Ana Sayfa Ana Sayfa
  Favorilerim Favorilerim   Cevapsız Konular Cevapsız Konular   Favori Forumlardaki Aktif Konular Favori Forumlarım
Yönetime Mesaj  Yardım Yardım  Bilgi Agaci Bilgi Ağacı
  Aktif Konular Aktif Konular  Arama   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş
 Akvaryum.com Forum : Balık Forumları : Tüm Tatlı Su Canlıları : Omurgasızlar
Su Piresi Üretiminde Farklı Bir Hikaye
Bu Forumdaki: Önceki Konu - Sonraki Konu
  Yanıt Yaz Yanıt YazSayfa  123 49>
Yazar
Mesaj
  Konuda Arama
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Konu: Su Piresi Üretiminde Farklı Bir Hikaye
    Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 10:38 IP
İyi günler Arkadaşlar;

     Su piresi üretiminde yaşadığım tecrübe ve olayları bende aktarmak istiyorum. Belki yardımcı olabileceğimiz bir arkadaşımız olur onun mutluluğuna birazcıkta ben mutluluk katabilirsem ne mutlu bana.
     Su piresi üretimine karar vermem ocak ayı sonlarına oldu. Aslında benim amacım ülkemizdeki akvaryumculukta ithalata nasıl son veremesekte, azaltabiliriz gibiydi. İnternette günlerce sabahlara kadar alg yetiştiriciliği üzerine makaleler ve forumlar okudum.
 
     Alg yetiştiriciliğine karar vermiştim. Ama araştırmalar bunu kendi başıma yapamıyacağımızı söylüyordu. İnternette ve gerçek yaşamda yaptığım araştırma ve görüşmeler sonucu yeşil su üretiminde ki yazan fosfor, potasyum,azot bileşiklerini çok zor bulunabildiği ve bunların alımı tc kimlik numarası ile özel izine bağlı olduğunu öğrendim.
  
     Bu bileşikleri veya gübreleri diyelim oranlamak için laboratuvar gibi bir odaya ihtiyacınız olduğu çıkıyor ki buda normal bir aile evinde olamıyacağı anlamına geliyor benim gibi. Neyse biraz NPK sıvı gübresi aldım tarım ilaçları satan yerden. Aldığımda  gübrenin miadı geçmişti  sonradan öğrenmiştim. Esnaf adam ahiret soruları ile beni iyice sinirlendirmişti.
- Hangi Bitkiye kullanacaksın?
Bitkiye kullanmayacağım.
 -Ne yapacaksın bu gübreyi? Bomba mı yapacaksın? (Ne alaka İse)
Hayır.
- Peki nede kullanacaksın?
Yeşil su oluşturacağım.
-O ne ? Ne işe Yarıyor? Nasıl bi şey? Tabii bu arada sinsice sırıtmalar
Hala şimdi bile aklıma geldiğinde çok öfkeleniyorum.
Aldık gübreyi hemen eve geldim. Açtım interneti yazdım oranları ve şartları . Koydum 5 litrelik kaba beklemeye başladım. 1 gün oldu. 2 gün oldu. 3 gün oldu.. 1 hafta oldu... 2 hafta oldu.. kabın içindeki
besberrak duruyor..
 
 Mart ayında geçici görevle başka ilçeye görev çıkmıştı 1 aylığına .. Oraya giderken Menderes nehrinin üzerinden geçiyordum. Ayrıca Yol kenarlarında sulama kanalları ile duba dediğimiz betondan yapılmış ayırma  bölümleri vardı. Göreve gidip gelirken aklıma geldi bu dubaların içinde geçen yıldan sular kalmıştır yada yağmur suları birikmiştir.
 
   Rastgele birinin yanında durdurdum arabayı, Arabadan indim tabii yoldan geçen tanıdıklar olur diye
hemen oralarda dolaşıyormuş gibi yapıp çaktırmadan dubanın içine baktım..
 
   Ahhaaa!!  ne göreyim aradığım yeşil su!  Hemde  tonlarca .. Arabanın bagajında herzaman zulalarda hazırolan kendi yapımım boy boy DIY süzgeç boş pet şişeler ve peynir kutularını aldım geldim. Arabayıda duba ile yol arasına öyle bir park ettimki yoldan geçenler bu deli mart ayında dubada  balık mı avlıyor? diye düşünmemeleri için araya perde yaptım
 
   Yeşilsuyu  doldurdum şişelere ama öyle bir mutluyum ki sanki hazine bulmuştum. (önceden bu yosunlu suya pislenmiş su gözüyle bakan ben) şimdi aynı su için bu kadar seviniyordum.. Demekki zenginlik insanda olan bir hazine imiş malda veya parada değil bunu anladım.  Zenginlik neye kıymet verirsen onunla ölçülebilen bir değer oluyor senin için..
 
  Efendim gelelim tekrar yeşil suya.. Kaynağı bulduk ama bir engel daha vardı oda hanım..  .. Hanıma bi mazeret bulalım ki yeşil suyu eve sokalım. Aklıma sigarayı bıraktığım geldi o zamanlar sigarayı bırakalı 12- 15 gün filan olmuştu. Hanıma sigarayı bıraktım yaa yerine oyalancak bi şeyler buldum diyerek yeşil suları evde balkona koydum. Balkonda  3 metrekare bişey.
 
