Karides üretimi ve bakımı


Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı

Yönetici
Kayıt: 10/08/2012
İl: Istanbul
Mesaj: 863
Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı
Yönetici
Gönderim Zamanı: 08 Mart 2014 15:46
Keyif almak için besleyen, bilinçli hobiciler; Veli nimetlerimiz.

Ekipmanları çok bilinçli kullanırlar. Öyle ki su kimyasından 2 değer yazınca ne kadar bilinçli olduklarını hemen anlarsınız. Genelde kaçınsalar da ekipmanları ve sağladıkları değerler hakkında kendileriyle tartışabilirsiniz. Kh ve ph arasındaki ilişkiyi yeni öğreniyorlardır ama nötr kum tecrübelerine itibar etmenizi bekleyebilirler, takılmayın sonuçta en iyisini onlar biliyorlardır...
Bir değerler yazar bir değerler yazarlar ki sormayın gitsin, sanırsınız ki karidesi üretmiyor imal ediyor, o derece bilinçli. 

Bu değerler yeri gelir 2-3 puan oynar, mesela 5-7 altında kabuk değiştiremeyen 7-8'de ölebilir, olsun. Bu değerler yazıya inandırıcılık katıp okuyanın gözünü boyar, kafaları açar. Marifet bu ya!
Yeri geldiğinde aynı değerler birden hassaslaşabilir. Az önce başka, şimdi başka değer veriyorsunuz derseniz laf arasında geçiştirilir.
Gh-ms arasında bir ilişki vardır ama aslında yoktur. Nasıl yani? Boşverin benim gibi kafanıza takmayın bunları...

Aynı şekilde karideslerin hassaslığı da değişim gösterir toprağı aktif olan karidesin 7 sülalesi garantidedir çünkü bakan bilinçli hobicidir.
Aktif toprakta es kaza ölen karides kullanıcı hatasıdır, tecrübe edildikçe öğrenilir. Nötr kumda ölen karides malzeme hatasıdır. Ondaki su değerleri bizde yoktur, olsa kumdaki fauna yoktur, bir şeyler eksiktir. Tecrübe edildikçe anlaşılacaktır

Nötr kumda üreyen karidesin ırkı, cinsi, grade'i önemsizdir o her şeyden önce yanlış bakılıyordur. Renkleri cansız, yediği yersizdir. Aktif toprakta üretilenler çiçektir, hikaye bu ya! Havası yarar. Aktif toprağın sırrı kimi zaman ph olur, kimi zaman fauna, kimi zaman gh-kh-ms.
Artık siz ne almak istiyorsanız, all in one :)
A.t./M. kullanmayanlar yeri gelir yanlış yapıyordur yeri gelir hamallık. Eğer bir şey bilmiyorsanız yanlış yapıyorsunuzdur, biliyorsanız hamallık. Her halükarda siz yanlış yapan veya yaptım/oldu zihniyetindesiniz, işinize gelirse...
-------
15 gram yeme 15 lira vermenin havası başka, keyfi bambaşkadır. 
Yem içeriklerini yazalım, araştıralım, ucuza kaliteli yemler imal edelim, hobicilere faydamız olsun derseniz beyhude bir uğraşıya adım atmış olursunuz. Ne gerek vardır? Ayrıca zaten forumda bu yemleri hazırlayıp satanlar vardır... 15 değil 50 gramı 15 liradır, süper!
-------
Elin Almanı minerali bir güzel karides sticker'ı bastırıp gram gram paketleyince parayı bastırıp almak "şart" olur. Hobicilere de tavsiye eder mutluluk katlanır. Ne demiş "coca-cola" Mutluluğu paylaş! Ne mutluluk ama...

Alternatiflere ise daha başından karşıdırlar, insanlar aylık değil ömürlük minerallerini ucuza temin etsin istersiniz destek yerine köstek olabilirler. Zamanında çok daha pahalı olan bu minerallerin fiyatları forumlarda konuşulup hobiciler kendileri yapmaya başlayınca düşmüştür ama kimin umurunda. 
Dozlaması zormuş, riskliymiş alırsın eline ms ölçeri osmos suyunda ölçe ölçe dozlarsın ama yok, ne gerek var? Aynı dozlama tarifiyle forumda satan var, 100 gramı 20 lira, süper!

