ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
kartol
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
1
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
11 Ekim 2011 11:06
Son Ziyaret:
26 Aralık 2011 20:44
Toplam Mesaj:
2 [0.00 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
0 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Orhan Solmaz
Doğum Tarihi:
12 Nisan 1980
Yaş:
44
İl:
Erzurum
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Orhan Solmaz

SON 2 MESAJI

Zeolit kanser ilişkisi
Bilgi edinme başvurusu cevabı,

Genel Müdürlüğümüze 11.10.2011 tarihinde elektronik posta yolu ile yapmış
olduğunuz bilgi başvurusu 12.10.2011 tarihinde Koordinatörlüğümüze havale
edilmiş olup, konuya ilişkin cevabımız aşağıda bilgilerinize sunulmuştur:

Zeolit grubu mineral ailesi pek çok üyeden oluşur. Bunların içinde
Eriyonit minerali kanserojen etkisi kanıtlanmış bir zeolit mineralidir.
Bunun sebebi, lifsi-iğnemsi bir kristal yapısına sahip olması ve akciğer
zarına kolaylıkla saplanabilmesidir. Ancak elinize aldığınız her zeolit
numunesi için tamamen eriyonitten oluşmaktadır veya bir miktar eriyonit
minerali içeriyordur gibi bir sonuçlama yapılamaz. Bunun ispatı ancak XRD
analizleri ile SEM (taramalı elektron mikroskobu) incelemelerinin müşterek
kullanılmasıyla mümkündür.

Kanserojen etkisiyle ünlü eriyonit mineralinin bir ortamda bulunması,
burada bulunan her insanın eninde sonunda kanser olacağı anlamına gelmez.
Eriyonit, vücuda solunum yolu ile alınarak akciğer zarına saplandığında ve
vücut tarafından yok edilemediğinde, uzunca bir zaman dilimi içerisinde
kansere sebep olur. Yani kişinin eriyonit minerali kaynaklı bir akciğer
kanserine yakalanabilmesi için, eriyonitin toz halinde havada asılı
kaldığı bir ortamda uzunca bir süre bulunması, yaşaması veya çalışması ve
sürekli olarak bu havayı uzunca bir süre soluması gerekmektedir.

Ancak, eriyonitin 1 mililitre hava içerisindeki konsantrasyonu ve lif
boyutları da önemlidir. Vücudumuz belirli boyuta kadar eriyonit liflerini
yok edebilmektedir. % mikrondan daha uzun ve 3 mikrondan daha kalın lifler
akciğer zarına saplandığı zaman bunları kolayca yok edememektedir. Bu
durum akciğer dokusu üzerinde tahribata ve zaman içerisinde kansere neden
olmaktadır.

Eriyonit veya diğer asbest grubu minerallerin sisndirim sistemi yolu ile
vücuda alındığında kanserojen etkiye neden olduklarına dair bir kanıt
bildiğim kadarıyla bulunmamaktadır. Konu ile ilgili bilgileri Dünya Sağlık
Örgütünün resmi internet sitesinden daha detaylı olarak edinebilirsiniz.

Sonuç itibariyle, zeolit numunesi tamamen eriyonit mineralinden oluşsa
bile, temasla veya akvaryum içine koymakla herhangi bir kanserojen etkiye
sebebiyet vereceğini söylemek doğru bir ifade olmayacaktır.

Saygılarımla

Okan ZİMİTOĞLU
MTA Genel Müdürlüğü
Maden Analizleri ve Teknolojisi Dairesi Başkanlığı
Mineraloji ve Petrografi Araştırmaları Koordinatörü
Zeolit kanser ilişkisi

 

Bu başlık altındaki mesajları okurken gerçekten çok şaşırdım. Zeolit madeni, www.wikipedia.com ve www.mta.gov.tr adreslerinde çevreci ve çok yararlı bir maden olarak anlatılıyor. Ayrıca yaptığım araştırmada su temizleme konusunda iddialı olan ve Sağlık Bakanlığınca izin verilen Tordes arıtma sistemlerinde kullanılan bir maden. Yine MTA'nın sitesinde çoğunlukla çevresel işlemlerde kullanıldığı da yazıyor. Kanser yaptığı konusunda bilimsel makale olduğu söylenilen ve paylaşılan makalenin doğruluğu da kesin değil. Bu sitede benzer sitelerde bir çok akvaristte zeoliti kullanıyor. Aşağıda MTA'nın sitesinde Zeolit hakkında yazılanlar da var. Kanser konusu çok ciddi bir konu. Tekrardan gözden geçirmekte fayda var bence.,
 

ZEOLİT

Zeolitlerin endüstriyel alanlarda kullanılabildiği 1940'lı yıllarda ortaya konulmasına rağmen tali mineral olarak volkanik kayaçların boşluk ve çatlaklarında bulunduğunun bilinmesi kullanımlarını sınırlamıştır. Ancak 1950'li yıllardan sonra denizel ve gölsel tüflerin de zeolit içerdiklerinin saptanmasıyla, doğal zeolitlerin kullanım alanları hızla genişlemiştir.
Zeolitlerin başlıca fiziksel ve kimyasal özellikleri olan; iyon değişikliği yapabilme adsorbsiyon ve buna bağlı moleküler elek yapısı, silis içeriği, ayrıca tortul zeolitlerde açık renkli olma, hafiflik, küçük kristallerin gözenek yapısı zeolitlerin çok çeşitli endüstriyel alanlarda kullanılmalarına neden olmuştur.
Son yıllarda önemli bir endüstriyel hammadde durumuna gelen doğal zeolitlerin bu özelliklerinden biri veya birinden fazlasının istediği kullanım alanları: kirlilik kontrolü, enerji, tarım-hayvancılık, maden-metarlurji ve diğer alanlar olmak üzere 5 ana bölümde toplanabilir.

1. Kirlilik Kontrolü:
Son yıllarda zeolit mineralleri iyon değiştirme ve adsorbsiyon özellikleri nedeniyle kirlilik kontrolünde gittikçe artarak kullanılmaktadır.
    a- Radyoaktif Atıkların Temizlenmesi
Nükler santral atıklarında bulunan  ve çevre sağlığı açısından tehlikeli olan Sr90,  Cs137, Co60, Ca45 gibi izotoplar, zeolitlerle tutulabilmektedirler. Böylece atık sudan alınan radyoaktif atıklar, zeolitle birlikte gömülerek zararsız hale getirilmektedir. Bu alanda asitlere dayanıklılıkları nedeniyle klinoptilolit ve mordenit kullanılmaktadır.
    b- Atık Suların Temizlenmesi
Şehir ve endüstri tesislerin atık sularında bulunan azot, balık ve diğer su faunasına toksik etki yapmanın yanı sıra bu faunanın beslenmesi için gerekli alglerin üremesini de engellemektedir. Bu nedenle atık sularda bulunan azot ve istenmeyen bazı ağır metal katyonları (örneğin Pb++) zeolitler tarafından tutulmaktadır. Ayrıca sulama ve sel suları, azotlu  gübreler ve hayvan dışkısı içeriğinden, nehir ve gölleri kirletmektedir. Bunu önlemek için doğal ve suni gübreler, klinoptilolitle karıştırılarak kullanıldığında azotun fazlası tutularak zararsız hale getirilmekte ve gübre kullanımında tasarruf sağlanmaktadır.
    c- Baca Gazlarının Temizlenmesi
Petrol ve kömür kullanan tesislerin bacalarından çıkan CO2 ve diğer kirletici gazlar zeolitlerin adsorblayıcı özelliği ile ayrılabilmektedir. Mordenit ve klinoptilolitin bu alanda çok iyi sonuçlar verdiği yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.
    d- Petrol Sızıntılarının Temizlenmesi
Kirlilik kontrolü uygulamalarında yeni gelişen bu alanda aktifleştirilmiş zeolit, genleştirilmiş perlit, sodyum karbonat, tartarik asit ve % 20 metilsiloksan içeren bir bağlayıcıyla peletlenmiş halde kullanmaktadır. Özgül ağırlığı 0.5 gr/cm3 ve yağ adsorblama kapasitesi 0.97 gr olan bu malzeme, 200 saat suda yüzebilmekte ve yüzeydeki petrolü adsorblamaktadır.
    e- Oksijen Üretimi
Yaşam için gerekli olan oksijenin azalmasına yüzyılımızın sorunlarından olan su ve hava kirliliği neden olmaktadır. Akarsu ve göllerdeki oksijen eksikliği, bu ortamlarda yaşayan balık ve bitkilerin yok olmasına neden olurken  kapalı bir mekandaki oksijen azlığı insan sağlığını tehdit etmektedir. Bu durumlarda zeolitlerin azotu seçimli adsorblama özelliklerinden  yararlanarak bu ortalamalara oksijence zenginleştirilmiş hava sağlanabilmektedir. Oksijen üretiminde, daha çok sentetik zeolitlerden yararlanılmakla birlikte, doğal zeolitlerden özellikle mordenit ve bazı klinoptilolitlerle şabazit de kullanılabilir görülmektedir.

2. Enerji:
Dünyanın gittikçe büyüyen enerji ihtiyacı; kömür ve petrol yanında nükleer ve güneş enerjisi gibi kullanılan ve aynı zamanda da geliştirilmekte olan değişik kaynaklardan karşılanmaya çalışılmaktadır. Bu kaynakların enerjiye dönüştürülmesi esnasında sentetik ve doğal zeolitlerden faydalanmaktadır.
    a- Kömür ihtiyacının gün geçtikçe artması kaliteli ve kolay işletilebilir rezervlerin azalması, çok derinde bulunan veya kükürtçe zengin kömür yataklarının işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu  tür yataklarda, kömür yer altında yakılarak gazlaştırılır ve elektrik enerjisine çevrilir. Bu alanda zeolitler kömürün yer altında yakılabilmesi için gerekli oksijenin üretilmesinde ve yanma sırasında oluşan SO2'nin yanında patlayıcı özellikteki azotoksit ve hidrokarbonların temizlenmesinde kullanılabilmektedir. Ancak yaygın değildir.
    b- Doğal Gazların Saflaştırılması
    Zeolitler, 1969 yılından beri kirli veya saf olmayan doğal gazlarından CO2'in uzaklaştırılmasında kullanılır.
    c- Güneş Enerjisinden Faydalanma
    Zeolitlerin sıcaklığa bağlı olarak su verip alma özelliklerinden yararlanarak, klinoptilolit ve şabazit üzerinde yapılan uygulamalarda, küçük yapıların ısıtılması ve klimatize edilmesi, diğer bir deyişle, zeolitlerin güneş enerjisinin transferinde ısı değiştirici olarak kullanılması mümkün görülmektedir.
    d- Petrol Ürünleri Üretimi
Burada genellikle, adsorbsiyon kapasiteleri ve etkin gözenek çapları doğal zeolitlere göre daha yüksek olan sentetik zeolitler kullanılmakla birlikte petrol ve gaz içeren alanların aranması ve paleoortam koşullarının belirlenmesinde önemli bilgiler veren doğal zeolitler, petrol ve gaz üretimi ile bunların rafinasyonunda bazı özel uygulamalarda kullanılabilmektedir. Tabii gazlardan su ve CO2 mordenit, şabazit ve klinoptilolit kullanılarak ayrılmaktadır. Ayrıca doğal zeolitlerden petrol rafinasyonunda yararlanılabilecek nitelikte katalizörler üretilmiştir.

3. Tarım ve Hayvancılık:
Zeolitli tüfler, gübrelerin kötü kokusunu gidermek içeriğine  kontrol etmek ve asit volkanik toprakların pH'nın yükseltilmesi amacıyla uzun yıllardan beri kullanılmaktadır.
    a- Gübreleme ve Toprak Hazırlanması
Doğal zeolitler, yüksek iyon değiştirme ve su tutma özellikleri nedeniyle toprağın tarım için hazırlanmasında, çoğunlukla kil bakımından fakir topraklarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Ayrıca yüksek amonyum seçiciliği nedeniyle gübre hazırlanmasında taşıyıcı olarak klinoptilolit kullanılmasıyla amonyumun bitkiler tarafından daha etkin biçimde kullanılması ve gübre tasarrufu sağlanmaktadır. Klinoptilolit  nem fazlasını adsorpladığı için gübrelerde depolama sırasında oluşan pişme ve sertleşmeyi de önlenmektedir.
    b- Tarımsal Mücadele
Doğal zeolitlerden iyon değiştirme ve absorplama kapasitelerinin yüksekliğinden dolayı tarımsal mücadele ilaç taşıyıcı olarak yararlanılmaktadır.
    c- Toprak Kirliliğinin  Kontrolü
Doğal zeolitlerin katyon seçme ve değiştirme özelliklerinden sadece besleyici iyonların bitkiye aktarılmasında faydanılmayıp aynı zamanda beslenme zincirlerinde Pb-Cd-Zn-Cu gibi istenmeyen bazı ağır metal katyonlarının tutulmasında da yararlanılabilir. Bu alanda kullanılan klinoptilolitin radyoaktif kirlenmenin söz konusu olduğu topraklara ilave edilmesi ile bitki tarafından alınan S90 miktarının büyük ölçüde azaltıldığı da saptanmıştır.
    d- Besicilik
Yemlerine zeolit ilave edilen tavuk, domuz  ve geviş getiren hayvanların normal yemlerle beslenenlere oranla sağlıkları bozulmaksızın  ağırlıklarının  artığı belirlenmiştir. Bu alanda kullanılan zeolitlerin başlıcaları klnoptilolit ve modernittir.
    e- Organik Atıkların Muamelesi
    Bu alanda kullanılan doğal zeolitler dışkıların kötü kokusunun giderilmesini, nem içeriklerinin kontrolünü ve dışkılarının oksijensiz ortamda çürümesiyle oluşan metan gazının diğer gazlardan ayrılmasını sağlamaktadır. Koku giderimi ve nem içeriğinin kontrolü ile hayvan barınaklarında daha sağlıklı koşul yaratılmaktadır.

    f- Su Kültürü
    Göl ve göletlerde biyolojik artıkların neden olduğu kirliliğin  temizlenmesinde doğal zeolitler özellikle klinoptilolit etkin olarak kullanılmaktadır. Ayrıca doğal zeolitlerden, canlı balık taşımacılığı ve su kültür ortamlarında ihtiyaç duyulan oksijence zengin hava akımının temininde de yararlanılmaktadır.

4. Madencilik ve Metalurji :
    a- Maden Yataklarının Aranması
Volkanik malzemenin hidrolizi sonucu oluşan zeolitler cevher yataklarının oluşumlarının açıklanması yanında, aramalarında da kullanılabilir. Japonya'da tüflü kumtaşlarındaki uranyum cevherleşmesinin klinoptilolit-hölanditli seviyelere bağımlı olduğu belirlenmiştir. Ülkemizde ise zeolitli tüflerin borat oluşumları ile ilişkileri dikkat çekmektedir.
    b- Metalurji
Çevre sağlığı açısından tehlike oluşturan bazı ağır metal katyonları içeren madencilik ve metalurjik faaliyetlerinden ortaya çıkan atıksular, doğal zeolitlerin katyon değiştirme özelliklerinden faydalanılarak arıtılabilmektedir. Ayrıca pirometalurji sanayinde CaCO3 ve doğal zeolit  karışımı Cu-Pb alaşımlarının eritilmesinde ortaya çıkan zararlı dumanları % 90 oranında yok edebilmektedir.

5. Diğer Kullanım Alanları
    a- Kağıt Endüstrisi
Yüksek parlaklığı olan zeolit cevherleri, kağıt endüstrisinde dolgu maddesi olarak gittikçe daha fazla kullanılmaktadır. Klinoptilolit katkılı kağıt, normal kil katkılı kağıtlara göre daha tok olup, kolay kesilebilmekte ve mürekkebi daha az dağıtmaktadır. Klinoptilolit  -10 mikrona kadar öğütüldüğünde aşındırma endeksi % 3'den az, parlaklığı 80 civarında bir malzeme özelliği kazanır. % 28 zeolit tozu katılmış bir karışımdan klasik kağıda göre çok daha hafif kağıt üretimi mümkündür.
    b- Inşaat Sektörü
Puzzolan çimento ve beton: Zeolitik tüf yatakları, birçok ülkede puzzolanik hammadde olarak kullanılmaktadır. Zeolit puzzolanlar, son beton ürününün daima yer altı su korozyonuna maruz kalacağı hidrolik çimentolarda önemli uygulamalar bulmaktadır. Zeolitlerin sulu altyapılarda kullanılacak puzzolan çimento üretiminde kullanılması, yüksek silis içermeleri nedeniyle betonun katılaşma sürecinde açığa çıkan kirecin nötrleşmesini sağlayabilmektedir.
Hafif Agregat: Perlit ve diğer volkanik camlar gibi doğal zeolitler de genleşmeye uygundur. Genleştirilmiş zeolitlerin sıkışma ve aşınmaya karşı dayanımı daha yüksek olup, genleştirilmiş hafif agregat üretilmektedir.
Boyutlandırılmış Taş: Zeolitik tüfler, düşük ağırlıklı, yüksek gözenekli, homojen, sıkı -sağlam yapılıdırlar. Kolayca kesilip işlenebilmeleri ve hafiflikleri ile yapı  taşı olarak kullanılırlar. Birçok ülkede uzun yıllar bu amaçla kullanılan devitrifiye volkanik küller ve değişime  uğramış tüflerin zeolit içerikli olduğu son yıllarda anlaşılmıştır.
    c- Sağlık Sektörü
Doğal zeolitler bu alanda çeşitli  şekillerde kullanılmakla birlikte, bunlar arasında en önemlisi klinoptilolitin flörürlü diş macunlarında parlatıcı katkı maddesi olarak kullanılmasıdır.
    d- Deterjan Sektörü
Çevre kirlenmesi nedeniyle deterjanlarda fosfat kullanımı bazı ülkelerde kısıtlanmaktadır. Bu yüzden deterjan katkı maddesi olarak zeolitler fosfatlarının yerine kullanılmaktadır.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.