Akvaryum.Com
  • Çöpcü Yumurta Toplamış Mı?


    Profil resmi
    Furkan2026

    Bu çöpcüm yumurta toplamış mı? (fotoğrafını daha net çekebilmek için küçük kaba aldım.Geri akvaryuma koydum.)[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/276000/120420262322571.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/276000/120420262323021.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/276000/120420262323061.jpg[/IMG][EDIT]Furkan2026,2026-04-12 23:24:03[/EDIT]

    Profil resmi
    Amatör balıkçı

    Daha küçük bu boyda yumurta toplamaz cinsiyetde belli olmaz

    (2) (81)

    70cm Akvaryum İçin Taç Kapak Yaptırmak İstiyorum


    Profil resmi
    mustafakrml

    Merhabalar,
    70x35x35 ölçülerindeki akvaryumum için bir taç kapak yaptırmayı düşünüyorum. Amacım hem o su seviyesindeki kireç çizgisini gizlemek hem de armatürün ışığının dışarı sızıp göz yormasını engellemek. Ama bu konuda daha önce bir tecrübem olmadığı için hata yapmak istemiyorum, fikirlerinize ihtiyacım var.

    Şöyle bir düşüncem var: Malzeme olarak suya dayanıklı ve hafif olduğu için siyah dekota kullanayım diyorum. Camdan aşağıya doğru bir 4 cm kadar sarksın, su hizasını kapatsın istiyorum.

    Ancak arkada Sobo SF-550F askı filtrem var, onun boruları için kapağın arkasında nasıl bir boşluk bırakmalıyım ya da orayı nasıl ayarlamalıyım tam kestiremiyorum. Bir de kapak kapalı olunca içerideki buhar armatüre zarar verir mi, havalandırma için ne yapmalı hiç bilmiyorum. Üstten küçük bir kapak açıp yemlemeyi oradan yaparım diyorum ama su ekleme veya temizlik işlerinde bu kapak düzeni beni zorlar mı emin değilim.

    Yaptıracağım reklamcıya derdimi nasıl anlatabilirim [:?]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/199722/120420262025161.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/199722/120420262025191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/199722/120420262025211.jpg[/IMG][EDIT]mustafakrml,2026-04-12 20:25:51[/EDIT]

    Profil resmi
    Hidro Dinamik

    Daha önce taç kapak yaptırmadım ama yaptırsam şu şekilde olurdu.
    Kapağın üstü direk akvaryuma oturmasın diye köşelere içten 45 derecelik parçalar yaparak taç kapağı akvaryumun köşelerine oturturum. Bu sayede taç kapağın üstü akvaryumdan 10 15cm yüksekte bile konumlandırılabilir. Filtre borularına ve aydınlatma ayaklarına temas etmeyecek bir yükseklik seçmek yeterli olur.

    Bu sayede dış filtre için üstten açıklık vermek gerekmez. Kapağın duvara bakan kısmında filtre için açıklık bırakmak gerekecek. Hatta malzemeyi azaltmak adına arka kısımda her iki taraftan 5 10cm kapatıp kalanı boş bırakılabilir. Duvara bakan kısımda açıklık bıraktığımız için nemin uzaklaşması için boşlukta bırakmış sayılırız.
    Size yeterli gelmezse üst yüzeye havyayla delikler açabilirsiniz. [:D]

    Filtre temizliği için taç kapağı komple kaldırmamak adına yemleme kapağı gibi üstten filtre kapağı yaparak filtre yerinden rahatça alınabilir. Tabii bu kapak arkadan yukarıya doğru kalkacak şekilde yapılmalı.

    Yemleme kapağını su değiştirme yönteminize göre yaptırmak iyi olur. Taç kapak toplam yüksekliği artıracağı için temiz suyu kova/şişeden direk döküyorsanız ortalık daha fazla karışır. Farklı yöntemler vardır aklıma gelenleri yazayım. Temiz suyu maşrapayla dökme, vantuzla sabitlenebilir yavruluk veya benzeri bir parçaya suyu dökerek suyun dikey hareketini yataya çevirmek gibi. Temiz su motorla basılıyorsa düşünmeye bile gerek yok.
    [EDIT]Hidro Dinamik,2026-04-13 01:07:56[/EDIT]

    (1) (147)

    Discus


    Profil resmi
    murtdmr

    Bursa'dan herkese iyi hobiler. Kisa süreden sonra tekrar hobiye dönüş yapıyorum, 90 45 45 yeni akvaryum yaptırdım. İçine de 40x43x15 cm lik 3 bölmeli sump yaptırdım. Yavaş yavaş kurulumu bitiriyorum. Tavsiyeleriniz varsa alabilirim. iyi aksamlar..

    Profil resmi
    koraykbl

    [QUOTE=murtdmr]Bursa'dan herkese iyi hobiler. Kisa süreden sonra tekrar hobiye dönüş yapıyorum, 90 45 45 yeni akvaryum yaptırdım. İçine de 40x43x15 cm lik 3 bölmeli sump yaptırdım. Yavaş yavaş kurulumu bitiriyorum. Tavsiyeleriniz varsa alabilirim. iyi aksamlar..[/QUOTE]
    https://www.akvaryum.com/symphsodon_aequifasciatus_discus_tatlisur_4_323.asp
    Bu rehberdende göreceğiniz üzere diskuslar için litre geresiniminin 400lt olduğunu görüyorsunuz. Ayrıca bu balıklar çok hassas oluyorlar. Litreniz sumple birlikte baya baya küçülmüş yani aslında discusa uygun bir akvaryum maalesef olmaz. Akvaryumu büyütürseniz olabilir belki.

    (1) (72)

    Masaüstü Bilgisayar Sıvı Soğutucudan Akvaryum


    Profil resmi
    koray ulusoy
    00:34
    Öncelikle iyi akşamlar karides akvaryumları için bilgisayar sıvı soğutmasından Termostatlı akvaryum soğutucu olur mu[EDIT]koray ulusoy,2026-04-05 00:35:09[/EDIT]

    Profil resmi
    koray ulusoy

    Bu arada geri dönüşün için ayrıca teşekkür ederim; soruların gerçekten sistemin amacına uygun ve yerinde. Ancak henüz dış filtre aşamasına geçmedim çünkü sistemle ilgili bazı sorunlar ortaya çıktı. En büyük problem kullandığım peltier modülünün boyutu ve veriminin beklentimin altında kalması oldu. Sistem uzun süre çalıştıkça, yeterli soğutmayı sağlayabilmek için daha fazla enerji tükettiğini fark ettim. Bu yüzden kabaca her 20 litre su için ayrı bir peltier modülü kullanılması gerektiği sonucuna vardım; aksi halde soğutma performansı oldukça yavaş kalıyor.

    Dış filtre tasarımında ise daha derli toplu ve kompakt bir yapı hedefliyorum. Bu nedenle küçük de olsa bilgisayar kasası mantığında çalışan bir fan sistemi kullanmak neredeyse zorunlu görünüyor. Amacım; dağınık ve karmaşık bir kurulum yerine, tek parça halinde, gerektiğinde kolayca sökülüp takılabilen pratik ve modüler bir sistem oluşturmak.

    (16) (1556)

    Akvaryuma Fazla Balık Mı Koydum Acaba


    Profil resmi
    galaktikos

    Merhaba arkadaşlar,
    Yaklaşık 2 sene önce 123 lt bir akvaryum kurmuştum içinede 4 japon 2 tane vatoz koymuştum. Bugün dayanamadım 2 tane daha oranda ekledim( çok güzellerdi). Şimdi akvaryumda 4 adet Oranda 1 adet düz japon 1 adette balon yanak japon ile 2 vatoz oldu. Acaba hatamı ettim, okuduğum kadarıyla 30-40 lt suya 1 adet japon koyulması tavsiye ediliyor. Bu şekilde ileri vadede sorun yaşarmıyım deneyimli arkadaşlar tavsiye verebilirse çok memnun olurum.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/277464/120420261733441.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/277464/120420261733481.jpg[/IMG]

    Profil resmi
    koraykbl

    [QUOTE=galaktikos]Merhaba arkadaşlar,
    Yaklaşık 2 sene önce 123 lt bir akvaryum kurmuştum içinede 4 japon 2 tane vatoz koymuştum. Bugün dayanamadım 2 tane daha oranda ekledim( çok güzellerdi). Şimdi akvaryumda 4 adet Oranda 1 adet düz japon 1 adette balon yanak japon ile 2 vatoz oldu. Acaba hatamı ettim, okuduğum kadarıyla 30-40 lt suya 1 adet japon koyulması tavsiye ediliyor. Bu şekilde ileri vadede sorun yaşarmıyım deneyimli arkadaşlar tavsiye verebilirse çok memnun olurum.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/277464/120420261733441.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/277464/120420261733481.jpg[/IMG][/QUOTE]
    Toplam 6 adet balık olmuş. Normalde balık balına japonlar için 30lt ortalama su düşmesi gerek. Bu orandalarda dahada fazlaya çıkabiliyor. Hepsine 30lt desek 6x30=180litre ermeliydi. Sizde 120lt var yani aslında tam sınırdaki olan balık sayısını 2 fazla arttırmışsınız. Bir tane tolere edilebilirdi ama 2 tane için litre iyice daralıyor. En sağlıklı yöntemde bana kalırsa o iki balığı çıkartın. Yada en az birini.

    (1) (112)

    30x30x30 Akvaryuma Hangi Led Alınmalı?


    Profil resmi
    alp3r

    30x30x30 27lt bir akvaryumum var filtre olarak dophin h80, bitki olarak anubias,java fern,tilki kuyruğu,pistia,amazon frogbit,eledoa,lepistes otu mevcut ama şuan ki ışığım kötü olduğu için yeni bir ışık alacağım. Orionled b serisi düşünüyorum 30cm mi 20cm mi tercih etmeliyim ve bu aydınlatmalar bitkiler için ideal mi? Arkayı jungle gibi yapmak istiyorum. Co2,gübre kullanamam sadece ışık. Akvaryumda Betta ve birkaç salyangoz besleyeceğim. Filtrem uygun mu? [EDIT]alp3r,2026-04-12 22:33:11[/EDIT]

    (0) (102)

    Safkan Velifera


    Profil resmi
    MertSoyumert
    17:54
    33 beğeni
    Uzun zamandır aradığım safkan veliferaları sonunda edindim. Haziran 2021'de Nudo Concept'e gelen kanın soyundan 7 adet yavru/genç balık aldım. 3 balık istediğim formda değil, biri erkek ve çok erken ergenliğe girmiş ve boyu ve formu hiç iyi değil. 4 cm civarında henüz yelken yapmamış, yan taraftaki inci desenleri çıkmamış ve ince bir balık. Onu saf dişileri döllemesin diye kırmaların olduğu tanka ayırdım, orada büyütmeyi deneyeceğim. Diğer 6 balıktan 2 tane dişi de 3-4 cm civarında kalmış. Diğer 4 balık fena gözükmüyor, 3 tanesi kesin dişi, bir tanesi henüz ergenliğe girmemiş bir erkek gibi görünüyor. Üst yüzgeçlerde 18 kılçık var. Anne-babalar 12 cm civarı imiş, formunu beğendiğim ve üretmek için ayıracağım balıklar 6 cm civarı şu an, umarım büyümeye devam ederler.

