ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
replacka
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
952
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
23 Mayıs 2020 13:40
Son Ziyaret:
8 Saat 45 Dakika önce
Toplam Mesaj:
277 [0.30 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
13 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Alper
Doğum Tarihi:
Girilmedi
Yaş:
Bilinmiyor
İl:
Denizli
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

SON 10 MESAJI

Adi Salyangoz Belası
Merhabalar,

Adi salyangoz konusu görünce, aylar önce benzer bir konuya yazdığım yazımı kopyalayıp fikir vermesi için buraya yapıştırayım istedim hemen [:)]

[U]Deneyim yazım[/U]
Kendi deneyimlerim ile konuya katkıda bulunmak isterim. 3 yıl kadar önce yeniden döndüm bu hobiye ve bu sefer daha önce denemediğim birşeyler denemek istediğim için de bitkili akvaryumlara sardım diyebilirim. İlk kurulumu yaptım. Sonra bitkileri ekledim. İşte o zaman adi salyangoz denilen canlıların farkına vardım. Tabi bitkili akvaryum acemisi olduğum için, bu salyangozların neredeyse her zaman bitkiler ile akvaryuma geldiğini ve bitkilere de karantina/dezenfeksiyon işlemi uygulandığını bilmiyordum. Neyse karşılaştığım bu ilk adi salyangoz türü physa marmorata idi. Başlarda çok cazip gelmişti akvaryumda bu canlıların olması. Ama bitkili akvaryum acemiliği beni çok zorluyordu. Bazen ışık yetmiyordu, ışık eklemesi yapıyordum ama bu sefer de fazla geliyordu. Kullandığım bitkiler konusunda bilinçli değildim. CO2 konusunda çok acemi idim. Taban gübresi ve sıvı gübrelerin önemini kavrayamamıştım. Kısacası çok farklı bir dünyaya hazırlıksız yakalanmıştım. İlk bir yıl boyunca bitkili akvaryumların eko-biyolojisini okuyup öğrenmek ile geçirdim diyebilirim. Çünkü çok fazla sorun ile karşılaşıyordum. Çözmek için de sürekli araştırıyordum.

Peki burada adi salyangozların işi ne diyecek olursanız. Bu öğrenme süreci boyunca hiçbir zaman adi salyangozların popülasyonunu kontrol edilebilir seviyeye çekemedim diyebilirim. Bir insan her sabah ışıkların açılması ile birlikte akvaryumunun camlarını physa ile kaplı bulabilir mi derseniz. Evet bulur, ben buldum. Her sabah ışıklar açılınca camda yakaladıklarımı, aşağı inemeden eze eze bitirmeye çalışıyor ama neredeyse her sabah aynı manzara ile uyanıyordum. Keza dış filtre içinde de ürediklerinden su debisini bile etkiliyorlardı. Yemlemeyi de azalttım ama nafile, çünkü yaptığım yanlış uygulamalardan dolayı çürüyen bitkiler oluyordu. Haliyle onları tüketerek yine çoğalmaya devam ediyorlardı. Ayrıca bir bitkinin çürümesinin, bir balık ölümü kadar akvaryumu kirletmeyeceği düşüncesi olabilir ama bitkilerin ölümü veya yapraklarının çürümesi, tıpkı akvaryum içindeki bir balık çürümesi gibi su değerlerini bozabiliyor. Bozuk değerler yosunlara yol açıyor, hiçbir yem vermeseniz bile salyangozlar bu yosunları tüketerek hayatta kalıyor hatta çoğalıyorlar. Hele ki mavi yeşil alg yosunu gibi türler de ortaya çıktı ise o akvaryumun dengesi oturmadan adi salyangozların sayısının azaldığını görmedim diyebilirim.

Sonra okuduklarımı ve öğrendiklerimi uygulamaya başladım. Akvaryumda herhangi bir sorun varlığından bile şüphe edildiğinde, su değiştirmenin çözüm niteliğinde önemli bir adım olduğunu o kadar iyi gözlemledim ki... Kısacası bir akvaryum denge yoluna girdikçe physa sayısının da dengeye ulaştığını gördüm. Tamam hiçbir zaman sıfır olmadı ama eskisi gibi her gün camda onlarcası ile uyanma durumu da bitti diyebilirim.

Ama yine de bu physa beni büyük bir travmaya uğrattığı için, adi salyangozların olmadığı bir akvaryum kurmak istedim ve yeni bir kurulum yaptım. Ama nasıl kurulum, herşeyi özenle seçiyorum. Tüm objeler dezenfekte ediliyor. Bitkiler in vitro bulunursa öyle alınıyor. Yoksa bitkilere de karantina ve dezenfeksiyon yapılıyor vs vs. Peki sonuç? Evet sonuç tertemiz bir akvaryum oluyor. Hiç adi salyangoz olmayan bir akvaryum ve düşmanınızı yenmenin verdiği haklı gurur

Böylece adi salyangoz konusunda steril akvaryumlar kurarak devam ettim yola. Tabi nerite ve minyatür neriteler vardı yine akvaryumlarımda. Ama sonra bir sorunun farkına vardım. Eninde sonunda akvaryumlarda canlılar ölüyor. Bitki veya balık fark etmeksizin, çok iyi de bakılsa bu oluyor ve olacak. Böyle bir durumda ise bu çürüyen şeylerin hemen ayrıştırılması, sonra da ayrışan yapı taşlarının tekrardan akvaryum içindeki döngüye sokulması en doğrusu oluyor. Benim için de aynı durum oldu. Zamanla balık öldü. Akvaryumda bir anda yosun sorunu çıktı. Bir bitki çürüdü, yosun sorunu çıktı. Kısacası salyangoz sorunu bitti, yosun sorunu başladı. Sonra yine araştırıp öğrendim ve bu durumun akvaryumda çürükçül eksikliğinden kaynaklandığını düşünüp çürükçül eklemeye karar verdim.

Ama adi salyangozların oluşturduğu travma ve korkudan dolayı başka bir çürükçül canlı arayışına girdim. Sonuç olarak ise neocaridina türünden karidesleri ekledim akvaryumlarıma. Keza işe yaradı da. Artık çürüyen ölen birşeyler var mı diye akvaryumlarda uzun uzun asayiş taraması yapmıyordum. Çünkü karidesler yetiyor idi. Ama yine bir sorun vardı. Karidesler neredeyse her balığın tüketebileceği bir canlı idi ve bu yüzden de zamanla akvaryumdaki sayıları azalıyordu. Başka bir gözlemim ise şu oldu; zemin bitkilerini bilen bilir. Budama atlanırsa zamanla alt katmanları hafiften çürür. İşte çürüyen bu alt katmanlara karideslerin çok ulaşamadığını gördüm. Yani ancak yavruları girebiliyor idi ama onlar da çok etkili olamıyordu. Haliyle bana yine yeniden çürükçül canlı arayışı gözüktü diyebilirim.

Bu aşamada ise durum biraz daha farklı idi diyebilirim. Çünkü artık kendime güveniyordum ve adi salyangozları en baştan elemek istemiyordum. Ama yine de physa denilen türü hiç düşünmedim. Çünkü beni zamanında çok yordu, zorladı ve üzdü O yüzden ramshornlara yöneldim (Ki physa ile birlikte adi salyangoz olarak değerlendirilirler) Ama öyle kahverengi ramshorn da değil. Bulabildiğim en güzel albino, yani kırmızı ramshornu temin edip, adi salyangoz açısından steril olan akvaryumlarıma kendi elimle bizzat ekledim Sonra ise merak ve korku ile karışık bir sürece girdim. Acaba ne olacak diye?

Ne mi oldu, öncelikle çürükçül olarak yaptığı şeyleri karidesler kadar iyi, hatta bazen daha iyi yaptıklarını gördüm Ayrıca karidesler gibi balıklara kolayca yem olma sorunları da olmuyor. Üstelik aldığım ramshornlar değişik bir tür imiş sanırım. Hep kırmızı/pembe renkte ürüyorlar ve boyut olarak en fazla mercimek kadar büyüyorlar. Biraz da yassı bir formları mevcut diyebilirim. Yani physa dan daha çok göze hitap ettikleri kesin. Peki çoğalma durumu nasıl derseniz, bir yıldır akvaryumlarımdalar ve hiçbir zaman kontrolsüzce çoğalma, camlarda onlarcasını görme gibi bir durumum olmadı diyebilirim. Yani bu zamana kadar deneyim ve araştırma ile elde ettiğim tüm bilgiler işe yaramış. Dengeli bir akvaryumun ne olduğunu kavramış oldum diyebilirim. Dengede olan bir akvaryumda ise canlıların popülasyonu onları destekleyebilecek besin miktarı kadar çoğalabiliyor. Üstelik akvaryumlara ramshorn ekledikten sonra, salyangoz tüketen hiçbir canlı da eklemedim popülasyonu kontrol altında tutması için. Çünkü aynı tanklarda nerite ve minyatür neriteler de mevcut. Katil salyangoz falan koysam neritelerin halleri ne olur kim bilir. Yani av-avcı baskısı ile popülasyonu kontrol altında tutmak tek bir yöntem değildir. Kaynak kısıtlaması da canlı popülasyonlarını sınırlayabilir.

Yazı uzun oldu biliyorum ama kendi yaşadıklarımdan gördüğüm; adi salyangoz sorunundan ziyade akvaryumun kendi içinde çözülemeyen bir sorunu, dengesizliği oluyor. Akvaryum dengede/sorunsuz olunca salyangoz popülasyonu da dengede oluyor. Bunun tam tersini kullanarak, yani salyangoz popülasyonunun arttığını fark ettikten sonra akvaryumda birşeylerin ters gittiğini düşünmek, bunu gösterge olarak kullanmak da hiç yanlış bir uygulama değildir. Belki birkaç hafta önce bir balık öldü veya bitkilerin yaprakları çürüdü ve bunları tükettikleri için sayıları çoğaldı. Sonuçta herkesin, her akvaryumunu, her gün, balık ölümü var mı diye kontrol etme durumu olmayabilir. Ki benim onca emek verip salyangoz açısından steril kurduğum akvaryumlarıma, sonradan adi salyangoz ekleme sebebim de budur. Ölen, çürüyen şeyleri sürekli takip etmek insanı çok zorlar. Böyle durumlarda ise salyangozlar çürüyen şeyleri tüketip çoğaldıklarından sayıları artar ve bu artış size bir sorun olduğu konusunda fikir verebilir. Hemen sorun tespit edilip çözülerek, bir de üstüne su değişimi yapıp, popülasyon kontrolü amaçlı birkaç salyangozu da canlı yeme dönüştürdük mü, bu aşırı çoğalma durumunu kontrol altına almış olursunuz. Bir taşla iki kuş

Benim deneyimlerimden aktarabileceğim şeyler bunlardır. Bunlar kesin doğrulardır demiyorum. Çünkü her akvaryum farklıdır, birbirine tıpa tıp benzemez. Ayrıca aynı sonuca farklı yollardan ulaşmak da mümkündür. O yüzden benim yolum tek doğru yoldur gibi büyük iddialarım yoktur. Yapılması gereken ise internette yazılan bu tarz deneyim ve bilgilerin özünü kavrayıp kendi akvaryumlarımızda uygulanabilir olup olmadığını görmek diye düşünüyorum. Adi salyangozlar konusunda bu yazdıklarım birden fazla tank üzerinden elde edilmiş deneyim ve bilgilerdir. Akvaryumda denge kavramı mühimdir ve salyangozların da bu dengeye katkıları mevcuttur. Yani akvaryum dengede olduğu sürece, salyangoz olsun yosun olsun bunların popülasyonları da dengede oluyor diyebilirim.
[U]Bitiş[/U]

Bu yazıyı yazdığım orijinal konunun linki:
[URL]https://www.akvaryum.com/Forum/adi_salyangozdan_kurtulma_yontemi_k766081_sn4.asp[/URL]

Umarım yardımcı olur bu yazı sizin için, keyifli hobiler dilerim[:)][EDIT]replacka,2022-11-26 00:10:16[/EDIT]
Wallstad Metodu İle Karides Akvaryumu (ilk Deneme)
[QUOTE=ternapi]

Evet, ne kadar az müdahale ederseniz o kadar iyi olur[:iyi:]

Salyangozlar, başlangıç olarak birer tane yeterli. Onlar gerektiği/ortam müsaade ettiği kadar ürerler zaten[:iyi:]

Güzel olmuş güzel, elinize sağlık[:3][:nazar:]

[/QUOTE]

Evet katılıyorum özellikle müdahale konusuna, mesela bana da ne kadar az müdahale edilirse o kadar iyi oluyorum, daha iyi yaşıyor, daha güzel görüyorum dünyayı, sanırım Diana Walstad hanım akvaryumlar ile beraber benim yaşam koşullarımı da tanımlamış [:iyi:][:geek:][:)][EDIT]replacka,2022-11-24 02:08:32[/EDIT]
Co2 Siz Zemin Bitkisi Yetiştirmek Mümkün Mü
[QUOTE=whitewolf]zaman ayırıp dönüş yaptınız ve bilgilerinizi paylaştıgınız için cok cok teşekkür ederim hepsini tek tek araştırım aklıma takılan seylerı tekrar sormak isterim

Son olarak moss la kaplamam mumkun mu
[/QUOTE]

Evet mümkün, hatta başlangıç için çok daha uygun olacaktır ama moss dediğimiz bitkinin köklenerek büyüme gibi bir derdi olmadığı için zemin yapısının pek bir önemi kalmıyor. Hatta zeminde hiçbir şey olmasa, cama cam akvaryum olsa da büyür yeterli sıvı gübre ve ışık verilirse. Ayrıca yine köklü yapısı olmadığı için de zemine moss tellerine sarılarak konulur genelde. Kolay mosslardan ise Java moss, Christmas moss veya China moss'u önerebilirim[:iyi:][EDIT]replacka,2022-11-17 02:47:14[/EDIT]
Co2 Siz Zemin Bitkisi Yetiştirmek Mümkün Mü
CO2'siz zemin bitkisi yetiştirmek mümkün tabi ama insanların zemin bitkisi beklentileri çok farklı ve bu beklentiler hep yüksek oluyor. Ne demek istiyorum: mesela çoğu yeni başlayan hobici, internette gördüğü müthiş akvaryumlara özeniyor ki bunu haklı buluyorum çünkü ben o kadar zemin bitkisi denemiş, akvaryum kurmuş halimle bile hala özeniyorum. Neyse bu müthiş akvaryumlarda ise genelde çok nazende zemin bitkileri bulunur. Yani Cuba gibi, glossostigma gibi, utricularia gibi, pogostemon helferi gibi...

Bu bitkiler çok ama çok güzel zemin bitkisi oluyorlar ama hiç gözüktüğü kadar da kolay olmuyorlar. O yüzden öncelikle bu tarz bir beklentiniz mevcut ise, bu beklentileri biraz daha gerçeğe yaklaştırmanız lazım eğer CO2 yoksa bakacağınız akvaryumda. Hatta sadece CO2 de değil, bu bitkilerin başka ihtiyaçları da mevcut, kısacası deneyim ve yatırım gerektiren bitkiler.

Bunlar dışında yine kolay diye geçen ama CO2 siz ve deneyimsiz kolay olmayan bitkiler de mevcut. Mesela monte carlo gibi, parvula mini gibi, marselia hirsuta gibi. Bu bitkiler de CO2 siz büyümeye çalışır ama o internette gördüğümüz akvaryumlardaki gibi görkemli olmayacaktır diye düşünüyorum. Yine de deneyimli bir hobici bu bitkileri CO2 siz zemin kaplaması yapabilir ekstra çaba, uygun gübre ve ışık ile.

Bu durumda geriye zemin bitkisi sagittaria subulata, helantium tenellum ve cryptocoryn parva gibi bitkiler kalıyor sanırım. Ama bu bitkiler low techte rahatlıkla zemini kaplayacak kadar kolay olsa da, küçücük yaprakları olan ve yağmur yağarmış gibi pearling yapan zemin bitkisi hayaliniz varsa muhtemelen hayal kırıklığı yaşayacaksınızdır. Tohumdan sucul bitkilerin zemin kaplaması ise dediğiniz gibi kısa ömürlü ve tamamen hayal kırıklığı olacaktır çünkü sucul zemin bitkilerinin tohumdan büyümesi gibi bir durum şehir efsanesidir. Onlar çoğunlukla karasal bitkilerin çimlenme dönemi veya zemin bitkisi olarak uygun olmayan sucul bitkilerin yavrularının görüntüsü oluyor. Zaman geçtikçe yavrular büyüyüp koca koca bitkiler haline gelince de zemin bitkisi olmuyorlar. Neyse umarım yazdıklarım yardımcı olmuştur, keyifli hobiler dilerim [:)][EDIT]replacka,2022-11-16 20:34:49[/EDIT]
The Lowest Tech
[QUOTE=Gyro][IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/200772/041120222228201.jpg[/IMG][/QUOTE]

Şu görüntünün güzelliğine[:O]
Kapadokya'yı akvaryuma sığdırmış araya da bir güzel bitki serpmişsiniz hocam. Herşey tech değil zaten ama kullandığınız bitkiler için low tech gayet uygundur. Bir de Dragonstone ların bu kadar güzel bir şekilde kullanılması yetiyor, sanki peri bacaları görünüşü mevcut tasarımda. Biraz da kayaların üstü zamanla yosun tutarsa eğer, bu sefer de yukarıdaki hobici arkadaşın da dediği gibi unutulmuş bir antik tapınak havası da kazanabilir. Bir öneri ise, zemine yakın yerlerde weeping moss tarzı yatay yayılan moss da kullanılabilir. Böylece zeminde de bir canlılık elde edilebilir. Hem moss olduğu için low techte çok sıkıntı da olmaz diye düşündüm ama bunlar olmasa da, şuan ki haliyle bile gayet güzel olmuş, zaten her hobicinin bir yoğurt yiyiş tarzı mevcut[:)] Elinize emeğinize sağlık ve keyifli hobiler[:iyi:][EDIT]replacka,2022-11-05 11:42:25[/EDIT]
Ternapi Medaka Pondları
[QUOTE=ternapi]

Sarı yelloz gerçekten isminin hakkını veriyor[:devil:][:)))]

Sırtlarından izleyebilseniz muhtemelen Grey, mor bir medaka ve Ghost da sırtında gümüş pırıltıları olan, silver gekko geni taşıyan bir arkadaş. En azından bana öyle gibi geldi[:3]

Elinize sağlık, tanklar şahane[:3][:nazar:]

Aklınızda bulunsun, medakalar kalabalık yaşamayı severler. Sürü davranışı göstermezler fakat kalabalık yaşadıklarında çok daha sakin olurlar ve ürkek davranmazlar[:iyi:]

Paylaşımınız için çok teşekkür ederim, torunları seyretmek mutlu etti[:3]

[/QUOTE]

Rica ederim, yeni konu açmak yerine başkalarının konularına salça olmak da güzelmiş, hem zaten bu yavruların orijini de sizden, haliyle bundan sonra ben de güncellemeleri buradan salça domates şeklinde devam ettiririm diye düşünüyorum [:D]

Kalabalık yaşama konusunu bilmiyordum, ama boy farkları oluşunca ve grey ile duman çift gibi uyumlu takılınca ayırayım dedim. Olmadı biraz daha boylanınca hepsini birleştirip bakarım [:)]

Bu arada hangi varyete oldukları konusunda verdiğiniz bilgiler için de çok teşekkürler [:iyi:][EDIT]replacka,2022-11-01 01:23:08[/EDIT]
Hobi Köşem
[QUOTE=ternapi]

Ben kaburga demiştim[:)))][:)))][/QUOTE]

Dolması da güzel olur, yanında belki şalgam veya sarımsaklı naneli bir cacık da olabilir[:D]
Ternapi Medaka Pondları
Konuya ufacık salça olacağım müsaadenizle,

Yaklaşık 6-7 hafta önce Yasemin hanımdan medaka yumurtaları almıştım. Yumurtalardan çıkanlar ile bu kervana bende katıldığım için buraya bir iki resim ve video bırakayım dedim ki, Yasemin hanım torunları görsün[:D]

Öncelikle Sarı yelloz ile başlayalım. En alttaki videodan neden bu adı koyduğumu da anlayabilirsiniz[:)))]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/223933/011120220023111.jpg[/IMG]

Bu da ghost, sanırım kendisi albino bir medaka[:)]
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/223933/011120220024241.jpg[/IMG]

Bunlar da uyumlu çiftimiz duman ve grey
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/223933/011120220025151.jpg[/IMG]

Bir tane daha var ama onun rengi henüz belirsiz, sanırım mavimsi bir tona kayıyor o yüzden mavi koydum adını, değilse bile böyle devam edecek. Şimdilik 5 yavru ile başladık yolculuğa ve gayet sıhhatli gözüküyorlar. Sadece Sarı yelloz biraz baskın karakterli duruyor ama bakalım. Tekrardan teşekkürler Yasemin hanım bu canlılar ve bu güzel deneyim için[:)]

[VID]https://youtu.be/R-lGhOIft4o[/VID]

Şimdilik akvaryumları bunlar, zamanla duruma göre değişiklikler yapılacaktır diye düşünüyorum, keyifli hobiler herkese[:iyi:][EDIT]replacka,2022-11-01 00:42:08[/EDIT]
Hobi Köşem
[QUOTE=Mhmett]

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/223347/241020222350111.jpg[/IMG][/QUOTE]

Bu ne güzel bir tasarım olmuş böyle [:)] Ahtapot mu desem koç başı mı desem, çok farklı görüntüler oluşturdu kafamda. Üstelik sadelik daha da güzel yapmış tasarımı. Ben hep akvaryumlarımı bitkiye boğarım ama bu tasarım hiç bitki olmasa da eksik hissettirmezdi herhalde. Ayrıca çekim tekniği de gizemli bir hava yaratmış. Tek önerim ısıtıcıyı arkaya almak olabilir herhalde, elinize emeğinize sağlık, keyifli hobiler[:)]
Dance Of Branches .(blackwater Akv.tanıtımı)
Tasarımınızı beğendim Cem Bey ve hatta bu tarz dal tasarımları konusunda çok başarılı olduğunuzu düşünüyorum. Yani grift ve özgün oluyor, sanki bir sürü tasarım arasından sizinkileri rahatça bulacakmışım gibi. Neyse lafı uzatmaya gerek yok, elinize emeğinize sağlık, keyifli hobiler [:)]

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

KULLANICILAR

  • 242 Online Kullanıcı, 132 Üye

Online Kullanıcılar

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.