ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
drergun
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
61
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
03 Mart 2014 21:18
Son Ziyaret:
1 saat 41 dakika önce
Toplam Mesaj:
38 [0.02 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
0 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:
1

BİLGİLER

Ad Soyad:
Ergün Şahin
Doğum Tarihi:
Girilmedi
Yaş:
Bilinmiyor
İl:
Ankara
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Lepistes Dünyam

SON 10 MESAJI

Özel Varyete Lepistesler Neden Pahallı
Kimi 3-5 liraya satarken,kimi adedine 10 misli para istiyor.Bu nasıl oluyor?Sorularıyla zaman zaman karşılaşıyorum.Bir iki kelam ile izah edince herkes durumu kavrıyor ama,tek tek izah etmek yerine buraya bir şeyler yazayım istedim.
STANDARTLAR HAKKINDA KISA BİLGİLENDİRME:
Her işin bir standardı olmalı ki, iyiyle kötüyü ayırt edebilelim.Elbette ki lepistesler konusunda da uluslararası standartlar mevcut.İ.K.G.H. (Internationales Kuratorium Guppy Hochzucht) standartlarıyla belirlenmiştir.İnternet sitesine http://www.ikgh.org/ adresinden ulaşabilirsiniz.Standartlar hakkında Türkçe açıklama için de aşağıdaki linkten faydalanabilirsiniz. http://www.akvaryumportali.com/threads/lepistes-%C3%BCretiminde-ikgh-internationales-kuratorium-guppy-hochzucht-standartlar%C4%B1.1095/
Kabaca şöyle aklınızda kalabilir ;
1-) Gövde ;uzunluğu (max.8 puan),formu (max 8 puan),rengi (max 12 puan ) olmak üzere toplam 28 puan üzerinden değerlendirilir.
2-) Dorsal Fin (Sırt Yüzgeci); uzunluğu (max.5 puan),formu (max 8 puan),rengi (max 10 puan ) olmak üzere toplam 23 puan üzerinden değerlendirilir.
3-) Caudal Fin (Kuyruk) ; uzunluğu (max.10 puan),formu (max 20 puan),rengi (max 14 puan ) olmak üzere toplam 44 puan üzerinden değerlendirilir.
4-) Vitality (Canlılık,Sağlık) ; 5 puandır
Toplam 100 puan üzerinden değerlendirilir.Hangi ölçütlerin hangi puana tekabül ettiği İ.K.G.H. tarafından yayınlanmıştır.Puanlamanın 100 de 44 ünün kuyruk üzerinden olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum.
ANAÇLARIN MALİYETİ:
Bu standartlar tüm üreticiler tarafından bilinir.Zaten görsel olarak en iyilerine tekabül eden değerlerdir. Özel varyeteleri yurt dışından ithal ederken puantajı ne kadar yüksekse (Yüksek grade veya derece varyete derken kasdettiklerimiz bunlardır. ) o kadar yüksek bedel ödersiniz.Yol,ithalat vs. masraflarını katmadan puantajına göre 25 dolara da ,250 dolara da bir çift lepistes edinebilirsiniz.Gelenleri yaşatamayabilirsiniz.O yüzden çok sayıda pair (çift) yada trio (2 dişi,tek erkek) getirtmek mantıklıdır.Basit matematiksel bir hesapla,getirdiklerinizin 3 de birini yaşatabilirseniz,maliyetiniz 3 katına,5 de birini yaşatırsanız maliyetiniz 5 katına çıkacaktır.
Yüksek grade (derece) varyetelerden ancak yine onlara yakın grade varyete elde edebiliyoruz.Bir batından da birkaç tane bu şekilde yavru çıkmasını bekliyoruz.Kalanı standart grade veya düşük grade olacaktır.Ne kadar yüksek grade ise anaçlar,yavrulardan düşük grade çıkma ihtimali o kadar azalacaktır.
İthal diye aldığınız her lepistes yüksek grade değildir,bunu da yazmadan geçemeyeceğim.Çünkü 1 kolide,1000 adet lepistesin 1000 doların altında bir maliyetle getirildiği olur.İşte bunlar düşük grade balıklardır.Bunlardan tecrübeli üreticilerin bile standart grade yavrular almaları mümkün değildir.Yüksek grade yavru zaten hiç beklenmez.
O yüzden üreticiler ve çoğu tecrübeli hobiciler çok yüksek maliyetlerde de olsa yüksek grade balıklardan ,anaçlarını oluşturma gayretindedirler.Yüklü miktarda paranızı tamamen karşı tarafın insafına bırakarak yurt dışındaki üreticiye gönderirsiniz.İstediğiniz kalitede balık gelmezse,yaşamazsa gelenler tüm paranız boşuna gitmiş olur.Daha benzer bir sürü handikap’ını burada tek tek saymayayım.Örneğin giriştiğim bir ithalat organizasyonunda verdiğim sipariş adedinin üç de biri kadar ithal balık elime geçti.Üstelik hemen hiçbiri sipariş listemdeki balıklar değildi.Zaten bende olan varyetelerdi.Takdir edersiniz ki benim için tamamen 1000 dolar kadar bir paranın boşa gitmiş olmasıydı.
MALİYETİ ARTTIRAN DİĞER UNSURLAR:
Tabiki yüksek grade anaçlar edinmek ,yüksek grade ve en azından standart grade yavrular elde etmek için yeterli değil.İyi anaçlarla,onların genetik potansiyelini satın alıyoruz aslında.Ama var olan genetik potansiyeli en iyi şekilde yavrularda da elde etmek içinde bir sürü masraf ve emek harcıyoruz.Bu nasıl oluyor bir kaç kalemle özetlemeye çalışayım.
1-) Canlı/cansız yemin kalitesi ve seçimi:Bugün itibariyle kilosu 200-300 lira olan yemler var.Hepsi dünyada kendi sınıfında bilinen en kaliteli yemler.Artemia’nın kilo fiyatı 1000 liraya dayandı.Hayvanlarının genetik potansiyelini ortaya çıkaracak sağlıklı bir yemleme düzeni çok maliyetli bir durumdur.Balığın barındırdığı renklere göre yedireceğiniz içerikler de değişmektedir.Yem konusunda ucuzuna ve menşei belli olmayan yemlere kaçtıkça,üretilenlerin formu,sağlığı tehlikeye girecektir.Örneğin Artemia’ya o parayı vermeyip,ucuz olan tubifex tubifex denen kurtcuklarla beslerim derseniz;başta kendi sağlığınız (hepatit virüsü bulaştırabilir) olmak üzere tüm balıklarınızın sağlığını (bazı tedavisi olmayan balık parazitlerinin ara konağıdır;yani kendi hastalanmaz o parazitten ama balığa bulaştırır) tehlikeye atarsınız.
2-)Taze dinlenmiş suyun maliyeti:Minimum haftada üçte bir dip çekimi ve taze su ilavesi şarttır.Balıklar taze suyla daha iyi gelişirler,potansiyellerini ortaya çıkarırlar.Örneğin benim sistemim 3,5 ton kadar su barındırmakta.Haftalık 1 tondan fazla taze suya gereksinimim var.Bu suyun dinlendirilebileceği yer,suyun birim bedeli vs. ciddi masraf demektir.Emeğin lafını etmiyorum bile…
3-)Tank sayısı:Tank sayısı çok önemli elbette.İlk başta stoklama yoğunluğunu düşürmek,balıkların sağlığını korur,gelişimlerini hızlandırır.İkinci ve en önemli durum,elde ettiğimiz ilk anaçlardaki türün özelliklerini koruyabilmemiz için,balıkların kardeş çiftleşmelerini önlemek için gereklidir.Bu ayrı bir makale konusudur ama,bu iş için yapılacak bilimsel yöntemlerden biri olan backcrossing (yavruyu ebeveyni ile çiftleştirerek başta iki sülaleye ayırarak başlayan bir yöntem. Kabaca aynı sülale içinde değil de akraba sülaleyle çiftleşmeye izin vermektir.) için çok miktarda ayrı tanka ihtiyaç vardır.Tabi ki bunca tankın yerleşeceği alan,ısıtılması ,filtrasyonu,ışıklandırılması vb. bir sürü maliyet getirecektir.Yine kendimden örnek vereyim benim sitemim 93 bölme tank içermektedir.
ÖZETLE;
Kabaca düşük grade’li balıkla ,yüksek grade’li balık arasında emek ve maliyet açısından müthiş farklılıklar vardır.Anaçların maliyetlerinden başlayan bu fark,yetiştirilme şartları ve akvaryumumuza ,hatta evimizin fertlerine kadar getirebileceği sağlık problemlerine kadar farklılık gösterir.Tavsiyem alacağınız varyeteyi,o varyetenin özellikleri netten öğrenin,yüksek grade’li varyetelerinin fotoğraflarına bakın.Fotoğraflarına baktığınız yüksek grade hayvanların maliyetinin minimum 50 dolar civarında olduğunu unutmayın.Alacağınız balık,ile bu varyete arasında kabaca kıyaslama yapın.Umarım az da olsa konu hakkında bir vizyon edinmenize yardımcı olabilmişimdir.Herkese sağlıklı ve başarılı hobiler dilerim.
Ergün Şahin
27.03.2017
Sanshoku,Calico ve Koi Kılıçkuyruk
[IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24740_091020161914074.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24740_091020161914073.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24740_091020161914072.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24740_091020161914071.jpg[/IMG]

Hepsi damızlık "Sanshoku,Calico ve Albino ve düz Koi" Kılıçkuyruklar.Bu üç varyeteden de yavru verirler.Genlerinde tüm bu varyeteler mevcuttur.[:)))]
L144
[IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850336.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850335.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850334.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850333.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850332.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24739_091020161850331.jpg[/IMG]

Fotoğrafların çekildiği minik akvaryumun boyutları 22,5 X 11,5 cm. Erkeklerin büyüklüklerini tasavvur edebilmeniz için ölçüleri verdim [;)]
Özel tür lepistes varyeteleri
Özel yapım değil,özel varyete aslında.Bu özel varyete lepisteslerin hemen hepsi uzun ve belli bir bilgi gerektiren melezleştirmeler sonrası elde ediliyor.Hepsinin kendine özgü renk ve deseni vardır.Belli bir terminolojiye göre adlandırılırlar.İsimleri yine genel olarak renk ve desenleri hakkında bilgi içerir.