 Yeşil suyu bulduk sıra geldi bu algleri süzüp saklamada.. Hemen internetten araştırdım alglerin boyu 2-8 mikron arasında olduğunu öğrenince bende 1 mikronluk filtre sipariş ettim sitenin birinden.. Kargo ilçeye kadar gelmiyormuş ee!! başka bi kargo ile gönderelim ama fiyat bu kadar o kargoda . İyi kıstık yaa ellerine yoluyorlar artık.. İnternette fotografında filtre küçük ince birşey gibiydi. Bana geldi büyük paket.
 
      Parayı ödedik kargocuya yolladık kapıyı kapattık.. Kutuyu açtım..  Bu Nee !! Kocaman tüylü filtre 90 cm lik.. Yaa bu ölçü birimini neden hep cm kullanmazlarda inç kullanırlar bilmem ki..  Hanımda yanımda merakla bekliyor ona ne diyeceğimi bilemedim.  ..  Filtreyi aldım içine yeşil su döktüm.. İyi ilk döküşte su aşağıya berrak bir şekilde indi.. Sıra ikinci kovada dök bakalım döktüm   Su aşağıya inmiyor neden? İnermi akıllım. Birinci döktüğünde filtre gözenekleri temizdi su geçti alg kaldı.. Nerde kaldı alg? Tabiiki gözeneklerde, böyle olunca gözenekler tıkandı. Gözenekler tıkalı olunca su akmaz oldu.. Astım balkona filtreyi ama nasıl astım? Filtrenin önüne sofra örtüsü büyüklüğünde bir bez asarak .  Karşıdan görenler bu ne diye sormasın diye. malum meraklı komşu çok olurya.. Bir haftada anca kurudu.. Kuruyan filtreyi aldım baktım lakin algleri filtreden çıkarmanın imkanı yok.. Filtreyi attım bir kenara gitti paracıklar..   Kuru alg üretim işi başarısızlıkla sonuçlandı..
   
           Hazırladığımız sıvı besin gübresinide hanımın menekşelerinin üzerine dökmüştüm israf olasın diye. Gerçekten kötü bi niyetim yoktu yaa!!  Ben bu gübreyi menekşeler büyüsün diye dökmüştüm ama gübreler yaprağa ve gövdeye değmiyecekmiş. Uygulama hatası abi, ben ne yapabilirim ki. Bu konuda internette menekşe yetiştiriciliğini okumak mı gerekiyor illa yaa! Bu hayvanlar ve bitkiler de mi hayatını internete göre ayarlıyor bilmem ki?  Menekşeler 2 gün sonra çürümeye ölmeye başladı.. Bendeniz hiç o tarafa yanaşmıyorum ama hanım işi çakalladı tabiii. Neyse bizim pire üretim tanklarını hanımın elinden zor kurtardım, yoksa tankların hepsi balkondan aşağıya dökülmüştüü..

       Ama pes etmek yokk!!!  Yola devam. Ee devam edeceğiz de nasıl?
    
       Bu alg araştırması ile internette gezerken yeşil su çoğu zaman su piresi yetiştirme ile birlikte geçiyor doğal olarak. Su piresi yetiştirme için gerekli tüm bilgileri alg yetiştirme zamanında öğrenmiş oluyorduk aynı zamanda. Makaleleri o kadar çok okuduk ki su piresi üzerine yeni bir tez yazacak kadar bilgi birikimimiz vardı artık
    
       Şimdi sıra su piresi bulmaktaydı. Aramalara başlıyalım .. Menderes kenarlarından başladım ama aylardan Mart'tı. Ortalık daha canlanmamıştı bahar  gelmemişti ama olsun aramaya devam, sabrın elinden kurtulan olmazdı .  Bu uğurda 1 hafta da belki 150 km yol katettim toplamda. İnternette nasıl bir yerde olma ihtimali var atla arabaya mesai sonrası oraya.. Böyle olunca temiz iş elbisesi ile doğada çamurlu yerlere gidersen eve geldiğinde geçerli bir mazeret bulman gerekir yoksa eve girememe tehlikesi vardır..
 
       Böyle  günler geçiyordu. Bir hafta sonu Büyük menderesin kenarında kurulu olan köydeki tanıdığımızın mevlütü vardı. Oraya gittiğimizde mevlütün olduğu yerden Menderes nehrinin olduğu yer görünüyordu. İçime bir ateş düştü. Ne yapıp ne edip oraya gitmeliydim.. Ama mevlüttesin ailecek nasıl gidicen ki ?   Yemekleri yedik yemeği yiyen çekiliyor bir kenara. Kayınpeder ve mevlüt sahibi  muhabbet ve yemek sonrası sigara yakmaya başladı. Ahaaa !! fırsat   Burada sigara içiyorlar ben canım istemeden şöyle bir gezeyim dere kenarlarını diyerek hemen kaçtım arabaya. Doğru nehrin kenarına..Arabayı uygun bir yere park ettim. Nehir kenarında  dolaşırken ilerde küçük bir yağmur birikintisi (yada nehirin taşan suyu) gördüm.. Dikkatlice ama umutsuzca su birikintisine bakarken bi şey suyun içinde hareket etti.  İşte!!! su piresini buldum. Ama bunlar iri olan türdendi ve şeffaftı boyları 2-3 mm vardı. Ben yine mutluluktan uçuyordum.  Evet su piresi buydu internette fotolarından ezberlemiştim. Hemen rabaya koştum bagajda hazır olan pet şişe süzgeç kendi yapımım file yoğurt peynir kaplarını kaptım geldim. Su birikntisinde dikkatli bakınca 1-2 su piresi derken epey topladım.
     
     Eve getirdim pireleri tek tek toplayıp üretme tankına koyuyordum.  Yeşil suda hazırdı.  5  litrelik üretme tanklarında yeşil su , diğerinde muz kabuğu olan, diğerinde maya filan 4 tane üretim kabının kaloliferin yanında pencerenin kenarına koydum havalandırma ikisinde açık ikisinde kapalı.  Hergün kontrol ediyorum. Muz kabuğu olan kahverengimsi bir renk olduğu için hanım tarafından laf konusu oldu. Maya olan bulanık olduğundan elendi. Berrak olanda ise tabanda yosun oluştu hasat etme imkanını yok etti. Berrak olan dışındakilerde üreme vardı.  Nisan ayının başlarında üretiminin 16-20. günlerine doğru köye gittiğimiz hafta sonu o gün çok güneş olmuştu.  Bizim üretimhanede pencere kenarında ya ikindi vaktinden sonra geldiğimde kaplarda bi gariplik vardı. Üretim kaplarında hiç canlılık yoktu.  Üretim tankına dokunduğumda sıcacıktı.. Dereyeye baktım 32 C . tankın dibine baktım pirecikler orada haşlama olmuşlardı..  Birinci başarısızlık böylece elde edilmiş oldu..

      Neyse hikayenin gerisi daha sonra okunma reytingine göre devam etsin.

     Şaka şaka aslında  bu hikayeyi dün yazmıştım ama internet bağlantı arızası verince bu gün yeniden yazmak zorunda kaldım. Siz bu satırları okurken ben hikayenin gerisini yazmaya devam edeceğim..




 


Düzenleyen huseyn75 - 05 Haziran 2012 22:55

Teşekkür Edenler: Tiger06, Serkan_ektİ, FurkanSehit, Sercettin, Ataş, Gurdjan, cihadfurkan, AKÇORAL, scorpion26, VGulen, NY753, BurakGuran, Ethem Kibar, fatihkarakaser, Bingül, ayra_, iemir, sensy, _Hasan Durmuş_, f.torres, greenhome35, ardaykul, Ozgur-Reyhan, sedat05, bisnevezney, fenomen_09, -SagopaKajmer-, Mustafa Uzlu, kalsedon, Dr.fish, nadirgoktan, tuncselim, ertus0770, yangingonul, Tropikalbalık, notülüs, sinanul, sinanistanbul, recmero, bako39, halitkuruhan, URAL 42, cokmutlu, Vega1453, ferhat**, 01yunus, mehmet06, batuhan28, pars_thlaspi, DaSKaPiTaL, CgnErkan, OKTAY, merfatöz, YAZLI, tatarpol, brooklyn_bjk, cagilguzen, TOTEM1976, FuTTeRWaCKeN, hesperos, Reddlegolas, teyyareci59, akvaryum58nmn, BaySer016, gökhan_1453, mynick, Bayram, Raraboma, abrec, Engin K.Pınar, ThEmre55, whiteredmoon, k4rizm4, CyhnSL, hüseyinblackhea, coskunatam90, serkanyeşil, albinoCu06, thelostjedi, borutrampet, Lofta, mehmetemin953, FATİHHHHH, FıratAltun, simedo, yavuzger, Sebatay, enesozmen, burak93, kartal_kansu81, AGARTALI, stymatrak, Tugce Bjkcen, feneriumum, samah, Umut Başar, mygegal, JEOMEN, TikkyPichs, knnynr, ÇINAR_PAŞA, Engin19, Efebru, Umut Katipoğlu, prophet34, Bursalı_adam, Yusuf.Yilmaz, İsrafil Can T., egemen62, dpsKinG_, Uğur14, Erbil Çapcıoğlu, H.Gürlerköy, Vieja, peceneq, Kaleydoskop, HASAN ÖZDEMİR, leovo, duman821, barismahmutoglu, spr1ng, a.faruk999, enes ysn, TaaRuuZ, IBCAquaculture, maydogdu, cengiz42, yılmazbaş, crowntailbetta, Nocebo, Klarnetist, nethesabim, Ayhankose, dogacanyucel, arfyldz, Pangasius,
Tebrik Edenler: furkan8, Tiger06, Serkan_ektİ, FurkanSehit, Sercettin, Ataş, Gurdjan, cihadfurkan, AKÇORAL, scorpion26, mmert, agulgun, sinan m.d, NY753, BurakGuran, Ethem Kibar, fatihkarakaser, Bingül, ayra_, iemir, laNt, tugix, sensy, f.torres, ardaykul, Ozgur-Reyhan, sedat05, bisnevezney, fenomen_09, Mustafa Uzlu, tar216, kalsedon, imranedisan, nadirgoktan, tuncselim, ertus0770, yangingonul, Tropikalbalık, dınay, notülüs, sinanul, a_kadir77, sinanistanbul, burak, recmero, bako39, Cihad Dnmz, halitkuruhan, URAL 42, cokmutlu, Vega1453, Eray Gurdogan, ferhat**, 01yunus, mehmet06, furrion, batuhan28, pars_thlaspi, cavexle, DaSKaPiTaL, OKTAY, merfatöz, YAZLI, tatarpol, brooklyn_bjk, cagilguzen, border, Tiegro, TOTEM1976, FuTTeRWaCKeN, Reddlegolas, teyyareci59, avcımurat, akvaryum58nmn, BaySer016, gökhan_1453, ahmetcimen7, orçun.m., mynick, Bayram, Raraboma, jotkar, Engin K.Pınar, ThEmre55, batuhan27, whiteredmoon, k4rizm4, ancestral123, CyhnSL, hüseyinblackhea, coskunatam90, serkanyeşil, albinoCu06, AHLİ59, blaxus, thelostjedi, Lofta, mehmetemin953, HAPEPHI, FATİHHHHH, Eren Temiz, FıratAltun, yavuzger, Sebatay, enesozmen, burak93, kartal_kansu81, lazOTTO, stymatrak, Tugce Bjkcen, feneriumum, samah, Umut Başar, mygegal, TikkyPichs, knnynr, ÇINAR_PAŞA, Engin19, Efebru, Umut Katipoğlu, burdurlee15, prophet34, Bursalı_adam, Yusuf.Yilmaz, İsrafil Can T., egemen62, dpsKinG_, Uğur14, Erbil Çapcıoğlu, H.Gürlerköy, Vieja, NrttnAkn, peceneq, Kaleydoskop, HASAN ÖZDEMİR, leovo, barismahmutoglu, spr1ng, 57371ru, sede, Vedat Çiftçi, TaaRuuZ, IBCAquaculture, PoyrazKaptan, cengiz42, yılmazbaş, Nocebo, sinanbayram, Klarnetist, nethesabim, arfyldz,
+1 Diyenler: Sercettin, sedat05, bisnevezney, fenomen_09, Mustafa Uzlu, nadirgoktan, ertus0770, notülüs, sinanul, halitkuruhan, ferhat**, batuhan28, YAZLI, brooklyn_bjk, teyyareci59, BaySer016, Raraboma, ThEmre55, whiteredmoon, k4rizm4, hüseyinblackhea, coskunatam90, TAHİR, batuhan27, Eren Temiz, yavuzger, enesozmen, stymatrak, Umut Başar, mygegal, JEOMEN, TikkyPichs, knnynr, prophet34, İsrafil Can T., dpsKinG_, peceneq, TaaRuuZ, IBCAquaculture, nethesabim,
 
Yukarı Dön
Akvaryum.Com
Reklam
Simge

Alıntı MiSoSiKiaNbullet Akvaryum.Com Reklam
    Gönderim Zamanı: 21/10/2014 01:48:08
Akvaryum.Com Reklam
Reklamı Kaldır
 
Yukarı Dön
furkan8
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 09 Mart 2012
Konum: Manisa
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı furkan8 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 11:04 IP
Sıcak bitiriyor bu pireleri :)

benimde dün 2000 tane kadar damızlık pirem dibe çöktü.

+1 Diyenler: Umut81,
Furkan İşçi
100x40x50 afra white top,demasoni
120x30x50 yavru tankı
800 lt malawi havuzu
6 Tank su piresi
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 12:16 IP
      Yenilen pehlivan güreşe doymaz hesabı çöken pire kültürümün yerine ertesi günü iş çıkışı arabaya atladığım gibi  damızlık aşılamaları aldığım menderes kenarına gittim.  Tabii burada yeni bir süprizle karşılaşacağımdan habersizce hızla gidiyorum su birikintisine doğru.. Varınca oraya ne göreyim.
Su piresi olan su birikintisi yerinde yeller esiyor. Kaynağımız kurumuş.
  
    Ama olsun bir kere bulmuştuk ya kaynağı. Su pireleri doğada genelde daha çok sığ olan yerlerde ve içinde geçen yıldan ağaç dalları ve yaprakları düşmüş veya otların çürümüş olduğu akıntısız yerlerde bulduğumuzu öğrenmiş olduk.
 
   Bu arada diğer ilçeye çalışmaya gidip gelirken pire aramaya devam ediyordum. Her su birikintisi ve çeşme başında durup suya bakıyordum. Bir sabah işten gelirken yol kenarında su piresi  ve copepod olan bir duba keşfettim.
 
    Hemen doldurdum şişelere döndük eve, o gün uyumadan su pirelerine yeni üretim tankları hazırladım. Tabii bu arada hanımda  bu aralar su pireleri  hakkında mrıldanmalar laf sokmalar başlamıştı.
     
     Artık Nisan ayının sonlarına doğru yaklaşmıştık. Ben internet ile su piresi hakkında araştırma yaparken daphina monianın daha küçük ve daha geçerli olduğunu okuyunca bir yandanda doğada nerelerde bulunacağını didik dididk aramaya devam ediyordum. Araştırmaya devam yarıyolda bırakmak yok sabrın sonu selamettir dedik çıktık yola.

    Menderes kenarında gezerken ağaçların arasında suyun rengi hafif kahverengileşmiş bir havuz gibi yer buldum. Biraz merak, birazda umutla yaklaştım suyun kenarına baktım dikkatlice suya. Oleyyy be!!!  işte burada küçük pireler hemde kırmızı kırmızı ... Tamam oldu bu iş.. Hemen pet şişeleri doldurdum. Ama bu sefer çok aldım çünkü bunlarda kış yumurtaları vardı ve ben o yumurtaları saklamayı düşünüyordum kara günler için.
 
      Eve vardım diğer pirelerin yarısını balıklara ziyafet çektim. Boşalan tanklara yeni ve küçük pireleri yerleştirdim.  Hava sıcaklığı 15-20 arası yani bize göre biraz soğuk.. Her iki türdende birer 10 litrelik üretim kabını balkona çok güneş almayan ama aydınlık bir yere koydum.. Önceden tecrübe etmiştik ya güneş olayını bi daha yaş tahtaya basarmıyız..

     Daha sonraları iri ve şeffaf olan su pireleri yok oldu.. O tanklara yeni su piresi kültürü alayım diye yine küçük su pirelerini bulmaya gittiğimde buranında kurumuş olduğunu gördüm. Neyse evdekilerden paylaştırırım dedim yeni tanklar için yeşil su bulduğum dubaya doğru yola çıktım.

    Burada beni yeni bir süpriz daha bekliyordu. Aynı gün ikinci yıkılışım olacaktı. Dubada bulunan yeşil su da havanın ısınmasından mı yoksa başka nedenlerden mi bilmiyorum rengi koyu kahverengi ve siyah arası bir renkteydi ve kokuyordu..  Oradanda elimiz boş döndük..

Arkası gelecek....




 
Yukarı Dön
tnemücrE
Forum Özel Üyesi
Simge
Baliklarim Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 21 Mayıs 2008
Konum: Istanbul
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı tnemücrE Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 12:36 IP
Hüseyin bey, güzel bir anlatım ve hoş maceralar yaşamışsınız. Sanırım su piresi üretimini kafanızda çok fazla büyütmüşsünüz.

Benim yöntemimi anlatayım aslında yöntem de denemez. 50 Litrelik tanka akvaryumdan çektiğimiz suyu koyuyoruz pireleri discus ekler gibi damla damla alıştırıp tanka aktarıyoruz. Akvaryum sabah güneşi gören yerde olmalı. Yaklaşık 15 gün sonra camlar yosun tutmaya başlıyor. Bu arada haftada bir Spirulana veriyoruz çok az olarak. İstanbul için 1 Mayısta tankı balkona yerleştirdikten sonra ekim sonuna kadar bazen kasım ortalarına kadar pireler yaşayıp üreme devema ediyor. Ben kesinlikte dip çekmiyorum sadece eksilen suyu tamamlıyorum. Bu şekilde 2 sezon hiç uğraşmadan başarılı oldum.

Teşekkür Edenler: prophet34,
Tebrik Edenler: kribensis7, batuhan27, prophet34,
Ercüment Doğanay
 
Yukarı Dön
Serkan_ektİ
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 13 Ağustos 2009
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Serkan_ektİ Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 13:17 IP
Bence de oldukça zevkli bir üretim hikayesi olmuş sizin ki.Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.Benim gibi çalışmalarında su pirelerine veda eden arkadaşlara ışık olabilecek bir yazı dizisi.Tebrikler..!

Teşekkür Edenler: mguclu, nadirgoktan,
Tebrik Edenler: nadirgoktan,
+1 Diyenler: ayra_,
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 13:48 IP
       Neyse hikayeyi kaldığımız yerden devam edelim.. Yeşil su arama çabasından boş döndükten sonra köyümüze gitmiştik. Aylardan Mayıs başlarına gelmiştik.Köyde abimin kazları vardı. Kazlar su içtikleri suya yedikleri otlardan koyuyorlardı. Abimde kazlara kızıyordu. Hep suyu kirletip yemşeyil yosun yapıyorlar daha yeni temizledim diye..  Evet yaa! Kazların suları yosunluydu.. Belkide onlar bu işin doğuştan profosonelleriydi. Gerçektende öyleymiş. Artık yeşil su sorununu kökten halletmiştik. Köye ne zaman gitsem yeşil su hazır oluyordu.
 
       Bi sorun vardı yine.. Köyde herkes beni tanıyordu.. Şimdi demiyeceklermi bu tahsilli adam bide iyi işi var; gitmiş kazların tavukların pis yeşil sularını damacanaya dolduruyor.. İyice kafayı yedi bu diye.. Bu işe de  çözüm buldum.. Arabada hazır olan malzemeleri suluğun yanına gizledim.. Şimdi bekleyeceğiz ki bütün köylü akşam ezanı okununca yemek yemeğe gidecek ve ortalık karacak  bizde operasyona başlayacağız.. Eh düşünce iyi, planı uygulamaya başladık. Operasyon başladı. 5 litrelik damacanın üstüne kendi yapımım 2 litrelik pet şişeden yapılan süzgeci koydum ve bardak niyetine kullandığım yarım pet şişeyi süzgecin üzerine döktüm.. Buraya kadar güzel.. Süzgeçten geçen yeşil su pet şişeye şırlamaya başladı. Şarr..Şarr..   Havv!! Havv!! Havv!!   Bu da neee!!!   Komşunun köpeği başladı havlamaya..  Bu saatte ne karıştırıyorsun orada !! der gibi. Planda bu yoktu.. Ben hemen su doldurmayı kestim ve kımıldaman durdum.. Yoksa komşu çıkıp gelecek. Tık Tık atan kalp makineli tüfeği geçti mübarek.. Biraz sakinleşince damacanayı yan yatırıp sessizce doldurduktan sonra pılıpırtıyı toplayıp oradan sıvıştım..



Tebrikler ve öneriler için çok teşekkürler. Ayrıyeten yazı sonunda bu konu ile ilgilenilecektir. Devamı gelecek....

Düzenleyen huseyn75 - 05 Haziran 2012 14:41
 
Yukarı Dön
Atas
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 04 Haziran 2011
Konum: Kayseri
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Atas Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 15:00 IP
 Ne pireye nede alge merakım yok olmıyacakta ama sırf hikayet ve anlatım üslubu için konuyu favorilerime ekleyip hergün yeni hikaya bekliycem, süper ya çok eğlendim okurken  Teşekkürler abi, devamını dört gözle bekliyorum, ama başarılar dilesemmi dilemesem mi bilemedim başarırsan üretmeyi hikaye bitecek  Şaka bir yana başarılar abi saygılar :) 

Teşekkür Edenler: HAKAn,
Tebrik Edenler: Serkan_ektİ, HAKAn,
+1 Diyenler: Serkan_ektİ, cihadfurkan, fatihkarakaser, ayra_, iemir, Vega1453, DaSKaPiTaL, cobani, Lofta, yavuzger,


Saygılarımla...
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 15:37 IP

       Yeşil su işinide hallettik su piresi işinide..   Günler böyle pirelerle mutlu mesut geçerken benim diğer ilçedeki geçici görev bitti. Döndük kürkçü dükkanına.. Hani derler yaa; pekmezcinin gözü üzümde, canbazın gözü hayvanda olur. Bizmkisi onun hesap, işyerine gittiğimde ilk işim akvaryumun yanına uğramak olur.. Biz gidince balıklara bakan olmamış. Bide işyerinde inşaat olmuş akvaryumun yerini oynatmışlar, ısıtıcı bozulmuş motor yanmış, bundan dolayımı yoksa akvaryuma tık tık diye vuranlar mı oldu. Bizim balıklar insan gördümü akvaryumun içinde kaçacak delik arıyorlar deli gibi. Yani korkmaktan da beter olmuşlar. Yem atıyoruz ne kadar aç olurlarsa olsunlar yem yemeye,  insalar odadan dışarı çıkmayınca saklandıkları yerden çıkmıyorlar. Patronda bunları bir gün kendi evindeki akvaryuma götürmüş.
  
           Akvaryum boş kaldı öylece..  Akvaryumun yeri güneş almayan kuzey tarafta bulunan odanın güney tarafındaydı yani pencerenin karşı duvarın köşesindeydi. Akvaryumun  yaklaşık 10 gün sonra yeşillenmeye başladı.  Bende bi akşam iş çıkışı bu su yeşillenmiş diye tüm suyu yaklaşık 15 kadar 5 litrelik damacanaya doldurdum. Yerine çeşme suyu doldurdum böylece akvuryumda su değişimi yapmış oluyoruz dimi yaa.  Evet doldurduğumuz damacanaları bodruma az yada hemen hemen ışık almayan biyere koydum. Damacanada ki su ışık almadığı için tam yeşillenmiyordu ama az ışıklı yerde yetiştiği için yeşilliğinide kaybetmiyordu.. Damacanayı başka 5 litralik cam kavanozda yarı yarıya sulandırıp balkona koydunmu su 1 günde tamamen yeşil oluyorduu..  Ahaa!! bu sayede bir tecrübe daha edindik bedavadan..Nedir bu tecrübe; Yeşil su stoklamanın yolu.  Oluşan yeşil su ölmüyor vede üremiyorda. Yürrüüü!! Kim tutar seni bee!! Bu işte tam gaz ilerliyoruz olacaak bu iş.. O kadar gaza geldik ki bir hafta sonu su piresi türü veya başka nasıl bi canlı bulabiliriz diye koca Çökelez dağının tepesine çıktık yürüyerek..  Buda aşırı gazla gitmenin zararları olsa gerek akşam eve geldiğimde artık ayaklarımın altını hissetmiyordum..
Ama içim rahattı Çökelez Dağında ne kadar su birikintisi ve çeşme varsa hepsine baktım sayılır.

        Dağın tepesindeki su kaynaklarında ostracoda , türleri ve yusufçuk ile tatarcık lavraları çokluktaydı. Bazı kaynaklarda gammaruslar vardı.. Velhasıl gözünü sevdiğim, kurban olduğum yurdumun heryeri ayrı bir güzellikte ve ayrı zenginlikteydi.
Böylece Mayıs ayı ortalarına kadar geldik. Yeşil suyun içindeki balığın oksijen alıp Co2 Vermesi ile yeşil suyun Co2 alıp nitratla üreyip daha çok oksijen vermesi gibi acayip bi şekilde kendi kendimizi gaza getirmemizle ne kadar dere tepe gezdiysekte duramadık, dağı aşıp şehir yollarına düştük..

Gelecek bölümde "Su piresinin şehirdeki maceraları" var. 

Düzenleyen huseyn75 - 05 Haziran 2012 15:44
 
Yukarı Dön
Serkan_ektİ
Forum Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 13 Ağustos 2009
Konum: Konya
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Serkan_ektİ Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 15:42 IP
Hüseyin abi artık 4 gözle yazının devamını bekler olduk bağımlılık yaptı.

Teşekkür Edenler: talha54,
Tebrik Edenler: talha54,
+1 Diyenler: cihadfurkan, talha54, suat_001, ThEmre55, Eren Temiz,
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 15:45 IP



İlgi için teşekkürler..   Ama bu günlük yeter, fazla dozda olursa yan etki yapabilir ..(Aslında bende gaza gelmişliği sabaha kadar yazmak istiyorum ama vakit yok..)
 
Yukarı Dön
Caesarlll
Forum Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 19 Haziran 2010
Konum: Ankara
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Caesarlll Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 05 Haziran 2012 16:29 IP
Valla çok güzel yazmışsınız hepsini okudum. Ama şu yazınızı en çok beğendim.

"Demekki zenginlik insanda olan bir hazine imiş malda veya parada değil bunu anladım.  Zenginlik neye kıymet verirsen onunla ölçülebilen bir değer oluyor senin için.."

Bu sözünüz çok hoşuma gitti. Aynı şeyi bende Johanninin ağzındaki yumurtalarla yaşadım.
Onur Taştan
Artık jack dempseylerim yoktur
: ((
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 06 Haziran 2012 01:21 IP

      Şimdi su piresini ürettik ya pazarlamanın vakti geldi demektir.  İnternette baktık ki çok talep  var demekki olacak bu iş dedik düştük şehir yollarına.. Yanımızda pet şişelere konmuş en kırmızı ve en besili su pireleri de hazır gidiyoruz şehire..  İnternette 300-500 adet satılıyor. Biz koyduk pet şişeye 1500-2000 adet.. Vardık akvaryumcunun birine, girdik içeri verdik selamı. Buraya kadar iyi neden? Şu an yeni bir müşteri gibi gözüktüğümüz için arkadaş baya ilgili. Açtık torbanın ağzını, çıkardık pireyi , arkadaş ben su piresi yetiştiriyorum deyince bizim akvaryumcu arkadaşın suratı asıldı,  ilgi alaka kesildi, karşımızda aslan kesildi.. Ne oluyo yavv!! Bizim moral aynen sıfırın altına düştü.. Yinede konuşmaya devam..

       Neymiş efendim bizim pireler çok pahalıymışda altın mı satıyorsun diyor. Kendileri 5 gr lık balığa 50 tl fiyat biçince  oluyor yaa, o zaman iyi    Yinede 2 şişeye 5 tl vereyim dedi. (bizden damızlık alacak yaa).. Biz üreticiler kısıyoruz tabii; buraya kadar getirmişiz, emek verip zahmet edip üretmişiz 3-5 krş kazanalım diye.. Hadi siftah olsun diye verdim 2 şişe.. Neyse oradan ayrıldık.
 
        Gittik başka akvaryumcuya, adam ne dese iyi arkadaş bana getireceğin pire sudan süzülmüşü
yarım hela tası (1-1,5 kg) olmalı ki benim balıklarım doysun.   Ohaa !! o kadar su piresini doğal ortamında koca gölde yok bee!. ( Gerçektende aşılamaları aldığım doğal büyük göllerde bile bu kadar yoğun su piresi yok.. Su piresi üreten arkadaşlar bilirler laboratuvar ortamında yapılan tez çalışmalarında bile 10 ton suda 1,4 kg su piresi üretilmiş buda akvaryumcunun dediği kadar yok.)   O kadar olunca görüşelim dedik ayrıldık oradan. Yılmak yoookk hemen, var mı öyle pes etmek ..  Doğru diğer akvarumcuya. 
 
          Vardık girdik akvaryum dükkanına.. Girdikten sonra muhabbete giriş şekli klasik zaten.   Anlattık durumu onlar artemia satıyorlarmış o daha ucuza geliyormuş (Dünyanın öbür ucundaki ABD deki gölden gelse de)  iyi  güzel bi şey demiyoruz diyemiyoruz da... Orada yan tarafta oturan yaşlıca bir amcayla teyze vardı. İyi hoşsohbet insanlar.
 
          Amca dedi ki;
- Ben su pirelerini yıllarca ürettim. büyük havuzlarım vardı. Onlara muz kabuğu veriyordum.
Ooo!! amca biz gökte ararken yerde bulduk üstadı hele nasıl oluyor bu iş öğrenelim.
- Olmaz.
Niye?
-Bu pireleri üreten 2 kişi vardı. Birde antalyada vardı. Ben bıraktım ama Antalya'da olanı bilmiyorum.
İyi ya bize öğrette mesleğin yürüsün amca.. (Teyze biz bu işten çok ekmek yedik diyordu.) Telefonunu verirsen senden bilgi alalım amca..
-Öyle kolay iş değil. Bi çok kimyasal madde ayarlayacaksın pireleri beslemek için ayarını tutturman gerekiyor. (Burada o kimyasalların yeşil su oluşumunda kullanıldığını anlıyorum.)
Amca bu işi bana öğret ne gerekiyorsa yapalım dedimse olmadı. Dışarda da çocuklar vardı onlarda beklemekten ve sıcaktan iyice kızmışlardı. Bakışlarından anlaşılıyordu o yüzden amcayla usta- çırak olamadan oradan ayrılmak zorunda kaldım. Su pirelerinide attım arabaya..
 
               Akşam dönüşte güzel bi restoranın önüne park ettim.  Hanım hayrola ne oldu diye sordu. Bende ilk su piresi satışından kazandığımız para ile güzel bi yemek yiyelim dedim. Girdik restorana ..
 Ben 3 bıldırcın söyledim hanım ile çocuklar köfte.. Bıldırcın tane 6 tl, ben kazandım 5 tl.. Bi güzel yemeğimizi yedik.. Hesap geldi 60 tl. Ödedim. Ben su piresi satışından 5 tl kazanmıştım ya o parayla güzel bi restoranda bıldırcın yemiştim. O parayı kendimce çatır çatır yemiştim. (Üzerine epey para katsamda) Keyfime diyecek yoktu!!! Üzerine 3 şekerli bi çay ohhh!!!


Düzenleyen huseyn75 - 06 Haziran 2012 01:29
 
Yukarı Dön
Tesseract
Forum Özel Üyesi
Simge
Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 15 Ekim 2007
Konum: Ankara
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı Tesseract Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 06 Haziran 2012 02:22 IP
Abi yazılarını büyük bir merakla okuyorum devamını bekliyorum.


Teşekkür Edenler: VGulen,
+1 Diyenler: Serkan_ektİ, suat_001, yavuzger,


Cihad Furkan Karataş

Hayvanlar iyi arkadaşlardır - hiç soru sormazlar, hiç eleştiride bulunmazlar.

George Eliot
 
Yukarı Dön
huseyn75
Forum Özel Üyesi
Simge
Akvaryumum Yorumlarim
Kayıt Tarihi: 30 Mayıs 2012
Konum: Denizli
Durumu: Çevrim Dışı


Alıntı huseyn75 Alıntıbullet Gönderim Zamanı: 06 Haziran 2012 10:53 IP
      Şimdi edebiyat derslerinde öğrendiklerimize göre açılım yaparsak giriş gelişme sonuç yapmak gerekiyor değil mi?  Hee gerekiyor, öyleyse yapalım ama bitirmeyelim.
      Arkadaşlar  yeşil su ve supiresi yetiştiriciliğinden anladığım ön yargının ne kadar kötü olduğudur. Eee!! ne alaka şimdi diyeceksiniz. Yosunlanmış veya rengi değişmiş suları yada bulanıklaşmış yağmur birikinti sularını  bataklıkları gördüğünüzde şimdiye kadar hanginiz aaa!!! ne kadar güzel su dediki!Hatta öff!! bu su nekadar pis dediğimiz olmuştur.. Ama bu su piresi üretme sevdası bana karşıdan ne kadar pis gibi gözüksede daha yakından bakınca suya çok güzel canlıların yaşadığı ve çok miktarda değerli bir zenginlik taşımasıyla beraber insana hayranlık uyandırmasıydı.
   
      Bu pire sevdası öyle bişey ki yol kenarında su birikintisi görsen inip arabadan pire var mı diye bakası geliyor insanın. Pamukkaleye gitsen bile, millet traventerlere bakar sen suyun içinde pire var mı pire? diye traventerin içinde ki suya bakarsın. Millet tarihi tiyatrodan şehri seyreder. Sen en yakın nerde su birikintisi var diye bakarsın.    Pamukkalenin suyunda bile pire aradım ama ostracodaya rastladım. Bide müzenin karşısında antik yolun yakınında su çıkıyor oradan ama etrafını telle çevirmişler bizi bakmasın diye herhalde. Bilmiyorlar ki bizim gibilerin taa Pamukkaleye gidipte o su kaynağında hangi canlı var , ne yaşar ne yaşamaz bakmazsa olur mu?   Hemde oradaki suyun sıcaklığı  yaz kış akvaryum sıcaklığında ise (22-26 C )   içinde kalır adamın yaa!! Allah korusun gözü açık gider insanın dimi?  
     
Bu zaman zarfında killifish türü balıklar, istiridyeye benzeyen ve normal 2 tür tatlı su midyesi ile kendi yeşil renk ama üzerinde sarı benekler olan su kaplumbağası gammaruslar, bir çok yosun ve su bitkisi türleri ile 5-6 tür salyangoz keşfettim.. Ayrica büyük, delikli akvaryum taşları buldum.. Ostracodalarda ise bi yedi renkli olanına rastlamadım.


      Ahhh!! bide şu tatlı su artemiası denilen peri karidesini bulsam varya ithal gelen artemianın köküne kibrit çakıcam yaaa..   Elime geçmiyor meret.
     
 

Düzenleyen huseyn75 - 06 Haziran 2012 11:30
 
Yukarı Dön

-   Konuyu Paylas    Sayfa  123 49>