ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Neontetra
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
491
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
03 Mart 2013 15:40
Son Ziyaret:
06 Eylül 2020 15:44
Toplam Mesaj:
660 [0.24 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
11 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Toprak bulut
Doğum Tarihi:
01 Ocak 1981
Yaş:
39
İl:
Istanbul
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

[img]https://www.akvaryum.com/Forum/imzalar/143684.jpg[/img]

SON 10 MESAJI

Substrat Önerisi Ve Farkları ?
Substrat ! o kadar araştırdım ben daha bu filtre malzemesini çözemedim. Suyla bir tepkimeye giriyor mu? girmiyor mu bilmiyorum yani sadece amacı bakteri tutuculuğu ise yazdıklarımı değerlendirin ama bunun dışında mesela ağır metallari falan tutma özelliği falan varsa onun dışında yorumlayabilirsiniz yazdıklarımı. Çünkü inanın ben substrat mevzusunu anlayamadım. Adam akıllı bir kişide anlatamıyor. Bende en garantisi Sera siporax mini aldım kapattım mevzuyu. En azından adamlar ürünlerini adam akıllı argümanlarla açıklayıp destekleyebiliyor. Misal neden yüzey alanının belli bir değerden sonra büyük olmaması ve suyun tamamının nüfüs etmesinin önemi gibi. Diğerlerinde alalen yaptım oldu mantığı var.

Eğer mesele sadece biyolojik filtrelemeyse bence sera siporax alın içiniz rahat olsun. Yada ulvi beyin dediği gibi pomza taşı[:D] en güzeli.

Yok eğer substratların başka amaçları da varsa (mesela atıyorum belki ağır metalleri falan tutuyorlardır) onu bilmiyorum. Çünkü biliyorsunuz substrat sözcüğünün asıl anlamı "enzimle tepkimeye giren maddelerdir" ama sanırım bunun akvaryumculukta kullanılan substratlarla pek ilgisi yok.

Cidden hemen herkesin zorunlulukmuş gibi kullandığı substrat nedir? anlayan sevabına enine boyuna bi anlatsa çok büyük sevap işlemiş olur. Bizde aydınlanırız.[EDIT]Neontetra,2020-09-06 15:05:11[/EDIT]
Apistogramma İnka Tankım
Balıklarınız çok güzel, sağlıklı, maşallahı var. Lakin zeminin açık olması inkaların bilhassa erkek inkanın rengini çok açacağından tavsiye edilmez. Renklerini daha canlı ve yoğun olmasını istiyorsanız ya hagen tarzı siyah kum yada kırmızı renkli küçük küçük topaklar şeklinde olan (adı aklıma gelmedi) bitki taban malzemelerinden koymanızı tavsiye ederim.

Erkek yetişkinliğe ulaştığında parlak masmavi bir gövdeye kavuşur ki arada bunun üzerine siyah desenlerde atar.
Apisto Yumurtaları Kayboldu
Apistolarda dişi balıkların analık rengi sarıdır. inkalar da daha da altın sarısıdır bu renk. Bu yüzden istisnasız en güzel apisto dişisi inkadır denilebilinir. Ne zamanki dişi apisto annelikten feraget eder o zaman sarı rengini atar. Eğer yumurtalara aniden bir şeyler olursa yenilirse, kendisi yerse bir hafta kadar daha sarı rengini dolayısıyla annelik güdüsünü korur. Eğer yeterli protein destekli yemleme yapılırsa, Anne yumurtaları yese veya yumurtalar kaybolsa dahi, dişi iki hafta içerisinde yeniden yumurtlama kabiliyetine ulaşacağından renginin atmasına fırsat vermeden yeniden erkeğe kur yapacağı için bu renk atma görülmeyebilir.

Sonuçta dişi apistolar sarı renklerini korudukları müddetçe bir ihtimal de olsa yumurtalar zarar görmemiş olabilir. Düşük bir ihtimal işte. Bende yumurta taşıma olayına hiç şahit olmadım. Fakat ilk kuyruklar çıktığı anda annenin larvaları başka yere taşımasına çok çok şahit oldum.
Apisto Yumurtaları Kayboldu
Geceleri cae ler hareketliyse maalesef cae'ler yemiş olabilir. Bir diğer ihtimal anne yumurtaları daha güvenli gördüğü başka bir yere taşımış olabilir. Erkek anladığım kadarıyla korumacı davranıyor. Bu çok iyi. Babaç bir erkeğiniz var demektir, kolay kolay yumurtaları yemeyecektir.

Siz Anneyi gözleyin, sarı rengini atıp doğal rengine dönmüşse maalesef yumurtaları unutun. Halen sarı rengini koruyor ve erkeğe karşı bile agresif davranıyorsa yumurtaları bir ihtimal taşımış olabilir.

İnka çiftim var, kendi üretimim sanırım 5. nesil, ben çok elimi kolumu soktum, akıl almayacak müdahaleler de bulundum, yumurtalar sağlam olduğu müddetçe hiç bir zaman yumurtaları yemediler ama tabi bana alışmış olmaları da belki buna sebep olmuş olabilir.

Sonuç olarak cae ler biraz arsız bir tür ve sizin apistolarınıza hiç rahat vermeyeceklerdir hele geceleri de aktif oluyor sanırım bunlar geceleri hiç af etmeyeceklerdir. Bu yüzden cae leri çıkarmanın bir yolunu bulun derim.
Güney Amerika Cikletleri Ro
Kimyasal olayı çok denendi, maalesef sitrik asit dışındakilerin tümü aşırı dengesiz. Sitrik asit te bir nevi karbonhidrat olduğu için ha sitrik asit kullanmışsınız ha Akvaryumunuza küp küp şeker atmışsınız bi farkı olmuyor. Yarın sabah uyanıp bir bakıyorsunuz akvaryumun içi sisli puslu bir hava kaplamış, göz gözü balık balığı görmüyor. Tabi aniden oksijen sıfıra inip...

Ro sistemine geçmekle bence en iyisini yaparsanız. Yukarı daki arkadaşın bahsettiği gibi asıl ro'yu veren membran dır fakat sizin bunu daha sonra gerekli minerallerle mineralize etmeniz gerekiyor. Öyle aman aman bir şey değil sanırım. İlk etapda ayarları tutturamayabilirsiniz ama zamanla alışırsınız.

Bu konuda ulvi özuğur adlı forumdaşın rehber niteliğinde epey bir yazıları var. Kendisine özelde bir ulaşın. İstemediğiniz kadar çok bilgi verecektir diye tahmin ediyorum.
Sunsun Hw 602b-603b Motorun Yerini Değiştirme?
Ben dış filtreyi orjinal haliyle kullanıyorum ama elimde zaten var olan iç filtrenin aktif karbon bulunan bölümünü çıkarıp sadece kendine has reçineli süngerini bırakıp dış filtre ile kombine ettim. İç filtrenin çok güçlü bir kafa motoru vardı. Böylece istediğim debinin fazlasını aldım diyebilirim. Dış filtre tankın epey bir altında ve hortumlarını da kesmedim. Aslında her iki hortumunda çok fazlası var onları da kesip kısaltsam debi daha da yükselir. Tabi biraz daha dış filtreyi yükselttin mi debi tam anlamıyla vaad ettiği miktarlara çıkabilir. Üstelik +2 boşlukları da doldurdum. Alta aktif karbon üste de sera siporax mini ile doldurdum. Tıka basa doldurmadım ama göz kararı epey bir boşaltım. Sera siporax mini'yi sepetin içini doldurduktan sonra ölçtüm 110 gr filan geldi. Yani nerdeyse 160 gr doldurmuşum. Daha da boşluk vardı aslında ama miniler tahmin ettiğimden daha mini çıktı ve aralarında gerçekten çok az boşluk bırakıyorlar. Zaten akvaryum 120 lt ya var ya yok.

Tabi alttan üsten böyle doldurunca debi biraz afalladığını tahmin ediyorum. Ama sonuçta akvaryumun suyu kristalize olmuş durumda. Akvaryumdaki suyu Cep telefonunun fener ışığıyla kontrol ettim ve dış filtrenin çıkışından gelen suyu ayrı bir 5 lt pet şişeye doldurup güneşe tuttum. İçinde bir zerreciğe bile rastlamadım. İnanın bundan daha fazlası olamaz.

Zaten içerdeki boşluklar oluşurken aslında alttan ve yukarıdan filtrenin içindeki süngerleri de sıkıştırıyorsunuz. Bu yüzden bence extra süngere veya elyaf'a hiç gerek yok. Ayrıca elyaf'ın da debiyi çok düşürdüğü söyleniyor.

Maalesef bu filtrenin motoru çok zayıf. Bu yüzden doğal olarak kullananlarda motoru yukarı takarak, dış filtreyi biraz daha akvaryum seviyesine çıkararak, hortumları kısaltarak falan bi şekilde dengelemeye çalışıyor.

Ama uğraştığınıza değmez. En güzeli kafa motoru biraz güçlü bir iç filtreyle kombine etmek. İç filtrenin çıkış ağzı uygunsa filtrenin giriş hortumunu bağlayın. Bu kadar. yok içinde hava kaldı yok dibinde pislik birikti yok şöyle kullanırsam bir zararı olur mu? bu sorulara gerek bile kalmıyor.

Yalnız filtre yapısı yani tasarımı itibariyle motorunun altta olacak şekilde tasarlanmış. Kovanın ağzı geniş ve alta doğru daralıyor. Su yukarıdan kovanın üst kapağının tam ortasından akıyor falan filan. Biraz doğadaki suyun, topraktan süzülüşünü taklit etmişler gibi geldi bana. Ayrıca su ilk olarak aşağıya doğru biraz daha tazyikle boşalıyor gibi geldi bana.

Yani siz motoru üste aldığınızda doğal olarak mavi süngeri biraz daha daraltacaksınız kaba pislikler biraz daha dar bir alana toplanacak filan büyük ihtimal daha debili çıkmasının sebebi suların yanlardan kaçak yapması, yani dar alandan yukarı doğru basılan su, kovanın ağzı yukarda genişlediği için büyük ihtimal yan taraflarında kaçak yapıyor olabilir.

Sonuçta akvaryum suyunuzu geceleyin cep telefonunuzun fener ışığıyla test edin. Kabak gibi ortaya çıkacaktır süzüp süzmediği. Kristalize şeffaflıktan ödün vermiyorsa sıkıntı yok demektir alttan üstten işinize geldiği gibi kullanın. Ama bariz sis pus aman aman olmasa da kendini belli ediyorsa yanlardan kaçak yapıyor demektir, bence vazgeçin.

Çok uygun fiyatlı, çok az güç harcayan kafa motorlu iç filtreler var kombine kullanın, hem de içine extra malzemelerde koyabilirsiniz.
Sunsun Hw-603b Kullananlar İçeri
Bende kullanalı bir iki hafta olacak, orjinal dizilimiyle (+kombo) kullanmayı daha uygun gördüm. Keza hem suyun tazyikli bir şekilde yukarıdan aşağıya doğru süzülmesi, hem de, filtre kovasına dikkatli bakarsanız kovanın da buna uygun olarak tasarlanmış (Kovanın ağzından geniş olarak başlayıp, altına doğru daraldığını fark edeceksiniz) olmasından orj. şekliyle kullanmayı daha münasip gördüm. Belki bunlar ufak detaylar ama sonuçta yapılırken filtre bunlar göz önünde bulundurularak tasarlanmış, çalışma ilkesi buna göre ayarlanmıştır diye düşünüyorum. Tabi bunlar benim öznel düşüncelerim.

Parantez içindeki komboyu açıklayacak olursak, benim 120 lt tankta orj. motoruyla ilk marş'ı basamadı bile. Bassa ne olacak? debi çok düşük kalıyor, orj. motoruyla bir hayli yetersiz, dolayısıyla dış filtrenin bir anlamı kalmıyor. Kaldı ki ben hortumlarını da kesmedim, uzunlukları olduğu gibi duruyor ve motorda tankın altında, yani yukarı 1 veya 1,5 m kadar da su basıyor.

Sadece bu da değil, ben süngerlere de hiç dokunmadım. Çünkü alttan ve üstten süngerler bir hayli sıkıştırılıyor ve iyice elyaf kıvamına gelmiş oluyor. Bu yüzden bu dış filtrelerde +2 sepetlik boşlukta var. Ben altına tıka basa doldurmadan ama yine göz kararı bol sayılabilecek miktarda aktif karbon, yine üst sepetine de aynı şekilde tıka basa doldurmadan yine göz kararı bol miktarda sera siporax mini ile doldurdum, haliyle Orj. motorun yetersiz kalmasında bu faktörlerde baya etkili ayrıca, ince yapılı kullandığım aktif karbon'un debinin düşmesinde de en büyük etken olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar çıkış borusunu kapatmayacak şekilde içerisine koyduğum fileye şekil vererek yerleştirsem de, ince yapılı olmasından mı? nedir baya kesiyor gibi geldi bana suyun akışını.

Sonuç olarak kara kara düşünmeye başladım, İç filtrenin canavar gibi kafa motoru da vardı, kaldı ki bende iç filtreyi kullanmak için bahane arıyordum. Aklıma parlak bir fikir geldi. İç filtrenin içindeki gereksiz karbon filtresini çıkarıp sadece reçineli siyah iri gözenekli kaba pislik süngerini bıraktım. Sonra da iç filtrenin kafa motorunun çıkış ağzıyla, dış filtrenin hortumlarının birbirlerine tam uyuştuğunu fark ettim (belki de özellikle belli bir ölçü standardında da üretiliyor olabilir, bu tür kolaylıklar yapılsın diye) tabi anlayacağınız, iç filtrenin kafa motorunun çıkış ağzını, dış filtrenin girişine verdim [8)].

Böylece dış filtre + iç filtrenin kafa motoruyla kombine ederek kullanabilme imkanına kavuştum. Bir nevi sunsun'dan bi anda eheim'a terfi etmiş gibi olduk[:)]

İç filtreyi kendi orj süngeriyle kullandığım için akvaryumun suyundaki daha kaba pisliklerde, reçine katkılı siyah süngerinde süzülmüş oluyor. Sonra ben iç filtreye takılmış olan kaba pislikleri ayda bir debideki gel gitlere göre sifonlayacağım. (şu anlık deneme amaçlı hafta da bir yaptım, son derece pratik, hiç iç motoru sökmeden dışardan doğru elektrik süpürgesiyle alır gibi alıyorum tüm kaba pisliklerini, ilk denemem de kontrolde ettim, nerdeyse tertemiz olmuş, - yine de epey bi ince pislik filan da çıktı? bir avuç süngerden beklenmeyecek performans doğrusu[:D])

Sonuç olarak suyun temizlik ve berraklığından son derece memnunum. Debiyi ölçmek için çıkış borusundan akan suyu 5 lt'lik pet su şişesine boşaltım. Güneşe tutup dikkatlice incelememe rağmen en ufak bir sisli puslu görüntü buna neden olabilecek toz zerresi dahi göremedim. Resmen kristal berraklığında süzüyor suyu. Bunda kesinlikle elyafın ve aktif karbonun rolünün çok büyük olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca aktif karbonu benim gözümde eşşiz kılan, bu iş için özellikle tasarlanmış protein skimmerler dışında, hiçbir filtre malzemesinin akvaryumlardaki organik yükü aktif karbon kadar iyi uzaklaştıramaması. Dış filtreyi kullanmadan önce, akvaryum suyumun üstünde bir karış bakteri tabakası oluyordu (inanın abartmıyorum, birde böyle parmaklarımın ucuyla çimdikler gibi çekim alıyordum onları, elastiki sağlam bir yapısı vardı böyle lastik gibi uzuyordu.) Sanırsınız cep telefonu ekranı üzerine koruma camından kaplatmışım gibi.

Aktif karbonla beraber dış filtreyi kullandığımdan beri akvaryum suyumun yüzeyi tertemiz pırıl pırıl, elmas gibi oldu. Yani millet, aktif karbon deyince neredeyse sadece ağır metal ve nitrit nitrat amonyum vb.. gibi zararlı sayılabilecek atıkları süzen filtre malzemesi olarak görüyor. Halbuki benim açımdan aktif karbonun birincil önceliği sudaki yem artığı ve buna bağlı biyolojik yükün artmasıyla beraber oluşan protein fazlalığını gidermesi. Ayrıca bu protein ve biyolojik atıklar bakterilere yem de oluyor, bakteriler içinde bu açından mükemmel bir yuva oluyor. Açıkçası bu amaçla kullanacağım için uzun yıllar aktif karbonumu değiştirmeyi düşünmüyorum. Bakalım eğer tekrardan bakteri filmi oluşursa o zaman bu sistem bozuluyor demektir. Zamanla göreceğiz bu sistem tutar mı tutmaz mı? tutmazsa ne kadar süre de tutmaz, hepsini anlarız.

150 lt'yi baz alacak olursak, bu dış filtre mini olarak adlandırılsa da bence hayli geniş bir filtre kovası var. Sadece bir şekilde debisini artırmak gerekiyor. +2 boşluğu da oldukça geniş tutulmuş. Bence kasti olarak yapılmış gibi. Buralara da çok güzel, aktif karbon, seramik, purigen, sera siporax vs.. filtre malzemeleri rahatlıkla yerleştirilir ki zaten bu dış filtre en fazla 150 lt kadar anca taşır.

Suyunu havasını almaya gelince, o kadar basit ve zahmetsiz bir yöntem var ki. Filtreyi sökmeden önce çıkış hortumunun ucunu akvaryum suyuna gömün, filtreyi kapatın. Üst musluğu kapatın. filtreyi akvaryum suyu hizasını getirin. Emiş borusundaki suyu dökmeden (zaten musluk kapalı olduğu için isteseniz de dökemezsiniz) dikkatli bir şekilde hortumu sökün. çıkış hortumunu sökün ve çıkış hortumunun içindeki suyu boşaltın.

İşiniz bitince önce yine çıkış hortumunun ucunu suya iyice suya gömün. Dış filtrenizin içine hiç su filan doldurmadan akvaryumunuzun suyu hizasında önce emiş borusunu takın (yine kesinlikle musluk kapalı olmalı) sonra çıkış borusunu takıp dikkatli bir şekilde akvaryumunuzun altında bir yere konumlandırın. Eğer her şeyi doğru yaptıysanız emiş borunuzda su olmalı, ucu akvaryum suyuna gömülü olan çıkış hortumunuzda hiç su olmaması gerekir.

Bundan sonra tek yapmanız gereken, emiş hortumunun ucunu akvaryum suyundan çıkarmadan, akvaryum suyunun yüzeyine yakın bir yere konumlandırmanız. Sonra musluğu açıyorsunuz vee.. ta tata taam.. dış filtrenizde hiç hava kalmamasıya filtreniz dolmaya başlıyor. Belki bir miktar borularda hava kalabilir fakat onu zaten bi on dk sonra filan gidiyor. Olmazsa elinizle biraz dış filtreyi çıkış deliği üst kalacak şekilde hafif yan filan yatırırsanız yine içindeki son hava zerrelerini de alırsınız. Yani bu kadar basit. Anlatması biraz zor oldu ama anlayan anlamıştır. En azından mantığını çözdüğünüzü varsayıyorum. Burada musluk faktörünün önemini bil hassa çizerim.

Son olarak herkesin bildiği gibi "motoru gerçekten sessiz" [:iyi:][EDIT]Neontetra,2020-06-28 00:52:28[/EDIT]
Uygun Dış Filitre
Bende kendime yeni dış filtre aldım. Fakat benim akvaryum taş çatlasın 130 lt filandır. Daha az da olabilir. Maalesef 80 lt'den sonra ucuz filtre seçeneği yok. Bende bunun üzerine benim iç filtrenin kafa motoruyla Sunsun 603b dış filtreyi kombine ettim. Çok da güzel oldu. Dış filtrenin çok güzel kaliteli güçlü bir kafa motoru var gel gelelim bir elimin yumruğu büyüklüğünde reçine katkılı sünger filtresi vardı ve maalesef hiç ama hiç etkili olmuyordu.

Aldığım sözde Sunsun markasının mini filtresi benim iç filtre yanında dev filtre kalıyordu ama gel gelelim bu modelinde (603b) pompası maalesef hiç işe yaramaz. İşte bende bu yüzden hem de hala canavar gibi çalışan iç filtremi de boşa çıkarmamak adına böyle ikisini kombine ettim.

Valla on numara oldu. İkisinin toplam maaliyeti 200 tl'yi inan bulmuyor. Eski haliyle bırak 80 litreyi bence 60 tl anca çevirebilecekken şu an inan 250 litreyi hakkıyla çevirebilecek debiye ulaştı. Daha düşük debili aynı ebat ve kalitede ki dış filtrelerin fiyatları ise inan 400 - 500 den başlıyor gibi.

Yani ilgilenirsen böyle bir seçenekte var.[EDIT]Neontetra,2020-06-13 22:32:33[/EDIT]
35×35×35 Karides Tankım
Kurulumunuz sade ve hoş. Oldum olası sade kurulumlar gözüme daha ferah, rahatlatıcı geliyor. Sarı ateşlerinizin de Maşallahı[:nazar:] var.
Karideslerime Ne Yem Vermeliyim
İki şeyi kesinlikle öneririm,

1- Spirulina katkılı yemler
2- Isırgan otu

Sonrası çokta şey değil. Ama bu ikisi mutlaka ama mutlaka olsun.

Ben ana yem için spirulina katkılı yem veriyorum, ısırganı da ara öğün gibi düşün. Yalnız çok sıklıkla beslemem. Nano tankımın ışığını gün aşırı 3 - 4 saate yakın açık bırakıyorum ki yosunlanma olsun, bunlarla da beslenmelerini sağlıyorum.[EDIT]Neontetra,2020-05-22 15:05:28[/EDIT]

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,797,668 Mesaj
  • 408,613 Konu
  • 91 Forum
  • 145,128 Forum Üyesi
  • 1,466 Özel Forum Üyesi
  • 29 Kıdemli Akvarist
  • 1,941 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.