Magnezyum sülfatın kilosu 0,65, kalsiyum klorürün kilosu 1,2 tl
Ama yok, bilinçli hobiciler gramla almaya devam etsinler stickersız ürün haz vermeyebilir... 
------
Bakteriler aktif toprakta tutununca ayrı güzel ve lezzetlidir, karidesler tatlarına doyamaz paraeopods'larını yerler... Bilinçli beslenen karidesin hali de güzelliği de bir başka olur! Yeri gelir ekmeklerini topraktan çıkarırlar, yeri gelir gram gram kaliteli yemlerden... Bu kaliteli bakımla a.t./m. tanklarında tüm karidesler süper renklenir, arada renklenmeyen olursa da artık 20'ye gider.

Nötr kumun çilekeş karideslerinin hikayesi ise acıklıdır. Yem yedirsen kalitesiz, kumdan yeseler yetersizdir. Hep bir eksiklik içinde acından ölürler. Bir türlü gerekli kaliteli bakımı alamamakta güzelleşememektedirler...

En acıklısı ise sefil neocaridinaların hikayesi... Tam sefiller ne osmos, ne mineral, ne aktif toprak, ne de diğerlerini ararlar...Aslında bilinçli hobicilerin yazdıkları ışığında bunlara karides bile demek anlamsız, sanki başka bir şey bunlar. Belki beyin duvarları da olabilir, nasıl dayanıyorlar bu yokluğa/bakımsızlığa/zor şartlara Allahüalem
Özensizliğe rağmen kıpkırmızı, masmavi, sapsarı olabilirler, seçici üretimle renkleniyorlar belki, aman neyse boşverin dedik ya karides değil bunlar.
------

Kimsenin daha fazla zamanını almayayım gözlerinizi açık tutun, discus beslerken de varlardı karides beslerken de varlar, hobinin her alanında varlar. En bilinçli, en hayvansever, en iyi akvaristlerdir...

Veli nimettir ne alsa yeridir diyip geçin hatta iyi yaptın bak şurada şu var onu da al demek lazım. Söyleyen çok olmuştu da iyi niyet işte, hoş tutmak gerek anladım sonunda... Hobinin garipleri bu bilgi kirliliğinde başının çaresine baksın arkadaşlar, benim neyime... 

Herkese hayırlı hafta sonları dilerim...

Beğenenler: [T]156899,orhan0624[/T][T]40023,_rammstein_[/T][T]210712,tkahramaner[/T]
Teşekkür Edenler: [T]210712,tkahramaner[/T]
+1: [T]156899,orhan0624[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

yaminkutluÇevrim Dışı

Kayıt: 29/12/2010
İl: Izmir
Mesaj: 133
yaminkutluÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 08 Mart 2014 18:32
Siz bu hobide ne kadar tecrübelisini bilmiyorum ama ben aktif toprak olmadan önce bu aşamaların hepsinden geçtim. Benimle birlikte birçok arkadaşım da tecrübe etti. Size yazılanların işinize gelmeyen kısımlarını görmezden gelip işinize yarayacak yerleri de önünden arkasından keserek, ya da farklı manalar çıkararak konuyu uzatabildiğinizde uzattınız. Her fırsatta da iğnelemeye devam ettiniz.

Amacınız kahraman olmak ise lütfen buyrun fiyatlandırdığınız şeylerin formüllerini verin de herkes kullansın. Bakalım bu iş ne kadar basitmiş. Hani bu formülleri uygulayacak hobicilerin canlıların veballerini almaktan korkuyorsanız bilmem. Sizden formül paylaşımlarını bekliyorum.

GH KH PH MS gibi konularda bence daha fazla zorlamayın. Benim size anlattıklarımı anlamamakta zorluyor konuyu kh ph'ın başka tarafına sündürüyorsunuz. Bir de işi hakarete dönüştürerek karşınızdakilerin bilgilerini küçümsüyor, karşınızdakilere şakşakçı diyor gereksiz saldırıyorsunuz.

Bunu defalarca yazdım ama anlatamadım. Üstelik bir tek ben de yazmadım. Bizle ve sizle alakası olmayan biraz ingilizce bilen arkadaşlar, (hadi bizim tecrübelerimizi hiçe saydınız) lütfen yabancı forumlarda geçen yazışmaları bir okuyun. Fırsatınız var ise sosyal paylaşım sitelerinden dünyaca tanınmış birçok karides üreticisi ile de iletişime geçebilirsiniz.

Ayrıca övdüğünüz ve canlıları aldığınız arkadaşlar da bizimle aynı şeyleri yaparak üretim yapıyor ve bu ürünleri satıyorlar. Saldırınızda biraz kayırma da sezinledim. 

Piyasadaki tüm ürünleri ortuduğunuz yerden işe yaramaz diyerek ahkam kesmek yerine bu konudaki ciddi bilgilerinizi kullanarak ürün yapım tariflerini paylaşmanızı merakla beklemekteyim.
Konu agresifçe yazdıklarınız sebebiyle sürekli tartışmaya dönüştü.  Oturup dingin kafayla biraz daha düşünün derim.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

apistoÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 24/07/2006
İl: Izmir
Mesaj: 225
apistoÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 08 Mart 2014 21:03
Cevap vermek konuyu tartışma boyutuna getireceği için, daha önce yazdığımı tekrarlıyorum: 
Güzel bir başlık oldu, farklı yönlerdeki görüşleri hobiciler burada bulabilecekler. Zamanla zaten kimin neyi hangi amaçla yazdığı ortaya çıkacaktır.
 Bundan sonrasında hala "onun niyeti bu, bunun niyeti şu" yazılar bilgi vermekten öte, gereksiz yazı kirliliği yaratır. 
Yabancı dil bilen arkadaşlar araştırırsa Almanca ve İngilizce güzel forumlar mevcut. Benzer konular oralarda da tartışıldı, tartışılıyor. Tecrübeleri bizden fazla olduğu için oraları da takip edebilirsiniz.
Bu gün Almanya'da özellikle kuzey bölgelerde Taiwan olsun, Arı olsun oldukça yaygın durumda. Büyük çaplı üreticilerin dışında 10 ila 100 akvaryumu olan ve taiwanların tüm türlerini lepistes seviyesinde üreten onlarca hobici-üretici mevcut. Bir gün biz de onlar kadar olacağız mutlaka.

Herkese sağlıklı karides akvaryumları

Alpay,



Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

RüzgardegirmeniÇevrim Dışı

Kıdemli Akvarist
Kayıt: 12/04/2006
İl: Manisa
Mesaj: 5919
RüzgardegirmeniÇevrim Dışı
Kıdemli Akvarist
Gönderim Zamanı: 08 Mart 2014 21:18
Adımız geçtiğine göre kefire dair birkaç kelam da biz edelim. Belki de Türkiye'de hatta dünyada bile kefirin akvaryum ortamında bu kadar rutin kullanan sayılı kişilerden birisi olabilirim. Sanırım yine, camiaya ben yaymış da olabilirim. Keza aslında kefir gibi yoğurt, sirke, turşu gibi alternatifler de kullanıyorum. Yerine göre de öneriyorum.

Aslında karides ya da balık fark etmez, hemen her sucul canlının mikroorganizmalarla yakın bir ilişkisi söz konusudur. Birisi gelip bendenize "Canlı sağlığındaki en önemli 3 faktörü sayar mısınız?" diye sorsa probiyotikleri hemencecik bu listeye kondururdum. Mikroorganizmaların yeryüzündeki hakimiyeti gündemde olduğu için onlarla kaçınılmaz bir temas söz konusu. Hal böyle olunca yakın ilişkide bulunduğumuz canlıların iyi huylu olmaları ve çıkarlarımıza hizmet etmelerini arzulamak en doğal hakkımız. 

Kefir nedir kısmını Timur abi ve Levent abi biraz açıkladığı için o bölüme çok değinmeyeceğim. Ben daha çok hangi amaçla kullanırız ve bize ne gibi potansiyel çıkarlar sunar kısmı üzerinde duracağım. 