    Güncel foto:

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/200320232241381.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/200320232241341.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/250120231517401.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221709561.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221709581.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221709591.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221710001.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221710021.jpg[/IMG]

    [B]Tank Bilgileri: [/B]

    300 litre civarı su alıyor, iki günde bir %20 civarı su değişimi, Eheim Ecco Pro 200 Dış filtre (150 litre tank için) ve Eheim PickUp 2010 iç filtre (100 litre tank için) ve bitkiler ile filtrasyon şu an için kontrol altında. Aslında bu filtreler yetersiz gibi görünüyor ancak Seachem Ammonia Alert ve test kitleri ile sürekli kontrol ediyorum, sürekli su değişimi yapıyorum. Ekim ayında sağlam bir filtre alacağım. Bitkiler de yardımcı oluyor, su mercimeklerini sürekli azaltıyorum, hızla çoğalıp suyu temizliyorlar.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221713321.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221713341.jpg[/IMG]

    Tankta kılıçkuyruk ve lepistesler de olduğu için kontrolsüz üremeyi durdurmak için iki adet Melek var, doğurtmak istediğim dişileri 60 litrelik doğum tankına ayıracağım.

    Ana tankta önceden bulunan kırma veliferaları da mağdur etmedim, onlar için ayrı bir tank kurdum, orada hayatlarını sürdürüyor, safkanlar elime geçtiğinde kırmalar için hemen gidip 100 litrelik bir akvaryum aldım, ana tanktaki iç filtre süngerinin yarısını ve yavru tankındanki pipo filtrelerden birini onların tankına koydum, yeni tankta eski sularında hayatlarına devam ediyorlar.

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221723341.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221723361.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/270720221723381.jpg[/IMG]

    [B]Kullandığım yemler: [/B]
    - Tropical Soft Line Herbivore
    - Tropical Soft Line Carnivore
    - Tropical Spirulina Super Forte Flakes
    - Tropical 3 Algae Flakes
    - Tropical Vitality Color
    - Tropical ProDefence
    - Tropical Gel Formula Herbivore
    - Tropical Gel Formula Carnivore
    - Omega One Veggie Kelp Flakes
    - Omega One Freshwater Flakes
    - Bezelye, kabak, ıspanak, havuç gibi sebzeler
    - Canlı Artemia, Su Piresi (yetişkinler için Artemia büyütmeye başladım, ilk defa deniyorum, birinci haftadalar)

    Bu balıkları bir daha bulmak çok zor olduğu için bu işi çok ciddiye alıyorum ve büyütmek için elimden gelenden fazlasını yapıyorum, bu noktada hayat arkadaşım bu takıntımı bildiği için sonunda bu balıklar edinmemin ne demek olduğunu biliyordu, her türlü desteği sağladı. Hayvan Hastanesinde teknikerlik yaptığı için bir sorun olduğunda her türlü desteği her zaman sağladı.

    [B]Velifera Bakımı Hakkında Bazı Üreticiler ve Bilimsel Makalelerden Yıllar İçinde Derlediğim Notlar:[/B]

    - Tank boyu= 29 galon (110 litre) ya da üstü olmalı.
    - pH=7.6 - 8.4
    - Sertlik=kısmen sert+
    - Besleme= %80 bitkisel, %20 protein
    - Erkekler esaret altında 4-5 inch (11--13 cm) boyuna ulaşıyor.
    - Erkeklerin üst yüzgeci 14-18 ay arasında tamamen gelişiyor.
    - Besleme sıklığı= günde 2-5x+
    - Gebelik süresi= 30-40 gün
    - en verimli ısı 25-26 derece (daha serin su daha çok oksijen tutabilir)
    - Bu balık bir “otlayıcıdır”, doğada neredeyse her zaman yemek yer. Bitkisel ağırlıklı beslenmeyi tercih etmelerine rağmen kısa bir sindirim sistemine sahiplerdir. Normalde vejetaryen diyetle beslenen hayvanlar daha uzun bir sindirim sistemine sahiptir, çünkü bitkisel besinleri sindirmek daha zordur ve daha uzun sürer. Kısa sindirim organı ile aldıkları besini etkisiz bir şekilde sindirirler, baktığımız çoğu balıktan daha çok atık bırakırlar. Bu nedenle ufak miktarlarda gün boyunca beslenmelidir. Burada (Select Aquatics üretimhanesinde) günde 5-6 kere beslenirler.
    - Nitrat’a toleransları kısmen düşüktür, ve su kalitesi değişken olduğunda veya bozulduğunda sağlıkları düşüşe geçer.
    - Haftada en az iki kere en az %30 su değişimi yapılmalıdır, su değişim sıklığı ve miktarı canlı yüküne bağlı olmalıdır.
    - Erken ergenliğe giren erkekler ayrılmalıdır.
    - Burada (Select Aquatics üretimhanesinde) otomatik su değiştirme sistemi her gün %15 su değiştirir. Onları haftalık %50-75 su değişimi ile besleyebilirsiniz. Nitrat toleransları yoktur.
    - Yavrular günde bir kere artemia ve 3-4 kere kuvvetlendirilmiş (fortified?) bitkisel pul yem ile beslenir.
    - Gün boyunca bitkisel yem ile beslenmeleri gerekir, ancak günde bir besleme yüksek proteinli hayvansal içerikli bir yem olmalıdır. Burada (Select Aquatics üretimhanesinde) etçil pul yem veya dondurulmuş kan kurdu, beyaz kurt veya doğranmış toprak solucanı veriyoruz. Donmuş artemia da onlar için çok iyidir.
    - Epey büyüyene kadar cinsiyetleri belli olmaz ( 2-3 inch-5-7.5 cm), ve yavrulara kötü bakmak gelişemeyen yavruların daha da geç cinsiyetlerin belli olmasına neden olur.
    - Yavruları büyütmek düşündüğünüz gibi ilerlemez. Gelişim epey yavaştır ve 5-6 hafta sonunda bir kılıçkuyruk veya platy yavrusu kadar olurlar. Bu noktada, sık yemleme ve sık su değişimi ile gelişimleri kalkışa geçer.
    - Bu yavruları beslerken, eğer mümkünse, gün boyunca küçük miktarlarda beslenmeleri gerekir. Burada günde bir kere artemia ile ve defalarca spirulina içerikli pul yem ile besleniyorlar.
    - 3.5-5 cm kadar olana kadar hangisinin erkek, hangisinin dişi olacağının belirtileri çok azdır. Geç ergenliğe giren erkeklerin bazıları (daha büyük olacakları için damızlık olarak bu balıkların kullanılması gerekiyor) daha da büyüyene kadar ikincil cinsiyet özelliklerini göstermeyebilir.
    - Burada kaldıkları su şartlarında yavruların (sıcaklık ve pH) erkek-dişi çıkma oranı 4 dişiye 1 erkektir.
    - Sonuçta, erkeğin tam boya ulaşması 8-12 ay kadar sürer, 5-6 ayda cinsiyetleri belli olur.
    - İkincil cinsiyet karakteristikleri gelimeye başlayınca erkekler hızla gelişir, yelken yüzgeci günlük olarak büyür. Bu noktada erkek dişi ayrılmalıdır, böylece en büyük olan yavru damızlık olmalıdır.
    - 2-4 aylık bir grup ¾ inch-1 inch (2-2.5 cm) kadardır.[EDIT]MertSoyumert,2023-03-20 22:43:10[/EDIT]

    Profil resmi
    MertSoyumert

    Güncelleme:

    Tanka iki adet bitki ışığı ve yeniden bitkiler ekledim, gübre girişi sağlıyorum. Bitkiyle daha güzel oluyor.

    Alfa erkeğin videosu:

    [VID]https://youtube.com/watch?v=8D7Gc5W86TA?si=Y4-d-HwWM0S4U7pi[/VID]

    Gelişkin erkek boy gelişimini tamamlamak üzere. Yelken gelişimi devam ediyor. Şimdiye kadarki en baskın ve en büyük erkek veliferam oldu.

    Alttan gelen yedek alfanın videosu:

    [VID]https://youtube.com/watch?v=dVJ4kZHKcTo?si=9KmsDlgQ8JO6Oprs[/VID]

    Alttan gelen bu ve bunun gibi bir erkek daha var, onlar da büyük erkekle benzer boyda ya da daha iyi olacak. Videodaki balığın yelkeni en büyük erkekten daha iyi gelişiyor şu an.

    Gonopodu oluşan erkek:

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/120420262207311.jpg[/IMG]

    Daha da iyisi 8 cm'yi geçkin gonopod oluşumu tamamlanmamış bir erkek var. Bu balık tam bir bull male (Türkçe'si varsa bilmiyorum). Eğer rengi ve yelkeni iyi olursa çok farklı bir boyu olacak.

    Yavru:

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/137418/120420262210411.jpg[/IMG]

    Yavru tankı açtım, burada eşim ben yokken yavrulara HUFA yüklü dondurulmuş artemia başta olmak üzere güzel yemlerle besliyor. Bu fotoğraftaki yavru 2 aylık olmadan 3.5 cmyi aştı. Normalde bendeki velifera kanı bu ayda daha ufak olur ancak yavru tankında gelişim çok daha iyi oluyor.

    Geçen seneki çöküşten sonra işler hızla iyiye gitti. Bunu düzenli bakım, çok sık yemleme ve uygun su değerlerine borçluyum. Ana tanktaki balıklar yine kalabalık ortamda büyüdü. Bu batın yaşlanınca sıfırdan koloni kurarken sayıyı az tutacağım. Bu düzende devam ederse muhtemelen şimdiye kadarki en iyi veliferama sahip olacağım.

    [EDIT]MertSoyumert,2026-04-12 22:37:40[/EDIT]

    (220) (176950)

    Şelale Filtre Ses Sorunu


    Profil resmi
    divinita

    80 litre akvaryum için dophin H500 şelale filtre aldım ancak ses sorunuyla karşılaştım uzatma borusunu çıkarttığım gibi ses sorunu yaşamıyorum bu sorunu nasıl çözebilirim

    Profil resmi
    pianoƒish

    Ben videodan tam olarak anlamadım sesi yani hangi ses ne sesi tam olarak?

    (5) (174)

    Yeni Kurduğum Karides Akvaryumu Nasıl?


    Profil resmi
    NightWist
    11:08
    4 beğeni
    Yaklaşık 10 litrelik küçük bir kurulum yaptım(Su hacmi 10 litre tank 15 litre civarı normalinde). Zeminde 5 cm derinliğinde killi turuncu kum var, içine de iki tane Osmocote içerikli kapsül gübre gömdüm. Saklanma alanı olarak bir hindistan cevizi kabuğu kullandım ve üzerine moss sardım. Aslında hangi tür olduğundan emin değilim, muhtemelen Java Moss ama tam teşhis için size de bir sormak istedim.
    ​Bitki olarak Subulata, Cryptocoryne wendtii 'Green' ve bir tür Anubias var. Anubias'ı rizomundan misina ile vantuza bağlayıp zemine sabitledim, yani toprağa gömmedim. Hatta köklerinden ufak ufak filizler vermeye başladı bile. Wendtii’ler ise ilk başta biraz yaprak döktü ama şimdi eskisine göre çok daha gür ve yeşil çıktılar.
    ​Aydınlatma için kapağın solunda iki, sağında bir adet modül LED kullanıyorum. Sobo pipo filtre ve beklediğimden çok daha sessiz çıkan Jingye hava motoru ile devirdaimi sağlıyorum. İçeride şu an renkleri gayet yerinde olan 3 anaç kiraz karidesim var, bol bol kabuk atıyorlar. Koloniyi sağlama almak için yanlarına 8-10 tane de genç karides ekledim. Suya kızılağaç kozalağı atıyorum ve kontrollü şekilde Creaqua Low Tech Grow gübrelemeye başladım.
    ​Sizce kurulum genel olarak nasıl olmuş, eksik gördüğünüz veya eklememi istediğiniz bir şey var mı? Bir de zemin için tele sarılı hangi moss türünü almamı önerirsiniz?
    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240101/100420261107531.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240101/100420261107551.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240101/100420261107581.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240101/100420261108021.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/240101/100420261108081.jpg[/IMG]
    Eklemeyi unutmuşum adi salyangozlar için helena ekledim 2 tane. Eski akvaryumumdan moss içinde gelmişlerdi.[EDIT]NightWist,2026-04-10 11:14:50[/EDIT]

    Profil resmi
    pianoƒish

    [QUOTE=merutay][/QUOTE]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/70376/120420262147541.jpg[/IMG]

    (19) (1087)

    Yeni Kurulum 40x35x35 Low Tech


    Profil resmi
    EnviEn
    19:56
    6 beğeni
    Ölçüler: 40 x 35 x 35
    Canlı Türleri: Yok
    Bitki Türleri: Elodea, Gül, Echinodorus(sanırım)
    Tankın Yaşı: 4 Gün
    Filtrasyon ve Işıklandırma: Sunsun 602B Dış filtre ve Armatürk 1040L armatür
    Tasarım ve Dekorasyon: Hagen siyah kum, Doğadan topladığım biraz kaya ve black flame wood kökler

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/217388/020420261941201.jpg[/IMG]

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/217388/020420261958041.jpg[/IMG]


    Herkese merhaba,

    Çok uzun yıllar çok çeşitli akvaryumlar kurdum ancak birkaç yıl önce camcıya akvaryum yaptırma hatasına düşüp akvaryum da istediğim gibi olmayınca o sinirle bozup ara vermiştim. Uzun zamandır aklımda tekrar dönüş vardı. Sonunda yeni bir tank yaptırıp geri döndüm :)

    Dinlenmiş çeşme suyu ile ilk kurulum ardından 2. Gün bakteri kültürünü ekledim şuan 4. Gün. Haftaya canlıları eklemeyi planlıyorum. Aklımda 5-6 ember tetra, birkaç karides ve nerite var. Tasarım, canlı ve bitki konusunda önerilerinizi bekliyorum.

    Bitkilerin daha yoğun olduğu bir tasarım var aklımda ancak bitkilerin büyümesi ve çoğalması planıyla şuan daha az bir yoğunluk var.[EDIT]EnviEn,2026-04-02 19:58:56[/EDIT]

    Profil resmi
    merutay

    1 beğeni
    Su üstü bitkisi öneririm. Echinodorus için iyi bir taban yok. Mutsuzlaşırsa kapsül gübre öneririm bol miktarda.

    (10) (1081)
  • SON MESAJLAR

    GÜNCEL 100 TANITIM

    SON İLANLAR

    FORUM İSTATİSTİKLERİ

    • 3,797,668 Mesaj
    • 408,613 Konu
    • 91 Forum
    • 145,128 Forum Üyesi
    • 1,466 Özel Forum Üyesi
    • 29 Kıdemli Akvarist
    • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

    Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.

    Akvaryum Tanıtımı

    Yeniden Bitkili Tanka Dönüş


    Profil resmi
    nagmus - 21:13

    Ölçüler:60x40x40
    Canlı Türleri:Neon, Galaxy Raspora, affinis ve karidesler
    Bitki Türleri:Tabanda cuba, erectus, helferi, reineckii mini, pinnatifida, bacoba monieri, palustris cuba, capomba, rotala red
    Tankın Yaşı:2 ay
    Filtrasyon ve Işıklandırma: Forumdan bir arkadaşa yaptırdım (Kadir Yılmaz)
    Tasarım ve Dekorasyon: 3 ad taş ve 2 ad kök ile tasarım bana ait ama bu işte başarılı olduğum söylenemez. Tabanda 10 sene öncesinden kalan manado kum ve altında yine 10 yıllık jbl aquabasis var. Başka bir şey yok. 5lt co2 tankım var. Işık ve co2 günde 4 saat açık 4 saat kapalı ve 4 saat açık veriyorum. Dış filtre eheim 250 classic. Akvaryum ve mobilyasını İstanbul Küçükçekmecede Guppy Center'dan yeni aldım. Tüm camlar ultra clear. Yaklaşık 2 ay oldu tankı kuralı. 20 gün kadar önce feci bir yeşil su sorunu yaşadım. 5cm ilerisini bile görmek imkansızdı. 10 yıl öncesinde de başıma geldiği için sorunun kesin çözümünün uv filtre olduğunu biliyordum. Sobo uv li iç filtre aldım (7v). 24 saat uv açık şekilde çalıştırdım. 5 günde tankı pırıl pırıl yaptı. Bir de saç yosunu sorunu yaşadım. Onu da aydınlatmayı 8 saat açıktan 4+4+4 sistemine geçerek çözdüm. Başka da çok fazla bir yosun sorunu olmadı. Gübre olarak sıvı gübre veriyorum. Cuba'yı aldığım arkadaştan almıştım. Hergün 2ml nitrat, 2ml fosfat, 5ml potasyum, 1,5 ml demir ve 1,5 ml mikroelement veriyorum. Deneme yanılmayla en iyi oranı bu olarak tespit ettim. Şimdilik ber şey yolunda gidiyor. Tank iyice oturdu. Yakında cuba ları budamam gerekecek[:)][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262109451.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262109491.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262109531.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262109571.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110011.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110041.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110081.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110121.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110161.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110201.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110291.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/15791/090420262110331.jpg[/IMG]

    (3) (10) (13)
    Canlı Tanıtımı

    Longfin Rams


    Profil resmi
    erencivelek - 21:05

    [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/273565/150220262059031.jpg[/IMG]
    [:nazar:]

    (4) (22) (1)

    En Güncel 50 İlan


    Forumda Son Konular


    SON MESAJLAR

    Piranhalar (Genel Tanıtım Derlemesi)


    Profil resmi
    CaN_BaKıR - 03:56

    Kendi Tabirim ile;

    “Amazon Nehri”nin Olmazsa Olmazları…




    Piranhalar;
    Güney Amerika’nın, Amazon Havzasında neredeyse akan tüm sularda vardır. Yaşam alanları Dünya üzerinde sadece bu bölgedir…
    Characiformes Sınıfın Characidae Ailesi mensuplarıdır…
    Characins(Karasinler) genelde Amerikan Tetraları olarak bilinirler ancak Dünya üzerinde farklı bölgelere dağılım göstermişlerdir. Genel olarak Amerikan Tetraları diye bilinme sebepleri ise yüksek oranda Tetra Türü balığın Amazon Havzası’na dağılım göstermiş olmasıdır. Neon Tetra, Red nose Tetra, Black Tetra gibi sevilen birçok akvaryum balığı bu kategori içerisindedir. Bunun haricinde en iri Characinslerden olan Piranhalar da bu kategoridedir. Afrika’nın ve Amazon’un çeşitli bölgelerinde piranhalardan çok daha büyük characinsler olmasına rağmen onlar akvaryumlara uygun canlılar değillerdir ve biz hobiciler için en büyük characinsler piranhalardır.
    “Piranha” kelimesi “Makas” anlamına gelir. Amazon yerlileri makas gibi birbirine kenetlenen dişleri dolayısı ile onlara makas demişlerdir. Ayrıca kuruttukları piranha çenelerini saç ve sakal kesmek gibi işlemlerde de kullanırlar ve gerçekten piranha çeneleri makas görevi taşır.
    Piranhalar niçin “Amazon Nehri”nin Olmazsa olmazlarıdır?
    Bu konuya ileride değineceğim ama öncelikle piranhaları tanıyalım ve nasıl beslendiklerini öğrenelim…
    Piranhalar beslenmeleri açısından 2 gruba ayrılırlar.

    • Etçil olanlar(Carnivor),
    • Hem et hem ot yiyenler(Omnivor).
    Türler üzerinde çok durmadan isim isim tanıyıp geçelim…
    PiRANHALAR;
    1- Genus Pygocentrus
    (Müller & Troschel, 1844)
    • P. nattereri (Kner, 1860)
    • P. cariba (Humboldt, 1821)
    • P. piraya (Cuvier, 1819)
    2- Genus Serrasalmus (Lacepède 1803)
    • S. Altispinis
    • S. geryi
    • S. maculatus
    • S. rhombeus
    • S. Altuvei
    • S. gibbus
    • S. manueli
    • S. sanchezi
    • S. brandtii
    • S. gouldingi
    • S. marginatus
    • S. serrulatus
    • S. Compresus
    • S. Hastatus
    • S. medinai
    • S. spilopleura
    • S. eigenmanni
    • S. humeralis
    • S. nalseni
    • S. elongatus
    • S. irritans
    • S. neveriensis
    3- Genus Pristobrycon (Eigenmann 1915)
    • P. aureus
    • P. maculipinnis
    • P. calmoni
    • P. striolatus
    • P. careospinus
    4- Genus Pygopristis (Müller and Troschel, 1844)
    • Pygopristis denticulata
    5- Genus Catoprion (Cuvier, 1819)
    • Catoprion mento
    6- Genus Metynnis (Müller & Troschel 1844)
    • Metynnis hypsauchen (Silver Dollar)
    Evet piranhaların isimlerini öğrendik. Şimdi beslenme şekilleri üzerinde duralım..
    Pygocentrus ve Serrasalmus tamamen etçil beslenen piranha cinsleridir..Tamamen etçil beslenmelerine karşılık ikiye ayrılmış olmalarında birkaç sebep vardır.



    Öncelikle Pygocentrusları tanıyalım;

    Pygocentruslar sürü balıklarıdır. Beslenme yöntemleri sürü halinde avlanmaya yöneliktir. Tek tek, birbirlerinden ayrı ayrı beslenmezler. Besinleri genellikle leşlerdir. Fakat bunun haricinde mevsimden mevsime beslenme şekilleri değişiklik gösterir. Kuraklık zamanı her bulduklarını yerler. Bu zamanda suya girecek insanlar için bile tehlike yaratırlar. Özellikle bu cins piranhalar içinden P.cariba türü insana dahi saldırabilen bir türdür. Normal zamanlarında amazon nehrinde dolanır ve yiyecek bir şeyler ararlar, küçük balıklara, büyük balıklara yada yanlarından geçen canlılara pek saldırmazlar. Suya girecek herhangi bir canlı içinde aynı durum geçerlidir. Kuraklık zamanı haricinde genellikle Amazon nehri yağmurlardan dolayı taşmış olur ve Amazon havzasına neredeyse tamamen su dolmuş olur. Gökyüzünden bakıldığında orman tabanı tamamıyla su altındaymış gibi görülür. Bu dönemde Pygocentruslar geniş su alanının keyfini sürerler. Buldukları leşleri, yaralı balıkları yada hastalıklı canlıları yiyerek beslenirler. Bu tip beslenmenin dışına sadece kuraklık döneminde çıkarlar. Kuraklık döneminde yaşam mücadelesi veren piranhalar yoğun stres altında oldukları için her şeye saldırabilirler. Ancak asıl tehlikeli oldukları dönem yağmurların başladığı ve kuraklığın sona erdiği dönemdir. Kuraklık boyunca aç kalmış, yaşam mücadelesi vermiş piranhalar her şeye saldırırlar. Birbirlerine bile… Aralarından kuraklık döneminde halsiz kalmış, formdan düşmüş balıkları bile yerler. Ve bu sebeptendir ki onlara yamyam tür denilmektedir..



    Serrasalmuslar;

    Serrasalmuslar tek başına gezen ve genellikle yüzgeç/kuyruk yiyerek beslenen balıklardır. Kendileri gibi iri bir balık bulur peşlerine takılırlar. Geniş ağızları ve keskin dişleri ile balıktan iri bir yüzgeç parçası kopartırlar, fakat balığı öldürmezler. Balık kısa sürede iyileşecektir ve Serrasalmus ondan yeniden bir parça kopartıp beslenecektir. Bu olay balık ölene kadar yada Serrasalmus’u atlatıp kaçana kadar genellikle devam eder… Bunun haricinde yakaladıkları ufak balıkları, kurbağaları, suya düşen kuş yavrularını, suya giren ufak kemirgenleri ve buldukları ölü balıkları vs. yiyerek beslenirler... Bu yüzden bu cins piranhalara da asalak türler denilir.
    Burada küçük bir ilavede bulunmak istiyorum. Serrasalmuslar her ne kadar tek gezen balıklar olsalar dahi birkaç türü vardır ki onlar tek gezebildikleri gibi sürü halinde de gezebilirler. Pygocentruslarda olduğu kadar sürüye bağlılıkları yoktur fakat yinede onlar gibi sürüler oluşturup avlandıkları da olmaktadır. Bu türlerden en bilinenleri “S.spilopleura” ve “S.maculatus”tur…


    Diğer Piranhalar;
    Onlar ağaçlardan düşen meyveleri, tohumları, çiçekleri falan yerler, fakat bunun haricinde küçük canlılara da hayır demezler… Avlanan bir piranha sürüsü gördüklerinde aralarına karışıp paylarını almaktan çekinmezler. Çünkü bilirler ki avlanan piranha sürüsü o an onlara dokunmaz, hatta sonrasında da tok oldukları için dokunmazlar. Bu kısa süre içerisinde onlarda avdan paylarını almakta gecikmezler. Onlar hazırcı ve fırsatçıdırlar. Bu yüzden onlara da fırsatçı piranhalar diyoruz.



    Piranhaların Akvaryumda Beslenmeleri
    ;
    Akvaryuma uygun olan piranhalar genellikle ufak olan türlerdir. Ancak günümüzde hepsi birer akvaryum balığı olmuştur. Buna rağmen Türkiye’de hala Pygocentrus nattereri haricinde piranha bulmak zordur.

    Akvaryumda beslenme yöntemlerini anlatmadan önce Türkiye’de ve Dünya’nın birçok ülkesinde P.nattereri ile karıştırılan ve piranha diye satılan bir balık var; Onu tanıyalım…


    PACU (Colossoma sp.)



    • Colossoma macropomum (Black Pacu)
    • Colossoma bidens (Red Pacu)
    • Colossoma brachypomum - Piaractus brachypomus (Red Pacu)
    Pacular yavruyken ve hatta büyüdüklerinde bile nattereriler ile benzerliklerinden dolayı karıştırılırlar ve piranha diye satılırlar. Aslında onlar piranha değildir. Piranha ailesine çok yakın bir tür olmalarına karşın onlar piranha değillerdir. Onlar iri tetralardır. Bu iri tetralar piranha adı altında pet shoplarda ve akvaryumcularda satışa sunulmaktadır. Son yıllarda otçul piranha adı altında satışa çıkıyor. Amatör yada bilinçsiz (çok yeni başlamış) hobiciler benzerlikten dolayı onları piranha sanıyor ve aldanıp satın alıyorlar. Bunun haricinde piranha olmadıklarını öğrendiklerinde bu balıkların karşılaştıkları kötü muamelede cabası… Piranha alıyorum hevesi ile satın alınan pacu balıkları kısa sürede devasal boyutlara ulaştıkları zaman akvaryuma sığmaz oluyorlar. Bu yüzden de elden çıkartılmak isteniyorlar. Ancak alıcısı olmuyor ve hatta gerçek ortaya çıktığında yani onların piranha olmadığını öğrendiklerinde de aynı durum ortaya çıkıyor. Elden çıkartılamayan pacu balıkları göllere, derelere vs salınıyor… Bu yapılan aslında bilinçsizce yapılan bir iyilik gibi görünüyor (onlar için). Fakat doğal ortamı olmayan bir yere bırakılan bu balıklar aslında kısa süre sonra ölüyorlar. Bu da Allah’ın taktiridir. Eğer yaşamaları gibi bir durum oluşur ise ve üremeleri halinde bırakıldıkları su alanının ekosistemini olumsuz etkileyeceklerdir. Beklide ülkemiz sularında yaşayan bir başka balığın yaşam alanını kısıtladıkları için soyunun tükenmesine sebep olacaklardır. Soyu tükenen bu balık ile beslenen başka canlılarda bu durumdan nasibini alacaklardır. Tabi bu olay zincirleme olarak devam eder. Yaşam piramidi denilen olayın burada ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.







    Oysa; nasıl ki piranhaları büyük bir heves ve sevgi ile alıp besliyorsak, pacular içinde aynı hevesi ve sevgiyi duyabiliriz. Önemli olan onları tanımaktır.
    __________________________________________________ ______
    Pacudan da bahsettikten sonra bu balıkları ve piranhaları akvaryumda nasıl beslemeliyiz konusuna gelebiliriz. Öncelikle hazır pacudan bahsederken pacuları ele alalım.
    Pacu; doğasında ağaçlardan düşen meyveleri, tohumları ve küçük canlıları yiyerek beslenir. Yani omnivor bir canlıdır. Akvaryumlarda da onları bu durumu göz önüne alarak beslemek gerekmektedir. Fakat bundan daha önemli bir durum vardır ki pacuların boyutları .Pacu doğasında 60-70 cm boya ulaşabilmektedir. Akvaryumlarda da iyi beslendikleri taktirde 50-60 cm olabilirler. Bu göz önüne alınmalı ve en fazla 2-3 adet pacu en az 1,5 metre boyunda bir akvaryumda barındırılmalıdır. Tabi bunun haricinde bu akvaryumun en ve yüksekliği de önem taşımaktadır. Pacular büyüdüklerinde 30 cm yüksekliğe sahip olabilirler. Buna göre yüksekliği en az 50 cm olmalıdır. Rahatça dönebilmeleri içinde akvaryumda 60cm den daha geniş bir en olması gerekir. Bu durumda minimum 150*50*60 ölçülerinde bir akvaryum gerekecektir.
    Tabi pacular başka iri balıklarla uyum sağlayabilen piranhalara göre barışçıl sayılabilecek canlılardır. Yanlarına kendileri gibi iri başka tür balıklar koyulmak istenir ise minimum akvaryum için bu verdiğimiz ölçüler yeterli gelmeyecektir. Hatta sayılarının 3’ten daha fazla olması halinde bile bu ölçüler ufak kalacaktır.
    Paculara akvaryumda eğer ki et verirseniz doğalarında olduğu gibi iri boyutlara ulaşabilirler. Ancak sürekli olarak et kaynaklı beslenmeleri yanlıştır. Onlar daha öncede belirttiğimiz gibi omnivor yani hem et hem ot yiyen canlılardır.
    Buna göre akvaryumda paculara verilebilecek yemler şunlardır;

    • Pond Yemleri; Havuz balıkları için özel olarak hazırlanmış yemlerdir. İri granül çubuklar halinde yada yuvarlak olabilirler. Suda çok çabuk yumuşayarak özellikle dişsiz balıklar için iyi bir besin olurlar. Bu sebeple Pacu gibi dişli balıklar için bir anda çok miktarda suya atılması yanlıştır. Kısa sürede yumuşayan yemleri pacular yemeyecek ve bu yemlerin suyu kirletmesine sebep olacaktır. Bu yüzden azar azar yedikçe takviye edilmesi gerekir.
    • Meyve ve Meyve Kuruları; Kuru üzüm gibi ufak kuru meyveleri iştahla yerler, Ayrıca onlar için besleyicidir. Bunun haricinde taze üzüm, salatalık, marul gövdesi(sert kısım) ve ufak doğranmış meyve parçaları da verilebilir. Hangi meyveleri verebileceğinize deneme yanılma yolu ile kendiniz karar verebilirsiniz. Yedikleri her tür meyveyi vermeniz mümkündür. Fakat elma, armut gibi sert yapıda meyveleri verirken ya çok ufak taneler halinde verin yada bu tip sert meyveleri vermeyin. Çünkü sindirimlerinde güçlük yaratabilmektedir.
    • Tavuk Eti; Haşlamadan çiğ olarak verilmelidir. Bazı kaynaklarda haşlanarak verilebileceği yazar ancak bu şekilde et yemesinin hiçbir anlamı kalmaz. Çünkü etin faydalı olan her şeyi suda kalır ve yavan bir et vermiş olursunuz. Sadece tokluk hissi uyandıracaktır. (Tavuk verirken kemiksiz ve kıkırdaksız olmasına özen gösteriniz)
    • Balık ve Balık Eti; Ağızlarına sığabilecek her boyda balık ve balık etini verebilirsiniz. Ancak tamamıyla tatlı su balıklarını tercih ediniz. Deniz balıkları tatlı su balıkları için iyi bir besin değildir ve bünyelerinde barındırdıkları tuz onlara zarar verebilir. Ayrıca deniz balıkları genellikle yağlı olurlar ve suyunuzu bozmaları kuvvetle muhtemeldir.
    • Kırmızı Et; Yürek, Ciğer gibi etler verebilirsiniz. Ancak bu tip etler çok fazla verildikleri taktirde balıkta aşırı yağlanma, renk kaybı, pul dökülmesi gibi sonuçlara yol açar. Bu yüzden kırmızı eti çok fazla tavsiye etmiyorum. Ara sıra Değişik besin almaları amacı ile kullanabilirsiniz.
    • Böcekler, Kurtlar; Çekirge, Danaburnu, Solucan vs. canlılarda verebilirsiniz...

    NOT:

    Et verirken etleri büyük parçalar halinde vermeyiniz. Doğalarında pacular etleri kopartarak yemezler. Buldukları ufak parçaları yerler. Diş yapıları da buna göre gelişim göstermiştir.. Ceviz kıracağı gibi şekle sahip ağızlarındaki dişler birbirine makas gibi kenetlenerek kapanmaz. Bu yüzden de etleri kopartıp yiyemezler. Onların dişleri meyveleri ve meyve tohumları ezmek içindir. Yada kabuklu tohumların kabuklarını kırmak içindir.







    Pacu hakkında yeterince bilgi sahibi olduk. Artık akvaryumda besleyebileceğimiz piranha türlerini ele alalım.
    Öncelikle söylemek gerekir ki; Türkiye’de piranhaya karşı ilgi yurt dışında olduğu gibi değildir. Aslında bu tamamen imkanlar yüzünden olan bir durumdur. Bugün bir akvaryum dükkanına yada pet shop’a gittiğinizde piranha bulmanız çok kolay değildir. Zaten belirli mevsimlerde piyasaya giren bu balıkların çoğu ülkede olduğu gibi aslında Türkiye’de de satışı yasaklanmıştır. Fakat yasak canlı listesinde piranha isim olarak geçmez. Sadece doğadan yakalanmış etçil ve tehlikeli olan canlılar yasaklanmıştır. Mesela timsah… Timsahı yurt dışından ülkemize sokmak isterseniz gümrükte durdururlar ve el koyarlar. Elinizde belge olmadan kafanıza göre ülkeye timsah sokamazsınız. Piranhalarda aynı şekildedir. P.nattereri neredeyse ezelden beri akvaryumcularda var olan bir piranha türüdür. Ve toptancılardan ülkemize giriş yaparken dişli pacu adı altında giriş yapar. Aslında paculara piranha denilmesindeki bir sebepte budur. Singapur geçtiğimiz yıllarda piranhaya yasak getirdi. Toptancılar artık dünyaya piranha yavrusu dağıtamıyorlar. Bunun üzerine Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Hindistan’da piranha üretilmeye başlandı. Geniş ve büyük havuzlarda piranhalar doğal ortamlarındaki gibi hissettirilip üretiliyorlar. Eş tutan piranhalar eş olarak en az 500 litrelik bölmelere ayrılıyorlar üretim gerçekleşiyor. Her şeye rağmen, piranhalar diğer tropik balıklar gibi bir defa eş tuttuktan sonra tekrar tekrar yumurtlamazlar. Eş balıkların yumurtlama işlemi sonrasında havuzlara geri yerleştirilmesi gerekir. Çünkü sürü içerisinden onlar tekrar kendilerine eş seçeceklerdir. Yine aynı balıklar eş tutabilirler ancak tekrar sürüye girmeden farklı bir ortama ayrılmış bir şekilde bu çok zordur. Özellikle akvaryum ortamı gibi bir yerde. Kısacası üretilmeleri kolay olmayan canlılardır. Bu sebeple de piyasada çok fazla bulunmazlar. Şuan üretilebilen birkaç tür piranha vardır. Fakat üretimi gerçekleşmiş olmasına rağmen çoğu tür ticari boyutta bir üretimde değildir. Üretimi ticari boyutlara ulaşan tek tür P.nattereri’dir. Bu yüzden de piranha satın almak isterseniz karşınıza ya pacu, yada nattereri çıkacaktır. Diğer tür piranhaları kendi imkanlarınız ile yurt dışından satın almanız gerekmektedir. Bunun içinde özel izin vs. gerekir. Yada kaçak olarak 1 yada 2 balığı valizinizde getirebilirsiniz. Buradan da anlaşıldığı gibi piranha aslında halen bir akvaryum canlısı konumunda değildir.
    Tüm piranha türlerini ele alıp anlatmak yerine pacudan sonra P.nattereri’den bahsetmek bu açıdan yeterli olacaktır…


    RED BELLY PİRANHA
    [Pygocentrus nattereri (Kner 1860)]





    Bu güne kadar birçok isim verilmiştir. Bu isimler; Pygocentrus ternetzi, Pygocentrus stigmaterythraeus, Rooseveltiella nattereri, Serrasalmo piranha, Serrasalmo ternetzi, Serrasalmus nattereri, Serrasalmus ternetzi şeklindedir. Hala bazı kaynaklarda bu isimler ile bilgi bulunabilmektedir.
    Genel olarak Brazilya civarındaki sularda görülürler. Ancak P.nattereriler Amazonda en geniş yaşam alanına sahip piranha türleridir. Neredeyse her sulak alanda karşımıza çıkabilirler.
    Kendi içinde alt türlere sahip bir türdür. Aslında bu olay tüm piranha türlerinde vardır. Yaşadıkları nehre göre şekil, renk ve boyut farklılıkları oluşabilmektedir. Birkaç çeşidi vardır. Turuncu karınlı olanlar, sarı karınlı olanlar ve kırmızı karınlı olanlar.

    Coğrafi değişikliklere göre alt-türler;
    • P.nattereri "Super Red"
    • P.nattereri "Ternezti"


    Doğada 40 cm boya ulaşanları vardır (P.nattereri “ternetzi”). Akvaryumlarda max. 30 cm civarında olurlar. Çok iyi beslenme ve geniş yerde beslenirlerse doğadaki gibi iri boyutlara ulaşmaları mümkündür. Ancak asıl bilinen P.nattereri doğada da 30 cm boyutları aşmaz. En fazla 33 cm olanları görülmüştür. Bunun haricinde “super-red”ler daha ufak boyutlara sahiptirler.
    Akvaryumlarda balıklar doğalarında olduğu gibi olamazlar. Her ne kadar elinizi uzattığınızda elinize tepki verseler yada avlarını doğadaki gibi parçalasalar da akvaryumda stres altında olurlar. Doğadaki gibi renklere sahip olamazlar. İyi bir beslenme ile çok canlı renklere sahip olan nattereri sahipleri çoğu zaman vahşi formu yakaladıklarını söylerler. Fakat aslında vahşi formda parıl parıl parıldayan pullar yoktur. Akvaryumda ne yaparsak yapalım tam vahşi formu ve renkleri yakalayamayız. Ayrıca güneşten aldıkları vitaminleri bizim akvaryum ışıklandırmalarımız sağlayamaz. Bunun için yinede en ideal ışıklandırmayı seçmemiz gerekir. Florasan tipi ışıklandırma kullanıyorsanız “Philips aquarelle” uygun bir florasandır. Ayrıca çok fazla aydınlığı da sevmezler. Su üstü bitkileri ile ışığın parlaklığını engellemek gerekir.
    Amazon nehri genel olarak yumuşak ve asidik sulardır. Buna göre piranhalarımız içinde yumuşak ve asidik sular gerekir. Akvaryumda bunu sağlamanın en kolay yolu “Reverse Ozmosis” yani “Ters Ozmos” cihazıdır. Bir tür arıtma cihazı olan bu alet suyu insan derisinden daha ince gözeneklere sahip mebran denilen bir ince gözenekli yapıdan geçirir. Neredeyse tamamen arıtılmış olan bu su yağmur suyundan daha saf bir hale gelecektir. Neredeyse saf su şeklinde çıkan bu suyu direk olarak akvaryumda kullanamayız. Bu yüzden aşılamamız gerekir. Damacana sularla yada çeşme suyumuz (temiz ise) aşılayıp kullanabiliriz. Bunun haricinde direk olarak damacana sular kullanılabilir. Ancak damacana su kullanırken de uygun olup olmadığına bakmak gerekmektedir. Burada çoğu kişi damacana suların pH değerine bakmaktadır. Ancak pH(asitlik)ten daha çok Gh(sertlik) ve No³(nitrat) değerleri önemlidir. Nitrat 0 , sertlik ise en fazla 10 birim olması gerekir. (Not: Sertlik damacana üzerinde “Toplam Sertlik” olarak geçebilir…)



    Pygocentrusların beslenme şekillerinden bahsederken nasıl beslendiklerini yazmıştık. Doğalarına uygun bir beslenme tarzını akvaryumda da uygulamak gerekir. Tamamen etçil türler için hazır balık yemleri veya bitkisel gıdalar vermek yanlıştır. Zaten bu tip yemlemeyi kabul etmezler. Ancak ve ancak yavru nattereriler için bazı kuru yemler verilebilir. Mesela bunların en uygunu Tetra Bits “Discus” yemidir. Çok ufak nattererilerin beslenmesinde kullanılabilirler. Fakat bu yemlerin içeriğine karoten olduğu için bu yemler balığı aşırı renklendireceklerdir. Erkenden kırmızı rengin oraya çıkmasına sebep olan karoten ve astaksantin içeriği hormon etkisi gösterip balığın ilerleyen yaşlarda sorunlarla karşılaşmasına sebep olacaktır. Bu tip yemleri sürekli kullanmak bu açıdan yararlı değildir. Kıyma ve benzeri etlerde uygun değildir. Çünkü bu tip etler macun gibidir. Suya girer girmez parçalara ayrılırlar ve balık bunları yiyemez. Yese bile dişlerini kullanarak kopartmadığı ve parçalamadan yuttuğu bu tip etleri geri kusacaktır. Bu durumda da suyunuz kirlenecektir. İyi bir filtre sahibi olsanız dahi bu filtreyi de gereksiz yoracak hatta filtrede biriken bu artıklar nitrat patlamasına yol açacaktır. Bu sebeple en doğal besleme şekli hazır gıdadan çok iri et parçaları ve canlı yemlerdir.





    Nattereri’lere verilebilecek besinler;
    1.Canlı Yem: Solucan, kurbağa, balık gibi canlı yemler verebilirsiniz. Balıklar ufakken böceklerde dahil edilebilir (çekirge gibi)… Ancak şunu unutmamak gerekir ki bu tamamen doğal beslemeye yönelik bir durumdur. Ve piranha beslemek istiyorsanız balığı stresten uzak tutmalısınız. Balık avlandığı sürece stresten uzak olacaktır. Uygun bir dekor ve canlı yem bu açıdan şarttır. Canlı yem vermek yinede kişinin kendi inisiyatifine bağlıdır. Yani balığı besleyen kişi ister verir, ister vermez…
    2.Kırmızı Et:
    Dana yüreği, dana ciğeri gibi kırmızı etler verilebilir. Hatta kasaptan parça et alıp verilebilir. Ancak kırmızı et bu balıkların doğalarında çok fazla yedikleri yemler değildir. Doğada nadiren suda ölü olarak buldukları kırmızı et sahibi canlıların leşlerini yerler. Bu açıdan bakıldığında sürekli olarak kırmızı et ile beslemek zaten doğal bir beslenme tarzı olmayacaktır. Ayrıca sürekli verilmesi balığın renk kaybetmesine sebep olacaktır.
    3.Beyaz Et:
    Tavuk, Hindi, balık gibi yemler… En doğal besleme şeklidir. Tavuk, hindi ve balık gibi yemler tam anlamıyla doğalarına uygun beslenmeyi ortaya koyacaktır. Doğalarında ağaçlardan düşen kuşları, buldukları ölü balıkları yada yaralı balıkları yerler. Bu açıdan bakılınca en çok yedikleri şeyler kuşlar ve balıklardır. Tavuk ve hindi eti verirken eğer iri kemikli değilse kemiklerini ayırmayı unutmayınız. Aksi taktirde kemikli olarak suya bırakabilir ve daha sonra kemikleri toplayabilirsiniz. Tabi hazır olarak tavuk yada hindi etini löp halde kemiksiz satın alabilirsiniz. Bu daha uygundur. Hem arta kalacak kemikler vs suyunuzu da bozmayacaktır… Balık vereceksiniz ise alabalık gibi tatlısu balıkları uygundur. Ülkemizde tatlısu balığı olarak satılan alabalıktan başka sazan gibi balıklar vardır. Tatlısu balıkçılığı ülkemizde çok fazla gelişmiş olmadığı için en uygun tatlısu balığı alabalıktır. Bütün olarak yada parçalar halinde verebilirsiniz. Bunun haricinde alabalığın denizlerde yaşayan yakın akrabası somon balıkları da uygundur. Büyük balıklar oldukları için dilim halinde satılırlar. Ve dilim halinde alıp balıklarınıza verebilirsiniz.
    4.Ölü Canlılar:
    Aslında ölüm sebebinin ne olduğunu bilmediğimiz canlıları vermemeliyiz. Sonuçta akvaryum ortamı kısıtlı bir alan ve piranhalar doğalarındaki gibi bir metabolizmaya sahip değiller. Ölü canlılar ile beslenilen balıklarda sağlık sorunları ile karşılaşılabilir. Ölüm sebebi hastalık vs değilse temiz olduğuna inandığınız akvaryum balıklarını vs verebilirsiniz.

    Nattererilere verilmemesi gereken besinler;
    1.Japon balıkları: Japon balıklarından bulunan “Thamianase” enzimi, balıkların B vitamini eksikliğine yol açarak metabolizmasını bozmaktadır. Bu yüzden Japon balıkları uygun bir besin değillerdir.
    2.Fare, hamster vs. diğer kemirgenler:
    Psikopatlık yapmaya gerek yok. Yukarıda saydıklarımla yeterince sağlıklı bir besi uygulanabilir. Bu tip yemler vermeye hiç gerek yoktur. Ayrıca bu tip yemler verilirken bozulacak su şartlarını da hesaba katmak gerekir. Suya karışan tüy, kan gibi şeyler filtre tarafından emilecek ve filtreyi gereksiz zorlayacaktır. Ayrıca bu tip hayvanlar hastalık taşıyabilmektedir. Sonuçta akvaryumlarla iç içe yaşıyoruz ve elimizi kolumuzu sokuyoruz. Ne olursa olsun akvaryumu komple temizleyip dezenfekte etmeden suya damlatılan kimyasallar ile bu tip hastalıkları engelleyemezsiniz. Fareler, 200 kadar patojen organizma(virüs, bakteri, mantar solucan ve artropod) taşırlar.Kemirgenlerce taşınan hastalıklar genel olarak zoonoz terimiyle adlandırılırlar. Bu terim, bu hastalık ve enfeksiyonlara neden olan etkenlerin doğal olarak omurgalı hayvanlar ve insanlar arasında taşındığını gösterir. Bu durumda da balıklarımıza bir şey olmazken akvaryumla uğraşırken bu tip hastalıklar bizlere bulaşabilecektir. Bu hastalıklarda rol oynayan organizmalar arasında basiller, spiroketler, rickettsialar, virüsler ve nematodlar bulunur. Veba (Plaque), Salmonellosis, Leptospiroz, Sıçan Tifüsü, Kuduz vs. gibi hastalıklara maruz kalmamak için kemirgenleri yem olarak kullanmayınız!!!
    3.Deniz canlıları:
    Deniz balıkları ve diğer canlılar verilmemelidir. Aynen Japon balıklarında olduğu gibi balıkların metabolizmasını olumsuz yönde etkiler, yağlandırır ve hatta bünyelerinde bulunan tuz sebebi ile balığınızda sindirim sorunları oluşturabilir.
    4.Diğer canlılar…



    Doğru beslenme ile büyütülmüş sağlıklı balıklar 1,5 – 2 yaşına geldiklerinde üreme olgunluğuna erişirler. Bu yaşlarda iyi bakılan nattereriler genelikle akvaryumlarda yumurta dökerler. Ancak yumurta döküyor olmaları onların üreyecekleri anlamına gelmez. Dişi balıklar genellikle Yumurtlama olgunluğuna erişir ve hatta yumurtlamaya hazır hale gelirler. Fakat erkek balıkların dölleme sürecine girmesi zor bir olaydır. Birbiri ile çakışmadığı sürece piranhaları üretemezsiniz. Erkek kızışır, dişi hazır olmaz, yada dişi hazır olur, erkek kızışmamış olur. Aynı anda kızışma dönemi içinde olan piranhalarınız varsa zaten erkek balık simsiyah olur ve bir köşede yuva hazırlamaya başlar. Sürekli olarak dişi balığı buraya çekmeye çalışır.
    Bu konu üzerinde çok fazla durmadan resimlerle üreme sürecini gösterelim.

    Erkek balık dişiyi yuvaya çekmek için kurlar yaparken…




    Ve yumurtlama süreci başladıktan sonra...



    Buradan sonra erkek balık yumurtalara yavrular çıkana kadar bekçilik yapacaktır.

    [VID]http://www.youtube.com/watch?v=aOT_FdpDotw&feature=player_embedded[/VID]

    Unutmadan hatırlatmak gerekir ki; Bana göre ve birçok kişiye göre dünyanın en iyi piranhacısı “Frank Magallanes”tir. Kendisi bir bilim adamı olmasına rağmen, kendisine sorduğumda dişi ve erkek balığı üreme sürecine girmeden bakarak anlamanın imkansız olduğunu söylemektedir. Yani kuyruğuna, kafasına, anüsüne bakarak dişi ve erkek balık tespit edilemez. Ancak tahmin yürütülür fakat doğruluğu konusunda söz söylemek yanlıştır. Cinsiyet tespiti ancak üreme döneminde olur. Erkek balık mavimsi bir renktedir ve bu dönemde siyaha dönüşür. Dişi balık ise Daha açık renk tonlarına sahiptir ve bu dönemde de tozlu siyah gibi görünümde olur. Erkek kadar koyu renkler almaz. Zaten bunun haricinden hareketlerinden ve dişinin karnından üreme zamanı cinsiyet ayrımı yapılabilir. Normal zamanda birbirlerinden farkları yok denecek gibidir ve cinsiyet tespiti için yeterli farklılıklar bulunamaz. Bunu anlamanın en kesin yöntemi balığı kesip bakmaktır. Tabi bu durumda da balık öleceği için anlaşılan o ki canlıyken piranhalarda cinsiyet tespiti yapamıyoruz… Sadece P.nattereri’lerde değil tüm piranhalarda durum aynıdır. Ancak cinsiyet tespiti bakılarak yapılabilen tek tür vardır ki anal yüzgeci iki loblu olan “Pygopristis denticulata”dır.

    Yavru Balıkların Büyütülmesi ve Piranhaların Yetiştirilmesi;
    İster kendi üretiminiz olsun, ister satın almış olun.. Yavru balıkların büyütülmesinde bazı önemli noktalar vardır. Şimdi bu önemli konuları ele alacağız.
    • Yavru balıklarda besi; Yavru balıkları günlük olarak beslemek gerekir. Hatta günde 2 defa azar azar beslemek daha uygundur. Satın aldığınız yavru piranhalar en az 2-3 cm olacaklardır. Bu boydan sonra piranhaların artık et yemesi gerekir.. Dişleri gelişim sürecine girmiş bu balıkları bu boylarda et ile beslemezsek çene yapılarında bozukluklar olması muhtemeldir. Çünkü kuvvetlenmeyen çeneler kavga vs hallerde birkaç zaman sonra yerinden çıkabilirler. Bu tip sakatlanmalar sonucu diğer sürü bireyleri sakat balığı parçalayarak yok edeceklerdir. Bunun için balıkları ilk aylarda sürekli tok tutmak gerekir. 7-8 cm boya gelene kadar günlük besleme işlemine devam edilmelidir. Daha sonrasında gün aşırı hatta haftada 2 defa yemleme yapılabilir.
    • Yavru balıklarda sindirim ve sudaki akıntı; Sindirim yüzdükçe olur. Duran balık yediğini sindiremez. Özellikle beslenme sonrası suda akıntı yaratmak ve balıkları yüzdürmek gerekir. Akvaryuma dış filtreniz yada taşırma filtreniz haricinde 2 tane iç filtre veya kuvvetli bir powerhead (kafa motoru) eklerseniz… Su sürekli olarak hareket halinde olacaktır ve balıklar durmak yerine yüzmek durumunda kalacaklardır. Burada dikkat edilmesi gereken konu powerhead’ın sessiz olması ve çok kuvvetli olmamasıdır.. Sesli olan motorlar piranhalarda strese sebep olur ve balıklar renklerini atıp akıntıya rağmen bir köşeye çökerler. Bunun sonucu olarak da sindirim sorunları ortaya çıkar. Yediklerini tamamen geri çıkartıp suyun bozulmasına sebep olurlar. Ayrıca çok kuvvetli motorlarda balığın aşırı yorulmasına ve ölmesine sebep olabilir. Özellikle sürü içerisinden halsiz balıklar diğer balıklar tarafından parçalanabilirler. Bu yüzden benim tavsiyem powerhead yerine 2 tane iç filtre kullanmanızdır. Kaliteli 2 iç filtre akvaryumun farklı bölgelerine (biri aşağı, biri yukarı) yerleştirilip düzenli ve hoş bir akıntı sağlanabilir. Akabinde iç filtreler sayesinde dış filtreniz yada taşırma filtreniz pislik toplamak yerine biyolojik filtre görevi üslenirler. Ön filtre görevi gören iç filtreler ise katı atıkları toplarlar. Zaman zaman temizleyeceğiniz iç filtreler ile hem dış filtreniz biyolojik filtreniz olur, hem de çabucak kirlenip su kalitesini bozmaz. Biyolojik filtre piranhalar ve tüm balıklar için önemli bir konudur. Yararlı bakterilere ev sahipliği yapar.
    • Taze su; Yavru balıklar taze suyu çok severler. Aslında sadece yavru balıklar değil. Bütün balıklar taze suyu çok severler ancak yavrular için büyümelerinde önemli bir faktördür. Sık su değişimleri ve taze su onları daha canlı yapar. Renkleri daha parlak olur, daha hareketli ve neşeli olurlar.
    • Su kimyası; Suyun kimyası dediğimiz şey aslında önemli bir faktördür. Tüm balıklarda olduğu gibi piranhalarda da su şartları çok önemlidir. Amazon balığı olmalarından ötürü ise bu konu hassas bir durum oluyor. Suyun yumuşak ve asidik olmasına özellikle dikkat etmek gerekiyor. Test kitleriniz ile sürekli ölçümler yapıp olumsuzluk var mı, yok mu kontrol etmelisiniz..
    • Dekor; Bu konuda önemlidir. Piranhalarda dekor yaparken bitki ve kütük haricinde dekor malzemesi kullanmayınız. Kütük kullanırken de dal, ince kök ve benzeri malzeme tercih ediniz. İri kütükler ve kökler taşlardan ve kayalardan pek farklı değildir ve balıklarınızın çeneleri ve dişleri için tehlike yaratırlar. Taş ve kaya kullanımına gelince. Sadece çene ve dişler için tehlike yaratmaz ayrıca taşlar ve kayalar suda salınım yapacakları için su değerlerini değiştirirler. Buda balıklarınız için olumsuz şartlar demek olur. Özellikle iri balıkların akvaryumlarında taş ve kaya kullanılmamalıdır. Aslında iri balıklarda dekorasyona gerek yoktur.Yavru balıklara ise çok fazla saklanma yeri oluşturmayacak şekilde. Sade bir dekor uygundur. Ayrıca testi, fıçı, batık gemi gibi doğal olmayan dekor malzemeleri de koymayınız. Onlarda balıkların çene ve dişleri için olumsuz malzemelerdir. Ayrıca dekorunuzu bir defa yapıp değiştirmeyin. Balıklar yaşadıkları yeri tanısınlar ve kendilerine güvensinler.
    • Taban Malzemesi; Taban malzemesi olarak su şartlarını olumsuz etkileyecek kum ve çakıllardan kaçınmak gerekir. Dünyada yapısından ödün vermeyen tek taş “quartz”dır. Ve su içerisinde salınım yapmayarak su şartlarını olumsuz etkilemez. Bu açıdan quartz kumlar en uygun kumlardır. Bunun haricinde lav kırığı kumlar da suda salınım yapmazlar. Ancak lav kırığı kumların benim açımdan bir eksisi vardır ki gözenekli yapıları sebebiyle çok fazla bakteri tutarlar. Biyolojik filtreniz var ise yararlıda olsa bu kadar çok bakterinin akvaryumunuzda bulunması iyi değildir. Herhangi bir olumsuz durumda ölebilecek bakteriler suyunuzu sütbeyazı bir hale getireceklerdir ve bu durumda komple su değişimi yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden en uygun kumlar quartz kumlardır.
    • Oksijen; Oksijen sağlamak için hava motoru kullanmayınız !!! Hava motoru ile verdiğiniz havanın çıkarttığı kabarcıklar balıkları strese sokar. Bunun yerine dış filtrenizin su çıkışını su yüzeyine verip yüzeyi hareketlendirmeniz yeterlidir. Su yüzeyi hareketli olduğu sürece suya oksijen girecektir. Sump kullanıyorsanız bunlara hiç gerek olmaz. Yeterince oksijen suyun taşması sırasında oluşur..
    • Işık; Işık konusunda daha önce uygun ışıklandırma şeklinden bahsettik. Yavru balıklarda bu daha önemli bir konudur. Yoğun ışık altında yavrular kendilerini tehlikede hissederler. Açık bir alanda savunmasız durumda olduklarını düşünen yavrular sürekli stres altında olur ve en ufak harekette kaçarlar. Bu korkaklığı engellemek için kısık ışık veya bol su üstü bitkisi gerekir. Ne kadar loş bir ortam olur ise o kadar kendilerini güvende hissedeler. Bu açıdan yavruların büyümesinde en önemli faktörlerden biriside ışıktır.
    • Akvaryum; Bu da önemli bir konudur. Büyük akvaryum çok önemlidir. Ancak çoğu kişi “Ben şimdi 10 tane balık alayım, ilerde akvaryumu büyütürüm” düşüncesi ile piranha alıyor. İlerleyen zamanlarda ise “büyümüş olmalarına rağmen korkak olmaları” yada “sayılarının azalmış olması” gibi durumlarla yüz yüze kalıyorlar. Bunu engellemek için başından sonuna kadar balıklarınızı geniş yerde tutun. Ve yukarıda da belirttiğim gibi dekorunuzu akvaryumunuza bir defa yapın ve değiştirmeyin. Sadece balıklar büyüdükçe fazlalık gördüğünüz kütük vs malzemeleri çıkartabilirsiniz. Genel bir dekor değişikliği balıkları olumsuz etkileyecektir.
    İlave olarak: Son zamanlarda yurtdışından özel olarak getirilen serrasalmuslar vardır. Akvaryumcularda ve petshoplarda bu balıkları bulmanız imkansızdır. Daha öncede belirttiğim gibi özel olarak getirilmesi gerekmektedir. Bazı kişilerde Serrasalmus türü balıklar olduğundan dolayı en azından derinlemesine bu konuya girmeden bir tane Serrasalmus türünü de anlatıp genel bir fikir edinilmesini sağlayalım...
    Bunun için yine serrasalmuslar asından en çok rastlanılan bir türü ele alacağız. Aslında rhombeus, manuelli, elongatus, geryi, spilopleura ve sanchezi gibi türler yurt dışında sıklıkla akvaryumlarda rastlanılan türlerdir. Fakat hepsine nazaran piranhaların kralı gözüyle bakılan. Her piranha sevdalısının bir gün beslemek istediği bir balık vardır. Ve bende o balığı ele alacağım…

    SERRASALMUS RHOMBEUS (LINNAEUS, 1766 )


    S.Rhombeus en büyük piranhalardan birisidir. Tüm G. Amerika nehirlerinde görülür ve yaşadıkları bölgeye göre renk, boy ve şekil farklılıkları olabilmektedir. Ana vatanları (çıkış yeri) Guyana olarak düşünülmektedir.
    Siyah piranha olarak bilinirler ancak aslında durum böyle değildir. Bu isim G. Amerika yerlileri tarafından siyah olan tüm piranhalara söylenen bir isimdir. Üreme zamanındaki nattereriden, stresli bir balığa kadar koyu renkteki tüm balıklara “Black Piranha” derler. Bu tür ve cins ayrımında kullanılan bir isim değildir…
    Araştırmacılar, S. Rhombeus’un birkaç türün birleşimi olduğuna inanırlar. Bazı araştırmacılar ise, catalao gölünde yaşayan balıkların, Solimoes Nehri(beyaz sular) ve Negro Nehri(asidik ve koyu sular) sularının Catalao gölünün suları ile karışarak suyun dengelerinin değişmesi nedeniyle balık yumurtaları üzerinde etkisi olduğunu ileri sürmektedir. Buna interbreeding denir. Bu aşamada yumurtaların kromozomları ve DNA sı değişir. Sonucunda ise farklı görünümlerde rhombeuslar ortaya çıkar.

    Daha öncede dediğim gibi balığın yaşadığı yere göre şekil, boy ve renk farklılıkları ortaya çıkar. Ancak balık yaşadığı bölgeden dolayı ne kadar değişime uğrarsa uğrasın, değişmeyen tek şey göz renkleridir. Guyana da yaşayan rhombeusların formları daha narindir. Orinoco ve Amazonlarda yaşayan rhombeusların formları daha farklı ve renkleri daha koyudur. Tüm rhombeusların ortak yanları kırmızı gözleridir. Kırmızı göz, balık 10 cm yada biraz daha büyük olunca tam rengini alır.
    S.rhombeuslar nadir olarak gruplar halinde gezerler. Çiftleşme dönemi vs durumlarda bir araya gelirler. Normal zamanlarında tek başlarına dolaşan ve tek başlarına avlanan balıklardır. Eğer ki beslenen bir Pygocentrus sürüsüne denk gelirlerse hemen araya karışır ve avdan paylarını alırlar. Bunun haricinde bir balık ölüsü yada yaralı ölmek üzere olan balık gördükleri zaman derhal yok ederler. Normal zamanlarında ise diğer büyük balıklar etrafında takılır ve acıkınca balıktan bir parça kopartır. Balıktan genelde yüzgeç vb. kolay iyileşen yerleri kopartırlar. Kısa süre içinde balığın yüzgeçleri yenilenir fakat bu sefer yeni bir yarası daha olur. Çünkü S.rhombeus ondan fırsat buldukça parça kopartacaktır. Balık hastalığa açık yaralı haliyle ya hastalık kapıp ölür, yada artık yaraları çok derin olduğu için… Her iki durumda da balığın ölümünden sonra S.rhombeus afiyetle karnını doyuracaktır.
    S. rhombeusa gümüşten, siyaha kadar değişik renklerde rastlanılabilir. Benekli yada beneksiz olabilirler.. Anal yüzgeçlerinin uç kısımları gençlerde siyaha yakın bir görünüme sahiptir. Erişkinlerde ise tamamen siyah ve koyu renkli olur.. S. Rhombeusların karın rengi yaşadığı yere göre değişebilmektedir. Alt türlerin hepsinde karın renkleri farklılıklar gösterir. “Araguaia” ve “Xingu” nehirlerinde de değişik balıklara rastlanmış ve bu balıkların görünüşleri diğerlerinden çok daha farklı olmasına rağmen araştırmalar onların rhombeus olduğunu ortaya koymuştur. Bu farklı şekillere sahip rhombeuslar sebebi ile birçok Serrasalmus türü balık; yavruyken rhombeus ile karıştırılıp satın alınmaktadır. Örneğin sanchezi, compressus yada altuvei gibi balıklar yavruyken rhombeus yavruları ile büyük benzerlikler taşırlar. Rhombeus diye satın aldığınız bu balıklar farklı türler çıkabilmektedir. Yada mesela compressus diye satın aldığınız balık rhombeus çıkabilir.




    Akvaryumda; rhombeuslar tek bakılabilmektedirler. Yanlarında diğer bir başka balığı istemezler. Yüksek oranda birinden birisi ölecektir. Beklide ikisi de öleceklerdir. Bu yüzden riske girmeyip tek beslemek en doğrusudur.
    Rhombeuslar doğalarında derin sularda yaşarlar. Bu yüzden akvaryumlarımızda ya yükseklik çok fazla olmalıdır yada ışıklandırmamız çok kısık.. Işıklandırmayı kısma imkanımız yok ise florasan(yada ampul) önüne ışığı kapatacak bir şey koyulmalıdır. Karanlıktan ziyade loş olması daha iyidir. Işık önüne karartma yapmak için koyulan malzemeye dikkat etmek gerekir. Bu uygulamayı yaparken yangın çıkartabilecek malzemelerden kaçınmalıyız.
    Bunun haricinde geniş yer isterler. Bu yüzden de hem yüksek hem geniş akvaryumları tercih ediniz. Gerekirse özel yaptırınız. Eğer ki akvaryumunuz dar olursa kuyrukta kırık bir görüntü oluşacaktır. Bunun haricinde bazı balıklarda üst yüzgeç veya alt yüzgeçte kıvrılabilmektedir. Bunların sebebi akvaryumun yeterli büyüklükte olmamasıdır. Bu durumu engellemek için söylediğim gibi akvaryumunuzun büyük, yüksek ve geniş olması gerekir.
    Balığınız sağlıklı olması için akıntı motoru kullanmanız gerekir. Ancak çok fazla akıntı balığı rahatsız edecektir. Bu yüzden çok kuvvetli olmayan bir kafa motoru (powerhead) yada kaliteli iç filtreler kullanabilirsiniz.
    Ayrıca su kimyası da tüm piranhalarda olduğu gibi hassa bir konudur ve dikkate alınmalıdır. Özellikle Serrasalmus türü balıklar için çok daha önemlidir. Bu önemlilik küçümsenecek bir durum değildir hayati bir önemdir.. Yumuşak ve asidik sularda yaşadıkları için akvaryum suyunuzu da buna uygun hazırlamanız gerekir. pH: 6,5-7,2 arası olmalıdır. GH ise olabildiğince düşük ve 10 birim yukarısına çıkmamalıdır. Her piranhada olduğu gibi nitratta onlar için tehlikeli bir durumdur. Max.5 birim olmasına özen gösterilmelidir. Mümkünse 0(sıfır) olmalıdır…
    Beslenmeleri konusuna gelince;
    Serrasalmus rhombeus, yüzgeç yiyici bir balıktır fakat önlerine çıkan diğer yiyecek fırsatlarını da asla kaçırmazlar. Yiyeceklerinin %82sini yüzgeç ve balıklar, %11 ini çeşitli bitkiler ve tohumlar, %7 sini kabuklu (yengeç, kerevit, karides gibi) canlılar oluşturur.
    Küçükken açık renkte olurlar. Bunun sebebi gizlenmeye ihtiyaç duymasıdır. Yavru ve küçük balıklar bol bitkili yerlerde gözlerden uzak yaşarlar. Burada böcekler, ufak(yada yavru) balıklar gibi küçük avlarla beslenirler. Yeterince büyüdüklerinde saklanmaya ihtiyaç duymazlar ve daha derin bölgelerde açık alanlarda gezerler.

    Bu durumlar göz önüne alındığında dekorasyonu da buna göre yapmak gerekmektedir. Balık ufakken saklanabilecekleri yerler oluşturmak büyüdükçe bu saklanma alanlarını azaltmak ve balığa geniş yüzme alanları bırakmak gerekir.
    S.rhombeuslar hızlı büyümezler. Diğer piranha türlerine nazaran yavaş büyüyen balıklardır. Yılda 7-8 boya ulaşırlar. En fazla 10 cm oldukları görülmüştür. Erişkin boyutlara (50-60 cm) minimum 10 senede ulaşırlar.
    Bundan yıllar önce benim kendi beslediğim 2 rhombeustan bir tanesi 5 yaşında 18 cm diğeri ise yaklaşık 25 cm olmuşlardı. Ben bunu farklı alt türler olmalarına bağlıyorum. Yoksa aynı beslenme şekli ve aynı su şartlarında bu kadar büyük bir boy farkı oluşması normal bir durum değildir.
    Bu durumda anlaşılıyor ki büyümeleri hakkında da kesin bir şey söylemek yanlış olur. Ancak bilinen o ki rhombeus yavaş büyüyen bir balıktır.
    -------------------------------
    Akvaryumcularda bulup besleyebileceğimiz piranha türlerini ve nasıl beslenmeleri gerektiğini öğrendik.
    Artık Piranhalar niçin “Amazon Nehri”nin olmazsa olmazlarıdır konusunu ele alalım.

    Görüldüğü gibi piranhalar beslenmeleri açısından gruplara ayrılıyorlar ve çok fazla çeşitlilik gösteriyorlar. Bazıları sürü halinde geziyor, bazıları tek geziyor, bazıları ise diğer sürülere dahil olup fırsatçılık yapıyorlar..

    Ve masalımıza başlıyoruz…

    Günlerden bir gün Amazon Nehrinin bir köşesinde timsah tarafından ayağından yara almış bir capibara*¹ yarasının acısına dayanamayarak suyun kenarına yatıp kalmış. Yoğun miktarda kaybettiği kan dolayısı ile son defa dünyaya şöyle bir bakıp gözlerini kapatmış. Hayata gözlerini kapatan capibara’nın suya karışan kanı; Pygocentrus türü sürü piranhalarının onu çürümeden bulmasını sağlamış. Kan kokusunu alan Pygocentruslar hemen o bölgeye gelmiş ve capibara’yı çürümeden ve suyu bozmadan önce yemeye başlamışlar. Kısa süre sonra koca bir sürü tarafından parçalanan capibara’dan geriye sadece kemikler ve kopan ufak et parçaları kalmış. Tabi capibara’nın konusunu sadece Pygocentruslar almıyorlar. Bu et parçaları ve kemikleri temizlemek içinde kokuya gelen omnivor piranhalarımız var. Pygocentrusların arasında karışıp ufak parçaları ve kemiklerden sıyrılamamış etleri de küçük piranhalar ve omnivor piranhalar paylaşmışlar. Bu sırada kokuya gelen bir kedi balığı kaza ile Pygocentruslar tarafından yaralanmış. Yarası öyle derinmiş ki bir kenara geçmiş ve ölümü beklemeye başlamış. Yakınlardan geçen Serrasalmus kedi balığının kokusunu almış ve onu bulmuş. Hala ölmemiş olan ve çürütüp suyu bozmadan önce bulunan kedi balığını Serrasalmusumuz afiyetle yemiş. Bu sırada civardan bu parçalanan balığın kokusunu alan ufak piranhalar ve omnivor piranhalar hemen oraya gelmiş. Serrasalmustan arda kalan parçaları da onlar yemiş… O sırada ağaçta meyveyi didikleyen kuş kocaman bir meyvenin kopmasına ve suya düşmesine sebep olmuş. Akıntıya kapılan meyve su yüzeyinde yol alırken bir dal parçasına takılmış ve su içinde çürümeye başlamış. Çürüdükçe oluşan koku hemen bizim omnivorların ilgisini çekmiş. Meyvenin başına toplanmış afiyetle yemişler..
    Masalda burada bitmiiş...
    -------------------------------
    Sanırım masalsı anlatım yeterince açıklayıcı olmuştur. Piranhalar Amazon Nehrinin olmazsa olmazlarıdır. Onlar olmazsa timsahın elinden kaçırdığı av, ağaçtan suya düşüp boğulan bir kuş yavrusu, ölen balıklar, suya düşen tohumlar hepsi su şartlarını olumsuz etkileyecek ve diğer tüm balıklar için, yaşaması güç bir alan oluşacaktır.
    Piranhalar bu açıdan amazonun olmazsa olmazlarıdır…

    -------------------------------------------------------------------------------------

    Yazar notu: Kısaca piranhaları sizlere anlatmaya çalıştım. Umarım faydası olmuştur. Piranhalar üzerinde durulduğu zaman çok geniş bir konudur. Tek başlarına bir kitap hatta ansiklopedi olabilirler. Öyle ki; kedi ile köpek nasıl birbirinden farklı canlılarsa, piranhalarda benim gözümde diğer balıklardan farklıdırlar. Piranha ayrı bir dünyadır. Bu açıdan okuyucuları sıkmayacak şekilde özetleyerek piranhaları anlatmaya çalıştım. Daha fazla bilgi almak, diğer piranhaları tanımak ve bu konuda soru sormak isterseniz. Web sitelerimden yada mail adresimden bana ulaşabilirsiniz…
    Fakat şu var ki; burada şu konuya değinmeden edemeyeceğim. Piranha besleyen kişilere genellikle psikopat gözüyle bakılmaktadır. Bu önyargıdan başka bir şey değildir. Bu yüzdendir ki bu yazıyı özet bir yazı olmasına rağmen geniş tutmaya çalıştım Amacım okuyanlara piranhayı sevdirmektir. Bir laf vardır; “Adı çıkmış dokuza, inmez sekize” diye. Piranhalar içi durum böyledir. Adı çıkmış bir kere… Piranha beslemeyenler, özellikle hobiden uzak olanlar gerek televizyondaki filmlerden olsun, gerekse yanlış bilinçlendirmelerden dolayı olsun piranha besleyenlere karşı hep bir önyargı tutumu içerisindeler. Yukarıda da canlı yem konusuna değindim. Özellikle internet ortamındaki forumlarda canlı yem konusu geçtiği zaman bu önyargılı kişiler kendilerini belli etmektedirler. Ama olaya şu açıdan hiç bakılmıyor; bu hobi içerisinde olanlar tropikal balıkları için su piresi, artemia, tubifex gibi canlı yemler veriyorlar. Burada savundukları nokta ise onlar böcek yada benzer canlılar. Biz balıklarımızı başka balıklarla vs beslemiyoruz. Bu konuya kesinlikle katılmıyorum. O canlıları yiyen balıklarınız nasıl ki canlı yeme ihtiyaç duyuyorlar ve sizde onları doğalarına uygun beslemek için bu tip canlı yemler temin ediyorsanız. Piranhalarda canlı yeme ihtiyaç duyarlar. Bu durumda artemia, tubifex yada su piresi gibi canlı yemler sizlerinde tahmin edeceğiniz gibi piranhalar için uygun yemler değiller. 25 cm boyunda bir balığa 2,5 mm boyunda bile olmayan bir canlıyı yem olarak veremezsiniz. Bu durumda küçük balıklar, kurbağalar gibi canlılar piranhanın yemek mönüsünde yerini almak durumundadır. Biz piranhacıların abuk sabuk canlılar verip, psikopatlık yapmak ve bundan keyif almak gibi bir derdimiz yok. Olay tamamen tropikal balıkların canlı yem yemesi ile aynıdır. Tabi haklı olunan konular var. Fare, hamster gibi canlıları yem yapan psikopatlar yüzünden piranhalar gibi bizlerinde “Adı çıkmış dokuza, inmez sekize”...

    Sürç-ü Lisan Ettim ise Affola
    SAYGILARIMLA
    Onur Can BAKIR
    __________________________________________________ __________________________
    Capibara*¹

    Latince adı “Hydrochoerus hydrochaeris” olan dünyanın en büyük kemirgenlerinden birisi.
    Hatta dünyanın en büyük sucul kemirgeni.
    __________________________________________________ ___________________________
    Fotoğrafların alındığı kaynaklar;
    Fotoğraflar sahiplerinden izin alınarak kullanılmıştır. İzinsiz olarak 3. şahıslar tarafından kullanılamazlar.
    __________________________________________________ __________________________



    Cevapsız Konu
    Deniz Akvaryumu İçin Malzeme Arıyoruz

    Profil resmi
    afk43 -

    Aranan Malzeme(ler):
    Adet Fiyatı:
    İrtibat Bilgileri: 05462029257
    Nakliye ile İlgili Ek Bilgiler:
    Diğer Ek Bilgiler
    60.60.50 deniz akvaryumu için malzeme arıyoruz. tavsiye de olur.
    aydınlatma
    protein skimmer
    dalga motoru
    kafa motoru
    ve diğer malzeme önerileriniz varsa ya da ikinci el temiz malzeme varsa alabiliriz.

    Kardinal Tetra


    Profil resmi
    kaantzll -

    Merhabalar, 75lt akvaryumum neredeyse bir aylık oldu ilk günlerde başka akvaryumdan filtre suyu ekledim su oturmuş gibi duruyodu bikaç hafta sonra önce coryleri attım hiçbir sorun olmadan yaşadılar geçen haftada gouramileri attım onlarda da bi sorun yok iki gün öncede kardinal tetraları attım 9 adet olduğum şehirde bulamadım başka bi şehirden alıp geldim 2.5 3 saatlik bi yoldu balıkları iki ayrı poşete koydum fazla su ile poşetleride bi kutunun içine koyup güneş almicak şekilde bagaja koydum aşılayıp suya koyduğumda grup halindelerdi ışığı kapatıp yalnız bıraktım yarım saat sonra bi tanesini suyun dibinde cansız buldum, bikaç saat sonra bir daha baktım sayı eksik çıkıyodu nerde nerde derken su marullarının üstüne takılmış halde buldum oraya nasıl çıktı nasıl mahsur kaldı hiç anlamadım ışık açık olmadığı için pe bi zarar görmedi diye düşündüm geri suya koydum suyun üstünde hızlı hızlı nefes alıyodu strestendir diye düşündüm ama hareket ediyodu sabah kontrol ettiğimde ölmüştü aynı günün akşamı balıklara ilk yemi verdim sürü halinde yemi yediler akşam yatmadan kontrol ettim hepsi sürü halindeydi sabah kalktığımda bi tanesi yeni ölmüştü bu ölümlerin sebebi nedir anlayamadım diğer balıkların hepsi sağlımlı fiziksel bi hastalıklarıda yok. Akşam yem verdikten sonra tank içinde ufak düzenleme yaptım bitkileri düzenledim biraz kum ekledim acaba ondan dolayı mı stres olmuş olabilir?

    (3) - (6131032)

    Son 50 Tanıtım


    Profil Yorumları

    Apistogramma Sp. wilhelmi Abacaxis Yumurtluyor!


    Profil resmi
    Aquay - 14:13

    Herkese merhaba arkadaşlar!
    Bugün çok güzel bir sabah oldu çünkü ilk kez bir apisto türünün yumurtlama anına çıplak gözle tanıklık etme fırsatı buldum. Araştırdığım kadarıyla da internet ortamında bunun pek bir örneğine rastlamadım. O yüzden bu özel anı sizlerle de paylaşmak istedim. Ayrıca bu güzel canlıları bana kazandıran Harun Yıldırım hocama buradan tekrar teşekkür ederim.

    Öncelikle Abacaxis çiftimizi size bir tanıtayım;

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=2e_s44gUZfQ[/VID]

    Bu sabah tanık olduğum yumurtlama anını ise 6 parça video olarak sizlerle paylaşıyorum.

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=zXCygpcBOKo[/VID]

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=_zzV1sW6i3o[/VID]

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=RM_Nkdfoom8[/VID]

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=hZASH53Zix4[/VID]

    Burada yumurtalar daha görünür hale geliyor [:)]

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=Nb59EUPfkZs[/VID]

    Burada ise yumurtalarımız net bir şekilde görünüyor [:3]

    [VID]https://www.youtube.com/watch?v=GXjVk1n1sRo[/VID]

    (27)
    Canlı Tanıtımı

    Ram İle Apisto Aynı Tankta Mutlu Olurmu


    Profil resmi
    Umutoty - 22:08

    Merhabalar, 100-40-50 bir akvaryumum var bol bitkili ve köklü içinde 10 kırmxı burun 8 congo tetra 8 cory ve bir ram çifti ve bir apisto çifti beslemek istiyorum sorun olurmu sayı nasıl apisto ile ram kavga edermi.[:)]

    (8) (0) (21)
    Red tail big ear ribbon yavrum

    Profil resmi
    -

    http://www.akvaryum.com/Yarisma/resimler/02032019001203840.jpg

    () ()
    Sohbeti tam ekranda aç  

    Ana sayfa gösterim biçimi: Günün ilk açılışında genel bakışı, kalanında akışı göster. (Varsayılan) Her zaman akışı göster. Her zaman genel bakışı göster.

    İstanbul


    Trend Akvaryum

    240 adet akvaryumda satışa sunulan balıklar, bitkiler ve karidesler, geniş malzeme ve yem stoğu ile hem deniz hem tatlı su canlıları satışı yapmakta olan Trend Akvaryum Türkiye'nin en büyük tatlı su akvaryumcusudur. Geniş ürün yelpazeli sanal mağazası da bulunan firma Üsküdar'da bulunmaktadır.

    İzmir


    Malawi İzmir

    Malawi ve Tanganyika Cichlidleri'nin çeşidi kadar, Dennerle bayisi olması ile bitkili ve tropikal türlerde de oldukça iddialı bir akvaryumcu.

    Ankara


    Doğa Akvaryum

    Tetra türleri, canlıdoğuranlar, cüce cichlidler, discus ve pek çok bitki türünü bulabileceğiniz bir akvaryumcu.

    Adana


    Guppy Pet Shop

    Geniş yelpazeli sanal mağazası ve dükkanıyla Anadolu'nun en öne çıkan firmalarından.

    Son 24 Saatte En Çok Mesaj Gelen Konular


    Son 24 Saatte En Çok Beğeni Alan Konular