ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Flexa
Kullanıcı Grubu:
Forum Özel Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
1768
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
02 Haziran 2018 10:09
Son Ziyaret:
13 Temmuz 2020 21:13
Toplam Mesaj:
753 [0.97 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
141 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Ögetay Kayalı
Doğum Tarihi:
03 Şubat 1994
Yaş:
26
İl:
Izmir
Meslek:
Astrofizikçi
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

Ögetay Kayalı

SON 10 MESAJI

Ceyhun's
Buralar çok sessizleşmiş, arada uğrayıp bakıyorum. Eski güzel günlerin bir burukluğu oluyor böyle görünce [:((] Medakaları da alamadık zaten... Çok istediydim.
Bitkili Akvaryum Işık Düzeni Ve Saat Aralığı
Merhabalar,

Açıp kapatmak iyi bir fikir değil, en basit mantıksal kıyaslamayı doğada böyle bir şey olmamasından yola çıkarak yapabilirsiniz. Bitkilerin adapte olduğu düzen bu değil çünkü. Ne yazık ki bu konuda bazı alışılagelmiş mitler var açıp kapatmanın faydalı olacağına dair ama doğru olan aksi durum.

Bitkiler karanlıktayken farklı, aydınlıktayken farklı metabolik süreçler geçirirler ve bunların bazıları hemen gerçekleşen olaylar değiller. Dolayısıyla ışığı açıp kapatarak başlamış bir sürecin dengesini karıştırmış oluyorsunuz. Bitkilerle yapılan deneyler bu nedenle hep kesintisiz saatlerle yapılır. Bunlar genelde 4 saatten başlar 24 saate kadar gider. Çok fazla açık kalması da bitkiye zarar vereceği gibi az kalması da gelişimi yavaşlatır.

Akvaryumdaki en önemli olay yosun oluşumunu tetikleyecek kadar ışık vermemek. Aslında yapılan çalışmalar gösteriyor ki fotoperiyot ve ışığın aktivitesi arasında bir ilişki var. Örneğin bir ışıklandırmayla günde 8 saatte elde ettiğiniz verimi (söz gelimi) onun yarısı etkisindeki bir ışıkta 16 saatte elde edebiliyorsunuz. Ama fark açılmaya başladıkça dediğim gibi karanlıkta da kalmasının gerekliliğinden doğan etkilerden dolayı tam olarak böyle bir ilişki yok. Örneği açıklayabilmek adına abartarak verdim.

Bitkili akvaryumlarda standart aydınlatma süresi bu nedenle 7 saat olarak tercih ediliyor çoğu usta tarafından. Fakat sizin kullandığınız ışık bundan daha az verimliliğe sahipse süreyi biraz artırabilirsiniz. Fakat hiçbir koşulda bana kalırsa 12 saat gibi sürelere çıkmamalı bu durum.

Keyifli hobiler dilerim.
Su Kimyası
Merhabalar,

Mesajınızdan akvaryum dışında sadece bidonda bekleyerek mi bu kadar artış oluyor tam olarak anlayamadım, fakat bildiklerimi aktarmaya çalışayım.

Musluktan akan suyu beklettikçe, pH yükselmesi görmeniz çok doğal bir durum. Bunun ana nedeni, içinde çözünmüş olan karbondioksitin zamanla havaya karışması. Bunlar su içerisinde sadece CO2 olarak kalıp, CO2 olarak gitmiyorlar. Karbonik asit (H2CO3), bikarbonat (HCO3) ve karbonat (HC03^-2) arasında bir dönüşüm oluyor. Bu süreçte alkalinlikte artış olması beklenen bir durumdur. Ayrıca akvaryum içerisinde bu durumun olması çok daha doğal, çünkü bahsi edildiği gibi canlıların etkisi söz konusu (mesela bazı alglerin pH'ı artırdığı biliniyor). Hatta eğer taş gibi dekorlar varsa bunlar ana şüpheli olacaktır.

Bir diğer nokta da bunu öngörmenin o kadar kolay olmaması. Çünkü gerçekleşen olaylar hep aynı rutinde ilerlemiyor. pH 7 iken baskın olan bir reaksiyon, pH 8'e yükselince pasif hale gelebiliyor. O yüzden ne oluyor ne gidiyor çok kapsamlı ölçmeden bir şey demek çok zor. Burada mühim olan akvaryumdaki durumu takip edip, ona göre bir hamle yapmanız. Açıkça belli ki suyunuzda çok fazla alkali bileşen var. kh gibi değerlerin bundan etkilenmesi de haliyle kaçınılmaz.

Keyifli hobiler dilerim.
Bitkiler Konusunda Tavsiyeniz Gerekli
Merhabalar,

[B]1 - Camları komple temizleyip (Camlar ve yapraklar yeşil yosunla kaplanmış halde ) yeniden kurmak istiyorum ancak çok fazla yavru karides var günahlarına girmek istemem toplamak mümkün değil gibi bu yüzden baştan kurmam mümkün değil sizce ne yapmalıyım ?[/B]
- Tüm bitkileri söküp, dekorları kaldırdıktan sonra ortalık dinginleşince bütün karidesleri toplamanız mümkün olacaktır. Evet biraz zor oluyor ve belki birkaç saate mal oluyor ama hepsini toplamak mümkün. En son topladığım tanktan 150'nin üzerinde karides almıştım ve önemli bir kısmı küçücük yavrulardı. Fakat bu yola gitmek istemezseniz, alternatifler de mümkün. Sorunlu olan her şeyi oradan alırsınız ki bu doğru olan yol bana kalırsa.

Bitkilerin yosunlu kısımlarını kesip atın. Camları ve yosunları bir yerden temizlerken filtre kapalı olsun ve ardından %50 kadar su değişimi yapın. Yosun problemi gidene kadar haftada bir %50 su değişimi yapabilirsiniz. Bu süreçte ışıklandırma sürenizi 6 saate düşürmenizi öneririm.

[B]2- Bu yosunlar için bir canlı öneriniz var mı ?[/B]
- Bitkilerin üzerindeki koyu yeşil olanlar tarifinize göre siyanobakteri oluşumuna benziyor. Fakat olası yosun durumlarını engellemek için Nerite salyangozları oldukça etkili bir çözümdür. Keza SAE veya Otocinclus da iş görür, fakat her ikisinin de (özellikle SAE) karides yavrularını yediği biliniyor. O nedenle Nerite iyi bir seçenek.

[B]3- Yarın ista co2 spreylerinden alacağım sizce yararı olur mu ?[/B]
- Her ne kadar birçok kişi CO2 artışının yosunu azaltacağını iddia etse de bunu net bir şekilde gösteren bilimsel bir çalışmaya rastlamadım, epey aradım ama. Akvaryumlar karmaşık ekosistemler. Yosunu engellemesi mümkün mü evet mümkün. Peki nasıl? Eğer bitkiler oldukça fazla miktardaysa ve CO2'ye açsa, CO2 verdiğinizde faaliyetleri artacağı için yosunların kullandığı kaynakların önemli bir kısmını kullanacaktır. Bu da yosunların üremesinin yavaşlaması demek. Lakin şunu da unutmamak gerek yosun dediğimiz algler de aynı şekilde fotosentetik canlılar. Dolayısıyla CO2 onlara da fayda sağlayacaktır. Bu nedenle ikisi arasında bir kıyaslama yapmak mümkün değil. Deneyerek, izleyerek görüp önleminizi almanızı öneririm.

[B]4-Bu yosunlar ışık güçlendiği için acaba daha da çoğalır mı ?[/B]
- Yine bir öncekinde dediğim gibi, yosunlar da fotosentetik canlılar. Dolayısıyla ışıktaki artış (burada esas mevzu PAR değerinin artışı), yosunları da olumlu etkileyecektir. O nedenle yosundan kurtulana kadar ışığı önerdiğim 6 saatin üzerinde açık tutmamanızı öneririm. Merak etmeyin bu süreçte bitkiler oldukça iyi durumda olacaklardır. Zaten çoğu ustanın önerdiği optimal süre 7 saattir. Fakat o ışıklar genelde çok daha kuvvetli oluyor.

[B]5-Yaprakların üstündeki yosunları temizlediğimde yemyeşil çıkıyor yapraklar herhangi bir sararma kararma yok yapraklar tüm bitkiler için bu yosunun türü ne olabilir [/B]
- Bu soruya bir öncekilerde cevap vermiştim, muhtemelen siyanobakteri olabilirler. Eğer yeterince uzun süre yaprak üzerinde kalırlarsa, bir süre sonra bitki zarar görecektir. Bitkiler çok uzun süreler karanlıkta durmaya alışık bir yapıya sahipler. Günlerce ışık almasa bile bir şey fark etmeyebilirsiniz, fakat emin olun olumsuz etkileniyorlar.

Keyifli hobiler dilerim.[EDIT]Flexa,2020-07-10 20:46:25[/EDIT]
Ceyhun's
Selamlar kafe ahalisi [:)] Umarım herkesin keyfi yerindedir. Bir süredir sözüm vardı, o nedenle bu akşam "bitkili akvaryumlar" üzerine bir yayın yapacağız. Meraklıları sohbete, soru-cevaba bekliyoruz [:)]

[VID]https://www.youtube.com/watch?v=LmvHa-aXYkk[/VID]
Filtrede Aktif Toprak Kullanmak
[QUOTE=Arifhb]

Evet iletkenlik daha önemli.
[QUOTE=Arifhb]

Evet iletkenlik daha önemli.

Bu konu hakkında son gözlem ve tecrübelerimi aktarıyorum.

Filtrede kullandığım akadama toprak tabanda kullanılan etkinin birebir aynısını yakalamıyor. Ph ve kh düşüşüne sebep oldu ama bariz bir şekilde değişim olmadı (0.7-8 civarı ph düşüşü)

Biyotop akvaryumları yaptığım için tabanda kullanamadığımı anlatmıştım; bu amaçla filtrede ne tür etki edeceğini sınamak istemiştim. Bunun için dört sepetli filtrenin iki sepetini feda ederek kullanmıştım. Filtrenin tamamında kullanmış olsam muhakkak daha fazla etki edecekti ama buna da ekonomik açıdan gerek yok.

Beşinci aya girildiğinde etkisini yitirmeye başladı. Bu konu su kimyasını hiç bilmeyen ( ben de konunun uzmanı olduğumu iddia etmiyorum) test kitleri olmayan arkadaşlara örnek teşkil etmemeli diye eklemek isterim.

Konuyu takip edip, yorum ve katkıda bulunan herkese (özellile Ögetay dostuma) teşekkür ediyorum. Farklı bir tecrübe oldu benim için de.

Keyifli hobiler diliyorum.😊[/QUOTE]

Merhabalar Arif hocam,

Esas böyle bir fikri değerlendirip, gerçekten özenerek takip edip, sonuçları paylaştığınız için ben teşekkür ederim. Emeklerinize sağlık. Sonuçlar tahminlerimizle örtüşüyor gibi görünüyor. Buradan, bu toprakların gerçekten zeminde kullanılmak üzere tasarlandığını da bir kez daha görmüş olduk aslında. Bana kalırsa filtre için de bu tür malzemeler hazırlanabilir, fakat bunlar Ar-Ge gerektiren şeyler. Belki gelecekte bir firma böyle bir şey düşünür ya da düşünenler başarıya ulaşır. Ne dersiniz?

Keyifli hobiler [:)][EDIT]Flexa,2020-06-07 20:33:48[/EDIT]
Ceyhun's
[QUOTE=Arifhb]

Yolunda çok şükür, sen de iyisin inşallah?[/QUOTE]

Çok şükür hocam, yeni heyecanlar peşindeyiz. Hayat müsaade ederse [:)] Bir şeyler yapmaya çabalıyoruz işte.
Ceyhun's
Selamlar kafe, iyi hafta sonları [:)]

Akvaryumlarımı özledim... [:((]

[QUOTE=Arifhb]Selam kafe, ne var ne çok?[/QUOTE]

Arif hocam, yakın ileti geçmişinde sizi göremeyince ben de merakladım. Her şey yolundadır umarım. Yüksek yaptığınızı bilmiyordum.[EDIT]Flexa,2020-06-06 10:22:27[/EDIT]
Ceyhun's
Selamlar kafe sakinleri [:)]

Bir süre buraları ihmal ettim, herkesin keyfi yerinde mi?
Transgenetik Tartışmaları
[QUOTE=Street Parrot]Şöyle bir soru da ben sorayım. Seçici üretimle elde edilmiş bana göre özürlü torba göz japon balığı, sırt yüzgeçsiz yüzmekte zorlanan rançu japon balığı, yüzgeçlerinin uzunluğundan hareket etmekte zorlanan tül yüzgeçli balıkları beslemek renk dışında vücudunda herhangi bir değişiklik yapılmamış transgenetik balık beslemekten daha mı ahlakidir.[/QUOTE]

Öncelikle konuyu ayrı bir başlığa taşıdığınız için teşekkür ederim.

Güzel bir soru sorduğunuzu düşünüyorum. Bence bu konular tartışılmalı, o nedenle ayrı bir başlığın isabetli olduğu kanaatindeyim. Fakat konu yine benim sadece vurgu yapmak istediğim bilimsel kısmından çıktığı için şahsi bir fikir belirtmek istemiyorum. Etiğini tartışmak istemiyorum demiş olmam bile, etiğinin önemsiz olduğunu iddia ettiğim yanılgısıyla karıştırıldığı için sağlıklı bir sonuca varamayacağımız kanaatindeyim. Zaten etiğini tartışmak istememe sebebim de yazılanların ne yazık ki sürekli saptırılmasıydı. Ne yazık ki güzel bir konu ithamlar dahilinde sona erdi benim için.

Şahsen ne GloFish'in satılmasını onayladığımı söyledim, ne bunun doğru bir davranış olduğunu iddia ettim, ne bu balıkları beğendiğimi söyledim, ne de etiği önemsiz dedim. Ama her nedense, bir anda bu konuma, hiç söylemediğim şeylerle itiverildim. Bunun da konunun bilim ve etik olarak iki ayrı kısımda ele alınamayışı olduğunu düşünüyorum. Bir şeyin bilimsel açıdan bir tehlike teşkil etmediğinin söylenmesi, sanırım onun etik olduğu algısını doğuruyor. Halbuki ikisi tamamen farklı süreçler. Bu nedenle konu sürekli bambaşka şeylere kayıp gitti ne yazık ki.

Ola ki mesajlarımızı sonradan okuyup da, işin bilimsel arka planı (örn. bu işlemler nasıl yapılıyor, genetikte ne gibi etkileri var vb.) hakkında sorular sormak isterlerse, özelden iletişime geçmeleri halinde mümkün mertebe cevap vermeye çalışacağım.

Keyifli hobiler dilerim.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.