Kefiri içeriğindeki bakteriler için olduğu kadar, faydalı bakteriler için ideal besinler ihtiva etmesi açısından da kullanıyoruz. Kefir yoğurt gibi bizim vücut sıcaklığımızda değil, oda sıcaklığında mayalanır. Bu da kefirdeki mikroorganizma kolonilerinin daha soğuk ortamda yaşayanlar olduğunu bize gösterir. Levent abi L.acidophilus'tan bahsetse de yüzde olarak onun çok daha fazlası miktarında çeşitli laktobasiller, bakteriler ve mayalar var. Yoğurtta ise l.acidophilus optimum üreme sıcaklığının 37C olması itibari ile çok daha yüksek oranda bulunur. İster kefir, ister yoğurt isterse de başka bir fermante ürün olsun, hepsinin mikroorganizma kompozisyonu toprağa aittir. Kefirin 25C dolaylarında mayalanması, onu, sucul sistemlerde kullanmamız için yoğurttan daha avantajlı bir hale getirmektedir. Yoğurt kullanımında sisteme neredeyse canlı bir mikroorganizma katkısı yapamazken kefir eklediğimizde hem sistemde yaşaması  , hem de canlının sindirim sistemine yerleşmesi muhtemel koloniler ekleme şansımız doğmaktadır.

Yine bir noktayı detaylandırma ihtiyacı hissediyorum. Laktobasiller adlarını laktozu çevirme stratejilerinin başarısı nedeniyle almış olsalar da diğer mikroorganizmalarla kombine çalışarak birçok şekeri başarıyla fermante etme yeteneğine sahiptir. Sadece laktoz fermante edebiliyormuş gibi bir şey algılanmasın. Yani canlıya geçtiği vakit faydalı fonksiyonlarını sürdürmesi gayet tabii mümkün. Fakat kefiri mikroorganizma kazandırmak açısından uygulamak asla canlının bağırsak florasını tamamen donatmak anlamına gelmemektedir. Sucul canlılarda bağırsaklarında çok fazla çeşitte mikroorganizma yerleşebilir. Sucul canlılar(memelileri tenzih ederim) bizim gibi sıcakkanlı olmadıklarından ortam ısısına göre mikrofloraları değişmektedir. Hangi probiyotik kullanılacaksa kullanılsın, bu bağlamda ortam ısısına en yakın sıcaklıkta fermante olmuş probiyotiği kullanmak en mantıklı yaklaşım olacaktır. Kefir de birçok sucul sistemin sıcaklığına yakın bir sıcaklıkta mayalandığı için sucul canlılar için de probiyotik olma özelliği kazanmaktadır. Nitekim bu özelliğinin ispatı yine Timur abinin bahsettiği yavru ölümlerinde azalma, dışkılamada kolaylık ve su kalitesinin artması gibi maddelerle kendini göstermektedir.

Farz edelim ki, kefir veya uyguladığımız başka bir fermante üründeki hiçbir mikroorganizma herhangi bir şekilde sucul canlıya dahil olmamış olsun. Bu koşullarda iken bile sucul ortama dahil olduğunda ölen mikroorganizmaların hücre parçacıkları ortamdaki yerleşmiş olan diğer faydalı fermantatif kolonilerin üremesini uyarmaktadır. Bu bile sisteme büyük bir artıdır. Sonuçta hedefimiz ezeli savaşın dengesinin faydalı mikroorganizmalar lehinde korunmasıdır. Savaş hiç bitmeyeceğine göre en iyi silah geliştiren ve sürekli asker takviye edebilen taraf avantajı elinde tutacaktır.

