ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Neothauma
Kullanıcı Grubu:
Kıdemli Akvarist
Kullanıcı Başlığı:
[B]14943,1[/B]
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
5787
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrimiçi
Üyelik Tarihi:
30 Haziran 2007 17:28
Son Ziyaret:
14 dakika önce
Toplam Mesaj:
3177 [0.61 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
43 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Armağan Yücel Şahin
Doğum Tarihi:
17 Nisan 1994
Yaş:
27
İl:
Manisa
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

[B]Armağan Yücel Şahin[/B]

SON 10 MESAJI

Yarışmalar Geri Gelsin Etkinliği
Ben bu durumun doğal olduğunu düşünüyorum. Forum bir dönem zirvesini yaşadı ve yavaş yavaş düşüşe geçti. Artık kocaman bir bilgi-başvuru kaynağı, ansiklopedisi, daha fazlası değil. Sosyal medya tamamen forumun yerine almasa da ona alternatif oldu. Hobinin belli bir alanıyla ilgilenen insanlar Facebook gruplarında bir araya gelmeye başladı. Bu gruplarda paylaşılan içeriklerin kalitesi tartışılır… Forumda en azından moderasyon ve kurallar sayesinde kalite seviyesinin düşmesi bir nebze de olsa engelleniyor. Forumu Facebook gruplarından üstün kılan en önemli özelliği bence bu.

Aktif bir şekilde paylaşım yapan forum eskilerinin burayı daha çok arşiv gibi kullandığını düşünüyorum, en azından benim için ve bazı arkadaşlarım için durum bu. Hem yaptıklarımı paylaşıp arşivliyorum hem de bu sayede bilgi ve tecrübe paylaşımı yapmış oluyorum. Öncelikli amacım arşivleme olduğu için konularıma yorum yapılması, ilgi görmesi çok da önemli değil.

Tanıtım konularına olan ilgilinin düşüş sebebi de artık hemen her şeye ulaşabilmemizin çok daha kolay olması. Bundan 4-5 sene önce A türüyle ilgili bir tanıtım konusu açtığınızda o tür o zamanlar nadir olduğu için ilgi çekiyor, konu aktif oluyordu. O tür zamanla yayılıp daha ulaşılabilir olunca buna ters olarak ilgi çekiciliği de azalıyor.
Sıradışı Beta Davranışı
Sıradışı değil, aksine betaların doğasına uygun bir davranış. Şöyle düşünün; anavatanlarındaki (Güneydoğu Asya ülkeleri) habitatları sığ, bataklık, su birikintisi vb. su hacminin az olduğu yerler, bazen bitki yoğunluğu da eklenince hareket alanı oldukça az alanlar oluyor ve kurak mevsimlerde bu sular iyice çekiliyor. Sıkıştıkları birikintiden bir diğerine geçmek, hareket alanın az olduğu bir yerden kurtulmak veya civar birikintiler arasında dolaşmak için sıçrayabiliyorlar ve bu yüzden oldukça iyi sıçrayıcılar. Sizin akvaryumunuzda böyle bir durum söz konusu değil tabi ki ancak yine de bu davranış onların içgüdüsel yaptığı bir şey. Bu videoda bahsettiğim habitatlardan birini görebilirsiniz.
[VID]https://www.youtube.com/watch?v=Dk3hHFmc9sQ[/VID]
Red Wine
[QUOTE=MertA]

Okuyanlarda yanlış anlama olabilir Armağan bey. Canlıları boş dekorsuz tanklarda bakmayı tavsiye etmişsiniz gibi geldi.[:?] Sanırım bu tür doğal olmayan yapay varyetelerin tercih edilmemesi gerektiğini söylüyorsunuz.[:3]
Boş bir bardak içinde yüzen ve Allah canımı alsada kurtulsam diyen beta görmekten sıkıldık. [:cik:][/QUOTE]

Halfmoonlar için maalesef durum bu, tam formu korunmak isteniyorsa etkili en iyi yöntem bu. Zaten bu tarz varyeteler yüzgeçlerinin büyüklüğü, şekli için bakılıyorlar ve doğal beta formundan oldukça uzaklar. Ben bu yüzden bu tarz varyeteleri bakmayı tercih etmiyorum. Halfmoon plakat, plakat gibi betaları tercih ediyorum , en azından vücut formu doğal halinden o kadar uzak değil ve balık için kronik bir rahatsızlık oluşturmuyor.

Küçük hacimde beta bakmak her zaman tartışmalı bir durum. Koleksiyoncu veya üreticiyseniz erkekler için yerden tasarruf etmeniz gerekiyor ve bu da kap kavanoz gibi ufak hacimlere ve drip wall gibi sistemlere mecbur bırakıyor. Eğer tek veya zahmet edebileceğiniz sayıda bakacaksanız her balıkta olduğu gibi betalar için de uygun hacimde, düzgün akvaryumlar kurulmalı.
Red Wine
Düzeni oturmuş bir akvaryumda ilaç kullanmak sakıncalıdır, özellikle bakterileri öldürerek zarar verebilir. Zaten bu aşamada balığınız ilaç tedavisine ihtiyaç duyacak halde değil. Eğer balığın formunu korumak istiyorsanız bahsettiğim şartlarda bakmaya başlayın. Sık ve düzenli su değişimi ile iyi beslenme kısa sürede toparlanmasını sağlayacaktır.
Red Wine
[QUOTE=Mu5a]Merhaba,
Güncel birkaç fotoğraf eklemek istedim.
Sizce balıkta kuyruk erimesi başlangıcı var mıdır.

Teşekkürler.
[/QUOTE]

Merhaba,

Evet kuyruk erimesi başlangıcı var. Ne zaman böyle halfmoon betalı kurulumlar görsem söylerim; halfmoon betalar böyle akvaryumlar için uygun değil, sebebi de yüzgeçleri en hassas varyete olması. Tam formunu korumak için bomboş, dekorsuz, ufak hacimli bir tankta, kapta bakmak gerekiyor ve her gün büyük ölçüde su değişimi yapılmalı. Ben bu kronik ve zahmetli bakımlarından dolayı uzun kuyruklu hassas varyeteleri tercih etmiyorum. Böyle akvaryumlar için plakat, halfmoon plakat gibi yüzgeçleri dayanıklı türler daha ideal.
Orkos Betta'nın Wild Bettaları
Geldim yaz tatilinden
Verdim yemin tazesinden
Her beta geçti elimden
Ne güzeldir Betta smaragdina Guitar

Huyları pek nazlı
Işıktan kaçarlar çok hızlı
Ama üretimi olur hazlı
Ne güzeldir Betta smaragdina Guitar

Şimdi geldi tekleme vakti
Havalar soğumadan kolay olur nakli
Hazırlayın tankları bir iki
Ne güzeldir Betta smaragdina Guitar
Tanganyika'ya Giriş Neolamprologus Similis
İleri derece yaşlılıktan dolayı karın çökmesi olağan bir durum, hemen hemen tüm cichlid türlerinde bu duruma rastlanabilir, canlıların bir çoğunda yaşlandıkça yapı bozulması olur. Bunun dışındaki diğer tüm durumlar sıkıntı. Sizin erkek biraz yaşlı, tabiri caizse kart bir erkeğe benziyor. Eğer yaşını biliyorsanız , o kadar yaşlı bir balık değilse ya iç parazit ya da yetersiz beslenme işareti. Yetersiz beslenmenin sebebi de genelde yemde seçici olmalarından kaynaklanıyor. Vereceğiniz en kaliteli yemin bile yüzüne bakmayan balıklar oluyor ki bu Tanganyika türlerinin pis bir huyu. Sağlıklı, ergin bir kabukçul türü genelde böyle görünür :
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/090420181924281.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/311220170811191.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/081020172259121.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/280520171744061.jpg[/IMG]
Tanganyika Fish Room İçin Start Verdik
Merhaba,

Girişiminiz için bol şans ve başarılar dilerim.

Kabukçullar için kullanacağınız kabuklar hakkında bir tavsiyem var. Çok kolay üreyen türler ve kısa sürede elinizde bir çok yavru olacaktır. Bunların akvaryumdan toplanması özellikle kabuğun içinden çıkarılması oldukça zahmetli olabiliyor. Aynı şey yetişkinleri yakalamak için de geçerli. Bunun için pek çok kez kabuk kırmak zorunda kaldığım oldu. O yüzden böyle çok fazla tankın olduğu üretimhane-hobihane gibi yerler için pvc boru dirsek bağlantıları oldukça kullanışlı oluyor, balıklar için kabukla aynı işlevi görebiliyor. Yapılan tek şey bu dirseklerin bir ucunu kapatmak. Bunun uygunlandığı güzel bir örnek üretimhane, kabukçul tanklarında görebilirsiniz.

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=ofivFER_RvQ[/VID]
Hepimiz Kabuğumuza Çekilince Olanlar
Herkese litrelerce selamlar,

Uzun bir süredir bu konuyu güncelleyecek herhangi bir gelişme olmadığı için konuya adeta tozlu raf muamelesi yaptım. Geçtiğimiz kıştan yaz başına kadar betalara ağırlık verdiğim için Tanganyika ve diğer işler ikinci planda kaldı. Betalarla artık işim bitti, istediğim her şeyi yaptım ve elimde tek bir beta kalmadı. Şimdi öze dönüş vakti.

Bu konuyu ve konunun ana tankını kabukçullar için açmıştım ve kurmuştum. Kurulum benim için amacına ulaştı ve kabukçul türlerinden sıkıldım. Yeni arayışlar için önümdeki engel tankın hacminin ufak olması ( Caner reyizin bana en çok kızdığı şey olabilir 😶). Küçük hacimlerde Tanganyika’dan kabukçullar ve birkaç ufak orta boy kayacıldan başka seçeneğiniz olmuyor. Ben de bu türlerden ülkeye giren pek çoğunu zaten deneyimlediğim için yapacağım şey adeta bir “remastered” tadında olacaktı.

Bu doğrultuda aklıma ilk olarak Julidochromis marksmithi geldi. Daha önce deneyimlemediğim bir tür ancak Julidochromis türlerini zaten pek sevmezdim şekil itibariyle. Bu türü düşünme sebebim güzel sarı rengi ve siyah çizgileri oldu. Kısa bir araştırmayla piyasada genç bireylerinden buldum ancak satış adeti benim için fazla olduğundan dolayı beraber alacak ortak bulamadım. Bu fikirden vazgeçtim.

Bahsetmeye değer olmayan, bu cümle kadar kısa bir demasoni deneyimi oldu.

Bu süreci nihayetlendirmeye yakın (nihayet kullanabildim bu kelimeyi) Neolamprologus buescheri “Kamakonde”de karar kıldım. Bu tür Lamprologini türleri içinde en sevdiklerimin başında gelir. “Günce Benim Eski Sevgilimin Adıdır” konusunda kendisine hatrı sayılır miktarda yer vermiş idim. Şimdi yine eski sevgiliyle buluşma vakti (pek da tavsiye edilesi bir şey değil).

Tankı kabukçul türlerine uygun kurduğum için kayacıl bir tür için pek uygun değildi. O yüzden dekorasyonda biraz değişiklik yapmam gerekti. Değişimden önce tankın son hali böyleydi:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210743321.jpg[/IMG]

Çok fazla bir müdehaleye gerek kalmadan aynı tip irice bir kayayı sağ köşeye kayaların üzerine yerleştirdim. Adeta bir yapboz parçası gibi oturdu ve bu türlerin çok sevdiği kovuklar, mağaralar oluştu:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210745231.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210745321.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210745441.jpg[/IMG]

Balıkları temin etmek konusunda ise Bursa’dan Ufuk abi imdadıma yetişti. İthalatların artık kolay olamadığı günümüzde kendisi sahip olduğu tür çeşitliliğiyle tam bir kurtarıcı. Bana kendi ürettiği balıklardan 5 adetten oluşan genç bir grup gönderdi. Fakat maalesef bu balıkların agresif davranışları yolda gelirken en küçüklerinin ölmesine neden olmuş, parçalamışlar. Diğer en küçüğü de tankta öldürdüler. Niyetim 5’li gruptan 1 çift, şanslıysam 2 çift çıkarmaktı. Şu anki durumda 2 erkek 1 dişi gibi duruyor. En büyük ve baskın erkek tüm kayalıkları sahiplendi. En küçük ve erkek olana pek aman vermiyor. Ortanca olan dişi de erkeğin bölgesine nispeten daha yakın takılıyor. Zamanla büyüdükçe aralarındaki ilişki daha iyi olacaktır diye ümit ediyorum.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210751251.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210752371.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210752481.jpg[/IMG]

Dişi betaları beslemek için kurduğum şöyle bitkili bir akvaryum var. İçindeki devasa Echinodorus cordifolius’a kıyamadığım için bozup kuramıyorum. Abartmıyorum bir salata çıkacak kadar büyük. İçinde şu an bir balık yok. Killifish veya Pseudomugil türlerinden biriyle değerlendirebilirim:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210755231.jpg[/IMG]

Bir de şöyle bir akvaryumun var. Geçen kış vahşi beta akvaryumu olması için kurmuştum, çok da güzel olmuştu. Ancak istediğim türleri bulamadığım için amacına ulaşamadan bozulmak zorunda kaldı. Bu akvaryumu da Lamprologus kungweensis beslemek için kurmayı planlıyorum:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210757171.jpg[/IMG]

Odada akvaryumların olduğu köşe böyle görünüyor:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210758311.jpg[/IMG]

Gelelim ringin diğer köşesine. Walstad tekniğiyle geçen seneden beri kurduğum bitkili kavanozlar en iyi formlarına ulaştı. Bitkiler coştu, yosun problemi yok. Buharlaşan su yerine takviye yapmak ve birkaç damla Tropica Premium Nutrition sıvı gübre vermekten başka yaptığım bir şey yok. Özellikle Bacopa adeta bir sarmaşık gibi uzadı ama sarmaşıklar gibi tutunucu köklere sahip olmadığı için orkide direğine sabitledim. Sık sık çok güzel mor çiçekler açıyor. Diğer kavanozdaki Echinodorus ozolet de sık sık çiçek açtı ve çiçek dalı üzerinden yeni sürgünler yapraklar verdi. Bu sürgünleri koparıp eksem yeni Echinodoruslar olur fakat bu görüntüyü bozmak istemediğim için pek yanaşmadım. Bu konudaki en son gönderimlerimden birinde kavanozların o zamanki son halini paylaşmışım. Şimdiki halleriyle kıyaslarsanız aradaki devasa farkı görebilirsiniz:
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210804321.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210805381.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210806291.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210813461.jpg[/IMG][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/29591/290820210814381.jpg[/IMG]

Yeni gelişmelerle konuyu güncel tutmaya çalışacağım. Bugünlük bu kadar. Yarın evlerinizde balkona bayrak asmayı unutmayın.[EDIT]Neothauma ,2021-08-29 08:15:16[/EDIT]
Betta Bakmak
[QUOTE=Beta_balik]Bu yavruları yalnızca 10 litrelik bir akvaryumda almayı planlamıyorsunuz değil mi? Öyle ise direk olarak vaz geçin diyebilirim ilk olarak.
Beta üretiminde en önemli iki şey var. Aslında tüm üretimlerde gerekli şeyler bunlar. Ama bunlar olmadan beta üretirseniz bazı türlerde olmasa da, betada hem yavrular hem de çifte yazık etmiş olursunuz. İlki imkan, yani bütçe. Diğeri ise tecrübe. Betada tecrübe kazanmak kolay. Alırsınız bir çifti, kurarsınız güzel iki akvaryum. Birkaç ay, belki bir yıla yakın besler temel tecrübeyi kazanırsınız. Bütçe ise böyle değil. Bu yüzden biraz onun üzerinden anlatacağım.

Öncelikle bu çift için [B]birer akvaryumlara[/B] ihtiyacınız var. İşte normal akvaryum kurar gibi filtresi, kumu, ısıtıcısı vs. olacak şekilde. Bunu söylememe gerek yok zaten.

Bu çiftlerin kondisyonu için önemli bir kısım daha var, 4-5 çeşit yem. Küçük görmeyin, en az 100-150 lira.

Çiftleştirme için olan akvaryum 20-25 litre civarı olmalı.

Çiftleştirme akvaryumu için pipo filtre, hava motoru ve ısıtıcıya ihtiyaç var.

Yumurta döküldükten, dişi ayrıldıktan, yavrular yatay yüzüşe geçtikten sonra da düzenli olarak artemia verilmesi lazım. Bu biraz meşakkatli olur, bu yüzden artemia seti almak mantıklı olur.

Daha sonra yavrular boylanacak tabiki bu 20 litrede. Bu boylanan yavruları en az 100-150 litrelik bir akvaryuma geçirmeniz gerekir. Duruma göre 200, 250, 300 litrelikde olabilir. 100 ile 500 arası yavru olma ihtimali var sonuçta. Balık sayısına göre akvaryum büyür.

Bu akvaryum için daha yüksek watt lı bir ısıtıcı ve dış filtre lazım. Kum, bitki vs. de koyabilirsiniz isterseniz.

Daha sonra baskınlık gösteren erkekleri ayırmaya başlamanız lazım. Bunun içinde sağlam ve yeterince büyük bir rafa, o rafa döşenmiş karbon ısıtıcıya ihtiyacınız olacak. Tabikide kapları es geçmeyin. Ortalama birer litrelik mika kap, kare bidon vs. birşeyler ayarlamanız lazım. Min 50 tane denebilir.

İşte catappa yaprağı, canlı yemleri, su değişimleri vs. de var unutmuş olabilir. Ama gördüğünüz gibi 10 litrelik bir akvaryumdan kat kat fazla bir şey bu. Hatta 10 litrelik akvaryum dışında birçok şeye ihtiyacınız var. Çiftleştirme akvaryumu bile daha büyük olmalı. [/QUOTE]

Sevgili Beyza,

Son aylarda forumdaki yeni nesil genç hobiciler arasında en çok dikkatimi çekenlerden birisin. Özellikle bu hobiye yeni başlayanlara yaptığın yönlendirmeler, yardımcı olma çaban taktir edilesi. Ancak bunu yaparken, özellikle beta konusunda, verdiğin tavsiyeler ve yönlendirmeler pratikten çok teorik bilgilere dayanıyor. Bu yönlendirmelerini okurken beni düşündüren şey acaba senin ne kadar ve ne derece tecrüben var, bahsettiğin konulara pratikte ne kadar hakimsin? Özellikle beta üretimi konusunda, aynen bu konuda kesin bir dil kullanarak yaptığın yorumlar gibi.

Şimdi bu başlık altında verdiğin tavsiyeler yalan yanlış şeyler değil, fakat aksi iddia edilebilecek ve pek çok beta hobicisi tarafından çürütülebilecek şeyler. Başta da belirttiğim gibi, bu söylediklerinin ne kadarını kendin deneyimleyebildin?

Ben mesela sana desem ki değil 10 litrelik akvaryumda 5 litrelik boş saklama kabında yavru aldım ve bu yavruları en az 1,5 aylık olana kadar ideal bir şekilde büyüttüm ve bunları fotoğrafladım, hala bu kesin dilde ısrarcı olacak mısın?

Aldığım yavruları 100-150 litrede değil de 30 litrelik kaplarda boylandırdım, erkekleri de 500 cc'lik soğuk içecek bardaklarına tekledim ve sağlıklı bir şekilde büyüttüm desem mesela buna ne dersin?

100-150 liraya 4-5 çeşit yem mal ediyorsan oldukça bonkör olmalısın... Bir balık için hem de. Üç bin liralık faturana ise hiç değinmeyeyim.

Daha pek çok noktaya değinebilirim bu şekilde. Bu yazdıklarım bunlar yalan dolan bilgiler, ben yaptım oldu mantığı demek de değil. Benim yazdıklarımı, tecrübelerimi de bir başka hobici gelip çürütebilir. Buradaki asıl mesele öğrenilen teorik bilgiyi pratikte tecrübe edip ona göre tavsiye ve yönlendirmelerde bulunmak. Senin nezdinde senin gibi hobicilere söylemek istediğim şey yönlendirmede, tavsiyede bulunurken acaba bunların ne kadarını kendim biliyorum, uyguladım diye sorgulamanız gerektiği. Yoksa herhangi bir kaynaktan konuyla alakalı bilgileri bulup yazmak çok kolay.

Bu söylediklerimi yapıcı bir eleştiri olarak değerlendirmeni dilerim.

Konu sahibi arkadaşa gelecek olursam; 10 litre şu an senin için bir adet betayı nasıl güzelce bakarım, temeli öğrenirim akvaryumundan başka bir şey değil. Temeli öğrendikten sonra birkaç sene içinde üretimi düşünebilirsin.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

KULLANICILAR

  • 245 Online Kullanıcı, 138 Üye

Online Kullanıcılar

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.