ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Bayulker
Kullanıcı Grubu:
Kıdemli Akvarist
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
671
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
17 Ekim 2017 08:27
Son Ziyaret:
9 Saat 60 Dakika önce
Toplam Mesaj:
258 [0.17 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
19 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:
1

BİLGİLER

Ad Soyad:
EGE ARDA BAYÜLKER
Doğum Tarihi:
30 Mayıs 1987
Yaş:
34
İl:
Istanbul
Meslek:
Çevre Mühendisi
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

EGE ARDA BAYÜLKER Fresh Water Tanganyika / 90*90*60h, 80*48*60h Cyprichromis sp. 'briliant jumbo' Ophthalmotilapia Ventralis "Kambwimba" Paracyprichromis Nigripinnis Xenotilapia Flavipinnis ve Singularis Enantiopus Melanogenys

SON 10 MESAJI

Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
[VID]https://youtu.be/QWi0ieF1GKo[/VID]

[VID]https://youtu.be/iBpfyvLvgJg[/VID]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/141220211109261.jpg[/IMG]

2 aylık gelişim update. Malesef 2 adet kaybım oldu 29 ekim tatili dönüşü yem verdim 2 tanesi 2 gün içinde biri ilk gün olmak üzere öldü. Anlam vermeyerek daha 4 aylık olan ve tatil dönüşü verdiğim yemi inceleyince içinde bir sürü kurt ve böcek gördüm. Yollayan firmada hatayı telafi etti ama olan oldu. Kısmet neyse o olur. Şans dileyin.

Selamlar.[EDIT]Bayulker,2021-12-14 11:09:46[/EDIT]
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Check valve leri hava geçis yönünün tersine 5 cm hortumla takip kullanmayacağınız çıkışları kapatabilirsiniz.
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
:) haha Evet ses buyuk dert.

Benim sump dokulusu baya çok sayıda bir pomza taşı bedine oluyor ve çok az ses yapıyor. Sumpdan hiç bir havalandırma beklentim yok tıka basa malzeme dolu içi. Yukarı basan hava motorum 2 çıkışlı ayarlanabilir ve çok sesi yok. Zaten dolap içinde, 2 çıkışı T parçası ile birleşip yukarı bastırdım. Bu sizdeki motordan akvaryum altından dolapta sump önünde 3 yavru tankım var onlardada 6 çıkışlı sini kullanıyorum akvaryumlar alcak olsugundan kısık calisiyor onda da cok az ses var.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211120211456351.jpg[/IMG]

Ana tankta en dipten olması kabarcik temas etki suresi, verim acisindan önemli. Ve sump motoru bozulursa bu derece kalabalik tankta eve geldiğinizde tum.baliklari ölu bulmamaniz için. Sumpa da extra vermekten zarar gelmez. Ama önerim ana tanka en dipten vermeniz olur.

[EDIT]Bayulker,2021-11-21 14:57:24[/EDIT]
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
[QUOTE=Bayulker]Bu güne kadar başlığımı önemli konulara değinecek şekilde organize etmeye çalıştım en başta yeni başlayanlara yardımcı olması için organize edeceğimi paylaşmıştım buna devam edeceğim.

Şuana kadar vakit buldukça yazdım şimdi havalandırma ve sıcaklık diyelim.

Haziran 2005 de Fresh Water Biology de yayınlanan (https://www.researchgate.net/profile/Jean-Pierre_Descy) Sn. Jean-Pierre Descy (https://www.researchgate.net/profile/Jean-Pierre_Descy) ve Sn. Pierre Servais (https://www.researchgate.net/profile/Pierre_Servais) makalesinde, (2005 Blackwell Publishing Ltd, Freshwater Biology, 50, 1219–1232)

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/110120211052461.jpg[/IMG]

Yukarıdaki foto Tanganyika gölü dikey kesitte sıcaklık ve çözünmüş oksijen profiline yer verilmekte (Limnological Profile) çok değerli bir kaynak olduğunu düşünüyorum kaynağı paylaştım. Araştırma noktaları Kigoma ve Mapulungu olup değerler hem kuru hem yağışlı sezonda ölçülmüştür.

Burada dikkati çeken nokta şu olmalıdır o2 (oksijen) balıklarımızın büyük çoğunluğunun yaşadığı derinlik aralığında 5 ppm ve üstüdür.

Oksijen seviyesi sağlanmasının önemi yeni başlayanlar için olduğu kadar tecrübeli hobiciler de dahi önemi ciddi atlanabilecek bir konudur. 5 ppm ve üzerini hedefleriz aynı gölde olduğu gibi. Bu balıkların büyümesini, sağlıklı olmasını ve üremesini benzersiz şekilde etkiler.

Oksijen sadece balıkların biyokimyasal aktiviteleri için değil tüm sistemin üzerinde durduğu saç ayağıdır. Hem aerobic (oksijenli solunum yapan) bakteriler hemde fakültatif nitrat bakterileri tüm süreçlerinde çok ciddi oksijen kullanır. Tankınızda yem ve canlı aktiviteleri sonucu dozlanan aşırı yuksek mıktardaki karbon kaynağı ve amonyağı indirgemek/kullanmak yine bakterilere düşer. Balık sindirim verimliliği bakteri kadar değildir. Sindirim ürünlerinin daha uzun bir biyokimyasal yolu varıdır. Oksijen 5 ppm altına düştüğünde balıklarınızın mutsuz olması bir tesadüf değildir. Aynı şekilde sistemde nitrat bakterileri de rekabette güç kaybeder ve bunu hiç istemeyiz.


[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/110120211058461.jpg[/IMG]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/110120211058471.jpg[/IMG]

Bu durum bırakın Tanganyika balıklarını karideslerde bile böyledir,

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/110120211107401.jpg[/IMG]

Su kimyasını suyun fiziksel özellikleri etkiler. Sıcaklıkta bu noktada çok önemlidir. Tanganyika özelinde kullandığım sıcaklık 26. derecedir. 27 derece üzerini tedaviler dışında kullanmak doğru değildir. Göl kesit profili bunu zaten gösterir. Yüksek sıcaklık genelde üremeyi durdurur, çözünmüş oksijen seviyesini azaltır.

Yüzey dalgalanmasına akvaryum ortamında çok güvenmek çok sağlıklı değildir. Doğadaki yüzey alanı ve dalgalanmanın şekli ile akvaryum aynı değildir. Üstelik akvaryumda kirlilik yükü ve balık yoğunluğu fazladır. Hem bakteri düzeyinde hem canlı düzeyinde oksijen kullanımı çok daha fazladır.

Sağlıklı akvaryumda sabit sıcaklık ve yüksek oksijen seviyesi olmaz ise olmazdır.

Yüksek yoğunlukta bitkili tanklarda balıkta beraber olsun istendiğinde yapılan çok klasik bir hata bitkim oksijen veriyor ya ne olacaktır. Aslıdan bitkilerde akşamları oksijen tüketir. Bu tanklarda yeterince oksijen sağlamadan bitkilerine güvenen discus besleyen arkadaşların sonu hep lekeli, üçgen kafalı, formu bozuk, rengi solgun, çok hasta olan ve büyümeyen çirkin discuslar olur.

Tabak gibi formu düzgün diskurların da, sağlıklı üretken mutlu ve renkli balıklarında merdivenin başlangıç noktasında yüksek oksijen vardır. Bu Tanganyika gölü balıklarına özel bir durum değildir.

Bu gün evsel ve endüstüryel arıtma tesislerinde biyolojik arıtım şeklinde çalışan sistemlerde suya tonlarca hava basılmaktadır. Bunun için çok güçlü blowerlar, birbirinden güçlü ve suyun muhtevasına göre özel metaryalli difizörler (bizim hava taşlarımıza benzerler) kullanılır. Hava pompalamak için verilen işletme maliyeti yalnızca elektirik değil bakım ve onarım anlamında da çok yüksektir. Bunun tek amacı bakteriler sudaki kirlilikleri indirgerken/kullanırken/bünyelerine alırken onlar için hayatı yaşamsal kaynak olan oksijeni sağlamaktır.

Hobide mevcut geldiğim noktada her akvaryumumda hava taşı vardır. Bu yalnızca deneme yanılma nedeniyle alınan iyi sonuç nedeniyle bir tercih değil temel bilimsel durum nedeniyle kaçınılmazdır. İç filitrelerin difizörleri, asansör filtrelerin şelale etkisi, dış filtrelerin venturi pipi sistemiyle çalışan basış havalandırıcıları da bunu taklit edebilir. Ama yüzey dalgalanmamasına güvenilmemeli suyun içine hava gönderilmelidir. Bu havanın belli bir yüzdesi oksijen olup bunun suda çözünmesi sağlanmalıdır.

Bu konuyu çok daha derinlemesine anlatabilirim metabolik etkilerine girebilirim oksidiyon/redüksiyon vs bir çok şey sayabilirim ama gerek yok, basitçe söylemim şudur, balığım mutsuz, hasta, üremiyor, formu kötü, pigment sorunu var kararma var, leke var, renksiz, büyümüyor, kavruk kaldı vs deniyorsa ilk önce en temel şeylere bakılmalı sonra ayrıntılara ve daha teknik konulara bakılmalıdır. Şu aşağıdaki 2 soru sorulmalıdır.

-Benim sıcaklığım sabit ve istediğim değerde mi?
-Akvaryumuma 7*24 aralıksız oksijen sağlıyor muyum.

Bu iki sorunun cevabı kesin okey değilse, su değişimi, su kimyası, kaliteli yemleme vb. hepsi hikayedir. Dünyanın en iyi uygulamalarını yapın yeterince oksijen olmayan ve doğru sıcaklıkta olmayan bir tanktaki balıkları mutlu edemezsiniz.

[B]Bu iki değişkenin (sıcaklık/oksijen) etkileri o kadar dramatiktir ki yarattığı stres her türlü hastalığa davetiye çıkarır. Stres balıkların mikozası, ve sindirimi başta olmak üzere bir çok alanında onları hastalığa açık hale getirir. [/B]

Benim zamanım ve gücüm sınırlı olduğu için dilim döndüğünce anlattığım bu 2 konuya çok dikkat edilmesini tüm geri kalan teknik kısmın ve emeğin bu temel ayaklar üzerine inşaa edilmesini tavsiye ederim. Bu ikisinde sorun olduğu sürece hobide balıktan tam performans almak imkansızdır.

[B]Akvaryumda oluşan her kirlilik indirgenir kullanılır temel akümülasyonlar su değişimleri ve dönemsel detoxlar ile alınabilir. Biyolojik filitrasyon dediğiniz şeyin filitre alıp takmak olmadığı bilinmelidir. Yeterince oksijen bulunmayan bir akvaryumda dünyanın en iyi filitrasyonu dahi başarısız olacaktır. Filitrasyonu yapan makine değil içindeki gözenekler, bakteriler ve kullandığı oksijendir.. [/B]

Filtrelerle durmadan oynamak, temizlemek yerine (ki bu çok yanlıştır şahsen ben debi sorunu olmadığı taktirde hiç filtre temizlemem, temizlemek zorunda kalırsam akvaryumdan çektiğim 1 kova suda nazikçe biraz çalkalarım) sabit ve yeterli oksijeni sağlamak ve az da olsa düzenli su değişimi (su tamamlama değil su çekip çekilen kadar dinlenmiş su eklemek su değişimidir) yeterlidir.

Temel mekanizmalarda oksijen ve sıcaklıkta sorun yaşayan kişiler hep sorunu başka yerlerde ararlar balık hastalıklarından kurtulamazlar, durmadan filtre temizlerler daha güçlülerini alırlar ama hiç biri sonuç vermeyecektir.

Sağlıklı balıklar.
Keyifli hobiler.

[/QUOTE]
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Gorkem Bey yardımcı olamayacağım o zaman 5. Sayfada sadece oksijenle ilgili özellikle hazırladığım ve çok ayrıntılı bir postum var. Lütfen dikkatlice okuyun. Bu konun etkileri cok sinsi ve uzun dönemlidir cok tecrubeli hobiciler bile atlayabilir..Zaten tecrübeniz bu sayıda balıgı bu kadar az kayıpla büyitmenizden belli. Ama benden görüs istediginiz icin destek vermeye calıstım karar sizin.

Daha sessiz hava motoru alabilirsiniz. Karar sizin. Dediğimi yaparsanız 1 ay sonra sonuçları sizle özelden konuşmak çok isterim..



İyi akşamlar..
Selamlar

Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Benim akvaryum vidyolarında farkedilmez ama durso sump kulesi en altından bir delikten hava hortumu çıkıyor ve arka fonun hemen önünde tam ortada 2 cıkışlı 1 hava motoru dipten hava taşını 7×24 besliyor ana tank için. Yaptırırken özelikle böyle istedim.

5ppm üzeri oksijen stabil sağlanması bu hobinin 3 temel saç ayağından biri. 2. Sabit sıcaklık 3. Sü asla ellenmeyen filitre (çok zorda kalınıyor inanilmaz zaruri ise akvaryumdan çekilmiş 1 kova suda nazik temizleme) 2 yılı aşkın bu tank çalışıyor daha sump dokunmadım.

Bence farkını çok kısa sürede göreceksiniz. Bu başlıkta oksijen ile ilgili bir postum olacaktı sonlarda.
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Yetmez sonuna kadar izledim acilen güzel akvaryum litresine uygun bir hava motoru alın ve en dipten hava taşıyla hava verin, 1 ay sonra görüşelim. ;)

Yüzey akıntısı ve sump mevcut haline oksijen olarak güvenmeyin naçizane dediğimi şiddetle öneririm.
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Gayet güzel kayıpları kafanıza takmayın hobi içinde bu kaçınılmaz. Populasyonu erkek öncelikli olarak peyder pey azaltarak. Yemlerde kaliteli ve az alarak kısa sürede bitirin yeniden alın. Hobi de en ucuz şey yem.

Sump 1. Haznesine tazzikle dökülüp şelale etkisi yapmıyorsa ki bu ses demektir havalandırmasına çok güvenmeyin. 1 hava motoru ile tankın en dibinden 1 hava taşı 7×24 hep yarını görürsünüz. Allah korusun sump motoru bozulursa risk ortadan kalkar. Mesajları okuduysanız filitre malzemesi ne olursa olsun yeterince oksijen yoksa biyolijik arıtım, balıklarda büyüme sekteye uğrar.

Sumpa hiç müdehale etmeyin filitre temizligine hobi de inanmıyorum debi sorunu gibi major sorun yoksa. Az da olsa düzenli su degişimine devam edin. Çok güzel olacaktır hersey biraz sabırla.

Selamlar.
Tanganyika Wasting Sendromu Ve İyot Eksikliği
İyotlu tuz yerine Reefflower Potassium Iodide eklemeniz daha sağlıklı olur. Benim methodum bu çok uzun süredir.

Bildiğiniz gibi yosunlar iyot konusunda çok zengin, herbivor balıkların tüm canlılar gibi ihtiyacı katidir. Başlığı baştan sona okuduğunuzda reefflowers için oranlar konuşulmuştu. İyotta temel sorun uçuculuğu yemlerde bile haps etmek zordur.

Bu sebeple iyotu eklenti olarak vermeniz ve temel amacın yoksunluğun ortadan kaldırmak olduğunu bilmeniz önemli. Çünkü iyotun fazlası da zararlıdır.

Temel bilmeniz gereken şu Reefflower Potassium Iodide 1 lt’de en az 20.000 ppm potasyum iyodür içerir.

Yani her 1 ml si 20 ppm iyot yollayacaktır akvaryumunuza.

Hedefiniz*

• Akvaryum suyunda tavsiye edilen iyot miktarı 0.04 - 0.06 ppm dir. İyot yüksek dozda çok zehirlidir.

Yani üründen 1ml kullanarak 20 ppm iyotu örneğin 400 litre tanka yollarsınız ve bunun sonucunda ana tank 20ppm/400 den 0.05 ppm olur kı buda ıstedıgınız değer olur.

Tankınızda 2-3 haftada bir hiç iyot kalmıyor gibi düşünebilirsiniz zira iyot ucucudur. 2-3 haftada bir tekrar ediniz.

İyot zehirli kosnantrasyonu 80 ppm dir. İstenilen aralık olan 0.04 - 0.06 ppm üzerinde iyot faydalı değildir bilakis zararlı olabilir.

Konunun yoksunluk giderme olduğunu bilerek dikkatli kullanırsanız hiç sorun yaşamazsınzı ben yaşamadım.

Bu postu attığım tarihten beri cyprichromis balıklarıdna wasting sendromu hiç yaşamadım ve o tarihten beri hayatımdaki en hızlı yavru balık büyütme sürelerime imza attım.

Balık gelişiminde iyot sadece zincirin halkasıdır. Ne kadar iyot eksik olmasa bile oksijen 5 ppm den az ise örneğin büyüme durur. Su şartları, düzenli su değişimi, yüksek oksijen hepsinin bileşkesidir mutlu sağlıklı ve hızlı büyüyüyen balıklar o yüzden iyottan mucize beklenmemlidir.

Kaliteli markaların tracelerinde hep iyot zaten bulunur örnek seachem ama reefflowersda durumu bilmiyorum.

Trace kullanımında hiç bir zarar gelmez az ve yoksunluk gidermek için kullanıldığı unutulmasın yeter.

Tekrar vurgulamak isterim ki traceler zincirin son halkasıdır. Diğer ana tankımla ilgili başlıktaki postları okumanızı tavsiye ederim. Su değişimi, oksijen, asla rahatsız edilememsi gereken biyolojik yaşam, su kimyası ve stabilite gibi derin konular ayrıntısıyla yazıyor. (https://www.akvaryum.com/Forum/kupte_tanganyika_1_tik_ileride_k945872_sn6.asp?PID=5908366#scrl5908366)

Sıkılmadan tüm postlarımı okursanız kafanızdaki herşeyin cevabı olacaktır.

Umarım faydalı olur selamlar.

Isanak ve sarımsaklı yem konusudnaki vurgunuza binaen ise şunları söyleyebilirim.

Bloat konusuna ayrı bir post ile cevap vermek gerek ben yavrudan tropheus büyüttüm hiç yaşamadım bloat. Ama Foai ve Opht balıklarında yaşadım. Şahsi görüş ve düşüncemi yazabilirim.

Şahsi fikrim bloat:

1 Kötü su şartları nedeniyle stres.
2 Tür içi rekabet nedeniyle stres.
3 Yanlış ve çok besleme. (devamında 1 numarayı doğurur)
4 Bozulmuş yemler sebebiyle oluyor.

1-2-3 numaraya kesinlkle çok dikkat ediliyor. 2 numarda örneğin 10 erkek beraber barındırılmaya çalışılmıyorsa ve bloat veya sindirim sorunu ile karşılaşılıyorsa. Kesinlikle yemlere dikkat edilmelidir. Yemlerinizi maksimum 6 ay içinde bitecek kadar alıp bitirip yenisi alınmalı bence. Bu hem besin değeri hem bozulma önleme açısından önemli.

Bozulmuş yemın tek basına 2-3 gün içinde taş gibi bir herbivor balığı bloat yapıp görürebileceğini düşünüyorum.
Hobi de en ucuz şey yem. Elektirik ve balığa harcanan para çok daha fazladır. O sebeple en iye yemleri olabilecek en az miktarda alıp bitirip yenisini alınmalı. Yem konusunda asla riske girilmemelidir.

Balıkalr çok küçük canlılar 50gr yem bile çok uzun süre yetiyor. Bitirip taze almak varken çok yem alıp saklama olayına kesinlikle girilmemeli.

Hobi de geldiğim noktada kesinlikle max 6 ay da bitecek kadar yem alıyor bitmeyeni döküp yenisini alıyorum.

Selamlar
Küpte Tanganyika... 1 Tık İleride...
Celal Bey,

Öncelikle iyi dilekleriniz için çok teşekkürler. Daha önce cinsin whitecap alt türü varyetlesini daha küçük bir tankta üretmiştim mevcut tankımda enantiopus ve kitumba'lar ile beraber rahatlıkla yavru alabilirim eğer bir hata yapmaz veya şansızlık yaşamazsam.

Ama balıkların çok uzun bir yolu var bu gün bendeki 1. ayları doldu o kadar uzun süre bekledim ki bu balıklara sahip olmayı elimden geleni yapıyorum. Üretebilirsem öncelikle kendi neslimi garanti almak şartıyla türü iyi araştırmış gerçekten beslemek isteyen ve tankı uygun olan hobidaşlara pek tabi sahiplendireceğim ilerde, sonuçta yerim sınırlı.

Balıklarımı öncelikle erişkin bir koloni haline getirmek sonrasında ise yavru almama daha vakit var. Henüz tür ve varyeteye has blue flash parlamalar yeni başladı diyebilirim.

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=RgYzUIsxr-M[/VID]

Balıklarımı öncelikle aşağıdaki örnek formlarına ulaştırmak ve mutlu etmek ilk hedef, üretim he zaman ikincil konu benim için ama mutlu edebilirsem gerisi kendiliğinden gelecektir.


[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406321.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406331.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406341.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406361.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406371.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200697/211020211406391.jpg[/IMG]

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=rR4CvKF7gzs[/VID]

Selamlar [EDIT]Bayulker,2021-10-22 15:46:13[/EDIT]

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

KULLANICILAR

  • 294 Online Kullanıcı, 160 Üye

Online Kullanıcılar

sckaraoglu, Ereilian, emraherpolat, onur55, Kerevitadam, ardatamay, Barbossa16, Klazomenai, EmreCev, ozkankacan, Shateiel, mcmert, AmazonDream, rasit2009, mmemati, reprise, ibrahim0273, Emincan, batuhaan, HACI LOBO, serhat480, arapaima, sp_paslı, Cingöz Recai, omerali06, thejaponcu, Arda_26, egebrkn, darkaura, impulse101, rccol, zhanugur, Yorum yapmaz, MurathanM, KENT, sametyildiz, Gökhan1907, a.gumrah, hll_aquascaping, iwagumi, okanki, Pamir Kandemir, demirellevent, Kuzgun, erosennin, BaldGuy, Ankaragucu, yelpeli, ternapi, Kaptan Nemo, tablet, chapi, hobim35, MaarifFurkan, GokKurt, kdrackgz, Baranmeng, isorak, masum, selfish, Kusbeyin, kolombo_449, ngerekli, SleepyZiggi, lebowskia, BadWolf, dorukyalcinn, Vitalis, h3lldorado, İsmail YILDIRIM, Sarslanpay, czafer58, sade-ce, Akyuvaryum, VsfAkn, Korhan2008, mhnds16, mevlutyildirimmm, ALTEMUR, deep fish, Erva Deniz, Fatih tll, Thyme, Yas400, eraycalvusizmit, SBoztepe, naat60, Mhmett, Beeman, lazy46, anchor, emrah07, muhengin26, freelife, SmallCandyThing, Bora Bey, GüneyÜNVERDİ, mgokturk, fahrettin, ornies, Alp Atu, egeares, blokurlu, oguzhan06077, rifai, medcezir968, MrListener, ynsdlsz14, replacka, istanimaka, ayvazmemoli, Denizs, isik, Selim802, elcin83, Montesque, rouvax, cengiz han, Erytzsz, Qwedzal, *AKIN*, appeo, smithiseek, mytel, Bysam, ÖzcanÖzkan, UmutF, Cengizhan06, YunusEmin210, Uzay, orhtlnaykn, BitkiliRasbora, egedin, Selin Soylu, ziyasenkaya, Mehmet gunel, Cem Altay, jaloreef, melancholyic, gurcanuras, gltknugr, engin045, Yunus41, fossadeileoni, DtResat, alper_64, selcukpinarci, Kabasakal22, Enver Balcı, beratonur, veyselkahya, Horace, eturan25, SemihSarısoy, Skrylmz, AhmetUygur, izzettanju, Rumeysa Çalışkan, MertSoyumert, ballantines, MehmetOK,

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.