Peki canlılarda hali hazırda bu mikroorganizmalar zaten var ise neden ekleme gereği duyalım ki? Aslında bunun birkaç sebebi var. Birincisi ve en önemlisi verilen hazır yem sorunu. Ne kadar karşı çıksak da eğer bir işin pratik olması isteniyor ve endüstriden bu yönde bir talep söz konusu ise endüstri ürettiği yemin uzun süre dayanması üzerinden stratejisini yürütür ve yeme koruyucu ilavesi yapar. Yemdeki bozulmayı önleyen bu koruyucular aslında bağırsak florasını ciddi şekilde bozmaktadır. Neticesinde doğada hiçbir şey boşta bırakılmayacağı için bağırsaktaki yerleşik floranın yerini koruyuculara daha dirençli, hızlı çoğalabilen, gıdaları hızlı metabolize edebilen ve beraberinde birçok zehirli atık üreten zararlı mikroorganizmalar alacaktır. Canlı yem ile kuru yemin en büyük farklarından birisi budur. 
İkincisi ise birçok olumsuz dış etken vasıtası ile faydalı mikroorganizma sayısındaki düşüşü telafi etme isteğidir. Evet eğer canlı doğasındaki gibi yaşıyor, hiçbir katkı ve koruyucu gıda maddesiyle haşır neşir olmuyor, işin rengi değişmiyor ise böyle bir uygulamaya ihtiyaç yoktur. Ancak topraktan koparılan ve bahsettiğimiz gibi hazır yem gibi koruyucu katkılı ürünlere maruz kalıyorsa probiyotik ile sistemi desteklemek her zaman avantajımızadır.

Birkaç istatistik vererek kefir konusunu şimdilik noktalayayım. Bugüne kadar tetradan altuma kadar birçok balığı başarıyla ürettik ve hepsinde probiyotikleri o ya da bu şekilde kullandık. Su ortamındaki her grup canlıda erken dönem yavru ölümü büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle yavrusu çok küçük olan tetra gibi balıklarda erken dönem yavru kaybını %50 nin üzerinde azaltmayı probiyotiklerle başarabiliyoruz. 

Umarım konuya beklediğiniz faydayı sağlayabilmişimdir. Sağlıcakla kalınız.



Beğenenler: [T]210712,tkahramaner[/T]
Teşekkür Edenler: [T]210712,tkahramaner[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı

Yönetici
Kayıt: 10/08/2012
İl: Istanbul
Mesaj: 863
Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı
Yönetici
Gönderim Zamanı: 09 Mart 2014 01:16
Onur Bey verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler, sizi bulmuşken karidesler için çay konusuna nasıl yaklaşırsınız diye sorayım?
Konunuzdan hatırladığım kadarıyla çekinceli bakıyordunuz / toplu ölüm gibi üzücü tecrübeler yaşayanlar olmuş, uygulamada bir hata olmuş olabilir mi acaba? Konu en son 2011'de güncellenmiş, yeni bilgiler güncellemeler var mı? Bu konuda da bir şeyler karalarsanız sevinirim ...
Saygılar...

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

RüzgardegirmeniÇevrim Dışı

Kıdemli Akvarist
Kayıt: 12/04/2006
İl: Manisa
Mesaj: 5919
RüzgardegirmeniÇevrim Dışı
Kıdemli Akvarist
Gönderim Zamanı: 09 Mart 2014 09:15
http://www.akvaryum.com/forum/akvaryumda_cay_kullanimi_ve_kullanim_oranlari(yenilendi)_k518985.asp

En son açtığım güncel konu bu. Orada da yazdığım gibi ben çok uyguladım. Hiçbir sorunla karşılaşmadım ama karşılaşmış olduğunu söyleyenler olduğu için onu belirterek not düştüm. 

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

timur ekerÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 01/11/2009
İl: Antalya
Mesaj: 1142
timur ekerÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 09 Mart 2014 12:03
Levent bey ve Onur kardeşime değerli paylaşımları için teşekkürler. Yorumları zevkle okudum ve çok faydalandım. Kefirden karideslerin diyetlerine geçiş yapabiliriz bana sorarsanız? Yaş, kuru, canlı, konserve, kendin yap reçeteleri, hazır piyasa yemleri ve katkılar. Ne dersiniz ?

Levent Bey, kışlatma ile ilgili düşüncelerinizi de araya katarsanız sevinirim. Merakla bekliyorum, şimdiden teşekkürler.
 
Selamlar


Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

apistoÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 24/07/2006
İl: Izmir
Mesaj: 225
apistoÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 09 Mart 2014 17:56
Yem konusunda kendimi biraz tecrübeli görüyorum. Piyasadaki neredeyse tüm yemleri kullandım.
Ürün bazında değerlendirme yapmadan önce, genel kuralımız "az iyidir" olmalı. Karidesler zaten metabolizmaları gereği öyle pek yem ihtiyacı olan canlılar değilller. Aslında oturmuş tabir ettiğimiz bir akvaryum nüfusa bağlı olarak karidesler için yeterli besini ihtiva eder. Nüfusu kalabalık ve üretim düşünülen akvaryumlarda haftanın 2-3 günü yapılacak yemleme fazlası ile yeteceği düşüncesindeyim.
Tabiki bitkisel besinlere öncelik vermek gerekiyor.
Piyasada karidesler konusunda en manipüle edilen konulardan birisi aslında yem konusu. Korkunç fiyatlara basit içerikli yemler mevcut. Ayrıca kırmızı için ayrı beyaz için ayrı vs diye yüksek fiyatlara yemler satılıyor. Ülkemiz zaten karides konusunda daha yeni yeni geliştiği ve zaten hali hazırda karideslere özel ürünler ülkemize girmediği için bu tehlikeden uzağız:) Zaten bu ürünler girsede açıkçası yüksek fiyatlarından dolayı pek fazla rağbet göreceğini de zannetmiyorum. Ancak yurtdışında tıpkı deniz , resif akvaryumcuları olduğu gibi karides özelinde mağazaların olduğunu ve sadece karideslere yönelik 100lerce yemin yer aldığı rafların olduğu akvaryumcuların olduğunu belirteyim. Fırsatı olan buraları ziyaret edebilir.
Gelelim ürünlere ; Shirakura Ebi Dama ve Mosura Speciality herhalde piyasadaki en pahalı yemler. (shirakuranın special diye başka bir yemi de var ama kullanmadım). Karideslerin beğenisi bu yemlere karşı oldukça yüksek ve zevkle tüketiyorlar  ancak açıkçası gerekli olduklarını düşünmüyorum, öyle fiyatlarını hak edecek bir özelliklerini olduğunu düşünmüyorum.
Ben ağırlıklı olarak Almanya'da ünlü olan yerel bir yem üreticisi olan Peter's Laden (Peter'in dükkanı diyelim) yemlerini kullanıyorum. Fiyat olarak uygunlar ve gerçekten karidesler tarafından sevilen, değerli yemler. Hem toz olarak hem sticks olarak yemleri mevcut, neredeyse hepsini kullandım memnun olmadığım yok gibi. Ayrıntılı incelemek ve denemek isteyen olursa sanırım TR ye gönderim yapıyorlar.
Bunun dışında JBL nin ve NLS nin yemlerini de kullandım. Fiyatları bence yine yüksek. Ayrıca akvaryumu çabuk kirletiyorlar. 
Bünyamin'in yaptığı 2 yemi de kullandım. Karidesler diğer yemler kadar bunları da seviyorlar. Başka yem yapan arkadaşlar da  var bildiğim kadarıyla ancak henüz onları denemedim.
Bir de son zamanlarda moda olan SNOWFALL diye meşhur bir uzakdoğu yemi var. youtube da arı yada taiwan karideslerin beyaz beyaz pul pul didikleri yem. Ben de bizzat hong kongdan getirtip kullandım , evet karidesler bayılıyor ancak öyle aman aman bir özelliği olduğunu zannetmiyorum. Bildiğim kadarıyla Arpa (BARLEY) filizinden farklı birşey değil.
Daha başka Benibachi firmasının yemleri var, bildiğim kadarıyla Japon bir karides üretim grubunun isimlerini alan yemler. Müthiş fiyatlara satılıyor Avrupa'da. PRL/PBL karidesleri  hariç bu ürünlere para harcanması açıkçası pek mantıklı değil.
Şimdi aklıma gelmeyen daha birçok yem ve Kırmızıyı arttırma katkısı, beyazı arttırma katkısı vs var oğlu var. LOWKEYS, Benibachi, MK-Breed, Shirakura, EBİTEN, Mosura, Borneo Wild vs liste gider. Hani tamam güzel yemler eyvallah, ancak tekrarlıyorum öyle fiyatlarını hakedecek ürünler değil bence. Benim gibi meraklıysanız, yurtdışı seyahatlerinizde yada bizzat internetten bağlantı kurarak da edinebilirsiniz. Ben de 2 çekmeceden fazla yem, ürün katkı vs var. Birkaç tanesi hariç bir işe yaradıklarını düşünmüyorum.
Almanya'da Münih'te 60 a yakın akvaryumu olan bir üretici-hobici bir arkadaşım var. Pinto dahil taiwanların tüm çeşitlerini yüksek miktarlarda üretiyor, üretimhanesinde bir tane dahi markalı yemi yok. Sadece ve sadece kuru yaprak çeşitlerini kullanıyor. Ayrıca verdiği tek şey taze ısırgan. 
Paranızı yemden ziyade RO, aktif toprak ve GH + a , özellikle canlıya yatırmanızı öneririm.
Herkese sağlıklı karidesler dilerim.

Alpay





Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

timur ekerÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 01/11/2009
İl: Antalya
Mesaj: 1142
timur ekerÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 11:42
Benim için de ağırlık noktası taze ısırgan otu. Kışın pazı, ıspanak. Ayrıca taze ceviz ve dut yaprakları. Yavru dönemlerinde çiçek polenleri ve spirulina da giriyor menüye. Kuru yaprakları ise hiç eksik etmiyoruz.
Dennerle Shrimp King kullanmışlığım var, hiç memnun kalmadım. Yumuşaması çok uzun sürüyor, hayvancıklar arasında aşırı kavga nedeni oluyor, gereksiz stres yaratıyor. Peter' in yemleri iyi bence de, tatlandırıcı da yokmuş dediğine göre. Ancak benim için aşırı maliyetli olduğundan sadece çerez niyetine ara sıra verebiliyorum. Vereceğim zaman da etkin mikroorganizma sıvısı emdirerek veriyorum.
Selamlar

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

acemibalıkÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 28/10/2008
İl: Bolu
Mesaj: 2623
acemibalıkÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 14:00
Bitkili(moss) akvaryumda crs karidesler için ustaların yazdıkları pahalı ve bulunamayan  yemler dışında haftanın bazı günleri kuru yada yaş yapraklar dışında, destek olarak sera, tetra, vb. yemlerden hangilerini pelet, sticks, granül ve pul olarak kullanabiliriz, tabi suyu kirletmeyecek ve hemen dağılmayacak şekilde.  acemibalık2014-03-10 14:11:06

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

apistoÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 24/07/2006
İl: Izmir
Mesaj: 225
apistoÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 16:37
[QUOTE=acemibalık]Bitkili(moss) akvaryumda crs karidesler için ustaların yazdıkları pahalı ve bulunamayan  yemler dışında haftanın bazı günleri kuru yada yaş yapraklar dışında, destek olarak sera, tetra, vb. yemlerden hangilerini pelet, sticks, granül ve pul olarak kullanabiliriz, tabi suyu kirletmeyecek ve hemen dağılmayacak şekilde.  [/QUOTE]
 
Karidesler dışındaki canlılar için hazırlanmış yemleri kullanmanın birkaç sıkıntısı var.
1. Balıklar için hazırlanmış yemler Bakır ihtiva eder. Bakır + Omurgasız = ölüm
2. Pul, granül yemler  karidesler için ulaşması kolay olmayan, sindirimi zor yemler sıkıntı yaratır.
3. Çoğu yemler protein ağırlıklıdır, protein karidesi sık kabuk değiştirmeye yönlendirir.
 
İlave yem vermek istiyorsanız illa, kolay ulaşılabilen spriluna tablet olabilir, vatozlar için olan yemlerden olabilir (!!!dikkat bakır!!! etiketi inceleyin).  
 
Tekrarlamak gerekirse bence illa yem vereyim derdindeyseniz yukarıda saydığım yemleri almaya çalışan, yoksa yem vermeyin bence.
Kuru yaprak arada ısırgan, ıspanak, biber vs  falan yeter.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

acemibalıkÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 28/10/2008
İl: Bolu
Mesaj: 2623
acemibalıkÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 17:45
Yabancı forumlarda tetra phyll kullandıklarını okumuştum, tropikal sipruluna süper forte granulat ve jbl nova crabs karides ve yengeç yemide kullanmak istediğim yemlerdendi. Sipruluna tablet herhangi bir marka olabilir değilmi.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı

Yönetici
Kayıt: 10/08/2012
İl: Istanbul
Mesaj: 863
Ulvi ÖzuğurÇevrim Dışı
Yönetici
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 20:16
Yemler için 4 kaleme ayrı bir parantez açmak istiyorum
1-)Astaxanthin tozu
2-)Spirulina tozu
3-)Taze sarımsak suyu (Allicin)
4-)Soya unu

1-) Pahalıdır evet, ebay üzerinden biraz kurcalayarak alınırsa çokta pahalı olmadığını göreceksiniz. Başlıkta yazılan bir çok pahalı yemin içeriğinde olduğuna adım gibi eminim. Bu bağlamda eğer yeme bir bütçe ayırılacaksa kesinlikle astaxanthin katkılı yem hazırlamanız yararınıza olur. Renklenmelerine çok büyük katkısı var, ayrıca doğadaki en güçlü ve güvenli antioksidandır. Sadece renklenme olarak bakmamak lazım astaxanthin katkılı yem ile beslenen balıklarda ölüm oranı çok daha düşüktür, araştırarak bu konuda yapılan bir çok deneye ulaşabilirsiniz.

Eğer toz halinde almayacaksanız özellikle karides ve yengeçlerde astaxanthin bulunur, norveç somonu da yemlere eklenebilir. (Somon balıklarının o meşhur göçlerinde kullandıkları enerji kaynaklarıdır.) Yine pahalı ama Cyclop-Eeze deniyor (hiç denemedim)

2-) Yine ebay üzerinden kilo hesabı ile alınmasını öneririm, onun dışında hepimiz 3 aşağı 5 yukarı faydalarını biliyoruz. 
Yine de bilmeyenler için bir makale => http://kebodiscus.akvaryum.com/yazi.asp?id=3560
Burada da dikkat edilmesi gereken işlenmemiş saf spirulina tozu olmalı, pek çok hazır yem üreticisinin işlenmiş kalitesi düşük spirulina kullandığı bir gerçek

3-) Burayı doldurmamak adına 2007 yılında discuslar için yazdığım bir makalenin linkini veriyorum => TıklayınBaşlıkta yazılı 10. mesajda allicin ile ilgili bir çeviriyi de eklemiştim, okumanızı öneririm, ... 
Dikkat edilmesi gereken taze olması gerekliliğidir ve posasından çok sarımsağın suyu önemlidir, hazır sarımsak yağı/suyu gibi ürünler aynı etkiyi vermeyecetir. 500 gr yem için en az 12 diş sarımsak öneririm (gözünüze çok gelirse posasından kısın ama suyundan değil)

4-) En zengin bitkisel protein deposudur, agar agar gibi yemin dağılmasını önlemese de yemi toplamak için faydalıdır...

Bunlar için özel parantez açılması gerektiğini düşündüğüm için yazdım. Başlıkta sizlerin de yazdığı ısırgan otu, ıspanak, bezelye, kırmızı tatlı biber, yapraklar vb karidesler için hazırlanan yemlerde çokça kullanılan malzemeler... Hepsini karıştırmak yerine belki iki üç çeşit yem hazırlamak daha mantıklı olabilir...

Yine son anda aklıma geldi gammarus, su piresi yeme eklenebilecek canlı yemler... Discuslar için ekliyorduk karidesler için de eklenebilir. Kaliteli kuru yemler de karıştırılabilir...

Yem hazırlayacaklara kolay gelsin :)

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

acemibalıkÇevrim Dışı

Özel Üye
Kayıt: 28/10/2008
İl: Bolu
Mesaj: 2623
acemibalıkÇevrim Dışı
Özel Üye
Gönderim Zamanı: 10 Mart 2014 20:59
Hocam verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz, birtek kafama takılan gammarus canlı yem demişsiniz gammarus karides yemezmi kendi cinsini bile yiyen bir canlı sonuçta gammarus. su piresinide herkes öneriyor onuda karides nasıl yakalar hep merak ederim. acemibalık2014-03-11 18:17:07

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir