ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Flexa
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
21
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrimiçi
Üyelik Tarihi:
02 Haziran 2018 10:09
Son Ziyaret:
2 dakika önce
Toplam Mesaj:
50 [0.15 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
7 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Ögetay Kayalı
Doğum Tarihi:
03 Şubat 1994
Yaş:
25
İl:
Izmir
Meslek:
Astrofizikçi
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Ögetay Kayalı

SON 10 MESAJI

Akvaryum Aydınlatması Nasıl Olmalı?
[QUOTE=ferbay]

Başarılı bir çalışma olmuş tebrik ederim. Teknik detaylara çok fazla hakim olmasam da yazınızı sindirerek okuyup anlamaya çalıştım. Bende 1w lık pover ledler ile 6700k ve 1000k beyaz olmak üzere 3 sıra beyaz 1 full spectrum kullandım. Evet bitki büyütmeyi ortalama olarak sağladım. Ancak form kazandırma konusunda (özellikle kırmızı renkli bitkiler) yeterli olmadığını gözlemledim. Buna bağlı olarak geçtiğimiz hafta bazı ledleri çıkarıp yine 6700k ve 10000k beyaz, deep red, royal blue ve full spektrum kullanarakaydınlatmayı güncelledim. amacım kırmızı ve mavi ışıkları tek başına sağlayacağı tayfı, full spectrumdan alamama ihtimalini ortadan kaldırmak. Henüz değişiklik sonrası gelişmeler hakkında yorumlayacak bir süre geçmediği için olumlu/olumsuz birşey diyemiyorum.
Sizce bu şekilde bir dağılım yapmak sizce spektrum ihtiyacını giderme konusunda yardımcı olur mu?
Mesela deep redde 650-660nm iken yanına 620-650nm aralığı kırmızı.... Aynı şekilde 445nm royal blue yanına 450-460nm mavi eklemek daha mı mantıklı?
Burada amaç bitkilerin ihtiyaç duyduğu ışık tayfını genel olarak florasanlardan daha iyi aldığını düşünüyorum. Bu şekilde dar spectrumdan geniş spectruma geçirerek ihtiyaç tayflarının verimliliği artırılabilir mi?
Teşekkürler...
[/QUOTE]

Teşekkür ederim, faydalı olduysa ne mutlu. Form kazandırma konusunda kırmızı bitkilerin özellikle demir ihtiyacı olabileceğini unutmamak gerek. Eğer sudan bu desteği alamıyorsa rengini kaybedebilir.

Sorunuza gelecek olursak bence hiçbir farklılık gözlememelisiniz. Klorofillerin absorbe ettiği aralıkta ışık göndermeniz yeterli. Örneğin 650-700 arasında yoğun ışık emiyorsa, 650-660 ile 680-690'ı ayrı ayrı vermeniz ile 2 kere 650-660 vermeniz arasında bir fark yok. Demek istediğim, dalga boyu değiştikçe (aralıkta kaldığınız sürece elbette ki) bitki daha fazla fotosentez yapmayacaktır. Tek yapmanız gereken uygun aralıkta, uygun şiddette ışık vermek. Floresanlar ise çoğunlukla dar bir aralıkta veriyor. Bence uygun power led kombinasyonuyla floresandan alınan verim geçilebilir. Zaten profesyonel aquascapelerde neredeyse hiç floresan görmüyorum. Umarım açıklayabilmişimdir.

Keyifli hobiler

[QUOTE=Kınayu]

Selamlar ellerinize emeklerinize sağlık öncelikle [:iyi:] [:nazar:] Bu konuyla alakalı Refet kardeşiminde şu konusuna bakılabilinir gayet benzer konular olması bakımından örnek teşkil etmesi bakımından [:iyi:]

[URL]https://www.akvaryum.com/Forum/isiklandirma_secimi_k926085.asp[/URL][/QUOTE]

Teşekkürler geri bildirim için, faydalı bilgiler barındırıyor.
Akvaryum Aydınlatması Nasıl Olmalı?
Bir yılı aşkın bir süredir bu hobide ışıklandırma üzerine kafa yorduktan, birçok bilimsel makale ve tecrübeye dayalı paylaşımları okuyup denemeler yaptıktan sonra kendi tecrübelerimi de sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazıda akvaryum ışıklandırmasının arkasındaki bilimi, en sade dile indirgeyerek anlatmaya çalışacağım. Şunu belirtmek isterim ki gördüğüm en büyük hata, kulaktan dolma/kaynağı belli olmayan bilgilerin genel geçer olarak kabul görmesi. O nedenle burada paylaşacağım her bilginin "bilimsel" referansını da ekliyor olacağım. Böylelikle kendiniz de referanslardaki detayları inceleyerek, bilginin doğruluğundan emin olabilirsiniz. Özetle; bir bilim insanı adayı, biyofotonikçi olarak, benim sözlerime değil referans verdiğim bilimsel kaynaklara güvenmenizi bekliyorum. Her ne kadar tecrübe önemli bir faktör olsa da, hatalı bir saatin bile günde en az iki kez doğruyu gösterdiğini unutmamak gerektiğini hatırlatmak isterim. Burada amacımız, en ufak hatalarımızdan da arınıp, tecrübeyle bunları harmanlayarak "mükemmele" yaklaşmaktır. Lafı daha fazla dolandırmadan başlayalım.

[B]Giriş[/B]

Akvaryum ışıklandırmasında dikkat edilmesi gereken üç temel unsur bulunuyor: Işığın watt değeri, lümeni ve spektrumu. Ne yazık ki en bunlardan en önemli detay olan spektrumun en az dikkati çektiğini gördüm. Yavaş yavaş işin detaylarına girmeye başlayalım.

[B]Watt Değeri:[/B] Işığın watt değeri, ışık kaynağının elektrik olarak kullandığı gücü ifade eder. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bunun bir "çıkış gücü" ifadesi olmadığıdır. 3 Wattlık iki ayrı kaynak, farklı şiddetlerde ışık verebilir. Bunun sebebi kaynağın [B]verimliliğidir[/B]. 3 Wattlık bir kaynak 3 Volt ile çalışıyorsa 1 Amper akım çekiyor demektir. Bunun hesabı basitçe [B]P=I.V[/B], yani güç eşittir akım çarpı voltaj olarak verilir. Burada dikkat edilmesi gereken, tekrar vurguluyorum, bunun bir giriş gücü olduğudur, çıkış gücü değil. Bununla ne demek istiyorum? Bir kaynağın verimliliği düşük ise bunun 1 Watt'ını ısıya çevirirken 2 Watt'ını ışık enerjisi olarak kullanabilir. Bunun yanında daha verimli bir muadili, yalnızca 0.5 Watt'ını ısıya çevirirken, 2.5 Watt'ını ışık enerjisi olarak kullanacaktır.

[U]Bu nedenle watt değeri, üründen ürüne verimlilik değeri değişebileceği için iyi bir kıstas değildir.[/U]

[B]Lümen Değeri: [/B] Lümen değeri, basit bir ifadeyle ışığın şiddetini ifade eder. Daha detaylı izahı şöyledir: Birim steradyan açıdan, birim kandil (candela) yeğinliğe (intensity) sahip bir kaynağın verdiği akı (flux). Yani bir lümen birimi 1lm = 1cd x 1sr'dir. Daha basit bir ifadeyle, bir kandillik yeğinliğe sahip bir kaynağı bir steradyan açıdan ölçecek olursanız elde edeceğiniz değer bir lümen olur. Burada kaynağın her açıda eşit bir ışıma yaptığı kabulünün söz konusu olduğunu ve gerçekte bunun tam olarak böyle olmayacağını belirtmek isterim. Eğer elinizde bir lümen ölçer varsa, uzaklaşıp yakınlaştıkça bu değerin değiştiğini görürsünüz. Bunun sebebi birim steradyandan sapıyor olmanızdan kaynaklanır. Eğer doğru bir kıyaslama yapmak istiyorsanız, her bir kaynağı "belirlenmiş" bir uzaklıktan ölçerek bunu sağlayabilirsiniz.

Akvaryumun bir derinliği olduğundan dolayı, kaynaktan uzaklaştıkça (tepeden aydınlattığınızı farz edersek), tabana doğru lümen değerinin düşeceği aşikardır. Bu nedenle kullandığınız bitkilerin boylarını göz önünde bulundurup bir lümen hesabı yapmakta fayda vardır. Bu nedenledir ki, yosunlaşma bazen yüzeye yakın bitkilerin dalları arasında daha fazla olur (başka nedenleri de olsa da ana faktörlerden biridir).

[B]Spektrum:[/B] Işığa dair en önemli parametredir. Akvaryumdaki yerine değinmeden önce bu kavrama yabancı olanlar için ne olduğunu ifade etmeye çalışacağım. Spektrum (ya da Türkçe olarak tayf), kaynağın barındırdığı özelliğin her birinin ne denli fazla olduğunu ifade eder. Örneğin bazı antibiyotiklerde geniş spektrumlu ifadesini görürsünüz, bu şu manaya gelir, birçok bakteri türü üzerinde etkilidir. Bir ışığın spektrumu ise aşağıdaki gibi tanımlanan elektromanyetik spektrum ile ifade edilir.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206719/200420191201341.jpg[/IMG]

Burada ışığın dalga boylarına ayrılmış bir şekilde bir spektrum boyunca uzandığı görülmektedir. Bu tüm dalga boylarından (radyodan gamaya uzanan); yalnızca görünür bölge, yakın kızılöte ve yakın moröte bizim ilgilendiğimiz bölüm olacak. Fakat spektrum tam anlamıyla bu değildir. Bir ışık kaynağının spektrumu aşağıdaki şekilde verilir.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206719/200420191205111.jpg[/IMG]

Bu grafikte anlatılmak istenilen şudur: Hangi dalga boylarında ne şiddette ışık veriliyor? Örneğin geniş bir kırmızı dalga boyu aralığında belirli bir şiddette ışık verildiği, bunun yanında göreli daha dar bir bantta mavi ışık verildiği görülmektedir. Herhangi bir yeşil-sarı dalga boyunda ışıma olmadığı ise bariz bir şekilde kendini belli etmektedir. Bu örneği verdim, çünkü bu örnek birazdan da göreceğiniz üzere, kloroplastlı bitkiler üzerinde oldukça etkilidir. Dipnot olarak grafikte eksenlerin verilmediğini fakat yatay eksenin dalga boyu, dikey eksenin ise normalize edilmiş ışık şiddeti olduğunu belirtmek isterim.

[U]Tek renk kaynakların çoğu (örneğin kırmızı) dar bir bant aralığında (örn. 650-660 nm) ışık vermektedir. Kaynağınız ne kadar geniş olup, gerekli dalga boylarındaki şiddeti fazla olursa o kadar iyidir. Dar bantlı (tek renkli) kaynaklardan olabildiğince kaçınmakta fayda vardır. Ya da bu kaynakları karma halinde bir arada kullanarak tek bir geniş spektrumlu kaynak varmış gibi de kullanabilirsiniz.[/U]

[B]ÖNEMLİ:[/B] Bir diğer önemli nokta da aşağıda açıklayacağımız saçılma ve soğurulma ile ilgili. Suyun içerisinde mavi ve kırmızı ışığa farklı olaylar farklı şiddetlerde etki gösterir. Yukarıdaki örnekteki kaynakta mavi ve kırmızı ışık şiddeti eşit gösterilmiştir. İyi bir kaynakta böyle olmaması gerekir, çünkü içlerinden biri daha fazla soğurulmaya/saçılmaya maruz kalarak dibe daha az miktarda ulaşır.

[B]Kara Cisim Işıması[/B]

Bazen kaynakların 6000K, 10000K gibi sıcaklık değerleri verdiğini görürsünüz. Bir dalga boyu aralığı vermektense bir sıcaklık aralığı vermesi aslında onun spektrumunu ifade eder. Cisimler, belirli bir sıcaklığa sahip oldukça, doğaları gereği bir ışıma yaparlar. Örneğin ısınan bir demir önce kızarır, ardından sarılaşır ardından beyazlar. Çok daha sıcak olan yıldırımlar ise bu nedenle mavimsidir. Bu konuyu kara cisim ışıması altında inceleriz, detaylar için bakınız: [URL]https://rasyonalist.org/yazi/kara-cisim-isimasi/[/URL][4].

[B]Suyun İçerisinde Işığın Davranışı[/B]

Işık bir ortamdan başka bir ortama (bizim durumumuzda havadan suya) geçerken kırınıma uğrar. Fakat bu diğer, pek de tartışılmayan faktörlerin yanında önemsiz kalan bir detaydır. Işık, suyun içerisinde en temel ele almamız gereken iki duruma maruz kalır: Soğurulma ve saçılma. Her ikisi de ışığı kaybetmenize neden olarak verimi düşürecektir.

[B]Soğurulma:[/B] Adı üstünde olan bu olayda, fotonlar çarptıkları atomlar tarafından soğurularak enerji olarak kullanılır (bu durum suyu biraz ısıtan bir faktördür ama o kadar da önemli değil). Özetle o ışık kaybolur. Bu durum suyun içerisindeki bileşenlerden, suyun sıcaklığına kadar değişkenlik gösterebilir[1]. Saf suyun içerisinde soğurulma aşağıdaki şekilde gerçekleşir[2].

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206719/200420191225241.jpg[/IMG]

Detaylarına girmeden anlatacak olursak, yukarıdaki grafik saf suyun içerisinde ışığın farklı dalga boylarının ne kadar soğurulmaya maruz kaldığını göstermektedir. Buradan görülüyor ki kırmızı ışık, mavi ışığa göre çok daha fazla soğurulmaya maruz kalmaktadır. Yani ışık kaynağınızda 1 şiddet maviye karşılık, 1 şiddette kırmızı kullanmanız durumu kesinlikle dengelemez. Bir metre derinlik için hesap edilecek olursa 1 şiddette maviye karşılık yaklaşık 10 şiddette kırmızı uygulandığında tabana her ikisi de aynı miktarda ulaşırlar. Değerleri yaklaşık olarak, örneklendirme açısından verdiğime lütfen dikkat edin. Detaylı bir hesaplama formülizasyon kullanılanarak soğurulma katsayıları (absorption coefficient) hesaba katılarak yapılabilir.

[B]Saçılma:[/B] Basitçe, ışığın atomlarla etkileşime girmesi sonucu gidiş açısının değişmesidir. Burada ışık herhangi bir yönde giderek akvaryumu terk edebilir ya da geldiği yöne geri gidebilir. Bu da suyun içerisinde ilerlerken dibe tam olarak ulaşamayacağı anlamına gelir. Fakat soğurulma ile kıyaslandığında saçılmanın (scattering) etkisi önemsiz derecede az kalır[3]. Saçılmaların çok çeşitli türleri olsa da (Rayleigh, Mie etc.) bunlar bizim konumuzun dışında kalacağından buna değinmiyorum.

Soğurulma (absorption) ve saçılmanın (scattering) toplamını ifade eden bir diğer parametre de sönümlenme (attenuation) katsayısıdır. Bazen bu ifadeyle de karşılaşabilirsiniz. Ortamdaki toplam kaybı ifade etmek için kullanılır.

[B]Bitkiler Ne İster?[/B]

Bitki deyince aklımıza yeşil yapraklı canlılar gelse de, özellikle kırmızı renklere de sahip olan farklı türler olduğunu biliyoruz. Yeşil olmalarının sebebi, bitkinin fotosentezinden sorumlu olan kloroplast organelinin, yeşil ışığı daha fazla yansıtan klorofil pigmentine sahip olmasıdır. Klorofiller kendi içlerinde de türlere ayrılır:

[B]Klorofil a:[/B] tüm kloroplastlarda bulunur ve tıpkı ataları olan siyanobakterilerde olduğu gibi, kloroplasta mavimsi yeşil bir renk katar.
[B]Klorofil b:[/B] çoğunlukla yeşil alglerin ve bitkilerin kloroplastlarında bulunarak, kloroplasta zeytin yeşili bir renk katar. Klorofil a ve klorofil b birlikte bulunarak, bitkilerde bildiğimiz yeşil renkli bir görünüm oluşturur.
[B]Klorofil c:[/B] kırmızı alg kökenli ikincil endosimbiyotik kloroplastlarda bulunur, fakat kırmızı alglerin kendi kloroplastlarında bulunmaz. Ayrıca bazı yeşil alg ve siyanobakterilde de bulunur.
[B]Klorofil d[/B] ve [B]klorofil f[/B] pigmenti ise yalnızca bazı siyanobakterilerde bulunur.

Bunun yanında [B]kromoplast[/B] adı verilen plastitler; pigment sentezi ve depolanmasından sorumludur. Çoğunlukla meyvelerde, çiçeklerde, köklerde, stres altındaki yapraklarda ve ölmeye başlayan yapraklarda görülür. Bu nedenle renkleri yeşilden farklı olarak bilinir.

Klorofil pigmentlerinin soğurulma spektrumlarını aşağıda görebilirsiniz (absorption spectrum of chlorophyll)[5,6].

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206719/200420191257291.jpg[/IMG]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/206719/200420191259051.jpg[/IMG]

Buradan görülmektedir ki, çoğunlukla ilgi odağımız olan klorofil a ve klorofil b pigmenti, yoğunlukla mavi ve ardından kırmızı ışığı emmektedir (absorption). Aradaki değerlerin ise neredeyse bir etkiye sahip olmadığını görmekteyiz. Yani sadece sarı ışık veren bir kaynak çok da bir etkiye neden olmamaktadır.

[B]ÖNEMLİ: [/B]Sizin sarı olarak gördüğünüz bir kaynak "sadece" sarı ışık vermeyebilir. Toplamda verdiği renklerin karışımının sarı olması sizi aldatmasın. Bu durumu daha iyi anlamak için kara cisim ışıması konusuna dönmenizi öneriyorum. Ayrıca konuyu anlamanıza yardımcı olabilecek bir diğer kaynak: [URL]https://rasyonalist.org/yazi/neden-yesil-yildiz-yoktur/[/URL] [7].

[B]Akvaryuma Nasıl Bir Işıklandırma Yapmalıyız?[/B]

Sonuç olarak diyebileceğimiz şey, akvaryumunuza göre tercihi yukarıdaki bilgiler doğrultusunda sizin belirleyecek olmanız. Çünkü burada işin içerisine bir de göz zevki girmektedir. Kırmızı ışığı tabana ulaştıracağım derken akvaryumun üst kısımlarını kan kırmızısı hale getirmeniz mümkün (çünkü üst kısımlarda az soğurulacak). Bu nedenle 1 mavi şiddette 2 kırmızı şiddette gibi tercihler yapabilirsiniz.

Benim kişisel tercihim 6000K, 10000K, 30000K ve full spektrum 3W'lık power ledler kullanıp bunları homojen bir şekilde dağıtmaktan yana oldu. Yüksek kelvin değerine sahip ledler sayesinde mavi bölgede daha fazla ışık verdim, full spektrum ise kırmızı ihtiyacını bir nebze gidererek zaten tam olarak yapması gerekeni yaptı. Böylelikle şu ana kadar elime geçmiş her bitkide verimli büyüme elde ettim.

[B]ÖNEMLİ:[/B] Litre başına watt değeri gibi ifadeler verilse de anlayacağınız üzere bunlar hoş yaklaşımlar olsa da tam olarak doğru değildir. Burada ışığın spektrumunun tamamen göz ardı edilmesinin yanında, ışığın suda alacağı yolun (akvaryumun derinliğinin) kişiden kişiye göre değişiyor olması da söz konusudur. Watt/litre hesabı bu iki temel durumu da göz önüne almaz. Fakat basit bir yaklaşım olarak kullanabilirsiniz (çoğunlukla akvaryumun derinliği fark yaratmayacak düzeyde aşağı yukarı aynı kabul edilir ve kaynakların tam verimle çalıştığı düşünülür).

[B]Referanslar[/B]
1. W. Scott Pegau, Deric Gray, and J. Ronald V. Zaneveld, "Absorption and attenuation of visible and near-infrared light in water: dependence on temperature and salinity," Appl. Opt. 36, 6035-6046 (1997)
2. Robin M. Pope and Edward S. Fry, "Absorption spectrum (380–700 nm) of pure water. II. Integrating cavity measurements," Appl. Opt. 36, 8710-8723 (1997)
3. Downing J., "Effects of Light Absorption and Scattering in Water Samples on OBS® Measurements" [URL]https://s.campbellsci.com/documents/us/technical-papers/obs_light_absorption.pdf[/URL]
4. Kayali O., "Yıldız Astrofiziği: Kara Cisim Işıması" [URL]https://rasyonalist.org/yazi/kara-cisim-isimasi/[/URL]
5. David M. Gates, Harry J. Keegan, John C. Schleter, and Victor R. Weidner, "Spectral Properties of Plants," Appl. Opt. 4, 11-20 (1965)
6. Pattison, P & Bardsley, Norman & Hansen, Monica & Pattison, Lisa & Schober, Seth & Stober, Kelsey & Tsao, Jeff & Yamada, Mary. (2017). 2017 DOE SSL R&D Plan. 10.13140/RG.2.2.13316.63364.
7. Kayali O., "Neden Yeşil Yıldız Yoktur": [URL]https://rasyonalist.org/yazi/neden-yesil-yildiz-yoktur/[/URL]
Power Led Sorunu Destek
Sönük yanıyor olmasının nedeni, LED'lere yeterli gücün ulaşmıyor olmasından kaynaklanır. Eğer doğru voltaj değerini veriyorsanız (adaptörse doğru voltajı verir), yetersiz gelen şey akımdır. Daha çok amper verebilen bir adaptör veya güç kaynağı kullanmanızda fayda var. Detay vermediğiniz için bu kadar yardımcı olabiliyorum. Biraz daha spesifik olabilirseniz çözümü bulabiliriz.
Dragon Stone
Yoğun ışıklandırma altında yosun tutmaya başlayacaktır. Bir süre sonra yosun taşın üzerinde büyür ve dekoratif bir kaplama olur. Java moss yerine bu yolu da tercih edebilirsiniz. Youtube'da aquascape başlığı altında birçok örneğini bulabilirsiniz.
Low Tech Amatör Bitkili
Merhabalar, tekrar hoş geldiniz.

Micranthemum hemianthus göremedim, arkadakiler micranthemum umbrosum gibi görünüyor. Eğer öyleyse kendileri bende de var ve çok arsız bir bitki olduğunu söyleyebilirim. Tek dal kalmıştı elime ulaştığında, sonra 50 litre kadar bir alanı işgal etti. Boyları bir metreyi geçmişti birkaç ay içerisinde. Arka plan olarak güzel bir bitki olabiliyor, kontrol altında tutmaya çalışın. Zeminden de ilerliyor çünkü. Alternanthera ile baya yakın olduklarını gördüm. Onu geçip önünü kapatmasına izin vermeyin :) Belki althernanterayı biraz daha ön plana alabilirsiniz. Ben genel olarak beğendim. Düzen kurulup çoğaldıkça çok şık olacağını düşünüyorum. Elinize sağlık.
Ne Tür Işıklandırma Takmalıyız?
Watt/litre hesabı hoş bir yaklaşım olsa da "tam olarak" doğru sonuç verecek bir yaklaşım değil. Sebebi ise oldukça basit. Işık suyun içerisinden geçerken, farklı dalga boyları farklı miktarda soğurulmaya ve dağılmaya/gecikmeye (dispersion) maruz kalır. Bu durum ışığın suyun içerisinde aldığı yola (path) ve maddesel içeriğine bağlıdır. Eğer suları aşağı yukarı aynı maddesel içerikten oluşuyor kabul edersek şöyle bir durumla karşılaşırız:

Aynı litreye sahip iki tank ele alalım. Bunlardan birinin yüksekliği diğerinin iki katı olsun, fakat enlemesine iki kat kısa olsun. Böylelikle aynı litrelerde fakat farklı derinliklerde iki akvaryum söz konusu olacaktır. Birinin tabanına ışık ulaşırken 2 kat daha fazla yol kat etmesi demek, ışığın çok daha fazla soğurulmaya (absorption) ve saçılmaya (scattering) maruz kalacağı anlamını taşır. Dolayısıyla derin olan akvaryumun tabandaki bitkilerini aydınlatabilmesi için, daha fazla şiddette ışık kullanması gerekecektir.

Soğurulma katsayısını dalga boyuna bağlı olarak bulmak kolay olsa da, saçılmaların çeşitli türleri olduğundan bunun hesabını yapıp bir değer vermek o kadar kolay değil ne yazık ki. En sağlıklı yol, akvaryumun tabanında farklı dalga boylarında lümen ölçümleri yapmaktan geçiyor. Fakat bu da ne yazık ki pratik değil.

Suyun içerisindeki saçılma ve soğurulmalar ile ilgili şu kısa ve öz kaynağı önerebilirim: https://s.campbellsci.com/documents/us/technical-papers/obs_light_absorption.pdf

Ufak bir dipnot: Soğurma katsayısının (absorption coefficient) kızılöte dalga boylarına gidildikçe logaritmik olarak arttığına dikkat edebilirsiniz. Bir mavi ışık yerine iki tane kırmızı kullanmak bile bu noktada yeterli gelmeyebilir. Spektrumlarla ve bu konularla ilgili detaylı bir yazıyı ele almaya çalışacağım. Şu sıralar yoğunluk sebebiyle yazamıyorum. İlginiz için tekrar teşekkürler.
Ne Tür Işıklandırma Takmalıyız?
Başlığı açmamın üzerinden neredeyse bir sene geçmiş. Bu süreçte ışıklandırma ve bitki üretimi konusuna taktım. Araştırma ve denemelerimin sonucunda güzel verimi elde ettim, giderek de geliştiriyorum. Fakat bu konudaki kaynak eksikliğini ve birçok hatalı bilginin varlığını fark ettim. Yakın zaman içerisinde detaylı bir şekilde, bilimsel çerçevede tecrübelerimi paylaşmaya çalışacağım. Paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
Aşırı Yosun Kokusu Çözemedim
[QUOTE=halit7502]

Teşekkürler alkol oldukça güzel bir yöntem kesinlikle... Ben kurutmaktayım 4 litre sirkede kaldı yinede aynı koku devam etmekte. şu kayıt kuşak arasında enjektörle dahi giremediğim yerler var bir de silikonalra işlemiştir diye düşünüyorum bu kadar büyük bir koku sorunuyla daha önce hiç karşılaşmamıştım. Yalnız kuruduktan sonra tekrar su ve uygun ortamda tekrar çoğalıp çoğalmadığını bilmiyorum.



Bu arada yeşil su (mavi yeşil algler-siyanobakter) olan sularda bazı siyanobakter türlerinin karaciğer kanserinden cilt tahrişine solunum sıkıntısına hatta ölüme kadar uzanan toksik etkileri vardır bu süreçte öğrendim.Bir çok makale ve araştırma mevcut bir örneği [URL]http://www.veteriner.org.tr/files/dergi/cilt83sayi2/5.pdf[/URL]

[/QUOTE]

Kuruyunca tekrar neme kavuştuğunda sağlıklı bir biçimde devam eder mi ben de emin olamadım, araştırmak gerek. Tahminim devam edebileceği yönünde, türüne göre. Buzullarda dahi uzun süre saklanıp sonra yaşantılarına devam eden türler mevcut. Sizin sorununuz çözüldü mü Halit Bey?
Aşırı Yosun Kokusu Çözemedim
Eczaneden %70'lik etil alkol çözeltisi alıp onunla fısfıs yaparsanız dezenfekte olacaktır. Laboratuvarda hep bunu kullanırız. Hem alkol uçucu olduğu için, kalıcı bir etki de bırakmaz, suya salınım yaptırmamış olursunuz. Pratik ama etkili bir yöntemdir. Antibiyotik kullanmaktan mümkün mertebe kaçının. Bu sefer antibiyotiğe dirençli bakterilerle karşılaşırsınız (düzgün uygulanmadığı takdirde ki genelde öyledir), bu sefer bakterilerden hiç kurtulamazsınız. [EDIT]Flexa,2018-09-01 16:52:26[/EDIT]
Ph Değerini Ne Kadar Yükseltebiliriz ? (merak)
[QUOTE=bjkalley]Benim örneğimde CO2'nin gitmesi diğer gazların gelmesinden değil, bitki ve yosunların CO2'yi çekmesinden. Hızlı gözatmamda gözden kaçırmadıysam linkte verdiğiniz 2 makale ve 1 tabloda oksijenin artmasıyla pH artması ilişkisine değinilmiyor, bu ilişkiyle ilgili bir çıkarım yapılmıyor.

[/QUOTE]

Demek istediğimi yanlış ifade etmiş olabilirim. Verdiğiniz örnekte CO2 (veya diğer gazların) gitmesi ne kaynaklı olursa olsun, bahsetmek istediğim gidiyor olması. Bir sıvı ele alalım, eğer burada çözünmüş halde CO2 ve O2 bulunuyorsa, O2 eklemeniz takdirinde CO2 konsantrasyonu düşer. Doğrudan bir ilişki zaten yok, fakat NASA'nın verdiğim referansında nehrin farklı bölgelerinde yapılan ölçümlerde DO değerinin değişimi ile pH'ın değişimi verilmiş. İlişkinin doğrudan olduğunu zaten söylemiyor, bahsettiğim gibi dolaylı bir ilişki. Grafiklerde birbirini takip eden korelasyon görülebiliyor.

Bir başka örnek kan damarlarımızda gerçekleşiyor. Aldığımız hava ciğerlere doldukça CO2 satürasyonu düşer, bu da pH'da yükselmeye neden olur. Bu yükseliş de hemoglobinin oksijene olan ilgisini Bohr etkisi sebebiyle artırır. Yani O2'nin doğrudan bir asidik veya bazik kaynak sunmasına gerek yok. Ortamdaki diğer faktörleri dolaylı yoldan değiştirmeye neden olduğu için pH'ı etkileyebiliyor.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

KULLANICILAR

  • 256 Online Kullanıcı, 139 Üye

Online Kullanıcılar

mperk, teksel, falconx, BoraBerkol, gbozkurt, ceyh, BKAYA, F4iLuR3, ferdikorkmazzz, DTkadir, Byfiremanfish, Umut6, Brzoza6pl, Aquariumhouse, indianaconz, enversen79, terranova, drugs, SahinTaskin, enginm2000, Alikorkmaz13, fahri-, Berkay4234, BadWolf, Yılmazqq, Gtuncay, Fragant, sbasoz, tolgatrn, Neosever, sahsuvar01, Ulqiorra, Silver06, echeveria, serkantezel, tugi, sahin71, msurucu, tavla2, aponogeton, muratchef, vendetta99, mehmetaydin, sinanb85, FURKANALTIN, icelebi, Erdemerol23, gcinoglu, Street Parrot, Slymn-pyrz, Flexa, Akgün Cem, Mikail Erdoğan, namsada, leventyikilmaz, UmitOnay, rikifat, istaquarium, mehmeyt, ANKARALEPTESOMA, Noyes, MiSoSiKiaN, bocco, Emre 90334, bettaaşığı, Hasanbal54, Halil14, mesut alak, hkn06, Engin BOZKURT, ErdSNGZR, aldemirim, İsyan ateşi, Ismetk, AlperTasci, emreyildirim, Furkann66, Altispinoza, keremmina11, geheimnis, Shotokan, FurkanYnk, Chtt, deriinmavi, Mehya, Wolf, canguler, Deadsong, CrowDooku, heihache, solaytekin, Firatbasoglu, Ortaamerika, nikon_, ertan26, orhanönal, Mu5a, Gannicus, Beta_balik, 😊, Pervane, Supervenenis, Fatih ÇE, Metal06, ozan_1903, İhsansahintr, Kemalk41, bilalylmz53, swordfishhhh, EnginEmirErdogan, 16oguzhan, Kadir Bora, dusumsel, erimgorgulu, Mallaca, emree06, mustafa_unax, kadirik, ultraaskin, Balikaşki, tunasoylemis, kaangurlen, Heinzen, Hawks, shark, UGURBEY, AntigueAquarium, Muhammed kose, selahattinfidan, aymumcu, ka2n, erdalakçay, TheMax, Ziya Erkus, devito, hacivat, yiwotxxx, radkaya, huzur, Alikaan147,

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,620,351 Mesaj
  • 384,241 Konu
  • 91 Forum
  • 133,721 Forum Üyesi
  • 1,402 Özel Forum Üyesi
  • 28 Kıdemli Akvarist
  • 1,498 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.