ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Flexa
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
1982
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
02 Haziran 2018 10:09
Son Ziyaret:
Dün 17:12
Toplam Mesaj:
825 [0.72 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
21 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Ögetay Kayalı
Doğum Tarihi:
03 Şubat 1994
Yaş:
27
İl:
Izmir
Meslek:
Astrofizikçi
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Ögetay Kayalı - [url=https://rasyonalist.org/]Rasyonalist[/url]

SON 10 MESAJI

Akvaryum Aydınlatması Nasıl Olmalı?
[QUOTE=Altispinoza]Yesil ışığın faydası ışığın penetrasyonunda gizli. Ben bunu momentuma benzetiyorum. Aynı ppfd değerinde kırmızı ve yeşil ışık kaynağına ait fotonlardan kırmızı olan yaprağın üst kesiminde sogurulurken yeşil olan yaprak altına kadar ilerleyip kesit boyunca olabildigince fayda sağlıyor.

İleri okuma: https://academic.oup.com/pcp/article/50/4/684/1908367

Belki derinliğe göre spektrumun değişmesi, uv ve kızıl ötesi ışığın antosiyanin veya avam tabir ile bitki kızartma için önemi, aynı kelvin değerinde iki ışığın farklı spektruma nasıl sahip olabileceği gibi konulara da deginebilirsiniz. Bilimsel kaynak veya gözleme dayalı bir konu olursa seve seve yardımcı olurum ki hali hazırda tanklarımi bir yandan deney tüpü gibi kullanıyorum:D[/QUOTE]

Teşekkürler. Yeşil ışığın biyokimyasıyla ilgili birkaç yayını okumuştum, bu onlardan biri mi hatırlamıyorum. Fakat botanikteki en büyük zorluklardan biri her bitkide durumun ölçülebilir biçimde değişmesi. Penetrasyon durumu da bunlardan biri olduğu için bir genelleme yapmak zor. Daha ziyade etkisi olup olmadığına varsa da bunun ne kadar olabileceğine değinip detaydan kaçınıyorum. Zaten yazının amacının dışında kalıyor bu konu ama ben de vakti zamanında kişisel olarak merak edip bakmıştım.

Hatta bu nedenle soğurma grafiğinin altında özellikle not düştüm. Birçok kişi soğurma grafiğine bakıp, "en çok bu ışık etki ediyor" diye yorum yapıyor ki bu hatalı. Bir korelasyon olabileceği elbette ki evrimsel bir gerçek, fakat bu grafiğin anlattığı şey o değil. Pekala kırmızıyı soğurup bundan pek faydalanmayabilirdi de. Bu oradaki molekün yapısıyla alakalı olurdu. Yeşilde de benzer bir durum var, çok az emilmesine rağmen bazı süreçlerde kayda değer bir rol oynayabiliyor.

Değindiğiniz konular da çok güzel, keşke hepsini yazmaya vakit olsa [:)] Öncelik sırasına göre genelden özele doğru gidiyorum. Bir gün eldeki genel konular bitince, teknik detaylara da gireceğim. Çünkü hobide genel konularda da çok fazla yanlış var. Temeli sağlam kurmak gerek.
Akvaryum Aydınlatması Nasıl Olmalı?
Bu yazı yerine çok daha kapsamlı başka bir yazı hazırladım. Ana mesajdan eskisini kaldırdım fakat alıntılarda hala görülebilir. Yenisi: [URL]https://rasyonalist.org/yazi/bitkili-akvaryum-aydinlatmasi-nasil-olmali/[/URL]
Işıklandırma Süresi
Aydınlatmaya göre aydınlanma süresi belirlemek çok doğru değil. Aydınlatmayı ona göre ayarlamak gerek. Örneğin çok fazla geliyorsa biraz daha yükseğe kaldırabilirsiniz (ya da kısma şansınız varsa kısabilirsiniz). Optimal olarak 7 saat önerilir. Bazen bu 8 saate de çıkabilir. Ama üstüne çıkmak çoğunlukla probleme neden oluyor.
Lutfen Yardim! Bitkilerimde Yaprak Yırtığı Oluyor
[QUOTE=dizdar_28]Potasyum her hafta 12 ml şeklinde veriyorum. Akvaryumum 200lt . Sudaki potasyum emilini neler azaltabilir?[/QUOTE]

Karmaşık biyokimyasal süreçlerin işinden çıkmak zor, muhtemelen sorun bununla alakalı değildir. Ama bazen olduğu oluyor, musluk suyu kullanıyoruz ve bu çok değişken. Ozmoz su bu nedenle en iyisi oluyor. Fakat sizin durumunuzda ben dediğimi uygulardım. Bir de yapacağım şey bu kadar çok ayrı ayrı gübre alacağıma, daha güvenilir bir markanın gübresinden alırdım (ki öyle de yapıyorum). Özellikle ben Tropica'nın specialised nutrition gübresini beğeniyorum. Konuyla çok detaylı olarak ilgilenmiyorsanız, hepsini barındırdığı için kullanımı kolay. Marka zaten dünya markası, sorun yaşamazsınız. Raf ömrüne dikkat edin.
Lutfen Yardim! Bitkilerimde Yaprak Yırtığı Oluyor
Yapraklarda delinme büyük bir problem, yapraklardaki dokunun öldüğüne (nekroz) işaret ediyor. Bunun birçok nedeni olabilir, en yaygını potasyum eksikliği. Fakat potasyumun bitkide eksik olması demek suda eksik olması demek değil. Sudaki başka bir şeyden ötürü de potasyumun alımı azalıyor olabilir. Ya da kullandığınız ışık çok yetersiz kalıyorsa da eksiklik çekebilir.

Sorunlu yaprakları kesip sudan çıkarın. Daha fazla 2-3 kat gübre ekleyin, haftalık %50 su değişimleri yapın ki fazlalık gübre birikmesin. Işıklandırma sürenizi eğer şiddetliyse 7 saat aralıksız, çok şiddetli değilse 8-9 saat yapabilirsiniz.

Salyangozlar sağlıklı yaprakları yemezler, doku kaybı olanları yiyebilirler sadece. Onlarla alakalı değil.[EDIT]Flexa,2021-06-02 12:27:49[/EDIT]
Bitkili Akvaryum Hakkında Sorularım
[QUOTE=skyder]


Her elementi barındıran derken seachem flourish yeterli gelir mi mesela?[/QUOTE]

Flourish mikro element desteği. Makro elementler dediğimiz, daha büyük oranda ihtiyaç duyulan NPK (azot, fosfor ve potasyum) üçlüsünü içermiyor. Eser miktarda fosfor olsa da bu yeterli değil. Makro elementler (yani NPK) için ayrı bir gübre lazım.
Bitkili Akvaryum Hakkında Sorularım
Söylenenlere ek: Akvaryumdaki bitki yoğunluğu çok değil, her elementi barındıran gübrelerden önerilenden az kullanıp düzenli su değişimleri yeterli olacaktır. Sararan yaprakları kesip alın, çürüdükçe suya amonyak bırakır bu istemediğimiz bir şey. Sararan yaprağın düzelmesi gibi bir durum söz konusu değil çünkü. Herhangi bir makas olur.
Aydınlstma Bitki
[QUOTE=Emre007]

Bitkiler maviden pek yararlanmaz demek ile hiç yararlanmaz arasında fark var.Acaba daha önce mavi ışıklı profesyonel bitkili akvaryum gördünüz mü.Bitkili akvaryuma rengi sadece mavi ve beyaz olan iki florasan koyulmaz.Aynı zamanda mavi ışık bitkilerden çok algleri besler.Daha öncesinden bu durumu çok deneyimledim.Bu yüzden direk bilgi yanlış diyeceğinize ilk önce düzgün okursanız yazılanı daha iyi anlaşırız.[/QUOTE]

[B]Pek yararlanmaz[/B] denmiş, ben de [B]pek yararlanmaz doğru değil[/B] diyerek bunun yanlış olduğunu belirttim. Sanırım siz "hiç" dediğimi düşündünüz ama dikkat ederseniz öyle bir ifade kullanmadım. Keza sadece mavi ve beyaz da konulmalı demedim. Bitkinin her renge ihtiyacı olduğunu ve [B]uygun bir beyazın bunların hepsini zaten barındırdığını[/B] söyledim. Eğer attığım bağlantıdaki görsele ve referanslara bakacak olursanız [B]klorofil a[/B] ve [B]klorofil b[/B] pigmentlerinin (yeşil bitki ve alglerinde yaygın bulunan pigmentlerin) mavi ışığı diğer dalga boylarına göre daha fazla kullandığını göreceksiniz. Mavi ışıktan pek faydalanmıyorsa, diğerlerinden hiç faydalanmıyor olması gerek bu durumda. Çünkü bitki en çok maviden faydalanır. Birebir aynısı algler (yosunlar) için de geçerlidir, çünkü aynı fotosentetik pigmentlere sahipler. [K]Mavi ışık bitkiden çok algleri besler bilgisi de doğru değil bu nedenle[/K]. Zaten öyle olsaydı deniz akvaryumlarında alglerin önüne geçemezdik. Keza alglerin bu kadar problem olmasının nedeni de bitkiyle aynı özelliklere sahip olması. Ona yaptığımız her müdahaleden, bitkiler de bir şekilde etkilenmiyor olsaydı, bu kadar problem olmazdı.

Ve evet, birçok farklı ışık altında akvaryum da gördüm, kendim de baktım/geliştirdim (hala yapıyorum), kara bitkilerinde de kullandım, sayamayacağım kadar türde bitki de yetiştirdim, biyofotonik laboratuvarında da çalıştım. Yani evet hem amatör olarak yeterli tecrübem var hem de akademik olarak konunun bir şekilde içerisindeyim. Zaten geçmiş mesajlarıma bakacak olursanız en çok bu konuda mesaj attığımı göreceksiniz.

Mavinin tek başına kullanılmama nedeni, yani sizin söyleyişinizle böyle profesyonel akvaryumlar olmama nedeni, kırmızıdan farklı değil. En profesyonel akvaryumları IAPLC'de görüyoruz. IAPLC'de hiç full spectrum ile aydınlatılmış akvaryum var mı? Ya da kırmızı ya da mavi? Yok. Neden yok? Çünkü mor yapıyor her yeri de ondan (ya da farklı renge boyuyor). [B]Bu nedenle zaten tüm spektrumu barındıran beyaz ışık tercih ediliyor[/B]. Fakat dünyada marul gibi yapraklı bitkilerin üretim tesislerine bakacak olursanız hem mor olan full spektrum hem de beyaz ışık kullanıldığını görebilirsiniz. Çünkü orada estetik bir kaygı yok, marulu izlemeniz gerekmiyor.

Eğer marula sadece mavi ışık verirseniz yaprakları daha farklı bir formda olur, sadece kırmızı verirseniz de öyle. Buna botanikte [B]fotomorfogenez[/B] deniliyor. Bitkinin her dalga boyundaki ışığa ihtiyacı olduğunu (yeşil dahil) ifade ediyor diyebiliriz. Bazı üreticiler, eğer arzu edilen büyüme biçimi oysa, sadece kırmızı ya da sadece mavi ışıkta da üretim yapabiliyor. Bu bitkiye göre değişir. Örneğin bir renk meyve üretimini daha çok tetiklerken, biri daha çok yaprak üretimi tetikliyor. Bunun Youtube'da dahi çeşitli denemelerini yapıp sonuçları paylaşan kullanıcılar var. Yani biyolojide yaygın bilinen bir olgu, birçok makalede farklı farklı denemelerini görmek mümkün.

[B]Fakat beyaz var beyaz var[/B]. Bu nedenle spektrumuna önem veriyoruz, fakat Türkiye'de bu kavram pek bilinmediği için ya böyle farklı renklere gidiliyor ya da beyaz diye beyaz alınıyor. Fakat beyazın da tonları var, uygun bir renk karışımı olması önemli. Bunu da ancak spektrum analiziyle görebiliyoruz. Türkiye'deki üreticilere baktığımızda doğru düzgün bir analiz raporu ben göremiyorum, zaten çoğunda hiç yok. Kafamıza göre alıyoruz geçiyoruz. Bizlerde ADA Solar RGB gibi profesyonel ışıklandırmalar pahalı olduğu için, çoğu kişi, her renkten koyarak ortaya karışık bir ton elde etmeye çalışıyor. Fakat estetik ve teknik nedenlerden ötürü en uygunu tüm spektrumu kavrayan beyaz ışıktır. Bugün ADA Solar RGB gibi modeller neden beyaz ama iyi bir spektruma sahip olup bu kadar pahalılar sorusunun cevabı da bu. Keza teknik anlamda da en iyi çözüm 6000-6500 Kelvin ışık veren bir beyaz aydınlatmadır. Çünkü aşağı yukarı uygun bir spektrum verir bu kelvin değeri.[EDIT]Flexa,2021-05-25 11:49:05[/EDIT]
Bitki Sorusu?
[QUOTE=vortia]

Açıklama için teşekürler, ben şimdiye kadar ne zaman gübre kullansam sorun yaşadım kullanmayıp herhangi bir eksiklik durumunda su değişimini arttırarak daha iyi sonuç aldım. Merak ettiğim şeyler bu bilgiler aslında bu formlar acaba şebeke suyunda buunyor mu yoksa gübre %100 gerekiyor mu soruları her zaman kafamda bir soru işareti.[/QUOTE]

Demire özel bir durum olarak, şelatlamak çok fark ediyor bitkide alım konusunda. Mesela bazı kişiler toprağa paslı demir falan atarlar ama bu pek işe yaramaz. Çünkü bitki oksitlenmiş demiri pek kullanamıyor. Bunların oranlarına vakti zamanında bakmıştım, çoğu biliniyor, şu anda hatırlayamadığım için yanlış yönlendirmek istemiyorum ama şelatlanmış halinde bile pH değişiminde kat kat farklılıklar yaşanıyor. Tabii bir bitki bu kadar demire ne zaman ihtiyaç duyar ayrı bir soru. Bazı bitkilerin ihtiyacı daha fazla olabiliyor. Bir de suda fazladan demir bulunması genellikle pek zararlı değil, aşırı düzeylere ulaşmadığınız müddetçe. O nedenle demir gübresini genellikle daha rahat kullanabiliyoruz. Bence gübreler arasından en çok ihtiyaç duyulan demirdir, şelatlanmasının performansı yüzünden, doğal kaynaklardan pek aynı verim alınamayabiliyor.

Su değişimleri çoğunlukla yeterli oluyor ama bu ne yazık ki kişiden kişiye değişiyor. Bizim buradaki su çok kireçli örneğin, ne yazık ki yumuşak su isteyen bitkiler hayatta kalmıyor. Çok faktör var böyle şeylerde. Örneğin genelde bir şeyin eksikliğini düşünüp, onu nasıl eklerim fikrine odaklanıyoruz. Lakin bazı şeylerin fazla olması, diğer şeylerin alımını kısıtlayabiliyor bitkide.

O nedenle en profesyonel yaklaşım osmoz su kullanıp, ihtiyaç olunanı dışarıdan eklemektir. Böylece sudan neyin olup, neyin olmadığını bilirsiniz, kontrol sizde olur. Ne yazık ki herkesin bütçesi buna yetmiyor.
Bitki Sorusu?
[QUOTE=vortia]


Daha önce biri belirtti ve düzelttim. Mikro elementler için olan kısım evet dediğiniz ölçülerde zaten daha sonrasında düzelttim bunu ama bitkiler için tavsiye edilen miktarı yinede karşılayacağını düşünüyorum. Max 1 ppm olması gerektiğini yazıyor bazı yerler ama kaynak olarka kullandığım kısım bir değer vermemiş bu durum çok düşük miktarın özellikle yeşil bitkiler için sorun oluşturmayacağı izlenimini oluşturdu.[/QUOTE]

Nedeni, demirin farklı formlarının olması. Her demir bileşeni bitki tarafından eşit miktarlarda alınmıyor. Demir gübrelerinde demir bu nedenle EDTA, DTPA, EDDHA ile şelatlanıyor. Bunların da farklı pH değerlerinde etkinlikleri farklı. Yani olay sadece "demir" ile bitmiyor. Bu testlerde tam olarak hangi demiri ölçüyorlar bilmiyorum, ama bitki tarafından pek kullanabildiğini sanmıyorum. Pek anlamlı değil yani.[EDIT]Flexa,2021-05-24 18:36:23[/EDIT]

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.