ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
OsmanSezen
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
276
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrimiçi
Üyelik Tarihi:
16 Nisan 2018 22:35
Son Ziyaret:
2 dakika önce
Toplam Mesaj:
299 [0.26 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
58 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:
1

BİLGİLER

Ad Soyad:
Murat Osman Sezen
Doğum Tarihi:
19 Eylül 1995
Yaş:
25
İl:
Ankara
Meslek:
Öğretmen
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Murat Osman Sezen 6 tane 40 cm astronottan sonra şu an sadece kendime bakıyor, dinleniyorum :)

SON 10 MESAJI

Oksijen Veriyor Mu?
[QUOTE=The_Cayci]
Peki bir nebze olsada verir mi? Sonuçta bir su akışı var.[/QUOTE]

İçiniz tamamıyla rahat olsun, yeterli oksijeni fazlasıyla sağlar. Su yüzeyinin illa dalga dalga olmasına gerek yok. Su devri esnasında yüzeye gelen ince tabaka sürekli değişim halinde. Dalga olmasa bile bu değişim bile suyun yeterince oksijenlenmesine yeter.
23000 Lümenlik High Tech Deney Tankı
Bu konuda deneyimlerim low techten öte değil üzgünüm yardımcı olamayacağım :) Ancak araştırarak bir şeyler söyleyebiliyorum. Forumda gübrelemeyi 2 güne bir, haftada bir ve gündelik olarak yapan pek çok başlık gördüm/okudum bu zamana dek. Her uygulama yönteminde de başarıya ulaşan tanklar olduğunu hatırlıyorum. Söyleyeceklerime lütfen itibar etmeyiniz sadece mantık yürütüyorum, bence gübrelemenin sıklığından veya dozajından ziyade bitkinin ihtiyacı olanı ihtiyacı olduğu kadar vermek önemli. Siz benden çok daha tecrübelisiniz daha iyi biliyorsunuz tabi ki bu söylediğimi, ben sizin başlığınızı kullanarak fikirlerimi paylaşıyorum biraz da :).


Nasıl ki yüksek teknolojili tanklarda karbondioksit ve yüksek ışıkla birlikte bitkiler sudaki mineralleri çok hızlı emdiğinden göreli olarak daha fazla gübreleme gerekiyorsa, sizin tankınızda olan durumda bence bu. Işık gerçekten çok fazla, bitkiler sudaki minerali çok hızlı sürede enzimliyor. Fikir yürüttüğüm yerde burada başlıyor; Örneğin bu ölçülerde ideal ışıklandırma ile kabaca sallayarak söylüyorum 8 saatte 0,4 ppm fosfat harcaması gereken tankınıza verdiğiniz muazzam ışık gücü ile çok daha fazlasını harcatıyorsunuz. Bitkinin de enzimlemesinin bir hızı, bir sınırı ve elbette ki bir optimum değeri var. Ne demiş eskiler; azı karar, ortası yarar, çoğu zarar :) Optimum değerin üstüne çıkmak bitkiyi çok beslemek tahmin ediyorum ki bir şeylerin ters gitmesine neden oluyordur. Hatta olmaması beklenemez bence.
23000 Lümenlik High Tech Deney Tankı
Hasan bey forumda şöyle bir bilgi buldum;

Bitkilerde Besin Maddelerinin Eksikliğinden Doğan Belirtiler



Besin maddelerinin ortamda yeterince bulunmaması sonucu bitkilerde bazı belirtiler ve bozulmalar meydana gelmeye başlar. İyi bir gözlemci olmak ve bu belirtileri iyi anlayabilmek önemli bir husustur. Tam olarak bu konuda tanı koyabilmek tecrübe gerektiren bir durumdur. Sadece bir maddenin eksikliği değil, başka bir maddeninde ortamda çok miktarda bulunması eksiklik belirtileri görülen maddenin kullanılmasına engel oluyor olabilir.



Azot: Yapraklarda sararma ile kendini belli eder. Çok azlığı yaprakların ölümüne neden olur.

Fosfor: Yaprakların daha koyu bir renk alması, yaprakların erken ölmesine neden olabilir.

Potasyum: Yapraklarin uçları ve kenarları sararır. Yapraklarda delikler oluşur.

Kalsiyum: Bitkilerde büyüme bozuklukları meydana gelir. Yapraklar bozuk şekillerde çıkabilir.

Magnezyum: Yapraklarda sararma meydana gelir. Yaprakların delinerek çürümesine yol açar.

Demir: Yeni çıkan yapraklar açık ve sarı renkte çıkar.

Bakır: Yaprakların çabuk solmasına neden olur. Yapraklar spiral şeklinde olabilir.

Manganez : Yaprak damarlarının arasında sararma ve çürümelere yol açar.

Çinko: Şekilsiz gövde ve yapraklar meydana gelir. Yaprak damarları arasında sararma oluşabilir.

Bor: Yeni yaprakların buruşuk görülmesi

Molibden: Nitrat artışı, Yaprak damarları arasında sarı benekler oluşur.

Kobalt: Azot eksikliği ile aynı belirtileri gösterir.

Nikel: Eksikliği demir emiliminin azalmasına neden olur.

Vanadyum: Büyümenin yavaşlaması




[URL]https://www.akvaryum.com/Forum/bitki_akvaryumunda_basarihi-tech_k162934.asp[/URL] bu başlıktan detay okumayı da yapabilirsiniz.
23000 Lümenlik High Tech Deney Tankı
Hasan bey ilgi ile takip ediyorum. Sudaki değerleri bu kadar irdeleyerek, eksikleri nokta atışı tespit edip buna göre önlemler alarak ilerleyişiniz gerçekten özendirdi :). Bu deneyi ben de yapmak istedim o derece söyleyebilirim. Bununla birlikte bu konu hakkında çok cahilim, sizden bir kaç giriş seviyesi bilgi rica edeceğim:

1-Ölçümleri ne ile nasıl yapıyorsunuz ?
2-PPM dediğiniz ölçü birimi nedir ? Akvaryuma verirken Ne ile nasıl ölçekliyorsunuz ? (muhtemelen bu soru çok çok basit bir soru ama gerçekten bilmiyorum cahilliğimi affedin)
3- El yapımı gübrenizi nasıl temin ettiniz ? Sizi belki yormuş olacağım ama özellikle bu sorunun cevabını uzun uzun dinlemeyi isterim.




Sorularımdan bağımsız olarak, akvaryuma yosun yiyici türler eklemeyi düşünüyor musunuz ? hem bitkilerinizin eriyen kısımları, hem de istemediğiniz yosunları ortadan kaldırmak adına 4-5 cüce vatoz-SAE-belki de bir karides populasyonu hem tanka hareketlilik verip hem de görselliği artırabilir.
Beta Balığım Beyaz Benek Oldu
[QUOTE=cuprum][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229210/210620211319251.jpg[/IMG]


Haklısınız belirtmem gerekirdi. Akvaryum hacmi 20 litre, 2 damla metilen mavisi uyguladım. Maalesef yedek tankım yok, o nedenle uygulamak zorunda kaldım çünkü biraz panikledim. Isıtıcım ve pipo filtrem var. Filtre neredeyse devamlı çalışıyor. Akvaryumun içinde gördüğünüz üzere sadece kök ve dere kumu var. Balığım şu an iyi görünüyor sanırım. Su nitrofur nedeniyle sarı.[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/229210/210620211320061.jpg[/IMG][/QUOTE]

Su hanım merhabalar, öncelikle geçmiş olsun.


-Gelecekte de böyle sorunlar başınıza gelebilir. Ana tankta ilaç kullanmamaya özen gösterin, bakteri kültürünüzü tamamen öldürür. Zaten beta küçük hacimlerde de yaşayabilen bir tür, 10 litrelik pet şişenin üstünü kesip onun içinde dahi ilaçlı tedaviyi yapabilirdiniz.
- Madem artık metilen mavisini kullandınız, 1 hafta boyunca 2 güne bir yüzde 40 su değişimi, ve eklenen suya uygun ölçüde metilen mavisi kullanımına devam edin. Beyaz benek hastalığının paraziti balık üzerinde gelişir, olgunluğa eriştiği anda balıktan ayrılıp zemine çöker ve üremeye başlar. Yeni üreyen parazitler tekrar balığınıza gelebilir. Bu nedenle tedaviyi minimum bir hafta süre ile sürdürün.
-1 haftalık tedavinin ardından 3 güne bir yüzde 50 olacak şekilde 3 su değişimi daha yapın(buradaki amaç su içerisindeki mevcut metilen mavisi yoğunluğunu azaltmak)
-Bakteri kültürünüz ölmüş olduğundan tedavi sonrası ilk 1 ayı su değerlerine dikkat ederek, olabildiğince sık ve düzenli su değiştirerek geçirin.
-Sağlıklı hobiler dilerim.

Ankara Altındağ Mahir İz Aihl
[QUOTE=Mahir İz Aihl]Merhaba ben Mahir iz Aih lisesi Müdür yardımcısı Orhan Akgül Bir balık sever olarak sizlerden ricam fotoğrafını paylaştığım okulumuzun akvaryumunu değerli balık sever arkadaslarin yardımı ile yeniden canlandırmak öğrencilerimizin heycanlarini arttırmak istiyorum yardımlarınız bizi çok sevindirecektir.Herkese. mutlu haftasonları. [/QUOTE]

Orhan bey fotoğrafı yeniden yüklemeyi dener misiniz ? Akvaryum ölçüleri ve ekipman bilgisini de verirseniz net adımlar atılabilir.
23000 Lümenlik High Tech Deney Tankı
Hayırlı olsun, varsa fotoğraf alalım, o kadar yüksek ışık nasıl görünüyor çok merak ettim, armatürün ışıkları kapalıyken de fotoğraf çekip koyabilir misiniz ? Işıkları ne sırayla konumlandırdığınızı görmek isterim.
100cm Axolotl Akvaryumu
Tarık kardeşim, bahsettiğiniz bir yumurta alma tekniğidir. Bunun size canlının davranışlarına nasıl adapte olduğunu açıklayayım; Doğada [U]özellikle memeliler ve bazı canlı türleri[/U], kuzey yarım kürede doğal koşullarında mart nisan ayı gibi doğurma/yumurtlama eylemine girerler. Bunun nedeni temel olarak şudur. Mart-nisan ayında doğan yavru anne bakımına muhtaç ilk birkaç ayı geçirdikten sonra tam[U] gelişim çağında havalar ısınacak, kıtlık dönemi sona erecek, besine ulaşım kolaylaşacak ve hayatta kalmak daha kolay hale gelecektir.[/U] Bu nedenle bu davranış türü canlıların dnalarına işlemiştir.

Sizin beslediğiniz türün su soğumasıyla birlikte üremesinin tetiklenmesinin çok basit bir nedeni var, Meksika'nın dağ göllerine mart nisan ayı ile birlikte eriyen karların suyunun karışması. Bu karışım ve ısı değişimi bahsi geçen tüm türler için bahar ayının gelişini haber veriyor. Bahar ayının gelişi de üremeyi tetikliyor. Özetle şunu diyebiliriz, axolotl için [U]suyun 3-4 derecelik soğuması yakın zamanda hayatta kalmanın daha kolay olacağını ve yavrulamanın tam zamanı olduğu bilgisini taşıyor.[/U] Benzer örnek makrakantalarda da var, makrakantalar için suyun oksijenlenmesi üremeyi tetikliyor. Suyun bol oksijenlenmesi için yağmur gerekiyor ve bol yağmur=hayatta kalmanın daha kolay olduğu dönem başlangıcı. Yanılmıyorsam güney amerika ciklitlerinde de bu durum söz konusu. Astronot için benzer bir deney yapıp yumurta almışlığım olmuştu.

Konuya dönecek olursak, doğada yukarıda bahsettiğim kar erimeleri vs. gibi nedenler olmadıkça ani su sıcaklığı değişimleri olmaz. Kar erimelerinde dahi sıcaklık değişimi sizin göreli olarak çay kaşığını doldurmayacak kadar küçük olan suyunuzda olduğu gibi olmaz. Binlerce metreküp sudan bahsediyoruz, sıcaklığını değiştirmek uzun zaman ister.

Bu nedenlerle axolotllar soğuğa dayanıklı olsalar dahi siz bir ısıtıcı mutlaka takın. Kontrol sizde olsun, soğutmak istiyorsanız kademeli olarak sıcaklığı düşürerek soğutun. Ani su ısısı değişimleri akvaryum ortamında gerçekten tehlikeli.
100cm Axolotl Akvaryumu
[QUOTE=Tarik Celik]Sabit bir sıcaklığı yok 24° yi geçmezse ve 10° dan daha az olmazsa (10° evde mümkün değil zaten bence) hiç karışmıyorum hayvanın sağlığı için azalıp artması daha iyi doğada sabit değil sonuçta her mevsim değişiyor [/QUOTE]

Mevsimsel olarak suyun sıcaklık değişimi 6 aylık periyodlarda bir kaç derece, sizin akvaryumunuzda gece ile gündüz arasında var o fark. Bu ısıtıcı takmayanları gerçekten anlamıyorum. Zaten belirli bir dereceye ayarlıyorsun ve alet ihtiyaç olmadıkça çalışmıyor. Bunun karşılığında suyun dalgalı bir ısı grafiği çizmesini engelleyip balıklara güzel bir kıyak yapmış oluyorsun. Isıtıcısız akvaryum önermiyorum . Benim evimde su sabit 25 derece kışın. Isıtıcısız, merkezi sistem kalorifer var. Buna rağmen ısıtıcım takılı ve 24 dereceye ayarlı, çünkü bana hiç bir zararı yok o ısıtıcının. Bir kez olsun çalıştığını görmedim, çıkarabilirim fakat çıkarmayacağım. Zararı yok ya aletin. Parasını zaten verdim, akvaryum dışında duracağına içinde dursun belki bir gün bir işe yarar. Kaldı ki sizin beslediğiniz türde bu çok gerekli. Sanıyor musunuz ki mevsimsel ısı değişimine adapte olmuş türünüz 200 litrelik akvaryumunuzda, tabiri caizse göreli olarak bir çay kaşığı kadar suyun içinde yaşarken, günlük olarak yaşadığı sıcaklık değişimi onu etkilemeyecek ?
Bazalt/hagen/dere Kumu Tavsiyeniz Nedir?
Alta lav kırığı koyma işini hobiye yeni giren herkes dener. Tankın 6. Ayından sonra bitkilerin kökleri/balıkların kuma etkisi/dip çekimi vs. gibi olaylar sonucunda kum karışır ve çirkin tatsız bir taban oluşur. Önermiyorum. Düşük destekle hayatta kalabilen bitkiler besleyiciliği sıfır olan silis kumda dahi yalnız sıvı gübre desteği ile hayatta kalıp coşabiliyor. Düşük destek bitkiler için tabanı önemsemeyin. Hacme uygun geniş spektrumlu bir ışıklandırma ve sıvı gübre desteği ile çözersiniz. Saydıklarınız arasından gözünüze hitap etmekte olanı seçmenizi öneririm. Ben olsam yalnız bazalt kırığı kumu tercih ederdim. Yalnız bazalt kullandığım tankımda tilki kuyruğu, anubias, moss, java fern, zeytin, eledoa ve saz yetiştirdim. Hepsi de bolca yeni sürgün verdi. Sağlıklı hobiler dilerim.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.