukta doğum birçok yeni yada tecrübeli akvaryumcu tarafından kullanılsada olumsuz yönleri vardır.Yavruluktaki hamile balık yer kısıtlığından dolayı strese girip ve doğumdan önce ölebilir.Bu yöntem uygulanıcaksa geniş yavruluklar tercih edilmeli,dişi doğuma yakınken yavruluğa koyulmalı ve sık sık gözlenmelidir.Yavrular kendilerini koruyabilecekleri kadar büyüyünce akvaryuma salınmalıdır.


3-Doğum akvaryumu:Sağlıklı yöntemlerden birtanesidir.Ortalama 15-30 lt bir akvaryuma bolca bitki ve rafya eklenmeli,saklanacak alan oluşturulup ısısı sabitlenince doğuracak dişi içine koyulur.Doğumdan sonra dişi alınır ve yavrular o akvaryumda büyütülür.



Son olarak;

*Canlı doğuranların sağlıklı bakılabilmesi için en az 25-30 lt bir akvaryum ve üzeri kullanılmalıdır.

*Sağlıklı bir şekilde bakmak için 1 erkek 3 dişi oranıyla balık alınmalıdır.

*Akvaryumda bir ısıtıcı,bir iç filtre,hava motoru ve hava taşı,bitkiler ve bitkilerin sağlıklı büyümesi için uygun kum bulunmalıdır.

*Canlı doğuranların yanında Japon balığı,melek veya cichlid türleri bakılmamalıdır.Bunun yanında çeşitli tetralar ve tropikal balıklarda beslenebilir.(neon,kardinal tetra vs..)

*Tüm akvaryumlarda olmayacağı gibi yapay ve suya salınım yapabilecek süsler kullanılmamalıdır.

*Su değerlerine dikkat edilmeli ve dinlendirilmemiş klorlu su kullanılmamalıdır.Balıklar hemen akvaryuma konulacaksa su düzenleyiciler veya hazır su kullanılmalıdır.Musluk suyu kullanılacaksa dinlendirilmelidir.(Bu işlem en az 24 saat akvaryumun kapağı açık ve filtre çalışır bir şekilde olmalı)

*Hastalıklarda hasta balık karantina akvaryumuna ayrılıp tedavisi orada yapılmalı.Ana akvaryumda ilaç tedavisi yapılmamalıdır.Bu bitkilere ve yavru balıklar başta olmak üzere diğer balıkları olumsuz etkileyebilir.




Bazı canlı doğuran türleri:



Xiphophorus helleri (Kılıçkuyruk)

Habitatı: Tüm Orta Amerika

Davranış Biçimi: Barışçıl

Beslenme Biçimi: Etçil-Otçul 

Sıcaklık: 20°-28 derece

Büyüdüğü Boy: Erkekler 10cm, dişiler 11-12cm 

pH: 7.0-8 

Genel özellikler: Kuyruklarının kulıç şeklinde olması erkek olduğunu gösterir.Diğer calı doğuranlara göre daha saldırganlardır.Akvaryumda 1 erkekten fazla erkek olmamalıdır.Baskın erkek diğer erkeği çok rahatsız edip yaralar.


Poecilia sphenops (Siyah Moli)
Habitatı: Orta Amerika 


Beslenme: Kuru yemler, Yosunlar,


Davranış: Barışcıl

Sıcaklık: 20-28 derece

En Fazla Büyüdüğü Boy: 12 cm 

pH: 7-8


Genel özellikler: Siyah rengiyle dikkat çeken bir canlı doğurandır.Diğer canlı doğuranlara oranla tuzu biraz daha sever.Bunun sebebi habitatının genellikle nehirle denizin birleştiği kısımlar olmasıdır.Renginden dolayı cinsiyet ayrımında karnının şişliğine bakılmalı ve üstten bakılırsa daha iyi anlaşılır.Akvaryumda orta-üst kısımlarda gezer.


Xiphophorus maculatus (Plati)

Habitatı: Orta Amerika

Beslenme Biçimi: Kaliteli kuru yemler, yosunlar 

Davranış Biçimi: Barışçıl 

Sıcaklık: 20°-26°C 

En Fazla Büyüdüğü Boy: 5-6 cm


Su Sertliği: 15-25 derece 

pH: 7.0 - 8 

Genel özellikler:Yuvarlak hatlarıyla ve canlı renkleriyle güzel bir canlı doğurandır.Yavruları doğduğunda renkli olurlar.İyi bir yemlemeyle yavrularını yeme hissi azalabilir.Tüm canlı doğuranlar gibi bitkileri severler.Popüler canlı doğuranlardan birtanesidir.



Poecilia reticulata (Lepistes)
Habitatı: Orta Amerika 

Büyüdüğü Boy: 4-6 cm

Davranış Biçimi: Barışçıl 

Sıcaklık: 25-28 derece 

pH: 7-8

Genel özellikler: Erkekler dişilere göre daha küçük ve renklidir.Çok çeşitli renklere sahiplerdir.Diğer canlı doğuranlar gibi kolay doğum yaptıklarından çok tercih edilir.Çoğu kişinin ilk beslediği balıktır. 

Canlı Doğuran Üretimi

Çaprazlama

Canlı doğuranlardan özellikle kılıçkuyruklar ve lepistesler, çoğu hobicinin başlangıç balıkları ve bir çoğumuzun da tutkusu olmuştur. Sadece aynı tür canlıdoğuranlar değil; Poecilia cinsinin türleri olan lepistes (reticulata), velifera (velifera), moli (sphenops) kendi aralarında ve Xiphophorus cinsinin türleri olan kılıçkuyruk (helleri), plati (maculatus), ay kılıç (yine helleri) da kendi aralarında çiftleşebilir ve sağlıklı yavrular meydana getirirler.


Kılıçkuyruk ve Platinin çaprazlanması ile elde edilen "Aykılıç"

Bu türlerin çaprazlanması konusunda, istisnai durumlar dışında; her balığın yine kendi türü ile çiftleşmek isteyeceğini ve kesin sonuç için, çaprazlama yapılırken farklı tür balıkların, yanlarında kendi türünden başka balıklar olmayacak şekilde bir tanka alınması gerektiğini belirtmek isterim.

Bu şekilde yapılan üretimin ne derece doğru olduğunu, türlerin bozulmasına sebep olup olmayacağını, hayvan haklarına aykırı olup olmadığını, burada tartışmayacağım. (Tartışanı da sevmeyeceğim :p ) Bu makalede, yalnızca işin teknik kısmı anlatılmaktadır.


Bir başka kılıç selleksiyonu (Xiphophorus variatus)

Çiftleşme ve Hamilelik

Pekiyi, canlıdoğuranları nasıl üreteceksiniz. Eğer tankınızda, biri dişi diğeri erkek olmak üzere en az iki adet sağlıklı ve mutlu balığınız varsa, siz istemeseniz bile dişinin hamile kalacağını belirtmek isterim. Ancak yine de sağlıklı bir doğum ve yavrularda düşük kayıp oranı sağlamak için, 3 dişi - 1 erkek oranını oturtmanızı tavsiye ederim. Bu, sadece tankınızdaki kavgaların önüne geçmek için değil, aynı zamanda her hamile dişinin 3/2 oranında daha az rahatsız edilmelerini sağlamak için de gereklidir.

Canlıdoğuranlarda hamilelik süresi, çeşitli kaynaklarda değişiklik göstermekle beraber, ortalama 20 gündür. Ancak bu süre de, tankınızın bakımı, ısısı, balıklarınızın yaşı ve sağlığı gibi bir çok faktör tarafından ciddi şekilde değiştirilebilir.

Bir canlı doğuranın hamile olduğunu anlamanın en garanti yolu, balığa üstten bakmatır. Eğer üstten bakıldığında da, karnı yanlara doğru belirgin şekilde şişmişse, balığınızın hamile olduğunu düşünüp, çeşitli tedbirler almanın vakti gelmiş demektir.

Hamile dişilerin anüs kımında oluşan siyahlık da hamileliğin tespitinde önemli bir rol oynar ve çoğu akvarist tarafından kullanılır. Ancak başta blackmolly olmak üzere, koyu renkli balıklar için, anüs kısmındaki siyahlığı gözlemlemek oldukça zor, hatta imkansızdır.

Bütün bunların yanında hamile balık, hamilelik döneminde, kumun üzerine oturma, bitkilerin arasına girme, akvaryum gereçlerinin (ısıtıcı, filtre v.b.) arkasına saklanma, ağır hareket etme gibi davranışlar da sergileyebilir.


Hamile bir plati (Xiphophorus maculatus)

Hamilelik süresince, normal şartlarda 26 - 28 derecede bulunan su ısımızı, günlük yarım ya da bir derece arttırarak 30 dereceye kadar çıkartabiliriz. Bu ısı artışı hem doğumu öne çekecek (bir kaç gün) hem de hamile dişi için rahat bir doğum sağlayacaktır.

Doğum

Özellikle hobiye yeni başlayanların kararsız kaldıkları bir diğer konu ise, doğumun nerede gerçekleşeceğidir. Bunun için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır.

Gönül rahatlığıyla ve hiç şüphe etmeden söyleyebilirim ki, en iyi doğum ve en az yavru kaybı bol bitkilendirilmiş bir tankta sağlanır.

Yavruluk, genellikle V şeklinde ve plastikten yapılmış, doğan yavruların alt tarafa geçerek bir daha üste çıkmasını engelleyen (jelleştirerek değil elbette :P) bir ızgara sistemi içeren ve yine genellikle suda yüzen küçük bir kaptır.


Yavruluk

Canlı doğuranlar, her yönden gelen ışığa karşı hassastırlar. Bu yüzden çevrelerinde saklanabilecekleri bitki v.b. olmadığında strese girerler. Bu durum yeni doğan yavrular için de geçerlidir. Kendilerine karşı tehlike oluşturabilecek bir başka balık olmasa bile, bitkisiz ve saklanacak yeri olmayan bir ortamda strese girerler. Stres ise, canlıdoğuranların başlıca ölüm sebebidir.

Ayrıca, canlıdoğuran yavruları dünyaya gözlerini açtıklarında, içgüdüsel olarak suyun üst kısmına yüzerler, bu da yavruluktaki balıkların bir bölümün, tekrar istemediğimiz şekilde doğum yapan dişin olduğu bölüme geçerek yenmesine sebep olur.

Bir başka yavruluk türü ise, plastik yavruluğa göre daha sağlıklı olduğu iddia edilen tül yavrulukur. Ancak tül yavrulukta da yavrular, büyük balıklar tarafından yenemese de, tül ile birlikte ısırırlarak, öldürülebilmektedir. Ben bu sebeplerden dolayı yavruluk kullanılmasını önermiyorum.

Bir başka yöntem ise, en garanti yöntem dediğimiz bol bitkilendirilmiş akvaryuma benzetilmek üzere, bıçak yardımı ile kıvırcık hale getirilmiş rafyanın akvaryuma atılmasıdır. Ancak bunun da sakıncalarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Kalitesiz ürünün üzerindeki boya suya salınım yapabilir.
  • Rafyanın keskin kenarları balıklara zarar verebilir
  • Balıklar rafyaya dolanarak ölebilirler.
  • Bol miktardaki sık rafyanın içinde bulunan balık, kaçacak yer bulamayarak diğer balıkların saldırısına uğrayabilir.

Yine yavruların saklanacak yer bulması amacıyla, tanka bulaşık teli atılmaktadır ki, bunun ne derece mantıklı olduğunun yorumunu, siz değerli arkadaşlarıma bırakıyorum.

Yavruların Beslenmesi *

Canlıdoğuran yavrularının beslenmesi ile ilgili olarak da bir kaç hatırlatma yapıp, değerli olduğunu düşündüğüm vaktinizi daha fazla almayacağım.

Canlıdoğuranlar otçul beslenirler. Ancak hemen hemen tüm balıklar için olduğu gibi, protein ağırlıklı yemler, yeni doğan yavruların daha hızlı gelişmesine sebep olur. Ancak biz bu işi yaparken ticari bir amaç gütmüyor ve hobi olarak yapıyorsak; yavrularımızın hızlı gelişmesi adına sindirim sistemlerini zorlamayı gerekli görmüyorum.

Bu bağlamda, Artemia (
Artemia Salina) yavruların gelişim hızını ciddi şekilde etkiler ancak sindirim sistemini yorar. Tubifex Kurdu (Tubifex Tubifex) da, azımsanmayacak bir protein içeriğine sahiptir (%60 - 80)ancak bu yem genellikle lağımlardan toplandığı için, bakteri taşıma olasılığı çok yüksektir. Benim bu konudaki tavsiyem, yavrular için de, yetişkin balıklarınız için kullandığınız pul ve pelet yemleri kullanmanızdır. Bu yemleri yavru balıklara verirken, yiyebilecekleri boya getirmeyi unutmayınız. Bu iş için en ideal alet ise, metal çay süzgeçidir.

  
RESİM 1 : Tubifex kurdu (Tubifex tubifex) besin değeri açısından çok değerli bir yem olmasına karşın malesef çok sayıda bakteri içerebilir.
RESİM 2 : Yem olarak kullanılan Artemia Larvası (Artemia salina)

Son olarak, bir çok arkadaşımın yavru balıkları ne kadarken yetişkinlerin yanına koymaları gerektiği konusunda kararsız kaldıklarını görüyorum. Nasıl her insanın gelişimi, boyu, kilosu farklılık gösteriyorsa, bu durum balıklarınız için de aynıdır. Dolayısıyla "1 cm 3 mm iken yetişkin balıkların yanına alın" şeklinde bir ölçü verilemez. Bu konudaki genel teammül; yavruların, yetişkinlerin ağızlarına sığmayacak boya geldiklerinde, yenilme risklerinin düşük olduğu doğrultusundadır.

Kısa Kısa...

  • Hamile dişinin tüm yavruları doğurması 2 güne kadar sürebilir.
  • Bir kez hamile kalan dişi, erkekten aldığı spermlerle, bir daha çiftleşmeden 2-3 kez doğum yapabilir. (Tabii bu çiftleşmeyeceği anlamına gelmez)
  • Doğum yapan dişi 3-5 hafta içinde tekrar hamile kalıp, doğum yapabilir.
  • Yeni doğan yavrular su değişiminden daha fazla etkilenirler, yavruları ayırmakta aceleci olmayınız.
  • Şimdiye kadar elma salyangozu ve cüce vatozların canlıdoğuran yavrularına zarar verdiğini görmedim.
  • Hamile balıklar stres altında yumurtalarını dökebilir. Dökülen yumurtalar yeşilimsi bir renktedir.
  • Düzenli beslendikleri taktirde, bir çok canlıdoğuran türü yavrularını yemezler.
  • Doğan yavrular yaklaşık 4 ay içerisinde cinsel olgunluğa erişirler.

Tüm bu süreçleri hızlandırmak için çeşitli hormonlar kullanılmaktadır. Ancak bizim amacımız tankımıza koyarak özgürlüğünü kıstladığımız balıklarımızı, doğal ortamlarına en yakın şartlar altında, mutlu ve sağlıklı büyütebilmektir. Öncelikli düşüncemiz bu doğrultuda olmalıdır


Alıntıdır Ve Ansiklopedi gibi kaynaklardan düzenleyip www.akvaryumforum.com'dan da alıntı yaptım. Bir derleme yaptım.

serhan542009-11-23 18:50:33

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

reisÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 04/02/2007
İl: Istanbul
Mesaj: 12935
reisÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 23 Kasım 2009 18:36
Serhan Bey,bu paylaşım için kaynak göstermelisiniz.....

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

SerhannÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 22/11/2009
İl: Sakarya
Mesaj: 2200
SerhannÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 23 Kasım 2009 18:53
Kaynak gösterdim Cok saolun unutmusum.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir