Takashi Amano Makaleleri


adastoreÇevrim Dışı

Kurumsal Üye
Kayıt: 04/09/2017
İl: Izmir
Mesaj: 13
adastoreÇevrim Dışı
Kurumsal Üye
Gönderim Zamanı: 22 Ekim 2017 15:58
Merhabalar,

Bu konuya Takashi Amano'nun Doğa Akvaryumu ile ilgili yazdığı makaleleri ekleyeceğim.

Çeviri hataları için şimdiden özür dilerim.

Keyifli okumalar dilerim.

[URL]www.adastore.com.tr[/URL]



[B]DOĞA AKVARYMU'NDA FİLTRELEME[/B]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/199686/221020171600251.jpg[/IMG]

[B]Fotoğraf: Takashi Amano
Yazar: Takashi Amano[/B]

Bitkili akvaryumların gurusu Takashi Amano; Doğa Akvaryumu‘nda, filtre hacmi, filtre malzemesi ve su akışı ile ilgili bazı düşüncelerini aşağıdaki makalede aktarmıştır.

‘‘Akvaryumda balık besleyebilmek için gereken zorunlu donanım filtredir. Kısa süreliğine filtresiz idare edilebilmesine rağmen; uzun süre makul sayıda balığa sağlıklı bakılabilmesi için suyu bir çeşit filtre ile temizlenmesi gerekir. Bitkili akvaryum tasarımlarında büyük sorun, alg oluşumudur; bu durum ancak filtre çalıştırılması ile önlenebilir. Filtrenin kapasitesi yeterli ise ve sağlıklı filtre bakterileri yerleşmiş ise algler çok ortaya çıkmaz. Bu makalede Doğa Akvaryumu‘nda filtre seçimini ve bakımını irdeleyeceğim.

Birçok çeşit filtre vardır; ama Doğa Akvaryumu‘nda genellikle dış filtre kullanılır. Dış filtrenin faydası; akvaryum içerisinde emiş ve basış borusundan başka teçhizata gerek duyulmamasıdır. Böylelikle sualtı bitkilerinin, kaya ve köklerin yerleşiminde kısıtlamalar olmaz. Tepe filtrelerinin aksine dış filtre, ışığı engellemez.

Su, filtre malzemelerinin içinden etkili olarak geçer ve kapalı sistem olduğundan pek fazla CO2 kaybı yaşanmaz; bu nedenle filtreleme kapasitesi yüksektir. Sualtı bitkilerinin fotosentez yapabilmesi için akvaryum tasarımına çoğunlukla CO2 eklenir; ama CO2 suda kolayca çözündüğü gibi, kolayca sudan da havaya karışır. CO2’nin doğal yollarla su yüzeyinden uçmasına engel olamamamıza rağmen; başka yerlerden CO2 sızmasını en aza indirgeyebiliriz.

[B]Filtre Hacmi ve Su Akışı[/B]

Dış filtre seçiminde; filtre kutusunun hacmi ve filtre pompasının su akışı göz önünde bulundurulmalıdır. Daha büyük kutu, daha fazla filtre malzemesi tutacağından; filtreleme kapasitesi de daha fazla olacaktır. Pompanın akış hızı; suyun, filtre kutusunun içerisinde 1birim zamanda ne kadar dolaşacağını gösterir. Suyun daha sık dolaşması, daha temiz suyun olmasını sağlayacaktır. Ama suyun daha sık dolaşırken; daha hızlı akacağını da aklımızda bulundurmamız gerekir. Doğa Akvaryumu tertibatında kullandığım kılavuzu burada bulabilirsiniz: Akış hızı 6 (1/2 gallon)lt/dk 60-180 (15-45 gallon)litre akvaryumlar, 20(5 gallon) lt/dk 180-300litre (45-75 gallon) akvaryumlar ve 30 lt/dk (8 gallon) 300-600 litre (75-150 gallon) akvaryumlar… (İngiliz ölçüleri yaklaşık olarak hesaplanmıştır).

Akış hızı çok güçlüyse; sualtı bitkilerinin köklerinden çıkmasına veya sallanmalarına neden olur. Bu da aklımızdaki tasarımın oluşmasını zorlaştırır. Diğer taraftan; uygun su akışı sualtı bitkilerinin sağlıklı büyümesini teşvik eder. Uygun su akışı; sualtı bitkilerin yapraklarının etrafına CO2 ve besinleri getirip, etkili şekilde alınmasını sağlar. CO2 ve besin molekülleri şaşırtıcı derecede yavaşlıkta suya yayılır. Eğer suda akıntı yoksa; bu maddeler yaprakların etrafında sınırlı olarak bulunma eğilimi gösterirler.

Ayrıca akıntı, yaprakların yüzeyinde toplanan organik atıkları da temizler. Yaprakların yüzeyinde toplanan kir alg oluşumunu teşvik eder veya hastalıkları tetikler. Suda sürüklenen kirler, eninde sonunda filtrenin emiş borusundan çekilir ve filtre tarafından ortadan kaldırılır. Filtre malzemesi böyle bir kiri ortadan kaldırır ve filtre bakterisi yardımı ile ayrıştırır.

[B]Filtre Malzemesi[/B]

Benim Doğa Akvaryumları‘nda tercih ettiğim ana filtre malzemeleri; gözenekli, pürüzlü yüzeyi olan süngertaşı ve aktif karbondur. Filtreye emilen kirler, filtre malzemesinin pürüzlü yüzeyi tarafından hapsedilir ve sudan temizlenir. Sudaki çözünmüş kirler, aktif karbon tarafından emilir ve yok edilir. Hapsolmuş kirler; filtre içerisindeki bakteri ve Protozoa gibi mikropları çoğalmaları için besler ve destekler, böylece biriken kirlerin parçalanması sağlanır.

Buna rağmen; eğer çürüyen bitki maddelerinden çok fazla çözünmüş kir, organik madde ve selüloz filtre içinde birikirse, akış azalır ve filtreleme kapasitesinde de düşüş olur. Bu da, halk arasında da bilinen kirli filtre durumunu yaratır. Bu olduğunda, algler hızlı şekilde büyümeye başlar ve suyun berraklığında da azalma olur.

Bunu önlemek için; filtre malzemesinin temizlenmesi gerekir. Filtre bakterilerine vereceğiniz zararı en aza indirgemek için; bir kovayı akvaryum suyu ile doldurun ve filtre malzemesinin üzerindeki kiri temizlemek için, kovanın içine batırın. Aktif karbonu da aynı zamanda değiştirmelisiniz. Her ne kadar akvaryumun durumuna göre değişse de; filtre malzemesinin bakımının üç ile altı ay arasında bir yapılması genel kuraldır. Eğer çok fazla balık bakılıyorsa, çok fazla yem veriliyorsa veya bir Cryptocoryne’nin yaprakları akvaryumun içinde aniden erirse; filtre malzemesi çabucak kirlenir. Böyle bir akvaryumun filtre malzemesi sıkça kontrol edilmelidir.

Her ne kadar aktif karbonun emilim kabiliyeti iki hafta civarı sürse de; bu noktadan sonra da onu yararlı şekilde kullanmaya devam edebilirsiniz, bu süreden sonra filtre bakterisi gözenekli yüzeyde yaşamaya başlar. Buna rağmen; eğer filtre malzemesi temizlenirse, filtreleme kapasitesi de geçici olarak düşer. Oluşan bu kaybı telafi etmek için, aktif karbonu malzeme temizliğinden sonra değiştiririz.

[B]Emiş ve Basış[/B]

Son olarak; akvaryum bitki yerleşiminde emiş ve basış borularının yerleşiminin üzerinde biraz düşünülmesi gerekir. Eğer; çok görünen yerlere veya su akış yönü göz önünde bulundurulmadan yerleştirilirlerse, çok değerli bir tasarımı bozabilirler. Ben Doğa Akvaryumu‘nda dış filtreler için şeffaf camdan emiş ve basış boruları kullanıyorum. Bunlar; uygun su akımını sağlarken, sualtı bitki yerleşiminde de dikkat çekmezler.

Basış borusu, ön alanda kısa boylu bitkilerin civarına yerleştirilir ki; böylelikle basış borusundan çıkan güçlü su akımı bütün akvaryumda dolaşabilir. Sonra su; arkada bitki yetiştirmeyi kolaylaştıracak şekilde, karşı taraftaki cam yüzeye çarpar ve zayıflamış su akımı arka alana doğru döner. Eğer su akımı kesintiye uğrarsa; kir toplanma eğilimi gösterir ve bunun yaşandığı alanlarda can sıkıcı algler barınmaya başlar, su akımını gözünüzde canlandırmaya çalışmalısınız ve su akımının kesintiye uğramaması için boruların yerleşimine dikkatlice karar vermelisiniz.‘‘

Takashi Amano, "Filtration in the Nature Aquarium", Tropical Fish Hobbyist Magazine, Ocak 2007

[B]DOĞA AKVARYUMU'NDA IŞIK VE CO2'Yİ DENGELEMEK[/B]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/199686/231020171334131.jpg[/IMG]
Fotoğraf: Takashi Amano

Yazar: Takashi Amano


Sualtı bitkilerini sağlıklı yetiştirmek ve güzel sualtı bitki tasarımı oluşturmak için doğru ışıklandırma ve Co2 takviyesi elzemdir. Doğa Akvaryumu’nda başarıldığı üzere; bu unsurları dengede tutmak, çeşitli su altı bitkilerini bol miktarda yetiştirirken, her bir bitkinin düzgün yetiştirilmesi için de önemlidir. Sualtı bitkilerini bisiklete benzetecek olursak; ışık ve CO2 bisikletteki tekerlerdir; birinin eksikliğinde, işler düzgün gitmez. Her ne kadar alg oluşumundan kaçınmak için bazıları ışığı kasten sınırlandırsa da; bu sınırlandırma sualtı bitkileri için istenilen bir durum değildir. Sualtı bitkileri; yeterli miktarda ışık sağlanması ve orantılı CO2 takviyesi ile sağlıklı büyürler. Bununa karşılık alg oluşumu da bastırılır.

[B]Fotosentez[/B]

Sualtı bitkileri, yeterli miktarda fotosentez yaptıklarında sağlıklı büyürler. Bazı sualtı bitkileri arsızca fotosentez yaparken; bazıları yapmaz, hepsinin fotosentez yapma düzeyi farklıdır.

Gövdeli bitkiler, Riccia,, Glossostigma., Parvula, ve çeşitli Echinodorus türleri güçlü bir ışık altında arsızca fotosentez yaparlar; bu işlemde bolca oksijen balonları çıkarırlar. Bu durumun aksine; Cryptocoryne ve Anubias türleri gölge seven bitkilerdir, nispeten daha az ışıkta daha iyi büyürler ve arsızca fotosentez yapmazlar. Bolbitis gibi eğreltiler(Fern) ve Willow Moss gibi yosunlar da gölgeye dayanıklıdır; nispeten daha az ışıkta daha iyi büyürler.

Bu gölge seven bitkiler de fotosentez yaparlar; ama yavaşça yapar ve suya daha az oksijen salarlar. Güzel bir Doğa Akvaryumu yaratabilmek için; çeşitli sualtı bitkilerinin, farklı ışık ihtiyaçlarını anlayabilmek önemlidir.

[B]Işık Yoğunluğu[/B]

Bir tasarımda ana unsur olarak hem ışık seven, hem de gölge seven bitkileri birlikte kullandığımızı düşünelim. Işık ihtiyacı farklı olan bitkiler karıştırıldığında; ışık yoğunluğu; ışık seven bitkilerin iyi büyüyebileceği seviyede olmalıdır.

Örnek olarak; G90xD45xY45cm tank yaklaşık olarak 180 litredir, tipik bir Doğa Akvaryumu donanımında tek bir 150w metal halide lamba ya da 150w metal halide lamba ve 2 adet 36w floresan lamba kullanılır. Bu yoğunlukta bütün ışık seven sucul bitkiler iyi büyür; ama gölge seven bitkiler için bu ışık çok da kuvvetli değildir.

Daha küçük ebatlı akvaryumlar için; örneğin, bir G60xD30xY36 tank yaklaşık olarak 60 litredir, iki adet 36w floresan lamba kullanılır. Tam tersi durumda; büyük G180xD60xY60 tank yaklaşık olarak 680 litredir, ben üç adet 150w metal halide lamba kullanırım.

Birçok Doğa Akvaryumu tasarımı yaratmışımdır; deneyimlerime göre sualtı bitkilerinin sağlıklı büyümelerine ışık durumları olanak sağlar. Yeterli ışık sağlanamadığında; gövdeli, kırmızı bitkiler iyi büyümezler, bu yüzden onları kullanırken parlaklık seviyelerini ölçüt olarak değerlendirdim. Eğer; normalde kırmızı olan bitkilerin, sualtındaki yaprakları kırmızıya dönmezse; yetersiz ışıklandırmadan dolayı olabilir. Eğer ışıklandırma yeterli değilse; gövdeli bitkilerin budakları uzar ve Glossostigma yukarı doğru büyür. Eğer yetersiz ışıklandırmadan oluşan belirtiler görürseniz; daha güçlü bir ışık kaynağı veya daha fazla lamba temin edebilirsiniz. Akvaryuma ışık eklemeye alternatif olarak, eğer ışık seven bitkiler yetersiz ışıktan dolayı büyümeyi beceremezlerse; akvaryum düzeninizi başlıca gölge seven bitkiler ile değiştirebilirsiniz.

[B]CO2 Enjekte Etmek[/B]

Işık yoğunluğu halledildikten sonra; sıra verilecek CO2’nin hacmine geldi. Günümüzde CO2 verilmesi yaygın olmakla birlikte; her zaman için zorunluluk olarak görülmemiştir. Su yüzeyinden suya karışan CO2’ nin yeterli olduğu düşünülmüştür. Bununla birlikte; sınırlı alanda büyük miktarda sualtı bitkileri aynı anda fotosentez yaptığında, su yüzeyinden az miktarda suya karışan CO2 hızlıca tüketilir. Bu durum, sualtı bitkilerinin hacmi veya ışık yoğunluğu arttığında daha belirgin hale gelir.

Doğa Akvaryumu’nda; bitkilerin fotosentez yapmasını teşvik etmek için, CO2 gazı içeren tüp, CO2 regülatörü ve CO2 difüzörü kullanılır. Sudaki CO2 miktarını ölçmenin en basit ve amaca uygun olan yolu; suyun pH’ını ölçmektir. Suda çözünen CO2’ nin suyu asidik yapma, suyun pH’ ını düşürme özelliği vardır. Diğer taraftan; sualtı bitkileri fotosentez yapıp sudaki CO2 miktarını azaltmaya başlayınca, pH yükselir ve suyu alkali yaparlar. Bu nedenle; suyun pH değerini ölçerek, CO2 konsantrasyonunu ölçebilirsiniz.

Gece yeteri kadar hava verdikten sonra; standart pH değerini ışıklar açılmadan hemen önceki değer olarak belirleriz (CO2 vermeye başlamadan önce). Işıklar açıldıktan 4-5 saat sonra, pH değeri standart değerden fazla ise; yetersiz CO2 verilmiştir. Eğer ölçülen değer, standart değerden azıcık düşükse; CO2 miktarı yeterlidir. Eğer ölçülen değer, standart değerden çok daha düşükse; verilen CO2 aşırı verilmiştir.

Her ne kadar büyük bir akvaryumda, pH’ı sürekli ölçmek için pH ölçer kullansam da; küçük bir akvaryum için ya da pH ölçeri olmayanlar için, Ph ölçme sıvısı ile günde 2-3 defa ölçüm yaparak verilen CO2 miktarını gözlemeyi tavsiye ederim. Balık ve karideslerinizi; CO2 vermeye başladığınız ilk gün, dikkatlice gözlemlemelisiniz. Eğer CO2 aşırı verilirse; balık ve karidesler oksijen eksikliğinden zarar görürler.

Yeterli ışıklandırma ve CO2 enjeksiyonu ile bolca bitkiye yaşam alanı oluşan Doğa Akvaryumu’nda, sucul bitkiler arsızca fotosentez yapar.

Takashi Amano, Balancing Light and CO2 in the Nature Aquarium, Tropical Fish Hobbyist Magazine, Şubat 2007[EDIT]adastore,2017-10-23 13:35:42[/EDIT]

Beğenenler: [T]186934,secreteriat[/T][T]157881,BiotopeDogan[/T][T]156609,gokmgun[/T][T]195252,AlfistAkvarist[/T][T]136593,Caner[/T]
Teşekkür Edenler: [T]186934,secreteriat[/T][T]176810,Kromatit[/T][T]136593,Caner[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

adastoreÇevrim Dışı

Kurumsal Üye
Kayıt: 04/09/2017
İl: Izmir
Mesaj: 13
adastoreÇevrim Dışı
Kurumsal Üye
Gönderim Zamanı: 31 Ekim 2017 13:25
[IMG]http://www.adastore.com.tr/Data/Blog/8.jpg?1508744945001[/IMG]

[B]Doğa Akvaryumu’nda Su Kalitesini Korumak[/B]


Fotoğraf: Takashi Amano

Yazar: Takashi Amano


Dünyaca tanınmış sucul bitkilerin üstadı, Doğa Akvaryumu’ndaki su kalitesini ele alacak ve değerlerinizi standartta nasıl tutacağınızı önerecek.


Bir kere Doğa Akvaryumu tasarımı yaratıldığında, ve su bitkileri düzgün şekilde büyürlerken, hala daha bu tasarımın çekiciliğini daimi tutmak için yapılacak işler vardır. Bir Doğa Akvaryumu su bitkileri ve balıklar gibi yaşayan şeyler için tasarlanmıştır, ve yaşayan canlıları sağlıklı tutmak güzel bir tasarım yaratmak ile yakın alakalıdır. Akvaryumda, ilk olarak yaşayan organizmaların sağlıklı olması için iyi bir ortam geliştirmeliyiz. Biz insanlar için hava ne ise akvaryumu dolduran su da aynıdır; akvaryumun en temel parçasıdır. Bu yazıda, su değişimleri ile alakalı meseleleri ve sualtı bitki tasarımındaki su kalitesini konuşacağız.


[B]Musluk Suyu[/B]

Bir çoğumuz akvaryum için musluk suyu kullanırız, ve bu musluk suyunun kalitesi ülkeye ve bölgeye göre çeşitlilik gösterir. Benim yaşadığım yer olan Japonya’daki musluk suyu ısısı ve artık klor haricinde bir probleme sebep olmaksızın akvaryum için kullanılacak kalitededir. Hem sıcak hem soğuk su aynı musluktan geldiği için, suyun ısısını yaklaşık 25ºC (77ºF)a basitçe ayarlayabiliyor, akvaryumu dolduruyor ve bir araçla artık kloru temizleyebiliyorum.

Suyu değiştirirken suyun ısısını takip etmelisiniz. Eğer çok soğuk bir su kullanırsanız, yaz vaktinde bile filtrede bulunan mikroorganizmalara zarar verir ve bazen suyun aniden bulutlanmasına sebep olursunuz. Diğer bir yandan, su ısısı kışın çok düşük olduğunda ve su ısıtıcısı ile ısıtıldığında, böyle bir su ile büyük miktarda su değişimini tek seferde yapmamalıyız. Yaz vaktinde, musluk suyu ısısı daha yüksek olduğu zaman tankın yarısındaki suyu bir seferde değiştirmek sorun olmayacaktır. Lakin, kış zamanı güvenli olması için tanktaki suyun dörtte birini tek seferde değiştirmeyi öneriyorum. Diğer mevsimlerde ortalama olarak suyun yaklaşık üçte birini haftalık olarak değiştiriyorum.



[B]Su Değişimleri[/B]

Doğa Akvaryumu’nda sabit su kalitesini korumak için su değişimleri düzenli olarak gerçekleştirilir. Uzun süredir değiştirilmemiş, eski suda, bulaşıcı etkenler ve patojenik mikroplar çoğalmaya meyillidir ve balık ile sualtı bitkileri kolaylıkla hastalanmaya meyillidir. Su değişimi tanktaki suyu yeniler ve balıklar ile sualtı sağlığını korumaya yardımcı olur.

Uzun soluklu su değişimi yapılmamış bir süreç sonrasında büyük miktarda su değişimi yapılmasındansa; düzenli biçimde az miktarda su değişimi yapılması, su kalitesindeki değişimin de az olmasına neden olur. “pH”da ki ve su sertliğindeki büyük dalgalanma, balıkları ve sualtı bitkilerini kötü yönde etkiler. Balıkların vücut yüzeyini rahatsız edebilir ve Cryptocoryne’in yapraklarının erimesine sebep olabilir.

Su değişiminin bir diğer amacı da fazla Nitrojeni (N), Fosforu (P) ve bu fazlalığın kaynağı olan organik maddeyi temizleyip alglerin üremesini engellemektir. Yeni kurulmuş bir akvaryumda, dış filtrede bulunan mikroorganizma sayısı düşüktür ve su kalitesi istikrarsızdır, dolayısıyla sık su değişimi yapılması gerekir. Filtre malzemesi yeni ise, su kalitesinin sabitlenmesi üç ya da dört haftayı alır. Bu süreç boyunca, ben suyu iki - üç günde bir değiştiririm. Yine de, zaman içerisinde su kalitesi sabitlenir ve su bitkileri akvaryumda iyi yetişir. Sonrasında böyle büyük miktarda sık su değişimlerine gerek olmayacaktır.

Bu elbette ki, benim temel su değişim metodumu örnek gösterdiğim genel fikir verecek bir rehberdir. Eğer sizin yerel musluk suyunuzla bir problem varsa, ya da su kalitesinin değişimine karşı hassas olan balık ve su bitkisi yetiştiriyorsanız, su değişimleri için farklı teknikler kullanmalısınız.

Su kalitesiyle ilgili olası sorunları düşününce ilk aklıma gelen suyun sertliğinin yüksek olmasıdır. Bu problem ters ozmos (RO) filtresi aracılığıyla filtrelenmiş suyu kullanarak çözülebilir. Yine de, bu su sıvı gübre ile desteklenmelidir çünkü çoğu su bitkileri, RO suyunun içermediği, yeterli miktarda minerale ihtiyaç duyar.

Ayrıca, artık klora ek olarak, musluk suyu solungaç zarını ya da vücut yüzeyini kötü yönde etkileyebilecek metal iyonlar içerir. Yeni gelmiş ya da su kalitesindeki değişikliğe hassas olan balıklar içeren akvaryumdaki suyu değiştirirken, metal iyonların zehirli etkisini gideren ve suyu balıklar için daha yumuşak yapan bir su düzenleyicisi koyuyorum.


[B]Değişime Karşı Hassas Bitkiler[/B]

Doğa Akvaryumu’nda ki su değişikliği esnasında en çok dikkat gerektiren tank, çoğunlukla Cryptocoryne ile bitkilendirilmiş akvaryumdur. Doğa Akvaryumu tasarımlarında kullanılmış çoğu sualtı bitkilerinin arasında Cryptocoryne su kalitesindeki değişime en hassas bitkidir. Büyük miktarda su değişimi ile su kalitesi de yüksek oranda değişiyorsa, bitkinin yapraklarında küçük delikler açılacaktır ya da bir gecede aniden yaprakları eriyecektir. Birkere su kalitesi sabitlendiği zaman, bu bitki su altında yeni yapraklarını çıkaracaktır. Lakin, Cryptocoryne genellikle yavaş büyür, ve dolayısıyla çekici su altı yapraklarını çıkarması uzun zaman alır.

Bu durumdan kaçınmak için, ADA merkezindeki Doğa Akvaryumu Galerisinde onlar için özel bir su değişim metodu kullanıyorum. Çok fazla gövdeli bitkinin ve diğer su bitkilerinin yoğun şekilde büyüdüğü (180cm ya da daha büyük) bir akvaryumdaki suyu kullanıyorum. Bu büyük akvaryumun bakımı, musluk suyu kullanılarak düzenli su değişimleri ile rutin şekilde yapılıyor. Suyun hacmi ne kadar büyükse, su kalitesi o kadar sabittir ve su, temiz olmaya daha yatkındır. Ek olarak, su bitkilerinin yoğun şekilde yetiştirildiği ve balıkların büyütüldüğü bir akvaryumda, doğal organik elementler suda yeterli derecede çözünür ve hassas Cryptocoryne bitkisine, suyu yumuşak ve daha az rahatsız edici kılar.

Her evde bu metodu uygulamak kolay olmadığı için, Cryptoncoryne ile bitkilendirilmiş tanklar için size önerim; hem klor temizleyicisi hem de metal-iyon zehri temizleyicisi içeren, yukarıda bahsi geçen su düzenleyicileri ile düzenlenmiş bir kova suyla küçük su değişimleri yapmanızdır. Özellikle Cryptocoryne akvaryumu konusunda, düzenli az miktar su değişimleri önerilir, çünkü hiç su değişimi yapılmamış uzun bir süreçten sonra ani su değişimi, su kalitesini sert bir biçimde değiştirir ve narin yaprakların erimesine neden olur.


Takashi Amano, Maintaining Water Quality in the Nature Aquarium, Tropical Fish Hobbyist Magazine, Mart 2007[EDIT]adastore,2017-10-31 13:25:41[/EDIT]

Beğenenler: [T]196004,Ibrahim90[/T][T]131352,-doctore-[/T][T]105921,demon26[/T][T]186934,secreteriat[/T][T]156609,gokmgun[/T][T]195252,AlfistAkvarist[/T][T]199205,Rafayella[/T][T]136593,Caner[/T][T]219205,Mehmet41[/T]
Teşekkür Edenler: [T]61245,alptekin12[/T][T]136593,Caner[/T][T]219205,Mehmet41[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir