ÖZELLİKLER

Kullanıcı Adı:
Neontetra
Kullanıcı Grubu:
Forum Üyesi
Geri Bildirimleri:
Aldığı Beğeni:
420
Hesap Durumu:
Aktif
Durumu:
Çevrim Dışı
Üyelik Tarihi:
03 Mart 2013 15:40
Son Ziyaret:
27 Ocak 2019 19:07
Toplam Mesaj:
587 [0.27 Gün Ortalaması]
Paylaşım Sayisı:
25 (Son 6 Ay)
İlan Sayisı:

BİLGİLER

Ad Soyad:
Toprak bulut
Doğum Tarihi:
01 Ocak 1981
Yaş:
38
İl:
Istanbul
Meslek:
Özel Mesaj:
Sohbet Talebi:
Üye Favorile:
Sosyal Medya:

İMZA

[img]https://www.akvaryum.com/Forum/imzalar/143684.jpg[/img]

SON 10 MESAJI

Amazon Düşleri: Son İnka Atahualpa
[QUOTE=Emre Zaim]

Toprak Bey, Apisto besleme konusunu çok iyi özetlemişsiniz. Bu güzel bilgilendirme yorumu için teşekkür eder, yazdıklarınıza katıldığımı belirtirim.
Kesinlikle yavru gezdiren Apisto annesinin davranışlarını izlemek, Benim için, akvaryum hobisindeki tatmin düzeyinin zirvesidir.[:iyi:]
Salyangozlarla ilgili deneyiminizi paylaştığınız için de teşekkür ederim. Ben bu minyatür minare salyangozlarının masum olduklarını düşünürken, anne Apistonun dikkatinden kaçabildiklerini öğrenmiş oldum. Salyangozları öldürmeyecek bir çözüm düşünmeliyim. İlk hamle olarak akvaryuma atılan yem miktarını azalttım. Yenmeyen yem olmadığında, salyangoz populasyonu, azalma eğilimine giriyor.[/QUOTE]

Size kolay gele, bende yeniden bir üretim macerasına girişiyorum, hayırlısı bakalım. Tankı bir güzel sıfırladım. Vatozları çıkardığım için yosun çözümü için yeniden istemeyerek de olsa ilaç kullanmak durumunda kaldım. O yüzden erkek inka atar gider yapıyor bana [:)))] Biraz asabileştiler, hiç memnun kalmadılar bu işten [:)))]. Neyse bir iki güne eski hallerine dönerler.
Amazon Düşleri: Son İnka Atahualpa
[QUOTE=Emre Zaim]

Toprak Bey, merhaba,
Her ne kadar üretim kaygım olmasa da, türün devamlılığı önemli. Ancak atahualpa türünü, ters ozmoz sistemi kullanan arkadaşlar da aldı. İnşallah, Onlar da, Ben de üretebiliriz.
Salyangozlar, omnivor olup; hem etçil hem de otçul beslenme eğilimindeler. Akvaryuma, bitkilerle geldiler. Yine bitkilerle gelen bir katil salyangoz da tespit ettim. Benim için hepsi, Allah'ın gönderdiği misafirler. Ömürleri kadat yaşayabilirler. Salyangozlarla ilgili deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Apistoların gayretleri, zekaları ve özgüvenleri takdiri hak ediyor. Sorun çözme yetenekleri olduklarına şahit oldum. Ancak elbette ki, boyutlarının küçük olması dezavantajları.
Aynı akvaryumda, yoğun salyangoz populasyonunda, beş batım agassizii "Tefé pearl blue" üretmiş biri olarak; Bence, yumurta açılmamasının temel nedeni, dinlendirilmiş çeşme suyu kullanmam. Su sertliği, atahualpa yumurtalarının açılmasını önlüyor olabilir.
Akvaryumun doğal peyzajını bozmamak adına, hindistan cevizi kabuklarını çıkartmıştım. Belki birini yeniden akvaryuma koyabilirim. Böylece dişinin savunması gereken alanı daraltıp, yumurta koruma işini kolaylaştırabilirim.[/QUOTE]

Üretimi kastederken, bende asıl önemli olanın türün devamlığı olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Fakat bu çok kişisel bir durumda olabilir. Yani illa herkes türün devamlılığını sağlayacak diye bir şey yok. Başka türleri deneyimlemek isteyebilir. Biz bunun için insanları zorlayamayız. Denemek bile bence kafi ki zaten sizde bende biliyoruz ki bu balıklardan yavru almakta yavruyu yetiştirmek, büyütmekte ayrı bir dert, keder. Yani herkesin harcı değil.

Her şeyi bi tarafa bıraktım dişi apistonun yavrularını gezdirdiği zamanları görmek kadar insanı mutlu eden bir şey yok[:3]. Müthiş bir şey[:cool:].

Agassiziilerinize gelince Belki agassizii'ler içgüdüsel olarak başa çıkabiliyorlardır[:)))]. Benimkiler maalesef ufak olanlara dokunmuyorlardı sadece büyükleri (minare olanları) var güçleriyle uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. Ama tabi ki söz konusu güney amerikansa ilk etmen maalesef suyun yumuşaklığı yani saflığı daha önem arzediyor. Aslında refet'in bu konuda ki yorumu apistoların üretimi konusunda ki kilit noktayı açıyor; mümkün olan en az iletkenlik, dolayısıyla suyun saflığıyla alakalı. Ama %100 yeterli mi? değil maalesef.

Apistogramma İnka
[QUOTE=Buğraa]Merhaba ben de bu türü uzun zamandır inceliyorum ama bir türlü cesaretlenemiyorum. 78 L bir akvaryumum var yeterli diye biliyorum ama bilemiyorum. İlk kurulumum olacak sizce bu balık ile başlamam doğru olur mu ?[/QUOTE]

Aramıza hoş geldiniz diyelim. Hiç öyle eskisi gibi korkulacak bir tür değildir Apistogrammalar. Sadece vahşi doğadan toplamaları belki yaşatamayabilirsiniz ama zaten artık nerdeyse hemen hemen hepsi insan üretimi. Bu yüzden sıkıntı yaşamazsınız. Akvaryumunuzun Litresi yeterli olur. Bir çift apisto, yanına da bir kaç adet ufaklarından dither balık koyarsınız. Sorun olmaz. İlk başlangıç için kakadu daha yerinde bir tercih olacaktır. Keza kakaduları kolay kolay kaybetmezsiniz. Kuru yem, canlı yem derdiniz de olmaz. Apistogramma tecrübesi edinmiş olursunuz. Fakat illa apisto inka isterseniz özellikle kuru yeme ve ülkemiz sert sularına alışkın olmasına dikkat edin. F0'ı yaşatamayabilirsiniz. Yaşasa bile sürekli ya canlı yem yada dondurulmuş yem isteyecektir. Ayrıca yabancı F1 üretimlerde genelde dondurulmuş yemlerle, çok çok yumuşak, ılık, asidik sularda yetiştirilip büyütülür. Bulabilirseniz en garantisi yerli üretim olacaktır. Form olarak da çok çok iyiler. Birde şu var ki apisto inkalar yeni jenerasyon ithal olanları bilmiyorum ama genelde utangaç balıklar olur. Ben kaç nesil sonra nihayet sürekli kendini gösteren artık insandan kendini saklamayan bir nesil yetiştirebilmeyi başardım. Bilmiyorum belki benim ata anaçlar vahşi inkalardı yani güney Amerika da ki doğasından toplama. O yüzden bu kadar zorlandım. Ama artık kalmadı sanırım böyle bir şey.
Yavrular İçin En Güvenli Dither Balık?
Bu durumun çokta dither balıkla ilgisi yok. dither balık daha çok dişi ve erkek apistolar doğalarına yakın hissedip birbirlerine daha kolay uyum sağlayıp yumurtlasınlar diye uygulanan bilindik bir yöntem. Bazı apisto çiftleri yalnız bırakılırsa bi sorun mu? var acaba diyip stres yapıp üremeye yanaşmıyor. Bunun önünü alabilmek için uygulanan bir yöntem. Ayrıca tüm apisto türlerinde dişi yumurtladığı anda oraya kendinden başka kimse giremez. Sizin bahsettiğiniz apisto erkeğinin babaçlık yapması ki bu nadir rastlanılan bir durum olarak biliyorum. Bi kere dişileri epey zorlayıcı bir durum olmalı ki her şeyden önce dişiler bakım boyunca erkek kakaduya ihtiyaç duysun, bu başka bir dişi olabilir, kendi boylarında meraklı biraz agresif farklı bir tür balık olabilir, daha uç noktada başka bir apisto çifti olabilir, (aynı tür çift olursa ciddi sorunlar çıkar) vs... Ne balıkları strese sokacak kadar agresif olmalılar nede ilgisiz. Böyle bir ortamı da sağlamak kolay değil. Birde erkek kakadunun da babaçlığa yatkın olması gerekir ama az çok bildiğim kadarıyla en babaç kakadu erkeği olabilir fakat en fazla yavrusunu yiyen de yiyen yine kakadu erkeği. Yani biraz da şanslı olmalısınız.

Ben inka beslediğim için inkalardan deneyimlediğim kadarıyla, inka erkekleri ne kadar yetişkin bir erkek olursa o kadar çok yuvaya, yumurtalara ve yavruların bakımına o kadar ilgi ve merak duyuyorlar. Hatta babaçlığa meyilli erkek inka, dişi inkayı ikna edebilirse, dişi inka yuvaya girmesine ve kendi gibi yumurtaları temizleyip tükürmesine, ilerde yavrular çıkarsa yavruları beraber gezdirip ağızda gevelemeye kadar her şeyi gösterip, öğretiyor ve beraberce yapıyorlar ki hakikaten insanın aklı hafzası almıyor. Resmen dişiyi dikkatlice izleyip o ne yaparsa onun yaptıklarını yapmaya çalışıyor [:O]

Bu sahnelerin büyüleyiciliğini düşünürsek buna neden bu kadar istekli olduğunuzu anlayabiliyorum[:)))] Hakikaten izlemesi olağanüstü keyifli ve insanın şaşkınlık içerisinde bırakıyor. Minnacık balıkların, bilindik insan aileleri gibi davranışlar sergilemesi bizim insan merkezli anlayışımızı tarumar ediyor.
Apistogramma Elizabethae Red Belly
[QUOTE=AmazonDream]

Umarım dediğiniz gibi olur [:)]

Ara ara video yüklemeye çalışıyorum. İş, okul bu sıra yoğun geçiyor bende.

Ph konusuna gelecek olursak yavru almak için ekstrem su şartları gerektirdiği doğru ancak yavrularda farklı yöntemler izleyerek öncelikle cinsiyet seçilimi konusuna yoğunlaşıyorum. Ana tank şartlarında devam edildiği zaman yavrular yüzde 90 erkek çıkıyor. İlk 2 aylık süreçten sonra bu yavrucakları göndereceğim kişilerin rahat bakabilmesi için iletkenliği 200 ms Ph'ı ise 7 - 7.5 aralığında tutuyorum. Böylece balık büyüdüğünde, gittiği yerde adaptasyona bağlı ölüm riskini en aza indirgemeyi amaçlıyorum. İlk batında türün vermiş olduğu acemilikten dolayı 9 tane yavru kaldı. Cinsiyetleri 5 erkek 4 dişi. İzlediğim yöntemin doğruluğunu aslında bu ilk batın ile test etmiş oldum. Arkadan gelen 3 batın yavruda aynı yöntemi izleyeceğim. Sanırım bu şekilde tutacak. Tek sıkıntı yer kalmaması. Bir noktadan sonra balıkları boylandırmak ve aralarından en sağlam kanları çekip çıkarmak bir eziyet haline dönüşüyor. [:)][/QUOTE]

Ph aralığınız en ideal aralık [:iyi:] bakan için sorun olmayacaktır. İlk batım için 9 yavru çok iyi. Yavru gözüyle bakıldığında sayı az gibi gelebilir ama ilerde yetişkin olacaklarını düşünürseniz o zamanda böyle kara kara yer sıkıntısı yaparsınız[:)))]. İki çift almanızda çok yerinde bir karar olmuş.
Apistogramma Elizabethae Red Belly
[QUOTE=AmazonDream]

Teşekkür ederim Toprak bey. [:)] Gerçekten uzun bir müddet bekleyerek besleme şansı buldum. Bu fırsatı bir kaç batın yavru alıp dağıtmakla kaçırmamak en doğrusu olurdu diye düşündüm. Sonuçta 2 farklı takımım var ve farklı genleri birleştirme gibi bir olanak sağlıyor bu durum.

Bu türün peşinde koştuğum andan itibaren türün üremesi ile ilgili yazılı Türkçe ve İngilizce kaynak bulamayışım, konunun böyle ilerlemesine vesile oldu bir anlamda. Su parametreleri, sıcaklık gibi konu içerisinde bu bilgileri vermemin sebebi konunun hem daha faydalı olması hemde 10 - 20 yıl sonra benim gibi hevesli bir arkadaşa yol göstermek. Umarım amacına ulaşır[:)]

İlgi konusuna gelecek olursak beklediğim gibi olmadı ancak bu, balığı daha değersiz yapmaz. Dediğiniz gibi umarım kıymeti bilinir. [:)][/QUOTE]

Ne demek rica ederim. Yalnız ilgi konusunda bence ön yargılı düşünüyorsunuz. İnanın bana insanların ilgisi sandığınızdan daha fazla. Ne var ki bırakın Elizabethae'i apistogramma henüz yeni yeni tanınır bilinir oldu. İnsanlar bilmiyor ki Elizabethae'i ne olduğunu [:)))] Ancak sizin bizim gibi türe, özel ilgisi olanlar bilir bu balığın değerini güzelliğini ne demek olduğunu [:3] Mesela bakıyorsun yorumlara insanlar bu türün ülkemizde üretildiğini görmek ne büyük sürpriz diyorlar. Haklılar, yani bu tür bilinse bile çoğu insan kendine hayli uzak olarak görüyor. Siz bile kaç sene sonra bu türü ancak edinebildiniz. Kimse sizin gibi sabırlı olmaz. Haliyle bu tür zorluklar ilgiyi köreltiyor. Siz bu konuyu açmasanız, bu başarıyı sağlamamış olsanız benim için Elizabethae yok hükmündeydi, demek ki öyle değilmiş, bu çok sevindirici bir sürpriz oldu. Herkes illaki bir şekilde nadir tür getiriyor ama sizin gibi elini taşın altına koyup türün devamlılığını sağlayamıyor. Bu konuda zamanında ben çok sitemler ettim ama hobicilik bir zorunluluk olmadığı için bir şeyde diyemiyoruz ki zaten haklı da insanlar görüldüğü gibi değil yavru alıp kazasız belasız büyütebilmek.

Siz arada sırada kerataların videolarını atın. Bi canlı kanlı görelim anaları nasıl koruyor, yavrucaklar nasıl yem yiyor [;)] gelişimleri ne hızda ilerliyor.

Yalnız ph özel olarak mı o seviyelerde yoksa genelinde mi? o seviyelerde oluyor?

Birde seçici üretimi neye göre belirleyeceksiniz bilmiyorum ama bence hedeflerinizden biri de ülkemiz su şartlarına uygun bireyler yetiştirebilmek olsun [:)))] Keza şahsen su şartları buysa beklediğimde biraz daha zorlu gibi görülüyor.
Amazon Düşleri: Son İnka Atahualpa
[QUOTE=Emre Zaim]Bizimkisi, bir aşk hikayesi: Tanka, ilk gelen, bayan Atahualpa idi. O sıralar, bay Atahualpa, Almanya'dan yola çıkmak üzereydi. Nihayet yolculuk bitti. Bay ve Bayan Atahualpa, tanıştılar. Bizim hanımefendi, bu iri ve asi delikanlıya pabuç bırakmadı. Fakat saltanatı, beş günü aşamadı. Beşinci gün, Bay Atahualpa, yediği dayakların acısını çıkardı. Maçoluğu, iki hafta sürdü. O zamandan bugüne, birkaç batın yumurtlama oldu, fakat yavru göremedim. Bugün geldiğimiz noktada, artık ne kuyruk sallama, ne saldırı var. Bay ve Bayan Atahualpa, tenha köşelerde, romantik bakışmalar içerisindeler. Yavru olsa da, olmasa da; bu özel türü ve davranışlarını keyifle izliyorum.
[/QUOTE]

Hocam balıklarınızın Maaşallah'ı var. Benim için çok özel ve güzel bir tür. Amma velakin onca fırtınalı ve bir o kadar heyecanlı filmin sonuna doğru, ha çıktı çıkacak, ha geldi gelecek, derken bi baktık ki filmin çoktan sonu gelmiş.

Bizim maksadımız ve amacımız salt üretebilmek değil zaten. Sevincimiz türün devamının sağlanacak olması. Lakin bir şey dikkatimi çekti. Akvaryumda aşırı fazla salyangoz var. Farkında mısınız bilmiyorum ama bu salyangozlar etçil olup yavru ve yumurta'nın tadına bayılırlar. Gece karanlığında aktif olurlar ki sizde de görüleceği üzerine ortam sürekli loş olduğundan bunu gece algılayıp gece baskını yapmış Allahsızlar.

Onlardan kurtulursanız Anne adayını epey bir rahatlatmış olacaksınız. Bi aralar bende minareler çoktu. Hiç şüphelenmiyordum hırbolardan ama anne inkaya dikkat ettiğimde resmen strese sokuyordu garibi. Onları tek tek uzaklaştırmak için çok uğraşıyordu. Bir insanın elini kullanması gibi inka dişiside ağzını büyük bir hünerle kullanıp uzaklaştırmaya çalışıyordu. Küçücük bir balığın bunları akıl etmesi, ağzını bir insanın eli inceliğinde kullanmaya çalışması beni epey şaşırtmıştı. Ama zavallı balık için kolay olmuyor tabi. Çünkü farkında olmasak da bu tip hareketler beceri isteyen yani beyin kas uyumu mükemmelliği isteyen hareketler. Çoğu kez de balık başaramıyordu, çıldırıyordu.

O sahneleri gördükten sonra zaten alayının canına okudum. Balıkcağızlar derin bir oh çekti.
Apistogramma İnka
[QUOTE=ONRAYDN]Erkek inkamı kaybettikten sonra ne yazık ki yavruları da yaşatamadım [:((] aksilik bulaştı mı bir kere kolay kolay gitmiyor maalesef...
Metehan'ın ( Ryzend ) gönderdiği inka ile oyuncu değişikliği yaparak maceramıza devam ediyoruz. Yeni yavruları görebilmek ve yaşatabilmek ümidiyle...
[/QUOTE]

Büyük geçmiş olsun. Olur arada böyle şeyler çok fazla kafaya takmamak lazım. Ayrıca inka üretiminin temelinde böyle bir sorun var gibi görülüyor. Yavruların çoğu maalesef, sanki hayata ölmek için gelmiş gibi. Ama tamamını yaşatamamanız başka bir aksilik olmuş gibi geldi bana. Ki hiç yaşamasına dahi ihtimal vermediğim Allah'a emanet ettiğim inka yavrularından 3 tanesi tankta 7 -8 adetlik daha inka olmasına karşın resmen hayatta kalmayı başardı da nasıl şaşırdım anlatamam. Gerçi bol bol gözenekli kaçıp saklanabilecekleri oyuklu moyuklu bir dekorasyon yaptım ama yem yerken filan illaki büyük bir inka hüpletir diye düşündüm. Allah'ın işi işte [:D]

Bi daha ki sefere bende takipte olacağım.
Apistogramma Elizabethae Red Belly
Vay vay... biz gelmeyeli forumda neler dönmüş serhat :)

Sizi canı gönülden kutlarım, fakat sonuna kadar hak ettiniz bunu. Ta Sivaslardan eşi görülmemiş bir tür edinme savaşı verdiniz[:)))] ne mutlu ki sonunda başardınız.

Ayrıca seçici üretim şevkinize hayran kalmakla beraber bana nostalji yaşattınız. Bi ara inkalardan bol bol yavru alınca bende hemen bunların içinden seçer seçer kendimce yeni bir varyete çıkarırım diye hayal ediyordum ama bu türün yavruları da büyümüyor arkadaş. Zaman uzadığı içinde haliyle kayıplarda artıyor. Sona kalan az sayıda çifti de olmadık şeylere kaptırıyoruz (iç filtrenin su çıkış deliğin içeri girip maalesef filtre çalışınca mefta olması gibi) Ben seçici üretim yaparım derken ilerisi için üretebileceğim çiftleri zor bela yaşattım [:)))]

Fakat siz tam bir profesyonelce yaklaşım sergiliyorsunuz. Ne kadar güzel. Bu türü ülkemizde edinmek isteyenler artık bi dünya uğraşmak zorunda kalmayacaklar. Umarım bunun değerini de bilirler.

Tekrar size bu özel türü ülkemize yerel üretimle kazandırdığınız için Teşekkür Ederim. Gıpta edilecek bir hobicilik örneği.
Cüce Amerikan Dünyası
[QUOTE=Emre Zaim]

90'lı yıllarda, internet ortamında fotoğrafını gördüğüm ve hayran kaldığim bu türü beslemek nasip oldu çok şükür.
Atahualpa, tam bir toprak yiyen davranışı sergiliyor. Sürekli ağızlarında ince quartz kumu çevirip besin maddelerini aldıktan sonra, solungaç kapaklarından geri bırakıyorlar. Üreme amaçlı olarak soldaki büyük yati kökünün altını kazdılar.
Beslediğim en sert Apistogramma türü. Erkek, dişiyi strese soktu. Ki boyları çok yakındı. Endişe içinde geçen haftalar sonunda, yeni yeni uyumu yakaladık. Erkek ile dişinin daha kısa sürede uyumu için günlük 15dk ayna gösterdim. Uyum yakalaninca, artık balıklarimın sinirlerini bozmuyorum.[8)]
Atahualpa çiftim, 125L hacmindeki akvaryumda, 11 adet neon tetra, 3 adet Rasbora ve 1 adet dişi endler ile birlikte yaşıyor.
Akvaryumda, Anubias afzelii, Anubias barteri, Cladophora aegagrophila, Cryptocoryne spiralis, Echinodorus bleheri, Ludwigia repens, Nymphea lotus "Zenkeri", Sagittaria subulata bitkileri mevcut. Zemin 10+ yıllık ince quartz kum ve ince şist şeklinde tortu oluşumu var. CO2, gübre ve hiçbir katkı kullanmıyorum.
Diyetleri, Hikari Discus Biogold, JBL Discus Grana, New Life Spectrum Thera A+ ve Tropical %35 Spirulina Superforte yemlerinden oluşuyor.
[:nazar:][/QUOTE]

Bu türün yavrusunu alabilen çıkmadı. Aslına bakılırsa Sizden önce forumda yalnızca bir kişinin bu türünden olduğunu biliyorum. O da sanırım ithalatçıdan tesadüfen gelmiş. İsteyerek değil yani. Hazır gelmişken dişisini de alayım üresinler dedi ama olmadı sanırım Sonra erkek de yitti gitti. Sonra hayal meyal sanki bir iki kişi daha baktı sanırım.

Benim de bu türe karşı özel bir sempatim var. Çünkü sanırım inkadan sonra bakmayı en çok istediğim türdü bu. Bizimkiler olur olmadık yerde üremeye başlayınca maalesef içimde ukte kaldı (inşallah siz bol bol üretirsiniz biz de nasipleniriz artık[:D]). Aynı zamanda apistolar içindeki en iri tür diye biliyorum. Ya da şehir efsanesi.

SON MESAJLAR

GÜNCEL 100 TANITIM

SON İLANLAR

FORUM İSTATİSTİKLERİ

  • 3,620,351 Mesaj
  • 384,241 Konu
  • 91 Forum
  • 133,721 Forum Üyesi
  • 1,402 Özel Forum Üyesi
  • 28 Kıdemli Akvarist
  • 1,498 Dün Giriş Yapan Üye

Şu ana kadar en fazla 1365 kişi 27.03.2012 23:21 tarih ve saatinde çevrim içi oldu.