ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
sinanyas
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
16
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
24 Ekim 2008 17:38
Son Ziyaret:
12 Saat 30 Dakika önce
Toplam Mesaj:
23 [0.01 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
0 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:
5

BİLGİLER

Ad Soyad:
Barış Yücel
Doğum Tarihi:
Girilmedi
Yaş:
Bilinmiyor
İl:
Istanbul
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Barış Yücel

SON 10 MESAJI

Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Merhaba,
Daha önce benim tankımda da BGA oluştu. Yanlış hatırlamıyorsam her seferinde de başka bir sorunla birlikte ortaya çıkmıştı. Örneğin balıklarımın hastalığında tankta ilaçlama yaptığım zamanlar. Suyun pH değerinde dalgalanmanın çok olduğu zamanlar. CO2 ile birlikte yeterince sirkülasyonun olmadığı zamanlar gibi.
Benim BGA karşı uyguladığım yöntem ise şöyle: Zeminde ve iri yaprakların üzerindeki oluşumları kazıyarak ya da dip çekimi vasıtasıyla mekanik olarak almak. Zaten zeminden ve yaprakların üzerinden kaldırmak oldukça kolay oluyor. Eğer ulaşamadığım yerler varsa ya da küçük yaprakların üzerindeyse, zeminde yine de giderilememiş bölgeler varsa bunların üzerine oksijenli su uygulamak. Oksijenli su eczanelerden kolayca temin edilebilir. Oksijenli su H2O2 (hidrojen peroksit çözeltisidir). Zaten oksijenli suyla temas edince BGA lar köpükler çıkararak erimeye başlıyor. Daha sonra akvaryuma hava motoruyla bol oksijen girişini sağlıyorum. CO2 kullanıyorsam bu uygulama sırasında kapatıyorum. Yukarıda tarif edilen ışık kapatma yöntemini denemedim. Bir de su değişimini arttırıyorum. Hafta da bir kez yerine, iki ya da üç kez gibi. Ben bu şekilde olumlu sonuç alıyorum.
Kolay gelsin...
Biolife Filtreler Hakkindaki Dusunceleriniz
Burak arkadaşım, çok yanlış yapıyorsun. Son yazdıklarını kimse onaylamaz. Bakın siz yetişkin bir insansınız, subaylık gibi saygın bir mesleğiniz var. Bu yaptığınız çocukça. Bu konuyu bu şekilde uzatmanız ayıp olur artık. Size babanız yaşında olabilecek bir abiniz olarak tavsiyem; öncelikle Tunç Bey den özür dilemeniz sonra da son yazdıklarınızı silmeniz olacaktır. Filtreniz hoşunuza gidiyorsa, memnunsanız kullanın ama haksız yere de iddealaşmayın kimseyle. İyi hobiler dilerim.
Biolife Filtreler Hakkindaki Dusunceleriniz
Burak Kardeşim, özür dilemeniz ince bir davranış. Ben haksız bir tutum olduğunu düşündüğüm için yazdım. Son mesajınızı biraz aceleyle yazdınız sanırım. Upuzun bir cümle olmuş, bir nokta bile koymamışsınız. Bu yüzden anlaşılması zor oluyor. Bir de sonunu "isra" diye bitirmişsiniz. Anlamı nedir?
Akvaryumunuzu beğendim, güzel görünüyor. Başarılar dilerim...
Biolife Filtreler Hakkindaki Dusunceleriniz
Tunç Bey,
Açılan konuyla ilgili daha önce yazışmalar olmuş olabilir. Yine de öncelikle bir yöneticinin bu şekilde yanıtlamaması gerekir kanımca. Ne yazılabilir; bu konu daha önce forumda tartışıldı. Lütfen bu sayfaları gözden geçiriniz, denebilir. Zor mu? Yönetici kelimesine takılmadım. Ama şu da var ki; forumda bazı üyeler yöneticilik yapıyorlarsa onların daha özenli, daha olgun davranmalarını beklemem neden yanlış olsun. Konuyu açan arkadaşa şefkatli kollarımı açtığımı düşünmüyorum. Ben bu konu üzerinden gördüğüm olumsuzlukları eleştiriyorum. Arkadaşın sizi üzen "çemkirme" ifadesini görmedim. Elbette bu tür bir ifadeyi de onaylamıyorum. Bu konuya bu tür bir yazı yazmamın nedenlerini yazımın başında belirttim. Kesinlikle bir ukte hesaplaşması değildir. İçimde ukte kalmadı ki hesaplaşmasını burada yapayım. Kalsaydı zaten yapmam gereken yerde yapardım. Açılan ve hoş olmayan tartışmaların yaşandığı iki konuda da sizin olmanızı sadece bir kötü tesadüf olarak kabul etmek isterim. Yazınızdan dip çekimi konusunda yazdıklarımı onayladınız mı yoksa onaylamadınız mı anlayamadım. Dip çekiminden kastım akvaryumda su değişimi yaparken zemin üzerinde bulunan yem artıklarını ya da balık dışkılarını bir hortum vasıtasıyla almaktır.
Biolife Filtreler Hakkindaki Dusunceleriniz
Okudukça şaşıyorum. Yazmayım dedim duramadım, katlanamıyorum bu çirkinliğe. Üyelik tarihim 24 Ekim 2008. Mesaj sayım 18. Bunlar bir şey ifade ediyor mu, etmeli mi? Bu formu uzun süre ziyaret etmediğim de oldu bu sürede her gün birden fazla göz attığımda. Genellikle ilanlara bakıyorum. Forum yazışmalarına son zamanlara kadar neredeyse hiç bakmıyordum. Birincisi yeterince vaktim olmuyor. İkincisi ise çoğu yazışmalar ya ilgimi çekmiyor ya da bu yazışmalardan bir fayda ummuyorum. İyi ki de bakmıyormuşum iyi ki de bir şeyler yazmıyormuşum. Geçen gün bir yorum yaptım, pişman oldum. İsteyenler konuyu bulur, neden pişman olduğumu anlamaya çalışır. Hemen üstüne bu konuya yazılanları da okuyunca bunları yazma gereği duydum. Lütfen şu konunun geldiği noktalara bakın, yukarıda ki yazıları okuyarak. Hepsi değil ama içlerinde ne kadar gereksiz, anlamsız bir saldırganlıkla yazılmışları var. Ne yazık ki bunu başlatan da bir YÖNETİCİ. Konuyu açan arkadaş benim de daha önce duymadığım bir filtre konusunda düşüncelerini paylaşmış, ucuz olduğunu memnun kaldığından bahsetmiş ve bu filtreyi tavsiye etmiş. Pahalı dış filtrelerin yerine kullanılabileceğini söylemiş. Vay sen misin bunu söyleyen...İlk yanıt bir yöneticiden ve şöyle: "Bu filtrenin dış filtre ile kıyaslanması akvaryum konusunda bilgi sahibi insanların yapacağı bir şey değil. Bir de akvaryumunuzda iç filtre var sanki." Sonrasında tam bir kıyım, konuyu açan arkadaşın ne üç günlük üyeliği kalmış, ne bu filterenin tanıtımını yapan ajanlığı kalmış. Sonra ben askerde generale selam duruyordum, kendisini her gün görüyordum gülünçlüğüne kadar gitmiş. Üstelik bu tür yanıtları beğenenler olmuş.
Böyle mi olmalıydı? Her şeyden önce Yönetici olmuş ya da uzun süredir bu forumda olan insanlar bu şekilde mi yaklaş malıydı bu arkadaşa. Akvaryum konusunda bilgi sahibi değilsin demek yerine niye açıklama getirmiyorsunuz? Neden dış filtrelerin yerini tutamayacağını açıklamıyorsunuz hem de yönetici sorumluluğuna, olgunluğuna yakışacak bir üslupla. Sıkıldınız mı açıklama yapmaktan bir sürü bilgisiz insana yanıt vermekten başka arkadaşlar gibi. O zaman çok basit, lütfen yanıt vermeyin böyle yanıt vermektense.
Konuyu açan arkadaşın da yanlışları var elbette. Dış filtreye çok para veren insanlar, çok para verdikleri için söylediklerime karşı çıkıyorlar şeklindeki yaklaşımından söz ediyorum.
Benim konu hakkındaki görüşlerim: Dış filtreler bu filtreden daha etkin temizleme yapar. Evet dış filtreler daha pahalıdır. Bu filtrenin ilanlarında kutusunun üzerinde kullanılması halinde akvaryum temizliğine ya da su değişimine gerek olmadığı yazılmaktadır. Kesinlikle katılmıyorum. Hangi filtreyi kullanırsanız kullanın düzenli aralıklarla dip çekimi yaparak su değişimi yapılmalıdır (bazı bitkili akvaryuma sahip insanlardan dip çekimi yapmadıklarını da duymuşluğum vardır). Bu filtre görünüş olarak bence hiç güzel değil ve benim tankımın suyunun üzerinde durmasını istemezdim.
Saygılarımla,
Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Emrah Bey,
Uzun cevabınız için teşekkürler ama bilmem gerek var mıydı bu kadarına. Zira yanıtınız gerekli bilgilendirmeyi yapmak ya da samimiyetle sorduğum soruları cevaplamaktan çok bir bilgiçlik ve tepeden bakan bir hizaya getirme havası taşıyor.
Sizin yazınızdan anladığım; gübrelemenin alg oluşumuna neden olmadığı ve çünkü alglerin sadece amonyum kullandığı besin olarak. Yani amonyum nitrat dışında bileşenleri bulunan her türlü gübre kaynağı ve CO2 alg oluşumuna neden olmuyor. Yine Sizin ve Tunç Bey'in yazdıklarından çıkardığım kadarıyla bu gübrelemenin miktarı da alglerin oluşumunda etkisi yok. Bu bilgiler sizin ya TECRÜBEniz dolayısıyla edindiğiniz bilgiler ya da çeşitli forumlardan okuduklarınız diye düşünüyorum. Çünkü yazınızda bu bilgileri akademik makale altında gösteremeyeceğinizi söylemişsiniz. Sanırım bir kitaptan edinilmiş bilgiler de değil. Çünkü kitap yazmanın çok zor şeyler olmadığını söyleyerek hatta benim de yazmamı salık vererek bu konulardaki kitaplara pek bir güven duymadığınızı hissettim. Bu durumda yazdıklarınız ben söylüyorum dayatması gibi oluyor, siz söylediğiniz için güvenilmesi gereken bilgiler gibi duruyor. Yosun ve gübre ilişkisi hakkında söyledikleriniz doğru olabilir mi? Olabilir. Bakın Tunç bey bir test yapmış ve gün ışığına bıraktığı tankta yaptığı gübrelemelerin yosunlaşma yapmadığını gözlemlemiş, TECRÜBE etmiş. Bu aktarılan tecrübeye (deneyime) güvenen her okuyucu bunu isterse uygular. Buna hiç bir itirazım yok. Şuraya kadar yazdıklarımda hiç bir zaman sizin söyledikleriniz yanlıştır demedim. Aksine ha demek ki doğru bu olabilir benim uygulamam işe yarasa dahi gereksiz bir hassasiyeti içeriyormuş diye düşünebilirim. Beni ikna etmek gibi yorucu bir göreviniz yok yönetici de olsanız. Okurum yazılanları değerlendiririm ona göre davranırım. Tıpkı bu konuyu açan arkadaşın yapabileceği gibi. Siz mesaj yazanları "hizaya getirmeye" ya da "ikna" etmeye yorulmak yerine doğru bildiklerinizi ya da doğru bilgilerinizi uygun şekilde insanlara aktarın yeter.
Ben sadece olumlu sonuç aldığım bir yöntemi aktarmaya çalıştım. Kitaplardan ya da internet ortamında hobiyle ilgili okuduklarımı paylaştım. Kendi yorumumu ve gözlemlerimi ekledim. Kimseyle iddealaşmaya ya da tartışma niyetim olmadı. Ben CO2 kullanmıyorum, gübre hesapları yapmıyorum, düşük ışıkta beni mutlu edecek düzeyde bitki yetiştiriyorum. Sıvı gübreyi (reeflowers all inclusive) çok çok az kullanıyorum. İki hafta da 1ml den daha az ve tankım 240 Lt. Sadece dip gübresi takviyesinde (iki hafta da bir) bulunuyorum. Yosun sorunum yok. Bu uygulamanın bütünüyle doğru olduğunu iddea etmiyorum ama ben de işe yarıyor. İşe yaradığı sürece de daha fazla gübre eklemeyeceğim. CO2 kullanmamaya devam edeceğim. Kabul etmem gereken tek hatam konuyu yazan arkadaşa bildiklerimi, tecrübelerimi kesin ifadelerle paylaşmış olmak. Kendi deneyimlerim sonucunda ulaştıklarımı açıkca belirtmeliydim.
Sorun ne biliyor musunuz?
Sorun üslubunuz, bu sizi yoran ikna etme, hizaya getirme çabanız. Pek çoğu doğru olabilecek bilgilerinizi paylaşırken bilgiçlik taslamanız. Örneğin; %99.9999999 yazmanız ya da yazınızın sonunda hızınızı alamayıp arka arkaya aynı cümleyi yazmanız. Benim yazdıklarımdan alıntılar yaparak hepsine bir cevap verme yarışına girmektense; bakın Barış Bey şu yazdıklarınız, şu nedenlerden dolayı yanlıştır, doğruları budur, nedenleri ise şunlardır, ayrıca bu kaynaklara bakabilirsiniz, demeniz yeterlidir.
Yine de size teşekkür ediyorum. Söylediklerinizi başka kaynaklardan da araştıracağım. Sizden rica ediyorum bu tartışmayı daha fazla uzatmayalım. Ben kendi payıma düşen dersi aldım. Siz de alın.
Saygılarımla,

Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Emrah Bey teşekkür ederim yorumlarınız için. Benim söylemek istediğim eğer yosun oluşmuş bir tankta yosun oluşumunu engellemek için ışık azaltılıyorsa, bununla birlikte CO2 ve gübreleme de azaltılmalıdır. Çünkü ışık yoğunluğu düşük ise bu ortamda yosunlar besinleri bitkilere göre daha etkin bir biçimde kullanabileceklerdir ve dolayısıyla yosunlanma önlenemeyecektir.
Düşük besin, düşük CO2 eğer yüksek bir ışık varsa yosunlanmaya neden olacaktır. Işık şiddeti azaltılırsa (sanırım bu değer litre başına 0.5-1 W arası) gübrelemenin de azaltılması gerekiyor. Bunları çeşitli kitaplardan, internetten okuduklarım ve tecrübelerim doğrultusunda söylüyorum. Sanırım pek çok üye de böyle yapıyor.
Elbette kullanılan elementlerin hepsi yosun oluşumuna neden olmuyor. Pek çok yerde insanlar yosun oluşumunu tetikleyenin demir mi fosfat mı olduğu üzerine tartıştıklarını okuyoruz. Sonra onlarca gübreleme önerileri verilen değerler, ppm seviyeleri... Bütün bunlar bana oldukça karmaşık geliyor üstelik uygulanmasının oldukça zor ve her tank için özenle ayarlanması gerektiğini düşünüyorum. Katılıyorum size bence de bu işi zorlaştırmayalım. En kolay ve ucuz yoldan yapalım. Kaldı ki bu işi ppm seviyesinde düşünerek, gerekli ölçümleri, pH değerlerini, CO2 seviyesini hassasiyetle takip etmek isteyenler vardır, saygı duyarım.
CO2 vermeden, düşük ışık altında ve çok çok az miktarda sıvı gübre kullanarak pek çok bitkinin yosunlanmaya neden olmadan bakılabileceğini söylüyorum. Bunu da kendi tecrübelerim doğrultusunda söylüyorum ve bunda da bir sakınca görmüyorum. Sonuçta kimsenin benim tecrübelerimden bir bilimsel doğruluk çıkarması gerektiğini düşünmüyorum. CO2 vererek, gübreleme üzerine hassasiyetle durarak, ppm değerleri hesaplanarak, gübreleme takvimi oluşturarak, gereken ışık yoğunluğu gözetilerek bitki yetiştirmenin zor olduğunu söylüyorum. Buna karşın başarıldığında da daha etkileyici bir görüntü elde edilebileceğini söylüyorum. Söylediklerim yanlıştır bir başka üye çıkar bu söyledikleriniz yanlıştır bence doğrusu budur diyebilir. Buna saygı duyarım düzgün bir üslupla yaptığı sürece. Siz de Tunç Bey in tecrübe edişine güvenebilir benim tecrübeme dayanarak yazdıklarıma güvenmeyebilirsiniz. Kesinlikle alınmam buna. Samimiyetle soruyorum size yazdıklarımın neresi yanlış. Yanlış anlamayın bunu yazdıklarım kesinlikle doğrudur anlamında sormuyorum. Sizin görüşünüzü öğrenmek için. Çünkü sizin Barış Bey, diyerek başlayan yazınızdan bunu anlayamadım. Sizin yazınızdan anlamam gereken Tunç Beyin tecrübeleri dışında benim tecrübelerimin faso fiso olduğu, sizin bu konularda yerli yabancı makaleler okuyan bilgili ve mizacı sert bir forum yöneticisi olduğunuz.... Bana lütfen yazdıklarınızın şurası yanlıştır doğrusu şudur ve nedeni de budur diyerek yol gösteriniz. Eğer elinizde varsa makaleleri ya da yazıları atıf olarak gösteriniz. Yanlışım varsa doğrusunu öğreneyim bu şekilde. Elbette vaktiniz de varsa bunlara..
Sonuçta burası bir sosyal ortam bilimsel bir ortam değil. Herkes bilgisi doğrultusunda açılan bir konu üzerine doğru bildiklerini yazıyor. Kimse bu bilgileri kesin doğrudur diye kabul etmez diye düşünüyorum. Kimse de bilerek yanlış yazarak başkalarını yanlış yapmaya yöneltmez diye düşünüyorum. Bu yüzden hiç bir üye diğerine söyledikleriniz akla zarar, gelip buraya niye sallıyorsunuz demeye hakkı yoktur. Buna izin vermemelisiniz, ya da yönetim olarak bilgisine tecrübesine güvendiğiniz belli kişileri seçersiniz sadece onlara açılan konulara yanıtlama hakkı verirsiniz.
Saygılarımla,
Barış Yücel
Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Cihan Bey Kardeşim, hakaret ediyor ya da küfür ediyor olmamanız üslubunuzun doğru olduğunu göstermez. Ben size şimdi yeni yılın ilk günü bana piyangodan mı çıktınız dersem bu hakaret olmaz ama güzel bir üslup da olmaz değil mi? Siz benim yazdıklarımı ya gerçekten okumuyorsunuz ya okuyorsunuz anlamıyorsunuz ya da egonuz o kadar şişkin ki kendinizin dışındaki hiç bir görüşü doğru kabul etmiyorsunuz, katlanamıyorsunuz.
Tekrar yazıyorum, akvaryum hacmine göre ve elbette içindeki bitkilerin yoğunluğuna, türüne göre verilmesi gereken bir ışık yoğunluğu vardır. Diyelim ki bu ışık yoğunluğu altında bitkiler maksimum fotosentez yaparak maksimum gelişmeyi gösterebiliyorlar. Öte yandan pek çok bitki bu gereken optimum ışık yoğunluğundan daha az ışık altında da gelişme gösterebilir. Fakat gelişimleri yavaş olur. Kırmızı yaprak veren bitkiler bu ışık altında canlı kırmızı renklere sahip olmayabilir. İşte bu optimum ışık yoğunluğu olmayan bir tanka CO2 vermeye devam ederseniz bu bitkilerden çok yosunlara yarayacaktır. Eğer sizin akvaryumunuzda ki gibi yüksek ışık yoğunluğu varsa yeterli yoğunlukta bitkiniz varsa ve uygun gübrelemeyi başarabiliyorsanız, CO2 vermeniz elbette yosunlaşmaya neden olmaz. Bütün bu parametreleri uygun olarak ayarlayabiliyorsanız sorun yok. Benim görüşüm eğer ışığınızı azaltıyorsanız bununla birlikte gübrelemeyi ve CO2 vermeyi de azaltmalısınız. CO2 hiç verilmeyebilir, gübreleme ise en aza indirilmelidir. Bu durumda yosunlaşmanın önüne geçilebilir ama bitki gelişimi de yavaş olur. Bitkiler bu ortama kendilerini uydurduktan sonra gelişimleri biraz daha hızlanır ama hiç bir zaman CO2 destekli optimum ışık altında ki bir tanktaki gibi olmaz. Lütfen rica ediyorum, şu pazar günü huzur verin. Bana yanıt yazmayın. Görüşlerinizi benden alıntı alarak yazmayın.
Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Doctorec arkadaşım önce siz bir üslubunuzu düzeltin. Bu nedir ya hesap mı soruyorsun, kimsin? Akıllara zarar olan sizin benim yorumum altına yazdıklarınız.
Buraya yazılanların sizin görüşleriniz doğrultusunda mı olması gerekiyor. Yazdıklarım tecrübelerim ve okumalarım doğrultusunda sahip olduğum kendi görüşlerimdir ve konuyu açan arkadaşa bu doğrultuda tavsiye de bulundum. Kimsenin bunlara ne uymak ne de katılmak zorunluluğu vardır. Ayrıca siz yazdıklarımı da okumamışsınız. Ben gübre kullanılmasın demiyorum. Ben sıvı gübre kullanımı mümkün olduğunca azaltılsın diyorum. Sıvı gübre ancak bütün bitkilerde belirgin bir düzensizlik gelişim geriliği olduğunda kullanılsın diyorum. Eğer gerçekten bilinçliyse kullanıcı ihtiyaca göre sıvı gübreyi bu durumda kullanması doğru olur diyorum. Bunun dışında ihtiyacı olan bitkilere dip gübresi verilmeli ki yosunlanma önlensin diyorum. Eğer arkadaş ışığını azaltırsa hem gübre kullanımını azaltmalı hem de CO2 vermemeyi düşünmeli diyorum. Çünkü hem bitki yükü gördüğüm kadarıyla yeterli değil hem de bitkiler yüksek CO2 isteği duyan bitkiler değil. Evet, eğer ışık yoğunluğunu düşürürse ve CO2 vermeye devam ederse yosunlaşma artacaktır. Hele bir de üstelik sıvı gübre vermeye devam ederse. Yosunlar bitkilere göre daha az kompleks canlılardır bu şartlar altında bitkilerden daha hızlı gelişirler. Ya da bitki yoğunluğunu arttırabilir, düşük olmayan tankına uygun yüksek ışık yoğunluğu altında uygun miktarda CO2 ve gübre vererek bitki gelişimini hızlandırarak yosunlaşmayı engelleyebilir. Bu ise daha zor olan ve deneyim gerektiren bir yöntemdir.
Sakın bana yanıt falan yazmayın. Sizinle hiç gereği olmayan bir tartışmaya girmek istemiyorum. Ha yazdıklarımın yanlış olduğunu düşünüyorsan, katılmıyorsanız, konuya yeni mesaj yazarsınız. Doğru düşündüğünüzü bana yanıt yazmadan aktarırsınız. Bunları okuyan insanlar sizin dediklerinizi doğru buluyorsa size teşekkür eder aferim ne kadar çok biliyor der ve sizin yazdıklarınızı uygular. Benim yazdıklarımı da uygulamaz bu kadar basit. Sakin olun.
Yosun Sebebiyle Bitkiliye Veda
Açılan konu altında yazışmaları okudum. Ben sizin yerinde olsam sıvı gübreyi neredeyse hiç düzeyinde kullanırdım. Çok çok az miktarda ve yalnızca tüm bitkilerde bir gerileme bozulma görünmeye başladığında. Gübre desteğini belirli aralıklarda dip gübresi olarak verilmeli. Işık konusunda Emrah beye katılıyorum. Yüksek ışığı kesintiler halinde kullanmak çözüm değil. Işığı azaltıp yine en az 8 saat olarak verilmeli. Ayrıca CO2 kullanmaya bilirsiniz. Düşük ışık altında CO2 bitkilerden çok yosunları tetikleyecektir. Esasen taban konusu bizde fazla abartılıyor gibi geliyor bana. Önemli olan uygun tane büyüklüğünde ve kalınlıkta bir taban. Eğer dip gübresi verirseniz böyle bir taban pek çok bitki için yeterli olacaktır. Sanırım yosunsuz bir akvaryum için iki yaklaşım izlenmeli. Birincisi düşük ışık ve az gübre(CO2 dahil). İkincisi güçlü ışık, uygun sayıda ve çeşide bitkiye göre daha çok gübreleme. İlkinde daha yavaş bitki gelişimi olur. Bazı türlerde kırmızı renkleri göremezsiniz. Bazı türlerin gelişimi çok daha yavaş olur. İkinci yaklaşımda bitki gelişimi hızlı olur ve kimi türler için can alıcı renkleri yakalarsınız. Bunun yanı sıra takip etmeniz gereken daha fazla parametre olur ve ayrıca parasal olarak daha masraflı olur. Sizin sorununuz bu iki yaklaşım arasında kalmış olmanız.

GÜNCEL 100 TANITIM

-
-

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,599,757 Mesaj
  • 381,380 Konu
  • 91 Forum
  • 131,821 Forum Üyesi
  • 1,396 Özel Forum Üyesi
  • 28 Kıdemli Akvarist
  • 1,841 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.