Özel tür lepistes varyeteleri
Elbette satın almak mümkün.Buradaki ilanımın linki ;
https://www.akvaryum.com/Forum/doctor_guppy_uretimi_lepistes_varyeteleri_i28540.asp
Ayrıca web sitemden stok bölümünden satışta olanlarla,miktarlarına,fiyatlarına bakabilirsiniz.Link;
http://www.lepistes.oo.gd/stok-miktarlari/
Daha çok resim ve video için de web sitemi ziyaret edebilirsiniz.
http://www.lepistes.oo.gd
Özel tür lepistes varyeteleri
[IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161447301.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451490.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451491.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451492.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451493.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451494.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451495.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451496.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451497.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451498.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_230920161451499.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514910.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514911.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514912.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514913.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514914.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514915.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514916.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514917.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514918.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514919.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514920.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514921.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514922.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514923.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514924.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514925.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514926.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514927.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514928.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514929.jpg[/IMG][IMG]https://www.akvaryum.com/baliklarim/foto/24671_2309201614514930.jpg[/IMG]
Cama cam akvaryumlarda,60 dan fazla bölmede, 3,5 ton suda 30 kadar lepistes varyetesi bakmaktayım.
Büyümeyi Kontrol Eden Faktörler
Büyümeyi Kontrol Eden Faktörler (Sn. Hilmi Solak kardeşimizin izniyle facebook’daki paylaşımını makale olarak yayınlıyorum.)
1. SU SICAKLIĞI
2. SUDA ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN
3. SU KALİTESİ
4. STOKLAMA YOĞUNLUĞU
5. YEM KALİTESİ VE MİKTARI
6. YEMLEME DÜZENİ
Başılıca etki eden ana faktörler bunlardır.
Büyümeyi Kontrol Eden Faktörler
1. SU SICAKLIĞI
Bilimsel verileri burada paylaşıp çok az kişinin anlatılanları anlamasını sağlamak istemiyorum. yazacaklarımı bazı arkadaşlarımız bilse de grupta bulunan bir çok arkadaşımız malesef bilmemektedir.
Bilindiği üzere lepistes ort.22-28 derecede yaşamını sürdüren bir metabolizmaya sahiptir. çok daha yüksek ve alçak sıcaklıklarda da yaşamını sürdürebilmektedir.
Yem değerlendirme aralığının optimal düzeyde olduğu sıcaklığı yukarıda belirttim.
Sıcaklığın yüksek veya düşük olmasındaki en büyük faktör balığın metabolizma hızıdır.
Sıcaklığın düşmesi balığın metabolizmasını yavaşlatır bu da balığınızın aldığı yemi iyi değerlendirememesini ve gelişim hızını düşürecektir. kısacası büyüme hızı yavaşlayacaktır.
Sıcaklığın yükselmesi durumunda balığın metabolizması da doğru orantıda hızlanacaktır. Aldığı yemi daha iyi sindirebilecek ve dolayısı ile gelişim hızı da artacaktır. Ama bununla birlikte bir tehlike de baş gösterecektir.
Isının artması balığın metabolizmasını hızladırırken ortamda bulunan bakterilerin de çoğalmasını hızlandıracaktır. Sonucunda hastalık riski de aynı orantıda artacaktır.
23-24 derecedeki üretim ile 27-28 derecedeki üretim arasındaki farklılığı en basit olarak bu şekilde özetleyebiliriz.
Büyümeyi Kontrol Eden Faktörler
2. SUDA ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN
Sudaki oksijen değerleri her akvaryum ve sıcaklıkta farklılık göstermektedir. Herkesin oksijenmetre alıp ölçüm yapmasını asla bekleyemem.
Sudaki sıcaklık yükseldikçe oksijen miktarı düşmektedir.
Oksijenin düşük olması durumunda balıklarda iştahsızlık, yüzeye yakın yüzme, hareketlerin yavaşlaması görülen en başlıca belirtilerdir. Bu da akvaryumunuza oksijen takviyesi yapmanız anlamına gelmektedir. (yüzeyde yüzme her zaman oksijen eksikliğinden kaynaklanmaz hastalıkta etken olabilir)
Oksijen eksikliği balıklarınızın direncini düşürmekte ve hastalığa davetiye göndermektedir. Göz ardı edilmemesi gereken konulardan biridir.
Büyümeyi Kontrol Eden Faktörler
3. SU KALİTESİ
Bilimsel yazılar ile kimseyi sıkmak istemiyorum bu konuda. Sudaki değerleri ölçecek cihazların çok az kişide olduğunu ve yeterince maliyetli olduğu aşikar. Ama su şartlarını iyileştirmek ve mümkün olduğunca düzenli kalmasını sağlamak mümkündür.
Akvaryumlarımızda filtreleme sistemi öncelikle akvaryum hacmimize uygun olarak seçilmeli, bakımları ve temizliği düzenli olarak yapılmalıdır.
İkinci bir hususta düzenli olarak su değişimi yapmaktır. Bu su iyice dinlendirilmiş ve akvaryum ısısı ile aynı veya yakın ısıdaki su ile yapılmalıdır.
Su değişimi ve filtre temizliği aynı gün değil birkaç gün ara ile yapılmasını tavsiye ederim.
Bu 2 işlemi düzenli olarak yapmak su kalitenizi en iyi düzeyde tutmanızın en basit yoludur.
Kimyasallar kullanarak su değerlerinizi düzenlemenizi katiyen tavsiye etmem.
BÜYÜMEYİ KONTROL EDEN FAKTÖRLER
4. STOKLAMA YOĞUNLUĞU
Balıklarımızı en iyi ortamlarda bakmak tek amacımız. Onun için stoklamayı ne şekilde yapacağız. Miktar ne şekilde olacak.
Öncelikle mevcut sistemimiz önemli olan. Havalandırma, filtreleme, su değişimi, balıkların boyut ve yaşı stoklamayı belirleyen etkenler.
Uygun şartları sağladığımızda yetişkin balıklar için 5lt/adet, yavru büyütmede ise 1lt/adet ideal rakamlar olacaktır
Tabi ki bu rakamlar değişkenlik gösterebilmektedir koşullar doğrultusunda.
BÜYÜMEYİ KONTROL EDEN FAKTÖRLER
5. YEM KALİTESİ VE MİKTARI
Bir çok balık besleyen hobici veya üretici arkadaşlar farklı markalarda yemler kullanmakta ve hepsi için kullandığı yem en iyisidir. Herkesin kendine özgü bir diyeti mevcut balık bakımında.
Markalar konusunda bir şey yazmayacağım karar vermek size kalıyor marka konusunda.
Ortalama besin değeri olarak %45-55 protein, %6-8 yağ içeriği olan yemler lepistesleri beslemek için idealdir.
Farklı markaların farklı içerikli pul yemleri, canlı yemler, istenilen büyüklüge ufalanmış granül yemleri balıklarınızda kullanabilirsiniz
Miktar olarak 1dk içinde tüketilebilecek kadar yemleme yapılmalıdır.
BÜYÜMEYİ KONTROL EDEN FAKTÖRLER
6. YEMLEME DÜZENİ
Beslediğimiz her türlü balığın farklı bir yemleme düzeni mevcuttur.
Ayrıca yaşamının her döneminde farklı bir düzene ihtiyaç vardır.
Konumuz lepistes olduğu için lepisteslerin yemlenmesini anlatacağım.
Lepisteslerin yemleme düzenini 3 farklı dönem olarak ayırmak mümkündür.
İlk 2 aylık dönem balıklarımızın en hızlı gelişim gösterdiği dönemdir. Hızlı gelişimden ötürü balıklarımız yüksek besin değerlerine ihtiyaç duyarlar. Kullanacağımız yemler %55 ve üstü protein yaklaşık %8 yağ oranına ihtiyaç duyarlar. Yemleme az ama sık olarak günde 5-6 sefer yapılmalıdır.
İkinci 3 aylık dönemde balıklarımız yine gelişimleri hızlıdır fakat ilk 2 ayda oldukları kadar değildir. Metabolizmaları yavaşlamaya başlamıştır. Fakat hızlı hareketlerinden ötürü yüksek miktarda enerjiye ihtiyaçları çok azalmamıştır. Kullanacağımız yemler %55 protein ve %6 yağ oranı içermesi tavsiye edilir. Yemleme miktarı günde 4 öğüne düşürülür bu dönemde.
5 aylık dönemden sonra balıklarımız artık tamamen yetişkin haldedirler. gelişimleri neredeyse tamamlanmıştır. Hareketler daha yavaştır. Besin ihtiyaçları da ilk dönemlere göre çok daha azdır, gelişimlerini neredeyse tamamladıklarından dolayı. Bu dönemden sonra günde 2-3 öğün yemleme yapılması yeterli olacaktır. Yemlerdeki yağ oranı Max%6 olmalıdır. %45-55 protein aralığındaki yemlerde ideal olarak seçilebilir.
Unutulmaması gereken en önemli faktör yemlemenin hergün aynı zaman aralığında yapılması gerektiğidir. Her öğün belli bir zaman aralığında olmalıdır.
Akvaryumda Tuz Kullanımı
Birçok kardeşim akvaryumda tuz kullanmayı tedavi olarak görüyor malesef.
Akvaryumda tuz kullanımı tedavi amaçlı değil tedaviyi kolaylaştırmak amaçlıdır. Tuz hiçbir hastalığı tedavi etmez.
Tuz kullanımının faydası nedir?
Akvaryuma eklemiş olduğumuz tuz sudaki bakterilerin çoğalma hızını düşürmek amaçlıdır. hem faydalı hemde zararlı bakterilerin çoğalma hızını minimuma indirecektir. Bu sayede hastalığa teşhisi koyup rahatlıkla tedavi edebileceksiniz.
Fazla miktarda tuz eklemek ise balığın mukozasını yakacak, sindirim sistemine zarar verecek ve sağlıklı balıklarınızı bile ölüme sürükleyecektir.
Unutmayalım balıklarımız tatlı su balığıdır. Tuzlu su balığı değil.
HASTALIK
Tek tek hastalık konusuna değinmeyeceğim arkadaşlar. ;Bir çok hastalığın tedavisi oldukça basit ve hepinizin kolayca tedaviyi uygulayabildiğinizi biliyorum.
Önemli olan konu hastalık tedavisi değil balıkların hastalığa yakalanmamasıdır. Bunun için de balıklarınızın dirençlerini en iyi seviyede tutmak en önemli etkendir. Balıklarınızı ne kadar sağlıklı olarak yetiştirebilirseniz hastalık riskiniz de o kadar ortadan kalkacaktır. Ayrıca balıklarınız hangi hastalık olursa olsun, hastalık ile savaşabileceklerinden ötürü korkmanız için de herhangi bir neden kalmayacaktır.
Unutmayın en iyi tedavi balıklarınızın en iyi şekilde bakılmasıdır.
Hepinize bol yavrulu günler dilerim.
Gelelim balık yemlerine. Birçok arkadaşımız biliyordur. Balık yeminin ana hammaddesi balık unudur. Ülkemizde en çok balık unu hamsiden üretilir. Sonrasında çaça gelir ama miktarı çok azdır. Diğer ülkelerde ringa gibi bir çok tür balık unu üretiminde kullanılır.
Balık unu ortalama olarak %55 protein ve %6 civarı yağ içerir. Fabrikalardaki üretim kalitesine göre ve ürüne göre bu değerler çok az oynayabilirler.
Sadece bu değerleri ile bile balık unu lepistes gibi küçük boyutlu balıklar veya başka tür yavruları için oldukça güzel bir yemdir. Kullanılmış ve denenmiştir. Tek sorun herkes temin edip kullanma şansı yakalayamaz.
HİLMİ SOLAK
Probiotikleri Ne Zaman ve Nasıl Kullanmalıyız ?
Antibiotik tedavileri gerek ortamın, gerekse balığın bağırsağının florasını bozacaktır.Ortamın florasını kefir,yoğurt gibi probiotik kaynaklarıyla düzeltemeyiz.Bunun için zaten piyasada hazır bakteri kültürleri var.Gerçi başka sağlıklı bir akvaryumun filtresinden elde edeceğimiz bakterileri de bu konuda kullanmamız olası ama,bakteri çatışması olasılığı da var.Bunlardaki bakterilerin bir kısmı da balıkların bağırsaklarına yerleşecektir.Yerleşenlerin hepsi bizim istediğimiz,balığa faydalı bakteriler olmayabilir.Şöyle açıklayalalım;bağırsaklarda sanki bakterilerin oturacakları sandalyeler olduğunu düşünün.Oturan kalkmıyor,yerinde kalıyor.Bakteriler öldükçe,ortamdan gelen iyi,yada kötü tabir edebileceğimiz bakteri gelip oturuyor.Ölene kadar da orada kalıyor.Burdaki bakterileri hızla öldüren şey antibiotik tedavisi.Antibiotik tedavisinden sonra probiotik kullanınca,balıklarımızın barsaklarına yerleşecek bakterilerin, iyi bakteriler olması olasılığını arttırmaya çalışıyoruz.Antibiotik tedavisi dışında ,her şey akvaryumda normalken de ara sıra probiotik verilmesinin nedeni,normal şartlarda zamanla balıkların barsaklarında ölen bakterilerin yerine yerleşeceklerin istediğimiz yönde olması için.Bizlerdeki barsak florasıyla,balıkların ki elbette aynı değil.Ama bizim probiotiklerimizdeki iyi bakteriler uzun zamandır deneniyor.Balıkların hareketliliklerinde,yeme olan ilgilerinde artış erken dönemde gözlemlenebiliyor.Uzun vadede vücut direncinde,yaşam süresinde artış,doğurganlıkta artış bekleniyor.Kullandığımız probiotiklerdeki bakteriler bire bir balık için iyi bakteri vasfında olmasa bile,en azından barsağında yer işgal ederek kötü bakterilerin yerleşmesine engel olduklarını düşünüyorum.
Gelelim nasıl probiotik vereceğimiz konusuna. Yoğurt veya kefirin suya karıştırılmasından dolayı suyun bozulacağı muhakkak.Tatlı su balıklarında bir çok ilacın balıklara yedirerek verilmesi gerekliği artık bilinen bir gerçek.Çünkü biliniyor ki tatlı su balıkları deniz balıkları gibi ortamdaki suyu yutmuyorlar.O yüzden suya katmak yerine doğrudan balığa yedirmek gerekiyor.Çözüm yemlerine probiotik katmak.Tek yemlemede balıklarımıza yetecek kadar granül yemi,ağzı kapanabilen bir kaba koyalım.Granül yemleri nemlendirecek kadar (ama asla ıslanıp,erimemeli) probiotik (ben enterogermina flakon kullanıyorum.Eczanelerden temin edebilirsiniz.Ama piyasada satılan değil,evde mayalanmış doğal yoğurt veya doğal kefir de olabilir.) katalım.Kabın kapağını, kapatıp elimize alıp ,yem kabını bir süre sallayıp,çalkalayalım.Bunu 24 saat içinde ara sıra tekrarlayalım ki,probiotik iyice yeme nüfuz etsin.Ertesi gün probiotikli yeminizi balıklarınıza verebilirsiniz.
Herkese başarılı hobiler dilerim.
ERGÜN ŞAHİN
Not:Burada yazan bilgiler akademik bilgiler değildir.Pozitif bilimle harmanladığım,kendi kişisel tecrübelerimi içerir.Bunları uygulamak kendi sorumluluğunuzdadır.Tarafımdan herhangi bir sorumluluk kabul edilmez.
Akvaryumda Doğal Flora,Probiotikler ve Bakteri Çatışması
Yoğurt veya kefirin suya karıştırılmasından dolayı suyun bozulacağı muhakkak.ringo arkadaşımızın dediği gibi antibiotik tedavileri gerek ortamın, gerekse balığın bağırsağının florasını bozacaktır.Ortamın florasını kefir,yoğurt gibi probiotik kaynaklarıyla düzeltemeyiz.Bunun için zaten piyasada hazır bakteri kültürleri var.Gerçi başka sağlıklı bir akvaryumun filtresinden elde edeceğimiz bakterileri de bu konuda kullanmamız olası ama,bakteri çatışması olasılığı da var.Bunlardaki bakterilerin bir kısmı da balıkların bağırsaklarına yerleşecektir.Yerleşenlerin hepsi bizim istediğimiz,balığa faydalı bakteriler olmayabilir.Şöyle açıklayalalım;bağırsaklarda sanki bakterilerin oturacakları sandalyeler olduğunu düşünün.Oturan kalkmıyor,yerinde kalıyor.Bakteriler öldükçe,ortamdan gelen iyi,yada kötü tabir edebileceğimiz bakteri gelip oturuyor.Ölene kadar da orada kalıyor.Burdaki bakterileri hızla öldüren şey antibiotik tedavisi.Antibiotik tedavisinden sonra probiotik kullanınca,balıklarımızın barsaklarına yerleşecek bakterilerin, iyi bakteriler olması olasılığını arttırmaya çalışıyoruz.Antibiotik tedavisi dışında ,her şey akvaryumda normalken de ara sıra probiotik verilmesinin nedeni,normal şartlarda zamanla balıkların barsaklarında ölen bakterilerin yerine yerleşeceklerin istediğimiz yönde olması için.Bizlerdeki barsak florasıyla,balıkların ki elbette aynı değil.Ama bizim probiotiklerimizdeki iyi bakteriler uzun zamandır deneniyor.Balıkların hareketliliklerinde,yeme olan ilgilerinde artış erken dönemde gözlemlenebiliyor.Uzun vadede vücut direncinde,yaşam süresinde artış bekleniyor.Kullandığımız probiotiklerdeki bakteriler bire bir balık için iyi bakteri vasfında olmasa bile,en azından barsağında yer işgal ederek kötü bakterilerin yerleşmesine engel olduklarını düşünüyorum.
Gelelim nasıl probiotik vereceğiz sorusuna.Suya katmak yerine doğrudan balığa yedirmek gerekiyor.Aslında tatlı su balıklarında bir çok ilacında böyle verilmesi gerekliği artık bilinen bir gerçek.Çünkü biliniyor ki tatlı su balıkları deniz balıkları gibi ortamdaki suyu yutmuyorlar.Tek yemlemede balıklarımıza yetecek kadar granül yemi,ağzı kapanabilen bir kaba koyalım.Granül yemleri nemlendirecek kadar (asla ıslanıp,erimemeli) probiotik (ben enterogermina flakon kullanıyorum.eczanelerde var.piyasada satılan değil,evde mayalanmış doğal yoğurt veya kefirde olabilir) katalım.Kabın kapağını kapatıp bir süre sallama,çalkalama yapalım.Bunu 24 saat içinde ara ara tekrarlayalım ki,probiotik iyice yeme nüfuz etsin.Ertesi gün yeminizi balıklarınıza verebilirsiniz.
Herkese başarılı hobiler dilerim.ERGÜN ŞAHİN
Bulaşıcı akvaryum hastalıklarına yaklaşım
Yazılarımı takip eden arkadaşlara; burada sadece kendi kişisel deneyimlerimi ,pozitif bilimle harmanlayarak paylaştığımı hatırlatarak yazıma devam etmek istiyorum.Akvaryumlar sonuçta dış dünyanın küçük bir prototipi olduğuna göre ,dünyamızdaki bulaşıcı hastalık kaynaklarının da bu renkli dünyaya musallat olması elbette doğaldır.Nedir bunlar;
1-Virüsler (http://baytarizm.blogspot.com.tr/2012/06/baliklarin-viral-hastaliklari.html)
2-Bakteriler (http://denizati.atspace.com/hastalik/bak.htm)
3-Mantarlar (http://www.mainboard24.com/akvaryum/219692-baliklarda-mantar-hastaligi.html)
4-Parazitler (http://bornovavet.gov.tr/PDF/Baliklarinparaziterhastalik.pdf)
Ben hepsi için yanlarına faydalanabileceğiniz birer web sitesi ilave ettim.Gelelim bulaşıcı hastalıklara yaklaşımımız nasıl olmalı sorunumuza.Kesin tanı çok önemli elbette.Tanınız kesin ise,tedavisi olan bir hastalıksa işiniz daha kolay olacak.Tedaviye başlamadan önce bu hastalığın sebebini düşünmeliyiz.Kötü su şartları,akvaryum kapasitesinin üzerinde balık sayısı,tüm akvaryuma uygulanan ve doğal florayı bozan ilaç kullanımı,tubifex vb. canlı yem kullanımı,yetersiz filtrasyon,tank şartlarında ani oksijen/ph/tuz oranı/ısı değişimleri ve tanka yeni katılan balık ,bitki,dekorasyon malzemesi vb. olup olmadığı irdelenmelidir.Varsa bunların düzeltilmesi,hasta balıkların ayrı bir tank içinde tedavi edilmesi elbetteki ilk yaklaşım biçimimiz olmalıdır.
Tedavisi varsa dediniz,neleri tedavi edebiliyoruz diye bir soru işareti kafanıza takılabilir.Önceliklere viral hastalıklarda maalesef başarısızız.Böyle bir hastalık husule geldiğinde,genelde tüm balıkların itlafı ve tüm sistemin dezenfeksiyonuna kadar olay ilerler.Bu hastalıklar tank da çok hızlı ve ani kayıplarla giden tablolara sebep oluyor genelde.Maalesef siz itlaf etmeseniz de,doğal sonuç bu oluyor.
Paraziter hastalıkların bir kısmı da tedavisiz hastalıklar.Bunlar genelde canlı yem olarak kullandığımız canlılardan ve özellikler tubifex tubifex denilen kurtcuklardan bulaşıyor.Özellikle tubifex tubifex bazı parazitlerin ara konağı.Ara konak demek,bu parazit tubifex tubifex de hiçbir hastalık yapmıyor,kurtcuk tamamen sağlıklı oluyor,hastalık tubifex tubifex verilen balıklarda husule geliyor demektir (Bu kurtcukları kullanmayan arkadaşları merak ediyorsanız https://www.facebook.com/groups/1637605913165606/?fref=ts). Hızla balıkları ölüme götürenleri olsa da paraziter hastalıklar genelde balıkta vücut direncinde düşüş,hayvanın zayıflaması,düşkünleşmesine neden oluyor.Bu balıklarda ikincil olarak ortaya çıkan bakteriyel enfeksiyonlar ve mantar daha çok onların kaybına neden oluyor.
Bakteriyel hastalıklar da büyük kısmını tedavi edebildiğimiz hastalıklardan.Geniş spektrumlu antibiyotiklerle bir çoğu tedavi edilebilir.Bunlarda sıkıntı tüm tanka ilaç verdiğimizde,tankın doğal florasını da bozuyor olmamız.Ama karantina tankında hasta balıkları tedavi ettiğimizde,ana tank da hastalık tekrarlarsa,ana tanka da ilaç vermemiz gerekecektir.
Çok geç kalınmamışsa mantarların da büyük kısmını tedavi edebiliyoruz.Kötü su şartları,tüm tanka antibiyotik verilmesi gibi durumlardan sonra gelişebiliyor.Karantina akvaryumunda hasta balıkları ayırıp tedavi etmeye daha uygun hastalıklar.Çoğu klasik yöntemlerle (metilen mavisi,tuzlu su banyosu vs.) tedavi olabiliyor.
Sonuç olarak her hastalıkta olduğu gibi korunma tedbirleri çok önemli.Hastalık oluşturacak nedenleri tankımızdaki balıklara yaşatmamak öncelikli hedefimiz.Hastalık olduysa etkenin tespiti çok önemli elbette.Benim burada asıl değinmek istediğim nokta,etkeni tespit edemediğimiz durumlar.Diyelim ki tank içi şartlarımız ideal olmasına rağmen ölümler var,internetten aradık taradık bir türlü etkeni tespit edemedik.Hastalığın seyri çok hızlı ise,çok sayıda ani ölümler oluyorsa etkenin virüs yada bakteri olabileceği aklımıza gelmeli.Virüsleri tedavi edemediğimiz aşikar ama viral enfeksiyonda bile ölümü ,ikincil bakteri enfeksiyonu yapabilir.O yüzden öncelikle karantina akvaryumunda geniş spektrumlu bir antibiyotik tedavisi denenebilir.Ana tank için de akriflavin veya akriflavin içeren ilaçlar kullanmanızı öneririm ki,bu madde antiseptiktir aslında.Akriflavin tek hücreli bazı parazitleri,mantarları,yüzeyel bakteriyel enfeksiyonları tedavi edebilir.Tank içinde kalanlarda tekrarlama olursa mecburen tank için de antibiyotik kullanılması gerekecektir.Tabi bu tank florasını bozacağı için kompleks bir duruma yol açacaktır.Günlük %30 u geçmeyen su değişimleri,tank başına düşen balık sayısının azaltılması,gerekirse hazır bakteri kültürleri kullanımı ile zamanla düzgün floranın gelişmesi sağlanmalıdır.Süreğen olarak balıklarda giderek zayıflama,iştahsızlık,kuytulara çekilme,düşkünlük vb. genel hastalık halleri ve zaman zaman ölümler varsa,tespit edemediğimiz hastalık etkeni büyük ihtimalle parazittir.Parazitler çok çeşitlilik gösterdiği için tedavisi de çeşitlilik gösterecektir.Ölümler hızlanırsa ikincil bakteriyel enfeksiyonun geniş spektrumlu antibiotik ile tedavisi,üzerine parazitin tedavisi gerekecektir.Mantar enfeksiyonları genelde daha izole seyreder ve karantina tankında metilen mavisi/akriflavin gibi klasik akvaryum ilaçlarıyla tedavi oranları yüksektir.
Burada yazdıklarım benim kendi yaklaşımımdır.Tamamen 34 yıllık hobici,25 yıllık tıp hekimi bilgilerimin bir sentezidir.Çok geniş bir konuyu mümkün olduğunca kısa ve anlaşılır şekilde ele almaya çalıştım.Belki birkaç balığın kurtulmasına yardımcı olabilir düşüncesiyle yazılmıştır.Herkese iyi hobiler.
Ergün Şahin

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

KULLANICILAR

  • 381 Online Kullanıcı, 207 Üye

Online Kullanıcılar

WaveRider, redfox69, Gaye2408, sorceres, torrasar, Acil Stop, -RBG-, PETDÜNYAM, AbdullahÇoşkun, vendetta99, shimendifer, serghat, cennetbolu, DogukanKosem, Kimyagerisg, haso1903, Sütçü, Golgeci, soliter83, Sercan10, BlackGoat, alpererman, msurucu, Fatih ÇE, muratkanbur, ONRAYDN, wmsnickers, mesutok, dark blue, serdartom, karaman67, afacan80, FischerG, Akvarmen, muratantalya007, ozgurnez, ngerekli, Mikail Erdoğan, GKHN, AncyraTR, BadWolf, .mono, Leaderos, Dengizerr, mehmetaydin, KadirSpmz, Hsynn, ysnynrdg, sedaterdem, gokkurt, legionnaire1, Parsl, tekkir, ersel, image, beyazgul, Mirtex, Delraich, ahmtkir, Xoansis, Omer_MG, aliy, mehmetkkten, aNeXiEtY, cgdsclb, deepahm, KeremG, Yasarozen, aires, haydarkal, Ejder Günaydın, daghan51, kabaktadi, alperozoglu, kanmet, furkantenekeci, aykome, DiscusFan, Crash06, Ches, Kuduoglu, Kınayu, darkaura, debreleza, cem1723, MurathanM, erdemist, Yaqmur, Sj Injection, orimohito, aragorn421, lojistisyen, enescakar, Hasan yavuz, starmedica, ÖMÜR, Recep_77, tatlisarap, mally3485, Hector1914, menesc, szgn_hsdmr, OzanSalihTUNCER, İsmail YILDIRIM, icelebi, miralp, egurbuz, Okan Bilgiç, Captan Flower, Steix26, Sekq54, ALPDEM, ferhattt, Astronotus, Dark65, tgysylmz, the__legend, ismailakay, Tunc Berk, hipnotize, bkEmre, fatih91, yns325, kaandurmus41, TayfunKs7, Neothauma, ka2n, yusuf-konca, tanerkilic, batigol, serkan1903, TSevil, viper_78, AmazonDream, OFUU, ffeytt, Unal37, cafermutlu, erayucman, Different, MEHMET SIĞIRTMAÇ, hmdsyln, kazım_öcaldı, lizuferum, BadgeR, Geritli, zoka87, Ibrahim90, eyorubulut, mardek, aliyilmaz34, nasreddin, orhanönal, rizasirman, mehmet32, denizturkkan, Trenbolone, ademakci, serfer1915, ozan_1903, ssezer, arasakv, KRaL_MaLaWi, Bettanuma, eataseven1, Megline, Foai, Savaş kırmızı, bzaferucak, mehmet96, Murat Gün, erdalozen, Bilal kılıç, TolgahanA, denizim20, Deadsong, acarhasan, Ankaraguclu, TalhaAkif, SerdarCAKICI, 8686mesutozturk, ferbay, tdenizs, kadirballi, Akfanyum, oyazik, Hiko, g.ates, MUSTAFAEKR, sadhin, faithlesss, Ugur79, Arassian, Iskarmoz, candas, oytun, gokturkseyhan, hakanyurdakul, Esedullah, ilkerakyazi, shark, hasancobanoğlu, yusuf21, mosskolik, osman35, Dasky, erdal61, InsOmniA_C,

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,620,351 Mesaj
  • 384,241 Konu
  • 91 Forum
  • 133,721 Forum Üyesi
  • 1,402 Özel Forum Üyesi
  • 28 Kıdemli Akvarist
  • 1,498 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.