ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Lennie
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
675
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
01 Ağustos 2023 23:09
Son Ziyaret:
12 Saat 6 Dakika önce
Toplam Mesaj:
563 [1.93 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
251 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Doğum Tarihi:
Girilmedi
Yaş:
Bilinmiyor
İl:
Izmir
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Batuhan

SON 10 MESAJI

Chinese Mistery Snail (cipangopaludina Chinensis)
Bana daha çok kabuğu yosun vs ile kaplanmış viviparus viviparus gibi geldi. Common river snail şeklinde de geçer

Daha çok akvaryumdan ziyade pondlar için yosun yemek amaçlı tercih edilen bir tür. Epey büyük ve nispeten serin akvaryumlarda da bakılabilir ancak ufak tanklarda uzun solukta pek başarı beklemeyin yaşamıyorlar. Muhtemelen açlıktan diye düşünüyorum. Sürekli yüzeylerden besleniyorlar. Akvaryum ortamında sürekli beslenip hayatta kalması benim deneyimime göre biraz zor diyebilirim. Diğer birçok salyangoz türü gibi direkt olarak sebze yem vs peşinde koşmuyorlar. Tankın bir ucuna bile yiyecek koysanız, bir elma salyangoz direkt oraya yönelir. Bunlar pek ilgi alaka göstermiyor.

Dişiler genelde hafta bir bir iki adet yavru dünyaya getiriyor direkt canlı olarak. Dolayısıyla hızlı üreme potansiyeline sahip, ancak hayatta tutmak güç olabiliyor. Zaten doğal büyüme aracılığıyla neritelerdeki gibi hayvana sürekli kendiliginden de yem sağlayan büyük bir tankta bakmak zorken, her hafta nüfus artınca iş daha da zorlaşıyor. Genellikle benzer yapıda ancak daha gösterişli olan ve üremesi nispeten daha zor olan türler, renkli olmaları sebebiyle hobide daha çok tercih ediliyor. Japanese trapdoor snail, blueberry snail, white wizard snail gibi
Japonda Kabizlik Suphesi
Japon balıklarının fizyolojik olarak kabız olması mümkün degil

İkinci efsane ise bezelyenin kabızlıgı çözdüğü. Zaten kabız olma durumunun kendisinin mümkün olmaması yanı sıra, bezelyedeki ortala lif oranı zaten standart bir yemde bulunuyor. Temel olayı suyu daha az kirletme ihtimali ve dibe çökmesi, dolayısıyla hayvanın hava yutmasını engellemesi. Yani batan yemler kullanmak önemli normal hayatta. Bezelyenin pek bir olayı yok

Hayvanı ufacık bezelye dolu kapta fanusta tutmayın, ana tanka alın. 35-40 litre iki japon balıgı için inanılmaz ufak. Bu ve bunun dışında var olan başka potensiyel problemlere yönelmekte fayda var. İlk olarak su kalitesi ve tank koşulları başta olmak üzere. İkinci olarak ise bu kadar boy farkı var ise, erkek dişiyi sürekli strese sokup rahatsız ediyordur. Buna uzun soluklu çözüm bulmalısınız.[EDIT]Lennie,2024-05-02 00:39:43[/EDIT]
Sae Balığı Ne Yem Yer?
[QUOTE=LepistesHobisi]Peki balığın TÜRÜ ne abi.[/QUOTE]

Rainbow shark.
Önerilen tank min 120x45cm. Dolayısıyla 35 litre için uygun degil. Epey aktif ve büyüyen bir canlı. Büyük tank şart

Ek olarak SAE gibi başka tür shark ve benzer yapıdaki canlılar ile bi arada bakılması uygun degil, benzer türdeki canlılara karşı agresif oluyorlar genelde.

Bu arada SAE de 35 litre için uygun bir canlı degil zaten. SAE ler de inanılmaz aktif ve 35 litre için fazlasıyla büyüyen ve enerjik canlılar. Öyle ki benim 100x40x40 tankım bile bence ufak kalıyor. Bu boyutta zaten rainbow shark da bakılmaz[EDIT]Lennie,2024-04-29 23:20:51[/EDIT]
30*30*30 Akvaryumda Kribensis Çifti Olurmu?
Salyangoz ve axolotlları cıkarıp sadece kribensisleri tutacaksanız olur. Fotograftaki canlılardan axolotl zaten cok buyuk tank ister, ideal su derecesi 16-18Cdir. Salyangoz ile birlikte bakılmaz. Tavsan salyangozlar ise birçok türe göre sıcak su ister, 26-28C gibi

Dolayısıyla 30küpe zaten bir müdahale gerekli.

Eger tüm bu canlıları cıkarırsanız kribleri ekleyebilirsiniz eger cift tuttularsa. Ancak hacim ve yüzme alanı açısından idealin altında kalacaktır ister istemez. Lakin yavrular için ayrı bir büyütme ve yetiştirme tankınız olmalı şayet en kolay üreyen türlerden biri, çok da yüksek talebi olmayan piyasası maddi açıdan da düşük ve üreme halinde epey agresifleşebilen canlılar. Oldu da axolotly ve salyangozları cıkarıp sadece kriblere baktınız, bunca yavruyu ne yapacagım sorusunun cevabına sahip olmanızı öneririm baştan. Çoğu yer almaz diye düşünüyorum [EDIT]Lennie,2024-04-29 19:24:44[/EDIT]
Beta Balığım Florasan Açılınca Cama Saldırıyor
[QUOTE=Alibatuhan]Bu detaylı cevap için çok teşekkür ederim. O halde ilk etapta saldırdığı tarafı mat bir şey ile kaplayacağım ve o tarafa giden ışığı keseceğim. Saldırmaya devam edip etmeyeceğini gözlemleyeceğim.[/QUOTE]

Umarım işe yarar. Olmadı ilgili tarafı sıkça görüşü ve erişimi engelleyecek şekilde bitkilendirmeyi deneyin derim. Ölçülü tannin kullanımı ise her türlü fayda saglayacaktır.

Bu arada peninsula tarzı bir tank olmadıgı sürece arkaplan kullanmanız da görsel olarak tankı bir seviye ileri boyuta taşır. Siayh güzel durur. Bunu da bir düşünün derim

Sevgiler,
[EDIT]Lennie,2024-04-29 12:12:35[/EDIT]
Beta Akvaryumu Tavsiye
Size tavsiyem tabandaki lav taşlarını ya tamamen örtün ya da çıkarın. Bu tarz özellikle uzun kuyruk ve yüzgeçli betta ve diğer canlılarda çok kolay şekilde keskin yüzeyler dolayısıyla hasar alma gündeme gelebiliyor. Hasar alan doku da hasarın ötesinde enfeksiyon ve benzeri durumlara açık hale gelebiliyor, travmaya baglı ilgili dokuda kopmalar gündeme gelebiliyor gibi gibi

Betta tankında elinizi suya soktugunuzda elinize keskin gelen hiçbir şeyi tutumayın. Lav taşları yapısı gereği epey keskin oluyor
Beta Balığım Florasan Açılınca Cama Saldırıyor
Yansımasını gördüğü için başka bir erkek betta var sanıp saldırmaya calışıyor. Bu da sürekli stres ve hayvan için negatif bir durum demek.

Amaç burada o yansımayı engellemek olmalı. Sadece belirli bir tarafta ise, O tarafı siyah mat bir şey ile dıştan kaplayıp yansımayı engellemeye calısabilirsiniz. Işığı kısmak, İlgili alanı bolca bitkilendirmek, Işığı kısamıyorsanız belki örneğin tannin oranını yükselterek ışığı azaltmak gibi şeyler denenebilir

Direkt olarak bir yöntem bazen calışmayabiliyor. O yüzden iş biraz deneme yanılmaya kalıyor. Ama çözüm bulmak şart, aksi takdirde bu tarz bir agresiflik hali balığa hasar verir
Bakteri Çakışması
[QUOTE=GhostKoi]

Bakteri çakışması hobiciler tarafından yanlış anlaşılan bir fenomendir. Bir akvaryuma yeni giren balık bir enfeksiyon odağı oluşturabilir fakat bu bakteri çakışması olmak zorunda değildir. Bakteri çakışması sadece aynı türden olup farklı kaynaktan gelen balıklar arasında gerçekleşir.[/QUOTE]

Bu pek dogru bir bilgi değil. Yani bakteri çakışması diye bir tabiri zaten bizim dışımızda bu şekilde kullanan yok ya da ben görmedim. Onun haricinde, bizim dışımızda alışılagelen bilgiye dayalı melekler, lepistesler, discuslar başta olmak üzere tankları birleştirirsen farklı tanklardaki türlerin aynı tankta birleşmesi sonucu bakteriler çakışır mottosuna inanan bizim dışımızda hiçbir yabancı kaynak ya da bilimsel bir şey bugüne dek görmedim. Aynı şekilde hobici bazında yabancı forumlarda da görmedim. Şayet aldıgınız cogu melek discus ve lepistes ve başka birçok tür daha önce binlerce on binlerce aynı türün durdugu tanklardan gelip geçiyor.

Olay tür degil genel anlamda patojenlerle alakalı. Bazı hastalıkların spesifik olarak bazı canlılarda görülme olasılığı daha yüksek olabiliyor ve tür bazında bu canlı türleriyle beraber anılabiliyor, bu doğru. Örneğin brooklynellanın vahşi palyaço balıklarında daha sık görülmesi, Pleistophora hyphessobryconis'in neonlarda sıkça görülmesi sebebiyle neon tetra disease şeklinde anılması, bir tür iridovirüsün sıkça cüce guramilerde görülmesi sebebiyle dwarf gourami disease şeklinde anılması gibi. Ancak bu durumlarda dahi tür ile birlikte anılan hastalıklar kesin olarak bir tankta ancak sadece tek bir türe karşı etkili olacak ve başka türe bulaşmama imkanı yok diye bir şey pek duymadım da okumadım da. Genelde tür adıyla anılan hastalıklar dahi birçok başka canlıda görülebiliyor.

Dolayısıyla tanka aynı ya da farklı kaynaktan da canlı ekleseniz, beraberinde gelen patojenler sadece türe özel degil tüm canlılar açısından etki doğurabilir. İki yerden lepistes veya melek balığı alıp bunlarla gelen bir hastalığın yalnızca diger melek ve lepistesi etkilemesi ancak tanktaki başka hiçbir canlıyı etkilememesi için hangi tür bir hastalıktan bahsedebiliriz mesela?
Bakteri Çakışması
Bu arada onu yazmadım ama, evde aynı ortamda parfüm, kimyasal, temizlik malzemesi, koku vs gibi canlılar açısından toksik olabilecek ve suya karışabilecek havadan ve direkt el temasıyla herhangi bir şey olmadığına emin olmakta da fayda var. Ben olsam büyük bir su değişimi yapar ve filtremde aktif karbon da çalıştırırdım birkaç gün. [S]Dediğim gibi 5 günde 50 balık kolay kolay bir hastalıkla kaybedilecek oran degil. [/S]Diger bir şüphe ise filtrasyonu negatif yönde etkileyecek ve nitrifikasyon döngüsünü bozacak herhangi bir durum yaşandı mı acaba? Şayet toplu ölümler ve ortaya çıkan filtre kapasitesi üzerindeki amonyak ve nitrit degerleri de canlı ölümlerine sebep oluyor olabilir.[EDIT]Lennie,2024-04-27 22:32:42[/EDIT]

[QUOTE=Hasan Girgin20]Öncelikle cevabin için çok teşekkürler ennson yazdığından başlıyım 5 günde değil aşağı yukari 1 ayda bu kadar ölüm gerçekleşti. Benim için şuan sıkıntı sorunun %100 bir cevabını bulamadım bulamadığım için bir tedaviye başlayamıyorum ama artık en yüksek ihtimali düşünüp başlayacağım kafamdaki soru bitkileri çıkartıp ana tankla mi yoksa yeni bir akvaryumda mi bu tedaviyi yapıyım [/QUOTE]

Belirli başlı ilaçlar, tankta sinme, hassas türlere karşı ve/veya bitkilere zarar verebilme ve biyolojik döngüyü yok edebilme durumuna yol açabiliyor. Dolayısıyla genel geçer bir şekilde ana tankta ya da ayrı tankta demek pek mümkün degil. Değil çünkü ayrı tankta tedavi ettiğiniz canlı ana tanka döndügünde hastalıga baglı olarak tekrar problemle karşı karşıya kalabilir. Bazı ilaçlar, örneğin kurt dökmek için levamisole gibi ana tanka uygulanabilir ve döngüyü bozmaz, ama baygın düşen kurtları taban malzemesi ve bolca dekor vs olan bir tankta efektif olarak dip çekim yoluyla tanktan uzaklaştıramazsınız ve bu tedaviyi biraz anlmasız kılar. Veya levamisole tanktaki biriken organiklerin varlığı halinde yeterli düzeyde efektif olmaz daha steril bir tank gerekir gibi gibi

Kuyrugu yaralanan canlıyı örneğin ayrı tanka alır tedavi edersiniz, daha steril ortamda su kalitesini yüksek tutar belki ilaç uygular ve hızlı iyileştirme sağlar aynı zamanla potansiyel olarak fungus ve bakteriyel sorunları engellersiniz. Ama ana tankta var olan ve ana tankı tedavi etmeden geçmeyecek bi hastalık için canlıları karantinaya alıp sonra iyileştirip geri aynı hastalıgın oldugu tanka salmak pek mantıklı olmuyor.

Neden? Çünkü çoğu hastalık bazen konaksızca hep var olabiliyor, bazı hastalıklar için neredeyse iki ay civarına varan herhangi bir balık olmaksızın "nadas" diyebileceğimiz boş bir şekilde çalıştırmak gerekebiliyor, bazı problemlerde örneğin gill fluke gibi konaksız daha kısa sürede çözüme ulaşılabiliyor.

Dolayısıyla neyle mücadele ettiğinizi bilmeden zaten ne uygulayabilirsiniz ki? Her hastalıgın tedavisi ayrı. Her bakteriyel hastalıga bile aynı antibiyotik iyi gelmiyor. Gram negatif, gram pozitif, geniş spektrumlu antibiyotikler, farklı uygulama koşulları gibi gibi
Bakteri Çakışması
[QUOTE=BoranPara]Eğer pullarda kabarma varsa dropsy olabilir. Tedavisini tam bilmiyorum ama çok bulaşıcıdır. Bütün balıkları öldürebilir. Umarım tedavisini yapabilirsiniz. [/QUOTE]

Dropsy bir hastalık değil semptomdur. Altta yatan belirli bir sebep nedeniyle cogu zaman organ iflası gerçekleşir ve vücut sıvıyı dışarı aşamaz. O şişkin, genelde görünen pineconing denen dikenli bulların kalkması da görülebilen (fakat her zaman görülmesine gerek olmayan) semptoma dropsy denir. Altta yatan birçok sebep olabilir ve bu uzuv/organlar etkilendiği için sıvı toplama gerçekleşir. Böbrek, solungaç, kanser, bakteriyel, viral problemler, kistler gibi. Dolayısıyla semptom bulaşmaz, ancak örneğin bakteriyel bir hastalık sebebiyle solungaçlar iflas etti ya da büyük hasar aldı ve dropsy semptomuna sebebiyet verdiyse ve bu hastalık bulaşıcı ise, o zaman olabilir. Ancak böbrekte kist vardır ve böbrek işlevini yitirir örneğin, bu halde bulaşıcıktan bahsetmek cok mümkün degil

[QUOTE=Hasan Girgin20]Selamünaleyküm arkadaşlar yaklaşık 1.5 senedir bu hobiyle ugrasiyorum 1 ay önce izmirdeki bir petshoptan 6 adet balon german blue ramirezi satın aldım aldiklarimda kondisyonlari durumları çok iyiydi denizliye gelip baliklari ısı esitleme yaptıktan sonra akvaryuma ekledim(balik poşetlerini suyun içinde 1 saat bekletip sadece baliklari koydum) 3.gun 1 4.gun 1 5.gun 1 tane balon ramirezi öldü ve aynı gün kendi baliklarimdan da ölmeye başladı sonuç olarak 1 ayda 50 civarı balığım öldü (kendi baliklarim uzun süredir bendeydi) ölen balıkların yarısında herhangi bir sıkıntı yokken diğer yarısında dis yüzeyinde pullarinda yara tarzı şeyler vardi. Her kafadan akvaryumcudan farklı sesler düşünceler çıktığı için sizlere de danışmak istedim. Akvaryum ve balik bilgilerimi yazacağım yardımcı olursanız sevinirim.
Akvaryum= 130×50×60
Filitre+ısıtıcı= Aquel ultramax2000+tetra300w
Akvaryum dekor= 15 adet anubias+1 adet amazon hanceri+5 adet Java fern+kayalar+ silis kum +ribbed wood
Baliklar= tropical türler(melek rainbow tetra gurami ramirezi [IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241345121.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241345331.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241345581.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241348381.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241348411.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241348441.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241348461.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/245191/270420241348491.jpg[/IMG][/QUOTE]

Var olan ve süregelen oturmuş bir tanka, karantina uygulamadan hiçbir canlı eklemeyin. Dezenfekte edebileceğiniz ekipman ve balığı strese sokmayacak şekilde yapay bitki ve birkaç dekor bulunan, boş tabanlı, ana tankınızda sürekli bulunan bir sünger filtre ya da hazneden direkt oturmuş biomedya ekleyebileceğiniz yedek ufak bir şelale filtre gibi bir ekipman ve yedek ısıtıcı ile 1 aylık bir gözlem tankı kurun. Ana tanktan filtre malzemesi ya da pipo filtre geçirmeniz ana tanktaki patojenlere karşı yeni balıkların nasıl tepki vereceğini de ölçmede yardımcı olacaktır. İnsanlara genelde bu karantina fikri uzak ve zahmetli geliyor ancak bir noktada kaçınılmaz son bu şekil A oluyor maalesef. Bu karantina ve izole hali sadece balıklar için değil. Evimize aldığımız var olan canlıya ek sahipleneceğimiz tüm yeni dostlarımız için geçerli. Evde kedi dostunuz vardır, sokaktan yeni bir dost sahipleneceksinizdir, yine bunun evdeki canlınızla teması olmayacak şekilde evde belirli bir odada karantina süreci gerekir. Bunu ben uydurmuyorum, hem kendi veterinerimden hem de yurtdışındaki veteriner arkadaşlarımdan hep aynı şekilde tavsiye aldım ve bu şekilde hareket ediyorum.

Bakteri çatışması diye geçen durum aslında şudur. Siz evdeki iki tank arasında bile balık geçisi yaptıgınız takdirde elbet patojen tanıtımı gerçekleştirirsiniz. Bu patojenler bakteri ile sınırlı degildir, potansiyel olarak viral, parazit, bakteri, kısacası hastalığa sebebiyet verebilecek her türlü organizma buna dahildir. Siz yeni balık tanka eklediginizde patojen tanıtımı gerçekleşmiş oldu pek tabi. Herkes için her senaryoda gerçekleşiyor zaten.

Tankınızda sizin balıklarınızın bagısıklık geliştirmiş olduğu belirli unsurlara karşı yeni gelen balıkların bağışıklık sistemi alışkın olmayabilir. Yeni gelen belirli bazı patojenlere karşı da sizin ana tankınız bağışıklık geliştirmiş olmayabilir. Stres, yeni tank, yolculuk bağışıklığı düşürür. Birçok balık hastalık olmasın diye cok steril koşullarda yetiştirilir ve bu nedenle genel anlamda tatlı su patojenlerine karşı bağışıklığı yüksek olmaz. Daha önce binlerce balığın ve birçok patojenin bulunduğu petshop tanklarına geldiğinde de haliyle bu patojenlere maruz kalır ve siz karantina uygulamazsanız cok saglıklı görünen canlı evdeki tankta da semptomları göstermeye başlayabilir.

Ek olarak onca melek, agresif tür guramiler(three spotlar ve cüceler agresif türlerdir) ve 6 adet german blue ramin olduğu tankta tahminen süregelen bir agresiflik de yaşanır. Bu stres hali de hayvanı zayıflatır. Ek olarak bahsi geçen gördüğünüz yaralar, fiziksel hasar olabilir. Onun dışında kırmızı görüntüde aklıma gelen diger bir husus septicemia, ancak kesin budur demek zor.

Bu arada kolay kolay çoğu hastalık 5 günde 50 canlıyı yok etmez. Ciddi öldürücü bir problem ile karşı karşıya olmalı ki bu kadar yüksek oranda ve sayıda ölüm gerçekleşsin. Belirli bir semptom ve durum gözlemlemiyor musunuz?


durumun aşılamayla da ilgisi yok. Ben hiçbir zaman balık aşılamıyorum eger ki evime on dk mesafeden canlı almadıysam. Sadece ısı eşitler salarım. Aksi takdirde yolculuk sırasında torbada biriken amonyak açıldığı sırada phın ani yükselmesiyle epey toksik hale gelip balığa zarar veriyor. Eğer yakın yerden alışveriş yapılıyorsa ya da amonyak yanma riski alınacaksa aşırı hassas türler için aşılama yapılabilir. Ancak İzmirden alınıp Denizliye giden balık kaç saat yolculuk sonrası ısı eşitleme vs derken amonyak biriken torbanın agzını aşıp aşılamaya başlarsanız hayvan amonyağa maruz kalır. Bu konu epey tartışmalı. Su şartları arasında ekstrem fark yok ise, bence uzun yolculukta aşılamaya gerek yok. Zaen aşılama kaynaklı problem yaşasanız ani bir kayıp yaşar, tanktaki diger canlılarda problem gözlemlemezdiniz.
[EDIT]Lennie,2024-04-27 22:22:37[/EDIT]

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.