Gübreler - Macro Elementler Hakkında Bilgiler


devrimdptÇevrimiçi

Kayıt: 07/12/2008
İl: Yurtdisi
Mesaj: 514
devrimdptÇevrimiçi
Gönderim Zamanı: 22 Aralık 2019 16:51
Takip ettiğim akvaryum gruplarından birinde böyle yararlı bir yazı buldum ve Türkçeye çevirdim. Daha anlaşılır olması için bazı eklemeler yaptım. Kaynak göstermeden paylaşmazsanız sevinirim.

Makro Elementler

Azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K), yüksek kaliteli bitkiler elde etmek istiyorsak sıvı gübreler şeklinde akvaryuma eklememiz gereken makro elementlerdir.

Genellikle, doğru dozu bulmak için, pakette yazılı önerilere uymak yeterli değildir. Bir şeyler ters gidiyorsa bu öğelerin bazılarının dozlarını değiştirebilirsiniz.

Örneğin, akvaryum için iyi bir aydınlatma kurmayı başardınız, nötr aralıkta pH'yı (6.5-7.5) sabitleyerek karbondioksit oranını ayarladınız, gübreleri belirtilen değerlerde eklediniz ama yosun sorununuz hala büyüyor. Beklenenin aksine bitkiler gelişmek yerine bir kaç hafta içinde eriyor. Ters giden şey nedir?.

Ne olup bittiğini testler olmadan anlayamayız. İlk başta su parametrelerini öğrenmek için bu testleri satın almak ve ölçmek zorundasınız. Yani, önce pH'ın nötr aralıkta olduğundan emin olun. Ph’ı düzene sokmadığımız takdirde diğer değerleri değiştirmenin bir anlamı olmayacaktır: suda yeterli besin maddesi olacaktır, ancak etkili bir biçimde emilemeyeceklerdir.

Çevirmenin notu: Yazıda belirtildiği gibi ph, bitkilerin besinleri sudan çekip alma yeteneğini doğrudan etkiliyor. İyice anlaşılması için internetten bulduğum bu tablonun yararlı olacağını düşünüyorum. Azot çok daha geniş bir ph aralığında emilinirken fosforun sadece 6.5 ve üstü değerlerde alınabildiğine dikkat çekmek isterim. Ph'ı 6'dan düşük değerlerde olan bir akvaryumumda bitkiler fosfor eksikliğinden kaynaklanan semptomlar gösteriyor ve fosfor eklemek sorunu çözmüyordu. Bu makale ile bitkilerdeki sorunun nedeni anlaşılıyor. Emilemeyen ve ortamda biriken fosfordan dolayı oluşan mavi-yeşil alglerde
bir başka kanıt.

[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/62306/221220191634521.jpg[/IMG]

pH'ı istenen seviyeye ayarladıktan bir sonraki adım, azot (N) ve fosfor (P) ölçümü olacaktır. Optimal bitki büyümesi ve alglerden kurtulmak için suyumuzda bir eksikliğe veya fazlalığa tahammülümüz yoktur.

Bu öğelerin her ikisi de birbirine bağlıdır. Biri diğeri olmadan emilemez. Ancak bitkiler geçici bir fosfor eksikliğini (P) tolere edebilir. (onu biriktirir ve daha sonra rezervlerinden kullanır) Ama azot (N) eksikliği ölümcüldür. Onsuz, bitki karbonu (C) emmekte zorlanır ve buna bağlı olarak boğulma durumu yaşayarak diğer elementleri de tüketemez. Gerekli besini alamayan bitkiler stres altında, amonyum (NH4 +) ile birlikte daha önce depoladıkları fosfor (P) ve azot (N) elementlerini suya geri vererek suyun dengesini hepten bozer ve alg patlamasına neden olurlar. Bu arada belirtelim ki amonyum (NH4 +) güçlü bir provokatördür, yosun gelişiminin ana nedenlerinden biridir.

AZOT DENGESİ (N) VE FOSFOR (P)

Gübrelerde yaygın olarak kullanılan makrobesinler arasında azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K) bulunur. Bu gübreler NPK olarak adlandırılır.
Örneğin, nitroammophoska (NH4H2PO4+NH4NO3+KCL) adı verilen popüler bir tarımsal gübrede, N: P: K=8:24:24 veya N: P: K=16:16:16 özelliklerinde gerçekleşir.

Bizim tabi tarım çiftliğimiz yok. Toprakta, sadece bitkilerin büyümesi önemlidir, Bizimse yosunlara neden olabilecek fazlalık elementleri hesaba katmamız gerekir. Bizim için gerekli oran N: P: K=10: 1: 11 oranıdır. Alglerden kurtulmak için belirleyici olan nitrat: fosfat oranıdır. Nitrat (NO3) daima fosfatın (PO4) 10 katı olmalıdır. Biri olmadan diğeri emilmez ve herhangi birinin fazlalığı sadece algleri mutlu eder

Haftada bir eklenen nitrat ve fosfat miktarı ile yakalanmaya çalışan oran -karbondioksit içermeyen akvaryumlar için- 10: 1'dir. Hızlı büyüyen bitkiler ile başarılı bir akvaryum için ise 30: 3 - 50: 5 oranları, balıkların tolere edebileceği maksimum değerlerdir. (Matematik bilenlerin 30: 3 - 50: 5 - 10: 1 hepsi aynıdır dediklerini duyar gibi oluyorum. Tabi ki, burada kastedilen oran aynı tutulmak koşulu ile sudaki miktarlarının arttırılmasıdır) Yani haftalık su değişimi ile, testlerle kontrol ederek bu değerleri elde etmemiz gerekir. Böylece akvaryumumuzda bir hafta boyunca bitkilerinize yetecek besin sağlanmış oluruz. Vaktiniz varsa bu miktarı birkaç porsiyona bölüp bir hafta boyunca eklemeniz daha sağlıklı olacaktır.

Bir hafta sonra, başka bir su değişimi zamanı geldiğinde, besinlerin hangi oranlarda emildiğini görmek için tekrar testler yapmanız ve eklenecek gübre miktarını test sonucuna göre belirlememiz gereklidir. İlk aşamalarda, haftanın ortasında, su değişiklikleri arasında da ara testler yapmanız iyi olacaktır. Bu, size akvaryumunuzdaki gübre tüketiminin tam resmini çizmenize yardımcı olacaktır.

FORMÜL N-P-K'DA AZOTUN (N) ÖNEMİ HAKKINDA
Bir elementin olmaması her zaman diğer elementlerin emilimini sınırlar. Üç ana element, azot (N), fosfor (P) ve potasyum (K) makro elementlerinden sadece fosfor (P) sınırlayıcı faktör rolüne sahiptir.
Azot (N), amonyum (NH4 +), nitrit (NO2) ve nitratın (NO3) bir parçasıdır. Sağlıklı bir akvaryumdaki amonyum (NH4 +) ve nitrit (NO2) miktarı ihmal edilebilir miktarda olduğu için, Azot kaynağı olarak sadece nitratı (NO3) dikkate alacağız. Filtrelerimizdeki bakteriler amonyum ve nitriyi nitrata çevirmektedirler.

Daha önce belirttiğimiz gibi azotun (N) yokluğunda, CO2 tüketimini aktive eden enzim çalışmaz ve bitkilerin carbon emilimi aniden düşer. Fotosentez, büyüme ve tüm besin maddelerinin tüketimi durur. Bu nedenle, azot (N) eksikliği fosfor (P) eksikliğinden çok daha kötüdür. Fosfat eksikliği (PO4) ile algler hemen ortaya çıkmaz. Nitrat eksikliğinde (NO3) ise kesin olarak bir alg patlaması olur. Nitrat akvaryumumuzdaki azotun kaynağıdır.

Bu durumda, N: P=10: 1 oranından N: P=15: 1 oranına geçiş yapılabilir. Fosfor (P)’u azaltarak bitki büyümesini kısıtlamak yerine aydınlatmanın yoğunluğu veya süresi azaltılarak da azot tüketimi azaltılabilir. Yapmaya çalıştığımız akvaryumdaki N oranını artırmak. İlk seçenekle avkaryuma daha çok azot veriyoruz, ikinci seçenekte ise akvaryumdaki N tüketimini azaltarak sudaki miktarını arttırıyoruz. Burada seçim size kalmış.

Besin maddeleri akvaryumumuzda daima yeterli miktarda olmalıdır. Mesele hangi unsurun kısa vadeli eksikliğinin bize daha fazla sorun getireceğini bilmektir.
Suda yeterli miktarda hem azot hem fosfor bulunduğu sürece, bunların hangi oranda olduğu o kadar da önemli değildir. N-P-K kuralı, bitki büyümesinin elementlerden birinin yetersizliği nedeni ile engellendiği bir durumda yürürlüğe girer.
Azot bitkiler için daha önemli olduğu için, azot lehine oranla oynayarak N: P=20-25: 1 gibi güvenlik marjı bulunan bir oran oluşturabilirsiniz. Bu oran besleyici toprağın veya kök gübrelerinin kullanılmadığı, bitkilerin sadece sudan gelen besinlerle beslendiği durumlarda geçerlidir.

REDFIELD ORANI (REDFIELD ORANI, RR-ORANI)

Amerikalı bir bilim insanı olan Alfred C. Redfield (1890-1983) zooplanktonlar ve deniz bitkileri üzerine çalıştı. 1934'te, zooplankton bileşimindeki atomik karbon-azot-fosfor oranının küçük sapmalarla tüm okyanuslarda C: N: P=106: 16: 1'e karşılık geldiğini keşfetti.
C: N: P=106: 16: 1 bir atom oranıdır. Nitrat (NO3) ve fosfat (PO4) maddelerinde ağırlıkça atom oranıyla ilgileniyoruz. Atomik Redfield oranını N: P=16: 1'e kütle olarak N: P oranına çevirirsek, N: P=7.2: 1 elde ederiz. Ve PO4: NO3'ün kütle olarak çevirisinde sadece 1:10 kullandığımız oran ortaya çıkacaktır (kesin olarak, 1: 10.4).

Bu oranlar üzerine deneyler yapılmış ve azot fazlalığı ile yeşil alglerin ve fosfor fazlalığı ile ise mavi-yeşil alglerin oluştuğu sonucuna varılmıştır.

Çevirenin notu: Yine internette bulduğum REDFIELD oranı kuralları esas alınarak hazırlanan, alg risk tablosunu buraya eklemenin yararlı olacağını düşündüm.
[IMG]https://foto.akvaryum.com/fotolar/62306/221220192034221.jpg[/IMG]


AKVARYUMDA FOSFAT (PO4)

Akvaryumdaki doğal fosfat kaynakları yem, balık dışkısı ve ölen bitkilerdir.
Çözünmemiş formdaki fosfat, bitkiler tarafından emilmez ama bu büyük bir problem değildir çünkü bir çok fosfat içeren organik madde suda kolayca çözünebilir. Ayrıca fosfat (PO4) bitkiler tarafından hızla emilir. Girilen 5 mg / L doz oldukça hızlı bir şekilde emilir ve suda yaklaşık 0.1 mg / L veya daha düşük bir konsantrasyon kalır. Bitki daha sonra suda fosfat olmadığında kısa bir süre de olsa, rezervlerindeki miktarı kullanılabilir.

Bu, su değişiklikleri arasında büyük dozlar yapmanız veya fosfat eklemeniz gerektiği anlamına gelmez. Bu, her şeyin doğru yapıldığı anlamına gelir: bitkilere iyi büyüme koşulları sağlanmış ve yosun oluşumu engellenmiştir
.
Bitkiler, bakteriler tarafından işlenene kadar organik olarak bağlı olan fosfatı (PO4) tüketemezler. Bakterilerin çalışmasını beklemek gerekir ki sağlıklı bir akvaryumda hızlı büyüyen bitkilerin beslenme ihtiyacını karşılamak için bu süreç biraz yavaş kalır. Bu nedenle atıklar yetersizdir ve fosfat ayrıca eklenmelidir.

Potasyum monofosfat (KH2PO4) fosfat kaynağı olarak kullanılır. Bahçe mağazalarından satın alınabilir. Potasyum monofosfat (KH2P04) bileşimi PO4 =% 69.8, P =% 22.8, K =% 28.7 içerir

Fosfat eksikliği belirtileri (PO4): sürgünlerin ve yaprakların bükülmesi, genç yaprakların koyulaşması, eski yapraklarda kırmızımsı kahverengi veya kahverengi lekeler görülür.

AKVARYUMDA AZOT (N)

Yukarıda Azotun gerekliliği hakkında bolca bilgi vermiştik. Şimdi Azotu hangi şekillerde verebileceğimize ve eksikliğinde bitkilerimizde göreceğimiz etkilere bakalım.

Azot eksikliğinin belirtileri (N): büyümede yavaşlama, yaprakların sararması (kenarlarda ve uçlarda başlar), eski yaprakların ölümü, eğreltiotu (Java, bolbitis gibi türlerden bahsediliyor) yapraklarının kararması.

Başlıca azot (N) kaynakları potasyum nitrat (KN03), amonyum nitrat (NH4N03), amonyum sülfat (NH4SO4) ve amid azotudur (NH2).

Potasyum nitrat (KNO3) uygun fiyatlı ve ucuz bir seçenektir. Alg büyümesine neden olmaz.
Amonyum nitrat (NH4NO3) pH 6.5 su değerlerinde kullanılır.

Farklarına ve püf noktalarına bakalım.

Bitkiler azotu nitrattan (NO3) değil, amonyumdan (NH4 +) daha kolay emmektedir ama amonyum çok iyi bir alg tetikçisi olduğu için çok uygun bir seçenek değildir.

Amonyum nitratın (NH4N03) bileşimi NO3% 77.5, NH4% 22.5 içerir. İçinde % 33 azot (N) bulunur. 20 mg/l nitrat olacak biçimde amonyum nitrat eklerseniz, amonyum konsantrasyonu 4.5 mg/l olacaktır. Bu değer toksik eşiğe (5 mg/l) yakındır. Bu amonyum nitratın (NH4NO3) balıksız veya neredeyse balıksız bir akvaryumda kullanılması gerektiğini ortaya çıkarıyor. Ve başka bir detay daha var. Bakteriler çalışmaya başladıktan sonra suda miktarı artacak olan element, amonyak (NO3) mı yoksa amonyum (NH4) mu olacak? Bu suyun sertliğine bağlıdır. GH 12 sertlik değerlerinde amonyak miktarı toksik miktarlara ulaşacağı için bu değerlerde amonyak eklenmez. Bu gibi sertlik değerlerinde amonyum sülfat (NH4SO4) kullanmak daha iyidir.

Bir başka iyi azot kaynağı amindir (NH2). Alglere neden olmaz ve bitkiler tarafından kolayca emilir.

Amin (NH2)
Amonyum (NH4 +) yerine, bir azot (N) kaynağı olarak amin (NH2) kullanılması daha iyidir. İnkar edilemez avantajı, sudaki fazlalığı amonyumun (NH4 +) aksine, algler tarafından kullanılamamasıdır.
Amin (NH2) amino asitler dahil birçok bileşiğin temel bir bileşenidir: glutamat, asparin, arginin, alanin, histidin, vs. .
Amin (NH2) tarımsal gübrelerde ve hidroponik gübrelerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bazı akvaryum gübreleri de amin (NH2) ile yapılır. ADA, bitkilerin amino asitlerden amin (NH2) çekme yeteneğini kullanır. ADA Green Gain ve ADA Efficient Complex Acid gübreleri bu gübrelerdendir.

AMONYUM (NH4 +)
Amonyum (NH4 +) bitki metabolizmasında önemli bir rol oynar. Nitrattan (NO3) azot (N) çekimini hızlandırır. N kaynağı değil de bir tamamlayıcı olarak, akvaryuma eklenebilir ama çok dikkatli olmak gerekir. Sadece 0.02 mg / l'yi aşan bir konsantrasyon, nitrat (NO3) tüketimini durdurabilir. Kaş yaparken göz çıkarabiliriz. Bunu uygulamak için akvaryumda sadece bitki olması, balık olmaması gerekmektedir. Akvaryumdaki doğal amonyak kaynağı (NH4 +) organik ayrışma, yem ve balık dışkısıdır.
Besleyici bir toprak kullanırken akvaryuma ek bir doz amonyum (NH4 +) ekliyorsanız, yanlışlıkla aşırı dozlama yapma ihtimaline karşı, amonyumu (NH4 +) etkili bir şekilde işleyecek bakterilere sahip olmak için harici bir filtre kullanmak önemlidir.

Biyofiltrasyonun etkinliği, filtre elemanlarının tıkanması ile azalır. Tüm parametreleriniz normal olduğu halde yosun oluşursa, filtreyi temizlemenizin zamanı gelmiş demektir.

Akvaryumumuzda bolca bitki olmalı, tüm mikro ve makro elementler, iyi ışık, CO2 ve deneyimle böyle bir denge kurabilirsiniz.

Amonyum (NH4 +) eklenirken, amonyumun musluk suyunda da olabileceği dikkate alınmalıdır.
Haftada 10-30 mg/l potasyum nitratın (KNO3) bir azot (N) kaynağı olarak ilave edilmesi daha kolaydır bu sayede amonyum (NH4 +) ile boğuşmanıza da gerek kalmaz.

AKVARYUMDA POTASYUM (K)
Potasyum (K), 10-20 mg/l oranında akvaryum suyunda olmalıdır. Bu olmadan da fotosentez gerçekleşmez.
Balık yemlerinde bulunur, yukarıda belirtildiği gibi, yemler makro besinlerin ana kaynağıdır. Ancak yemlerden gelen makro elementlerle fazla yol almanız mümkün olmayacaktır, son derece yetersiz kalacaktır.

Potasyum akvaryuma genellikle potasyum sülfat (K2SO4) olarak ilave edilir.
Eğer Potasyum nitrat (KNO3) ve potasyum fosfat (KH2PO4) tuzları olarak potasyum (K) ekliyorsak, eklenen fosfat (PO4) ve nitrat (NO3) miktarı dikkate alınmalıdır. Potasyumla beraber fosfat ve nitrat da eklemiş olacağız.
Aynı şekilde akvaryuma azotu(N) ve fosforu (P) potasyum nitrat (KNO3) ve potasyum fosfat (KH2PO4) 'nin bir parçası olarak ekliyorsak, potasyum (K) eklemeye gerek kalmaz. Bu elementlerde bulunan potasyum yeterli olacaktır.
Potasyumu (K) testlerle ölçmek ve tam miktarını ayarlamaya çalışmak gerekli değildir. Zaten piyasada tatlı sudaki potasyum (K) ölçmek için test yoktur. Bitkilerin durumuna odaklanarak haftalık dozu ayarlamak yeterlidir.

Potasyum eksikliği (K) belirtileri: yapraklar üzerinde küçük deliklerin ortaya çıkması, bitkilerin yavaş büyümesi ve sonuç olarak alg sorununun ortaya çıkması.

Bu sorunlar, suyumuzda yeterli miktarda potasyum (K) eklendiğinde bile ortaya çıkabilir. Sorun musluk suyunda bulunan sodyumdur (Na). Sodyum (Na), potasyum (K) alımını bloke eder. Bunda da korkulacak bir şey yok. Potasyum (K) her zaman sodyumdan (Na) daha fazlası olmalıdır. Böyle bir durumda potasyumun (K) dozajını arttırmak gerekir, o zaman bitkilerin alabileceği miktarda potasyum (K) suda mevcut olacaktır.
Musluk suyunda, sodyum (Na) konsantrasyonu genellikle 5 ila 50 mg / L arasındadır. Musluk suyu için izin verilen maksimum konsantrasyon 200 mg/l olduğu için daha fazla olabilir. Dikkat etmek gerekli.

Genellikle akvaryum ilk kurulduğunda, bitkiler henüz adapte olmadığında yapraklarda delikler ortaya çıkar. özellikle ilk iki haftada, hiçbir gübre uygulanamaz. K eksikliği belirtisi görürseniz potasyum (K) ilave edebilirsiniz. Ancak bunu baştan savma bir biçimde yapmamak icap eder. Nitekim doz aşımı, azot (N) ve kalsiyum (Ca) alımını engeller.

Kalsiyum eksikliği belirtilerini de yazalım o zaman: siyatik (yeni yaprağın eğriliği ve boyutunda azalma), genç yaprakların beyazlaşması ve sonrasında ölümü

Kolay gelsin.
Rusçadan çeviren ve düzenleyen
Devrim Demirpolat
[EDIT]devrimdpt,2019-12-22 20:38:27[/EDIT]

Beğenenler: [T]217331,lazarusv20[/T][T]214092,Nursun[/T][T]167708,WaveRider[/T][T]198466,OKIRATLI[/T][T]208569,Beta_balik[/T]
Teşekkür Edenler: [T]217331,lazarusv20[/T][T]214092,Nursun[/T][T]219560,YasarEmre[/T][T]167708,WaveRider[/T][T]208569,Beta_balik[/T]

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir

YasarEmreÇevrim Dışı

Kayıt: 13/12/2019
İl: Denizli
Mesaj: 86
YasarEmreÇevrim Dışı
Gönderim Zamanı: 14 Ocak 2020 20:05
Oldukça yararlı bir makale, teşekkür ederiz.

Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir